
Dilovası ilçesinde 7 kişinin yaşamını yitirdiği fabrika yangınına ilişkin davada tanıklar dinlenmeye başlandı. Tanık ifadelerinde peş peşe gelen patlama sesleri, yetersiz müdahale imkânı ve iş yerinin daha önce şikâyet edildiği iddiaları öne çıktı.
Dava, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülürken, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu toplam 9 sanığın savunmaları ile müşteki beyanlarının tamamlanmasının ardından tanıkların dinlenmesine geçildi.
“Patlamalar peş peşe oldu”
Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine yalnızca birkaç metre mesafede olduğunu belirterek, ilk patlama sesinin ardından dışarı çıktığını anlattı. Alevler içinde kalan kişileri gördüğünü ifade eden Düzgüner, hortumla müdahale etmeye çalıştıklarını ancak içeride kalanlara ulaşamadıklarını söyledi.
Patlamaların art arda geldiğini vurgulayan Düzgüner, iş yerindeki çalışma koşullarının da yetersiz olduğunu öne sürdü.
“İkinci patlamadan sonra sesler kesildi”
Bir diğer tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü hem patlama hem de çığlık sesleri duyduğunu belirtti. Yaralı bir kişiyi söndürmeye çalıştıklarını ifade eden Düzgüner, ikinci patlamanın ardından içeriden ses gelmediğini söyledi.
Düzgüner ayrıca, fabrikanın daha önce farklı bir iş kolunda faaliyet gösterdiğini, sonradan parfüm üretimine geçildiğini ve işletme yetkililerinin uyarılara rağmen “önlem alındığını” ifade ettiğini dile getirdi.
“Yardım etmeye çalıştım ama yetersiz kaldım”
Tanık İlhan Altan da patlama sesini duyar duymaz olay yerine gittiğini, ancak yangının şiddeti nedeniyle müdahalenin sınırlı kaldığını belirtti.
Elektrik sistemi ve güvenlik tartışması
Tesisin elektrik işlerini yaptığını belirten tanık Adem Çukan, olay öncesinde sadece üst kattaki ofiste elektrik bulunduğunu ve gerekli bağlantıları kendisinin yaptığını söyledi.
“İçimde kötü bir his var demişti”
Ön muhasebe çalışanı Gökçe Şadiye Sağlam ise olaydan kısa süre önce bir çalışanın “içimde kötü bir his var” dediğini, ardından patlamanın meydana geldiğini aktardı. Sağlam ayrıca iş yerinde üretilen ürünlere ve ruhsat belgelerine ilişkin dikkat çekici iddialarda bulundu.
“Kıvılcım karıştırıcıdan çıktı”
Tanık Hürol Eroğlu, yangının üretim sırasında karıştırıcıdan çıkan kıvılcımla başladığını öne sürdü. Patlama sonrası alevlerin hızla yayıldığını belirten Eroğlu, içeride kalanlara müdahale edemediklerini söyledi.
Eroğlu ayrıca bazı çalışanların eşyalarını almak için içeri girdiğini ve bu nedenle dışarı çıkamadıklarını iddia etti.
Tanık ifadelerine itiraz
Duruşmada söz alan müşteki avukatı ise tanık Hürol Eroğlu’nun ifadelerinin tutarsız olduğunu savunarak, “yalancı tanıklık” şüphesiyle hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Mahkeme heyeti, avukatların savunmalarının alınması ve ara karar verilmesi için duruşmayı yarına erteledi.