SON DAKİKA
Hava Durumu

#Adli Süreç

Söz Bursa - Adli Süreç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Süreç haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP'li Kayıhan Pala: Üniversitelerde tıp fakülteleri para karşılığı satılıyor Haber

CHP'li Kayıhan Pala: Üniversitelerde tıp fakülteleri para karşılığı satılıyor

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Pamukkale Üniversitesi’nde 2022-2023 akademik yılında yabancı öğrenci alımlarında usulsüzlük yapıldığına ilişkin iddialar hakkında Millî Eğitim Bakanına bir soru önergesi verdi. Bakan, soru önergesine yasal süre geçtikten sonra yanıt verebildi, ancak verilen yanıtlar iddiaların ağırlığı karşısında son derece eksik ve yetersiz kaldı. Konuya ilişkin Pala, “Kamuoyuna yansıyan iddialara göre Pamukkale Üniversitesi’nde, başta tıp ve diş hekimliği programları olmak üzere çeşitli programlara, sınav puanlarının sistem üzerinde değiştirilmesi yoluyla yaklaşık 140 öğrencinin kaydedildiği ileri sürülmektedir. Sınav puanı gibi belirleyici bir verinin, para karşılığı ve usulsüz biçimde değiştirilebilmesi, yalnızca bir üniversitenin kayıt sürecine ilişkin teknik bir sorun değildir. Bu durum, kamu kurumlarına duyulan güveni, akademik liyakat ilkesini, yükseköğretimde eşitliği ve sağlık emek gücünün niteliğini doğrudan ilgilendirmektedir. Tıp ve diş hekimliği gibi insan sağlığıyla doğrudan ilişkili alanları da kapsayan haksız yerleştirme iddiaları ortadayken, Bakanlığın yanıtı idari sorumluluğun yerine getirilmediğini ve denetim kapasitesinin son derece yetersiz olduğunu göstermektedir” açıklamasında bulundu. Pala’nın iddialara ilişkin 20 Nisan 2026 tarihinde verdiği soru önergesine Bakan Yusuf Tekin, Anayasa’nın 98. maddesince öngörülen on beş günlük yasal süre dolduktan çok sonra ancak 23 Haziran 2026 tarihinde yanıt verebildi. “Bakanlık, iddialar karşısındaki sorumluluğunu reddediyor!” Prof. Dr. Pala, soru önergesinde öncelikle Pamukkale Üniversitesi’nin öğrenci kayıt sisteminde sınav puanlarının sonradan nasıl değiştirilebildiğini, Türkiye’de kaç üniversitede benzer bir durum bulunduğunu ve konu hakkında Bakanlığa daha önce kaç bildirim yapıldığını sordu. Bakanlığın iddialar karşısında sorumluluk almaktan kaçındığını belirten Pala, “Millî Eğitim Bakanlığı, iddialar karşısında kendi denetim sorumluluğunu reddetmiş, verdiği yanıtta yalnızca Pamukkale Üniversitesi’nden gelen yazıyı aktarmakla yetinmiştir. Örneğin, Bakanlığa öğrenci kayıt sisteminde sınav puanlarının öğrenci kabulünden sorumlu birim tarafından değiştirilebilmesinin risklerine yönelik soru yöneltilmiş; üniversitenin yazısı içinde bu soruya ‘Millî Eğitim Bakanlığı’nın herhangi bir çalışma yürütüp yürütmediğine dair herhangi bir malumatımız bulunmamaktadır’ şeklinde yanıt verildiği görülmüştür. Bakanlık, iddiaları Pamukkale Üniversitesi’yle sınırlandırarak ülke çapındaki denetim zafiyetlerini kamuoyundan gizlemeye çalışmaktadır. Oysa bu alandaki usulsüzlüklerin yalnızca bir kurumla sınırlı kalmadığı açıktır. Yakın zamanda Gaziantep Üniversitesi’nde de yabancı uyruklu öğrencilerin 20 bin dolar karşılığında tıp ve diş hekimliği fakültelerine kaydedildikleri iddiaları kamuoyuna yansımıştır. Kazanılması çok zor olan bu fakültelere para karşılığı, haksız ve usulsüz öğrenci kaydedilmesi asla kabul edilemez. Bakanlık, kamuoyuna derhal hesap vermelidir” ifadeleriyle Bakanlığı sert bir biçimde eleştirdi. “Adli süreçler şeffafça yürütülmedikçe benzer olayların önüne geçmek mümkün değildir!” Devamında Pala, adli süreçlerin şeffaf yürütülmedikçe gerekli önlemlerin etkili bir şekilde alınamayacağını ifade etti. Pala, soruşturma sürecinde bir öğrencinin 504 olan sınav puanının, en yüksek puanın 600 olabileceği halde 678 olarak değiştirildiğinin ortaya çıktığını hatırlattı. Soru önergesinde böyle bir değişikliğin teknik olarak nasıl mümkün olduğunu, bu işlem sonrasında neden herhangi bir uyarı sisteminin devreye girmediğini ve iddialar karşısında hangi idari işlemlerin yürütüldüğünü sordu. Bakanlık bu soruya da yanıt veremedi. Pala, “Bakanlığın yanıtında usulsüzlüğün kök nedenlerine dair herhangi bir bilgi yer almamakta, ilgili sorular ‘adli süreç devam etmektedir’ denerek geçiştirilmektedir. Gaziantep Üniversitesi örneğinde de görüldüğü gibi ortadaki risk yükseköğretim sisteminin genelini ilgilendirmektedir. Bakanlığın mevcut tabloyu ciddiye almaması ve gerekli önlemleri hayata geçirmemesi, sağlık alanı da dahil olmak üzere lisans eğitiminin niteliğine ciddi zarar vermektedir. Bakanlık derhal geriye dönük kapsamlı bir tarama yürütmeli, adli süreçlerin takvimini ve sonuçlarını yayımlamalı ve bundan sonra benzer olaylar yaşanmasın diye alınan önlemleri kamuoyuyla paylaşmalıdır” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Bursa’da "Sahte Profesör" skandalı: Tabip Odası Almanya’dan yanıtı aldı, belgeler sahte çıktı! Haber

Bursa’da "Sahte Profesör" skandalı: Tabip Odası Almanya’dan yanıtı aldı, belgeler sahte çıktı!

Bursa’da geçtiğimiz Aralık ayında düzenlenen bir sempozyumda kendisini "onkolog ve profesör" olarak tanıtan konuşmacının sunduğu tüm belgelerin sahte olduğu ortaya çıktı. Bursa Tabip Odası (BTO), Almanya'daki resmi makamlardan aldığı yanıtı kamuoyuyla paylaşarak şahıs hakkında suç duyurusunda bulundu. ALMANYA’DAN GELEN CEVAP: "BİZDE BÖYLE BİR ÜYE YOK!" Bursa Tabip Odası, 15-16 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleşen sempozyumda kenevir ve kanser tedavisi üzerine bilim dışı iddialarda bulunan şahsın ünvanlarını sorguladı. Berlin Tabip Odası ve Baden-Württemberg Bölge Tabip Odası ile iletişime geçen BTO, sarsıcı bir yanıtla karşılaştı: Şahsın sunduğu uzmanlık belgeleri sahte. İlgili makamlar tarafından böyle bir belge düzenlenmedi. Şahıs, Almanya’daki bu tabip odalarına hiçbir zaman üye olmadı. "TIBBIN ALTERNATİFİ YOKTUR, UMUT TACİRLİĞİ YAPILIYOR" Bursa Akademik Odalar Birliği’nde (BAOB) yapılan basın açıklamasında BTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ferda Firdin, şahsın "dört ayda kanseri yendiği" yönündeki iddialarının bilimsel gerçeklikle bağdaşmadığını vurguladı. Firdin, "Kenevir tartışmalarının sürdüğü bu dönemde, bilimsel dayanağı olmayan bu anlatının 'profesör' etiketiyle sunulması kaygı vericidir. Bu tür umut tacirliği, tedavisi süren hastalar için hayati risk taşımaktadır," dedi. ADLİ SÜREÇ BAŞLATILDI İlgili kişinin hastalığın tıbbi adını bile yanlış ifade ettiğine dikkat çekilen açıklamada, halk sağlığını yanıltıcı beyanlar ve ünvan gasbı nedeniyle yetkili adli mercilere başvuruda bulunulduğu duyuruldu. BTO, bilimsel denetimden geçmemiş bu tür iddiaların akademik ortamlarda meşrulaştırılmasına izin vermeyeceklerini belirtti. BURSA TABİP ODASI'NDAN KRİTİK UYARILAR: Kanıta Dayalı Tıp: Doğrulanmamış ünvanlar ve kişisel hikayeler tedavi protokolü olamaz. Akademik Şeffaflık: Şahsın uluslararası dergilerde tek bir yayını veya geçerli bir ORCID numarası bulunmuyor. Hukuki Takip: Stuttgart Savcılığı'na da benzer bir suç duyurusu yapıldığı bilgisi paylaşıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.