SON DAKİKA
Hava Durumu

#Acil Servis

Söz Bursa - Acil Servis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Acil Servis haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Milletvekili Kayıhan Pala acı tabloyu açıkladı: 10 hekimden 8’i şiddet mağduru! Haber

Bursa Milletvekili Kayıhan Pala acı tabloyu açıkladı: 10 hekimden 8’i şiddet mağduru!

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin gün geçtikçe arttığını, buna karşın alınan önlemlerin eksik kaldığını ifade ederek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu eleştirdi. “Her 10 hekimden 8’inin meslek hayatında en az bir kez şiddete maruz kaldığı bilinirken bu olayların ancak yarısı ‘Beyaz Kod’ ya da diğer kanallar üzerinden bildirilebiliyor. Bu tablo, şiddetin boyutunu ve Bakanlığın önlemlerinin ne denli yetersiz kaldığını açıkça gösteriyor” dedi. Prof. Dr. Pala, 2013’te yayımlanan sağlıkta şiddetle mücadeleye ilişkin Meclis araştırma raporundaki 66 önerinin büyük bölümünün hayata geçirilmediğini ve Bakanlığın bu konudaki soru önergelerine, veri paylaşımına dayalı yanıt veremediğini belirtti. “Sağlık Bakanlığı, soru önergelerimizi yanıtsız bırakarak, sağlık sistemini derinden tehdit eden şiddet sorununun boyutunu ve yönetim zafiyetlerini sağlık çalışanlarından gizlemektedir” diyen Pala, gelinen noktada net bir açıklamanın zorunlu olduğunu vurgulayarak, Bakan Memişoğlu’na yeni bir soru önergesi iletti. Buna karşın Bakan, kendisine 6 Ekim 2025’te iletilen soru önergesine Anayasa’nın 98’inci maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük süre dolmasına rağmen yanıt veremedi. “Sağlıkta şiddetin asıl sorumlusu yanlış sağlık politikaları, sağlık çalışanlarını itibarsızlaştıran söylemler ve kışkırtılmış sağlık talebidir!” Prof. Dr. Pala, soru önergesinin ilk bölümünde 2013 yılında yayımlanan “Sağlık Çalışanlarına Yönelik Artan Şiddet Olaylarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu”nun üç temel başlıkta sunduğu 66 önerinin, aradan on yıldan uzun bir zaman geçmiş olmasına karşın kaçının hayata geçirildiğini sordu. Raporda ele alınan başlıkların kurumsal, toplumsal ve çevresel etkenler ile sağlık çalışanları ve hasta arasındaki iletişim olduğunu kaydeden Pala, Bakan’dan her bir başlık altında yapılan çalışmaları ayrıntılı biçimde açıklamasını istedi. “Sağlıkta şiddet sorununa karşı önerilen önlemlerin kâğıt üzerinde kaldığı açıktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümeti’nin benimsediği ve Sağlıkta Dönüşüm Programı adıyla bilinen ticarileştirilmiş sağlık sistemi, kamuda çok sınırlı bir finansman ve nüfusa göre sayısı yetersiz sağlık emek gücü olmasına karşın; kışkırtılmış sağlık talebi yaratmış, hastaların beklentilerini karşılanamayacak kadar yükseltmiş, beklentilerin karşılanamaması durumunda ise sağlık çalışanlarını hedef göstermiş ve onları itibarsızlaştıran söylemler dile getirilmiştir. Bu koşullarda sağlık çalışanlarının güvenliği sağlanamaz. Bugün özellikle kamuda sağlık çalışanlarının ilk talebi can güvenliğidir.” dedi. Pala, sağlıkta şiddet sorununa karşı etkili çözümler üretilebilmesi için öncelikle Bakanlığın sorunun kapsam ve boyutu hakkında şeffaf olması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, Bakanlığın Sağlık İstatistikleri Yıllığı gibi düzenli yayımladığı raporlarda, sağlıkta şiddete ilişkin uluslararası karşılaştırılabilir verilerin paylaşılmasını istedi; son on yıldaki “Beyaz Kod” bildirimlerinin sektörlere, illere, meslek gruplarına, cinsiyete ve dallara göre dağılımının kamuoyuna açıklanmasını talep etti. Konuya ilişkin Pala, “Acil servisler, sağlık çalışanlarının şiddete en sık maruz kaldıkları alanlardan biridir. 100 kişi başına acil servise başvuru sayısı OECD ortalaması 27 iken ülkemizde yaklaşık 6 kat daha fazla olmak üzere 177’dir. Acil servis çalışanları kabul edilemez bir iş yükü altında çalıştırılmaktadır. Bakanlık bu çalışma koşullarının şiddet olgularına etkisini derhal değerlendirmeli ve çözümü hızla hayata geçirmelidir” açıklamasında bulundu. “Önlemler kâğıt üstünde kalmaktadır; Bakanlık eylem planı takvimini açıklamalı!” Prof. Dr. Pala, soru önergesinin sonunda 2023’te duyurulan “Sağlıkta Şiddete Karşı Eylem Planı”nın hangi aşamada olduğunu sordu. “Eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 2023’te ‘Sağlıkta Şiddete Karşı Eylem Planı’nın uygulanacağını açıkladı. O tarihten bu yana kamuoyuna yapılan açıklamalarda da soru önergelerine verilen yanıtlarda da planın takvimi ve hedeflerine dair somut bir bilgi paylaşılmamıştır. Sağlık çalışanlarına şiddetin katalog suçlar arasına alındığı ifade edilse de bu kapsamda kaç yasal işlem yapıldığı açıklanmamaktadır” diyerek Bakanlığı bir kez daha şeffaf ve hesap verebilir olmaya çağırdı. Prof. Dr. Pala, “Ülkemizde kamucu, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli bir sağlık sistemi inşa edilmeden sağlıkta şiddet sona erdirilemez. Cumhurbaşkanlığı Hükümeti, sağlığı ticareti yapılan bir meta olarak gören politikalarından derhal uzaklaşmalıdır. Sağlık temel bir insan hakkıdır” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Bursa’nın dev sağlık yatırımında geri sayım: Ali Osman Sönmez Hastanesi için tarih verildi! Haber

Bursa’nın dev sağlık yatırımında geri sayım: Ali Osman Sönmez Hastanesi için tarih verildi!

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Acemler’de yapımı devam eden 1315 yataklı Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nin planlanan tarihte açılabilmesi için çalışmaların hızlandırıldığını söyledi. Gürkan, hastanedeki inşaat seviyesinin yüzde 98 düzeyinde olduğunu ve yeni yılda Bursa’nın en büyük acil servisine sahip hastanesinin hizmete girmesinin hedeflendiğini belirtti. Çalışmalar yerinde incelendi‎ AK Parti Bursa Milletvekilleri Refik Özen, Ayhan Salman, Osman Mesten, Emel Gözükara Durmaz ve Mustafa Yavuz’un yanı sıra AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, İl Sağlık Müdürü Mustafa Çetin ve firma ortaklarından Mesut Tandoğan ile birlikte Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nde incelemelerde bulunan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. 97 dönüm alanda, 265 bin metrekarelik dev sağlık yatırımı İnceleme sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Gürkan, hastanenin 97 dönümlük alan üzerine kurulduğunu ve toplamda 265 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olduğunu söyledi. Gürkan, hastanenin 1315 yatak kapasitesiyle Bursa’nın en büyük hastanelerinden biri olacağını ifade etti. "Bursa’nın en büyük acil servisi olacak Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nin yaklaşık 10 bin 315 metrekarelik acil servis alanı ile Bursa’nın en büyük acil servisine sahip olacağını belirten Başkan Gürkan, hastanenin sağlık hizmetlerine önemli katkı sunacağını vurguladı. “Önümüzdeki 3 ay içinde fiziki tamamlanma bekleniyor” Müteahhit firma ile yapılan görüşmelere de değinen İl Başkanı Davut Gürkan, herhangi bir mali sıkıntının bulunmadığını, sadece fiziki tamamlanmanın beklendiğini ifade ederek, “Firma yetkilileri önümüzdeki 3 ay içerisinde fiziki tamamlanmanın biteceğini belirtti. Süreci milletvekillerimizle birlikte yakından takip ediyoruz” dedi. Açılış süreci için geri sayım başladı Hastanenin faaliyete geçmesiyle birlikte Bursa’nın sağlık altyapısına önemli katkı sunacağını belirten İl Başkanı Davut Gürkan, “İnşallah süreç tamamlandığında Bursa’ya sağlık yatırımları anlamında bir yenisini daha eklemenin mutluluğunu yaşayacağız” dedi ‎

Gençlerde de risk artıyor: İnme vakalarının yüzde 17'si 50 yaş altında Haber

Gençlerde de risk artıyor: İnme vakalarının yüzde 17'si 50 yaş altında

İnmenin her yıl dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu belirten Uzman Dr. Vugar Jafar, "'Acil bir beyin krizi' olarak tanımlanan inmede hastalığın seyrini belirleyen kritik unsur, erken müdahaledir. Beyne giden damarlardan birinin tıkanması sonucu gelişir ve tıkanıklık süresince her dakikada yaklaşık 1 milyon 900 bin nöron ölür. İnmede zamanla yarışmak, tedavi başarısının temelini oluşturur" uyarısında bulundu. Medicana International İstanbul Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vugar Jafar, dünya genelinde her yıl 12 milyondan fazla yeni inme vakası görüldüğünü, 2021 yılında ise 11,9 milyon inme vakası ve 7,3 milyon inme kaynaklı ölüm bildirildiğini belirtti. İnmenin, dünya çapında ölüm nedenleri arasında ikinci, engelliliğe bağlı yaşam yılı kaybında ise üçüncü sırada yer aldığını ifade eden Uzman Dr. Vugar Jafar, "1990-2019 döneminde yeni inme vakalarında yüzde 70, ölümlerde yüzde 43 ve inme geçirmiş bireylerin sayısında yüzde 102 artış bildirilmiştir. Bu artış, toplumların yaşlanması ve risk faktörlerinin kontrolsüz artışıyla doğrudan ilişkilidir" dedi. TÜRKİYE'DE HER YIL 200 BİN YENİ İNME VAKASI Türkiye'de de benzer tablo olduğunu belirten Uzman Dr. Vugar Jafar, 2019 yılı tahminlerine göre ülkede yaklaşık 125 bin yeni inme vakası görüldüğünü, toplamda 1 milyon 80 bin kişinin inme geçirmiş durumda olduğunu aktardı ve ekledi: "Türkiye'de her yıl ortalama 200 bin kişi inme geçiriyor, bu hastaların yaklaşık 50 bini inme veya komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybediyor. Vakaların yüzde 17'si 50 yaş altı bireylerden oluşuyor. Bu, genç yaş grubunda da riskin arttığını gösteriyor. Ayrıca 2020 yılı verilerine göre Türkiye'de toplam 507 bin 938 ölümün 183 bin 109'unun kalp-damar hastalıklarına, 35 bin 880'inin ise inmeye bağlıdır. Bu rakamlar, inmenin ülkemizde kalp-damar hastalıklarıyla birlikte en sık ölüm nedenlerinden biri olduğunu göstermektedir." BELİRTİLER ERKEN FARK EDİLİRSE HAYAT KURTARIR İnmenin belirtilerinin genellikle aniden ve beklenmedik şekilde ortaya çıktığını belirten Uzman Dr. Jafar, "Yüzde kayma, kolda veya bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu, görmede bulanıklık ya da dengesizlik gibi bulgular görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil Servis aranmalıdır. Çünkü her dakika, beynin onarılamaz hücre kaybı anlamına gelir. İnme belirtileri çoğu zaman ağrısız olduğu için hastalar ve yakınları tarafından göz ardı edilebilmektedir. Belirtiler geçici olarak düzelmiş olsa bile bu durum mutlaka bir uyarı sinyali olarak değerlendirilmelidir. İnme, kısa süreli geçici ataklarla da başlayabilir ve bu ataklar sonraki büyük inmenin habercisidir. Erken farkındalık hastalığın seyrinde belirleyici rol oynamaktadır. Kişinin yüzünde aniden asimetri oluşması, konuşmasının bozulması veya bir kolunu kaldırmakta zorlanması durumunda saniyeler bile değerlidir. Bu gibi durumlarda hastayı bekletmeden en yakın acil servise ulaştırmak, kalıcı hasarı önlemenin tek yoludur" sözleriyle toplumun bilinçlenmesinin önemine dikkat çekti. Tedavide 'altın saat' başarıyı belirliyor Tedavide 'altın saat' olarak adlandırılan ilk 4,5 saatlik süreye dikkat çeken Uzman Dr. Jafar, "Bu sürede özel kan sulandırıcı tedavilerle damardaki pıhtı çözülebilir. Uygun hastalarda girişimsel nöroloji uzmanları tarafından yapılan beyin anjiyografisi veya trombektomi işlemiyle pıhtı mekanik olarak çıkarılır ve ciddi oranda başarı sağlanır. Erken müdahale hastanın yaşam kalitesini korumaktadır. İnme sonrası rehabilitasyon süreci, fiziksel ve bilişsel iyileşmede büyük rol oynar. İnmede en güçlü tedavi, farkındalık ve zamandır" dedi.

Acil servis yerine aile hekimine başvurun Haber

Acil servis yerine aile hekimine başvurun

Havaların soğumasıyla birlikte soğuk algınlığı şikâyetiyle acil servislere yapılan başvurularda artış gözlemlenirken oluşan yoğunluk nedeniyle kritik vakalara hızlı müdahale olumsuz yönde etkilenebiliyor. Bu kapsamda Bursa Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniğinde görevli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suna Ereybar Atmaca, vatandaşlara hangi durumlarda acil servise başvurmaları gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundu. Acil servislere başvuruların artmasının birçok nedeni olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Atmaca, “Hastalarımızın birinci basamak sağlık hizmetlerini yani aile hekimliklerini etkin kullanamaması ve hastaneden alınan randevulara yeterli hassasiyet göstermemesi acil servis başvurularımızı arttırmaktadır. Aynı zamanda kronik hastalıkların takipsiz kalması, kronik hastalık takibinin acil servislerde yürütülme noktasında bize danışılması da oldukça fazla başvuru kabulüne neden olmaktadır” şeklinde konuştu. EVDE İSTİRAHAT EDİN Özellikle mevsimsel geçişlerde ortaya çıkan grip ve nezle salgınıyla acil servislere başvuruların pik noktasına ulaştığının altını çizen Doç. Dr. Atmaca, “Bu noktada hastalarımız evde kendi uyguladıkları destek tedaviyle birlikte aile hekimlerine başvurarak onların yardımıyla bu süreci atlatabilirler” ifadelerini kullandı. Bu durumlarda mutlaka başvurun Acil servislere başvurulması gereken durumları belirten Atmaca, “Acil servise; hayati risk oluşturabilecek bilinç bulanıklığı, göğüs ağrısı, kolda bacakta tutmama, konuşamama gibi felç belirtileri, yaralanmalar, zehirlenmeler, yanıklar gibi ani gelişen ve hayatımızı riske sokabilecek durumlarda mutlaka başvurmalıyız” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.