SON DAKİKA
Hava Durumu

#Açlık Sınırı

Söz Bursa - Açlık Sınırı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Açlık Sınırı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TÜED Başkanı Pars’tan acı reçete: "Mesele sadece geçim değil, adalet meselesi!" Haber

TÜED Başkanı Pars’tan acı reçete: "Mesele sadece geçim değil, adalet meselesi!"

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, resmi enflasyon rakamlarının hayat pahalılığı ile ilgisi olmadığını kaydederek geçim sıkıntısı yaşayan emekliler için acil düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu. ‘ENFLASYON RAKAMLARI GERÇEKÇİ DEĞİL’ Mart ayı enflasyon verilerini değerlendiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “TÜİK’e göre aylık enflasyon yüzde 1,94 artarken yıllık enflasyon yüzde 30,87 olarak kaydedildi. ENAG’a göre ise enflasyon aylık yüzde 4,10 artarken yıllık enflasyon yüzde 54,62 oldu. TÜİK’in rakamları, çarşı-pazardaki enflasyon ateşini yansıtmıyor. İnsanımız eti, balığı unuttu zaten. Uzun süredir sebze-meyve de alamıyor. Alan da ancak adetle alıyor. Markete, pazara giren eli boş çıkıyor. Son olarak 200 gram ekmeğin fiyatının 17,5 TL’ye çıkması bile hayat pahalılığı için tek başına yeterli bir gösterge. Yani yüzde 2’ye yakın bir enflasyon nerede var, göstersinler de bilelim!” diye konuştu. ‘BAYRAMLARDAN KAÇAR HALE GELDİK’ TÜRK-İŞ’in Mart ayı verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 32.793 TL’ye, yoksulluk sınırının da 106.817 TL’ye yükseldiğini hatırlatan Başkan Kenan Pars, “Bu tablo, milyonlarca emeklinin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı açıkça ortaya koymaktadır. Bugün 20 bin TL olan en düşük emekli aylığı, açlık sınırının yalnızca yüzde 60’ını, yoksulluk sınırının ise yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabilmektedir. Bu durum, emeklilerimizin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini göstermektedir. Artan gıda fiyatları, sağlık giderleri ve temel ihtiyaç harcamaları karşısında alım gücü her geçen gün düşmektedir. Bayramlar bile sevinç değil, kaygı nedeni haline geldi Emekliler torunlarına mahcup olmamak için bayramlardan kaçınır hale gelmiştir.” dedi. ‘AYLIK BAĞLAMA ORANLARI DEĞİŞMELİ’ Emeklilerin özlük hakları ile ilgili düzenlemelere de tepki gösteren Kenan Pars, “Bugün yaşanan bu tablonun temelinde, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasa ile aylık bağlama oranlarının düşürülmesi yatmaktadır. Çalıştıkça artması gereken emekli maaşları, sistematik olarak geriletilmiştir. Prim gün sayısı artmış, emeklilik yaşı yükselmiş, çalışma süreleri uzamış; ancak tüm bu fedakârlıklara rağmen emekli maaşları düşmüştür. Bu durum, sosyal adalet ilkesiyle çelişiyor” ifadelerini kullandı. ‘MESELE GEÇİM DEĞİL, ADALET MESELESİ’ Pars, emeklilerin taleplerini şu şekilde özetledi: “En düşük emekli aylığı derhal açlık sınırı seviyesine yükseltilmeli, üzerine seyyanen refah payı eklenmeli. Aylık bağlama oranı, 1999 öncesi seviyelere çekilmeli. Emeklilere yönelik sağlık, ulaşım, bakım ve sosyal destek hizmetleri yaygınlaştırılmalı. Yerel yönetimler ve merkezi idare, emeklilerin yoğun yaşadığı bölgelerde özel sosyal politikalar geliştirmeli. Yaşlı haklarının güvence altına alınması için uluslararası sözleşmelere taraf olunmalı ve anayasal düzenlemeler yapılmalı. Emekliler; bu ülkenin temel direğidir, çimentosu, taşıdır. Mesele, yalnızca geçim meselesi değil; mesele adalet meselesi. TÜED Uludağ Şubesi olarak, emeklilerimizin hak ettiği yaşam koşullarına kavuşması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Ümit Özdağ’dan siyasette "Kuvayı Milliye" çıkışı: Özgür Özel’e Atatürk çağrısı! Haber

Ümit Özdağ’dan siyasette "Kuvayı Milliye" çıkışı: Özgür Özel’e Atatürk çağrısı!

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik buhrandan milli güvenlik risklerine kadar pek çok konuda ezber bozan açıklamalarda bulundu. Özdağ, CHP Lideri Özgür Özel’e seslenerek; "Bölücülerle aynı masada oturmayın, gelin Atatürk’te birleşelim" dedi. "TANJU ÖZCAN’I ZİYARETE GİDİYORUM" Konuşmasına yargının siyasallaşmasına tepki göstererek başlayan Özdağ, "Sincan’da tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı ziyaret edeceğim. Seçilmiş başkanları sabah baskınlarıyla evlerinden almak, uzun tutukluluk süreçlerini mahkumiyete dönüştürmek 'düşman ceza hukuku' uygulamasıdır" diyerek CHP’li belediyelere yönelik operasyonları sert bir dille kınadı. CHP’YE SERT ÇAĞRI: "O MASAYI TERK EDİN" Özdağ’ın hedefinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in izlediği siyaset vardı. Atatürk’ün hiçbir zaman Şeyh Said veya Seyit Rıza çizgisiyle yan yana gelmediğini hatırlatan Özdağ, şunları söyledi: "Özgür Özel ve CHP yönetimini; DEM, PKK ve BOP’un silahla yapamadığını 'açılım' adı altında yapma gayretlerine destek vermemeye davet ediyoruz. O masada oturmak iktidara meşruiyet vermekten başka bir işe yaramıyor. Gelin, terörist başını kurucu önder ilan edenlere karşı, Cumhuriyetimizin ebedi önderi Atatürk’te birleşelim." EKONOMİDE "KARAMİZAH" ÖRNEĞİ: UGANDA MERKEZ BANKASI MI? Ekonomideki kötü gidişatı rakamlarla ortaya koyan Özdağ, AK Parti içinden gelen eleştirilere de atıfta bulundu. Şamil Tayyar’ın "Ekonomiyi rezil ettiniz" tweetini hatırlatan Özdağ; "Sanıyoruz ki bahsedilen Merkez Bankası Uganda Merkez Bankası! Hayır, ekonomi gerçekten rezil durumdadır" dedi. Motorin 80 TL Bandında: Üretim maliyetlerinin uçtuğunu belirten Özdağ, motorinin 80 TL’ye dayanmasının her şeye zam olarak döneceğini vurguladı. Açlık Sınırı ve Ekmek: "Asgari ücret 28 bin TL, açlık sınırı 32 bin TL olmuşken halk nasıl geçinecek? 200 gram ekmeğin 17,5 TL olduğu bir ülkede sosyal patlama riski kapıdadır" uyarısında bulundu. "İRAN TAŞ DEVRİNE DÖNDÜRÜLEMEZ" Dış politikada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını "savaş suçu" olarak nitelendiren Özdağ, insani yardım çağrısı yaptı: "İran yüzlerce yıldır komşumuzdur. Trump 'Taş Devri'ne yollayacağız' diyor, bu bir insanlık suçudur. Türkiye, AFAD ve Kızılay aracılığıyla İran halkına derhal ilaç ve tıbbi malzeme yardımı ulaştırmalıdır." BOĞAZLARDA YABANCI KOMUTANLIK İDDİASI Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya paylaşımına dikkat çeken Özdağ, İstanbul Boğazı’nda çok uluslu bir deniz komutanlığı kurulacağı iddialarına ateş püskürdü: "TBMM’den tezkere çıkmadan hiçbir yabancı amiral Boğaz’da komutanlık yapamaz. Montrö’yü deldirerek Türkiye’yi Rusya ile karşı karşıya getirmek büyük bir hatadır. 6. Kolordu’nun NATO’ya tahsis edilmesi yerine, terörle mücadele için '6. Ordu' kurulmalıdır."

Emekliden "İkramiye" isyanı: "Tasarrufun bedelini biz ödemeyelim" Haber

Emekliden "İkramiye" isyanı: "Tasarrufun bedelini biz ödemeyelim"

AK Parti Grup Başkanvekili Abdullah Güler’in “Emekli aylığı artışlarında çok ciddi kesintilerle beraber kaynak üretmede zorlandık. Hem Ramazan, hem Kurban Bayramı ikramiyelerinin ödenebilmesi için 150 milyar lira kaynak aktarıyoruz. Özel bir kaynak oluşturmak gerekiyor, zorluklarımız da ortada. Kanun teklifimizde emekli bayram ikramiyesine yönelik bir düzenleme bulunmuyor.” açıklaması, emekliler cephesinde tepkiyle karşılandı. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars; ikramiyenin, en düşük emekli aylığına endekslenmesi çağrısı yaptı. ‘Emeklilerin Bekleyecek Gücü Yok’ Emeklilerin artan hayat pahalılığı karşısında ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını belirten TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Özellikle gıda, kira ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, sabit gelirli vatandaşları zorluyor. Şubat ayında kira artış oranı yüzde 34’ü bulmuşken insanların barınma sorunu giderek derinleşiyor. Bayram ikramiyesi ise emekliler için yalnızca sembolik bir ödeme değil. Bayram öncesinde torununa harçlık verebilmek, evine rahatça alışveriş yapabilmek, emekliler için büyük bir moral kaynağıdır. İkramiyede artış yapılmaması, emeklilerde hayal kırıklığı yaratmıştır.” dedi. Ekonomik koşulların zorluğuna dikkati çeken Başkan Kenan Pars, “Mevcut şartlar herkes için zor olabilir; ancak bu süreci en ağır hisseden kesim, sabit gelirli emeklilerdir. Tasarruf ve denge arayışlarının bedeli sürekli emekliye ödetilmemelidir. Bugün en düşük emekli aylığı, TÜFE kaybı ve dolaylı vergiler düşüldüğünde fiilen 15 bin 500 TL seviyesine kadar gerilemiş durumda. Emeklilerin bekleyecek gücü yok. Ertelemeyin, oyalamayın! Ek ödeme oranını en az yüzde 10’a çıkarın.” ifadelerini kullandı. En Düşük Aylık, Yoksulluk Sınırının Yüzde 19’u! En düşük emekli aylığının 20 bin TL seviyesinde belirlendiğini de hatırlatan Kenan Pars, “TÜRK-İŞ’in son açıklamasına göre; açlık sınırı 32 bin 365 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 105 bin 424 TL’ye ulaştı. Bu rakamlar, emeklilerimizin gerçek yaşam koşullarını yansıtmaktadır. En düşük emekli aylığı, açlık sınırının yalnızca yüzde 61,8’ini karşılayabilmektedir. Yoksulluk sınırına baktığımızda ise durum daha da vahim. Bu aylık, yoksulluk sınırının sadece yüzde 19’unu karşılıyor.” değerlendirmesini yaptı. Şubat enflasyon rakamlarına da değinen Pars, “TÜİK’e göre; Şubat ayında enflasyon yüzde 2,96 oranında, yıllık enflasyon ise yüzde 31,53 oranında oldu. Ocak 2026'da TÜFE aylık 4,84 yıllık enflasyon yüzde 30,65 olmuştu. Enflasyon Araştırmaları Grubu ENAG’a göre ise şubatta aylık enflasyon 4,01 oranında, yıllık bazda ise yüzde 54,14 olarak açıklandı. Enflasyon, rakamlarda düşüyormuş gibi görünse de buna kimsenin inanması mümkün değil. Bu rakamları açıklayanlar, sokağa bir çıksın da acı gerçeklerle yüzleşsin. Sokağın enflasyonu yüzde 120’nin üzerinde hala.” diye konuştu. ‘İkramiye, En Düşük Emekli Aylığına Endekslenmeli’ Emeklilerin yıllarca ülkeye hizmet etmiş, üretmiş ve vergi vermiş bireyler olduğunu hatırlatan Kenan Pars; taleplerinin ayrıcalık değil, insanca yaşam hakkı olduğunu dile getirdi. Bayram ikramiyesinde yapılacak makul bir artışın sosyal devlet anlayışının gereği olduğunu belirten Pars, hükümeti ve ilgili kurumları kararı yeniden değerlendirmeye davet etti. Emeklilerin alım gücünü artıracak kalıcı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirten Pars, “Emekli ikramiyesi, en düşük emekli aylığına endekslenmeli. Mevcut durumda bu, 20 bin TL’ye denk geliyor. Emeklinin huzuru, toplumun huzurudur. Emekliye yapılacak artış, emeklinin ve ailesinin yüzünü güldürecektir. Emekli, bu parayı yastık altına koymayacak ve bu sayede ekonomide de yüzler gülecektir. Sosyal devlet, en kırılgan kesimini koruyabildiği ölçüde güçlüdür. Unutulmamalıdır ki; emeklinin yüzü gülerse, toplumun vicdanı rahat eder. Biz TÜED Uludağ Şubesi olarak emeklimizin yaşadığı sıkıntıları her türlü platformda en yüksek sesle dile getirmeye, kapıları aşındırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.

TÜED Başkanı Pars: "Milyonlarca emekliyle dalga geçmeyin!" Haber

TÜED Başkanı Pars: "Milyonlarca emekliyle dalga geçmeyin!"

Ramazan öncesi geçim derdiyle boğuşan emeklinin, iftar sofrasına ne koyacağını bilemediğini kaydeden Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, banka promosyonlarında da büyük haksızlık yapıldığını söyledi. “MEMURA BOL KEPÇE, EMEKLİYE ÇAY KAŞIĞI” 101 bin TL’yi aşan yoksulluk ve 31 bin TL’yi aşan açlık sınırı karşısında en düşük emekli aylığının 20 bin TL seviyesinde kaldığını hatırlatan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Emeklinin kanayan yaralarından biri de promosyon meselesidir. Pek çok özel banka, promosyon tutarlarını 27 bin TL seviyesine kadar yükseltti. Kamu bankalarında da dişe dokunur bir artış yok. Memur ve işçiler için bankaların belirlediği promosyon rakamları ise 120-150 bin TL’yi buluyor. Yani emekli, bu ülkenin vatandaşı değil mi? Neden üvey evlat muamelesi görüyoruz? Biz, yıllarca primlerimizi boşuna mı yatırdık? Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe dağıtan bankalar, karşılarında emekliyi görünce çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” diye konuştu. “İFTAR SOFRASINA NASIL OTURACAĞIZ?” Emeklinin iftar sofrasına nasıl oturacağını kara kara düşündüğünü de belirten Kenan Pars, “Ramazan, bereket ve paylaşma ayıdır ancak biz emekliler olarak bunu hissedemiyoruz. Hem maaş olarak memur-kamu işçisinin çok çok altında maaş alıyoruz, hem de banka promosyonu konusunda adeta harçlık niteliğinde bir rakama razı edilmeye çalışılıyoruz. Bu ülkenin temeli, çimentosu olan emeklinin çektiği çile nedir? Emeklimiz, maaş konusunda olduğu gibi promosyon konusunda da hayal kırıklığı yaşıyor. Devlet, banka ile emekliler arasına girmemeli. Bankalar da emekliler için zorlu hayat şartlarına uygun promosyon teklifi ile karşımıza gelmeli. Birçok emekli, kullandığı banka kredileri nedeniyle devlet bankalarında adeta mahsur kalıyor. Haliyle özel bankaların verdikleri yüksek promosyonlardan faydalanamıyorlar.” dedi. “MASADA BİZ DE OLMALIYIZ” Emeklinin kazanılmış haklarından biri olan banka promosyonu konusunun çözüme kavuşturulması için siyasilerle de yoğun temas halinde olduklarını kaydeden Pars, “Kati suretle kamu bankaları, promosyon rakamlarını yükseltmeli. Bu rakamlar, 3 yıllık süreç için belirleniyor. Ancak 3 yıl içinde emekli aylığının 6 kez arttığı ve 6 kez bayram ikramiyesi verildiği unutulmamalıdır. Dolayısıyla masaya konulan rakamlar, çok düşük. Biz TÜED olarak promosyon görüşmelerinin yapıldığı masada mutlaka olmalıyız. Banka promosyonu konusunda emeklilerin elinin daha güçlü olmasını istiyoruz. Bu hakkın bankaların inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu bir kez daha dile getiriyoruz. Bizim sesimizi duymayanlar, milyonlarca emekliye kulağını tıkamış sayılır. Daha önce de dediğimiz gibi; bizimle dalga geçilmesin, milyonlarca emekli olarak asıl dalga biziz!" ifadelerini kullandı.

Kenan Pars’tan vekillere sert tepki: "Maaşımızı size bağışlayalım, yeter ki susun!" Haber

Kenan Pars’tan vekillere sert tepki: "Maaşımızı size bağışlayalım, yeter ki susun!"

Geçinemediğini söyleyen milletvekili ve emekli maaşı ile namus meselesini bir tutan vekilin açıklamalarına ateş püsküren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Maaşımızı bu vekillere bağışlayalım. Biz dalga geçilecek insanlar değiliz, 17 milyon nüfusumuzla asıl dalga biziz!” dedi. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars; asgari ücret, açlık ve yoksulluk sınırının altında ezilen emekli maaşı ile ilgili iki milletvekilinin yaptığı açıklamalara sert sözlerle veryansın etti. ’BU KADAR ÇOK AĞLAMASINLAR’ Emekli maaşı ile ilgili siyaset cephesinden inanılmaz değerlendirmeler geldiğini kaydeden TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Bir milletvekilinin, aylık 500 bin liraya yaklaşan milletvekili ve emekli maaşına rağmen geçinmekte zorlandığı yönündeki açıklamasını hayretler içerisinde izledik. Şok etkisi oluşturan bu milletvekilinin ailesine ait köftecinin, 2023-2024 yıllarında 49,2 milyon lira kazanç beyan ettiği yönündeki haberleri de aynı şekilde şaşkınlıkla okuduk. 2026 itibarıyla milletvekili maaşı 273 bin 196 liraya ve emekli milletvekili maaşı da 177 bin 658 liraya yükseltildi. Söz konusu vekilin ‘Emekli maaşımla milletvekili maaşımı sana vereceğim. Sen de gel bunları bir ay içerisinde idare et, yap. Meclis’te yemeklerin hepsine 5 defa zam yaptılar! Sizin yüzünüzden zamlı yiyoruz.’ Açıklaması gerçekten akıl almaz. Bu, nasıl bir düşünce yapısı?” diye konuştu. Emekliler ile adeta dalga geçildiğini kaydeden Kenan Pars, “Yine bir partiden başka bir partiye transfer olan bir milletvekilinin ‘Emekli maaşının üzerinde tepinip duruyorlar. Kardeşim, sen İsviçre’de yaşamıyorsun. Şu taraftan İngiliz geldiği zaman benim avrada bakacak da senin namusuna bakmayacak mı ya?’ sözleri, tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır. Milletin emanet ettiği koltuklarda oturan bu şahıslar, hangi ülkede yaşadıklarını bilmiyor galiba! Madem bu kadar çok ağlıyorlar, biz de bir kampanya başlatalım. Halihazırda geçinmeye yetmeyen emekli maaşımızdan, çoluk çocuğumuzun 3 kuruş rızkından alıp bu geçinemeyen vekillere bağış olarak gönderelim!” dedi. ’TORUNLARIMIZIN YÜZÜNE BAKAMIYORUZ’ En düşük emekli maaşının, kamuoyunun ısrarlı tepkisine rağmen ancak 20 bin lira seviyesine getirildiğini de hatırlatan Kenan Pars, “TÜRK-İŞ’in Ocak ayı rakamlarına göre; açlık sınırı 31 bin 223 liraya, yoksulluk sınırı da 101 bin 706 liraya çıktı. Asgari ücretin 8 bin 75 lira, açlık sınırının 11 bin 223 lira ve yoksulluk sınırının 81 bin 706 lira altında maaşa mahkum edilen emekli, tam anlamıyla ölüm-kalım savaşı veriyor. Emekliye acilen eşit maaş için intibak düzenlemesi yapılmalıdır. Emekli, bugün açlık sınırının da sınırlarını zorluyor. En düşük emekli aylığı, en azından asgari ücrete eşitlenmelidir. Emekli aylığı ile yaşam maliyeti arasındaki uçurum, her geçen gün daha da büyümektedir. Evde eşlerinin, çocuklarının, torunlarının yüzüne bakamayan emeklinin sorunları çözülmezse geçim sorununa bağlı toplumsal bunalım hali daha da derinleşecektir. Asgari değil, insanca yaşamak istiyoruz!” ifadelerini kullandı. ’ASIL DALGA, 17 MİLYONLA BİZİZ!’ Ocak ayı enflasyon rakamlarına da değinen Pars, "TÜİK'in rakamlarına göre; 2026 Ocak enflasyonu yüzde 4,84, yıllık enflasyon ise yüzde 30,65 olarak gerçekleşti. ENAG'ın verilerine göre de enflasyon; aylık yüzde 6,32, yıllık yüzde 53,42 oldu. Sokakta, çarşı-pazarda hissettiğimiz gerçek enflasyon ise yüzde 120'nin üzerinde. Aralık ayında enflasyon 0,89 iken ne hikmetse Ocak ayında yüzde 5'e yakın enflasyon çıktı! Bunun asıl nedeni, emekliye zam vermemek için Aralık enflasyonunu düşük tutmaktır. Bu, gerçek bir enflasyon değil. Yüksek fiyat artışları, emeklileri hızla yoksullaştırmaktadır. Bu nedenle, geçim kriterlerini karşılayacak adil ve sürdürülebilir bir aylık hesaplama sistemine acilen dönülmelidir. 2008'de eski kanundan gelen taban aylık kaldırılmasaydı. Ocak ayı emekli taban aylığı 50 bin lirayı bulacaktı. Yani bugünkü taban maaştan 30 bin lira fazla olacaktı. Emekliler olarak gerekli cevabı en yakın zamanda vereceğiz. Biz dalga geçilecek insanlar değiliz, 17 milyon nüfusumuzla asıl dalga biziz!" şeklinde konuştu.

Ümit Özdağ: "2026 yılı 2025'ten çok daha zor geçecek!" Haber

Ümit Özdağ: "2026 yılı 2025'ten çok daha zor geçecek!"

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, İstanbul’un demografik ve stratejik önemine dikkat çekerek şehri "Türkiye'nin 20 yıl ilerisinde bir laboratuvar" olarak nitelendirdi. İstanbul siyasetinin Türkiye siyaseti anlamına geldiğini belirten Özdağ, kenti bekleyen en büyük tehlikenin ise deprem olduğunu söyledi. “DEPREMDE 2 MİLYON İNSAN ENKAZ ALTINDA KALABİLİR” Olası İstanbul depremine karşı ne iktidarın ne de muhalefetin ciddi bir hazırlığı olmadığını savunan Özdağ, "İlk sarsıntıda 48 bin binanın yıkılacağı tahmin ediliyor. Gece saatlerinde yaşanacak bir depremde 2 milyona yakın insan enkaz altında kalabilir. Japonya’da okulların altı su ve malzeme deposudur. Bizde ise 20 milyonun yaşadığı ekonominin bel kemiği olan şehirde hiçbir hazırlık yok. Zafer Partisi olarak, deprem öncesi ve sonrası en kapsamlı hazırlığı yapan tek partiyiz" dedi. “İSTANBUL ULUSLARARASI MAFYANIN BAŞKENTİ OLDU” İstanbul'un uyuşturucu ve kara para trafiğinin merkezine dönüştüğünü iddia eden Özdağ, "Tertemiz Türkiye Projesi" ile bu sorunu kökten çözeceklerini belirtti: "İstanbul’da kullanılan uyuşturucu miktarı Amsterdam’dan fazla. Uluslararası mafya liderleri rezidanslarda komşu oldu. Çıkaracağımız yasalarla uyuşturucu baronlarının mal varlıklarına el koyacağız. Onlara insanlığa karşı suç işleyen terör örgütü muamelesi yaparak yeryüzü cehennemini yaşatacağız." “EMEKLİYE VERİLEN MAAŞ DEĞİL, SOSYAL YARDIMDIR” Ekonomik buhranın orta sınıfı yok ettiğini ve halkın sefalete sürüklendiğini söyleyen Özdağ, emekli maaşlarına sert tepki gösterdi: "16 milyon emekli 20 bin lira alıyor. Açlık sınırı 30 bin, yoksulluk sınırı 92 bin lira olmuş. Emekliye verilen bu para maaş değil, kaymakamlık yardımıdır. Para yok diyorlar ama yandaşlar Londra’dan caddeler satın alıyor. Bizim iktidarımızda sömürüye son verecek, planlı kalkınma modeline geri döneceğiz." Sığınmacılar İçin "1 Numaralı Kararname" Mesajı Özdağ, olası bir iktidar değişiminde atılacak ilk adımı tekrar hatırlatarak, "Devlet yönetimini devralmaya hazırlanıyoruz. İlk gün, 1 numaralı kararname ile 13 milyon sığınmacı ve kaçağı vatanlarına geri göndermeye başlayacağız" ifadelerini kullandı. "VATANSEVERLERİN ELİ SIKILMAYA HAZIRIZ" İttifak sorusuna da yanıt veren Özdağ, önceliklerinin tek başına %51'e ulaşmak olduğunu ancak sürecin ittifakları gerektirmesi durumunda milli çizgideki vatanseverlerle iş birliğine açık olduklarını söyledi: "Öcalan’a 'kurucu önder' diyenlere karşı, Türk milletinin varlığı için mücadele eden vatanseverlerin uzattığı eli biz sıkmaya hazırız."

Emeklinin mutfağında tencere kaynamıyor! Haber

Emeklinin mutfağında tencere kaynamıyor!

Açlık sınırının 2 emekli aylığına ve yoksulluk sınırının 6 emekli aylığına denk geldiğine dikkati çeken Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, maliyetlerin katbekat arttığı kış mevsimine dikkati çekerek ‘acil müdahale’ çağrısı yaptı. “SOKAĞIN RAKAMLARI BAMBAŞKA” Enflasyon rakamlarının Türkiye’de milyonlarca emeklinin Ocak zammını belirleyici olduğunu vurgulayan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Kasımda tüketici fiyatları, bir önceki aya göre yüzde 0,87 artış gösterdi. Yıllık enflasyon ise yüzde 31,07 olarak kaydedildi. Temmuz-Kasım dönemi enflasyon oranı, yüzde 11,20 olarak kayıtlara geçti. TÜİK görevini yapmalı, emekli-işçi ve memur zamları gündeme geldiğinde enflasyonu kâğıt üzerinde düşürmek için uğraşmamalıdır. Biz TÜİK’e inanmıyoruz. Enflasyon Araştırma Grubunun (ENAG) verilerine göre Kasımda enflasyon yüzde 2,13 artarken yıllık enflasyon yüzde 56,82 olarak gerçekleşti. Arada ciddi fark var. Asıl farkı da sokağa, çarşı-pazara çıktığınız zaman görürsünüz. Sokağın enflasyonu, yüzde 120 barajını da yıkıp geçmiş durumda. Neredeyse her gün iğneden ipliğe zam geliyor. Akaryakıttaki artışlarla beraber bu zam oranları daha da katlanıyor. Yeni yılda enflasyon hesabına göre emekli maaşına yüzde 13 zam yapılması bekleniyor. Bu da 2026’da en düşük emekli maaşının 19 bin TL seviyesine geleceğini gösteriyor. Yani önümüzdeki yılın en düşük emekli aylığı bile bugünkü asgari ücretin altında kalacak. Bu da en düşük emekli aylığının, bir türlü asgari ücreti yakalayamayacağını gözler önüne seriyor. Rakamlar, nasıl vahim bir tablonun olduğunu gözler önüne sermektedir.” diye konuştu. “EMEKLİ KIŞI PERİŞAN GEÇİRİR” Geçim derdiyle boğuşan emeklinin alışverişten eve döndüğünde psikolojik olarak hırpalandığını da dile getiren Pars, “TÜRK-İŞ’in açıkladığı son rakamlar, çok acı bir tabloyu işaret ediyor. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı, 29 bin 827 TL; yoksulluk sınırı, 97 bin 158 TL’ye yükseldi. En düşük emekli aylığı ise 16 bin 881 TL! Açlık sınırı yaklaşık 2 emekli aylığına, yoksulluk sınırı ise 6 emekli aylığına denk geliyor. Mutfaktaki yangın giderek büyüyor. Mutfakta tencere kaynamıyor! Sayın Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri, lütfen sesimizi duyun. İyice kışa girdik sayılır. Dayanacak gücümüz kalmadı. En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine getirilmezse emekliler, bu kışı perişan halde geçirecektir. Emeklilerin olmazsa olmazı seyyanen zam ve intibak kanunu istiyoruz. Emeklileri enflasyon hesabından çıkartsınlar. Enflasyon hesaplaması, emekliler arasındaki uçurumu derinleştiriyor. Bu da çok önemli bir toplumsal sorundur. Kesinlikle göz ardı edilmemelidir.” ifadelerini kullandı.

TÜRK-İŞ Mart ayı açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı Haber

TÜRK-İŞ Mart ayı açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı

TÜRK-İŞ, açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının Mart ayı sonuçlarını açıkladı. Buna göre dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 23 bin 615 lira, gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamaları için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) 76 bin 922 lira ve bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 30 bin 617 lira olarak hesaplandı. "GIDA İÇİN' YAPMASI GEREKEN ASGARİ HARCAMA TUTARINDAKİ ARTIŞ BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜZDE 1,25 ORANINDA GERÇEKLEŞTİ" Araştırmada gıda ve mutfak enflasyonuna da yer verildi. Buna göre bir ailenin ‘gıda için' yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 1,25 oranında gerçekleşti. Ayrıca 2025 yılının ilk üç ayı itibariyle artış oranı yüzde 12,00 oranında hesaplandı. On iki aylık değişim oranı yüzde 40,62 olurken yıllık ortalama artış ise yüzde 54,87 olarak gerçekleşti. Araştırmaya göre süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin bulunduğu grupta, süt fiyatlarında bir değişim gözükmezken, peynir fiyatında ise belirli markalar özelinde bir miktar artış tespit edildi. Öte yandan Yoğurt fiyatlarında dikkati çeken önemli bir değişiklik olmadığı gözlemlendi. "Kuzu etinin kilogram fiyatında ise geçen aya göre yüzde 4 oranında artış olduğu gözlemlendi" Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ürünlerinin bulunduğu grupta; dana kıyma ve kuşbaşı ile tavuk etinin fiyatında bu ay yine bir miktar artış oldu. Kuzu etinin kilogram fiyatında ise geçen aya göre yüzde 4 oranında artış olduğu gözlemlendi. Balık fiyatları bu ay bir miktar düştü. En çok tercih edilen ürünlerden biri olan hamsinin kilogram fiyatı geçen ay 270-300 lira arasında iken bu ay 230-250 lira arasında olduğu tespit edildi. Yine araştırmaya göre yumurtanın fiyatı da yine artış gösterdi. Geçen yıl Mart ayında tanesi 5,68 lira olan yumurtanın ortalama fiyatı bu ay 7,54 lira olarak hesaplandı. Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, yeşil ve kırmızı mercimek) grubunda önemli bir değişikli tespit edilmedi.

Türk-İş: Açlık sınırı 23 bin 324 lira Haber

Türk-İş: Açlık sınırı 23 bin 324 lira

TÜRK-İŞ, şubat ayı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarını açıkladı. Konfederasyon tarafından yapılan açıklamada, "Çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay düzenli olarak yapılan bu araştırmanın 2025 Şubat ayı sonucuna göre Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 23 bin 323,86 TL'ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 75 bin 973,49 TL'ye, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti' de aylık 30 bin 206,24 TL'ye yükseldi" denildi. TÜRK-İŞ'in verilerine göre şubat itibarıyla Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin 'gıda için' yapması gereken asgari harcama tutarının bir önceki aya göre yüzde 5,39 arttığı, 12 aylık değişim oranının yüzde 43,47, yıllık ortalama artışın ise yüzde 57,73 olarak gerçekleşti.ği belirtildi. Açıklamada, hesaplamada temel alınan ve doğrudan çarşı-pazar-market dolaşılarak derlenen gıda ürünleri fiyatlardaki değişimin harcama gruplarına göre şubatta şöyle gerçekleştiği kaydedildi: "Süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin bulunduğu grupta; çiğ süt fiyatındaki artış bu ay raflarda daha belirgin hale geldi. Geçen aya göre bu grupta en fazla fiyat artışının sütte olduğu tespit edildi. Yoğurtta yüzde 2 oranında, beyaz peynirde ise yüzde 3,5 oranında artış olduğu gözlemlendi. Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ürünlerinin bulunduğu grupta; dana kıyma ve kuşbaşı eti fiyatlarında artış olduğu tespit edildi. Kuzu etinin kilogram fiyatında bazı marketlerde artış olmasına rağmen ortalamada değişmedi. Geçen ay yapılan fiyat ayarlamaları nedeniyle sabit kalan tavuk etinin fiyatında bu ay artış olduğu gözlemlendi. Balık fiyatları bu ay da arttı. En çok tercih edilen ürünlerde biri olan hamsinin kilogram fiyatının 270 ile 300 TL arasında olduğu tespit edilmiştir. Balık fiyatı hesaplanırken her zaman olduğu gibi her tezgâhta olan ve satışı fazla çeşitlere ağırlık verilmiştir. Esnaf balık satışlarında ciddi bir azalma olmasından şikâyetçi olduğunu belirtmiştir. Diğer ürünlerden yumurtanın fiyatı kuş gribi salgını olması nedeniyle ve Amerika Birleşik Devletleri'ne yapılan ihracatında etkisiyle bu ay da artış gösterdi. Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, yeşil ve kırmızı mercimek) grubunda nohut ve kuru fasulyenin fiyatı da bir miktar artış gösterdi. Yeşil mercimek sabit kaldı. Kırmızı mercimekte ise yüzde 10'luk artış olduğu tespit edildi. Taze sebze-meyve fiyatları yine aile bütçesini zorlamaya devam etmektedir. Pazar esnafı satışların gerilediğinden oldukça şikâyetçi olduğunu belirtmiştir. Bir diğer gözlem ise pazardaki ürün çeşitliliğinin diğer aylara göre azalmış olmasıdır. Sebze grubunda mevsim sebzeleri olarak kabul edilen ıspanak, pırasa, karnabahar gibi ürünlerin fiyatı bu ay da sabit kaldı. Yine mevsim sebzelerinden olan lahananın fiyatının bu ay bir miktar gerilediği tespit edildi. Patates ve kuru soğan fiyatı bu ay da sabit kaldı. Kış aylarında tercih edilen mandalina, portakal, elma gibi meyvelerden portakal ve mandalinanın kilogram fiyatında artış olduğu tespit edildi. Sebze ortalama (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kilogram fiyatı 56,97 TL, ortalama meyve kilogram fiyatı geçen aya göre yüzde 18,5 artarak 72,50 TL oldu. Hesaplamada -bu ay- 22'si sebze ve 8'i meyve olmak üzere toplam 30 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Meyve-sebze ortalama kilogram fiyatı ise 57,83 TL (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada 'ortalama meyve-sebze fiyatı' kapsamında değerlendirilmektedir) olarak tespit edilmiştir. Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmeğin fiyatı değişmedi. Grupta yer alan diğer ürünlerden pirinç, bulgur ve irmik fiyatlarında artış olduğu gözlemlendi. Un ve makarnanın fiyatında değişiklik tespit edilmedi. Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; zeytinyağı üretiminde görülen artış fiyatlara olumlu yansıdı ve zeytinyağı fiyatı bu ay biraz geriledi. Tereyağının kilogram fiyatında da kısmi bir düşüş olduğu tespit edildi. Margarinin fiyatı arttı. Siyah ve yeşil zeytin fiyatı bu ay sabit kaldı. Yağlı tohum ürünlerinin fiyatında da artış olduğu tespit edildi. Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünlerinin (kimyon, nane, karabiber vb.) fiyatı azaldı. Çayın kilogram fiyatında yüzde 3'lük bir artış olduğu gözlemlendi. Diğer ürünlerden pekmez ve bal fiyatlarında artış olduğu tespit edildi. Geçen ay yüksek oranda artış görülen pekmez bu ay yerini bala bıraktı. Balın fiyatında yüzde 10'luk bir artış olduğu gözlemlendi. Reçel ve salçanın fiyatı bir miktar azalırken, ıhlamurun fiyatı sabit kaldı."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.