Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapsamında Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Kent Konseyi iş birliğiyle bir sempozyum düzenlendi. Sağlık, eğitim ve hukuk uzmanlarının katıldığı programda, Türkiye'de yaklaşık 1,5 milyon çocuğun iş hayatında yer aldığına dikkat çekilerek, çocuk işçiliğiyle mücadelenin toplumsal bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
Haber Giriş Tarihi: 13.06.2026 13:07
Haber Güncellenme Tarihi: 13.06.2026 13:07
Çocukların geleceğine sahip çıkan Osmangazi Belediyesi, "Çocuklar Geleceğimiz; Geleceğimizi Korumalıyız!" başlığı altında sempozyum düzenledi. Çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesinin vurgulandığı sempozyumda çocuk işçiliğinin sağlık, eğitim ve hukuk boyutları uzman isimler tarafından ele alındı.
Çocukların daha güvenli, sağlıklı ve umut dolu bir geleceğe sahip olması adına yürüttüğü sosyal belediyecilik çalışmalarına büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapsamında anlam dolu bir sempozyum düzenledi. Osmangazi Belediyesi ile Osmangazi Kent Konseyi iş birliğinde Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen sempozyumda, çocukların geleceğini korumanın toplumsal bir sorumluluk olduğuna vurgu yapıldı. Sağlık, eğitim, hukuk ve sosyal yaşam boyutlarıyla çocuk işçiliğinin masaya yatırıldığı sempozyumda Bursa eski İl Sağlık Müdürü ve ÇEVREM Genel Başkanı Dr. Hüseyin H. Serdar, BESOB Eğitim Koordinatörü Gülbin Okur ve Avukat Abdulkadir Garaçoğlu önemli değerlendirmelerde bulundu.
"ÇOCUKLARIMIZI UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK GÖRMEMEMİZ LAZIM"
"Çocuk İşçiler ve Sağlık Yaklaşımları" başlıklı konuşmasında çocuk işçiliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir sağlık ve toplumsal sorun olduğuna dikkat çeken Dr. Hüseyin H. Serdar, bugün yaklaşık 1,5 milyon çocuğun tarım, sanayi ve hizmet sektöründe çalıştırıldığına işaret ederek, şöyle konuştu:
"Çocukların karşı karşıya kaldıkları şiddet, çocukların girdikleri stres, depresyon ile psikososyal yönden de sağlıkların bozulması, bedensel, ruhsal, biyolojik yapılarıyla ilgili geleceğe dair hayallerini bile etkileyebilecek bir durum söz konusu. Buna karşı çocukları işçi değil; onları daha başarılı, toplumun geleceğini etkileyecek, kendi hayallerini gerçekleştirecek, bedensel ruhsal yönden gelişimlerini tamamlayacak bireyler olarak, toplumumuzun geleceğini devam ettirecek bireyler olarak hazırlamak durumundayız. Çocuklarımızı ucuz iş gücü olarak görmememiz lazım, toplumun bütün kesimlerinin bu konuya el atması lazım. Dolayısıyla 12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde biz bir ses vermeye gayret edeceğiz. Bu ülkemizin diğer alanlarında da bu sesler düzgün bir şekilde verilirse, muhtemelen çocukların geleceği aileler ve toplum içerisinden umut veren bir geleceği gözlemiş olacağız."
"BÜTÜN İLGİLİ TARAFLARIN BİR ARADA OLMASIYLA ÇÖZÜLEBİLECEK BİR ŞEY"
BESOB Eğitim Koordinatörü Gülbin Okur ise "Çocuk İşçiliğinin Azaltılması Çalışmaları ve Öneriler" başlıklı sunumunda, çocuk işçiliğiyle mücadelenin ancak tüm kurumların ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
Esnaf Odaları Birliği olarak sahada aktif çalışmalar yürüttüklerini belirten Okur, ailelerin, okulların, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine değinerek, "Bu, bütün ilgili tarafların bir arada olmasıyla çözülebilecek bir şey, biz de Esnaf Odaları Birliği olarak o yönde çalışıyoruz. Hem aileler, hem çocukların kendisi, hem okullar, hem de bizler sivil toplum paydaşları olarak işin içinde olursak bir şeyleri derleyip toplayabiliyoruz diye düşünüyoruz. Esnaf Odaları Birliği olarak saha ekiplerimizle çocuk işçiliğini önlemek üzere işletmelere ziyaretler yapıyoruz, onlara sunumlar gerçekleştiriyoruz, nasıl doğru ilerleyeceklerini anlatıyoruz. Uygun yaştalarsa çıraklık eğitim merkezlerimize yönlendiriyoruz, eğitim alıp o mesleğe sahip olabilmeleri için. Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler projeleri kapsamında da çırak öğrencilerimize bilgilendirmeler yapıyoruz, nasıl ilerlemeleri doğrultusunda. Burada iş güvenliği de çok önemli, onu da çok önemsiyoruz. İşletmelerin içerisinde sahada doğru şekilde çalışılmasına yönelik bilgilendirmeler yapıyoruz. Bir de yetişkin eğitimleri veriyoruz ki bu arkadaşlarımızın gelecekte bir arada çalışacağı kişiler de, o gençlerle nasıl çalışacaklarını bilsinler, ustalarımız, usta öğreticilerimiz hep birlikte ilerleyebilsinler diye." ifadelerini kullandı.
"MEVZUAT YETERLİ OLSA BİLE UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR VAR"
Sempozyumun bir diğer konuşmacısı olan Avukat Abdulkadir Garaçoğlu da "Çocuk İşçiliği, Yasal Durum ve Sorunlar" başlıklı konuşmasında, çocuk işçiliğiyle mücadelenin aslında geleceği koruma mücadelesi olduğunu söyleyerek, "Bugünün önemi şu, bu durum geleceğimizi kurtarmayla alakalı çünkü çocuklar bizim geleceğimizdir. Çocuk işçiliği ile mücadele edersek, geleceğimizi kurtarmakla alakalı mücadele ederiz. Hukuki açıdan baktığımızda bu husus, kanunlarımızda birçok noktada korunmaktadır ama tabii ki ülkemizde ve dünyada olan bütün sorunlar gibi mevzuat yeterli olsa bile uygulamada karşılaşılan sorunlar vardır. Bu sempozyumda bu konuyu konuştuk, dile getirdik. Bu sorunları, bunlarla nasıl mücadele edilebilir onu dile getirdik. İnşallah geleceğimizi kurtarmak için, çocuk işçiliği ile mücadele etmek için tekrardan bir ses olmak istedik." açıklamalarında bulundu.
Sempozyumun sonunda Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, konuşmacılar Dr. Hüseyin H. Serdar, Gülbin Okur ve Abdulkadir Garaçoğlu’na gerçekleştirdikleri bilgilendirmelerden ötürü teşekkür ederek plaket takdim etti.