Gözünüzü sakın ovuşturmayın: Geri dönüşü olmayabilir!

Göz Vakfı Nilüfer Göz Merkezi hekimlerinden Op. Dr. Birtan Öztürk, göz ovalama alışkanlığının kornea incelmesinden görme kaybına kadar 6 büyük tehlikesini sıraladı.

Haber Giriş Tarihi: 16.08.2026 20:55
Haber Güncellenme Tarihi: 16.08.2026 20:58
https://www.sozbursa.com

Gün içerisinde yorulduğumuzda, uykumuz geldiğinde veya kaşıntı hissettiğimizde gayriihtiyari yaptığımız göz ovuşturma eylemi, sanıldığının aksine göz sağlığı üzerinde ciddi ve geri dönüşü güç hasarlara yol açıyor. Göz Vakfı Bursa Nilüfer Göz Merkezi Hekimlerinden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Birtan Öztürk, göz ovalama alışkanlığının ardındaki fizyolojik nedenleri ve bu eylemin göz dokularında yarattığı mekanik tehlikeleri açıklayarak önemli uyarılarda bulundu.

"UYKULUYKEN GÖZ OVALAMAK KALP HIZINI YAVAŞLATIYOR AMA..."

Yorgun veya uykulu olunduğunda neden gözlerimizi ovuşturma ihtiyacı hissettiğimize değinen Op. Dr. Birtan Öztürk, sürecin biyolojik mekanizmasını şu sözlerle ifade etti:

"Uzun süre uyanık kaldığımızda daha az göz kırparız ve bu durum korneamızın kurumasına yol açar. Gözlerimizi ovduğumuzda, göz kapaklarımıza ve gözyaşı bezlerimize masaj yaparak gözyaşını yüzeye dağıtırız; böylece hava yoluyla gelen toz ve kiri temizlemeye çalışırız. İkinci olarak, göz küresine uyguladığımız baskı vagus sinirini uyarır. Vagus siniri kalbe yavaşlama sinyali göndererek vücudu rahatlatır ve bizi uykuya hazırlar. Ancak anlık bir rahatlama sağlayan bu hareket, ne yazık ki faydasından çok daha fazla zarar getirmektedir."

GÖZ OVUŞTURMANIN SAĞLIĞA 6 ÖNEMLİ ZARARI

Op. Dr. Birtan Öztürk, kronik veya sert şekilde göz ovuşturmanın yol açabileceği temel sağlık sorunlarını şu başlıklar altında sıraladı:

Keratokonus ve Kornea İncelmesi: Kornea, küresel şeklini koruyan yoğun kolajen lif ağlarından oluşur. Gözü ovuşturmak bu lif ağını parçalayarak zamanla korneanın incelmesine ve koni şeklini alarak dışarı doğru sivrilmesine (keratokonus) neden olur. Kornea Çizikleri ve Skar Doku: Gözdeki mikroskobik toz ve partiküller ovuşturma esnasında zımpara etkisi göstererek korneada mikro sıyrıklar oluşturur. Zamanla bu çizikler enfekte olarak kalıcı skar (yara) dokusuna ve görme kayıplarına dönüşebilir. Bakteriyel ve Mantar Enfeksiyonları: Hands-to-eye (elden göze) temas; E. Coli, Staphylococcus, Salmonella ve Streptococcus gibi tehlikeli bakterilerin doğrudan göze taşınmasına zemin hazırlar. Özellikle lazer ameliyatı geçiren hastaların gözlerini ovalaması bu nedenle kesinlikle yasaklanır. Histamin Kısır Döngüsü: Alerjik durumlarda gözü ovuşturmak, mast hücrelerinden daha fazla histamin salgılanmasına yol açar. Bu durum anlık rahatlamanın ardından kaşıntının katlanarak artmasına ve kaşıntı-ovuşturma döngüsüne girilmesine sebep olur. Göz İçi Basıncı ve Glokom Riskinde Artış: Gözü ovuşturmak, camsı oda üzerinde basınca yol açarak göz içi basıncını ani şekilde yükseltir. Bu durum, 35 yaş üstü görme kayıplarının en büyük nedeni olan glokom (göz tansiyonu) hastalarında optik sinir hasarını ağırlaştırır. Göz Altı Morlukları ve Damar Hasarı: Göz çevresindeki ince cilt dokusunun altındaki kılcal damarlar ovuşturma nedeniyle çatlayabilir. Dokulara sızan kan, göz altlarında koyu halkaların oluşmasına veya mevcut morlukların derinleşmesine yol açar.

"OVALAMAK YERİNE SOĞUK KOMPRES UYGULAYIN"

Gözde kaşıntı veya rahatsızlık hissedildiğinde ovuşturmak yerine güvenli alternatiflere yönelmek gerektiğini belirten Op. Dr. Birtan Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:

"Gözlerinizi ovma ihtiyacı hissettiğinizde, bu his geçene kadar gözlerinizi kapatarak serin ve nemli bir bezi göz kapaklarınızın üzerine koyabilirsiniz. Gece uykuda farkında olmadan gözlerini ovan bireylerin ise koruyucu göz maskeleri kullanmalarını öneriyoruz. Unutulmamalıdır ki, gözde kronik kaşıntı, kuruluk veya batma hissi varsa vakit kaybetmeden bir göz hekimine başvurulmalıdır."