Bilim ve Felsefe bu festivalde buluştu: "Neden var olduğumuzu sorguluyoruz"

Konak Belediyesi ve Aktiffelsefe Kültür Derneği iş birliğiyle düzenlenen Felsefe ve Bilim Festivali, akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirdi. Sancar Maruflu Bilim Merkezi'nde gerçekleşen etkinlikte, felsefenin bilime yön veren gücü ve hayatın anlamı üzerine yapılan derin sorgulamalar katılımcılardan tam not aldı.

Haber Giriş Tarihi: 15.03.2026 14:12
Haber Güncellenme Tarihi: 15.03.2026 14:12

Konak Belediyesi ve Aktiffelsefe Kültür Derneği iş birliğiyle Sancar Maruflu Bilim Merkezi’nde 14 Mart Tıp Bayramı ve Pi Günü kapsamında düzenlenen Felsefe ve Bilim Festivali, akademisyenleri, araştırmacıları ve farklı yaş gruplarından katılımcıları bilim ve düşünce etrafında bir araya getirdi. Etkinliğe 214 kişi katılım sağladı.

Festival, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Aktiffelsefe Kültür Derneği Genel Başkanı Oya Uysal’ın açılış konuşmalarıyla başladı.

Oya Uysal; “Bu bir festivalden ziyade bir arayış. Neden var olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi bilmek istiyoruz. Bilgeliği arama arzusu için bir araya geldik. Felsefe sadece teorik bilgilerin bir yığını değil. Tam tersine hayata anlam katan bir süreçtir. Felsefe ve bilimi tekrardan bu yüzyılda ve bu coğrafyada bir araya getirmek istiyoruz. Bu festivalde bilgi yığınından ziyade daha çok sorgulamak, etkileşim içinde girmek ve düşünce atmosferi oluşturmak istedik. Bilim bizi doğruya doğru götürürken, felsefe ise daha iyi doğru yönlendirir. Hepimizin bütün bunlara ihtiyacı var. Bu güzel organizasyonu daha da güzelleştiren belediyemize, çalışanlarına ve dernek gönüllülerimize teşekkür ediyorum. Güzel bir festival olmasını diliyorum.”

Felsefe ve bilimin birlikteliğini merkeze alan festival, bilimsel ilerlemenin yalnızca teknik gelişimle değil, aynı zamanda düşünsel ve etik bir zeminle anlam kazanabileceği fikrinden hareketle düzenlendi. Bilim, felsefenin rehberliğinden uzaklaştığında yalnızca ölçen ve hesaplayan bir araç hâline gelirken; felsefe, bilimin insanlıkla bağını kuran, ona yön ve anlam kazandıran temel düşünsel alan olarak öne çıkıyor.

Bu çerçevede festival, Aktiffelsefe Fen ve Doğa Bilimleri Araştırma Ekibi ile akademi dünyasının bir araya geldiği disiplinler arası bir buluşma ortamı sundu.

Felsefe ve Temel Bilimler

Festivalin ilk oturumunda felsefenin biyoloji, tıp ve fizik gibi temel bilimlerle ilişkisi ele alındı. “Felsefe ve Temel Bilimler” başlıklı oturumda Dr. Gülsen Altuntaş (Fizyolog), Dr. Mahmut Şansal (Gastroenterolog) ve Dr. Ayşe Büber Aydın (Akademisyen) konuşmacı olarak yer aldı.

Dr. Gülsen Altuntaş konuşmasında felsefenin biyoloji bilimini daha derinlikli anlamaya katkı sunduğunu belirterek, canlılığın yalnızca fizyolojik bir olgu olmadığını ve biyoloji felsefesinin önemli çalışma alanlarından biri olan metabiyoloji kavramına değindi.

Dr. Mahmut Şansal ise felsefe ile bilim arasında tarihsel süreçte oluşan kopuşun yeniden aşılması gerektiğini ifade ederek, sağlık, yaşam ve ölüm gibi kavramların ontolojik boyutunun anlaşılmasının tıp alanı için önemine dikkat çekti.

Dr. Ayşe Büber Aydın ise doğa üzerine araştırmaların doğa filozoflarıyla başladığını ve kuantum devrimine kadar sürdüğünü belirterek, gerçekliğin Kant’ın “pembe gözlük” analojisi üzerinden bireylerin değer yargıları ve bakış açılarıyla şekillendiğini anlattı.

Bilim Felsefesi

Festivalin ikinci oturumunda “Bilim Felsefesi” başlığı ele alındı. Oturumda Prof. Dr. Yavuz Unat (Kastamonu Üniversitesi), Prof. Dr. Gül Ünal Çoban (Dokuz Eylül Üniversitesi) ve Prof. Dr. Remzi Demir (Ankara Üniversitesi) konuşmacı olarak yer aldı.

Sunumuna filozof Imre Lakatos’un “Bilim felsefesi olmayan bilim tarihi kör, bilim tarihi olmayan bilim felsefesi ise boştur” sözüyle başlayan Yavuz Unat, bilim ile felsefenin kesişim noktalarına ve bilim tarihine yaklaşım yöntemlerine değindi.

Prof. Dr. Gül Ünal Çoban ise “Bilimin Doğası ve Toplumda Bilim” başlıklı sunumunda bilim ile toplumun farklı soru türleriyle ilgilendiğini, ancak doğru sorular sorulduğunda bu iki alanın birbirini tamamladığını ve bunun bilim politikalarının gelişimine katkı sağladığını ifade etti.

Prof. Dr. Remzi Demir ise bilim felsefesinin Türkiye’deki gelişimini ele alarak, Aristoteles mantığından hareketle İmam Gazali’den başlayıp Hans Reichenbach’a kadar uzanan düşünsel çizgiyi değerlendirdi.

Bilim ve Gelecek

Festivalin son oturumunda Aktiffelsefe Fen ve Doğa Bilimleri Araştırma Ekibi üyeleri sunumlar gerçekleştirdi.

Ahmet Dildan “Felsefe ve Teknoloji” başlıklı konuşmasında bilimsel bilginin sağladığı imkânların etik sorumluluklarla dengelenmesi gerektiğini vurguladı.

Bilgi Pakiş ise “Felsefe ve Kaos Teorisi” başlıklı sunumunda kaos teorisini ve fraktal yapıları ele alarak, bu kavramların yaşamın dinamik yapısını anlamada önemli bir perspektif sunduğunu ifade etti.

Oturumun sonunda İzmir Gaziemir’de bulunan Uzay Kampı tanıtıldı. 9–15 yaş arası çocuklara yönelik bilimsel eğitim programlarıyla bilinen kampın NASA tasarımlı astronot simülatörleriyle katılımcılara uygulamalı deneyim sunduğu ve takım çalışmasını geliştirmeyi hedeflediği aktarıldı.

Festival kapsamında ayrıca çocuk atölyeleri, bilim üzerine felsefi diyaloglar ve belgesel gösterimi de gerçekleştirildi.