
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, istifa dilekçesinde "kişisel sebepler" ifadesi bulunan işçinin kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmetti. Karar, benzer davalar açısından emsal niteliği taşıyor.
İş hayatını yakından ilgilendiren emsal bir karar, Yargıtay'dan geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, istifa dilekçesinde "kişisel sebepler" gerekçesiyle işten ayrıldığını belirten işçinin kıdem tazminatı talep edemeyeceğine karar verdi.
Uyuşmazlık, bir inşaat şirketinin yurt dışı şantiyesinde çalışan işçinin istifasının ardından açtığı dava ile başladı. K.L. isimli işçi, işten ayrıldıktan sonra İş Mahkemesi'ne başvurarak ücretlerinin zamanında ve tam ödenmediğini öne sürdü. İşçi, kıdem ve ihbar tazminatı başta olmak üzere çeşitli işçilik alacaklarının tahsilini talep etti.
Davalı şirket ise iş sözleşmesinin işçinin kendi isteğiyle sona erdiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını savundu.
İlk Mahkeme Tazminat Talebini Reddetti
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, davacının kendi el yazısıyla hazırladığı istifa dilekçesinde "kişisel sebepler" nedeniyle işten ayrıldığını açıkça beyan ettiğine dikkat çekti. Mahkeme, bu gerekçeyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetti.
Davacı tarafın kararı istinafa taşıması üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi'ne gitti. Bölge Adliye Mahkemesi ise işçinin ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kanaatine vararak kıdem tazminatı ödenmesine hükmetti.
Yargıtay Kararı Bozdu
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını bozdu.
Yüksek Mahkeme, işçinin istifa dilekçesinde ücretlerin ödenmediğine ilişkin herhangi bir ifade bulunmadığını, aksine "kişisel sebepler" nedeniyle ayrıldığını açıkça beyan ettiğini vurguladı.
Kararda ayrıca işçinin, istifa dilekçesini baskı altında veya zorla imzaladığını gösteren bir delil de sunamadığı belirtildi.
"Kişisel Sebep Haklı Fesih Sayılamaz"
Yargıtay kararında, "kişisel sebepler" ifadesinin işverenden veya işyerinden kaynaklanan bir sorunu değil, işçinin özel hayatına ilişkin bir durumu ifade ettiği kaydedildi.
Kararda şu değerlendirmeye yer verildi:
"İstifa dilekçesindeki kişisel sebep ifadesi, işverenden veya işyerinden kaynaklanan bir sebep olmayıp davacının kendisine ait özel bir durumu ifade eder. Bu nedenle haklı fesih sebebi olarak kabul edilemez."
Bu gerekçeyle işçinin kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmeden Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.
Benzer Davalar İçin Emsal Niteliğinde
Uzmanlar, kararın özellikle istifa dilekçesinde kullanılan ifadelerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor. Karar, işten ayrılırken "kişisel sebepler" gerekçesini kullanan çalışanların sonradan kıdem tazminatı talep etmeleri halinde emsal olarak değerlendirilebilecek nitelikte görülüyor.