
Kalan maç sayısı 5.
Rakamlarla girdik yazımıza.
İlk yarı hatta 61. Dakikaya kadar ne oynadık?
Nerede Bursaspor?
Yıllardır yazar, söylerim...
İstiklal Marşımızın ilk kelimesi ne?
Korkma.
Korkmayın kardeşim; çıkın savaşın.
Nedir kendi sahana kapanıp rakibi beklemek?
Niye önde basmazsın; niye rakibini hataya zorlamazsın?
Ne yaptı 61. Dakikaya kadar Menemen'li oyuncular?
Bastılar, önde oynadılar, bizim nazik oyuncularımızı sindirdiler, hataya zorladılar; golü buldular.
Hasan Ayaroğlu'da geçtiğimiz haftaları aratınca; elimiz, kolumuz bağlandı.
Ne zamana dek?
Özer Hurmacı sahaya girene kadar.
Ne yaptı kaptan, teknik sorumlu, futbolcu?
Bastı, çift daldı, pas dağıttı; maçı istediğini genç görülenlere gösterdi.
Bu işte ya; yapılması gereken yalnızca bu.
Hani bir söz vardır yıllardır futbol camiasında söylenen...
"Teknik direktörün sözünü; futbolcu milleti maç başladığında yüzde 20'sini dinler"
Bir de şu gerçektir...
Futbol bilenlerle iyi oynanır.
Bizim bu gençler; Rahmetli Ömeragic'in yıllar önce söylediği söz gibiler...
"Bizim piliçler, daha çok pişmeli."
Harbiden öyle.
Menemen iyi pozisyonlara girdi, değerlendiremedi.
2'yi, 3'ü; hatta 4'ü bulabilirlerdi.
O pozisyonlarda yüreğimiz ağzımıza geldi.
Onlar gol olsa; başımız önde olacaktı.
Ya sonra?
Berat ve Hasan Ayaroğlu'nun kaçırdıkları ile Çağatay'in direkten dönen topu da içimizi acıttı.
Onlarda gol olsa bu hafta çifte bayram yapacaktık.
Lig başlarken söyledik, yazdık; çağırın Özer'i tutun takımda diye; istemedi Tahsin Tam.
Şimdi Çorum'da futbolu bilen tecrübelilerle zirve kovalıyor.
Yukarıda belirttim ya...
Futbol; işi bilenlerle, yeteneklilerle çok daha iyi oynanır.
En önemlisi ve unutulmaması gereken...
Korkmayan, cesaretli ve istekliler her zaman kazanan olur.
Temennimiz Bursaspor'un bundan sonraki maçlarında böyle oynaması.
Sonuç mu?
İlk yarıda oynadığımız futbolla utandık; 1 puan verseler razı olurduk.
İkinci yarı ve özellikle uzatmalarla son 12 dakikada da ise ahlar, vahlar arasında galibiyeti kaçırdığımıza üzüldük.