Türkiye Bayan Voleybol Takımı sporda uluslararası bir marka oluyor
Yazının Giriş Tarihi: 14.09.2026 11:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.09.2026 11:18
Bir ülkenin gelişmiş ülkeler arasında yer alması için gerekli kriterlerden biri de ticarette, teknolojide, sosyal yaşamda, otomotiv sektöründe, eğitimde, yiyecek, içecek sektörlerinde ve sporda Dünya’da ilk 500’e girmiş bir markaya sahip olmasıdır. Dünya’da ilk 500 firma arasında 2026 verilerine göre bir Türk firması yok. 500 firma içinde; yüzde 53 oranında A.B.D. birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 15 oran ve 68 şirketle Çin var. Dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin, yiyecek sektöründe bir “Mc Donalds” görürsünüz. Herkes için teknoloji alanında APPLE (Kuruluş:1976, kurucu:Steve Jobs, marka değeri: 608 milyar dolar), yapay zeka, yazılım ve bulut teknolojisinde MİCROSOFT (Marka değeri: 565 milyar dolar), yazılım teknolojisi alanında GOOGLE (433 milyar dolar), küresel e-ticaret sektöründe AMAZON (kuruluş:1994, kurucu: Jeff Bezos, marka değeri:370 milyar dolar), cep telefonu ve iletişim sektöründe SAMSUNG (Güney Kore, marka değeri: 350 milyar dolar), nescafe ve çikolata sektöründe NESTLE (İsviçre firması, kuruluş:1866, kurucu: Alman asıllı Henri Nestle, marka değeri: 276 milyar dolar). TV yayınlarında Net-Flix (Marka değeri:259 milyar dolar), otomotiv sektöründe MERCEDES (Alman firması, marka değeri: 250 milyar dolar), eğitimde Massachusettes Institüte of Technology (MIT)(A.B.D, kuruluş yılı: 1861).
Stanford University (A.B.D., kuruluş:1891), Harvard University (A.B.D, kuruluş:1636), University of Cambridge (İngiltere, kuruluş:1209), University of Oxford (İngiltere, kuruluş: 1190) kendi sektörlerinde Dünya çapında tanınan kuruluşlar olurken; Bayan voleybol milli takımımız da, 6 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Sinan Erdem salonunda CEV Avrupa Şampiyonası final açında, turnuvanın MVP’si + turnuvanın en iyi pasör çaprazı Melisa Vargas’lı (28 sayı), şampiyonanın en iyi orta oyuncusu seçilen Zehra Güneş’li (12 sayı), Hande Baladin’li (8 sayı), Eda Erdem’li (7sayı), turnuvanın en iyi smaçörü seçilen Derya Cebecioğlu’lu (8 sayı), şampiyonanın en iyi liberosu seçilen Gizem Örge’li kadrosu ile; Egonu’lu (28 sayı), Antropova’lı (16 sayı), Sylly’lı (12sayı), Danesi’li (10 sayı) İtalya’yı heyecanın hiç azalmadığı inanılmaz bir mücadeleden sonra 3-2 yenerken, voleybol maçı yayını, Türkiye’de tüm TV’lerde en yüksek reytingi yaptı. 20 ülkeye yapılan canlı yayınlar, milyonlarca insanı yayınlar, milyonlarca için TV başına çekti. Şampiyon takım “Atatürk’ün Kızları”, bu zaferle 2028 Los Angeles Olimpiyatlarına katılma hakkını da kazanmış olurken, bayan voleybolunda Avrupa Kıtasından, olimpiyata katılan ilk ülke olmayı da başardı.
Tabii bu büyük başarıda iki ismin büyük payı var:
Danielle SANTARELLİ ve Melissa VARGAS.
2017’den itibaren milli takımın başında olan ve Giovanni Guidetti’nin yerine gelen, 2022 yılında Sırbistan bayan voleybol takımını Dünya şampiyonu yapan Danielle Santarelli, 2023 yılında Dünya bayanlar voleybol şampiyonasında Çin’i 3-1 yenerek şampiyon olan Türk bayan voleybol takımının baş antrenörü olarak Dünya şampiyonasında, bu başarısı ile 2 yıl üst üste 2 ayrı takımı (2022; Sırbistan, 2023; Türkiye) Dünya şampiyonu yapmakla, klasını zirveye taşıdı. Bu başarıda Santarelli’nin takıma getirdiği en büyük değişiklik, Guidetti’nin milli takıma uyguladığı sistem voleybolundan takımı çıkarıp, güce ve hücuma dayalı bir voleybol anlayışına devşirip, bench de dahil eldeki elemanlardan da en iyi verimi alacak şekilde oynatmaya başlaması oldu. Buna ilaveten oyuncu değişikliklerini hatasız ve zamanlamayı çok iyi kullanarak yapmış olması da artı bir faktör idi… Santarelli ile birlikte takımı başarıya götüren 2’nci faktör ise, Melissa Vargas’ın, Türk vatandaşlığına geçip, 2 yıllık bekleme süresini doldurup milli takımda oynamaya başlaması idi.
Orijinal ismi ile Melissa Teressa Vargas Abreu, Küba doğumlu (27 yaşında (1999), ağırlık:76 kg, boy:1.94 m., smaç yüksekliği: 3,26 m, topa vuruş hızı:110 km.). Voleybola 8 yaşında başladı.12 yaşında alt yapıda Küba milli takımına seçildi. 2014’te İtalya ‘da yapılan Dünya büyükler voleybol şampiyonasına Küba milli forması ile katıldıktan sonra 2015’te, 16 yaşında, Sosyalist Küba’nın katı kuralları gereği sadece eski Doğu bloğu ülkelerine transfer olabileceği kuralı nedeni ile Çek ekibi Agel Prostejevo’ya gitti. Uzun bir sakatlık dönemi geçirdikten sonra, 2017 yılında Zürih Valero’ya transfer oldu.2018 yılında FB’yi çalıştıran Zoran TERZİÇ’in girişimleri ile Sırbistan pasaportu aldı. 2021 yılında Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif ÜSTÜNDAĞ (2016 yılından beri seçimle gelip 10 yıldır federasyon başkanlığı görevini başarı ile yürütmekte) ve FB Kulübü Başkanı Ali KOÇ’un girişimleri ile Küba’ya ödenen bir bedel karşılığında Türk vatandaşlığına geçti. FIBV kuralları gereği iki yıl beklemek zorunda kalan VARGAS, 2023 yılında Türkiye bayan milli voleybol takımında oynamaya başladı.
VARGAS’ın TÜRK MİLLİ BAYAN VOLEYBOL TAKIMINDAKİ “EN”LERİ:
-2023, Milletler ligi: MVP+ En iyi pasör çaprazı
-2023, Avrupa Şampiyonası: MVP + en iyi pasör çaprazı
-2024, Milletler ligi: Turnuvanın en skorer oyuncusu
-2024, Paris olimpiyatları (4’üncü): Bayan voleybolu en skorer oyuncu
-2025, Dünya şampiyonası: En iyi pasör çaprazı + en skorer oyuncu
-2026, VNL Milletler Ligi: MVP + en skorer oyuncu (set/ maç başına)
-2026, Avrupa şampiyonası (Sinan Erdem salonu-İstanbul): MVP + en iyi pasör çaprazı
SONUÇ:
Türkiye’de bayan voleybolunun kilometre taşları, şampiyonluğa uzanan yolun öyküsü;
Dünya’da hiçbir başarı sihirli bir değnekle dokunarak bir anda kurbağanın yakışıklı bir prense dönmesi şeklinde olmaz. Her başarının öyküsünde, başarıya giden yolun bir hikayesi vardır. Bugüne kadar geçen sürede, başlangıç1966 yılında kendi kendilerine “Biz ne zaman Avrupalılarla sporda boy ölçüşebiliriz?” sorusunu soran ve “bir yerden başlamalı” diye düşünen Şakir ve Nejat ECZACIBAŞI’nın ECZACIBAŞI SPOR KULÜBÜ’NÜ kurmaları ile başlar.1950’li yıllarda, Galatasaray Voleybol Takımı’nın “Yenilmez Armada” olmasını sağlayan AYHAN DEMİR, Eczacıbaşı Spor Kulübü’ne teknik direktör olduktan sonra, voleybol takımının 1968-69 sezonunda 3’üncü kümeden 2’nci kümeye,1969-70 sezonunda da 1.lige çıkmasını sağlar. 1971-72 sezonunda 4’üncülük gelince Şakir Bey’in beklentilerine yetmediğini görüp kulüpten ayrılma kararı alan Ayhan DEMİR, Başkan Şakir Bey’e CENGİZ GÖLLÜ’YÜ tavsiye eder ve Göllü Temmuz 1972’de Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde teknik direktör olarak göreve başlar.
Göllü (Doğum:1937-vefat:2014),1972-93 yılları arasında geçen 22 yılda, Eczacıbaşı kız voleybol takımını 17 yıl, erkeklerde 12 yıl Türkiye şampiyonu yaptı. Eczacıbaşı bayan voleybol takımı,1986’da Avrupa Şampiyon Kulüpler’de Avrupa 2’nciliği,1993’de Avrupa Konfederasyon Kupası’nda İtalya’nın Roma takımına 3-1 yenilip yine Avrupa ikinciliği kazandı.1999 yılında Bursa Atatürk Spor Salonu’nda oynanan CEV KUPA GALİPLERİ KUPASI2NIN final maçında İtalyan ekibi Reggio Emilia’yı 3-1 yenerek Avrupa şampiyonu olan ECZACIBAŞI KIZLARI, Avrupa ve Dünya’da voleybolde şampiyon olmanın yollarını gelecek nesillere açtılar. İkinciliği hiç sevmeyen Şakir Eczacıbaşı’nın ikinciler için söylediği “Mağlupların Birincisi” lafının getirdiği rüzgarla “İkincileri Kimse Hatırlamaz Ama Şampiyonlar Daima Hatırlanır” motivasyonu ile takımı şampiyon yapan Cengiz Göllü,1972-93 yılları arasında 22 yıl süre ile antrenörlük ve teknik direktörlük görevine devam etti. Daha sonra GS ve BJK takımlarını çalıştırdı. 56 yıllık voleybol hayatını 8 Mayıs 2011’de noktaladı. 15 Haziran 2013’te Bursa’da açılışı yapılan voleybol salonuna Cengiz GÖLLÜ adı verildi. 20 Aralık 2014 tarihinde 76 yaşında aramızdan ayrıldı.
Cumhuriyetin 100’üncü yılı 2023 ve 3 yıl sonra 2026’da bizleri Dünya ve Avrupa şampiyonu olarak mutlu eden Atatürk’ün kızlarını, bu büyük onuru bize yaşattıkları için candan kutluyor, bu vesile ile bugün Türk Bayan voleybolu Dünya zirvesine tırmanmışsa, bunda büyük payı olan bayan voleybolumuzun mimarı, temeli sağlam atan sporcu, antrenör ve teknik direktör olarak Türk voleybolunun bugünkü başarılarının yolunu açan sevgili Cengiz Göllü hocayı rahmet ve minnetle anıyorum.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dr. Murat KAÇAR
Türkiye Bayan Voleybol Takımı sporda uluslararası bir marka oluyor
Bir ülkenin gelişmiş ülkeler arasında yer alması için gerekli kriterlerden biri de ticarette, teknolojide, sosyal yaşamda, otomotiv sektöründe, eğitimde, yiyecek, içecek sektörlerinde ve sporda Dünya’da ilk 500’e girmiş bir markaya sahip olmasıdır. Dünya’da ilk 500 firma arasında 2026 verilerine göre bir Türk firması yok. 500 firma içinde; yüzde 53 oranında A.B.D. birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 15 oran ve 68 şirketle Çin var. Dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin, yiyecek sektöründe bir “Mc Donalds” görürsünüz. Herkes için teknoloji alanında APPLE (Kuruluş:1976, kurucu:Steve Jobs, marka değeri: 608 milyar dolar), yapay zeka, yazılım ve bulut teknolojisinde MİCROSOFT (Marka değeri: 565 milyar dolar), yazılım teknolojisi alanında GOOGLE (433 milyar dolar), küresel e-ticaret sektöründe AMAZON (kuruluş:1994, kurucu: Jeff Bezos, marka değeri:370 milyar dolar), cep telefonu ve iletişim sektöründe SAMSUNG (Güney Kore, marka değeri: 350 milyar dolar), nescafe ve çikolata sektöründe NESTLE (İsviçre firması, kuruluş:1866, kurucu: Alman asıllı Henri Nestle, marka değeri: 276 milyar dolar). TV yayınlarında Net-Flix (Marka değeri:259 milyar dolar), otomotiv sektöründe MERCEDES (Alman firması, marka değeri: 250 milyar dolar), eğitimde Massachusettes Institüte of Technology (MIT)(A.B.D, kuruluş yılı: 1861).
Stanford University (A.B.D., kuruluş:1891), Harvard University (A.B.D, kuruluş:1636), University of Cambridge (İngiltere, kuruluş:1209), University of Oxford (İngiltere, kuruluş: 1190) kendi sektörlerinde Dünya çapında tanınan kuruluşlar olurken; Bayan voleybol milli takımımız da, 6 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Sinan Erdem salonunda CEV Avrupa Şampiyonası final açında, turnuvanın MVP’si + turnuvanın en iyi pasör çaprazı Melisa Vargas’lı (28 sayı), şampiyonanın en iyi orta oyuncusu seçilen Zehra Güneş’li (12 sayı), Hande Baladin’li (8 sayı), Eda Erdem’li (7sayı), turnuvanın en iyi smaçörü seçilen Derya Cebecioğlu’lu (8 sayı), şampiyonanın en iyi liberosu seçilen Gizem Örge’li kadrosu ile; Egonu’lu (28 sayı), Antropova’lı (16 sayı), Sylly’lı (12sayı), Danesi’li (10 sayı) İtalya’yı heyecanın hiç azalmadığı inanılmaz bir mücadeleden sonra 3-2 yenerken, voleybol maçı yayını, Türkiye’de tüm TV’lerde en yüksek reytingi yaptı. 20 ülkeye yapılan canlı yayınlar, milyonlarca insanı yayınlar, milyonlarca için TV başına çekti. Şampiyon takım “Atatürk’ün Kızları”, bu zaferle 2028 Los Angeles Olimpiyatlarına katılma hakkını da kazanmış olurken, bayan voleybolunda Avrupa Kıtasından, olimpiyata katılan ilk ülke olmayı da başardı.
Tabii bu büyük başarıda iki ismin büyük payı var:
Danielle SANTARELLİ ve Melissa VARGAS.
2017’den itibaren milli takımın başında olan ve Giovanni Guidetti’nin yerine gelen, 2022 yılında Sırbistan bayan voleybol takımını Dünya şampiyonu yapan Danielle Santarelli, 2023 yılında Dünya bayanlar voleybol şampiyonasında Çin’i 3-1 yenerek şampiyon olan Türk bayan voleybol takımının baş antrenörü olarak Dünya şampiyonasında, bu başarısı ile 2 yıl üst üste 2 ayrı takımı (2022; Sırbistan, 2023; Türkiye) Dünya şampiyonu yapmakla, klasını zirveye taşıdı. Bu başarıda Santarelli’nin takıma getirdiği en büyük değişiklik, Guidetti’nin milli takıma uyguladığı sistem voleybolundan takımı çıkarıp, güce ve hücuma dayalı bir voleybol anlayışına devşirip, bench de dahil eldeki elemanlardan da en iyi verimi alacak şekilde oynatmaya başlaması oldu. Buna ilaveten oyuncu değişikliklerini hatasız ve zamanlamayı çok iyi kullanarak yapmış olması da artı bir faktör idi… Santarelli ile birlikte takımı başarıya götüren 2’nci faktör ise, Melissa Vargas’ın, Türk vatandaşlığına geçip, 2 yıllık bekleme süresini doldurup milli takımda oynamaya başlaması idi.
Orijinal ismi ile Melissa Teressa Vargas Abreu, Küba doğumlu (27 yaşında (1999), ağırlık:76 kg, boy:1.94 m., smaç yüksekliği: 3,26 m, topa vuruş hızı:110 km.). Voleybola 8 yaşında başladı.12 yaşında alt yapıda Küba milli takımına seçildi. 2014’te İtalya ‘da yapılan Dünya büyükler voleybol şampiyonasına Küba milli forması ile katıldıktan sonra 2015’te, 16 yaşında, Sosyalist Küba’nın katı kuralları gereği sadece eski Doğu bloğu ülkelerine transfer olabileceği kuralı nedeni ile Çek ekibi Agel Prostejevo’ya gitti. Uzun bir sakatlık dönemi geçirdikten sonra, 2017 yılında Zürih Valero’ya transfer oldu.2018 yılında FB’yi çalıştıran Zoran TERZİÇ’in girişimleri ile Sırbistan pasaportu aldı. 2021 yılında Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif ÜSTÜNDAĞ (2016 yılından beri seçimle gelip 10 yıldır federasyon başkanlığı görevini başarı ile yürütmekte) ve FB Kulübü Başkanı Ali KOÇ’un girişimleri ile Küba’ya ödenen bir bedel karşılığında Türk vatandaşlığına geçti. FIBV kuralları gereği iki yıl beklemek zorunda kalan VARGAS, 2023 yılında Türkiye bayan milli voleybol takımında oynamaya başladı.
VARGAS’ın TÜRK MİLLİ BAYAN VOLEYBOL TAKIMINDAKİ “EN”LERİ:
-2023, Milletler ligi: MVP+ En iyi pasör çaprazı
-2023, Avrupa Şampiyonası: MVP + en iyi pasör çaprazı
-2024, Milletler ligi: Turnuvanın en skorer oyuncusu
-2024, Paris olimpiyatları (4’üncü): Bayan voleybolu en skorer oyuncu
-2025, Dünya şampiyonası: En iyi pasör çaprazı + en skorer oyuncu
-2026, VNL Milletler Ligi: MVP + en skorer oyuncu (set/ maç başına)
-2026, Avrupa şampiyonası (Sinan Erdem salonu-İstanbul): MVP + en iyi pasör çaprazı
SONUÇ:
Türkiye’de bayan voleybolunun kilometre taşları, şampiyonluğa uzanan yolun öyküsü;
Dünya’da hiçbir başarı sihirli bir değnekle dokunarak bir anda kurbağanın yakışıklı bir prense dönmesi şeklinde olmaz. Her başarının öyküsünde, başarıya giden yolun bir hikayesi vardır. Bugüne kadar geçen sürede, başlangıç1966 yılında kendi kendilerine “Biz ne zaman Avrupalılarla sporda boy ölçüşebiliriz?” sorusunu soran ve “bir yerden başlamalı” diye düşünen Şakir ve Nejat ECZACIBAŞI’nın ECZACIBAŞI SPOR KULÜBÜ’NÜ kurmaları ile başlar.1950’li yıllarda, Galatasaray Voleybol Takımı’nın “Yenilmez Armada” olmasını sağlayan AYHAN DEMİR, Eczacıbaşı Spor Kulübü’ne teknik direktör olduktan sonra, voleybol takımının 1968-69 sezonunda 3’üncü kümeden 2’nci kümeye,1969-70 sezonunda da 1.lige çıkmasını sağlar. 1971-72 sezonunda 4’üncülük gelince Şakir Bey’in beklentilerine yetmediğini görüp kulüpten ayrılma kararı alan Ayhan DEMİR, Başkan Şakir Bey’e CENGİZ GÖLLÜ’YÜ tavsiye eder ve Göllü Temmuz 1972’de Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde teknik direktör olarak göreve başlar.
Göllü (Doğum:1937-vefat:2014),1972-93 yılları arasında geçen 22 yılda, Eczacıbaşı kız voleybol takımını 17 yıl, erkeklerde 12 yıl Türkiye şampiyonu yaptı. Eczacıbaşı bayan voleybol takımı,1986’da Avrupa Şampiyon Kulüpler’de Avrupa 2’nciliği,1993’de Avrupa Konfederasyon Kupası’nda İtalya’nın Roma takımına 3-1 yenilip yine Avrupa ikinciliği kazandı.1999 yılında Bursa Atatürk Spor Salonu’nda oynanan CEV KUPA GALİPLERİ KUPASI2NIN final maçında İtalyan ekibi Reggio Emilia’yı 3-1 yenerek Avrupa şampiyonu olan ECZACIBAŞI KIZLARI, Avrupa ve Dünya’da voleybolde şampiyon olmanın yollarını gelecek nesillere açtılar. İkinciliği hiç sevmeyen Şakir Eczacıbaşı’nın ikinciler için söylediği “Mağlupların Birincisi” lafının getirdiği rüzgarla “İkincileri Kimse Hatırlamaz Ama Şampiyonlar Daima Hatırlanır” motivasyonu ile takımı şampiyon yapan Cengiz Göllü,1972-93 yılları arasında 22 yıl süre ile antrenörlük ve teknik direktörlük görevine devam etti. Daha sonra GS ve BJK takımlarını çalıştırdı. 56 yıllık voleybol hayatını 8 Mayıs 2011’de noktaladı. 15 Haziran 2013’te Bursa’da açılışı yapılan voleybol salonuna Cengiz GÖLLÜ adı verildi. 20 Aralık 2014 tarihinde 76 yaşında aramızdan ayrıldı.
Cumhuriyetin 100’üncü yılı 2023 ve 3 yıl sonra 2026’da bizleri Dünya ve Avrupa şampiyonu olarak mutlu eden Atatürk’ün kızlarını, bu büyük onuru bize yaşattıkları için candan kutluyor, bu vesile ile bugün Türk Bayan voleybolu Dünya zirvesine tırmanmışsa, bunda büyük payı olan bayan voleybolumuzun mimarı, temeli sağlam atan sporcu, antrenör ve teknik direktör olarak Türk voleybolunun bugünkü başarılarının yolunu açan sevgili Cengiz Göllü hocayı rahmet ve minnetle anıyorum.