Anahtar Parti Bursa'dan sert çıkış: "Bursa üretiyor ama Bursalı yoksullaşıyor"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı'nın düzenlediği 6 aylık değerlendirme toplantısında konuşan İl Başkanı Fikret Aslan, hukuk, ekonomi ve sağlık politikaları üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Bursa'nın üretim gücüne rağmen her geçen gün fakirleştiğini savunan Aslan, "Sahada en çok duyduğum cümle 'çalışarak batıyoruz' oluyor" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 29.07.2026 13:23
Haber Güncellenme Tarihi: 29.07.2026 13:50
https://www.sozbursa.com

Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından parti binasında düzenlenen 6 aylık değerlendirme toplantısına; Genel Başkan Yardımcısı Emine Küçükali, Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda basın mensubu katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Fikret Aslan, Türkiye'nin hukuk sisteminden Bursa ekonomisine, sağlık yatırımlarından tekstil sektörüne kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

"Siyasetin güven kaybettiği bir dönemdeyiz"

Konuşmasına Türkiye'deki siyasal iklime değinerek başlayan Aslan, Anahtar Parti'nin güven veren bir siyaset anlayışı oluşturmayı hedeflediğini söyledi.

"Siyasetin güven kaybettiği, ilkesini kaybettiği, ahlakını ve ölçüsünü kaybettiği bir dönemden geçiyoruz. Biz diyoruz ki siyasetin yeni güven merkezi Anahtar Parti'dir. Güven verebilmeniz için hukukun üstünlüğünü esas almanız gerekir."

Uluslararası hukukun üstünlüğü endekslerine de değinen Aslan, Türkiye'nin son yıllarda gerilediğini öne sürerek bunun vatandaşın adalet sistemine olan güvenini olumsuz etkilediğini savundu.

"Sahada en çok duyduğum cümle 'çalışarak batıyoruz'"

Yaklaşık bir buçuk yıldır Bursa'nın dört bir yanında vatandaşlarla bir araya geldiğini belirten Aslan, ekonomik sıkıntının artık herkes tarafından hissedildiğini ifade etti.

"Ben sahada olan bir siyasetçiyim. Esnafı geziyorum, sanayiciyi dinliyorum. Bugün bana söylenen en net cümle şu; 'Çalışarak batıyoruz.' Türkiye ilk kez işletmelerin çalışarak battığı bir dönemi yaşıyor."

Bursa'nın Türkiye'nin üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Aslan, buna rağmen kentte yaşayan vatandaşın aynı refahı hissedemediğini söyledi.

"Bursa üretiyor, Bursa ihracat yapıyor, Bursa vergi ödüyor. Ama üretilen bu ekonomik değer Bursalı'nın refahına dönüşmüyor. Bursa büyüyor deniliyor ama Bursalı yoksullaşıyor."

"Tekstil sektörü kaderine terk edildi"

Özellikle tekstil sektörünün büyük bir kriz yaşadığını savunan Aslan, çok sayıda işletmenin üretim makinelerini yurt dışına taşımak zorunda kaldığını söyledi.

"Bir arkadaşım makinelerini Mısır'a gönderirken çocuklarını Bursa'da bırakıp gözyaşları içinde uğurluyordu. Mısır'ın sunduğu şartların Bursa'dan daha iyi olduğunu söyleyerek fabrikasını taşıdı. Bu artık tek bir işletmenin değil, Bursa'nın gerçeği haline geldi."

Tekstil sektöründe yaşanan dönüşümün plansız yönetildiğini ileri süren Aslan, şöyle konuştu:

"Tekstil sektörü gözden çıkarılmıştır. Ama bunu devlet aklıyla yönetmediler. İnsanlar 40 yıllık emeklerini borçlarına karşılık makinelerini satarak kaybediyor. Böyle bir dönüşüm olmaz."

"Bursa ekonomik sıralamada geriliyor"

Bursa'nın geçmiş yıllara göre ekonomik gücünü kaybettiğini iddia eden Aslan, kentin Türkiye ekonomisindeki ağırlığının azaldığını belirtti.

"2002 yılında Türkiye ekonomisinde dördüncü sırada olan Bursa bugün on üçüncü sıraya geriledi. Bu Bursa için alarmdır. Ne milletvekillerinin ne de ilgili kurumların bu konuda ciddi bir girişimini göremiyoruz."

İhracat rakamlarının artmasına rağmen Bursa'nın Türkiye ihracatındaki payının düştüğünü söyleyen Aslan, bunun sanayi politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini gösterdiğini ifade etti.

"Vatandaş açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor"

Artan hayat pahalılığına da değinen Aslan, gelir artışının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını savundu.

"Bugün milyonlarca insan kredi kartının asgarisini ödeyerek yaşamaya çalışıyor. Vatandaş artık yoksulluk sınırını değil, açlık sınırını konuşuyor."

Aslan, özellikle gıda fiyatlarındaki yükselişin dar gelirli vatandaşlar üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını dile getirdi.

Sağlık yatırımlarını da eleştirdi

Ekonomik sıkıntıların toplum sağlığını da etkilediğini belirten Fikret Aslan, Bursa'da sağlık yatırımlarının nüfus artışına paralel ilerlemediğini söyledi.

Şehir Hastanesi'nde ulaşım ve yoğunluk sorunları yaşandığını savunan Aslan, merkez hastanelerde ise randevu ve hekim yetersizliği bulunduğunu öne sürdü.

Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi çıkışı

Konuşmasının son bölümünde yapımı yıllardır tamamlanamayan Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'ni gündeme taşıyan Aslan, kamuoyunun cevap beklediği sorular olduğunu söyledi.

"Bu hastanenin 2024 yılında tamamlanması gerekiyordu. Bugün 2026'dayız. Hâlâ neden açılmadı? Tomografi cihazları var mı? Radyoloji cihazları yerleştirildi mi? Bunları kamuoyu adına soruyoruz."

Hastanenin gecikme sürecine ilişkin resmi açıklamaları hatırlatan Aslan, yüklenici firma değişiklikleri ve ihale süreçlerinin Bursa'nın sağlık hizmetlerine olumsuz yansıdığını savundu.

"Anahtar Parti iktidarında çözülecek"

Konuşmasının sonunda Anahtar Parti'nin çözüm odaklı siyaset anlayışını benimsediğini ifade eden Fikret Aslan, şu ifadeleri kullandı:

"Emin olun ki Anahtar Parti iktidarında bunların hepsi Allah'ın izniyle çözülecektir."

Emine Küçükali: "Yeşil Bursa'yı beton yapılar işgal etmiş durumda"

Fikret Aslan'ın ardından söz alan Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Emine Küçükali ise çevre, afet ve şehircilik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Geçen yıl yaşanan orman yangınlarının ardından Bursa'daki çalışmaları yerinde incelediklerini belirten Küçükali, ilgili kurumlarla görüşerek bilgi aldıklarını söyledi.

"Geçen yıl Bursa'da yaşanan orman yangınlarında gözümüz de kalbimiz de Bursa'daydı. Bugün, bir yıl sonra yeniden geldik. Ormanlarımız yeniden kazanılıyor mu diye hem kurumlarımızdan bilgi aldık hem de sahada incelemelerde bulunduk."

Yürütülen rehabilitasyon çalışmalarının olumlu ilerlediğini ifade eden Küçükali, eksik görülen konuların da takipçisi olacaklarını belirtti.

"Asıl başarı yangının hiç çıkmamasıdır"

Yangın sonrası müdahaleden çok önleyici tedbirlerin önemine dikkat çeken Küçükali, özellikle orman köylerinde yaşayan vatandaşların eğitilmesi gerektiğini söyledi.

"Asıl başarı yangın çıktıktan sonra müdahale etmek değil, yangının hiç çıkmamasını sağlamaktır."

"Şehircilik sadece bina yapmak değildir"

Konuşmasının önemli bölümünü Bursa'daki kentleşmeye ayıran Küçükali, şehir planlamasının insan odaklı olması gerektiğini ifade etti.

"Şehircilik sadece bina yapmak değildir. Şehircilik; insanın huzur içinde yaşayacağı, çocukların güvenle büyüyeceği yaşam alanları oluşturmaktır."

Bursa'nın doğal kimliğini kaybetmeye başladığını savunan Küçükali, şu değerlendirmede bulundu:

"Yeşil Bursa dediğimiz, tarihiyle ve doğasıyla örnek gösterilen Bursa'yı bugün beton yapılar işgal etmiş durumda."

TOKİ ve plansız yapılaşma eleştirisi

Yoğun konut üretiminin altyapı sorunlarını beraberinde getirdiğini belirten Küçükali, şehirlerin taşıma kapasitesinin göz ardı edildiğini ifade etti.

"Bir bölgeyi belli bir nüfusa göre planlıyorsunuz, ardından iki katı yoğunlukta yapılaşmaya izin veriyorsunuz. Kanalizasyonu, elektriği, suyu bu yükü nasıl taşıyacak? Bugün yaşadığımız trafik ve altyapı sorunlarının temel nedeni plansızlıktır."

"Raylı sistem güçlendirilmeli"

Bursa gibi büyük bir sanayi kentinde ulaşım yatırımlarının yeniden planlanması gerektiğini söyleyen Küçükali, yeni yolların tek başına çözüm olmadığını ifade etti.

"Trafik sorununu sadece yol yaparak çözemezsiniz. Doğru planlama yapan ülkeler raylı sistemlerini geliştirir."

Gençler için spor yatırımı çağrısı

Macaristan örneğini veren Küçükali, spor yatırımlarının yalnızca başarı değil sosyal güvenlik açısından da önemli olduğunu belirtti.

"Devlet gençlerin hayatındaki boşlukları sporla doldurursa uyuşturucu ve suç örgütleri o boşluğu dolduramaz."

Konuşmasının sonunda Bursa basınının kentin sorunlarını gündemde tutmasını önemsediklerini ifade eden Küçükali, gazetecilerin sorularını yanıtladı.