SON DAKİKA
Hava Durumu

#Afrika

Söz Bursa - Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afrika haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bahçeli'den bayrak indirme provokasyonuna tepki! Haber

Bahçeli'den bayrak indirme provokasyonuna tepki!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına yönelik saldırıya sert tepki göstererek, olayın bir provokasyon ve istihbarat operasyonu olduğunu belirtti. Bayrağa yönelik mütecaviz eylemin faillerinin ve bağlantılarının açığa çıkarılarak en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" hedefleri doğrultusunda atılan adımlar hız kazandıkça husumet ve şiddet cephesinin provokasyonlarının tehlikeli boyutlara ulaştığını kaydetti. Terörizmi ve terör örgütlerini politik ve stratejik araç olarak kullanan muhasım mihrakların Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından rahatsız olduğunu ifade eden Bahçeli, Anadolu coğrafyası ile Orta Doğu ve Afrika’da kaos ve kriz ortamını derinleştirmeyi amaçlayan karanlık bir aklın devrede olduğunu vurguladı. "DEM PARTİ’NİN TÜRK BAYRAĞININ İNDİRİLMESİNDEN BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU OLDUKLARI AÇIKTIR" Bahçeli, Nusaybin’de geçişe kapalı sınır kapısının zorlanması sırasında Türk bayrağına yönelik saldırının bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olduğunu belirterek, "Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda eden, aralarında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığı muhtelif ve muhasım mihraklar hem Türkiye’nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsızlardır. Anadolu coğrafyası ile Ortadoğu ve Afrika üzerinde zulüm senaryoları refakatinde hegemonya mücadelesi yürüten, bundan mülhem devlet altı örgüt, grup, oluşum ve bölücü terör odaklarını besleyip kışkırtan karanlık bir akıl, kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini projelendirmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin icra ve ikmaliyle anılan zalim projenin yırtılıp atılacağı, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı ortadadır. Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı, bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır. Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttırdığı bir gerçektir. Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir" değerlendirmesinde bulundu. "DEM PARTİ BİR KARAR VERMELİDİR" DEM Parti’ye çağrıda bulunan Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Terörsüz Türkiye’nin aşama aşama gerçekleştiği şu günlerde dil, üslup ve zihniyet sorununun yoğunlaşması maalesef gerilimi canlı tutmakta, ümitleri sekteye uğratmaktadır. DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır? Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır? Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamak tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetliliktir. DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, siyonizmin değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir." "İSTİHBARAT OPERASYONU İHTİMALİ ARAŞTIRILMALIDIR" Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan olayın arka planında kapalı devre bir istihbarat operasyonu bulunduğunu öne süren Bahçeli, bayrağa yönelik saldırıda dahli bulunan kişi ve yapıların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı. "Türk bayrağı Türk milletinindir, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir" diyen Bahçeli, sabır ve sinirlerin zorlanmasının kimseye fayda sağlamayacağını ancak milli onur ve değerlerle oynanmasına da asla müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti. "TERÖRLE MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRECEK" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinden taviz verilmeyeceğini belirterek, provokasyonlara karşı azami dikkat ve uyanıklıkla barış ve huzur yolculuğunun devam etmesi gerektiğini kaydetti. SDG/YPG’nin terör örgütü olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu yapıların Kürt vatandaşları temsil edemeyeceğini ifade etti. Bahçeli, "Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamen arındırılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, ay yıldızlı al bayrağa uzanan elleri ve terörü meşrulaştırmaya çalışan anlayışları kınadığını ve lanetlediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Avrupa Türk Toplumunu kimseye ezdirmeyiz!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Avrupa Türk Toplumunu kimseye ezdirmeyiz!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tertemiz niyetleriyle Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze eşlik eden Avrupa Türk toplumunu kimseye ezdirmeyiz, ezmeye çalışan kifayetsizlere de hadlerini pekala bildiririz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği Heyetini Kabul Programı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetlileri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde bu anlamdaki böyle bir sofrada sizlerle bir arada olmaktan ve dünyanın dört bir köşesinden bu sofraya iştirak etmekten duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sizlerin şahsında Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Balkanlara, Amerika'dan Avustralya'ya yurt dışında yaşayan 7 milyonu aşkın vatandaşımızın tamamına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı maziyi paylaştığımız, aynı ufka daldığımız, dünyaya ve geleceğe aynı pencereden baktığımız soydaş ve akraba topluluklarımıza da sizler vasıtasıyla muhabbetlerimi iletiyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sene sonu kapasite geliştirme ve eğitim çalıştayının Avrupalı Türkler başta olmak üzere yurt dışındaki vatandaşlar için hayırlara vesile olmasını diledi. Sözlerinin başında üç ayları ve bu gece idrak edilecek Regaip Kandilini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rahmet ve mağfiret ikliminin kalplerimizi kuşattığı bu önemli gecenin 86 milyon vatandaşımızla birlikte gönül coğrafyamız ve tüm İslam alemi için hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselam bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: "Mümin yeşil ekine benzer. Rüzgarla eğilir fakat yıkılmaz. Rüzgar sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mümin de böyledir. O da bela ve musibetler sebebiyle eğilir fakat yıkılmaz" açıklamasında bulundu. "GAZZE'DE 2 MİLYONU AŞKIN FİLİSTİNLİ ÇOK ZOR ŞARTLARDA HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYOR" Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da ve dünyanın birçok yerinde sancılı günler yaşandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in insanlık dışı saldırıları sebebiyle enkaz yığınına dönen Gazze'de 2 milyonu aşkın Filistinlinin çok zor şartlarda hayata tutunmaya çalıştığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınırımızın hemen öte tarafında 14 yıllık mücadelenin ardından Suriye halkından, içerden ve dışardan yapılan sabotajlara rağmen ülkelerini yeniden toparlamak, yeniden ayağa kaldırmak için canhıraş bir çaba gösterdiklerini belirterek, Avrupa'dan Asya'ya kriz ve belirsizlik dalgasının yükseldiği bir dönemde bela ve musibet rüzgarları karşısında yıkılmamak için her zamankinden daha fazla dayanışmaya, daha fazla kardeşliğe ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti. Gazze ve Filistin başta olmak üzere kanla, acıyla, gözyaşıyla yoğurulan topraklarda hayat ve haysiyet mücadelesi veren tüm vatandaşlar için üç ayların ve Regaip gecesinin huzur ve felaha vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dualarınızda bu kardeşlerimizi de unutmamanızı sizlerden ayrıca istirham ediyorum. Rabbim işimizi kolaylaştırsın. Kavlimizi ve kardeşliğimizi güçlendirsin diyorum" dedi. Bu sene 21. yaşına giren Uluslararası Demokratlar Birliği, Avrupa'nın 17 ülkesinde 38 bölge başkanlığı ve 253 şubesiyle çok önemli çalışmalar icra ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birlik, gurbeti sılaya dönüştüren yurt dışındaki vatandaşlarımızın her türlü sorunuyla sağ olsun yakından ilgileniyor" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'nın en güçlü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Uluslararası Demokratlar Birliği'nin; geliştirdiği projelerle, yürüttüğü faaliyetlerle kritik bir misyonu yerine getirdiğini aktararak, "Anavatanından binlerce kilometre uzakta yaşayan kardeşlerimizin demokratik ve aktif katılımlarının yükseltilmesi, asimile olmadan bulundukları topluma entegrasyonu; siyaset, ekonomi, ticari ve sosyal hayatta güçlü bir varlık gösterebilmesi ve her alanda daha iyi konumlara gelebilmesi için yoğun çaba harcayan Uluslararası Demokratlar Birliği'ne bir kez de sizlerin huzurunda yürekten teşekkür ediyorum. Bunların yanında kültürel ırkçılık, ayrımcılık, İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı gibi nefret içeren, husumeti körükleyen fiil ve söylemlere karşı mücadele yürüten birliğimize çalışmalarında başarılar diliyorum" şeklinde konuştu. "YURT DIŞINDAKİ MİLLET VARLIĞIMIZIN BUGÜNKÜ SEVİYELERİNE ULAŞMASI HİÇ AMA HİÇ KOLAY OLMADI" Kuruluşundan bugüne Uluslararası Demokratlar Birliği'ne emek veren, faaliyetlerine katkı sunan, birliğin bu noktaya gelmesinde payı olan herkese şükranlarını sunduğunu ifade eden Erdoğan, "Birliğin farklı kademelerinde görev almış, yurt dışındaki vatandaşlarımız için fedakarca uğraşmış fakat bugün aramızda olmayan kardeşlerimize de Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Bir defa şunun hepimiz farkındayız, bilincindeyiz. Yurt dışındaki millet varlığımızın bugünkü seviyelerine ulaşması hiç ama hiç kolay olmadı. Rüzgara karşı yürüdük. Irkçı saldırılara maruz kaldık. Yaban ellerde tutunabilmek için herkesten fazla çalıştık. Ötelendik, örselendik, horlandık. Fidan gibi gençlerimizi, gözleri ışıl ışıl yavrularımızı, elleri nasırlı kardeşlerimizi ırkçı teröre kurban verdik. Sizler orada Sirkeci'den kalkan trenin arkasından el sallayan, su serpen mahzun gönüller burada hasret çekti, bedel ödedi, zorluklara göğüs gerdi"açıklamasını yaptı. Karşılaştığı onca engele rağmen Türk diasporasının ayakta kalmayı, her alanda söz, etki ve irade sahibi olmayı başardığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ister sınırlarımız içinde, isterse yurt dışında yaşasın hiçbir insanımızın ezilmesine, horlanmasına müsaade etmeyiz. Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze eşlik eden Avrupa Türk toplumunu kimseye ezdirmeyiz, ezmeye çalışan kifayetsizlere de hadlerini pekala bildiririz" diye konuştu. "TURİZM GELİRİMİZİN 10,3 MİLYAR DOLARI, YURT DIŞINDAKİ VATANDAŞLARIMIZIN DOĞRUDAN KATKISIYLA OLUŞTU" 65 yıl öncesine kıyasla bugün; yaşadıkları ülkelere, sahip oldukları on binlerce işletmeyle ciddi katkılar yapan bu ülkelerin kalkınmasında, Türkiye'yle ilişkilerinin gelişmesinde inisiyatif alan, üretim ve yatırım noktasında başat roller üstlenen ve ülke ekonomisine, dış politikasına, yumuşak gücüne çok önemli katkı sunan güçlü bir Türk diasporası görüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece turizm rakamları bile, yurt dışındaki kardeşlerimizin Türk ekonomisi için ne yaptığını anlamamız açısından yeterlidir. 2024 yılında elde ettiğimiz 60,5 milyar dolarlık turizm gelirimizin 10,3 milyar doları, yurt dışındaki vatandaşlarımızın doğrudan katkısıyla oluştu. Türkiye'ye gelen 62,2 milyon ziyaretçinin 9,6 milyonu, yine yurt dışında mukim kardeşlerimizdi. Buna ihracatı, yatırımları, istihdamı ve diğer katkılarınızı dahil etmiyorum. Yani ortada Türkiye'ye çok önemli hizmetler sunan, Türk ekonomisine çok ciddi destek olan 7 milyonu aşkın büyük bir insan gücünden bahsediyoruz" değerlendirmesini yaptı. Buna ihracatın, yatırımların, istihdamın ve diğer katkıların dahil edilmediğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yani ortada Türkiye'ye çok önemli hizmetler sunan, Türk ekonomisine çok ciddi destek olan, 7 milyonu aşan büyük bir insan gücünden bahsediyoruz. Biz, Türk diasporasının başarılarından övgüyle bahsettikçe, birileri bundan rahatsız oluyor. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın Türkiye'ye katkıda bulunması, baba ocağı ile bağlarını güçlendirmesi, malum çevrelere huzursuz oluyor. Bu tarafın en başında muhalefet vardır. Muhalefet, milletvekiliyle, medyasıyla, besledikleri trol ordularıyla, Avrupalı Türkleri hedef almaktan utanmıyor. Öyle kibirli bir zihniyete sahipler ki, canını kurtarmak için ülkemize sığınan mazlumlara düşmanlar. Türkiye'nin gönül elçileri olacak misafir öğrencilere düşmanlar. Vatan hasretiyle yüreği yanan gurbetçi kardeşlerimize düşmanlar. Bu ülkenin genç nesillerine sahip çıkan gönüllü kuruluşlara düşmanlar. Kendileri dışında kimseye saygılar yok. Türkiye ile ilgili güzel bir cümle duymaya tahammülleri yok. Burunlarının ucunu dahi görmekten aciz tipler çıkıyor. Affedersiniz, zirzop gibi çirkin ifadelerle Avrupalı Türklere edepsizce saldırıyor. Yılın 11 ayı çalışan, ter döken, dişinden tırnağından artırdıklarıyla, yazın memleketine koşan kardeşlerimize hakaret ediyorlar" ifadelerini kullandı. Yurt dışında yaşayan Türklerin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Erdoğan konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: "Gurbetçilerimize bunları yaparken, yabancılardan 5 dakika dilenmekte, sadece 5 dakika. Muhatap alınabilmek için izzeti nefislerini ayaklar altına almakta hiçbir beis, hiçbir sorun, sıkıntı görmüyorlar. Batılılar karşısında ezikler, ama kendi insanına gelince kabalar, küstahlar. Buradan şunu bir kere daha açık açık söylemek isterim. Biz ister sınırlarımız içinde, isterse yurt dışında yaşasın, hiçbir insanımızın ezilmesine, horlanmasına müsaade etmeyiz. Mücadeleleriyle, fedakarlıklarıyla, çoğu zaman içlerine akıttıkları gözyaşlarıyla, gurbeti sılaya çeviren, acı vatanı, ikinci vatan eyleyen, siz kardeşlerime unvanı, sıfatı ne olursa olsun, kimse hürmetsizlik edemez." "AVRUPA TÜRK TOPLUMUNU KİMSEYE EZDİRMEYİZ, EZMEYE ÇALIŞAN KİFAYETSİZLERE DE HADLERİNİ PEKALA BİLDİRİRİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan yurt dışında yaşayan Türklerin haklarını kimseye ezdirmeyeceklerini vurgulayarak, "Tertemiz emekleriyle, tertemiz niyetleriyle, Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze eşlik eden, Avrupa Türk toplumunu kimseye ezdirmeyiz, ezmeye çalışan kifayetsizlere de hadlerini pekala bildiririz. Tekrar söylüyorum, size kimse üvey evlat muamelesi yapamaz. Size kimse parmak sallayamaz. Üst perdeden ayar veremez. Şunu asla ve asla unutmayın sevgili kardeşlerim. Avrupalı Türkler olarak sizler, bu vatanın öz ve öz evlatlarısınız. Sizler bu memleketin asli unsurlarısınız. Sizler bu ülkenin dünyaya açılan kapılarısınız. Sizler nerede yaşarsanız yaşayın, canımızdan bir parçasınız. Geçmişteki iktidarlar sizi yok saymış olabilir, ihmal etmiş olabilir. Birileri on yıllar boyunca size döviz penceresinden bakmış olabilir. Ama bizim her birimiz ve sizin her biriniz dünyanın dört bir yanında hayat kurmuş 7 milyon insanımızla birlikte hürmet ve hizmetin en iyisine layıksınız" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan son 23 yılda yurt içindeki vatandaşlarla birlikte yurt dışında yaşayan vatandaşlar için de çalıştıklarını belirterek, devlet olarak ilgili kurumlarla, parti bünyesinde ise Dış İlişkiler Başkanlığı ile Türk diasporasının tamamını kucakladıklarını dile getirdi. İhdas edilen kurumlarla, hayata geçirilen düzenlemelerle, proje, eser ve hizmetlerle yurt dışında yaşayan Türklerin her zaman yanında olduklarını bildiren Erdoğan, "Yurt dışı vatandaşlar için neler yaptığımızı bunlardan bizzat istifade eden kişiler olarak sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. 2012'de yaptığımız kanun değişiklikleriyle yurt dışındaki seçmenlerimizin büyükelçilik ve konsolosluklarımızda kurulan sandıklardan oy kullanabilmelerini sağladık" dedi. Askerlikten, emeklilik işlemlerine, nüfus ve vatandaşlıktan, gümrük ve noter hizmetlerinde, bugüne kadar 60'ın üzerinde düzenlemeyi hayata geçirdiklerini, halihazırda 80 civarında farklı konuda konsolosluk hizmeti sunulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konsolosluk çağrı merkezinde son 11 ayda 650 binden fazla çağrıya cevap verildiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığını kurarak Türk diasporasının geleceği adına önemli bir adım attıklarını kaydetti. Erdoğan Yurtdışı Türkler Başkanlığı yürüttüğü çalışmalarla sorunlarına çözümler üretildiğini yurt dışında yaşayan vatandaşların hak ve hukukunun savunulduğunu, hem de çocuk ve gençlere yönelik pek çok faaliyet gerçekleştirildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığının ise Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı özellikle temsilcilikler marifetiyle vatandaşların nabzını tutmaya devam ettiğini belirterek, "Saha ziyaretleri ve vatandaş buluşmalarıyla yurt dışındaki kardeşlerimizle olan irtibatımızı asla koparmıyor. İnşallah bunlara yenilerini ekleyerek sizlere hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Sizlerden de daima birlik olmanızı, kenetlenmenizi, kültürünüzle birlikte kardeşliğinizle sıkı sıkı sahip çıkmanızı bekliyorum. Siyasette, ticaret hayatında, akademi ve sivil toplumda aktif olarak varlık göstereceksiniz, içinize kapanmayacak, her zaman kucaklayıcı ve kuşatıcı olacaksınız. Kimsenin sizi kışkırtmasına, sizi hukuk ve meşruiyet dairesi dışına çekmesine izin vermeyeceksiniz. Memleketinizle bağınızı mutlaka koruyacak, güçlendireceksiniz. Sizlere güveniyorum" diyerek sözlerini tamamladı.

Bebe ve Çocuk Konfeksiyonu sektörü UR-GE üyelerine ‘Afrika Fırsatları’ semineri Haber

Bebe ve Çocuk Konfeksiyonu sektörü UR-GE üyelerine ‘Afrika Fırsatları’ semineri

BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen programa, BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak ve BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, BEKSİAD Başkan Yardımcısı Mehmet Beyazıt ile sektör temsilcileri katıldı. BTSO Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO olarak sektörlerin dünyaya açılması noktasında önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. “Daralmayan Tek Pazar Afrika” İsmail Kuş, UR-GE projelerinin firmaların dış ticaret hacminin artmasına ve yeni ihracat pazarlarında var olmasına katkı sağladığını vurguladı. İsmail Kuş, dünya genelinde ekonomik olarak ciddi daralmanın olduğunu belirterek, “Bu süreçte firmalarımızın ihracatını sürdürebilmeleri için alternatif pazarlara yönelmeleri gerekiyor. Bugün Afrika pazarındaki fırsatları dinledik. Dünyanın tüm bölgelerindeki daralma yaşanırken, daralma olmayan tek bölge Afrika bölgesidir. Afrika kıtası sektörler için büyük fırsatlar sunan bir pazar. Bundan sonraki süreçte Afrika pazarında ön almamız gerekiyor. Bizler BTSO olarak üyelerimizin farklı pazarlarda ihracatçı olması için çalışmalar yürüteceğiz.” dedi. “Afrika Kıtası Her 100 Birimin 87’sini İthal Ediyor” Afrika Ticaret Merkezleri Kurucusu Utku Bengisu programda, Afrika ekonomisinin son durumu ve bebe çocuk konfeksiyonu sektörü için sunduğu fırsatlara ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Türkiye’nin üretici, genç ve dinamik bir yapıya sahip ülke olduğunu belirten Bengisu, Afrika kıtasının Türk iş dünyası için büyük fırsatlar barındırdığını söyledi. Bengisu, 1.5 milyar insanın yaşadığı, 54 farklı ülkeden oluşan Afrika kıtasında her 100 birim ürünün 87’sinin kıta dışından ithal edildiğini söyledi. Türkiye’nin Afrika kıtasındaki ihracat varlığının mutlaka artması gerektiğini belirten Bengisu, “Afrika kıtasında Türkiye, Hindistan, Çin ve AB ülkeleri ile yarışıyor. Bu ülkelerdeki KOBİ’lerin ihracata olan katkısına baktığınızda yüzde 45 ile 65 arasında değişen orana sahip. Bizim güçlü KOBİ’lere yeni iş fırsatları sunmamız gerekiyor. Bu açıdan o pazarlardan en kolayı ve en hızlısı Türkiye ile ilişkileri iyi olan Afrika ülkeleridir” ifadelerini kullandı. “Bebe ve Çocuk Konfeksiyonunda 4 Milyar Dolarlık Bir Pazar” Bengisu, Türkiye’nin bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü temsilcilerinin katılımıyla verimli bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade ederek, şöyle devam etti: “Sektörel olarak bebe ve çocuk sektörünün Afrika kıtasında bugün ulaştığı 4 milyar dolarlık büyüklüğün ne anlam ifade ettiğini, büyük firmaların şu anda Afrika’da nasıl yerelleştiğini ve sahaya indiğini, buradan örnek bir modelle Bursa’mızın UR-GE kümelenmesi ile birlikte Afrika’da ihracatını artırabilecek strateji konu başlıklarını ele aldık. BTSO’nun kurduğu UR-GE kümelenmesinin ne kadar doğru, donanımlı ve bilgiye sahip firmalarla kurulduğunu gördük.” “BTSO, Firmaları İhracata Teşvik Ediyor” BTSO’nun iş dünyasına yönelik ihracatı teşvik eden önemli projeleri gerçekleştirdiğini yakından takip ettiğini belirten Bengisu, “Özellikle BTSO’nun her sektör özelinde çalışmalar yaptığını görüyoruz. Kimi zaman mermer kimi zaman inşaat kimi zaman tekstil sektörüne yönelik çalışmalar yaptığını görüyorum. BTSO baktığınız zaman şehrin ekonomisinin ve üretiminin bacaklarını oluşturan bütün akslara eşit bir şekilde fırsat oluşturmaya çalışan önemli bir vizyon ortaya koyan bir kurum. Hem donanımlılar hem de bir uzmanlık merkezi gibi çalışıyorlar. Dünya pazarlarına açılmak için elinden geleni yapan BTSO’ya Türkiye ihracatına sağladığı katkılardan dolayı teşekkür ediyorum.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.