UNESCO’nun Yaşayan Hazinesi Fuat Başar Bursa’da gençlerle buluştu

UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanlı hattat ve ebru sanatçısı Fuat Başar, Bursa Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide bilim ve sanatın ayrılmaz bir bütün olduğunu vurgulayarak gençlere üretim, araştırma ve sanatla iç içe bir yaşam çağrısında bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 11.06.2026 12:43
Haber Güncellenme Tarihi: 11.06.2026 12:43

UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına layık görülen ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi hattat ve ebru sanatçısı Fuat Başar, Bursa Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen BTÜ Konuşmaları Özel Bölümü’nde öğrencilerle bir araya geldi.

Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen "İlim ve Sanat" başlıklı programa BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Sanat yolculuğundan kesitler paylaşan Fuat Başar, bilim ve sanatın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, her iki alanın da sağlam bir bilgi temeline dayanması gerektiğini vurguladı.

"İlimde İlerlemeden Sanatta İlerleyemezsiniz"

Sanatın yalnızca yetenekle değil bilgiyle de gelişebileceğini ifade eden Başar, fizik ve kimya gibi bilim dallarının sanatın birçok alanında önemli yer tuttuğunu söyledi.

"İlimde ilerlemediyseniz sanatta da ilerleyemiyorsunuz" diyen Başar, "İlimle sanat ayrı şeyler değildir. İkisinin de sağlam bir temele dayanması gerekir" ifadelerini kullandı.

"Hazır Bilgiyi Tüketmeyin, Bilgi Üretin"

Gençlere araştırma ve üretim odaklı bir yaklaşım benimsemeleri tavsiyesinde bulunan Başar, bilimsel gelişimin sorgulama ve çalışma ile mümkün olduğunu belirtti.

Öğrencilerin akıllarına gelen fikirleri not etmeleri gerektiğini vurgulayan Başar, "Bilim ezberle ilerlemez. Çalışarak, sorgulayarak ve üreterek gelişir. En basit görünen fikirler bile büyük keşiflerin başlangıcı olabilir" dedi.

"Sanat Önce Doğru, Sonra Güzel Olmalıdır"

Sanatın sadece estetik kaygılar taşıyan bir alan olmadığını ifade eden Başar, sanat eserlerinin topluma yön veren bir niteliğe sahip olması gerektiğini söyledi.

"Sanat önce doğru olmalıdır, sonra güzel olmalıdır" diyen Başar, sanatın insanları iyiliğe, doğruluğa ve güzelliğe yönlendirmesi gerektiğini belirtti.

Bilim, sanat ve inancın birbirini tamamlayan kavramlar olduğunu kaydeden Başar, bu üç alanın ortak noktasının ölçü ve denge olduğunu dile getirdi.

"Sanat En Güçlü Yol Arkadaşıdır"

Gençlerin mesleklerinin yanında mutlaka bir sanat dalıyla ilgilenmesi gerektiğini söyleyen Başar, sanatın bireysel gelişim ve zihinsel sağlık açısından önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Akademi ile toplum arasındaki bağların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Başar, bilimin yalnızca akademik çevrelerin değil toplumun ortak değeri olduğunu söyledi.

"Bursa’yı Sanatın İkinci Başkenti Yapmak İstiyorum"

Türkiye’nin İslam sanatları alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu belirten Başar, Bursa’nın sahip olduğu kültürel miras ve potansiyelle sanat alanında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti.

En büyük hedeflerinden birinin Bursa’yı sanatın ikinci başkenti haline getirmek olduğunu dile getiren Başar, "İstanbul’dan sonra Bursa’nın da sanat alanında Osmanlı dönemindeki seviyesini yakalayan, hatta aşan bir merkez olmasını arzu ediyorum" dedi.

Program, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın Fuat Başar’a plaket takdim etmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.