SON DAKİKA
Hava Durumu

#Afrika

Söz Bursa - Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afrika haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Euroshop 2026’da Gökçelik rüzgarı: Yeni nesil mağaza çözümleri görücüye çıktı Haber

Euroshop 2026’da Gökçelik rüzgarı: Yeni nesil mağaza çözümleri görücüye çıktı

Perakende sektöründe raf sistemleri üretimi konusunda Türkiye’nin öncü kuruluşlarından ve sektör için küresel bir çözüm ortağı olan Gökçelik A.Ş., teknoloji, tasarım ve Ar-Ge yatırımlarıyla geliştirdiği en yeni ürünlerini, dünyanın en büyük perakende ekipmanları ve teknolojileri fuarı olan EuroShop 2026’ta görücüye çıkardı. Her zaman olduğu gibi perakende ekipmanları ve mağaza sistemlerinin yanı sıra bağlantılı perakende, sürdürülebilirlik, akıllı mağaza çözümleri, enerji verimliliği, dijitalleşme, omnichannel entegrasyonu, müşteri deneyimi ve şehir içi perakende konseptleri gibi sektörün gündemindeki başlıkları odağına alan EuroShop, 2026 yılında da Almanya Düsseldorf’taki Messe Düsseldorf’ta sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Dünyanın dört bir yanından binlerce katılımcı firmanın ve on binlerce profesyonel ziyaretçinin yer aldığı fuar, küresel perakende endüstrisinin nabzını tutmaya devam etti. Türkiye, 2026 organizasyonunda da güçlü bir katılım sergileyerek en fazla katılımcıya sahip ülkeler arasında üst sıralarda yer aldı. Yeni nesil ürünler ve dijital çözümler ilgi odağı oldu Beş gün süren fuarda bu yıl da özgün stand tasarımıyla dikkat çeken Gökçelik, yeni nesil mağaza konseptleri ve yüksek katma değerli ürün gamı ile yoğun ilgi gördü. Şirketin Ar-Ge ve Tasarım ekipleri tarafından geliştirilen; teknoloji, estetik ve ergonomiyi bir araya getiren kendinden ödemeli kasa sistemlerinin güncellenmiş versiyonları, elektronik etiket ürünleri, modüler ve daha fazla teşhir alanı sağlayan yeni raf ve arka pano çözümleri ile mağazalara yönelik konsept uygulamaları profesyonel ziyaretçilerden tam not aldı. 2026 yılında özellikle sürdürülebilir malzeme kullanımı, karbon ayak izini azaltan üretim teknikleri ve enerji tasarrufu sağlayan mağaza içi sistemler ön plana çıkarken, Gökçelik’in çevre dostu üretim yaklaşımı ve uzun ömürlü, geri dönüştürülebilir ürün tasarımları uluslararası alıcıların dikkatini çekti. Gökçelik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şirket olarak son yıllarda Ar-Ge, inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik başlıklarını stratejik önceliğimiz haline getirdik. 2026 yılına güçlü bir üretim ve ihracat performansıyla girdik. Bu fuara da hem teknolojik altyapımız hem de tasarım gücümüzle son derece iddialı hazırlandık. Yeni ürün ve sistemlerimizi ilk kez burada sergilemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak çözümlerimizle fuara değer kattığımıza inanıyoruz.” Küresel pazarda güçlü konum EuroShop’un sektörel anlamda dünyanın en önemli buluşma noktası olduğunu vurgulayan Aras, sözlerini şöyle sürdürdü: “EuroShop yalnızca bir fuar değil; aynı zamanda küresel perakende dünyasının vizyon platformu. 2020 yılında pandeminin gölgesinde gerçekleşen organizasyonun ardından sektör hızla dijitalleşme ve esneklik odağında yeniden şekillendi. Bugün geldiğimiz noktada fiziksel mağazalar ile dijital altyapının entegre olduğu yeni bir perakende anlayışı hâkim. Biz de Gökçelik olarak 1993’ten bu yana kesintisiz katıldığımız bu fuarda, her dönem değişen ihtiyaçlara uygun çözümlerimizle yer alıyoruz. 2026 organizasyonunda da mevcut müşterilerimizle ilişkilerimizi güçlendirirken yeni ihracat bağlantıları kurma fırsatı yakaladık.” 2026 itibarıyla ihracat pazarlarını daha da genişletmeyi hedefleyen Gökçelik, Avrupa başta olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Amerika kıtalarında yeni projeler için görüşmeler gerçekleştirdi. Şirket, yüksek üretim kapasitesi, mühendislik gücü ve tasarım kabiliyetiyle küresel markalara çözüm ortağı olma vizyonunu kararlılıkla sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

Nüfus alarmı verildi! Erdoğan: "Aile yapısını korumak için teyakkuz halindeyiz" Haber

Nüfus alarmı verildi! Erdoğan: "Aile yapısını korumak için teyakkuz halindeyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa'nın savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vaktinin çoktan geldiğini belirterek, "Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayarak, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Muhtemel bir İran-ABD savaşının kimseye bir şey kazandırmayacağını, aksine bölgenin kaybedeceğini söyleyen Erdoğan, gelen davet üzerine Türkiye'nin Gazze Barış Kurulu toplantısına katılacağını da belirterek, Gazze meselesinin insanlığın vicdan sınavı olduğunu ifade etti. "GÖRÜŞMELERİMİZDE TİCARET, YATIRIMLAR, SAVUNMA SANAYİİ, ÖZELLİKLE ENERJİ, ULAŞIM VE DAHA BİRÇOK KONUYU DEĞERLENDİRDİK" Etiyopya'nın Afrika'nın önde gelen devletlerinden biri olduğunu ve yaklaşık 11 yıl aradan sonra ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerimizde ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik. 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için gerekli adımları ele aldık. Türk yatırımlarının artırılması konusundaki fırsatlara değindik. Ekonomi ve enerji alanlarında belgelere imza attık. Biliyorsunuz Etiyopya, Afrika'daki uçuşlar için önemli bir bağlantı merkezi konumunda. Bu sebeple büyük bir havalimanı projesini ilerletiyorlar. Biz de Türkiye olarak firmalarımızın bu projeye katkı sağlayabileceklerini düşünüyoruz. Etiyopya, Afrika Boynuzu tabir edilen ve stratejik önemi haiz, bölgenin de en büyük ülkesi. Gerek köklü devlet geleneği gerek 130 milyonu bulan nüfusuyla büyük potansiyele sahip. Afrika Teşkilatı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarına ev sahipliği yapan Addis Ababa, Afrika kıtasının diplomasi başkenti olarak adlandırılıyor. Sahra Altı Afrika'daki en eski büyükelçiliğimizin 1926 yılında Addis Ababa'da açılması, Cumhuriyetimizin geçmişinde bu kadim şehri Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin kalbine yerleştirdiğini gösteriyor" diye konuştu. "BİRLİKTE GÜZEL İŞLERE İMZA ATTIK, İNŞALLAH BUNDAN SONRA DA ATACAĞIZ" Etiyopya'nın birçok önemli toplantıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki yıl da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yine Addis Ababa'da düzenlenecek. Biz de inşallah kasım ayında yapacağımız bu Taraflar Konferansı'na dair tecrübelerimizi Etiyopyalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Dolayısıyla şayet Afrika'daki potansiyeli değerlendirmek istiyorsak, hiç şüphesiz bunun yollarından biri Etiyopya'dan geçmektedir. Ankara sürecinden hatırlayacağınız üzere Etiyopya ile ortak mesai yapma alışkanlığımız zaten var. 2024 Aralık ayında kabul edilen Ankara Bildirisi ile Etiyopya ve Somali arasında güvenin pekiştirilmesini sağladık. Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız" ifadelerini kullandı. "BİZ, AFRİKA'DAKİ MESELELERE ÇIKAR ODAKLI, TARAFGİR BİR GÖZLE BAKMADIK, BAKMIYORUZ" Türkiye'nin dünya üzerinde hiçbir ülkeye sömürgecilik anlayışı ile yaklaşmadığının altını çizen Erdoğan, "Milletçe tarihimizin hiçbir döneminde bizler sömürgeci olmadık. Afrika'daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük. Bugün kıtada gözlerin ülkemize çevrilmesinin temelinde işte bu tertemiz sicilimiz vardır. Karşılıklı saygı ve eşit ortaklık, bizim Afrika politikamızın esasıdır, pusulasıdır, değişmez ilkesidir. Biz, Afrika'daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz. Ülkemize yönelik bu bakış açısı bizim insani diplomasimizin, barış diplomasisi adımlarımızın başarısında da etkili. Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Türkiye böylesi bir barış tesis etmeye muktedir midir? Muktedirdir evelallah, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Çok şükür yalnız da değiliz. Sözümüz de, sesimiz de artık çok daha güçlü" açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE MEZUNLARI AFRİKA'NIN BİRÇOK ÜLKESİNDE SİYASETTEN İŞ DÜNYASINA, AKADEMİDEN SİVİL TOPLUMA HER ALANDA AKTİF GÖREVLER ÜSTLENİYOR" Afrika ile ilişkileri geliştirmek, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere her alanda iş birliğini ileriye taşımanın gayreti içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, "Kıtadaki büyükelçilik sayımızı biliyorsunuz 44'e çıkardık. İktidarı devraldığımız zaman bu sayı 12 idi. Ankara'da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği şu anda faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler, Afrika'da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci şu anda eğitim alıyor. Türkiye mezunları Afrika'nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor" dedi. "TAM ENTEGRASYONA DAİR ADIMLARI ANBEAN TAKİP EDİYORUZ" Terörsüz Türkiye hedefine doğru dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye'ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye'de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır" diye konuştu. "İRAN'I HEDEF ALAN YENİ BİR SAVAŞ KİMSEYE BİR ŞEY KAZANDIRMAZ, AKSİNE BÖLGEMİZ KAYBEDER" Bir gazetecinin "Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz son durumu?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran ile ABD arasındaki sorunlar diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran'ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı. "BARIŞ KURULU TOPLANTISI İÇİN DAVET GELDİ, TÜRKİYE OLARAK TOPLANTIYA KATILACAĞIZ" Gazze Barış Kurulu hakkında da değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Gazze Barış Kurulu'nun Gazze'de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk. Gazze'deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır. Burada amaç ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze'ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu'nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir" dedi. "AVRUPA'NIN MEVCUT SAVUNMA VE GÜVENLİK MEKANİZMALARINA TÜRKİYE'Yİ DAHİL ETMESİNİN VAKTİ ÇOKTAN GELMİŞTİR" Türk ordusunun NATO ve Avrupa için öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Yıllardır her platformda ülkemizin Avrupa Birliği'ne birçok yönden olumlu katkılarının olacağını anlatıyoruz. Avrupa'nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir. Dünya değişiyor, Avrupa Birliği hızla dönüşümlerin yaşandığı bu çağda daha ne kadar dar gündemlerin esiri olabilir? Bunu anlamak mümkün değil. İyi tercih, Türkiye'nin Avrupa'yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırmak ve Avrupa'nın gücüne güç katmaktır. Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir. Avrupa'da yeni bir savunma mimarisi kurmak. Eğer bu niyettelerse bunun Türkiye'siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikardır. Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir. Ordumuza olan güvenimiz tamdır. Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa'nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini artık herkes anlamıştır." "ANAYASA KONUSUNDA HENÜZ BİR TAKVİM ORTAYA ÇIKMIŞ DEĞİL, BİZ HAZIRLIKLARIMIZI TİTİZLİKLE YAPIYORUZ" Bir gazetecinin yeni anayasa çalışmalarının son durumunu sorması üzerine Erdoğan, "Yani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi'deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı' filan diyorlardı ya. Şimdi Zeynep Hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi'den otobüslere doldular ve o gün bizim grup toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir'de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz" ifadelerine yer verdi. "DİK DURACAĞIZ, DİKLEŞMEYECEĞİZ AMA CHP'YE DE MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile Ankara'nın Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasındaki küfürlü mesajları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız, genel merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın, sabırlı olacaksın. Vakti, saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz ama CHP'ye de meydanı bırakmayacağız" diye konuştu. "BİZ CHP'NİN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ BATAKLIKLA İLGİLENMİYORUZ, SADECE İŞİMİZE BAKIYORUZ" Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik eleştirilerinin son dönemde sertleştiğini ve ‘Umudumu kestim' şeklindeki sözlerini sorması üzerine Erdoğan, "Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP'yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın genel başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz" cevabını verdi. "AİLE YAPISININ KORUNMASI İÇİN İKTİDAR OLARAK TEYAKKUZ HALİNDEYİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte uygulanan aile planlaması politikalarının nüfus düşüşünde etkisinin olup olmadığı ve ailenin güçlenmesiyle ilgili yeni desteklerin gelip gelmeyeceği sorusu üzerine şunları söyledi: "Aile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit bir mesele değil. Bizim aile meselesini özellikle bu yılın önemli bir başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu. Hamdolsun şu anda bizim yakaladığımız seviye, Rusya'nın yeni yakaladığı seviye. Rusya şu anda bu konuda çok ciddi adımlar atıyor. Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar. Onlar da nüfus artışını teşvik eden politikalar geliştiriyorlar. Aynı şekilde Suudi Arabistan ciddi adımlar atıyor. Biz de bu konuda çok önemli bir yerdeyiz. Ama biz düşüyoruz. Ciddi manada nüfus kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim asla kaybetmememiz lazım. Buna yönelik olarak veriler özellikle de alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var. Bundan taviz veremeyiz. Tam aksine bunu toparlamamız şart."

Kosova ve Malezya’dan sonra rota Londra: Hayat Sağlık grubu avrupa pazarında! Haber

Kosova ve Malezya’dan sonra rota Londra: Hayat Sağlık grubu avrupa pazarında!

Son dönemde sağlık turizmine yönelerek Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açan, ayrıca Malezya'nın Johor eyaletinde bir hastane açılması için iş birliği protokolü imzalayan Hayat Sağlık Grubu şimdi de İngiltere’ye odaklandı. Hayat Hastanesi, sağlık turizmi alanındaki uluslararası tanıtım ve iş geliştirme faaliyetleri kapsamında, 14–15 Şubat 2026 tarihlerinde Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da, Queen Elizabeth II Centre’da düzenlenen 3. Londra Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı’na katılım sağladı. T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen ve Türk ile yabancı sağlık kurumlarını İngiltere pazarıyla doğrudan buluşturmayı hedefleyen organizasyon; B2B görüşmeler ve konferanslarla sektör temsilcilerine önemli iş birliği fırsatları sundu. Fuara, Hayat Hastanesi adına Hastane Müdürü Nurten Molla ile Uluslararası Hasta Hizmetleri Müdürü Yasemin Gilaner Acın katıldı. Etkinlik süresince İngiltere’den ve farklı ülkelerden gelen çok sayıda hasta ve firma temsilcisiyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi; Hayat Hastanesi’nin hasta odaklı hizmet anlayışı, uzman hekim kadrosu ve modern tedavi olanakları uluslararası katılımcılara tanıtıldı. Fuarı değerlendiren Hastane Müdürü Nurten Molla, İngiltere’nin yüksek gelir grubuna sahip ve sağlık bilinci yüksek nüfusunun sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyel oluşturduğunu kaydetti. İngiltere’de ulusal sağlık sisteminde (NHS) yaşanan uzun bekleme sürelerinin Türkiye’yi sağlık turizminde güçlü bir alternatif haline getirdiğini, bu kapsamda Hayat Hastanesi’nin özellikle cerrahi müdahaleler, ortopedi, diş ve estetik alanlarında hızlı, güvenilir ve kaliteli hizmet sunan bir merkez olarak dikkat çektiğini dile getiren Nurten Molla şunları söyledi : “Açılışı Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş tarafından yapılan organizasyon, Hayat Hastanesi’nin yanı sıra Bursa’nın da uluslararası sağlık turizmi alanında tanıtımına katkı sağladı. Hayat Sağlık Grubu olarak; son dönemde Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarındaki çeşitli ülkelerden gelen hastalara da hizmet vermeye başladık. Bu kapsamda geçen yıl Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açtık. Asya tarafında ise, Malezya’nın önde gelen bir sağlık kuruluşuyla iş birliği protokolü imzaladık. İmzalanan anlaşma kapsamında, Malezya'nın Johor eyaletinde 303 yatak kapasiteli ileri teknolojiyle donatılmış yeni hastane, Hayat Hastanesi markasıyla hizmet verecek. Hastanenin tüm yönetimi ise Hayat Sağlık Grubu tarafından üstlenilecek. Hayat Hastanesi olarak, tüm bu çalışmalarla Asya, Afrika ve Avrupa pazarlarındaki bilinirliğimizi artırmayı, uluslararası hasta ağını genişletmeyi ve Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü konumunu daha ileriye taşımayı hedefliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararını kabul etmiyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararını kabul etmiyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile düzenlediği ortak basın toplantısında, "Toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği sağlanmış bir Suriye'nin en büyük kazananı tüm bölgemiz olacaktır. Biz, Suriye'deki büyük dönüşümün destekçisiyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile baş başa ve heyetlerarası görüşmeyle anlaşmaların imza töreninin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk toplantısını 2024 Eylül'de Ankara'da yaptıkları Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin ikinci toplantısı vesilesiyle Mısır’ın başkenti Kahire'de bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Şahsına ve heyetine gösterdikleri sıcak misafirperverlik için Sisi ile kendilerini büyük bir muhabbetle karşılayan Mısırlılar’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bin yıllık ortak mazimizle yoğrulan kardeşlik bağlarımızdan sadece halklarımızın refahı için değil Filistin ile bölgemizin istikrarına katkı için de faydalanmak istiyoruz. Sayın Sisi'yle belirlediğimiz bu ortak vizyon sayesinde ilişkilerimizin her alanda daha ileri taşındığını memnuniyetle müşahede ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin ilk toplantısından bu yana yaklaşık 16 ayı geride bıraktıklarını anımsattı. Bu dönemde çeşitli vesilelerle Mısır'ı iki kez ziyaret ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dışişleri bakanlarımız ise yedi defa bir araya geldiler. Diğer bakanlarımız ve üst düzey zevatı ekleyince karşılıklı ziyaret sayısı 50'ye yaklaşıyor. Bugün kabul ettiğimiz ortak bildiri ve muhtelif belgelerle inşallah ilişkilerimizin ahdi zeminini pekiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. TİCARİ İLİŞKİLER "Mısır, Türkiye'nin Afrika'daki en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürüyor. Son üç yıldır 8 ila 9 milyar dolar aralığında seyreden ticaret hacmimizi 15 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk firmalarının Mısır'daki yatırımlarının 4 milyar dolara yaklaşmasından ziyadesiyle memnunuz. Bugün iş insanlarımızla bir araya geleceğimiz iş forumunda karşılıklı yatırım ve iş birliği imkânlarını ele alacağız. Enerji ve ulaştırma alanlarında ortak projeler geliştirmek istiyoruz. Türkiye-Mısır arasında güçlenen ilişkiler turizme de olumlu yansımıştır. Geçtiğimiz yıl 500 binden fazla turist ülkelerimizde karşılıklı olarak misafir edilmiştir. Temennimiz bunun önümüzdeki dönemde iki katına çıkmasıdır. Mısır halkı, Türk kültürüne ve diline yoğun ilgi gösteriyor. Türkiye olarak bu ilgiyi karşılıksız bırakmak istemiyoruz. Yunus Emre Enstitümüzün İskenderiye şubesinin, TİKA ve TRT gibi kurumlarımızın ülke temsilciliklerinin yeniden açılmasını bu bakımdan önemli görüyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır ile Doğu Akdeniz'de en uzun kıyı şeridine sahip iki komşu ülke olduklarını, ikili deniz ticareti taşımacılığı seyrüsefer serbestisi ve deniz güvenliği alanlarında iş birliğini arttırmak arzusunda olduklarını dile getirdi. "ORTAK GÜNDEMİMİZİN BAŞLICA KONUSUNU FİLİSTİN DAVASI TEŞKİL EDİYOR" Atılacak ortak adımların hem bölgesel barışa hem de iki ülkenin ekonomik ve stratejik çıkarlarına ciddi katkılar sağlayacaklarına inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ortak gündemimizin başlıca konusunu Filistin davası teşkil ediyor. Şurası bir gerçek ki ateşkes tesis edilmiş olmakla birlikte Gazze'deki insani dram hâlen devam ediyor. 11 Ekim'den bu yana 500'ün üzerinde Gazzeli, İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Geçen hafta aralarında çocukların da olduğu 30 kardeşimiz şehit oldu. Şarm el-Şeyh Deklarasyonu'nu sabote etmeyi amaçlayan bu saldırıları ve ihlalleri reddediyoruz. Gazze'de barışı mümkün kılacak girişimlerde Mısır'la birlikte çalışıyoruz, inşallah bunu da devam ettireceğiz. İsrail saldırılarıyla tahrip edilmiş olan Gazze'nin yeniden imarı için de aynı şekilde elden gelen katkıyı sağlayacağız. Bu vesileyle Gazze'ye gönderdiğimiz insani yardımların bölgeye ulaştırılmasında gösterdikleri iş birliği için Mısır makamlarına bugün bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. BÖLGESEL GELİŞMELER Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü görüşmelerde Libya, Sudan ve Afrika boynuzu başta olmak üzere bölgesel konulara da değindiklerini aktardı. "Libya'da kalıcı istikrarın tesisi için ülkede birlik bütünlüğün korunması, Mısır'la ortak hedefimiz olmayı sürdürüyor" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Libyalılar’ın önderlik ve sahipliğinde yürütülecek süreçleri desteklemek noktasında fikir birliği içindeyiz. Sudan'da öncelikle ateşkesin sağlanmasını ve ardından sürdürülebilir bir barışın tesis edilmesini ümit ediyoruz. Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararını kabul etmiyoruz. Somali Federal Cumhuriyeti'nin ve Somaliland bölgesinin geleceğine yönelik adımların tüm Somalililer’in iradesini yansıtacak şekilde atılması gerekiyor. Toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği sağlanmış bir Suriye'nin en büyük kazananı tüm bölgemiz olacaktır. Biz, Suriye'deki büyük dönüşümün destekçisiyiz. Bu desteği sürdürmekte kararlıyız. Mısır tarafından Suriye'nin birliğinin muhafazasına yönelik yapılan açıklamaları isabetli buluyor ve destekliyoruz. Komşumuz İran'la, özellikle dış müdahalelerin tüm bölge için önemli riskler teşkil edeceği kanaatindeyiz. İran'la nükleer dosya dahil meselelerin diplomatik yollarla çözümü en isabetli yöntemdir" dedi. Misafirperverliği için Cumhurbaşkanı Sisi'ye ve Mısırlı yetkililere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantılarda aldıkları kararların iki ülke başta olmak üzere bölgenin barış, refah ve istikrarına katkı sunmasını temenni etti. "İŞ BİRLİĞİNİ PEKİŞTİRMEMİZ LAZIM Kİ ÇÖZÜMLERE ULAŞABİLELİM" Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, ülkesinin başkenti Kahire'deki Al-İttihadiye Sarayı'nda resmî törenle karşıladığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile heyetler arası ve ikili görüşmenin ardından bir dizi ikili anlaşmaya imza attı. İmza töreninin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Mısır Cumhurbaşkanı, Türkiye ile olan çeşitli alanlardaki işbirliğine dikkati çekerek "Mısır, Afrika Kıtası'nda Türkiye'nin birinci ortağı sayılır. İki ülke arasında 9 milyar dolar olan Ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarmak için çalışıyoruz, hedefimiz bu" dedi. Orta Doğu'daki duruma ilişkin Sisi, "Bölgemiz çok hızlı bir şekilde krizlere ve çalkantılara gebe kalıyor. (Mısır-Türkiye) Bu iş birliğini derinlemesine pekiştirmemiz lazım ki (bölgede) sürdürülebilir siyasi çözümlere bir an önce ulaşabilelim" ifadesini kullandı. İş birliği geliştirmenin önemine vurgu yapan Sisi, Türkiye, Mısır, Katar ve ABD'nin çabalarıyla Gazze'de ateşkes ilan edildiğini hatırlattı. Mısır Cumhurbaşkanı, "Gazze'de şimdi önemli olan insani yardımların bir an önce bölgeye ulaştırılmasıdır. Bu arada sükunetin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Uluslararası ve Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda iki devletli çözüm ve Filistin devletinin kurulması son derece önemlidir. Filistinliler’e karşı uygulanan tüm tek taraflı uygulamalar sona erdirilmeli ve başta Kudüs olmak üzere kutsal mekanlar korunmalıdır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Sudan'daki gelişmeleri ele aldıklarını aktaran Sisi, "Sudan'ın devlet kurumlarının bütünlüğünün korunması önemli. Erdoğan'ın da diplomatik çabaları sürmekte, Sudan'ın birliği ve dirliğinin korunması önemlidir" ifadelerini kullandı. Sisi, ülkesinin Somali'nin bölünmesine karşı olduğunun altını çizerek Libya'da da istikrarın sağlanmasının önemine vurgu yaptı. Suriye'deki duruma ilişkin Sisi, "Mısır, Suriye'nin birliğini ve egemenliğini desteklemektedir. Son olarak hükümetle SDG arasında bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmaların ve çabaların tüm kesimlerin haklarını korumasını umuyoruz" dedi. İran'daki gelişmelere değinen Sisi, "İran'daki gelişmeleri de ele aldık. Mısır, İran'da nükleer dosyanın bir çözüme varılması, ülkede ve bölgede barışın sağlanması gerekiyor" dedi. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, "Türkiye ile hem bölgesel hem uluslararası iki ülkeyi ilgilendiren konularda iş birliğini artıracağız. 3. toplantımızı Ankara'da olacak. Kardeşim Erdoğan, Mısır'ın en aziz misafiridir, ilişkilerimizin daha iyi düzeye ulaşmasını, bölgemizde barış ve istikrarın egemen olmasını Allah'tan temenni ederim" ifadelerini kullandı.

Bahçeli'den bayrak indirme provokasyonuna tepki! Haber

Bahçeli'den bayrak indirme provokasyonuna tepki!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına yönelik saldırıya sert tepki göstererek, olayın bir provokasyon ve istihbarat operasyonu olduğunu belirtti. Bayrağa yönelik mütecaviz eylemin faillerinin ve bağlantılarının açığa çıkarılarak en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" hedefleri doğrultusunda atılan adımlar hız kazandıkça husumet ve şiddet cephesinin provokasyonlarının tehlikeli boyutlara ulaştığını kaydetti. Terörizmi ve terör örgütlerini politik ve stratejik araç olarak kullanan muhasım mihrakların Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından rahatsız olduğunu ifade eden Bahçeli, Anadolu coğrafyası ile Orta Doğu ve Afrika’da kaos ve kriz ortamını derinleştirmeyi amaçlayan karanlık bir aklın devrede olduğunu vurguladı. "DEM PARTİ’NİN TÜRK BAYRAĞININ İNDİRİLMESİNDEN BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU OLDUKLARI AÇIKTIR" Bahçeli, Nusaybin’de geçişe kapalı sınır kapısının zorlanması sırasında Türk bayrağına yönelik saldırının bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olduğunu belirterek, "Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda eden, aralarında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığı muhtelif ve muhasım mihraklar hem Türkiye’nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsızlardır. Anadolu coğrafyası ile Ortadoğu ve Afrika üzerinde zulüm senaryoları refakatinde hegemonya mücadelesi yürüten, bundan mülhem devlet altı örgüt, grup, oluşum ve bölücü terör odaklarını besleyip kışkırtan karanlık bir akıl, kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini projelendirmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin icra ve ikmaliyle anılan zalim projenin yırtılıp atılacağı, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı ortadadır. Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı, bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır. Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttırdığı bir gerçektir. Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir" değerlendirmesinde bulundu. "DEM PARTİ BİR KARAR VERMELİDİR" DEM Parti’ye çağrıda bulunan Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Terörsüz Türkiye’nin aşama aşama gerçekleştiği şu günlerde dil, üslup ve zihniyet sorununun yoğunlaşması maalesef gerilimi canlı tutmakta, ümitleri sekteye uğratmaktadır. DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır? Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır? Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamak tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetliliktir. DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, siyonizmin değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir." "İSTİHBARAT OPERASYONU İHTİMALİ ARAŞTIRILMALIDIR" Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan olayın arka planında kapalı devre bir istihbarat operasyonu bulunduğunu öne süren Bahçeli, bayrağa yönelik saldırıda dahli bulunan kişi ve yapıların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı. "Türk bayrağı Türk milletinindir, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir" diyen Bahçeli, sabır ve sinirlerin zorlanmasının kimseye fayda sağlamayacağını ancak milli onur ve değerlerle oynanmasına da asla müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti. "TERÖRLE MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRECEK" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinden taviz verilmeyeceğini belirterek, provokasyonlara karşı azami dikkat ve uyanıklıkla barış ve huzur yolculuğunun devam etmesi gerektiğini kaydetti. SDG/YPG’nin terör örgütü olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu yapıların Kürt vatandaşları temsil edemeyeceğini ifade etti. Bahçeli, "Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamen arındırılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, ay yıldızlı al bayrağa uzanan elleri ve terörü meşrulaştırmaya çalışan anlayışları kınadığını ve lanetlediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Avrupa Türk Toplumunu kimseye ezdirmeyiz!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Avrupa Türk Toplumunu kimseye ezdirmeyiz!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tertemiz niyetleriyle Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze eşlik eden Avrupa Türk toplumunu kimseye ezdirmeyiz, ezmeye çalışan kifayetsizlere de hadlerini pekala bildiririz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği Heyetini Kabul Programı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetlileri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde bu anlamdaki böyle bir sofrada sizlerle bir arada olmaktan ve dünyanın dört bir köşesinden bu sofraya iştirak etmekten duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sizlerin şahsında Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Balkanlara, Amerika'dan Avustralya'ya yurt dışında yaşayan 7 milyonu aşkın vatandaşımızın tamamına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı maziyi paylaştığımız, aynı ufka daldığımız, dünyaya ve geleceğe aynı pencereden baktığımız soydaş ve akraba topluluklarımıza da sizler vasıtasıyla muhabbetlerimi iletiyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sene sonu kapasite geliştirme ve eğitim çalıştayının Avrupalı Türkler başta olmak üzere yurt dışındaki vatandaşlar için hayırlara vesile olmasını diledi. Sözlerinin başında üç ayları ve bu gece idrak edilecek Regaip Kandilini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rahmet ve mağfiret ikliminin kalplerimizi kuşattığı bu önemli gecenin 86 milyon vatandaşımızla birlikte gönül coğrafyamız ve tüm İslam alemi için hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselam bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: "Mümin yeşil ekine benzer. Rüzgarla eğilir fakat yıkılmaz. Rüzgar sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mümin de böyledir. O da bela ve musibetler sebebiyle eğilir fakat yıkılmaz" açıklamasında bulundu. "GAZZE'DE 2 MİLYONU AŞKIN FİLİSTİNLİ ÇOK ZOR ŞARTLARDA HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYOR" Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da ve dünyanın birçok yerinde sancılı günler yaşandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in insanlık dışı saldırıları sebebiyle enkaz yığınına dönen Gazze'de 2 milyonu aşkın Filistinlinin çok zor şartlarda hayata tutunmaya çalıştığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınırımızın hemen öte tarafında 14 yıllık mücadelenin ardından Suriye halkından, içerden ve dışardan yapılan sabotajlara rağmen ülkelerini yeniden toparlamak, yeniden ayağa kaldırmak için canhıraş bir çaba gösterdiklerini belirterek, Avrupa'dan Asya'ya kriz ve belirsizlik dalgasının yükseldiği bir dönemde bela ve musibet rüzgarları karşısında yıkılmamak için her zamankinden daha fazla dayanışmaya, daha fazla kardeşliğe ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti. Gazze ve Filistin başta olmak üzere kanla, acıyla, gözyaşıyla yoğurulan topraklarda hayat ve haysiyet mücadelesi veren tüm vatandaşlar için üç ayların ve Regaip gecesinin huzur ve felaha vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dualarınızda bu kardeşlerimizi de unutmamanızı sizlerden ayrıca istirham ediyorum. Rabbim işimizi kolaylaştırsın. Kavlimizi ve kardeşliğimizi güçlendirsin diyorum" dedi. Bu sene 21. yaşına giren Uluslararası Demokratlar Birliği, Avrupa'nın 17 ülkesinde 38 bölge başkanlığı ve 253 şubesiyle çok önemli çalışmalar icra ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birlik, gurbeti sılaya dönüştüren yurt dışındaki vatandaşlarımızın her türlü sorunuyla sağ olsun yakından ilgileniyor" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'nın en güçlü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Uluslararası Demokratlar Birliği'nin; geliştirdiği projelerle, yürüttüğü faaliyetlerle kritik bir misyonu yerine getirdiğini aktararak, "Anavatanından binlerce kilometre uzakta yaşayan kardeşlerimizin demokratik ve aktif katılımlarının yükseltilmesi, asimile olmadan bulundukları topluma entegrasyonu; siyaset, ekonomi, ticari ve sosyal hayatta güçlü bir varlık gösterebilmesi ve her alanda daha iyi konumlara gelebilmesi için yoğun çaba harcayan Uluslararası Demokratlar Birliği'ne bir kez de sizlerin huzurunda yürekten teşekkür ediyorum. Bunların yanında kültürel ırkçılık, ayrımcılık, İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı gibi nefret içeren, husumeti körükleyen fiil ve söylemlere karşı mücadele yürüten birliğimize çalışmalarında başarılar diliyorum" şeklinde konuştu. "YURT DIŞINDAKİ MİLLET VARLIĞIMIZIN BUGÜNKÜ SEVİYELERİNE ULAŞMASI HİÇ AMA HİÇ KOLAY OLMADI" Kuruluşundan bugüne Uluslararası Demokratlar Birliği'ne emek veren, faaliyetlerine katkı sunan, birliğin bu noktaya gelmesinde payı olan herkese şükranlarını sunduğunu ifade eden Erdoğan, "Birliğin farklı kademelerinde görev almış, yurt dışındaki vatandaşlarımız için fedakarca uğraşmış fakat bugün aramızda olmayan kardeşlerimize de Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Bir defa şunun hepimiz farkındayız, bilincindeyiz. Yurt dışındaki millet varlığımızın bugünkü seviyelerine ulaşması hiç ama hiç kolay olmadı. Rüzgara karşı yürüdük. Irkçı saldırılara maruz kaldık. Yaban ellerde tutunabilmek için herkesten fazla çalıştık. Ötelendik, örselendik, horlandık. Fidan gibi gençlerimizi, gözleri ışıl ışıl yavrularımızı, elleri nasırlı kardeşlerimizi ırkçı teröre kurban verdik. Sizler orada Sirkeci'den kalkan trenin arkasından el sallayan, su serpen mahzun gönüller burada hasret çekti, bedel ödedi, zorluklara göğüs gerdi"açıklamasını yaptı. Karşılaştığı onca engele rağmen Türk diasporasının ayakta kalmayı, her alanda söz, etki ve irade sahibi olmayı başardığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ister sınırlarımız içinde, isterse yurt dışında yaşasın hiçbir insanımızın ezilmesine, horlanmasına müsaade etmeyiz. Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze eşlik eden Avrupa Türk toplumunu kimseye ezdirmeyiz, ezmeye çalışan kifayetsizlere de hadlerini pekala bildiririz" diye konuştu. "TURİZM GELİRİMİZİN 10,3 MİLYAR DOLARI, YURT DIŞINDAKİ VATANDAŞLARIMIZIN DOĞRUDAN KATKISIYLA OLUŞTU" 65 yıl öncesine kıyasla bugün; yaşadıkları ülkelere, sahip oldukları on binlerce işletmeyle ciddi katkılar yapan bu ülkelerin kalkınmasında, Türkiye'yle ilişkilerinin gelişmesinde inisiyatif alan, üretim ve yatırım noktasında başat roller üstlenen ve ülke ekonomisine, dış politikasına, yumuşak gücüne çok önemli katkı sunan güçlü bir Türk diasporası görüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece turizm rakamları bile, yurt dışındaki kardeşlerimizin Türk ekonomisi için ne yaptığını anlamamız açısından yeterlidir. 2024 yılında elde ettiğimiz 60,5 milyar dolarlık turizm gelirimizin 10,3 milyar doları, yurt dışındaki vatandaşlarımızın doğrudan katkısıyla oluştu. Türkiye'ye gelen 62,2 milyon ziyaretçinin 9,6 milyonu, yine yurt dışında mukim kardeşlerimizdi. Buna ihracatı, yatırımları, istihdamı ve diğer katkılarınızı dahil etmiyorum. Yani ortada Türkiye'ye çok önemli hizmetler sunan, Türk ekonomisine çok ciddi destek olan 7 milyonu aşkın büyük bir insan gücünden bahsediyoruz" değerlendirmesini yaptı. Buna ihracatın, yatırımların, istihdamın ve diğer katkıların dahil edilmediğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yani ortada Türkiye'ye çok önemli hizmetler sunan, Türk ekonomisine çok ciddi destek olan, 7 milyonu aşan büyük bir insan gücünden bahsediyoruz. Biz, Türk diasporasının başarılarından övgüyle bahsettikçe, birileri bundan rahatsız oluyor. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın Türkiye'ye katkıda bulunması, baba ocağı ile bağlarını güçlendirmesi, malum çevrelere huzursuz oluyor. Bu tarafın en başında muhalefet vardır. Muhalefet, milletvekiliyle, medyasıyla, besledikleri trol ordularıyla, Avrupalı Türkleri hedef almaktan utanmıyor. Öyle kibirli bir zihniyete sahipler ki, canını kurtarmak için ülkemize sığınan mazlumlara düşmanlar. Türkiye'nin gönül elçileri olacak misafir öğrencilere düşmanlar. Vatan hasretiyle yüreği yanan gurbetçi kardeşlerimize düşmanlar. Bu ülkenin genç nesillerine sahip çıkan gönüllü kuruluşlara düşmanlar. Kendileri dışında kimseye saygılar yok. Türkiye ile ilgili güzel bir cümle duymaya tahammülleri yok. Burunlarının ucunu dahi görmekten aciz tipler çıkıyor. Affedersiniz, zirzop gibi çirkin ifadelerle Avrupalı Türklere edepsizce saldırıyor. Yılın 11 ayı çalışan, ter döken, dişinden tırnağından artırdıklarıyla, yazın memleketine koşan kardeşlerimize hakaret ediyorlar" ifadelerini kullandı. Yurt dışında yaşayan Türklerin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Erdoğan konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: "Gurbetçilerimize bunları yaparken, yabancılardan 5 dakika dilenmekte, sadece 5 dakika. Muhatap alınabilmek için izzeti nefislerini ayaklar altına almakta hiçbir beis, hiçbir sorun, sıkıntı görmüyorlar. Batılılar karşısında ezikler, ama kendi insanına gelince kabalar, küstahlar. Buradan şunu bir kere daha açık açık söylemek isterim. Biz ister sınırlarımız içinde, isterse yurt dışında yaşasın, hiçbir insanımızın ezilmesine, horlanmasına müsaade etmeyiz. Mücadeleleriyle, fedakarlıklarıyla, çoğu zaman içlerine akıttıkları gözyaşlarıyla, gurbeti sılaya çeviren, acı vatanı, ikinci vatan eyleyen, siz kardeşlerime unvanı, sıfatı ne olursa olsun, kimse hürmetsizlik edemez." "AVRUPA TÜRK TOPLUMUNU KİMSEYE EZDİRMEYİZ, EZMEYE ÇALIŞAN KİFAYETSİZLERE DE HADLERİNİ PEKALA BİLDİRİRİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan yurt dışında yaşayan Türklerin haklarını kimseye ezdirmeyeceklerini vurgulayarak, "Tertemiz emekleriyle, tertemiz niyetleriyle, Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze eşlik eden, Avrupa Türk toplumunu kimseye ezdirmeyiz, ezmeye çalışan kifayetsizlere de hadlerini pekala bildiririz. Tekrar söylüyorum, size kimse üvey evlat muamelesi yapamaz. Size kimse parmak sallayamaz. Üst perdeden ayar veremez. Şunu asla ve asla unutmayın sevgili kardeşlerim. Avrupalı Türkler olarak sizler, bu vatanın öz ve öz evlatlarısınız. Sizler bu memleketin asli unsurlarısınız. Sizler bu ülkenin dünyaya açılan kapılarısınız. Sizler nerede yaşarsanız yaşayın, canımızdan bir parçasınız. Geçmişteki iktidarlar sizi yok saymış olabilir, ihmal etmiş olabilir. Birileri on yıllar boyunca size döviz penceresinden bakmış olabilir. Ama bizim her birimiz ve sizin her biriniz dünyanın dört bir yanında hayat kurmuş 7 milyon insanımızla birlikte hürmet ve hizmetin en iyisine layıksınız" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan son 23 yılda yurt içindeki vatandaşlarla birlikte yurt dışında yaşayan vatandaşlar için de çalıştıklarını belirterek, devlet olarak ilgili kurumlarla, parti bünyesinde ise Dış İlişkiler Başkanlığı ile Türk diasporasının tamamını kucakladıklarını dile getirdi. İhdas edilen kurumlarla, hayata geçirilen düzenlemelerle, proje, eser ve hizmetlerle yurt dışında yaşayan Türklerin her zaman yanında olduklarını bildiren Erdoğan, "Yurt dışı vatandaşlar için neler yaptığımızı bunlardan bizzat istifade eden kişiler olarak sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. 2012'de yaptığımız kanun değişiklikleriyle yurt dışındaki seçmenlerimizin büyükelçilik ve konsolosluklarımızda kurulan sandıklardan oy kullanabilmelerini sağladık" dedi. Askerlikten, emeklilik işlemlerine, nüfus ve vatandaşlıktan, gümrük ve noter hizmetlerinde, bugüne kadar 60'ın üzerinde düzenlemeyi hayata geçirdiklerini, halihazırda 80 civarında farklı konuda konsolosluk hizmeti sunulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konsolosluk çağrı merkezinde son 11 ayda 650 binden fazla çağrıya cevap verildiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığını kurarak Türk diasporasının geleceği adına önemli bir adım attıklarını kaydetti. Erdoğan Yurtdışı Türkler Başkanlığı yürüttüğü çalışmalarla sorunlarına çözümler üretildiğini yurt dışında yaşayan vatandaşların hak ve hukukunun savunulduğunu, hem de çocuk ve gençlere yönelik pek çok faaliyet gerçekleştirildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığının ise Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı özellikle temsilcilikler marifetiyle vatandaşların nabzını tutmaya devam ettiğini belirterek, "Saha ziyaretleri ve vatandaş buluşmalarıyla yurt dışındaki kardeşlerimizle olan irtibatımızı asla koparmıyor. İnşallah bunlara yenilerini ekleyerek sizlere hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Sizlerden de daima birlik olmanızı, kenetlenmenizi, kültürünüzle birlikte kardeşliğinizle sıkı sıkı sahip çıkmanızı bekliyorum. Siyasette, ticaret hayatında, akademi ve sivil toplumda aktif olarak varlık göstereceksiniz, içinize kapanmayacak, her zaman kucaklayıcı ve kuşatıcı olacaksınız. Kimsenin sizi kışkırtmasına, sizi hukuk ve meşruiyet dairesi dışına çekmesine izin vermeyeceksiniz. Memleketinizle bağınızı mutlaka koruyacak, güçlendireceksiniz. Sizlere güveniyorum" diyerek sözlerini tamamladı.

Bebe ve Çocuk Konfeksiyonu sektörü UR-GE üyelerine ‘Afrika Fırsatları’ semineri Haber

Bebe ve Çocuk Konfeksiyonu sektörü UR-GE üyelerine ‘Afrika Fırsatları’ semineri

BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen programa, BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak ve BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, BEKSİAD Başkan Yardımcısı Mehmet Beyazıt ile sektör temsilcileri katıldı. BTSO Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO olarak sektörlerin dünyaya açılması noktasında önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. “Daralmayan Tek Pazar Afrika” İsmail Kuş, UR-GE projelerinin firmaların dış ticaret hacminin artmasına ve yeni ihracat pazarlarında var olmasına katkı sağladığını vurguladı. İsmail Kuş, dünya genelinde ekonomik olarak ciddi daralmanın olduğunu belirterek, “Bu süreçte firmalarımızın ihracatını sürdürebilmeleri için alternatif pazarlara yönelmeleri gerekiyor. Bugün Afrika pazarındaki fırsatları dinledik. Dünyanın tüm bölgelerindeki daralma yaşanırken, daralma olmayan tek bölge Afrika bölgesidir. Afrika kıtası sektörler için büyük fırsatlar sunan bir pazar. Bundan sonraki süreçte Afrika pazarında ön almamız gerekiyor. Bizler BTSO olarak üyelerimizin farklı pazarlarda ihracatçı olması için çalışmalar yürüteceğiz.” dedi. “Afrika Kıtası Her 100 Birimin 87’sini İthal Ediyor” Afrika Ticaret Merkezleri Kurucusu Utku Bengisu programda, Afrika ekonomisinin son durumu ve bebe çocuk konfeksiyonu sektörü için sunduğu fırsatlara ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Türkiye’nin üretici, genç ve dinamik bir yapıya sahip ülke olduğunu belirten Bengisu, Afrika kıtasının Türk iş dünyası için büyük fırsatlar barındırdığını söyledi. Bengisu, 1.5 milyar insanın yaşadığı, 54 farklı ülkeden oluşan Afrika kıtasında her 100 birim ürünün 87’sinin kıta dışından ithal edildiğini söyledi. Türkiye’nin Afrika kıtasındaki ihracat varlığının mutlaka artması gerektiğini belirten Bengisu, “Afrika kıtasında Türkiye, Hindistan, Çin ve AB ülkeleri ile yarışıyor. Bu ülkelerdeki KOBİ’lerin ihracata olan katkısına baktığınızda yüzde 45 ile 65 arasında değişen orana sahip. Bizim güçlü KOBİ’lere yeni iş fırsatları sunmamız gerekiyor. Bu açıdan o pazarlardan en kolayı ve en hızlısı Türkiye ile ilişkileri iyi olan Afrika ülkeleridir” ifadelerini kullandı. “Bebe ve Çocuk Konfeksiyonunda 4 Milyar Dolarlık Bir Pazar” Bengisu, Türkiye’nin bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü temsilcilerinin katılımıyla verimli bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade ederek, şöyle devam etti: “Sektörel olarak bebe ve çocuk sektörünün Afrika kıtasında bugün ulaştığı 4 milyar dolarlık büyüklüğün ne anlam ifade ettiğini, büyük firmaların şu anda Afrika’da nasıl yerelleştiğini ve sahaya indiğini, buradan örnek bir modelle Bursa’mızın UR-GE kümelenmesi ile birlikte Afrika’da ihracatını artırabilecek strateji konu başlıklarını ele aldık. BTSO’nun kurduğu UR-GE kümelenmesinin ne kadar doğru, donanımlı ve bilgiye sahip firmalarla kurulduğunu gördük.” “BTSO, Firmaları İhracata Teşvik Ediyor” BTSO’nun iş dünyasına yönelik ihracatı teşvik eden önemli projeleri gerçekleştirdiğini yakından takip ettiğini belirten Bengisu, “Özellikle BTSO’nun her sektör özelinde çalışmalar yaptığını görüyoruz. Kimi zaman mermer kimi zaman inşaat kimi zaman tekstil sektörüne yönelik çalışmalar yaptığını görüyorum. BTSO baktığınız zaman şehrin ekonomisinin ve üretiminin bacaklarını oluşturan bütün akslara eşit bir şekilde fırsat oluşturmaya çalışan önemli bir vizyon ortaya koyan bir kurum. Hem donanımlılar hem de bir uzmanlık merkezi gibi çalışıyorlar. Dünya pazarlarına açılmak için elinden geleni yapan BTSO’ya Türkiye ihracatına sağladığı katkılardan dolayı teşekkür ediyorum.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.