
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, haftalık basın toplantısında iç ve dış siyasete ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Yargı kararlarından Türkiye-Suudi Arabistan askeri anlaşmasına, Türk dünyasındaki ilişki dinamiklerinden ekonomik tablolara kadar birçok başlığı ele alan Özdağ, iktidarın politikalarını sert bir dille eleştirdi.
"Liyakatsizlik Bürokrasiyi Esir Aldı, Gazeteciler Hedefte"
Konuşmasına Esenyurt Belediyesi'ne atanan kayyum sürecine değinerek başlayan Özdağ, "Esenyurt'ta kayyum yardımcısının evinden 450 bin dolar çıkınca İstanbul'da vali yardımcılığına atanmış. Bu nasıl bir devlet yönetimi ve liyakat anlayışı? Kayyum vali yardımcılığına atanırken gazeteci Murat Ağırel yapmadığı, yazmadığı bir haberden dolayı tutuklandı. Düşman ceza hukuku artık yazılmayan haberlerden dolayı da tutuklama yapıyor" dedi. Halk TV'nin kapatılmasına da değinen Özdağ, yayın ilkelerini eleştirse dahi medya organlarının karartılmasının ve sansürlenmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
"Mekke Anlaşması Türkiye'ye İlave Savunma Getirmez, Yük Getirir"
TBMM'ye sunulan ve Suudi Arabistan ile imzalanan 16 maddelik Mekke Anlaşması'nın Türkiye'yi sıcak çatışmaların tarafı haline getireceğini savunan Özdağ, milletvekillerine anlaşmaya 'hayır' oyu vermeleri çağrısında bulundu. Özdağ, "Mehmetçiğin kanı Suudilerin servetini korumak için dökülemez. 110 sene sonra devlet sınırlarını korumak için değil, Suud hanedanı için oraya asker yollanmasına karşıyız. Bu anlaşma Türkiye'yi Husilerin ve Orta Doğu'daki mezhep çatışmalarının doğrudan hedefi haline getirme riski taşıyor. Bu bir İsrail projesidir. Hangi partiden olursa olsun vekiller bu anlaşmaya ret oyu vermelidir" değerlendirmesinde bulundu.
"Erdoğan ve Aliyev Trolleri Susturmalı"
Son dönemde Türkiye ile Azerbaycan arasında sosyal medya üzerinden tırmandırılan gerilime de değinen Özdağ, iki ülkenin birbirinin iç işlerine saygı duyması gerektiğini vurguladı: "Karabağ fethedilmedi, işgalden kurtarıldı. Biz kardeş olarak elbette destek verdik. Ancak İstiklal Harbi'nde Azerbaycan'ın gönderdiği altınları ve Nerimanov'un 'Kardeşin kardeşe borcu olmaz' sözünü unutmamalıyız. Kimsenin bu desteği başa kakma hakkı yoktur. Sayın Erdoğan ve Sayın Aliyev'e sesleniyorum; sosyal medya trollerini susturun, megafon diplomasisini bitirin. İkili diyaloğu güçlendirerek 30 Ekim'de Ankara'daki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde dosta düşmana birlik tablosu sergileyin."
"Türk Milliyetçileri Bir Araya Gelmeli"
Yaklaşan seçim sürecine ve yeni anayasa tartışmalarına işaret eden Zafer Partisi Lideri, milli ve üniter devlet yapısının hedef alındığını belirterek, "Bahçeli ile Öcalan kol kola girerken, Türk milliyetçileri bireysel ya da partizan egolarla hareket ederse tarih önünde suçlu duruma düşerler. Gün küçük hesapların günü değil, Atatürk Cumhuriyeti'ni koruma günüdür. Zafer Partisi olarak seçim ittifakı için üstten bakmadan, eski defterleri açmadan milli sorumluluğumuzu yerine getireceğiz" diye konuştu.
"2027 Bütçesinde 80 Milyar Dolarlık Faiz Yükü Var"
Ekonomideki tahribatın derinleştiğini belirten Özdağ, borsa kayıplarına ve Meclis'e gelen 2027 bütçe tasarısına da dikkat çekti: "BIST 100 endeksi beş haftada beşte bir değer kaybetti; borsa şirketlerinin değeri 134 milyar dolar azaldı. 2027 yılı bütçesinde faize yaklaşık 4 trilyon lira ayrılmış durumda. Türkiye 80 milyar dolar faiz ödeyecek. Üretimden kopan, borca ve özelleştirmeye dayalı politikalar nihayetinde bütçeyi devasa bir faiz yüküyle baş başa bıraktı."