SON DAKİKA
Hava Durumu

#Afad

Söz Bursa - Afad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afad haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Morga bile çizmeleriyle gitti: Madencinin alın terinden geriye kalan acı Haber

Morga bile çizmeleriyle gitti: Madencinin alın terinden geriye kalan acı

Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte hayatını kaybeden ve 8 saat süren çalışmaların ardından cansız bedenine ulaşılan Ziya Kiret'in çizmeleriyle morga kaldırılan cenazesi yürek burktu. Edinilen bilgiye göre, Gelik beldesi Dağbaca mevkisinde ruhsatlı olarak faaliyet gösteren kömür ocağında temizlik ve bakım çalışması yapıldığı sırada havalandırma bacasında daha önce oluşan göçüğü onarmaya çalışan 3 işçi yeni bir göçüğe maruz kaldı. Saat 14.00 sıralarında gelen ihbar üzerine bölgeye TTK tahlisiye, AFAD, UMKE, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Göçük altında kalan işçilerden İsmet Kabuk, olaydan 2 saat sonra yaralı olarak kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Kabuk'un tedavisinin ardından taburcu edildiği ve genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Hayatını kaybeden işçilerden Veysel Oruçoğlu'na yaklaşık 8 saat süren yoğun çalışmaların ardından saat 21.00 sıralarında ulaşılırken, en son Ziya Kiret'in (60) cansız bedeni de göçük altından çıkarıldı. Kömür yığınları arasından çıkarılan Kiret'in cenazesi, mesai arkadaşlarının omuzlarında ambulansa taşındı. Çizmeleri çıkarılmadan ambulansa alınan ve morga kaldırılan madencinin cenazesi yürek burktu. Emekli olduğu ve iki çocuğunun eğitimini tamamlamasını beklediği öğrenilen Kiret'in ölümü ailesini ve çalışma arkadaşlarını yasa boğdu. "VALİ HACIBEKTAŞOĞLU'NDAN AÇIKLAMA" Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, olay yerinde yaptığı açıklamada kaza haberi ile birlikte saat 14.00 itibarıyla müdahalenin başladığını ve 9 saat süren kurtarma çalışmasının tamamlandığını söyledi. Hacıbektaşoğlu, göçük altında kalan 3 işçiden Ziya Kiret ve Veysel Oruçoğlu'nun hayatlarını kaybettiğini ifade ederek, "Oruçoğlu'na saat 21.00'de ulaşıldı. Ziya Kiret'e de 22.30 gibi ulaşıldı. Ekip arkadaşlarımız müdahale ettiler ancak hayatlarını kaybettikleri belirlendi. İsmet Kabuk işçimiz saat 16.00'da çıkarılmıştı. Şu anda taburcu, genel durumu iyi. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. İlk andan itibaren müdahale eden TTK tahlisiye, AFAD, UMKE, jandarma ve tüm ekiplere teşekkür ediyoruz. Allah sabırlar versin. Büyük geçmiş olsun, başımız sağ olsun" dedi. Vali Hacıbektaşoğlu, olayın temizlik ve bakım çalışması sırasında meydana geldiğini belirterek, "Havalandırma bacasında oluşan göçüğü gidermek için çalışıyorlardı. Bu çalışmayı yaparken göçüğe maruz kalmışlar. Olayın ilk anından itibaren cumhuriyet başsavcımızın talimatıyla oluşturulan bilirkişi heyeti süreci takip ediyor. Arama kurtarma çalışması tamamlandı, bölge emniyete alındı. Adli soruşturma devam edecek, inceleme sürecek" ifadelerini kullandı. Gözaltı olup olmadığına ilişkin soru üzerine Vali Hacıbektaşoğlu, "Tamamen soruşturmanın seyrine ve savcının talimatına göre süreç devam edecek" cevabını verdi. Öte yandan, aynı maden ocağında yaklaşık 1 yıl önce de bir işçinin hayatını kaybettiği öğrenildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Bursa’da dev tatbikat: 30 ülkeden uzmanlar tarihi mirası kurtarmak için Osmangazi’de buluştu! Haber

Bursa’da dev tatbikat: 30 ülkeden uzmanlar tarihi mirası kurtarmak için Osmangazi’de buluştu!

Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde, AFAD iş birliği ve Avrupa Birliği destekli PROCULTHER-NET 2 Projesi kapsamında 30 ülkeden uzmanlar, Bursa’da buluşarak kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası tatbikat gerçekleştirdi. Afetlere karşı dirençli bir kent hedefiyle pek çok projeyi hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) iş birliğiyle kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası nitelik taşıyan önemli bir projeye ev sahipliği yaptı. Avrupa Komisyonu tarafından fonlanan ve İtalya koordinatörlüğünde yürütülen PROCULTHER-NET 2 (Kültürel Mirası Afetin Sonuçlarından Koruma Projesi) kapsamında, Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda geniş katılımlı bir saha tatbikatı gerçekleştirildi. 30 farklı ülkeden sivil savunma ve arama kurtarma uzmanlarının katıldığı tatbikatta afet öncesi, anı ve sonrası senaryolar üzerinden endüstriyel mirasın nasıl korunabileceği uygulamalı olarak test edildi. Tatbikatın Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nın 12 dönümlük alanında yer alan ve 18. yüzyıldan günümüze ulaşan yaklaşık 30 tarihi yapı üzerinde gerçekleştirildiğini belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci, sözlerinde şu ifadelere yer verdi; "İtalya’nın koordinatörlüğünü yaptığı 30 farklı ülkeden 53 tane sivil savunma ve arama kurtarma uzmanın, aynı zamanda restoratörler, inşaat mühendisleri ve mimarların da olduğu uzman bir ekibi ağırlıyoruz. Somut ve somut olmayan kültürel mirasın afetten kurtarılmasına yönelik tatbikat gerçekleştiriliyor. 6 Şubat depremlerinde de gördüğümüz üzere kültürel miraslarımızın yok olması sebebiyle tarihimiz de yok oluyor. Endüstriyel miras olan bu alan içerisinde, bu mirasların nasıl korunabileceğine yönelik senaryolar geliştirilerek tatbikatlar yapılıyor." PROCULTHER-NET 2 Proje Müdürü Tiziana Vicario da, Avrupa genelinde afetlere karşı dayanıklı bir iş birliği ağı kurmayı hedeflediklerini söyleyerek, "Bugün Bursa’dayız, Bundan önce Almanya, Fransa, Portekiz, İspanya ve İtalya’da da yer aldı. Romangal İpek Fabrikası ve Muradiye Külliyesi’nde hem somut hem somut olmayan varlıkların afetlere karşı korunmasına yönelik saha çalışmaları yürütüyoruz. Biz burada bir şablon oluşturuyoruz, hepimiz afet kuşağında yaşıyoruz. Avrupa’da afetlere dirençli bir birlik oluşturabilmek için, burada yaptığımız çalışmalarla bu şablonu kullanarak, proje kapsamındaki bütün ülkelere yardımcı olmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Tiziana Vicario, projeye destekleriyle kendilerine yardımcı olan Osmangazi Belediyesi’ne ve İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na teşekkürlerini sundu. AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlüğü’nde görev yapan Jeoloji Mühendisi Fatih Aydın ise İtalyan yetkililerle yürütülen ortak proje kapsamında detaylı bir tatbikat gerçekleştirildiğinin altını çizerek, AFAD Bursa ve Osmangazi Belediyesi koordinasyonuyla gerekli tüm desteklerin sunulduğunu belirtti. Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda ve Muradiye Külliyesi’nde tatbikatların yapıldığını kaydeden Aydın, kültürel mirasın korunması noktasında geliştirilen formların oluşturularak, tatbikat çerçevesinde dikkate alındığını da sözlerine ekledi. Tatbikatta senaryo gereği afetten zarar görmüş yer sahibi rolündeki belediye yetkililerinden bilgiler alan uzmanlar, standart formlar ve risk analizleriyle yapıları değerlendirdi. Afet senaryolarına karşı müdahale yöntemlerine ilişkin notlar tutan ekipler, özellikle kültürel mirasın korunmasına yönelik titiz bir çalışma yürüttü. PROCULTHER-NET 2 Projesi ile afet risklerinin yoğun olduğu bölgelerde kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak standartlar geliştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.

Kozahan’da yeni dönem: Artık Oturmak yasak mı? Esnaf ve vatandaş şaşkın! Haber

Kozahan’da yeni dönem: Artık Oturmak yasak mı? Esnaf ve vatandaş şaşkın!

Bursa'nın Osmangazi ilçesinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Kozahan'da avludaki masa ve sandalyelerin kaldırılmasına ilişkin kararın detayları netleşmeye başladı. Alınan kararın; anıtlar, vakıflar ve belediye temsilcilerinden oluşan ortak bir kurul tarafından, AFAD ve yangın güvenliği kapsamında hazırlanan teknik bir rapora dayanılarak alındığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, söz konusu rapor doğrultusunda Kozahan avlusunun ilk aşamada tamamen boşaltılması, ardından AFAD ve ilgili uzman ekiplerin alanda incelemelerde bulunması planlandı. Yapılacak değerlendirmelerde, yangın güvenliği, acil tahliye alanları ve muhtemel bir deprem durumunda alınması gereken tedbirlerin ele alınacağı belirtildi. Bu kapsamda ekipler sabah saatlerinde çalışmalara başladı. Avlunun ön bölümünde bulunan masa ve sandalyeler kaldırılırken, uygulamanın aşamalı olarak gerçekleştirildiği gözlendi. Yetkililer, gün içinde arka bölümdeki alanların da tamamen boşaltılmasının planlandığını bildirdi. Kararın, Kozahan'ın tarihi dokusunun korunması ve güvenlik risklerinin ortadan kaldırılması amacıyla alındığı ifade edilirken, masa ve sandalyelerin yeniden yerleştirilip yerleştirilmeyeceği konusunda ise şu an için net bir takvim bulunmadığı aktarıldı. Sürecin, uzman raporları ve yapılacak teknik değerlendirmeler sonrasında şekilleneceği belirtildi. Öte yandan düzenleme, esnaf ve ziyaretçiler arasında da dikkat çekti. Kozahan'a gelen çok sayıda vatandaşın, avlunun boşaltıldığını görerek alandan ayrıldığı gözlemlendi. Özellikle yaşlı ve dinlenme ihtiyacı duyan ziyaretçilerin duruma tepki gösterdiği öğrenildi. Dün bazı siyasi parti temsilcileri ve mülki amirlerin de Kozahan'a gelerek alanda incelemelerde bulunduğu kaydedildi. Tarihi hanın oturma alanlarıyla birlikte anılan sosyal yapısının, yapılacak değerlendirmeler sonrasında nasıl şekilleneceği merak konusu oldu. Kozahan'da başlatılan bu uygulamanın, teknik raporlar ve alınacak yeni kararlar doğrultusunda önümüzdeki günlerde yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.

Başkan Bozbey duyurdu: Bursa’daki yapı stokunun yüzde 15’i risk altında Haber

Başkan Bozbey duyurdu: Bursa’daki yapı stokunun yüzde 15’i risk altında

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) tarafından ortaklaşa yürütülen ‘Deprem Riskini Azaltma ve Önleme Planlaması Projesi’, etap etap ilerliyor. Birinci derece deprem kuşağında yer alan Bursa'nın dirençli ve sürdürülebilir bir kent olması adına çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, JICA ile yürüttüğü ‘Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlaması Projesi’ni tüm hızıyla sürdürüyor. Proje kapsamında düzenlenen 6. Ortak Danışma Komitesi Toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. JICA uzman ekibinin uzaktan bağlantıyla katıldığı programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve kamu kurumlarının yetkilileri de katıldı. Toplantıda, Japon uzman ekiplerin Bursa’nın başta deprem olmak üzere doğal afetlere karşı risk durumunu ortaya koyan analizleri değerlendirildi. Ayrıca proje çıktılarından biri olan ‘Bursa Kentsel Dirençlilik Planı’ hakkında katılımcılara bilgi verildi. “DAHA FAZLA SORUMLULUK ALMAK ZORUNDAYIZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 6 Şubat depremlerinin oluşturduğu acıların hala taze olduğunu vurgulayarak, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diledi. Geçtiğimiz hafta deprem bölgesini ziyaret ettiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, yaşanan yıkımın büyüklüğünü ve kayıpların derinliğini bir kez daha yerinde gördüğünü söyledi. Kent yöneticilerinin bu acılardan ders çıkararak bilime, planlamaya ve ortak akla dayalı bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Deprem riski altında yaşayan yurttaşlarımızın aynı acıları yaşamaması için çok daha fazla sorumluluk almak zorundayız” dedi. 536 BİN BİNANIN KAPSAMLI VERİ ÇALIŞMASI YAPILDI JICA iş birliğiyle yürütülen projenin Türkiye için de örnek bir çalışma olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, proje kapsamında Bursa’daki 536 bin binaya ilişkin kapsamlı bir veri çalışması gerçekleştirildiğini söyledi. Yapı envanterlerinin toplandığını, zemin özellikleri ve davranış haritalarının güncellendiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bu veriler ışığında Bursa’yı etkileyebilecek 12 ayrı deprem senaryosu üzerinden modellemeler yapıldı. Ortaya çıkan tabloya göre yapı stokunun yaklaşık yüzde 10 ila 15’i risk grubunda yer alıyor. Bu veriler bizi korkutmak için değildir. Harekete geçirmek ve önlem almamızı sağlamak için var” diye konuştu. KRİTİK YOL AĞLARI BELİRLENDİ Çalışmaların yalnızca binalarla sınırlı kalmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yolların, köprülerin, tünellerin, okulların, hastanelerin, itfaiye ve emniyet binalarının, sanayi bölgelerinin, limanların ve demiryolu yapılarının da analiz edildiğini vurguladı. Afet sonrası arama-kurtarma ve yardım faaliyetleri için kritik yol ağlarının belirlendiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Kent yaşamının devamı için birincil ve ikincil kritik tesisler tanımlandı. Projenin en önemli çıktılarından biri de Bursa Kentsel Dirençlilik Planı’dır. Planla, hasarı en aza indirmeyi, kentsel işlevlerin sürekliliğini sağlamayı, hızlı iyileşme kapasitesini güçlendirmeyi ve toplumsal hazırlığı artırmayı hedefledik” dedi. “BÜTÜNCÜL YAKLAŞIMI ‘BURSA MODELİ’ OLARAK TANIMLIYORUZ” Planın, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi ve AFAD İl Afet Risk Azaltma Planı ile entegre şekilde yürütüldüğünü belirten Başkan Bozbey, “Bu bütüncül yaklaşımı ‘Bursa Modeli’ olarak tanımlıyoruz. Afetlere hazırlık ve risk yönetiminin ulusal stratejilerin merkezine alınması gerekir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yerel kapasiteyi güçlendirmeye devam edeceğiz. Aynı zamanda ulusal düzeyde daha güçlü koordinasyon ve risk azaltma odaklı yasal çerçevelerin oluşturulması için sorumluluk almaya hazırız. Projeye katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. “PLANIN GERÇEK SAHİPLERİ BURSALILARDIR” JICA Türkiye Ofisi Yetkilisi Keiko Savada, projeyi Ağustos ayında tamamlamayı planladıklarını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Savada, “Bursa, önemli ölçüde deprem riski taşıyan bir bölgede yer alıyor. Bu proje, titiz bilimsel analizlerle başladı. Bu analizler doğrultusunda, Bursa’nın karşı karşıya olduğu özel tehlike ve riskleri ele almak üzere bir Kentsel Dirençlilik Planı geliştirildi. Uygulanmak üzere hazırlanmış bir plandır. Japonya’da kentsel dirençlilik alanında iki ayrı eğitim programı gerçekleştirildi. Edinilen bilgi ve deneyimler birebir kopyalandı ve Bursa’nın gerçeklerine uygun şekilde dikkatle uyarlanarak Kentsel Dirençlilik Planı’na yansıtıldı. Bu plan; Bursa’da yaşayan, kenti en iyi tanıyan ve gelecekte yaşanabilecek afetlerin sonuçlarıyla yaşamaya devam edecek olan insanların eseridir. Bu anlamda, bu planın gerçek sahipleri Bursalılardır” dedi. Afet risklerinin azaltılmasının yalnızca yerel yönetimlerin değil, tüm kamu kurumlarının ve merkezi idarenin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu alanda yürüttüğü çalışmaları son derece değerli bulduklarını ifade etti. JICA iş birliğiyle yürütülen çalışmanın Bursa açısından önemli bir kazanım olduğunu dile getiren CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmak için bilimsel veriler ışığında hazırlanan bütüncül planların önemine değindi. Toplantıda konuşan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen sürecin yerel yönetimler açısından son derece kıymetli olduğunu ifade etti. JAPON HEYETTEN SUNUM Konuşmaların ardından Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdürü Duygu Yılmaz tarafından genel bakış ve genel ilerleme hakkında sunum yapıldı. JICA Uzmanları Dr. Masaşi İnoue, Toşihiko Suzuki, Ryo Tanahaşi, Akinori Miyoşi, Seiiçi Sato tarafından ‘Çıktı 1’in ilerlemesi ve sonucu değerlendirilirken, Şiniçi Fukasava, Rena Koseki, Kaho Kodama tarafından ‘Çıktı 2-3’ün ilerlemesi ve sonucu anlatıldı. Büyükşehir Belediyesi Şehir Plancısı Beyza Aydın ve Nihatcan Çeribaş’ın Bursa Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hakkında bilgi verdiği toplantıda, Betül Aykanat ve Jie Zhang ‘Japonya’da Eğitim’ raporu, Şiniçi Fukasava ise projenin sonuçları ve yaklaşan faaliyetler hakkında sunum yaptı.

Şiddetli sağanak ve fırtına kapıda! Haber

Şiddetli sağanak ve fırtına kapıda!

Bursa’da yaşayanlar dikkat! Meteoroloji ve Valilik’ten peş peşe uyarılar geldi. Hafta sonuna yağışla giren Bursa’da, bugün özellikle öğle saatlerinden itibaren yağışın şiddetini artırması bekleniyor. Bursa yeni bir yağışlı hava dalgasının etkisi altına girdi. 7 Şubat Cumartesi günü için yayınlanan saatlik tahmin verilerine göre, kent genelinde gün boyu kuvvetli sağanak yağış ve yüksek nem oranı etkili olacak. KRİTİK SAAT DİLİMİ: 12.00 – 18.00 ARASINA DİKKAT! Yapılan son değerlendirmelere göre, Bursa’da hava sıcaklığı 13-15 derece civarında seyretse de yüksek nem oranı (yüzde 93’lere kadar çıkıyor) hissedilen havayı daha baskın kılıyor. Öğle Saatleri: 12.00’den itibaren yağışın şiddetlenmesi öngörülüyor. En Yüksek Sıcaklık: Günün en yüksek sıcaklığı 15 derece ile 15.00 - 18.00 saatleri arasında görülecek. Gece Saatleri: Akşam 18.00'den sonra sıcaklıkların 11 dereceye kadar düşmesi ve yağışın aralıklarla devam etmesi bekleniyor. RÜZGAR VE ULAŞIM UYARISI Tablo verilerine göre rüzgar hızı saatte 35 kilometreye kadar çıkabiliyor. Güneyden esecek sert rüzgarlar nedeniyle özellikle deniz ulaşımında (BUDO ve İDO) aksamalar yaşanabileceği belirtiliyor. Sürücülerin ise görüş mesafesinin düşmesine ve yollardaki su birikintilerine karşı tedbirli olmaları istendi. VALİLİK’TEN "SEL VE SU BASKINI" UYARISI Bursa Valiliği, özellikle kuzey ilçelerde yağışın "çok kuvvetli" seviyeye (metrekareye 75 kg) ulaşabileceği konusunda vatandaşı uyardı. Turuncu alarm verilen bölgede ani sel, su baskını ve yıldırım düşmesi gibi risklere karşı AFAD ve ilgili birimler teyakkuza geçirilmiş durumda. Dışarı çıkacak vatandaşların şemsiyelerini yanlarına almaları ve sel riski taşıyan dere yatakları ile düşük kotlu bölgelerden uzak durmaları önemle rica olunur.

BTÜ’de kritik deprem zirvesi: Bursa’nın zemini Hatay ile aynı kaderi mi paylaşıyor? Haber

BTÜ’de kritik deprem zirvesi: Bursa’nın zemini Hatay ile aynı kaderi mi paylaşıyor?

Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ), 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin perspektifinden Bursa’nın durumu masaya yatırıldı. Deprem uzmanları, Bursa’nın deprem açısından en büyük hasarı alabilecek ilk 5 il içerisinde olduğunu vurguladı, önlem için "birlikte çalışmalıyız" dedi. BTÜ’de "6 Şubat Depremleri Perspektifinden Bursa" başlıklı program düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ile Prof. Dr. Sinan Uyanık, AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Çağlar, Türkiye’nin 1999 Marmara Depremi’nden sonra önemli bir farkındalık kazandığını ancak daha çok kat edilecek yol olduğunu ifade etti. Bursa özelinden örnekler veren Rektör Çağlar, "Bursa’da yapılan çalışmalar, kentimizdeki binaların yaklaşık yüzde 10 ila 20’sinin deprem açısından riskli olabileceğini gösteriyor. Özellikle 1980 öncesi inşa edilmiş yapılar ve zemin sorunları bulunan bölgeler önemli bir tehlike barındırıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor: Bizim mücadelemiz sadece yeni binaları doğru yapmak değil; mevcut riskli yapılarla cesurca yüzleşmek zorunda olduğumuz bir süreçtir" dedi. "BTÜ OLARAK SÜRECİN BİR PAYDAŞIYIZ" "Üniversiteler olarak bizler de bu sürecin sadece izleyicisi değil, aktif bir paydaşı olmak zorundayız" diyen Rektör Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak bilgi üretmeye, bilimsel raporlar hazırlamaya, kamu kurumlarıyla iş birliği yapmaya ve gençlerimizi afet bilinci yüksek bireyler olarak yetiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. "DİRENÇLİ KENTLER İÇİN ÇALIŞIYORUZ" AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, Türkiye’nin son üç yılda afet yönetimi açısından önemli bir mesafe kat ettiğini, afet öncesi, müdahale anı ve sonrasında oluşturulan planlama çerçevesinin dünya standartlarında olduğunu ve bu planlar doğrultusunda etkin bir şekilde hareket edilebildiğini söyledi. Afet öncesinde riskleri bertaraf eden ve kontrol altına alan bir sistemin kurulduğunu dile getiren Mehmet Buldan, BTÜ’yegerçekleştirdiği programiçin teşekkür ederek, dirençli kentler oluşturmak adına tüm paydaşlarla tek vücut halinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. "BURSA’NIN ZEMİN YAPISI HATAY İLE BENZER" BTÜ Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEPAR) Müdürü ve İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı, Bursa’nın zemin yapısı açısından Hatay’la benzer özellikler taşıdığını ve hasar alabilecek ilk beş il arasında yer aldığını söyledi. Bursa’da yapıların büyük bölümünün alüvyon zemin üzerinde bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Avcı, Ankara yolunun alt tarafındaki mahalleler, Gemlik ve Mudanya’da ise ciddi sıvılaşma alanları olduğunu vurguladı. "SINDIRGI DEPREMİNİN BURSA’DA HİSSEDİLMESİ ZEMİNİNİZİN YUMUŞAK OLDUĞUNU GÖSTERİR" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kamil Bekir Afacan, "Zemin Büyütmenin Üst Yapı Hasar Oluşumunda Etkisi" başlıklı konuşmasında, zemin özelliklerinin deprem etkisini doğrudan belirlediğini vurguladı. Bursa’da Sındırgı’da meydana gelen depremlerin hissedilmesinin, zeminin yumuşak olduğuna işaret ettiğini belirten Afacan, "Yaklaşık 200 kilometre mesafeden hissedilen depremler, bulunduğunuz zeminin özellikleri hakkında önemli ipuçları verir" ifadelerini kullandı. DEPREM HER YANIYLA ELE ALINDI Programın ikinci oturumunda, BTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Özen, "Deprem Etkisi Altındaki Binalarda Yapı Malzemesi Kalitesinin Hasar Oluşumuna Etkisi", Dr. Öğretim Üyesi Sedef Kocakaplan Sezgin,"Kahramanmaraş Depremlerinde Üstyapısal Hasarlar" konularını değerlendirdi. Programın son oturumunda ise Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aslı Yeşil "Depremlere Karşı Hazırlıklı Olma-Gençler Bu Konuda Ne Düşünüyor?" ve BTÜ Afet Yönetimi Koordinatörü Prof. Dr. Burak Arıcak "Afet Risk Yönetimi" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Programda, BTÜ Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğretim Görevlisi Alper Keskin ise Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar alan illerden oluşturduğu fotoğraf gösterisini katılımcılarla paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.