SON DAKİKA
Hava Durumu

#Adalet Bakanı

Söz Bursa - Adalet Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Akın Gürlek’ten Özgür Özel’e "Algı Operasyonu" tepkisi! Haber

Bakan Akın Gürlek’ten Özgür Özel’e "Algı Operasyonu" tepkisi!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına sosyal medya üzerinden yanıt verdi. Gürlek, "Özgür Özel’in bugün şahsıma yönelik yaptığı açıklamalar, herhangi bir delile dayanmayan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, X hesabından yaptığı açıklamada, Özgür Özel’in kendisine yönelik iddialarını "herhangi bir delile dayanmayan açık bir algı operasyonu" olarak nitelendirdi. 20 yılı aşkın süredir devletin çeşitli kademelerinde görev yaptığını ifade eden Gürlek, hâkim olan eşiyle birlikte mal varlığı beyanlarını mevzuata uygun şekilde düzenli olarak sunduklarını vurguladı. Özel’in gündeme getirdiği iddiaların "tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü" olduğunu savunan Gürlek, bu tür söylemlerin kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu belirtti. Gürlek açıklamasında, Özgür Özel’in daha önce de benzer iddialarda bulunduğunu ve bunların asılsız çıktığını ileri sürerek şu ifadelere yer verdi: "Yargı görevim süresince terör ve organize suç yapılarıyla yürüttüğüm mücadele nedeniyle şahsımı bu şekilde sorumsuzca hedef göstermesi, sistematik bir karalama kampanyasının parçasıdır. Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasi kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir. Bu iftiralar karşısında, başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri derhal başlatıyorum."

İBB davası canlı yayınlanacak mı? Adalet Bakanı Akın Gürlek son noktayı koydu Haber

İBB davası canlı yayınlanacak mı? Adalet Bakanı Akın Gürlek son noktayı koydu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının canlı yayınlanması çağrısıyla ilgili, "Canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerekiyor. Şu an mevzuatımızda canlı yayınlanmasına imkan yok ama kanun değişirse canlı yayınlanabilir" dedi. Mecliste AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını cevaplayan Bakan Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin üçüncü kez İBB davasının canlı yayınlanması çağrısıyla ilgili açıklamada bulundu. Davanın canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerektiğini ifade eden Bakan Gürlek, "Şu an mevzuatımızda canlı yayınlanmasına imkan yok ama kanun değişirse canlı yayınlanabilir. Zaten şu an yargılama süreci devam ediyor biliyorsunuz. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Burada siyasi şov yapılamaz. Mahkeme salonlarında yalnızca yargılama yapılır. Burada şahısların statü ve görevleri önemli değildir. Herkes sanık statündedir. Mahkeme salonlarında hakim, savcı hitap ederken sanık Ali, sanık Mehmet, sanık Ekrem diye hitap eder. Belediye başkanım, sayın müdürüm diye hitap etmez. Anayasamızın 138. maddesine göre mahkemeler, Türk milleti adına yargılama yapar. Yargılama sürecinde kimse mahkemelere telkin, talimat, emir veremez. Bunun altını çizmek gerekiyor. Usule göre her sanığın ne zaman savunma yapacağı mahkeme heyeti tarafından belirlenmiştir. Sanık Ekrem İmamoğlu da mahkeme tarafından belirlenen günde savunmasını yapacaktır. Onun haricinde avukatlar söz alabilirler. Tartışmalarla ilgili önce taraflara söz verebilirler. Ama burada kesinlikle selamlama konuşması yapmak, gelenlere hoş geldin demek bu değildir. Bu yakışmaz. Bizim yargımıza da yakışmaz. Mahkemenin düzenine yakışmaz. Mahkemenin düzenine karar verme yetkisi heyet başkanı, mahkeme başkanına aittir. Hiçbir mahkeme bundan da etkilenmez. Söylemlerden de etkilenmez, siyasi muhabbetlerden de etkilemez. Mahkeme, dosyadaki delillere göre vicdanı kanat verip, karar verir" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Gürlek’ten 182 bin kadın yargı mensubu ve avukata özel mesaj! Haber

Adalet Bakanı Gürlek’ten 182 bin kadın yargı mensubu ve avukata özel mesaj!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatında görev yapan kadın hakim, cumhuriyet savcısı, personel ile kadın avukatların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı. Bakan Gürlek, yargı teşkilatına gönderdiği mesajında, "Çalışkanlığınız, azminiz ve sorumluluk bilincinizle adalet hizmetinin en güçlü temsilcilerindensiniz" derken, kadın avukatlara attığı mesajında da, "Kadın avukatlarımızın mesleğini icra ederken ortaya koydukları azim ve adalet duygusu, toplumda hukuka olan güvenin güçlenmesine katkı sağlamaktadır" vurgusunu yaptı. Adalet Bakanlığında görevli 81 bin 928 kadın yargı mensubu ve personele gönderilen mesajda Adalet Bakanı Akın Gürlek, özveriyle görev yapan kadınların adalet teşkilatının güçlenmesine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Bakan Gürlek, "Adalet teşkilatımızda görev yapan siz kıymetli kadın mensuplarımız; çalışkanlığınız, azminiz ve sorumluluk bilincinizle adalet hizmetinin en güçlü temsilcilerindensiniz. Sizlerin katkısıyla adalet teşkilatımız her geçen gün daha da güçlenmektedir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, adaletin tesisi için büyük bir özveriyle görev yapan kadın hakimlerimize, savcılarımıza ve tüm kadın personelimize emekleri için teşekkür ediyorum. Adalet teşkilatımızda görev yapan tüm kadın mensuplarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadesini kullandı. Bakan Gürlek eş zamanlı olarak 100 bin 376 avukata gönderdiği mesajında da şu ifadelere yer verdi: "Adaletin tecellisi için özveriyle görev yapan kadın avukatlarımız; bilgi, emek ve kararlılıklarıyla savunmanın gücünü temsil etmekte, hukuk devletinin güçlenmesine önemli katkılar sunmaktadır. Kadın avukatlarımızın mesleğini icra ederken ortaya koydukları azim ve adalet duygusu, toplumda hukuka olan güvenin güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Savunmanın onurlu temsilcileri olan tüm kadın avukatlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Siz değerli avukatlarımıza çalışmalarınızda başarılar diliyorum."

"Hedefimiz yargıyı hızlandırmak": Bakan Gürlek adalet yatırımlarını açıkladı Haber

"Hedefimiz yargıyı hızlandırmak": Bakan Gürlek adalet yatırımlarını açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "En temel felsefemiz, yargı hizmetlerini hızlandırmaktır. Milletimizin adalete layık olan ihtiyacını gidermek ve Türkiye yüzyılını adaletin yüzyılı yapmak için durmadan çalışacağız" dedi. Bakan Gürlek, Sakarya'da protokol üyeleri ile valilik binası yakınlarındaki Şeyh Edebali Camii'nde cuma namazı kıldı. Ardından Valiliği ziyaret eden Bakan Gürlek, burada gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, "AK Parti hükümetinin de temel felsefesi yargı hizmetlerini hızlandırmak, bu çerçevede vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermektir. 2002 yılından önce Türkiye genelinde adalet hizmet binalarımızın toplam kapalı alan kapasitesi 596 bin metrekareyken 2026 yılı Mart ayıyla birlikte şu an 6 milyon 76 bin metrekare adliyelerimizde kapalı alan binası bulmaktadır. Bu süreçte özellikle AK Parti hükümetlerinin adliye binalarına, adalet hizmetine verdiği önemi bu rakam net bir şekilde göstermektedir. Özellikle 2026 yılı yatırım planımızda da toplam 65 tane yeni adliye binasının yapılması yatırım planı kapsamına alınmıştır. Yeni binalarımızı daha erişilebilir, daha insan odaklı, daha teknolojik olarak tasarlıyoruz. Burada hem vatandaşlarımızın hem avukatlarımızın hem de özellikle çocuklarımızın, mağdur kadınlarımızın sosyal alanlarının oluşturması için yeni imkanlar sağlıyoruz. Yani burası aynı zamanda bir adliye değil, bir hizmet alanı, bir sosyal yaşam alanı olarak tasarlıyoruz. Bu konuda gerekli olan hassasiyetleri de güdüyoruz. Güçlü adalet sistemi yalnızca hakim ve savcıyla değil, aynı şekilde altyapısının güçlü olmasıyla ayakta durur" dedi. "HAKİM, SAVCININ KALİTESİNİ VE FİZİKLİ ŞARTLARI DA ARTIRIYORUZ" Adliye binalarının yenilenmesi ve taşınması hakkında konuşan Bakan Gürlek, "Sakarya'da ülke genelinde olduğu gibi olumsuz fiziki şartlarda hizmet gösteren özellikle adliye binalarımızın yenilenmesi, yeni adalet saraylarına taşınması konusunda da büyük hamleler yaptık. Özellikle daha önce adliye binaları kiralıktı ya da fiziki şartları kötüydü. Bu konuda özellikle AK Parti hükümeti döneminde çok önemli adımlar atıldı. Sakarya yeni adliye binası da inşallah 102 bin 916 metrekare kapalı alana sahip olacak. İnşallah aralık ayından iki ay önce teslim edileceğini söyledi. Sakarya'mıza şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Bu adliye binası özellikle Sakarya'mızın ihtiyacını giderecek. Sürekli olarak iş yoğunluğu artıyor. Yeni mahkemeler kuruluyor. Hakim, savcı sayısı artıyor. Burada özellikle Büyükşehir Belediye Başkanımızın, valimizin talebi üzerine yeni bir idari bölge mahkemesi kurulması talebi var. Bu talebi de değerlendireceğiz. Adliye yapmakla kalmıyoruz, aynı zamanda hakim, savcının kalitesini ve fizikli şartları da artırıyoruz. Sakarya'da 2002 yılında il genelinde toplam 77 mahkeme bulunmaktayken, 2026 yılında toplam 164 mahkeme bulunmakta" diye konuştu. "DURMADAN ÇALIŞACAĞIZ" Atılan adımların güçlü bir Türkiye vizyonu için olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Bugün Türkiye genelinde ve Sakarya'da attığımız her adım, yürüttüğümüz her yatırım güçlü bir Türkiye vizyonu için sahada yapmış olduğumuz çalışmalardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye yüzyılı için güçlü ekonomi, güçlü diplomasi ve güçlü savunmanın yanı sıra elbette olmazsa olmazı güven veren güçlü bir adalet mekanizmasıdır. Bizler de Adalet Bakanlığı olarak güçlü Türkiye yüzyılı için özellikle adaletin yüzyılı için bu konuda gerekli adımları atmaya hazırız. Bu konuda güven veren adalet, sağlam, vatandaşın kolay erişebileceği adalet için gerekli yasal düzenlemeler varsa da bunları kısa sürede yerine getireceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye yüzyılı büyük vizyonu doğrultusunda adaleti güçlendirmeye, yargı hizmetlerini hızlandırmaya, özellikle vatandaşımızın uğramış oldukları mağduriyetleri kısa sürede sonuçlandırmaya kararlıyız" şekline konuştu. Bakan Gürlek daha sonra hakim ve savcılar ile toplantıya geçti.

Bursa Milletvekili Pala yargıdaki "Siyasi Müdahale" kuşkusunu meclis’e taşıdı! Haber

Bursa Milletvekili Pala yargıdaki "Siyasi Müdahale" kuşkusunu meclis’e taşıdı!

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, İstanbul’da faaliyet gösteren Özel Avrupa Şafak Hastanesi’ne ilişkin yaklaşık 40 soruşturma raporu bulunmasına rağmen, bu raporların bir kısmının yargı aşamasında ihtiyati tedbir kararlarıyla sonuçsuz bırakılması iddialarını gündeme taşıdı. “İlgili müfettiş raporlarında; hastalara gerçekte uygulanmayan işlemlerin faturalandırıldığı, ‘kampanya’ veya ‘ücretsiz muayene’ yoluyla hasta temin edilip Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olağanüstü yüksek tutarlı faturalar düzenlendiği gibi ciddi usulsüzlük bulguları yer almaktadır” diyen Pala, yüzlerce sayfalık ekler ve bilirkişi değerlendirmeleri içeren raporların bir gün gibi kısa bir süre içerisinde okunarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin kamuoyunda kuşku yarattığını ifade etti. Bu kuşkunun kamuoyunda “Yenidoğan Çetesi Meclis Araştırma Komisyonu” olarak bilinen Komisyonun toplantılarında gündeme getirilmesi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Adnan Ertem’in yaptığı açıklamaların, yargı süreçlerinde siyasi veya başka tür müdahalelerin var olup olmadığı sorusunu doğurduğunu ifade eden Pala, yazılı yanıt istemiyle Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a bir soru önergesi iletti. İlgili kamu kurumları tarafından derlenen bulguların mahkeme aşamasında hangi kriterlerle dikkate alındığına, ihtiyati tedbirlerin hangi somut gerekçelere dayanarak alındığına ve bu tedbirlerin usulsüzlük iddialarını nasıl ortadan kaldırdığına yönelik detaylı bilgi isteyen 21 Mart 2025 tarihli soru önergesine Bakan Tunç, Anayasa’nın 98’inci maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük süre dolmasına rağmen Bakanlığı süresince yanıt veremedi. “Yasal süreç net bir şekilde açıklanmadıkça ‘siyasi müdahale’ kuşkusu sürecek!” Soru önergesinin gerekçesinde Komisyon tutanaklarından alıntı yapan Milletvekili Pala, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Adnan Ertem’in açıklamalarına şu şekilde yer verdi: “İki Şafak Hastanesi şu anda konkordatoda, hâlâ daha fesihle alakalı bir süreci gerçekleştiremiyoruz, mahkeme kararıyla durduruluyor. Şafak örneği sizin sorularınızın dışında bir örnek oluyor, gerçekten üzerine de gidilmedi değil. Geçtiğimiz dönemde Sayın Bakanımız özellikle bunun üzerine gidileceğini deklare etti, Mecliste de bütçede de ve gerçekten de üzerine gidildi ama her defasında alınmış teftiş raporlarına ve idari işlemlere ilişkin olarak mahkemelerden ihtiyati tedbir kararları alındı.” Milletvekili Pala, Komisyon toplantılarında bu ve benzeri açıklamaların, yenidoğan soruşturmasının ardından özellikle Özel Avrupa Şafak Hastanesi’nin yasal sürecinin, sözleşmesi feshedilen diğer hastanelerden farklı yürütüldüğünü gösterdiğini belirtti. “Bakan Yardımcısı Adnan Ertem aynı toplantıda Özel Avrupa Şafak Hastanesi ile 2018 yılında bir sözleşme yapıldığını ve sözleşmenin Ocak 2025 tarihinde hâlâ devam ettiğini belirtmişti. O tarihte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hastaneyle devam eden 189 davası olduğu açıklanmış, adalet sistemindeki çok ciddi bir yapısal sorun gözler önüne serilmiştir” diyen Pala, Adalet Bakanı’na, ihtiyati tedbir kararlarının verilme sürecinde “siyasi müdahale” veya başka tür baskı iddialarının incelenmesi adına bugüne kadar atılan herhangi bir adım olup olmadığını sordu. “Ülkemizde bazı kişi ve kurumlar için bir günde karar verilebilmesinin nedeni nedir?” Milletvekili Pala, soru önergesinin sonunda kamuoyunda oluşan kuşkunun giderilmesi için yasal süreç içinde alınan kararların şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini ifade etti. İhtiyati kararların, yıllarca süren soruşturmalar sonucunda düzenlenen ve çok sayıda bilirkişi değerlendirmesini içeren müfettiş raporlarının bir gün gibi kısa bir süre içinde incelenerek nasıl alındığını sorgulayan Pala, bu incelemelerin tam anlamıyla yapılıp yapılmadığının denetimine ilişkin de açıklama istedi ve “Özel Avrupa Şafak Hastanesi ve benzeri hastanelere uygulanan ihtiyati tedbirlerin hangi ölçütlere göre ve ne şekilde verildiği açıklanmalıdır. Ülkemizde kısa sürede işlemeyen adalet sistemi içinde, bazı kişi ve kurumlar için bir günde karar verilebilmesinin nedeni nedir?” diye sordu. “Yasal sürecin şeffaflaştırılmasının yanı sıra, denetimlerde ortaya çıkan kamu zararına yönelik yaptırımların ‘ihtiyati tedbirler’ yoluyla durdurulması uygulamasından da derhal vazgeçilmelidir” diye ekleyerek sözlerini tamamladı.

Avukatlık kanunu'nda neler değişecek? İşte ilk detaylar Haber

Avukatlık kanunu'nda neler değişecek? İşte ilk detaylar

Adalet Bakanı Akın Gürlek, avukatlık mesleğinin güçlenmesi için yalnızca tekil düzenlemelerin yeterli olmayacağını konunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, "Bu maksatla Avukatlık kanunu daha kapsamlı bir şekilde ele almak için çalışma yapmaya ivedilikle başladık" dedi. Bakan Gürlek, Ankara 2 No’lu Barosunun düzenlediği iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Gürlek, mülkün temelinin adalet, adaletin temelinin ise savunma hakkı olduğunu söyledi. Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin güçlenmesi için yalnızca tekil düzenlemelerin yeterli olmayacağını konunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Bakan Gürlek, "Bu maksatla Avukatlık Kanunu daha kapsamlı bir şekilde ele almak için çalışma yapmaya ivedilikle başladık. Yargı reformu strateji belgesinde savunmanın güçlendirilmesinin temel hedeflerinden biri olarak önümüzdeki dönemde Avukatlık Kanununu güncelleyecek avukatların birlik, beraberlik ve belge temin yetkilerini genişletecek, stajyer avukatlara destek verecek düzenlemeler yapacağız. Amacımız avukatların mesleğini güven içinde saygınlıkla ve etkin şekilde icra edebileceği bir ortamı hazırlamaktır. Savunmanın güçlenmesi, yargının güçlenmesidir. Yargının güçlenmesi ise adaletin güçlenmesidir" dedi. Avukatlar yalnızca müvekkillerini temsil etmediğini aynı zamanda hukuk devletinin teminatı olduğunu anlatan Bakan Gürlek, arabuluculuk ve uzlaştırma gibi uygulamalarda elde edilen başarılarda avukatların rolünün çok büyük olduğunu kaydederek, "Son yıllarda avukatlık mesleğini güçlendirmek için önemli adımlar attık. Hukuk mesleklerine giriş sınavını getirdik. Hukuk fakültelerine, kaliteyi arttıracak düzenlemeler yaptık. E-duruşma sistemini hayata geçirerek avukatların yargılamalarda bulundukları yerden katılmasını sağladık. UYAP entegrasyonunu genişlettik. Bazı avukatlık hizmetlerindeki KDV oranını düşürdük. Mesleğe yeni başlayan avukatlar için baro keseneği muafiyeti ve finansman desteği imkanı getirdik. Adli yardım gelirlerini arttırdık. Bunlar savunmanın sesine kulak verilerek hayata geçirilmiş düzenlemelerdir" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek’ten net mesaj: Şahsa özgü düzenleme yok! Haber

Adalet Bakanı Gürlek’ten net mesaj: Şahsa özgü düzenleme yok!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Terörsüz Türkiye Süreci ile ilgili nihai raporun meclise sunulduğunu belirterek, "Şahsi cezasızlık algısı, genel af ya da şahsa özgü bir düzenleme olmayacak" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti Grup Toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye Süreci, toplumda şiddete meyilli çocukların artması konularına değinen Gürlek, Terörsüz Türkiye Süreci ile ilgili nihai raporun meclise sunulduğunu ve nihai amacın terör örgütünün önce silah bırakması ardından kendini feshetmesi olduğunu belirtti. Ayrıca Gürlek, suça sürüklenen çocuklarla ilgili olarak da Aile Bakanlığı ile ortak çalışma yaptıklarını ifade etti. "GENEL AF OLMAYACAK" Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan hakkında gündemde olan ‘umut hakkı’na farklı bir bakış açısıyla baktıklarını, raporda; genel bir af olmayacağını ifade eden Gürlek, "Terörsüz Türkiye Süreci ile ilgili nihai rapor meclise sunuldu. Adalet Bakanlığı olarak kanunların yapılması için bir ekip oluşturduk. Meclisimiz bu konuda ihtiyaç duyarsa teknik ekibimiz her zaman hazır. Öncelikli olarak Terörsüz Türkiye Süreci gündemde. Nihai amaç terör örgütünün tamamen silah bırakması, sonra kendini feshetmesi. Ondan sonra takdir artık meclise ait. Ama şunu belirtmek istiyorum şahsi cezasızlık algısı, genel af ya da şahsa özgü bir düzenleme olmayacak" diye konuştu. "Maalesef çocuklar şiddete meyilli bir yapıya teşvik ediliyor" Son zamanlarda Türkiye’nin gündeminde olan suça sürüklenen çocuklarla ilgili de açıklamalarda bulunan Gürlek, çocukların suç örgütleri tarafından kullanıldığını belirterek, "Suç örgütlerinin çocukları kullandığını tespit ettik. Bu konuda mecliste bir komisyon kuruldu. Maalesef çocuklar şiddete meyilli bir yapıya teşvik ediliyor. Bu konuda çalışıyoruz. 11. yargı paketi zaten önemli değişiklikler barındırıyor. 12. yargı paketi henüz meclise gelmedi, çalışmalar devam ediyor. Ayrıca sosyal medya düzenlemesi paketini de koymak istiyoruz. 15 yaşından küçük çocuklarımız için Aile Bakanlığımız çalışma yapıyor. Biz de Adalet Bakanlığı olarak 15 yaş üstü kişilerle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaları da kısa sürede pakete koyacağız" ifadelerine yer verdi.

Erdoğan’dan kritik kabine açıklamaları: Üniversiteler, Terörle Mücadele ve Sağlık... Haber

Erdoğan’dan kritik kabine açıklamaları: Üniversiteler, Terörle Mücadele ve Sağlık...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, üç haftalık aranın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ilk kez katıldığı toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan gündeme dair açıklamalarda bulundu. Açıklanmasında 'Terörsüz Türkiye' sürecinden de bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit yakınlarının terörün kalıcı olarak bitmesi için yürütülen çalışmalara sahip çıktığını söyledi. "ANNE BABALARI ÇOCUKLARININ, TORUNLARININ ELLERİNDEN TUTUP KÜLLİYEMİZDEKİ ETKİNLİKLERE KATILMAYA DAVET EDİYORUM" Ramazan ayının hayatın yoğun ve yorucu meşgalesinden kurtulup berraklaşmak için çok önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlkini şehit yakınlarımızla yaptığımız iftar programlarımız her kesimden insanımızla buluşma, paylaşma, kaynaşma vesilesi haline geliyor. AFAD'ımız, Kızılay'ımız, Türkiye Diyanet Vakfı'mız ve diğer kurumlarımız hem ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor hem de başta Gazze olmak üzere yurt dışındaki mazlumlara yardım ulaştırıyor. Deprem bölgesinde ‘Yeni Evim İlk İftarım’ programımızla yuvalarına yerleşen depremzede kardeşlerimizin iftar sevincini paylaşıyoruz. Bakanlığımızın genelgesi doğrultusunda okullarımızda gönüllülük esasına dayalı birbirinden güzel etkinlikler düzenleniyor. Sevgili yavrularımızın tüm kara kampanyalara rağmen bu Ramazan'ı bir başka coşkuyla idrak ettiklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Okul bahçelerinde neşeyle koşturan, ışıl ışıl gözleri ve gülen yüzleriyle camilerimizi birer gül bahçesine çeviren tüm çocuklarımızın tek tek alınlarından öpüyorum. Rabbim hepsini nazarlardan saklasın diyorum. Belediyelerimiz bu konuda liderliği zaten kimseye bırakmıyor. Partimizin her birimi görev alanı içinde çok anlamlı faaliyetlere imza atıyor. Geçen yıl başlattığımız ve milletimizden büyük rağbet gören 'Külliye'de Ramazan' programını bu sene de devam ettiriyoruz. Arkadaşlarımız kitap stantlarından çocuk etkinliklerine, konferanslardan konserlere her yaştan insanımızın ilgisini çekecek, özellikle çocuklarımızın heyecanına heyecan katacak dolu dolu bir program hazırladı. Bilhassa hafta sonları anne babaları çocuklarının, torunlarının ellerinden tutup Külliyemizdeki etkinliklere katılmaya davet ediyorum" ifadelerine yer verdi. "ŞU AN DÜNYADA BİR TÜRKİYE RÜZGARI ESİYOR" Son Kabine Toplantısı'ndan sonra iç siyasette ve dış politikada oldukça yoğun bir gündem içerisinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel düzeyde gerilimlerin tırmandığı bir dönemde özellikle de Türkiye olarak barışı, diyaloğu, müzakereyi merkeze alan politikamızla krizlerin sıcak çatışmaya dönüşmeden çözümü için çaba harcıyoruz. Tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, gerektiğinde cenk meydanlarında yazdığı destanlarıyla büyük bir milletin mensubu olduğumuzu unutmadan dünyanın neresinde olursa olsun hakkı savunuyor, adaleti savunuyor, kimseden çekinmeden doğruları cesaretli bir şekilde dile getiriyoruz. Ülkemizin hadiseler karşısındaki dik duruşu, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşu herkes tarafından takdirle takip ediliyor. Şunu aziz milletimizin ve bölgemizdeki herkesin çok iyi bilmesini istiyorum. Dünya sisteminde şiddetli depremlerin yaşandığı günümüzde Türkiye'nin yegane amacı dostlarının sayısını artırmak, yeni dostlar kazanmaktır. Anlaşmazlıklardan düşmanlık üretmek gayretinde değiliz. İhtilafları büyütmenin sorunları derinleştirmenin hesabı içinde değiliz. Ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterirken, herkesten de bizim hak ve hukukumuza saygılı davranmalarını bekliyoruz. Daha önce de söylediğim gibi şu an dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye'nin ne düşündüğü, ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerede durduğu, hangi adımları atacağı merak ediliyor" açıklamasında bulundu. "MİLLETİN KAYNAKLARIYLA KURULAN ÜNİVERSİTELER, HİÇBİR MARJİNAL İDEOLOJİNİN KURTARILMIŞ BÖLGESİ DEĞİLDİR" Boğaziçi Üniversitesi'nde 13 Şubat'ta katıldığı açılış programını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunu önemle ifade etmek isterim; milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır. Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla unvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hakim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir. Çetin mücadeleler sonucunda üniversiteler birilerinin özel mülkü olmaktan çıkmış, asli sahibine iade edilmiş, halka aidiyeti teyit ve tescil edilmiştir. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacaktır. Üniversitelerimizi babalarının malı gibi gören, arka bahçeleri gibi gören müstebit ve mütekebbir zihniyetin dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz. Üniversitelerimizin eylemlerle, kavgalarla, baskılarla değil, ilime ve bilime yaptığı nitelikli katkılarla anılması için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "ŞEHİT YAKINLARIMIZLA BİRLİKTE AZİZ MİLLETİMİZ TERÖRÜN KALICI OLARAK BİTMESİ İÇİN YÜRÜTTÜĞÜMÜZ TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE SAHİP ÇIKIYOR" Ramazan ayının ilk iftarını şehit aileleri ile yaptıklarını hatırlatan ve 'Terörsüz Türkiye' sürecinden bahseden Erdoğan, "Şehit yakınlarımız, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların bizlere emanetidir. Bu emanetlere hakkıyla sahip çıkabilmek için son derece titiz ve hassas bir şekilde hareket ediyor, şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi ve şehit ailelerimizi müteessir edecek hiçbir girişime fırsat vermiyoruz. Şuna büyük bir memnuniyetle şahit oluyoruz. Şehit yakınlarımızla birlikte aziz milletimiz terörün kalıcı olarak bitmesi için yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkıyor. Terörden beslenenlere, terörden rant devşirenlere rağmen süreç hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyor. Biz de meşru dairede kalmak, milletimizin hassasiyetlerine azami hürmet göstermek suretiyle inşallah bu süreci menziline ulaştıracağız. Bu vesileyle ülkesi, milleti ve değerleri için gözünü kırpmadan can veren tüm şehitlerimizi rahmetle iade ediyor, gazilerimize ve şehit ailelerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" ifadelerine yer verdi. "STEADFAST TATBİKATI, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZİN ULAŞTIĞI SEVİYEYİ TÜM DÜNYAYA BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ" NATO'nun en büyük ve en kapsamlı tatbikatlarından biri olan NATO Steadfast Tatbikatı’na Türk Silahlı Kuvvetlerinin de katıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Steadfast Tatbikatı, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ulaştığı seviyeyi tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Tatbikatta devletimizi ve milletimizi gururla temsil eden askerlerimizi tebrik ediyor, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum" dedi. "2025 YILINDA ÜLKEMİZ GENELİNDEKİ SAĞLIK TESİSLERİMİZDE TOPLAM 1 MİLYAR 24 MİLYONUN ÜZERİNDE MUAYENE YAPILDI" Türkiye’nin sağlık alanında da çağ atladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Sağlık alanında ülkemizi nereden nereye getirdiğimizi 2002 öncesi dönemi hatırlayan vatandaşlarımız çok iyi biliyor. Vatandaşlarımızın şikayetlerine de kulak vererek eksiklerimizi tamamlıyor, sağlık hizmetlerinin standardını yükseltmeye devam ediyoruz. Şu anda Türkiye genelinde 8 bin 310 Aile Sağlığı Merkezi, 335 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 973 Toplum Sağlığı Merkezimiz var. Sadece son bir yılda 302 Aile Sağlığı Merkezi ile 71 Sağlıklı Hayat Merkezini hizmete açtık. Birinci basamakta 30 bin aile hekimimiz vasıtasıyla insanımıza hizmet sunuyoruz. Bakınız 2025 yılında ülkemiz genelindeki sağlık tesislerimizde toplam 1 milyar 24 milyonun üzerinde muayene yapıldı. Bunların yaklaşık 450 milyonu Aile Sağlığı, 21 milyonu ise Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gerçekleştirildi. Akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın müsebbibi olan sigara tiryakiliğiyle mücadelede tavizsiz bir duruş sergiliyoruz. Açtığımız 784 yeni birimle sigara bırakma polikliniği sayımızı bin 349'a çıkardık. Ancak bu illetle başarılı mücadelede devletimizin gayretlerinin tek başına yeterli olması mümkün değil. Medyanın, sanatçıların, dijital mecraların ve ailelerimizin de bizlere destek olması, mücadeleyi sahiplenmesi lazım. Halkımızın sağlığını tehdit eden her türlü bağımlılıkla mücadelemizi aynı kararlılıkla devam ettireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısı sonrasında Kabine ve MGK üyeleri ile iftar programına katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.