
Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Güler Yürekli, kasım ayının “Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı” olması sebebiyle yaptığı açıklamada, akciğer kanserinin global ölçekte hem erkekler hem de kadınlarda kansere bağlı ölümlerin en yaygın nedeni olduğunu belirtti. Dr. Yürekli, tüm kanser ölümlerinin yaklaşık %20’sinin akciğer kanseri kaynaklı olduğuna dikkat çekerek, “Her yıl meme, kolon ve prostat kanserinden dolayı yaşamını yitirenlerden daha fazla kişi akciğer kanseri nedeniyle kaybediliyor. Ancak, bu hastalık büyük oranda önlenebilir bir kanser türüdür.” şeklinde konuştu.
YÜZDE 85'TEN FAZLASI TÜTÜN KULLANIMI SEBEPLİ
Dr. Yürekli, akciğer kanserinin, akciğer dokularındaki hücrelerin genetik yapılarında meydana gelen bozuklukların sonucu kontrolsüz şekilde çoğalmaları sonucu oluştuğunu ifade ederek, “Sigara ve tütün ürünleri akciğer kanserinin en büyük sebeplerindendir. Hastalığın görünme oranının yüzde 85’ten fazlası doğrudan tütün kullanımıyla ilgilidir. Ek olarak, asbest, radon gazı ve çeşitli kimyasallara uzun süreli maruz kalmak da riski artırmaktadır” dedi.
ERKEN AŞAMADA BELİRTİ VERMEYEBİLİR
Dr. Yürekli, akciğer kanserinin erken aşamalarında belirti vermeyebileceğini, bu yüzden pek çok hastanın teşhis aldığında daha ileri evrede olduğunu söyleyerek, “Hastalığın en yaygın belirtileri; sürekli şiddetli öksürük, göğüs, omuz ve sırt ağrısı, kanlı balgam, nefes darlığı, ses kısıklığı, yutma sorunları, boyun ve yüzde şişlik, göz kapağı düşüklüğü, hırıltılı nefes, tekrarlayan bronşit veya zatürre atakları, sebepsiz kilo kaybı, hafıza kaybı, kas erimesidir. Bu şikayetler özellikle sigara içmiş kişilerde ciddiye alınmalı ve zaman kaybetmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır” şeklinde konuştu.
GÖRÜNTÜLEME VE BİYOPSİ YÖNTEMLERİ
Tanı aşamasında hastanın tıbbi geçmişinin yanı sıra akciğer grafisi, bilgisayarlı tomografi ve biyopsi yöntemlerinin kullanıldığını açıklayan Yürekli, “Gerek duyulması halinde PET-BT, MR veya kemik sintigrafisi gibi ileri görüntüleme tekniklerinden de yararlanıyoruz. Böylece, hem hastalığın tipi hem de vücutta yayılım seviyesi belirlenebilmektedir” ifadelerini kullandı.
TEDAVİDE KİŞİYE ÖZEL YAKLAŞIM ŞART
Akciğer kanseri tedavisinde tümörün türü, evresi ve hastanın genel durumu başta olmak üzere cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinden bir veya birkaçının birlikte uygulandığını aktaran Uzm. Dr. Yürekli, “Erken aşamada teşhis edilen hastalarda cerrahi tedavi ile umut verici sonuçlar almak mümkündür. Ancak ileri evredeki hastalarda tedaviyle yaşam süresini ve kalitesini artırmayı amaçlıyoruz.” dedi.
“ERKEN TANI HAYAT KURTARIR”
Akciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Yürekli, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sigara tüketimine hiç başlamamak ve tüketenlerin en kısa sürede bırakması, akciğer kanserinden korunmanın en etkili yoludur. Ayrıca işyerlerinde asbest, radon ve zararlı kimyasallara karşı maruziyet altında çalışan kişilerin profesyonel koruyucu ekipman kullanarak kendilerini korumaları hayati önem taşır. Unutmayalım, erken tanı hayatı kurtarır.”