SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Başkent’te siyasi tansiyon yüksek

Yazının Giriş Tarihi: 16.11.2021 06:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.11.2021 06:47

Ankara’da havalar iyice soğudu lakin siyasetin ateşi çıktı…

Başkentin siyasi nabzının attığı Balgat, Küçük Esat Dörtyol, İzmir Caddesi, Emek, Çankaya ve Arjantin Caddesi'ndeki birçok mekânda özellikle Cumhur İttifakı’nın geleceği üzerine ciddi tartışmalar yapılıyor…

Yeşilçam senaristlerini çırak çıkartacak düzeyde senaryolar yazılıyor…

Tabi ki en çok konuşulan isim Türk siyasetinin artık tek belirleyicisi konumuna gelen MHP Lideri Sayın Dr. Devlet Bahçeli

Özellikle partisinin milletvekillerini Anadolu seferine çıkaran Bahçeli’nin önce “Biz muhalefet partisiyiz” açıklamasını yapması, ardından partisinin grup toplantısında sarf ettiği “Hükümet değilsek de hükümete bakan vermemiş olsak da Cumhur İttifakı'nın sevabına günahına ortağız. Anca, kanca beraber olacağız” şeklindeki cümleler zihinleri iyice bulandırmış durumda…

***

Lakin Bahçeli’nin ne söylemeye çalıştığına dair en akla yatan yorumu ki -bu yorumun sahibi emekli bir asker- sizinle paylaşarak bu bahsi kapatmak istiyorum:

Bahçeli kuşatılmış bir Türkiye’de aslında CHP’yi fabrika ayarlarına döndürmeye çalışıyor ve CHP seçmenini uyarıyor. Çünkü CHP’nin bugünkü hali ve politik söylemi 2001 yılında kurulan AK Parti’ye çok benziyor. Hatta Sayın Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çıkışı özünde AK Parti’nin 15 Temmuz 2016 kalkışmasından önceki politik tutumuyla örtüşüyor. Aslında örtüşmesi ve ittifak yapması gereken iki parti CHP ve MHP… Kaldı ki MHP’nin 9 Işık, CHP’nin 6 ok ideolojisi temelde aynı kapıya çıkıyor lakin CHP bu okları toprağa gömmüş durumda.

Merkez sağda siyaset yapan eski bir vekilin yorumunu ekleyecek olursak, o da diyor ki;

“Bahçeli’nin ilkeselleşen yüzde 51 ısrarı aslında ittifakın temelini oluşturuyor. Yani Cumhur İttifakı’nın adı yüzde 51 ittifakı. Birileri buna “tuzak” diyebilir lakin yüzde 51 kuralı siyasette mecburi bir uzlaşmayı da beraberinde getiriyor. Yani kimse kimseyi yok sayamıyor. Kaldı ki MHP’nin hazırladığı Anayasa taslağını incelerseniz, tahkim edilmiş açıkları kapatılmış, Türk Devleti’nin kurucu değerleri üzerine inşa edilmiş bir cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi talebini görürsünüz. Adı hep derinlerle anılan Cemil Çiçek ile Abdullah Gül’ün arkadaşı Fehmi Koru’ya yönelik çıkışını bir de bu pencereden değerlendirin…”

***

Bu arada hazır Bahçeli’den konu açılmışken, kulislerde Osman Kavala’nın 26 Kasım’daki duruşmada serbest bırakılacağı konuşuluyor. Mevzu şu şekilde dillendiriliyor:

Bahçeli’nin ‘Soros’un kuryesi, Gezi olaylarının finansörüdür. Bu Sorosçunun mahkemesi karara bağlanır ve hüküm verilirse, önce cezasını Türkiye’de çekmesi sonra da vatandaşlıktan çıkarılarak 10 büyükelçiden birisinin ülkesine gönderilmesi artık milli bir zarurettir” sözünde vurgusunu yaptığı gibi, Kavala serbest kaldıktan sonra vatandaşlıktan çıkarılacak.  

***

Başkentin bir başka gündem maddesi ise İstanbul’da toplanan Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin (Türk Keneşi) 8’inci zirvesinin başarıyla sonuçlandırılması ve oluşumun artık Türk Devletleri Teşkilatı ismini alması…

Konuyla ilgili emekli bir büyükelçinin yaptığı yorumu paylaşacak olursam, diyor ki:

Şu an Rusya-Çin ve ABD olmak üzere 3 kutuplu bir dünyada yaşıyoruz. Birinci dünya savaşında İngiltere-Almanya eksenli kutuplaşma, tıpkı ikinci dünya savaşında olduğu gibi ABD’nin işine yaradı. Yani iki güç savaşırken, dışarda kalan güç ABD örneğinde olduğu gibi yükselen devlet oldu. Nihayetinde ABD küresel efendi oldu. Şimdi ise ABD’nin Çin ve Rusya’yı kuşatmasına tanık oluyoruz. Böyle bir çekişmede Türk Devletleri Teşkilatı’nın yani Türklerin yükselişi kaçınılmaz olur. Şu an Türk coğrafyası her üç ülke için de büyük önem taşıyor. Ordu gelenekleri gibi genç nüfusu, yine sahip oldukları yeraltı zenginlikleri ciddi bir potansiyeli oluşturuyor. Konuya bu pencereden bakacak olursanız ABD, gün gelecek programından çıkardığı F-35 uçaklarını Türkiye’ye vermek zorunda kalacak. Bakmayın siz ABD’nin aba altından sopa gösterilerine…

***

Hilafet gündeme gelir mi?

Her ne kadar geçen yıl bir dergideki haber üzerine Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Hilafet tartışmaları üzerinden bir rejim tartışması başlatmak suni bir gündemdir. Türkiye'nin böyle bir gündemi yok. Bizim amacımız halkın demokratik iradesine dayalı tam bağımsız, 2023'te Türkiye'yi olması gereken yere getirmek olmalıdır” açıklaması yapsa da ne hikmetse Türk Keneşi’nin ardından dış politika kadar iç siyaseti ilgilendiren “hilafet” üzerine tartışmalar yeniden dillendirilmeye başlandı. Türk devletinin “Arap dünyasını da yönlendirebilmek veya etkisi altına alabilmek” adına önümüzdeki günlerde konuyu gündeme getirebileceği iddia ediliyor.

“Hadi canım demeyin” konuyu AK Parti’ye yakın çevreler ısrarla dillendiriliyor. Lakin, bırakın Arap aleminin tepkilerini, TBMM’nin 3 Mart 1924 tarihinde kaldırdığı hilafetin neredeyse 100 yıl sonra Türkiye’de gündeme getirilmesinin nasıl bir tartışmaya/çatışmaya yol açacağını düşünmek bile istemiyorum.  

Bu arada AK Parti demişken;

Kulislerde 2012’te feshettiği Has Parti’den ekibiyle birlikte AK Parti’ye katılan Numan Kurtulmuş’un Erdoğan sonrasına hazırlandığı konuşuluyor.

Hatta 2023’te AK Parti’nin adayının Numan Kurtulmuş olabileceği dillendiriliyor…

***

Size saçma gelebilir ama ABD’nin Dedeağaç’a asker yığmasıyla ilgili garip bir yorumu sizinle paylaşmak istiyorum.

Bu yorumun veya iddianın ayakları ne kadar yere basıyor bunu siz değerlendirin:

“Rusya, Türkiye’de darbe yapmak istiyor. ABD bunu engellemek için sınırımızın dibine, Dedeağaç’a asker yığıyor…”

Devamı da var ama girmek istemiyorum.

Zaten bu yorumu yapan ve de etnikçilik hastalığını siyasal İslam’la örtmeyi adet edinen zat-ı muhterem oldu bitti Avrasyacı veya Ulusalcı cephe kadar Türk milliyetçilerine de düşmanlığıyla tanınıyor…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..