SON DAKİKA
Hava Durumu

İyi ki doğdun Barış Abi

Yazının Giriş Tarihi: 13.01.2024 13:55
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.01.2024 13:55

2 Ocak 1943 tarihinde dünyaya gelen Barış Manço için, “İyi ki doğdun Barış Abi” diyerek başlamak istiyorum.

Meziyetlerini saymakla bitiremeyeceğim, toplumumuzun yetiştirdiği en özel değerlerden biri Barış Manço…

Kimini alelacele anlatamazsınız ya, öyle işte.

40 yılda bir gelirler.

Çok şey söylemek istersiniz ama…

Bir çocuğun başını okşar gibi, bir kuş sever gibi, özenle, tane tane anlatmalısınız onları.

Tüm kalbiyle bizleri evine davet eden misafirperver gezgin ruhtu Barış Abi

Şöyle derdi her programının sonunda:

“Adresim çok basit. Barış Manço, 81300, Moda İstanbul. Bana her konuda yazmaya ve adresime gelmeye devam edin.”

7’den 77’ye herkesi büyülerdi…

Pazar günlerinin en güzel ve özel zamanlarından biri hiç kuşkusuz, o meşhur uzun saçlı ve uzun sakallı adamın sunduğu ‘7’den 77’ye programıydı…

Adam olacak çocuklar” her pazar orada, onunla olurdu…

Kendimizi onunla aynı evde yaşıyoruz gibi hissettirdi…

Abi kardeş gibi büyüdük biz o evin salonunda.

Sevginin geniş odalarında…

Müziğinden çok etkilendiğim Barış Manço’yu ona hitap ederek anmak istiyorum doğumunun yıl dönümünde, bu satırlarda…

***

Sevgili Barış Abi,

Görmediğimiz topraklara ayak basarken seninle, bir bakmışız büyüyoruz!

“İnsanın öğrenmesi gereken ilk tatlı dildir” demiştin aramızdayken.

Bilinen, bilinmeyen tüm dillerin anahtarıydı bu, adeta kapıları açıyordu.

Yılanı bile deliğinden çıkarıyordu…

Yıllar boyunca öğrendiğimiz kelimeleri attığımız kumbara, tatlı rengimizle boyanmalıydı.

Bu, işte o ‘tatlı dilin’ rengiydi.

Bazı renkler kişiye özeldir ya hani.

İnan Barış Abi, bizler o rengi senin sayende keşfettik ve kumbaramızı senin sayende boyadık.

“Akşam olunca susturur herkesi, her şeyi…” derken sen,

Bazı kavuşmaların yalnızca akşam saatlerinde olabildiğini seninle fark ettik.

Kol düğmelerinden haberimiz yoktu belki ama ayrılıklarımız vardı, hikayelerimiz vardı.

Her şeyi, herkesi susturmak isterdik o anlarda, belki de karanlıklarda boğulurduk.

Bizde olmayanı aramak isteği, içimizde, uzaklarda bir yerlerde olana özlem duymanın hissi, neydi o peki?

Kendi dönencemizi bulma arayışı olabilir miydi?

Derdimiz, aradığımız şeyin uzaklarda olması değildi elbet, bizler aramayı seviyorduk.

O arayış esnasında karanlık ve aydınlık taraflarımızın farkına vardığımızı derinlerde bir yerlerde hissediyorduk.

Tüm soyut parçalardan, hepimiz o arzu ettiğimiz somut sonuçları çıkarmıyor muyduk hayal ederek?

Çok söz söyledin bize gitmeden.

Bizim ödememiz gereken hesapları bile Sarı Çizmeli Mehmet Ağa’ya ödettin. Yakından tanıyordun bizi, borçlarımızı da biliyordun.

Bazı borçların kolay kolay ödenmeyeceğini bildiğinden bizi kendi tarzında uyarmak istedin.

Evet, kabullenemediğimiz reddedilişlerin yangın çıkışı gibiydin Barış abi.

Gibi gibi” ikilemesi yaşantımıza seninle girdi.

Yüzüme karşı "Git" diyorsun ama
Sanki gözlerin "Kal" der gibi, gibi…

 İçin içine sığmadığı zamanlar oldu mu peki senin de?

Aşık olduğunda sen de çocuklaşıyor muydun?

Hislerinin nasıl anlatılacağını bilmediğin zamanlar olmadı mı?

İşte “kara sevda”ya yakalanmıştık ya…

Merhem belliydi.

Koşarak senin şarkılarını açtık.

Sağlığımıza dikkat etmemiz için bile bize, “Nane limon kabuğu”nun tarifini verdin ve hepimiz şifa bulduk Barış abi!

Nane, limon kabuğu
Bir güzel kaynasın, aman, ha-ha-ha-ha-ha
İçine hatmi çiçeği
Biraz çörek otu katasın, aman, ha-ha-ha-ha-ha

Hatta biraz tarçın
Bir tutam zencefil, aman, ha-ha-ha-ha-ha
Bin derde deva geliyor
Biraz daha sabret, güzelim, ha-ha-ha-ha-ha-hapşu

Dünya’nın savaş haline ilk isim babası oldun Barış Abi.

-Televizyon programları arasında bambaşka yeri olan “7 den 77’ye” hakkında Barış Manço’nun çocukluk arkadaşı Erkmen Sağlam şöyle demişti:

“70-71 yılında ben 7 den 77 ye programını hazırladım. Hazırladıktan 18 yıl 10 ay sonra yayına girdi. Biz sabırlı insanlarız. Biz yapmak istediğimiz işe karar verip, sabırla bekledik ve uygun zamanda da yayına girdi.”-

Etrafında ki herkesi iyiyi, güzeli arayan insanlardan seçmeye çalıştın ve sabrettin.

Biliyordun elbet bir gün aklındakileri yaşatacağını.

Acele etmeden yaşadın, kaplumbağa gibi kendinden emin ve kararlı.

İyi ki doğmuşsun bu topraklara Barış abi.

Dünyanın savaş haline ilk isim babası olduğun gibi Barış getirmişsin.

Moda’daki evini ilk ziyaretimde orada bulunan eşyalarına dokundum… Çocukluğumda seni ne kadar izlesem, dinlesem de, ben seni çocukken değil, büyüdükçe tanımaya başladım.

Bu çocuklar büyüyor Barış Abi.

Kalplerinde senin kattıklarınla büyüyen çocuklar.

Bir gün ölürsem, öldüğüm günü değil, doğduğum günü hatırlayın” demiştin ya…

Doğum günün kutlu olsun Barış Abi…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.