SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ağır Ceza

Söz Bursa - Ağır Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

HSK Kararnamesi yayımlandı: 33 ilin başsavcısı değişti Haber

HSK Kararnamesi yayımlandı: 33 ilin başsavcısı değişti

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından Adli ve İdari Yargı 2026 Yılı Ana Kararnamesi yayımlandı. Kararname ile beraber 33 ilin başsavcı değişti. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından, Adli ve İdari Yargı 2026 Yılı Ana Kararnamelerine ilişkin çalışmalar, 12 Haziran 2026 tarihi itibarıyla tamamlanarak karara bağlandı. Kararname ile birlikte, 4 bin 608 adli yargı ve 359 idari yargı personelinin görev yeri değişti. Kararnameye göre 33 ilin başsavcısı ve 27 ilin komisyon başkanı değişti. Kararnameye göre Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına; Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına; Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ferhat Deniz, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına; Alanya Cumhuriyet Başsavcısı Ali Öztürk, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına; Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı Bilgehan Yücel, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına; İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Necati Kayaközü, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savaş Kılıç, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığına; Kütahya Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Uzun, Konya Cumhuriyet Başsavcılığına; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcısı Necati Kurçenli, Artvin Cumhuriyet Başsavcılığına; Bafra Cumhuriyet Başsavcısı Olcay Aksoy, Sinop Cumhuriyet Başsavcılığına; Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Ufuk Mustafa Süren, Ordu Cumhuriyet Başsavcılığına; Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Tolga Han Altınay, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığına; Batman Cumhuriyet Başsavcı Vekili Barış Arıduru Batman Cumhuriyet Başsavcılığına; Osmaniye Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına; Boyabat Cumhuriyet Başsavcısı Uğur Akın, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığına; Erzurum Cumhuriyet Savcısı İbrahim Yusufoğlu, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığına; İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı Muhammet Emin Ünalan, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına; Menemen Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kaçar, Muş Cumhuriyet Başsavcılığına; Nizip Cumhuriyet Başsavcısı Erhan Birol, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığına; Tokat Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Emre Büyükyurt, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığına; Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı Emre Genç, Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığına; İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hakan Hanay, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına; Alaşehir Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Tuncay, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığına; Samandağ Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Avcı, Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığına; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına; Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcısı Yusuf Canik, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına; İzmir Cumhuriyet Savcısı Fazıl Kandemir, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığına; Bartın Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Rüfai Şahin, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına; Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Murat Çalış, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına; İnebolu Cumhuriyet Başsavcısı Ufuk Turan, Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığına; Ağrı Cumhuriyet Başsavcısı Adem Çalış, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığına ve Hınıs Cumhuriyet Başsavcısı Yusuf Tuğrul, Bartın Cumhuriyet Başsavcılığına atandı. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına 160, Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine 471, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına 80, Bölge Adliye Mahkemesi Daire Başkanlığına 113, Yargıtay Tetkik Hâkimliğine 12 ve Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına 15 atama yapıldı. Kararnameye göre İstanbul Ticaret Mahkemeleri, İstanbul Adliyesine birleştirilerek tek çatı altında 30 mahkeme olarak faaliyetine devam edecek. Besni ve Suşehri'ne ilk kez Asliye Ceza Cumhuriyet Başsavcısı ataması yapıldı. Serik, Ortaca, Suşehri ve Sandıklı adliyelerine ilk kez Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ataması yapılarak bu ilçeler ağır ceza merkezi haline dönüştürüldü. Kararname detayları, HSK resmi internet sitesinde (http://hsk.gov.tr) yayımlandı.

Usul eksikliği cezayı bozmuştu: Seçil Erzan davası sil baştan görülüyor Haber

Usul eksikliği cezayı bozmuştu: Seçil Erzan davası sil baştan görülüyor

"Yüksek karlı gizli fon" iddialarıyla yargılanan ve hakkında 102 yıl 2 ay hapis cezası verilen Seçil Erzan'ın davası, istinaf kararının ardından yeniden yerel mahkemede görülmeye başlanacak. İlk duruşma 11 Eylül'de yapılacak. Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" olarak bilinen dolandırıcılık iddialarına ilişkin davada yargılanan Seçil Erzan'ın dosyası, istinaf sürecinin ardından yeniden yerel mahkemeye döndü. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan tensip işlemleri sonucunda, davanın ilk duruşmasının 11 Eylül'de görülmesine karar verildi. Erzan'ın tutukluluk halinin devamına hükmedildi. İstinaf Mahkemesi, 17 Nisan'da verdiği kararda Seçil Erzan ve bazı sanıklar hakkında verilen hapis cezalarını usul eksiklikleri gerekçesiyle bozarak dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere yerel mahkemeye göndermişti. Diğer bazı sanıklar hakkında verilen kararlar ise hukuka uygun bulunarak onanmıştı. Yeniden görülecek dava kapsamında bazı müştekilere yönelik eylemlerin uzlaştırma kapsamında değerlendirildiği belirtilerek dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu'na gönderildiği öğrenildi. 11 Eylül'de başlayacak duruşmasıyla birlikte yargı sürecinin yeniden ele alınacağı bildirildi. DAVANIN GEÇMİŞİ Yüksek karlı güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan Seçil Erzan'ın davasında istinaf mahkemesi kararını açıklamış, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık Erzan'a "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından verilen hapis cezasına ilişkin incelemesini tamamlamıştı. Yapılan değerlendirmede, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere kararda yer vermediği, bu durumun da denetimi zorlaştırdığı belirtilmişti. Daire, istinaf başvurularını yerinde bularak, yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığına dikkat çekti. Bu kapsamda mahkeme kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmişti.

Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi Haber

Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi

Bursa'da rüşvet ve örgüt soruşturması kapsamında tutuklu bulunan CHP'li Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi. Edinilen bilgiye göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G., kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş insanının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilirken daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklandı. Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırıldı. Dosya kapsamında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselirken, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ve T.K.'nin de yakalama çalışmaları sürüyor. 862 SAYFA İDDİANAME HAZIRLANDI Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanık hakkında 862 sayfa iddianame hazırlandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem "liderliğinde" faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. İddianamede, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi. İnşaat ruhsatlarında imzaları bulunan örgüt üyelerinin kanunsuz emirleri uyguladıkları belirtilen iddianamede, söz konusu projelere ilişkin Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporlarında hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıkların olduğunun tespit edildiğine de yer verildi. İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e "tek imza" şeklinde tabir edilen usul ve esaslara aykırı yetki verdiği, bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek firma sahiplerinden elde edilen rüşvetler karşılığında usulsüz projelerin ruhsatlarının onaylandığı, Bozbey liderliğinde usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alınarak haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı. İddianamede, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" unvanı bulunmamasına rağmen Erdem'e bu yetkinin verildiği ve proje ruhsatlarının "tek imza" ile onaylandığı bilgisi verildi. Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği, bununla birlikte örgüt içinde yer alan şahısların konumları itibarıyla lidere mutlak itaat halinde oldukları tespitlerine yer verilen iddianamede, Bozbey'in talimatları ve telkinleriyle örgüt hiyerarşisi içinde yer alan üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu belirtildi. İddianamede, bu firmalara kaynağı belli olmayacak şekilde "hayatın olağan akışına ters" taşınmaz geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek işlenen suçların gizlenmeye çalışıldığı, suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin paravan firmalar ve şahıslar vasıtasıyla önce gizlenmeye çalışıldığı akabinde yine paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi. Para alışverişi olmadan yapılan tapu devirlerini MASAK ortaya çıkardı Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, dönemin belediye başkanı Bozbey'in talimatlarıyla yapılacak usulsüz emsal artışları karşılığında müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği bildirilen iddianamede, müteahhit firma yetkilileri olan şüphelilerden paravan şirketlere gayrimenkul devirlerinin olduğu, her ne kadar bu devirler satış olarak gösterilmişse de MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığına işaret edildi. İddianamede, söz konusu usule aykırı şekilde inşaat projelerinin mimari çiziminin "örgüt liderinin" talimat ve telkinleriyle "TİBA Mimarlık" işletmesine yaptırıldığı, söz konusu mimarlık firmasının sanık İldam Aydın Bozbey'e ait olduğu, burada çizilen inşaat ruhsat projelerine ilişkin rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlenmeye çalışıldığı ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi. Ayrıca, iddianamede bu firmada örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in de daha önce ortaklığının bulunduğu, "Mustafa Bozbey suç örgütü"nün suç gelirlerinin aklanması yönündeki eylemlerinin 2019 yılından sonrada devam ettiğinin anlaşıldığı tespitine yer verildi. İddianamede, Mustafa Bozbey'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla suç örgütü kurduğu, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Yardımcısı Erdem'i usul ve yasaya aykırı olarak görevlendirdiği, bu yetkilendirme ve kadro ihdasını, kendisini gizlemek ve yakalanmasını engellemek maksadıyla yaptığı vurgulandı. Bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik tespitlerin yer aldığı iddianamede, Mustafa Bozbey'in 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görüldüğü, Bozbey'in eşi Seden Bozbey ile SERES Gayrimenkul ünvanlı firma arasında "Fide AŞ Borç" adı altında yoğun para transferlerinin bulunduğu, Fide Eğitim Kurumları AŞ yönetim kurulu başkanının da Seden Bozbey olduğu belirtildi. Mustafa Bozbey'in 1999 yılında kurduğu ve aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfa para gönderildiği tespitlerine yer veren iddianamede, para gönderilen tarih itibarıyla Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanı, eşi Seden Bozbey'in de NİLVAK yönetim kurulu başkanı olduğu kaydedildi. ÖRGÜT ARASI RÜŞVET PAYLAŞIMINI TURGAY ERDEM YAPMIŞ Turgay Erdem'in rüşveti elden teslim alarak örgüt üyeleri arasında paylaştırdığı tespiti İddianamede, Turgay Erdem tarafından da belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı ve örgütsel yapıdan kopmaların önlendiği yer aldı. Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri olan Ayşegül E. ve Tamer İ'ye yönlendirdiği belirtilen iddianamede, Erdem'in elden teslim aldığı rüşveti örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı. İddianamede, Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahibi olan sanıklardan usulsüz emsal artışı ve usulsüz yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı belirtildi. Sanık Emin A'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da kamu zararının ve usulsüzlüğün tespit edildiğine yer verilen iddianamede, Bozbey'in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde diğer örgüt üyesi olan şüphelileri emir ve talimatlarıyla yönlendirdiği ayrıca "imar kirliliğine neden olmak" suçunu işlediği kaydedildi. Bozbey'in ayrıca 2009 yılından itibaren mevzuata aykırı olarak "koordinatör başkan yardımcısı" unvanı ihdas ederek İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerince bizzat kullanılması gereken ve devredilmesi mümkün olmayan yetkileri, yetki tecavüzü suretiyle dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'de toplayarak üzerine atılı "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçunu da işlediği aktarıldı. MUSTAFA BOZBEY İÇİN 402 YIL HAPİS İSTENDİ İddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer 61 sanığın farklı oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.

Ümit Karan ilk duruşmada tahliye edildi! Haber

Ümit Karan ilk duruşmada tahliye edildi!

Eski futbolcu Ümit Karan "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlamasıyla ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, ilk duruşmada Karan'ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verdi. Eski futbolcu Ümit Karan "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlamasıyla ilk kez hakim karşısına çıktı. 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada hakkında 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası istenen tutuklu sanık Ümit Karan ve avukatları hazır bulundu. Tanık sıfatıyla dinlenen Şulenaz Öztürk ise SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Mahkeme başkanı tarafından önceki ifadeleriyle arasındaki çelişkiler sorulan Öztürk, uyuşturucu maddeyi 3 veya 4 kez kullandığını, bunların 2'sinin Ümit Karan ile birlikte gerçekleştiğini iddia etti. Soruşturma aşamasında verdiği ifadelerde geçen bazı isimleri Karan aracılığıyla tanıdığını öne süren Öztürk, önceki beyanlarındaki farklılıkları yaşadığı süreç nedeniyle gergin ve mutsuz olmasına bağladı. Duruşmada, Öztürk'e soruşturma aşamasında verdiği ifadelerde yer alan Nuray İstek, Gökmen Gürdeğir ve Timuçin Ünal hakkındaki beyanları da soruldu. Öztürk, bu kişilerden bazılarını Ümit Karan sayesinde tanıdığını, ancak uyuşturucu teminine ilişkin bazı ifadelerinin yanlış anlaşıldığını veya eksik hatırladığını öne sürdü. Savcının sorularını da yanıtlayan Öztürk, Ümit Karan ile sevgili olmadıklarını, normal arkadaş olduklarını belirterek, Karan'a iftira attığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini söyledi. Duruşmada tanık olarak dinlenen Semih Durmaz ise Ümit Karan'ın uyuşturucu madde sattığını veya temin ettiğini hiç görmediğini iddia etti. Durmaz, Şulenaz Öztürk'ün kendisine sosyal medya üzerinden ulaştığını ve Karan'a ulaşmak istediğini söylediğini öne sürdü. Aynı dosyada daha önce yargılanan ve beraat eden Timuçin Ünal da tanık olarak verdiği ifadede, yaklaşık 25 yıldır tanıdığı Ümit Karan'ın uyuşturucu ticareti yaptığına veya kullandığına tanık olmadığını söyledi. Ünal, Öztürk'ün ayrılığın ardından Karan ve arkadaşları hakkında olumsuz söylemlerde bulunduğunu ileri sürdü. Tanık olarak dinlenen Gökmen Gürdeğir de yaklaşık 20 yıllık arkadaşı olduğunu belirttiği Ümit Karan'ın uyuşturucuyla herhangi bir bağlantısını görmediğini söyledi. Gürdeğir, Öztürk'ün Karan'a ulaşmak amacıyla kendisini uzun süre aradığını iddia etti. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını açıklamasının ardından söz alan sanık avukatları, mütalaayı kabul etmediklerini belirtti. Savunmada, dosyadaki temel delilin Şulenaz Öztürk'ün beyanları olduğu, ancak bu beyanların kendi içinde ciddi çelişkiler içerdiği öne sürüldü. Avukatlar, müvekkilleri ile Öztürk arasında uyuşturucu ticaretine ilişkin herhangi bir mesajlaşma, fotoğraf, fiziki takip kaydı veya teknik delil bulunmadığını savundu. Savunmada ayrıca, Ümit Karan'ın evinde ve üzerinde yapılan aramalarda suç unsuruna rastlanmadığı, hassas terazi veya uyuşturucu ticaretinde kullanıldığı değerlendirilen materyallerin ele geçirilmediği belirtildi. Karan'ın milli takım forması giymiş ve kamuoyu tarafından tanınan bir isim olduğuna dikkat çeken avukatlar, uyuşturucu ticaretinden gelir elde etmeye ihtiyacı bulunmadığını savunarak beraat ve tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, Ümit Karan'ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliyesine karar verdi.

Adalet Bakanlığı düğmeye bastı: 81 ilde adli işlem başlatıldı Haber

Adalet Bakanlığı düğmeye bastı: 81 ilde adli işlem başlatıldı

Adalet Bakanlığı tarafından, 81 ilde bulunan 171 ağır ceza cumhuriyet başsavcılığı koordinesinde, Telegram, sosyal medya ve diğer dijital mecralarda halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayan kişiler hakkında adli işlemler başlatıldığını açıkladı. Adalet Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Kahramanmaraş ilinde meydana gelen okul saldırısı sonrasında, dijital platformlar üzerinden yapılan paylaşımlar ve sanal ortamda gelişen faaliyetler devletin yetkili birimleri tarafından yakından takip edilmektedir. Bu kapsamda, 81 ilde bulunan 171 ağır ceza cumhuriyet başsavcılığı arasında milletimizin huzur ve güvenlinin sağlanması amacıyla gerekli koordinasyon sağlanmış ve başta Telegram olmak üzere sosyal medya ve diğer dijital mecralarda, şiddeti öven, suçu ve suçluyu meşrulaştıran, korku ve panik oluşturmaya yönelik içerik paylaşan ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayan kişiler hakkında gerekli adli işlemler ivedilikle başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi. Suç teşkil eden paylaşım yapan şahısların gözaltına alma işlemlerinin devam ettiği belirtilen açıklamada, "Cumhuriyet başsavcılıklarınca, ilgili kolluk birimleriyle koordinasyon içerisinde hareket edilerek dijital ortamlarda ‘sanal devriye’ faaliyetleri etkin şekilde yürütülmekte, suç teşkil eden içeriklerin kısa sürede tespit edilerek suç unsuru içeren paylaşımlarda bulunduğu değerlendirilen şahıslar hakkında gözaltı ve arama işlemleri dahil olmak üzere gerekli adli süreçler titizlikle yürütülmektedir" denildi.

Sanal kumarın para trafiği mercek altında: Başsavcılıklara özel talimat! Haber

Sanal kumarın para trafiği mercek altında: Başsavcılıklara özel talimat!

Adalet Bakanlığı, "Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı" kapsamında 171 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığına resmi yazı gönderdi. 171 BAŞSAVCILIĞA "GÜNLÜDÜR" TALİMATI Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelede yeni bir süreci başlattığı bildirildi. Bakan Gürlek’in 11 Şubat 2026’da göreve başlamasının ardından, 16 Şubat’ta Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Bakan adına 171 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığına "GÜNLÜDÜR" ibareli yazı gönderildiği doğrulandı. Bakan Gürlek, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelemiz sonuna kadar devam edecek" ifadelerini kullanarak 81 il başsavcılığına özel yazı gönderildiğini duyurmuştu. 6 AYDA BİR ZORUNLU TOPLANTI Cumhurbaşkanlığı’nın 31 Ekim 2025 tarihli, "Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı" doğrultusunda gönderilen talimatta; yasa dışı bahis ve kumar suçlarına ilişkin soruşturmalarda etkinliğin artırılması, uygulamada karşılaşılan sorunların tespiti ve çözümü ile kolluk ve adli birimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedeflendi. Bu kapsamda her ağır ceza merkezinde, bilişim suçları alanında görevli cumhuriyet savcılarının katılımıyla emniyet ve jandarma birimleriyle birlikte en geç 6 ayda bir "Bilgilendirme ve Koordinasyon Toplantısı" yapılması talimatı verildi. İlk toplantının ise bir ay içinde gerçekleştirilmesi istendi. PARA TRAFİĞİ VE DİJİTAL DELİLLER MASADA Toplantılarda özellikle; dijital materyallerin incelenmesi, delil toplama süreçleri, malvarlığına el koyma ve tedbir uygulamaları, istinaf ve temyiz kararları ve kurumlar arası bilgi paylaşımı başlıklarının ele alınacağı belirtildi. Toplantı sonuçlarının ise raporlanarak Adalet Bakanlığına gönderilmesi de zorunlu tutuldu. SUÇ GELİRLERİNE ODAKLI MÜCADELE Bakanlık kaynakları, yurt dışı merkezli bahis siteleri, kiralanan banka hesapları ve panel sistemleri üzerinden yürütülen yasa dışı bahis faaliyetlerine karşı kapsamlı bir çalışma başlatıldığını ifade etti. Ankara kulislerinde söz konusu adım, yasa dışı bahisle mücadelede, "Türkiye genelinde eş zamanlı ve kurumsal bir seferberlik" olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.