Bakımlı bir araba, her zaman hız yapan bir sürücü…
Bastımı gaza gider mi gider! Arkasında kendinden iki milletten milyonları yetim bırakır…
Bastımı gaza gider.
Her zamanki kavşak, onu traktörle beklemekte ya!
Şak… Sonra birden yola çıkar…
Milleti yetim bırakmak için.
O arabanın sürücüsü hiç başkalarının yazdığı projede, senaryoda yer almadı!
Yunanca bildi, Türkçe konuştu…
Şimdi size birkaç yazılan senaryodan bahsedeceğim:
İlla farklı olduğunu beyan etmek için “seçilmiş müftü” dediler. Yakın zamanda genç yaşta vefaat eden ve yine “Rasim Abinin bahçesine ağaçlar arasından süzülüp gelecek” diye umduğum, şehit edildiği yönünde ciddi şüphelerim olan “Ahmet Mete”nin asla “seçilmiş” sıfatını kullanmadığını kendisini sadece “İskeçe Müftüsü” olarak tanıttığını biliyorum.
Lozan Antlaşmasının azınlıklar ile ilgili maddeleri bire bir uygulanmalıdır. Mütekabiliyet nerede?
Sahi Türkiye’de öğrencisi olmayan okulun tamiratı bitmek üzere “papaz-hatip” okulunun açılış kurdelesini kim kesecek?
Dr. Sadık Ahmet’e gelince!
Allah rahmet etsin.
“Dr. Sadık Ahmet”i arama motoruna yazarsanız size köylere kadar ismi çıkar, caddedir, sokaktır, parktır.
Lakin mezarını bile göstermez…
Bugün anma günü. Onu anma günü…
Ailesi ve geniş ailesi dışında üçüncü kez bugün mezarı başında olan var mı?
Herşeyi bırakın!
Bugün aslında sorulacak tek soru; Dr. Sadık Ahmet’in kaza yaptığı araba nerede?
Ahmet’leri aldınız, arabayı çaldınız…
Araba nerede?
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Abdullah ULUYURT
Araba Nerede!
Bakımlı bir araba, her zaman hız yapan bir sürücü…
Bastımı gaza gider mi gider! Arkasında kendinden iki milletten milyonları yetim bırakır…
Bastımı gaza gider.
Her zamanki kavşak, onu traktörle beklemekte ya!
Şak… Sonra birden yola çıkar…
Milleti yetim bırakmak için.
O arabanın sürücüsü hiç başkalarının yazdığı projede, senaryoda yer almadı!
Yunanca bildi, Türkçe konuştu…
Şimdi size birkaç yazılan senaryodan bahsedeceğim:
İlla farklı olduğunu beyan etmek için “seçilmiş müftü” dediler. Yakın zamanda genç yaşta vefaat eden ve yine “Rasim Abinin bahçesine ağaçlar arasından süzülüp gelecek” diye umduğum, şehit edildiği yönünde ciddi şüphelerim olan “Ahmet Mete”nin asla “seçilmiş” sıfatını kullanmadığını kendisini sadece “İskeçe Müftüsü” olarak tanıttığını biliyorum.
Ah müftülük meselesi!
Nerede Dimetoka müftünüz,
Nerede Başmüftünüz?
Yazmadığımız senaryonun oyuncusuyuz vesselam!
Başka bir mesele vakıflar meselesi…
Yağmalandı…
İki nümayiş, bir çığrış o da gölgede!
Nerede mahkeme çıkışında “Ben Türküm” diye haykıran liderin arkasındaki ordu. Vakıf malları bizim…
Okulların kapatılması meselesi, birliklerin kapatılması meselesi bugünün meselesi mi?
Kendimizin yazmadığı senaryonun figüranıyız vesselam.
Lozan Antlaşmasının azınlıklar ile ilgili maddeleri bire bir uygulanmalıdır. Mütekabiliyet nerede?
Sahi Türkiye’de öğrencisi olmayan okulun tamiratı bitmek üzere “papaz-hatip” okulunun açılış kurdelesini kim kesecek?
Dr. Sadık Ahmet’e gelince!
Allah rahmet etsin.
“Dr. Sadık Ahmet”i arama motoruna yazarsanız size köylere kadar ismi çıkar, caddedir, sokaktır, parktır.
Lakin mezarını bile göstermez…
Bugün anma günü. Onu anma günü…
Ailesi ve geniş ailesi dışında üçüncü kez bugün mezarı başında olan var mı?
Herşeyi bırakın!
Bugün aslında sorulacak tek soru; Dr. Sadık Ahmet’in kaza yaptığı araba nerede?
Ahmet’leri aldınız, arabayı çaldınız…
Araba nerede?