SON DAKİKA
Hava Durumu

#Adalet

Söz Bursa - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fikret Aslan’dan sosyal güvenlik uyarısı: "Aktif-Pasif dengesi çöküyor, sistem sürdürülemez!" Haber

Fikret Aslan’dan sosyal güvenlik uyarısı: "Aktif-Pasif dengesi çöküyor, sistem sürdürülemez!"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin hızla sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini belirterek, özellikle evde bakım yapan kişilerin emeklilik ve sosyal güvenceye erişememesinin “sosyal devlet” ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Aslan, “Sosyal güvenlik sistemi; yaşlılık, hastalık, iş kazası, malullük, işsizlik, ölüm ve analık gibi risklere karşı yurttaşı korumak için vardır. Ancak bugün sistem, hem mali açıdan hem de kapsayıcılık açısından ciddi bir kırılma yaşıyor. Evde bakım emeği veren vatandaşlarımız görünmez emekçi muamelesi görüyor” dedi. Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temel olarak prim esaslı işlediğini, mevcut çalışanların primleriyle mevcut emeklilerin aylıklarının ödendiği “dağıtım sistemi” (PAYG) yapısında emeklilik için dünyada genel kabul gören dengenin “4 çalışanın 1 emekliyi finanse etmesi” şeklinde olduğunu, bizde ise tablonun tam tersine gittiğini ifade etti. “AKTİF-PASİF DENGESİ ÇÖKÜYOR: 2002’DE 2,1, 2025’TE 1,6” İl Başkanı Aslan, 2002 yılında 12,2 milyon çalışanın 5,9 milyon emekliyi finanse ettiğini; 2025 yılında ise 26,5 milyon çalışanın 16,9 milyon emekliyi finanse eder hale geldiğini hatırlatarak, aktif/pasif oranının 2,1’den 1,6’ya gerilediğini belirtti. Aslan, “Bu gidişle emekliye daha iyi maaş vermek için daha fazla prim toplamak gerekecek; ama kayıt dışılık, güvencesiz çalışma ve istihdamın niteliği bunun önünde engel. Üstelik EYT gibi popülist adımlar sistemi daha da sıkıştırdı” diye konuştu. “EVDE BAKIM EMEĞİ SİSTEMİN DIŞINDA BIRAKILIYOR” Fikret Aslan, Türkiye’de resmi kayıtlara göre yaklaşık 2,5 milyon engelli bulunduğunu, araştırmalara göre en az bir engeli olan birey sayısının 4,9 milyon civarında olduğunu; evde bakım yardımından yararlanan kişi sayısının da geçmiş yıllarda yaklaşık 500 bin olarak kayda geçtiğini ifade eden İl Başkanı Aslan, “Bu büyük toplumsal gerçekliğe rağmen, evde engelli bakımını üstlenen ve iş hayatına katılamayan kişiler için otomatik bir emeklilik hakkı yok. Bu insanlar çalışmıyor göründüğü için sistem onları ‘yok’ sayıyor. Oysa yaptıkları iş 7/24 bir bakım hizmetidir” dedi. A Parti İl Başkanı, evde bakım yapanların ancak isteğe bağlı sigorta ile 4B kapsamında prim ödeyerek emekliliğe hak kazanabildiğini; gelir yaratamayan, evde bakım yükü taşıyan birçok vatandaşın bunu fiilen karşılayamadığını söyledi. “DÜNYADA ÖRNEK VAR: BAKIM SÜRESİ EMEKLİLİĞE SAYILIYOR” İl Başkanı Aslan, bazı ülkelerde evde ücretsiz bakım yapanların sosyal güvenlik sistemince desteklendiğini belirterek, “Örneğin Almanya’da belirli bakım derecesinde (Pflegegrad 2 ve üzeri) bakım üstlenenlerin emeklilik primi bakım sigortası tarafından ödeniyor ve bu süre emeklilik hesabına dahil ediliyor. Türkiye’de de bakım süresinin sosyal güvenlik hakkına dönüştürülmesi zorunludur” ifadelerini kullandı. “MECLİS’TE TEKLİF VAR; AMA YASALAŞMIŞ DEĞİL” Aslan, 2026’ya girerken ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin sosyal güvenceye alınması ve emeklilik hakkı elde etmesine yönelik TBMM’de bir kanun teklifinin gündemde olduğunu; ancak henüz yasalaşmadığını hatırlattı. Aslan, “Teklif; geliri olmayan ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin SGK kapsamına alınmasını, primlerinin bütçeden karşılanmasını hedefliyor. Aylık yaklaşık 11 bin TL düzeyinde destek ve tam sosyal güvence hedefi ifade ediliyor; fakat bunlar bugün itibarıyla yürürlükte değil” dedi. “ERKEN EMEKLİLİK HAKKI SADECE SİGORTALI ANNELER İÇİN; EVDE BAKIM EMEĞİ YİNE DIŞARIDA” İl Başkanı Aslan, 5510 sayılı Kanun’da ağır engelli, bakıma muhtaç engelli çocuğu bulunan kadın sigortalılara prim günü avantajı ve yaş indirimi sağlandığını; ancak bunun sigortalı çalışma içinde olanları kapsadığını vurguladı. Aslan, “Bu düzenleme evde bakım yapan ama sigortalı olmayan milyonları kapsamıyor. Ayrıca eşin engelli olması tek başına erken emeklilik hakkı doğurmuyor. Sistem parçalı ve adaletsiz bir zeminde ilerliyor” dedi. “SAHTE SİGORTALILIK ARTIYOR; İNSANLAR SİSTEME GİRMEK İÇİN ÇARESİZ” Anahtar Parti İl Başkanı, son yıllarda sahte sigortalılık vakalarının arttığını, 2022’de 106 bin, 2023’te 188 bin ve 2024’te 95 bin kişinin emekliliğinin iptal edildiğinin kayda geçtiğini belirterek, “Vatandaş sağlık hizmetine erişmek ve emeklilik hakkı kazanmak için kayıt dışı yollara itiliyor. Denetim mekanizması güçlenmeli; ama hak kayıplarına yol açan uygulamalar da adaletle ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı. BÜTÇEDEN SGK’YA AKTARIM ARTIYOR: “KAYNAK VARSA ADALETLE KULLANILMALI” Fikret Aslan merkezi yönetim bütçesi içinde SGK’ya yapılan ödemelerin arttığını; 2026 bütçesinde SGK’ya aktarılan fonun genişletildiğini ifade ederek, “Madem bütçeden kaynak aktarılıyor, bunun geliri olmayan kesimlerin refahına gerçek bir katkı sağlaması şarttır. Evde bakım emeği verenler bu katkının en meşru adreslerinden biridir” dedi. POLİTİKA ÖNERİLERİ İl Başkanı Aslan, Anahtar Parti iktidarında sosyal güvenlik sisteminin işlevsel hale getirilmesi için şu adımların atılacağını belirtti: Kayıt dışılıkla etkin mücadele: Yoğun işyeri denetimleriyle sigortasız çalışmanın önüne geçilecek; kayıt dışı istihdam kayıt altına alınacaktır.PAYG sisteminde sürdürülebilirlik: İstihdamı artırıcı politikalarla aktif/pasif denge güçlendirilecek; sistemi bozan popülist düzenlemeler yerine gerçekçi bir rehabilitasyon programı uygulanacaktır.“Gümüş Ekonomi” yaklaşımının sisteme entegrasyonu: Evde bakım, rehabilitasyon, uzun dönemli bakım sigortası, yaşlı dostu konut ve bakım ekonomisi alanları sosyal güvenlik ekosisteminin parçası haline getirilecektir.“Evde Bakım Hizmeti Sigortası” kurulması: SGK bünyesinde özel bir kategori oluşturularak evde bakım emeği yasal güvenceye kavuşturulacaktır.“Evde Bakım Borçlanması” uygulaması: Askerlik/doğum/ücretsiz izin borçlanmalarına benzer şekilde bakım süresi borçlanılabilir hale getirilecektir.Bireysel emeklilik kapsamının genişletilmesi: Vatandaşın kayıt dışı yollara yönelmesini önleyecek kapsayıcı tamamlayıcı mekanizmalar geliştirilecektir.Hak ve yükümlülüklerde adalet: Yaş ve süre eşitliği ilkesi esas alınarak prim bedeliyle uyumlu, adalet duygusunu güçlendiren emekli aylığı yapısına geçilecektir. Aslan açıklamasını “fırsatta eşitlik, bölüşümde adalet anahtarda” sözleriyle tamamladı.

Bahçeli’den Dünyayı sarsacak çıkış: "ABD istedi, terör devleti İsrail vurdu!" Haber

Bahçeli’den Dünyayı sarsacak çıkış: "ABD istedi, terör devleti İsrail vurdu!"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bahçeli, "Ülkü Ocakları, Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletinin eylem ve fikir membaı; Kızılelma ülküsüyle İ’la-yı Kelimetullah ruhunun erdem ve fazilet mektebidir. Bu mektep, ahlak ve edebin refakatinde, aklın ve gönlün refikliğinde kemale ermenin hevesinde olan serdengeçti yüreklerin, yani Ülkücü Türk gençliğinin hiç sönmeyecek meşalesidir" diye konuştu. "BİZİM ARİFİMİZ DE ALİMİMİZ DE GIPTA EDİLECEK ÇOKLUKTADIR" Bahçeli, "Medeniyet ve millet mazimizin adeta toprak altına itilen cevherleri dikkatle tefrik ve tefsir edilip gün yüzüne çıkarıldığı takdirde görülür ki, bizim arifimiz de alimimiz de gıpta edilecek çokluktadır. 16’ıncı yüzyılda Batı toplumsal, siyasal, dini ve ideolojik çatışmaların göbeğinde bocalarken; Süleymaniye Külliyesi’nde kurulan tıp medresesinde matematik okutuluyor, insan fizyolojisiyle ilmin incelikleri öğretiliyordu. Kopernik’in, Batlamyus sistemiyle birlikte, o sisteme muvafık bir şekilde yerleşen Hıristiyan kainat görüşünü yıktığı anlatılır. Kepler’in gezegenlerin hareketleriyle ilgili kanunları bulduğu açıklanır. Ayrıca Galile’nin mutlak zamanın ölçülmesi ve düşmeye ait tecrübeleriyle Aristo fiziğini boşa düşürdüğünden bahsedilir. Batı’nın konuşup tartıştığı bütün konu başlıklarıyla ilgili çalışmaları hem usul hem de esas boyutundan asırlar evvel Türk-İslam filozofları basiret ve bilgelikle gerçekleştirmişlerdi" dedi. "BASİRET; SEÇİLMESİ GEREKEN ŞEY İLE SAKINILMASI GEREKEN ŞEYİ BELİRLER" Basiret kavramının seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirlediğini vurgulayan Bahçeli, "Basiret; seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirler. Cesaret olmadan basiretin açılacağı yer korkaklığın uçurumudur. Basiret olmadan cesaretin varacağı yer ise çılgınlığın ucudur. Bir fikir insanı, bir dava neferi, ilim ve hidayet yolcusu bir şahsın basiretle ve cesaretle eşzamanlı kuşanması elbet mecburidir. Günümüzde, bundan mahrum kimi sözde aydınlar, merhum Cemil Meriç’in işaret ve ifade ettiği üzere, Batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalıştılar. Sonra bu hazinelerini unuttular. Müteakiben düşman putlarını takdis ettiler, hayranlıkla benimsediler. Ne olduysa ondan sonra oldu, velhasıl devin papağan olmasına hizmet ettiler" şeklinde konuştu. "DOĞRU DAVRANIŞ DOĞRU FİKRİN MOMENTİDİR" Doğru davranışının doğru fikrin momenti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Halbuki dava irfanımızı yeniden fethettiğimizde, bugünümüzü düne bağlayacak köprüler inşa ettiğimizde göz kamaştıran fikir ve düşünce sıçramalarını, muazzam buluş ve eserleri görmemiz kaçınılmazdır. Yine Cemil Meriç’in dediği gibi, fikir adamı için namus abeste direniş değil, hakikate teslimiyettir. Bu teslimiyet asil ve soylu bir teslimiyettir. Aklın zirvesi hakikat, adaletin zirvesi hakkaniyettir. Bu zirvelere tırmanmak, bu zirvelerde dünyayı Türkçe okumak sizlerin en temel ülküsü olmalıdır. Mananın yerine geçen elfazı bir yana bırakarak, içi boş sloganları bir kenara koyarak şunu unutmayınız ki, ülkücünün ülküsünde erimesi yüksek hedeflere kilitlenmesiyle mümkündür. Doğru davranış doğru fikrin momentidir" ifadelerini kullandı. "EŞYANIN TABİATI KURUMLARIN ÖZÜDÜR" "Bu iki doğru üzerinde düz bir çizgiyle hayat planını yapanlar; insanı baskı altında tutan her neviden boyunduruğa karşı çıkmaktan, peşin yargıların maskesini yırtmaktan asla çekinmeyeceklerdir" diyen Bahçeli, "Neyin doğru, neyin yanlış; neyin değerli, neyin değersiz olduğunu bilmeyen bir insanın doğru davranışta bulunması, doğru bir fikrin etrafında buluşması eşyanın tabiatına aykırıdır. Peki bu eşyanın tabiatı nedir? Bundan ne anlaşılmalıdır? Eşyanın tabiatı, insanın toplum, çevre ve doğayla olan ilişkileri içinde oluşmaktadır. Değer-olgu; ideal-realite birliği eşyanın tabiatını teşkil etmektedir. Hukuk, eşyanın tabiatından kaynaklanan zorunlu ilişkilerdir. Kısaca diyebiliriz ki, eşyanın tabiatı kurumların özüdür" dedi. "GÜÇSÜZ ADALET ACİZ, ADALETSİZ GÜÇ ZULÜMDÜR" MHP Lideri Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Dünyaya bakınız, beşeriyetin hal-i pürmelalini ve sıcak gelişmeleri yorumlayınız; eşyanın tabiatına mugayir ne varsa tedavülde olduğunu fark edeceksiniz. Bununla mündemiç cevabını aramak zorunda olduğumuz sorular da şunlardır: Adalet nerededir? Akıl nereye gitmiştir? Ahlaka ne olmuştur? ‘Eğer adalet yoksa’ diyor Kant, insanların yeryüzünde yaşıyor olmasının bir değeri kalmayacaktır. Gündüz vakti elimizde fener alarak adalet mi arayalım? Ahlakın ilke ve esaslarını mı soruşturalım? Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zulümdür. Adalet ile gücü eklemlemek ise fikir, düşünce ve siyaset insanlarının hedefi olmalıdır. Bugünkü çağımızın en mühim açığı insani değer ve mirastaki hüsran verici zayıflık ve zedelenmedir. Bu nedenle çağa ve zamana müdahil olacak dirayet, cesaret ve hamiyete malik olmak lazımdır." "ABD’NİN İRAN’A BEKLENEN SALDIRISI TERÖR DEVLETİ İSRAİL TARAFINDAN YAPILDI" "Dünyanın karmakarışık siyasi ve jeopolitik ortamında bizi biz yapan, bizi tarihin ve kültürün derin köklerine bağlayan değerler mecmuuna sıkı sıkıya bağlanmaktan başka seçenek yoktur" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Etrafımızda kuşlar uçması gerekirken füzeler uçuyor. İnsanlık bir savaştan diğerine, bir çatışmadan bir başkasına sürükleniyor. Felaket senaryoları kuvveden fiile yavaş yavaş çıkıyor. Soykırım derseniz, en korkuncu yaşanıyor. Gözyaşları derseniz, kanla karışık oluk oluk akıyor. Ölüm sırasını bekleyen çocuklar merhamet ve vicdanları kavuruyor. Sabaha çıkar mıyım diye düşünen mağdur ve savunmasız insanlar hepimizin ciğerini dağlıyor. Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı." "ASKERİ OPERASYONLARIN HAKSIZ OLDUĞUNU DEĞERLENDİRİYORUM" ABD-İsrail ortak yapımı saldırılara yönelik İran’ın misillemesinin farklı ülkelerdeki ABD üslerini hedef aldığını belirten Bahçeli, "Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi, Kuveyt, Bahreyn ve kısmen de Katar ateşin içinde kaldı. İran’la yürütülen müzakerelerin sonucu beklenmeden ABD-İsrail eşgüdümünde icra edilen askeri operasyonların haksız, hukuksuz ve yaygın tehditlere açık olduğunu değerlendiriyorum. Ortalık kan revan içindedir. Zincirleme savaşlar derhal durmalı, aklı selim öne çıkmalıdır. Barış varken savaşmak bölgesel ve küresel sistemi dinamitlemek demektir" diye konuştu. "SAVAŞ DEĞİL BARIŞ HAKİM OLMALIDIR" Coğrafyada savaşın değil barışın hakim olması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Uyarıyorum; Tahran’ın, İsfahan’ın, Kum’un ve Kerec’in vurulması; sonuç olarak cevabi mahiyette karşılıkların verilmesi küresel bir savaşa doğru hızla dönüşebilecektir. Savaş değil barış hakim olmalıdır. Mübarek Ramazan ayında İslam beldelerinin karanlığa gömülmesi kabul edilemez bir durumdur. Merhameti kalmamış, empati duymayan, kendi çıkarlarına odaklanmış, masumları hedefine almış, öldürmeyi, yakmayı, yıkmayı, kırmayı olağan hale getirmiş sözde gelişmiş ülkeler ve bunların taşeronları inanıyorum ki iki cihanda da hesap vereceklerdir. İsrail Savunma Bakanı’nın, ‘önleyici saldırı’ başlattıklarını iddia etmesi, ABD Başkanı’nın ‘İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattık’ açıklaması aynı aklın ürünü, aynı amacın üretimidir" dedi. "TÜRKİYE’MİZİN BARIŞÇIL ÇAĞRILARI MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİN MUHAFAZASI İÇİN HER TEDBİRİN ALINMASIDIR" Bahçeli, "Burada esas olarak Türkiye’mizin sağduyu ve soğukkanlı hareket ederek barışçıl çağrıları ısrarla taraflarla paylaşması, milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır. Ramazan ayının mehabet ve muhabbetini tahrip edenler insanlıktan nasibini almayan kirli odaklardır. Sizler sabırla, akılla, imanla, vatan ve millet sevgisinin coşkusuyla duruşunuzu koruyacaksınız. Üzerinde dumanların tüttüğü dünyada Türk milletinin ve Türkiye’mizin ümit şadırvanı olmayı sürdüreceksiniz" ifadelerini kullandı.

''Tüm sorunları biliyoruz" Bozbey'den Karacabey'e müjde üstüne müjde! Haber

''Tüm sorunları biliyoruz" Bozbey'den Karacabey'e müjde üstüne müjde!

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Karacabey ilçesinde düzenlediği iftar programında vatandaşlar aynı sofrayı paylaşarak Ramazan ayının bereketini hep birlikte yaşadı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel iftar programları Karacabey ilçesiyle devam etti. Karacabey Kapalı Pazar Alanı’nda yapılan programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey ile birlikte CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Başkan Mustafa Bozbey masaları tek tek gezerek vatandaşların görüş ve önerileri dinlerken, akşam ezanının okunmasıyla birlikte oruçlar açıldı. “RAMAZAN’DA HER GÜN 35 BİN VATANDAŞIMIZA ULAŞIYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Karacabeylilerle kardeşlik sofrasında buluşmaktan son derece mutlu olduğunu söyledi. Ramazan ayının bereketini ve huzurunu kent genelinde hissettiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, gönüllerin aynı duada buluştuğunu, lokmaların paylaşıldığını, kardeşliğin pekiştirildiğini dile getirdi. Ramazan ayının dayanışmanın büyüdüğü, iyiliğin çoğaldığı, kalplerin yumuşadığı bir ay olduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Soframızda eşitlik, adalet, paylaşma, birlik ve beraberlik vardır. Ramazan ayı boyunca Bursa’nın dört bir yanında hemşehrilerimizle bir araya geliyoruz. Her akşam kardeşlik sofrasını bir ilçede kuruyoruz. 4 sabit iftar noktasında halkımızla buluşuyoruz. İftara yetişemeyenlere iftariyelik ikram ediyoruz. Ramazan ayında her gün ortalama 35 bin vatandaşımıza ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. “KARACABEYLİLERİ DE GÜLÜMSETİYORUZ” Bursalıların yanlarında olduklarını, dertlerini dinlediklerini, kenti ortak akılla yönettiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Ramazan ayında sosyal destekleri artırarak sürdürdüklerini belirtti. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı son dönemde vatandaşın üzerindeki yükleri hafifletmek için tüm olanakları kullandıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerle Karacabeylileri de gülümsetiyoruz. Karacabey’in altyapıdan üstyapıya tüm sorunlarını biliyoruz. Karacabeylilerin talep ettiği tüm hizmetleri gerçekleştireceğiz. Hayırlı Ramazanlar diliyorum” diye konuştu. CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu iftar programında çok iyi hissettiklerini ifade ederek, destek ve katkılarından dolayı Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. İftarın ardından Karacabey sokaklarında vatandaşlarla buluşarak esnafa hayırlı işler dileyen Başkan Mustafa Bozbey, girdiği bir kahvehanede çay ocağına geçerek çay ikramında bulundu. Başkan Mustafa Bozbey, teravih namazının ardından Karacabey Uluabatlı Hasan Camii’nde vatandaşlara tatlı ikramında bulundu.

Avukatlık kanunu'nda neler değişecek? İşte ilk detaylar Haber

Avukatlık kanunu'nda neler değişecek? İşte ilk detaylar

Adalet Bakanı Akın Gürlek, avukatlık mesleğinin güçlenmesi için yalnızca tekil düzenlemelerin yeterli olmayacağını konunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, "Bu maksatla Avukatlık kanunu daha kapsamlı bir şekilde ele almak için çalışma yapmaya ivedilikle başladık" dedi. Bakan Gürlek, Ankara 2 No’lu Barosunun düzenlediği iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Gürlek, mülkün temelinin adalet, adaletin temelinin ise savunma hakkı olduğunu söyledi. Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin güçlenmesi için yalnızca tekil düzenlemelerin yeterli olmayacağını konunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Bakan Gürlek, "Bu maksatla Avukatlık Kanunu daha kapsamlı bir şekilde ele almak için çalışma yapmaya ivedilikle başladık. Yargı reformu strateji belgesinde savunmanın güçlendirilmesinin temel hedeflerinden biri olarak önümüzdeki dönemde Avukatlık Kanununu güncelleyecek avukatların birlik, beraberlik ve belge temin yetkilerini genişletecek, stajyer avukatlara destek verecek düzenlemeler yapacağız. Amacımız avukatların mesleğini güven içinde saygınlıkla ve etkin şekilde icra edebileceği bir ortamı hazırlamaktır. Savunmanın güçlenmesi, yargının güçlenmesidir. Yargının güçlenmesi ise adaletin güçlenmesidir" dedi. Avukatlar yalnızca müvekkillerini temsil etmediğini aynı zamanda hukuk devletinin teminatı olduğunu anlatan Bakan Gürlek, arabuluculuk ve uzlaştırma gibi uygulamalarda elde edilen başarılarda avukatların rolünün çok büyük olduğunu kaydederek, "Son yıllarda avukatlık mesleğini güçlendirmek için önemli adımlar attık. Hukuk mesleklerine giriş sınavını getirdik. Hukuk fakültelerine, kaliteyi arttıracak düzenlemeler yaptık. E-duruşma sistemini hayata geçirerek avukatların yargılamalarda bulundukları yerden katılmasını sağladık. UYAP entegrasyonunu genişlettik. Bazı avukatlık hizmetlerindeki KDV oranını düşürdük. Mesleğe yeni başlayan avukatlar için baro keseneği muafiyeti ve finansman desteği imkanı getirdik. Adli yardım gelirlerini arttırdık. Bunlar savunmanın sesine kulak verilerek hayata geçirilmiş düzenlemelerdir" diye konuştu.

Özgür Özel Ankara'da konuştu: O planı ifşa etti! Haber

Özgür Özel Ankara'da konuştu: O planı ifşa etti!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970'lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin'in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs'te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara İl Örgütünce gerçekleştirilen iftar programına katıldı. Çankaya Zübeyde Hanım Sosyal Tesisinde konuşan Özel, Ramazan ayının mübarek olmasını diledi. Özel, "Bir siyasi partiyi gençleştirmek önemli, gençlerle buluşturmak önemli. Ama bir siyasi partiyi bir yaşta olan, yaşayan bir organizma olarak görmemek lazım. Bir orman gibi görmek lazım; en genç fidelerinden, en köklü ağaçlarına, en tecrübeli olan dallarına kadar" diye konuştu. "SİYASİ TARİHİMİZİN EN BÜYÜK SALDIRILARINDAN BİR TANESİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ" Özel, "Bugünlerde yapılan her konuşmada, her sohbette, ele mikrofon alınca yapacağınız her söylemde mutlaka içinde adalet oluyor, adalet olmadan bir şey konuşmak mümkün değil. En başta hiç şüphe yok ki siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından bir tanesi ile karşı karşıyayız. CHP ile hizmette yarışacak takati kalmayanlar, CHP'yi itibarsızlaştırmak, belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak ve siyasi olan ama yargı eliyle yürütülen birtakım davalar ya da dava tehditleri üzerinden milletin verdiği desteği, gösterdiği teveccühü görmezden gelmek, dikkatleri başka yere çekmek, sulandırmak ve milletin CHP'ye yönelişine bir set çekmeye çalışıyorlar. Bunun karşısında şüphesiz büyük bir cesaret, kararlılık, birlik ve beraberlik içinde mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı. "BİZ VAR OLDUKÇA DA KİMSE CUMHURİYET'E, KAZANIMLARINA, DEĞERLERİNE EL UZATAMAYACAK" Özel, her zorluğa karşı ayakta kaldıklarını vurgulayarak, "Biz savaş meydanlarında kurulmuş, darbelerde kapanmış ve ilk fırsatta tekrar açılmış ve genel başkanları hapis yatmış, il başkanları siyasi cinayetlere, ilçe başkanları, üyeleri siyasi cinayetlere kurban gitmiş ama bir santim eğilmemiş bir siyasi geleneğiz. Cumhuriyet'ten önce vardık, Cumhuriyet oldukça da var olacağız. Biz var oldukça da kimse Cumhuriyet'e, kazanımlarına, değerlerine el uzatamayacak. Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir parti" şeklinde konuştu. "TÜRKİYE İTTİFAKI, İÇİNDE TÜRKİYE'NİN BÜTÜN DEMOKRATLARINI BARINDIRIR" CHP'nin bünyesinde barındırdığı tüm çeşitliliklerden güç aldığını söyleyen Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhuriyet Halk Partililer, bir yaşam biçiminin tek başına tercih eden insanların oluşturduğu bir yapıdan değil, Anadolu'nun bütün renklerini, bütün inançlarını, bütün mezheplerini, bütün yaşam biçimlerini içinde barındıran ama ülkenin bölünmez bütünlüğü, ay yıldızlı al bayrak ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisinde birleşen koca bir ailedir. Bu ailenin varlığı, son girdiğimiz yerel seçimlerde ay yıldızlı al bayrağımızdan rengini alan Türkiye İttifakı'na katılmıştır. Türkiye İttifakı, içinde Türkiye'nin bütün demokratlarını barındırır. Türkiye İttifakı, sosyal demokratların, muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, liberal demokratların, Kürt demokratların bir arada olduğu, bir arada yaşamı savundukları, ülkenin varlığı, birliği, bütünlüğü için hep birlikte olan, ülkedeki herkesin inancına saygılı, inancını yaşamasına saygılı, tüm özgürlüklerin teminatı ve Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında bir kez daha yüzyıl öncesinde olduğu gibi tüm Anadolu'yu ve Trakya'yı kapsayan, kucaklayan milletin kol kola girerek ayağa kalktığı, bütün zorluklardan, bütün kuşatmalardan birlikte kurtuldukları bir süreci yeniden yaşamanın adıdır." "HEP BİRLİKTE ÇOK GÜZEL GÜNLERE OMUZ OMUZA, KOL KOLA YÜRÜMEYE KARARLIYIZ" Özel, omuz omuza yürümeye kararlı olduklarını vurgulayarak, "Biz Türkiye olarak biriz, beraberiz. Ülkemizle, vatanımızla, milletimizle, bayrağımızla, Atatürk'ümüzle birlikte bundan sonraki süreçte Türkiye'nin yüzde 90, 95'i olarak, bu büyük aile olarak aramıza nifak sokmaya çalışanlara, farklılıklardan kavga çıkarmaya çalışanlara, sürtüşmeden tansiyon, tansiyondan siyasi nema çıkarmaya çalışanlara karşı biz birbirimizi seviyoruz ve hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız. Biz Türkiye'yiz ve Türkiye'yi çok seviyoruz" açıklamasında bulundu. "FİLİSTİN İÇİN VERİLEN MÜCADELEYE HEM DİPLOMATİK DESTEĞİ HEM DE İNSANİ DESTEĞİ VERMİŞ OLAN BİR ÜLKEYİZ" Türkiye olarak 1970'lerin başından beri Filistin için verilen mücadeleye destek olduklarını aktaran Özel, şu ifadeleri kullandı: "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970'lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin'in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs'te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz. Buna uluslararası dünya da onunla birlikte Türkiye de vermesi gereken en sert reaksiyonu doğru zamanda vermedi. Ortaya çıkan tabloda kimse masum değil. Ama şimdi Trump‘ın Amerika'nın başına yeniden gelmesiyle, Gazze'ye dönük bakıp ‘Buraları güzelmiş. Orada Filistinlilere yer yok. Etraftaki Müslüman ülkelere onları dağıtacağım. Oraya kocaman oteller yapacağım, kumarhaneler açacağım. Plajları çok güzel. Önünde de çok petrol var, hidrokarbon var. Orayı istiyorum' dediği yer Gazze. Şimdi bir Gazze Barış Planı ortaya attı. Bir heyete uluslararası camiayı davet etti. Aklı başında, gerçek Filistin dostu, Amerika'dan korkmayan, bir takım çıkar ilişkileri içinde olmayan ülkeler bu işe mesafe koydular."

Nilüfer’de çocuk işçiliği tartışıldı: “Çocukların yeri iş değil okul” Haber

Nilüfer’de çocuk işçiliği tartışıldı: “Çocukların yeri iş değil okul”

Nilüfer Kent Konseyi, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi ve Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Vakfı iş birliğiyle düzenlenen “MESEM ve Sermaye Kıskacında Çocuklar ve Çocuk İşçiliği” paneli, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Nilüfer Kent Konseyi’nde, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan çocukların karşılaştığı sorunlar ve çocuk işçiliğinin geldiği boyutun ele alındığı panelin moderatörlüğünü Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın üstlendi. Fişek Enstitüsü’nden Doç. Dr. Emirali Karadoğan ve Dr. Nail Dertli’nin konuşmacı olarak yer aldığı programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi Başkanı Naci Damar ve Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal da katıldı. “EŞİT YAŞAM HAKKINA SAHİP OLMALILAR” Panel öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Türkiye’de çok sayıda çocuğun çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekerek çocukların yerinin iş yerleri değil okullar olduğunu söyledi. Nilüfer Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının temelinde her çocuğun eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkı bulunduğunu vurgulayan Erman, şunları kaydetti: “Çocukların emeği üzerinden büyüyen hiçbir düzen adil değildir. Nilüfer’de bizler çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, özgürce gelişebildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir kent için sorumluluk almaya, ses yükseltmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü çocukları korumak yalnızca bir sosyal hizmet politikası değil, aynı zamanda adalet ve demokrasi meselesidir.” “ÇOCUKLAR HAFTANIN DÖRT GÜNÜ İŞTE” Panelde konuşan Dr. Nail Dertli, MESEM kapsamında çırak olarak çalışan çocukların eğitimden çok üretim sürecinin parçası haline geldiğini belirterek, çocukların haftada bir gün okula, dört gün iş yerlerine gittiğini söyledi. Çıraklık sisteminin temel amacının meslek öğretmek olduğunu hatırlatan Dertli, uygulamada bunun ana istihdam modeline dönüştüğünü ifade ederek, “Korunması gereken bir grubu piyasanın insafına bırakmış olursunuz” dedi. Dertli ayrıca çocuk işçilerin yaşadığı kazaların çoğu zaman resmi kayıtlara yansımadığına dikkat çekerek, iş kazalarının genellikle uzuv kaybı veya ağır yaralanma olmadıkça bildirilmediğini söyledi. “UCUZ EMEK OLARAK GÖRÜLÜYORLAR” Doç. Dr. Emirali Karadoğan ise çocuk işçiliğinin özellikle yoksul ailelerin çocuklarını etkilediğini belirterek, küçük işletmelerde uzun ve belirsiz saatlerle çalıştırıldıklarını ifade etti. Karadoğan, çocukların haklarını ve iş kazası kavramını çoğu zaman bilmediklerini de vurguladı. Panelde, çocuk işçiliğiyle mücadelede kamu politikalarının güçlendirilmesi ve çocukların eğitim hakkının korunmasının önemine dikkat çekildi.

Gürkan; “Gençlik, Türkiye Yüzyılı’nın bugünkü öznesidir” Haber

Gürkan; “Gençlik, Türkiye Yüzyılı’nın bugünkü öznesidir”

AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen 63. İl Danışma Meclisi Toplantısı, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen, Ayhan Salman, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç, Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Muhammed Müfit Aydın’ın yanı sıra Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi ve Marmara Bölge Koordinatörü Zeki Tutlübük, ilçe başkanları, belediye başkanları, il yönetim kurulu üyeleri ve gençlik kolları teşkilatları katıldı. Programda gençlik çalışmaları, teşkilat disiplini ve Türkiye Yüzyılı vizyonu ana gündem maddeleri olarak ele alındı. GÜRKAN: “BURSA SIRADAN BİR ŞEHİR DEĞİL” Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa’nın tarihi misyonuna dikkat çekerek, “Osmanlı’nın filizlendiği bu şehir sadece bir coğrafya değil; bir medeniyetin mayasının karıldığı yerdir” dedi. Danışma meclisinin yalnızca bir toplantı değil, aynı zamanda bir fikir ve medeniyet tasavvurunun yeniden konuşulduğu bir zemin olduğunu vurgulayan Gürkan, gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “GENÇLİĞİ YARININ DEĞİL, BUGÜNÜN GÜCÜ OLARAK GÖRÜYORUZ” AK Parti’nin gençliğe bakışını net ifadelerle ortaya koyan Gürkan, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı değil, bugünün en güçlü öznesi olduğunu söyledi. Bursa’da eğitime yapılan yatırımlar, yeni okullar, spor tesisleri, gençlik merkezleri ve teknoloji atölyeleriyle gençlere güçlü bir altyapı sunulduğunu belirten Gürkan, “Güçlü Türkiye, güçlü gençlikle olur” ifadelerini kullandı. Savunma sanayiindeki atılımlara ve TEKNOFEST kuşağına da değinen Gürkan, genç mühendislerin İHA ve SİHA projeleriyle dünyada söz sahibi olduğunu belirterek, medeniyet inşasının yalnızca teknolojiyle değil; ahlak, adalet ve fikri derinlikle mümkün olacağını vurguladı.“Bu dava sadece siyaset yapma davası değildir; aynı zamanda bir değerler davasıdır” diyen Gürkan, gençlere yalnızca diploma değil, duruş ve memleket bilinci kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. “TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ BU MİLLETİN GÖZBEBEĞİDİR” Konuşmasında son dönemde yaşanan polemiklere de değinen Gürkan, afet süreçlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahada olduğunu hatırlatarak, “Bu milletin askeri, bu milletin evladıdır. Hiç kimse Türk askerine dil uzatamaz” dedi. Devlet kurumlarının siyasi polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini vurgulayan Gürkan, gençlerin milli değerlere sahip çıkan bir bilinçle hareket etmesi gerektiğini ifade etti. AK GENÇLİK SAHADA AK Parti gençliğinin konfor alanında değil sahada olduğunu belirten Başkan Gürkan, Bursa’nın 17 ilçesinde aktif teşkilat çalışması yürütüldüğünü söyledi. Teşkilat kültürünün disiplin, bilinçli aidiyet ve liyakat esasına dayandığını ifade etti. Başkanı Gürkan, teşkilat mensuplarını tebrik ederek, “Bu gençlik bu davayı emekle büyütüyor” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlere duyduğu güveni hatırlatan İl Başkanı Gürkan, 18 yaşında seçilme hakkının AK Parti döneminde hayata geçirildiğini belirtti. RAMAZAN MESAJI: “NİYETİMİZ BİR, İNANCIMIZ BİR, YOLUMUZ BİR” Yaklaşan Ramazan ayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davut Gürkan, teşkilatın bu mottoyla sahada olacağını söyledi. Yüz yüze iletişimin önemine dikkat çeken Gürkan, gençlerin dijital çağın imkânlarını doğru kullanarak sahadan kopmadan çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Gürkan, “Üreten olun. Şikâyet eden değil inşa eden olun. Dünyayı takip edin ama kendi medeniyet kodlarınızı unutmayın” mesajını verdi. Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Furkan Akın ise teşkilatın son dönemde yürüttüğü çalışmalar hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Mahalle yapılanmasından üniversite çalışmalarına, sosyal sorumluluk projelerinden gençlik organizasyonlarına kadar birçok alanda kapasiteyi büyüttüklerini belirten Akın, AK Gençlik Bursa’nın artık sadece faaliyet yapan değil; strateji üreten, planlayan ve sonuç alan bir yapı haline geldiğini söyledi. Program sonunda saha çalışmaları kapsamında teşkilata en fazla genç üye kazandıran gençlik kolları mensuplarına plaket takdim edildi. Plaket töreninin ardından teşkilat mensuplarının ilettiği soru, öneri ve talepler İl Başkanı Gürkan ve milletvekilleri tarafından tek tek yanıtlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.