
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında iç ve dış politika gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendiren kritik süreçlerden geçtiğini belirten Özdağ, özellikle 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ve yeni yasama yılında Meclis'e getirilmesi beklenen asker gönderme hazırlıklarına sert tepki gösterdi.
"TÜRKİYE YEMEN'DEKİ ÇATIŞMANIN TARAFI YAPILMAK İSTENİYOR"
Anlaşmanın detaylarının bir sır gibi saklandığını ve TBMM onayı olmadan yürürlüğe konulmaya çalışıldığının Anayasa'ya aykırı olduğunu vurgulayan Özdağ, şu ifadeleri kullandı:
"Yemen'de 2004'ten bu yana süren ve Suudi Arabistan'ın başlattığı savaşın bir parçası haline gelmek, Türkiye'yi İran ile yeni bir çatışma sürecinin içine sokma riskini taşımaktadır. Suudi petrol doları milyonerleri için tek bir Mehmetçiğimizin hayatı tehlikeye atılamaz. AK Parti iktidarı, ülkemizin çıkarlarını hiçe sayarak Orta Doğu'daki her çatışmaya taraf olmaktan vazgeçmelidir. Husilerle Türkiye'nin bir çatışmaya girmesine en çok sevinecek olan Netanyahu ve faşist kliği olacaktır."
"PKK SÜRECİNDE MİLLETE VERİLEN SÖZLER TUTULMUYOR"
Terörle mücadele ve müzakere süreçlerine de değinen Özdağ, PKK terör örgütüyle yürütülen görüşmelerde millete verilen "şartsız silah bırakma" sözünün tutulmadığını belirtti. DEM Parti ve terör örgütünün sunduğu şartların Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını söyleyen Özdağ, "Hani şartsız, şurtsuz bir süreçte PKK silah bırakacaktı? Hepsinin şartlarla, dayatmalarla ve devletin millî üniter devlet karakterini dönüştürecek taleplerle gündeme geldiğini görüyoruz" dedi.
BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK ENGELLEMELERE TEPKİ
Basın kuruluşlarına ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine de değinen Özdağ, Halk TV'nin yanı sıra Türkiye İşçi Partisi'nin (TİP) genel merkez ve İstanbul il başkanlığı hesaplarına erişim engeli getirilmesini "hukuka aykırı ve kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Özdağ, ortada ne bir soruşturma ne de iddianame bulunduğunu vurgulayarak bu tür uygulamaların bir korku ve baskı iklimi yaratmayı amaçladığını ifade etti.
Toplantının sonunda İsrail'in bölgesel hamlelerine karşı iktidarın izlediği politikaları eleştiren Özdağ, Türkiye'nin milli güvenliğini korumak adına uyarılarını sürdüreceklerini belirtti.