SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ağaçlandırma

Söz Bursa - Ağaçlandırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağaçlandırma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Çevre bilinci aynı zamanda bir vatan bilincidir!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Çevre bilinci aynı zamanda bir vatan bilincidir!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir varolma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci aynı zamanda kendimizin insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduk. Hatırlayın şu kavram fakire aittir. 'Çöp, çukur, çamur'. Bunu biz hallettik. Haliç'i tekrar Boğaz'ın incisi haline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Cemre Vakfı Tanıtım Programı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemre Vakfı'nın 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüştüğünü belirterek, "Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz. Bir defa şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Siz genç kardeşlerime bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil; aynı zamanda kurdun kuşun, dağın taşın, havanın suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını görüyorum. Sizlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti; özü hakka ve hakikate giden bir inceliği görüyorum. Sizlere bakınca 'Benim sadık yarim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı haline getiren yüksek bir sorumluluk bilinci görüyorum" dedi. "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL" Bugün tüm dünyanın çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor. 40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikroplastikler deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri haline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları; insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım. İklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil. Açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil; kendini kainatla kainatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kodlarımız, gerekse medeniyetimizin özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz" diye konuştu. "ÇEVRE BİLİNCİ BİR VATAN BİLİNCİDİR" Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensupları olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geliyoruz. Kültürümüzde kurdun kuşun, dağın taşın, börtü böceğin, çiçeğin ağacın, suyun havanın, toprağın tabiattaki her varlığın hakkı vardır, bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil, dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz. Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hale geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek. Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir varolma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci aynı zamanda kendimizin insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir" ifadelerini kullandı. "YENİLENEBİLİR ENERJİNİN TOPLAM KURULU GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Gelecek nesillere daha temiz bir Türkiye bırakmak için çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördüğümüz tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösteriyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduk. Hatırlayın şu kavram fakire aittir. 'Çöp, çukur, çamur'. Bunu biz hallettik. Haliç'i tekrar Boğaz'ın incisi haline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik. Sadece 5 ilimizde kullanılan doğalgazı 81 vilayetimize yayarak şehirlerimizin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdük. Rüzgar ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladık. Kalanların inşası hızla devam ediyor. Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz" ifadelerini kullandı. "ÇEVREYİ KORUMANIN PARTİSİ OLMAZ" Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nınkapılarının herkese açık olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı şekilde bizim kapımız; ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz. Afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız. Çevre konusunda küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin özellikle önündeyiz. Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi, bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü. Çevre projelerimizin çatısını sıfır atık anlayışı oluşturuyor. Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz; aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz; daha önemlisi, bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz, oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP 31’in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya’da 200’e yakın ülkeyi ağırlayacak. İnşallah artık 'söz değil eylem zamanı' diyeceğiz. Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas’ta zeytin ağacı kıyımı yapanların, yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hale getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu.

Bursa BUSADER’den Mudanya Balabancık’a hatıra ormanı Haber

Bursa BUSADER’den Mudanya Balabancık’a hatıra ormanı

Bursa BUSADER’in Mudanya Balabancık’ta gerçekleştirdiği fidan dikme etkinliği büyük katılıma sahne oldu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Saldız, Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Ağaçlandırma Şefi Ali Yaşar Ulusoy, BUSADER Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle, Bursa BUSADER yönetimi, Bursa BUSADER üyeleri, gönüllü bağışçılar ile Feriha Uyar Meslek Lisesi ve Bil-Fen Çekirge Okulları öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, şenlik havasında geçti. Bursa BUSADER’den anlamlı çevre duyarlılığı Fidan dikme töreninin açılışında konuşan Bursa BUSADER Başkanı Dr. Fatma Akalp, etkinlik kapsamında 10 bin fidanın toprakla buluşacağını vurguladı. Dikilen her bir fidanın aynı zamanda, dayanışmanın ve ortak değerlerin sembolü olduğunu belirten Akalp, “Geleceğimizin teminatı gençlerimizle bir arada bulunmamız, etkinliğimizi daha bir anlamlı kılıyor. Bugünümüzü evlatlarımızdan ödünç aldığımızın bilinciyle, onlara ‘yaşanılabilir bir dünya’, ‘çevreye ve yeşile duyarlı bir toplum’ bırakabilmenin heyecanındayız. Bursa BUSADER olarak dikeceğimiz her bir fidanın, ‘yaşanılmasından mutluluk ve huzur duyulan’ yeşil bir çevrenin oluşumuna giden yolda, birer kilometre taşı oluşturacağına inanıyoruz” diye konuştu. Mudanya Balabancık’ın 10 bin fidanla buluşturulmasında Bursa BUSADER’in gönüllü bağışçılarının büyük emeği bulunduğuna işaret eden Akalp, bağışçıların bu anlamlı desteğinin her zaman şükranla hatırlanacağını belirtti. BUSADER hatıra ormanları geleceğin teminatı BUSADER Federasyonu’nun 2025-2026 dönemi ana projesi olan ‘Yenilenebilir Çevre, Sürdürülebilir Dünya için El Ele’ teması çerçevesinde start alan ‘sürdürülebilirlik’ programı doğrultusunda 10 biner fidanlık hatıra ormanları oluşturma hedefiyle çıkılan yolda BUSADER Federasyonu’nun Bursa Göynüklü ve Çanakkale’de iki, Bursa BUSADER’in ise Mudanya Balabancık’ta bir olmak üzere üç hatıra ormanına ulaşıldığını ifade eden Akalp, projelerin çıkış noktasındaki görüşleri, önerileri ve fikirleriyle kendilerine ilham kaynağı oluşturan BUSADER Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle’ye teşekkür etti. Düzenledikleri fidan dikimi töreninde kendilerini yalnız bırakmayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Saldız ile Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Ağaçlandırma Şefi Ali Yaşar Ulusoy’a da teşekkür eden Bursa BUSADER Başkanı Dr. Fatma Akalp, Bursa BUSADER yönetimi ve üyelerinin fedakarca çalışmalarının ise her türlü takdirin üzerinde olduğunu ifade etti. Yeşille dost, gelecekle barışık Bursa BUSADER’in gerçekleştirdiği fidan dikme etkinliğinin Mudanya Balabancık’ın yeşil dokusunun şekillenmesine önemli bir katkı sunacağına işaret eden BUSADER Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle ise Dr. Fatma Akalp’ın şahsında Bursa BUSADER’e teşekkür etti. Sivil toplum kuruluşu olmanın verdiği sorumluluk bilinciyle farkındalık oluşturan etkinliklere devam edeceklerini ifade eden Özgüle, BUSADER ailesi olarak toplumun sosyal ve kültürel gelişimi doğrultusunda sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve yerel yönetimlerle iş birliğine hazır olduklarını dile getirdi. Sivil toplum kuruluşu, yerel yönetimler ve kamu iş birliği Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Saldız da konuşmasında, yeşile ve çevreye olan duyarlılıkları nedeniyle BUSADER Federasyonu ile Bursa BUSADER’i tebrik etti. Sivil toplum kuruluşlarının toplumun yararına yönelik gerçekleştirecekleri etkinliğe katkı sunmaktan mutluluk duyacaklarını ifade eden Salduz, bu doğrultudaki işbirliği çağrılarına her zaman açık olduklarını vurguladı. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Ağaçlandırma Şefi Ali Yaşar Ulusoy ise konuşmasında ormanların birer hayat kaynakları olduğuna işaret ederek, var olan ormanlara yenilerini kazandıracak olan fidan dikme etkinliklerinin değerine dikkat çekti. Bursa BUSADER’in bu doğrultudaki etkinliğinin kendilerini ziyadesiyle mutlu ettiğini belirten Ulusoy, organizasyonun düzenlenmesinde emeği bulunanları kutladı. Konuşmaların ardından Bursa BUSADER Başkanı Dr. Fatma Akalp, Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Ağaçlandırma Şefi Ali Yaşar Ulusoy’a ‘fidan dikme sertifikası’ ile üzerini İznik çinisi lâle motiflerinin şekillendirdiği plaket takdim etti. Programın sonunda gönüllü fidan bağışçılarına sertifikalarını takdim eden Akalp, her birine ayrı ayrı teşekkür etti.

Sarıpınar Mahallesine yeni meydan Haber

Sarıpınar Mahallesine yeni meydan

İnegöl Belediyesi, Sarıpınar Mahallesinde hayata geçirdiği meydan düzenlemesiyle mahallede hem çocuklar hem gençler hem de yetişkinlerin sosyalleşebileceği bir alan oluşturdu. Hayata geçirdiği uygulamalarla merkezin konforunu kırsala taşıyan İnegöl Belediyesi, Sarıpınar Mahallesinde yeni bir meydan düzenlemesi gerçekleştirdi. Vatandaşların sosyalleşebileceği bir alan, çocukların eğlenip vakit geçireceği bir ortam sunan İnegöl Belediyesi’nin bu yatırımı, vatandaşlar tarafından da beğeniyle karşılandı. 2170 m2 alanda mahalle sakinleri için hem özel günlerde kullanılabilecek hem de sair vakitlerde bir buluşma noktası olacak meydanın yapımı tamamlandı. MEYDANDA AĞAÇLANDIRMA DA YAPILDI İnegöl Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü tarafından yapılan uygulamada; 1.190 m2 yeşil alan, 680 m2 sert zemin alanı, 140 m2 çocuk oyun alanı ve 80 m2 fitness alanı yer alıyor. Çocuk oyun alanı ve fitness alanı zeminleri özellikle kum zemin yapılarak daha güvenli bir alan oluşturulurken, bu çalışmayla beraber meydandaki binanın da onarımı yapılarak boyası yenilendi. Projedeki yeşil alanlara ise dışbudak, çınar, ıhlamur, şeker akçaağacı ve söğüt türlerinde toplam 16 adet ağaç dikimi ve çalı grubu bitki dikimleri yapıldı. BAŞKAN TABAN YERİNDE İNCELEDİ Belediye Başkanı Alper Taban, beraberindeki Başkan Yardımcısı Melih Ateş, AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş, meclis üyeleri ve parti yöneticileri ile Sarıpınar Mahallesini ziyaret etti. Muhtar ve mahalle sakinleriyle birlikte düzenleme çalışması tamamlanan meydanda inceleme yapıldı. Söz konusu alanında daha önce harabe bir halde olduğunu ifade eden Başkan Taban, “Harabe bir yerden, çiçek gibi bir yere döndü burası. Vatandaşımız çıksın, çocuğunu parka getirsin, kendisi sporunu yapsın, otursun dinlensin… İyi günlerde kullanılmasını diliyorum” dedi.

‘’Birlikte söndürdük birlikte yeşerteceğiz": Harmancık'ta yanan 4.256 hektar alan için dev ağaçlandırma başladı Haber

‘’Birlikte söndürdük birlikte yeşerteceğiz": Harmancık'ta yanan 4.256 hektar alan için dev ağaçlandırma başladı

Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Harmancık'ta düzenlenen, "Birlikte Söndürdük Birlikte Yeşerteceğiz" programında, Kastamonu'da yangınla mücadele ettikleri 26 Temmuz'da Bursa'dan üzücü bir haber aldıklarını belirtti. "Orhaneli'de yangın başladı dediklerinde yüreğimiz ağzımıza geldi" diyen Karacabey, "Bölgenin orman yapısını bildiğimiz için ve burada büyük yangınlar daha önce yaşandığından çok korktuk. İyi mücadele sonucunda çok daha büyük felaketlere yol açabilecek yangını kontrol altına alabildik" ifadesini kullandı. O zaman da söyledikleri gibi yanan alanları ağaçlandıracak, ormanlaştıracaklarını dile getiren Karacabey, şunları söyledi: "Yanan yerlerin turizme, imara açıldığı iddia ediliyor. Ülkemizde yanmış daha sonra ormanlaştırılmamış bir karış yer yok. Yanan alanların tamamı ormanlaştırıldı. 11 Kasım'da bölgede fidan dikmiştik şimdi yanlarına tohumları ekeceğiz. Bu sahanın tamamını en kısa zamanda yeşertmiş olacağız. O dönemde Harmancık'taki orman yangınında sadece biz değil tüm kamu kurumları, bölge halkı, gönüllülerle birlikte hareket ettik ve söndürdük. Verilen mücadeleden dolayı tekrar teşekkür ediyorum." 20 TON TOHUM ATILACAK Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ise Harmancık Çakmak Mahallesi Meyran mevkiinde başlayan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılan yangının, Dutluca, Çamoğlu, Ilıcaksu, Saçaklı mahallelerini ve Büyükorhan'ın Gedikler ile Yakuplar bölgelerini tehdit ettiğini belirterek, 4 bin 256 hektarlık ormanlık alanın zarar gördüğünü aktardı. Yangının söndürülmesi ile birlikte bölgede yangının izlerini silmek için çalışmalara başladıklarını dile getiren Şahan, şöyle konuştu: "Öncelikle hasar tespiti yapıldı, temizlik ve yeniden ormanlaştırma süreci için gerekli tüm hazırlıklar tamamlandı. Amacımız, yanan sahaları iyileştirmek ve aynı zamanda bölgeye daha dirençli bir orman yapısı kazandırmak olduğu için bilimsel yöntemlerle hazırlanan çalışma programı oluşturduk. Ormanlarımızın rehabilitasyonu için ağaçlandıracağımız bin 85 hektar alanda yapılacak ağaçlandırma için tesis edilecek 2 bin 400 kilometre terasın 800 kilometresi tamamlandı. Ağaçlandırma çalışmaları ile 2 milyon 300 bin fidan dikilecek ve 20 ton tohum serpilecek. Bugün ise 200 kilogram tohum serperek toprakla buluşturacak ve sahayı yeniden yeşertmek hedefimize bir adım daha yaklaşmış olacağız." 1 MİLYON 400 BİN FİDAN DİKİLDİ Konuşmaların ardından Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Karacabey, Şahan, çocuklar ve diğer törene katılanlar, hazırlanan alana tohum serpti. Karacabey, çocuklarla tohum serptikten sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, yangında 4 bin 256 hektar alanın zarar gördüğünü belirterek, şunları söyledi: "Söndürüldükten sonra sahada enkaz temizlenmiş, plan ve projelendirilmiş, ardından en uygun ağaçlandırma metodu belirlendi. Hem rehabilitasyon hem de yangına daha dirençli bir orman dokusu oluşturma çalışmaları hızla devam etti. Bin 85 hektarlık alana şu ana kadar 1 milyon 400 bin karaçam fidanı dikildi. Bugün düzenlediğimiz törenle birlikte 3 bin 70 hektarlık alana karaçam ve kızılçam tohumları serpilecek. Temel hedefimiz ekosistemin ayağa kaldırılması ve yangına dayanıklı orman oluşturmak. Tohum serpme çalışmalarının yanı sıra yaklaşık 35 bin servi fidanı da dikilecek. Servi fidanları, yangın emniyet yolları ve müdahale hatlarıyla birlikte bölgenin yangına karşı direncini artırmada kilit rol oynayacak."

Gürsu tek yürek oldu, binlerce fidanla doldu Haber

Gürsu tek yürek oldu, binlerce fidanla doldu

Bursa'nın Gürsu ilçesinde temmuz ayında küle dönen ormanda yüzlerce kişinin katılımıyla ağaçlandırma seferberliği başlatıldı. Gürsu’da her yıl 11 Kasım'da gerçekleştirilen "Milli Ağaçlandırma Günü" etkinlikleri kapsamında bu yıl "Yeşil Vatan Seferberliği" temasıyla binlerce fidan toprakla buluştu. "Şahidimiz toprak, imzamız fidan, sevdamız Yeşil Vatan" sloganıyla düzenlenecek etkinlikte, Bursa genelinde 12 ilçede 90,7 hektar alanda toplam 96 bin fidan toprakla buluştu. 2025 yılı fidan dikim töreni, Gürsu ilçesi Karahıdır Mahallesi'nde geçtiğimiz temmuz ayında çıkan orman yangınında zarar gören bölgede gerçekleştirildi. 11 Kasım Salı günü saat 11.11'de başlayan törene Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, yangın şehitlerinin aileleri, kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Törenin ardından katılımcılarla birlikte yangından etkilenen alana 30 bin fidan dikimi gerçekleştirildi. BURSA'YA YAKIŞAN ORMAN KURULACAK 26 Temmuz 2025 tarihinde çıkan orman yangınında 953 hektarlık alan zarar görmüştü. Olumsuz hava şartlarına rağmen 29 Temmuz'da kontrol altına alınan yangın 4 Ağustos'ta tamamen söndürülmüştü. Yangının ardından Orman Genel Müdürlüğü ekipleri bölgede hızlı bir çalışma başlatarak hem hasar tespitlerini tamamladı hem de yeniden ağaçlandırma hazırlıklarına başladı. Yanan alanlarda kızılçam, fıstıkçamı, çınar, kestane, defne, ıhlamur, servi, sedir ve mazı fidanlarından oluşan 300 bin yeni fidanla Bursa'ya yakışan yeni bir orman kurulacak. Programda konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, "Biliyorsunuz birçok spekülasyon yapılıyor, bu orman yangınları sonrasında bu araziler nasıl kullanılıyor, farklı amaçlarla mı kullanılıyor diye spekülasyonlar yapılıyor. Kanunen de anayasayla da sabittir ki yanan alanlar, yanan ormanlar sadece orman yapılabilir. İşte onun örneğini de biz bugün burada gösteriyoruz. Bugün burada ağaçlandırmaya başlayacağız, ama yukarıdaki alanlar hazır hale gelince de orada ağaçlandırmamızı yapmış olacağız" ifadelerini kullandı. GÜRSU YENİDEN YEŞİLLENECEK Yangın söndürme çalışmalarına gönüllü gelerek, yangınla mücadele sırasında şehit olan vatandaşlara rahmet dileyerek sözlerine başlayan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, "Yangında kendi harçlıklarıyla yangın söndürme çalışmalarına katılan üç şehidimizin ikisinin ailesi de bugün buradalar. Hem Kazım Bayrak hem de Mehmet Şimşek kardeşlerimize Allahtan gani gani rahmet diliyoruz. İnşallah o gün gösterdiğimiz azmi bugün de göstererek arkamdaki simsiyah alanı yemyeşil hale getireceğiz" ifadelerini kullandı.

Nilüfer’de ağaçlandırma seferberliği Haber

Nilüfer’de ağaçlandırma seferberliği

Nilüfer’de yaşanan yangınların olumsuz etkilerine karşı yeşil alan miktarını artırmaya yönelik çalışmalar başlatıldı. Nilüfer Belediyesi, YASAV ve Podyum Park arasında imzalanan protokol, çevre felaketleri ve yıkımlara karşı çevre bilinci oluşturmak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak amacını taşıyor. Protokole göre Nilüfer Belediyesi’nin; Güngören, Atlas, İnegazi, Kadriye, Unçukuru ve Üçpınar Mahalleleri’nde belirleyeceği alanlara uygun fidan türleri tespit edilecek ve bu kurumlar tarafından ağaçlandırılacak. Ağaçlandırma faaliyetleri kapsamında Nilüfer Belediyesi, fidan temini, yerin hazırlanması ve dikim işlerinde de teknik destek sağlayacak. Ağaçlandırma finansmanı için Podyum Park, 18-19 Ekim tarihlerinde “Doğal Yaşam Festivali” düzenleyecek. Etkinlikte kiralanmaya hazır tüm stantların işletme hakkı bedelsiz olarak YASAV’a devredilecek. YASAV, stantların üçüncü kişilere kiralanmasını üstlenerek, satışlardan elde ettiği gelirle fidanların satın alınmasını sağlayacak. İŞ BİRLİKÇİLERE TEŞEKKÜR ​Ağaçlandırma protokolü, Halk Evi Başkanlık Makamı’nda gerçekleşti. İmza töreni öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yaz döneminde çok büyük yangınlar yaşandığını hatırlatarak, ağaçların dışında çok fazla hayvan ve bitki kaybının da olduğunu belirtti. Yangınların farklı nedenlerle çıktığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, bu konuda bilincin yükseltilmesi için çalıştıklarını vurguladı. Gençlere sağlıklı ve yaşanabilir bir ortam oluşturmak istediklerinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, “Ağaçlandırma çalışmalarını başlatıyoruz. Duyarlılıklarından dolayı iş birlikçilerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. ​YASAV Başkanı Emine Cantürk Eren ve Podyum Park Yaşam ve Eğlence Merkezi Genel Müdürü Ahmet İnsel ise böyle bir çalışmada yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. ​Konuşmaların ardından Başkan Şadi Özdemir, YASAV Başkanı Eren ve Podyum Park Genel Müdürü İnsel protokole imza attı.

Yanan alanlarda fidan dikiminde acele edilmemeli Haber

Yanan alanlarda fidan dikiminde acele edilmemeli

Son orman yangınları, can kayıplarının yanı sıra Türkiye’nin orman varlığında da büyük hasara yol açtı. 70 bin hektar civarında orman kaybı yaşandı. Yanan alanları yeniden ağaçlandırmak isteyenler için Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) önemli önerilerde bulundu. Yanan orman alanlarında öncelikle hasar tespiti yapılması gerektiğini belirten yetkililer, doğaseverleri acele etmemeleri konusunda uyardı. 7 Ağaç Ormanları programıyla 1992 yılından bu yana ağaçlandırma faaliyetleri yürüten ÇEKÜL Vakfı’nın Genel Sekreteri Ilgın Sözen, “Ormanların yandığını gören doğaseverler doğal olarak hemen yanan alanları eski haline getirmek istiyor ve bizden de bu konuda destek talep ediyor. Biz de bu alanları yeniden yeşertme konusunda kararlıyız. Ancak, yangından hemen sonra fidan dikimi yapılamayacağı için ilk atılacak adım alanların korumaya alınması olmalı” uyarısında bulunuyor. Ağaçlandırma bilimsel olmalı Çalışmalarını bilimin rehberliğinde, Orman Genel Müdürlüğü’yle birlikte yürüttüklerini belirten Ilgın Sözen, “Her alanın kendine özgü bir ekosistemi, toprak yapısı ve yeniden yeşerme süreci var. Hangi türlerin ne zaman dikileceği, toprağın neye ihtiyaç duyduğu gibi konular ancak uzman görüşleriyle netleşebilir. Acele atılan her adım, iyi niyetle yola çıkılsa da doğaya zarar verebilir. Bu nedenle, yeniden ağaçlandırma sürecinde acele edilmemeli. Sabırlı olmak ve uzmanlara danışmak büyük önem taşıyor. Halihazırda İstanbul, Balıkesir, Çanakkale ve Sivas’ta ağaçlandırma çalışmalarımız sürüyor, bir an önce fidan dikimine katkıda bulunmak isteyenleri o sahalarımıza davet ediyoruz” diyor. Fidan dikimi uzun soluklu bir çaba ÇEKÜL Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ünal Akkemik, yanan alanlarda ormanlaştırma çalışmalarına başlamadan önce ormanlardaki doğal döngünün yeniden oluşması için adım atılması gerektiğine dikkat çekiyor. Alanda ilk önce yanan ağaçların çıkarılması için hızlı bir çalışma yapılması gerektiğini söyleyen Akkemik, “Alanda yangın öncesi tohum verme yaşında kızılçam ağaçları varsa bu alanlarda doğal yolla tohumdan gençleştirme uygulanmalıdır. Böylece hem ekolojik olarak en güçlü bitkilerin gelmesi sağlanacak hem de maliyet düşecektir” diyor. “Yeterli tohumun omadığı ve doğal gençleştirme ile başarı sağlanamadığı durumlarda aynı bölgeden temin edilen fidanlarla ağaçlandırma yapılması gerektiğini belirten Akkemik, “Doğal ekosistemin devamlılığı açısından önemli olan ve toprağı koruyarak su tutma kapasitesini yükselten maki vejetasyonu alanda korunmalıdır. Bu vejetasyonu oluşturan dikenli pırnal, akçakesme, sandal, zeytin, defne gibi ağaçlar yangından sonra diplerinden yeni sürgün vererek yeniden büyümeye başlar” açıklamasını yapıyor. Yanan orman alanlarına doğal ekosistemi bozacak yabancı türler kesinlikle dikilmemeli uyarısını yapan Prof. Dr. Ünal Akkemik, “Bu yüzden fidan dikimi sanıldığının aksine tek günlük bir iş değil uzun soluklu bir çabadır” diyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.