MİT arşivlerinden çarpıcı belge: “Hitlerizm İslam’a uygun” propagandası

MİT’in yayımladığı 1942 tarihli arşiv belgesinde, İzmir’de görev yapan Alman Konsolosluğu tercümanının “Hitlerizm’in İslam ruhuna uygun olduğu” yönünde propaganda yaptığı ortaya çıktı.

Haber Giriş Tarihi: 20.05.2026 17:09
Haber Güncellenme Tarihi: 20.05.2026 17:09

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), “Özel Koleksiyon” sekmesinde yayımladığı 1942 tarihli arşiv belgesiyle dikkat çeken bir propaganda faaliyetini gün yüzüne çıkardı. Belgede, İzmir’de görev yapan Alman Konsolosluğu tercümanının Nazi propagandası yürüttüğü ve “Hitlerizm’in İslam ruhuna uygun olduğu” yönünde söylemlerde bulunduğu belirtildi.

MİT’in internet sitesindeki “Özel Koleksiyon” bölümünün “Belgeler” kısmında yayımlanan 7 Mayıs 1942 tarihli yazışmada, İzmir Merkez Amirliği tarafından Milli Emniyet Hizmeti (M.E.H./MAH) Başkanlığı’na gönderilen rapora yer verildi.

“Müslümanlık ile Almanlık arasında bağ var” propagandası

“Almanya’nın İzmir Konsolosluğu’nda çalışan Türk tercümanın yürüttüğü propaganda faaliyetlerine ilişkin olarak İzmir Merkez Amirliği’nden MAH Başkanlığı’na 7 Mayıs 1942’de gönderilen yazı” başlığıyla paylaşılan iki sayfalık belgede, Alman Konsolosluğu’nda görev yapan tercümanın propaganda ve istihbarat faaliyetlerinin yakından takip edildiği ifade edildi.

Belgelerde söz konusu kişinin, “Müslümanlık ile Almanlık arasında bağ bulunduğunu” öne sürdüğü ve “Hitlerizmi benimsemenin İslam ruh ve dinine uygun olduğunu” çevresine yaymaya çalıştığı aktarıldı.

Raporda ayrıca tercümanın, Adolf Hitler ile Hazreti Muhammed arasında benzerlik kurmaya çalıştığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Hitler ve Hazreti Muhammed üzerinde durarak her ikisinin de yaptıklarının zemin ve zaman farklarına rağmen birbirinin aynı olduğunu söylemekte…”

“En tehlikeli ve faal elemanlardan biri”

Arşiv belgesinde, söz konusu tercümanın bölgedeki Alman istihbaratının “en tehlikeli ve faal elemanlarından biri” olarak değerlendirildiği kaydedildi.

Konsoloslukta resmi görevli olmasına rağmen gününün büyük bölümünü kahve, gazino ve benzeri kamusal alanlarda geçirdiği belirtilen şahsın, İzmirli olması nedeniyle farklı çevrelere dikkat çekmeden girebildiği ifade edildi.

Belgelerde ayrıca, propaganda faaliyetlerinin önüne geçebilmek amacıyla şahsın yeniden askere alınmasının değerlendirildiği ancak “310 doğumlu olması nedeniyle askerlikle ilişiğinin kalmadığının” tespit edildiği bilgisi paylaşıldı.