Milyonlarca insanın her gün yaşadığı sorun aslında tesadüf değil

Uzmanlar, ayakkabı bağcıklarının yürüyüşteki titreşimler ve malzeme yapısı nedeniyle çözüldüğünü belirtiyor. Düşme riskine yol açan bu soruna karşı sektörde bağcıksız ayakkabılar ve elastik sistemler yaygınlaşıyor.

Haber Giriş Tarihi: 08.06.2026 17:33
Haber Güncellenme Tarihi: 08.06.2026 17:33

Sabah evden çıkarken sıkıca bağlanan ayakkabı bağcıkları, gün içinde birkaç kez çözülüyor. Kimi zaman yürürken, kimi zaman merdiven inerken, bazen de hiç fark edilmeden. Çoğu kişi bunu bağcıkları yanlış bağlamasına yorsa da uzmanlara göre olay bundan daha karmaşık.

Araştırmalar, yürüyüş ve koşu sırasında oluşan titreşimlerin bağcık düğümlerini zamanla gevşettiğini ortaya koyuyor. Ayağın yere her basışında oluşan darbe, düğüm üzerinde küçük hareketler yaratıyor. Adım sayısı arttıkça bu hareketler büyüyor ve sonunda düğüm çözülüyor.

Sorun bağcıkta mı, düğümde mi?

Ayakkabı üreticileri, bağcıkların malzemesinin de önemli olduğunu belirtiyor. Yuvarlak ve kaygan yüzeyli bağcıklar, düz ve dokulu bağcıklara göre daha kolay çözülüyor.

Özellikle spor ayakkabılarında kullanılan sentetik malzemeler, kullanım süresi uzadıkça kayganlaşıyor. Bu durum düğümün tutunma gücünü azaltıyor.

Düşmelere neden olabiliyor

Uzmanlar, çözülmüş bağcıkların yalnızca can sıkıcı bir durum olmadığını vurguluyor.

Özellikle çocuklar, yaşlılar ve koşucular için çözülmüş bağcıklar ciddi düşme riskleri oluşturabiliyor. Acil servis kayıtlarında her yıl çok sayıda yaralanmanın sebebi olarak ayakkabı bağcıkları gösteriliyor.

Yeni nesil çözüm: Bağcıksız ayakkabılar

Son yıllarda spor giyim sektöründe bağcıksız ayakkabı tasarımlarının yaygınlaşmasının nedenlerinden biri de bu sorun.

Elastik bağcık sistemleri, kilit mekanizmaları ve otomatik sıkma teknolojileri giderek daha fazla tercih ediliyor. Bazı markalar ise tamamen bağcıksız modeller üzerinde çalışıyor.

Küçük bir ayrıntı, büyük bir alışkanlık

Günde ortalama 7 ila 10 bin adım atan bir insanın hayatında ayakkabı bağcıklarıyla binlerce kez uğraştığı tahmin ediliyor.

Belki de bu yüzden çoğumuzun fark etmeden yaşadığı bu küçük sorun, aslında günlük hayatın en yaygın ama en az konuşulan alışkanlıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor.