
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada verilen yetkisizlik kararına ilişkin Yazıcıoğlu ailesi ve avukatları açıklama yaptı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği kazaya ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Yazıcıoğlu ailesi ve avukatları, karara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada dosyada verilen yetkisizlik kararıyla soruşturmanın yeni bir aşamaya geçtiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki dava arkadaşlarımızın şehadetine ilişkin dosyada verilen yetkisizlik kararıyla soruşturmanın yeni bir aşamaya geçtiği görülmektedir. Aradan geçen 17 yıla rağmen milletimizin vicdanını yaralayan bu olay tüm yönleriyle aydınlatılamamış, dosya bugüne kadar iki kez takipsizlik kararıyla karşı karşıya kalmıştır. Verilen yetkisizlik kararı dosyanın esasına ilişkin bir karar olmayıp, soruşturmanın farklı bir yetkili makam tarafından yürütülmesine yönelik usuli bir işlemdir. Bu nedenle söz konusu gelişmeyi, gerçeğin ortaya çıkarılması yönündeki mücadelenin yeni bir aşaması olarak değerlendiriyoruz." "BU DOSYA HERHANGİ BİR ADLİ DOSYA DEĞİLDİR" 17 yıldır cevabı beklenen soruların olduğu belirtilen açıklamada, "Şunu herkes bilmelidir ki bu dosya herhangi bir adli dosya değildir. Bu dosya, milletimizin hafızasında yer etmiş büyük bir vicdan meselesidir. 17 yıldır cevabı beklenen sorular vardır ve bu soruların üzeri usul kararlarıyla, zamanaşımıyla ya da sessizlikle örtülemez. Bugün verilen karar bizim açımızdan sürecin sonu değil, gerçeğe ulaşma mücadelesinin devamıdır. Dün nasıl adaletin tecellisi için hukuk zemininde kararlı bir mücadele verdiysek, bugün de aynı inanç ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Kim rahatsız olursa olsun, hakikatin ortaya çıkması için yürüttüğümüz mücadeleden geri adım atmayacağız. Muhsin Başkan, hayatı boyunca doğruluktan, adaletten ve millet iradesinden yana tavır almış; hiçbir güç odağı karşısında baskıya boyun eğmeden ömrünü tamamlamıştır. Ancak vefatından sonra hiç hak etmediği bir şekilde geride 17 yıldan beri cevap bekleyen sorular kalmıştır. Bu soruların cevabı yalnızca ailesi ve sevenleri için değil, adalete inanan herkes için bir vicdan borcudur, bir bağımsızlık meselesidir. Çünkü biliyoruz ki zaman geçse de hakikat değişmez. Bu dosya, tüm yönleriyle aydınlatılıncaya ve adalet yerini buluncaya kadar takip edilmeye devam edecektir" denildi.