SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ahlâk

Söz Bursa - Ahlâk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahlâk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk Diyanet Vakıf-Sen’de Hilmi Şanlı güven tazeledi: Bursa teşkilatından tam destek Haber

Türk Diyanet Vakıf-Sen’de Hilmi Şanlı güven tazeledi: Bursa teşkilatından tam destek

Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa teşkilatı, sendikal mücadelenin öncü isimlerinden biri olan Hilmi Şanlı’nın yeniden Genel Sekreterlik görevine seçilmesini büyük bir memnuniyetle karşıladı. Türk Diyanet Vakıf-Sen’in 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen 8. Olağan Genel Kurulu’nda delegelerin güvenini bir kez daha kazanan Hilmi Şanlı, yeni dönemde de Genel Sekreter olarak görevini sürdürecek. Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa adına yapılan açıklamada, Bursa’da Diyanet çalışanlarının hak mücadelesinde ilk savunucular arasında yer alan Hilmi Şanlı’nın, sendikal duruşu, ilkeli tavrı ve kararlı mücadelesiyle uzun yıllardır teşkilata yön verdiği vurgulandı. Açıklamada, Şanlı’nın yalnızca bir sendika yöneticisi değil, aynı zamanda bilgisi, tecrübesi ve güven veren duruşuyla yol gösteren bir isim olduğu ifade edildi. Sendikal mücadelesini hak ve adalet ekseninde, ayrım gözetmeden ve cesaretle yürüten Hilmi Şanlı’nın duruşunun, Türk Diyanet Vakıf-Sen teşkilatı için açık bir istikamet çizdiği belirtilirken; Diyanet ve vakıflar çalışanları açısından ise bu duruşun güçlü bir teminat olduğu kaydedildi. İlkesinden ve ülküsünden asla taviz vermeden, sorumluluğunun bilinciyle sergilediği sendikal anlayışın, yeni dönemde de sendikaya ivme kazandıracağına olan inanç dile getirildi. Açıklamada ayrıca, sendikal mücadelenin yalnızca kazanımlar üzerinden değil, ahlak, liyakat ve adalet temelinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekilerek, Hilmi Şanlı’nın bu anlayışın sahadaki en güçlü temsilcilerinden biri olduğu vurgulandı. Özellikle Diyanet çalışanlarının özlük hakları, çalışma koşulları ve sosyal güvenceleri konusunda verdiği mücadelenin, teşkilat hafızasında önemli bir yer tuttuğu ifade edildi. Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa adına açıklamada bulunan Eyüp Bulut, Genel Sekreterlik görevine yeniden seçilen Hilmi Şanlı’yı gönülden tebrik ederek şu ifadelere yer verdi: “İlke ve ülküsünden taviz vermeden, sorumluluğun hakkını vererek sergilediği bu örnek duruşun, yeni dönemde de sendikamıza güç katacağına yürekten inanıyoruz. Kıymetli Genel Sekreterimiz Hilmi Şanlı’ya bu onurlu görevinde sağlık, güç ve üstün başarılar diliyoruz. Allah yar ve yardımcısı olsun.” Genel kurul sonrası yapılan değerlendirmelerde, Türk Diyanet Vakıf-Sen’in yeni dönemde de çalışanların hak ve menfaatlerini koruma noktasında kararlı duruşunu sürdüreceği, Hilmi Şanlı’nın tecrübesi ve liderliğiyle sendikal mücadelenin daha da güçleneceği ifade edildi.

Doç. Dr. Dursun Boz: "Tıklayarak vicdanını rahatlattığını zannediyorsun!" Haber

Doç. Dr. Dursun Boz: "Tıklayarak vicdanını rahatlattığını zannediyorsun!"

Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla Türkiye'de 2025 yılının kelimesinin "dijital vicdan" olarak seçildiğini duyurdu. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, "Sosyal medyada paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler, insani görevlerini yerine getirdiklerini hissediyor. Oysa vicdan, kişinin kendi davranışları hakkında ahlaki bir yargıda bulunmasını sağlayan güçtür" dedi. Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla yaptığı oylama sonucunda 2025 yılının kelimesini "dijital vicdan" olarak belirledi. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, kavramın çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı yeni ve çoğu zaman yanıltıcı işlevi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. TIKLAYARAK VİCDANINI RAHATLATTIĞINI ZANNEDİYORSUN İnsanların gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda sosyal medya platformlarındaki paylaşım ve beğeniler ile vicdanlarını rahatlatma eğilimine girdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Dursun Boz, "Bu durum vicdanı tıklanabilir bir duruma getirmektedir. Paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler "tıklama" aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Halbuki vicdan; kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlâk değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç olarak tanımlanmaktadır" dedi. "Gazze ve Doğu Türkistan'daki dramları ile ilgili paylaşımları beğenmek sorumluluktan uzak tutmaktadır" Boz, "dijital vicdan" kavramının çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini aldığını ifade ederek, "Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için 'içerik üretmek', o olayın gerçekliğini bozarak bireyde sanal bir vicdani rahatlamaya yol açmaktadır. Sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır" dedi. "VİCDAN, BİR EYLEME DÖNÜŞMEKTEN ÇIKARAK SEMBOLİK BİR İFADE HALİNİ ALMAKTADIR" Geleneksel olarak vicdanın, insanların ahlaki bilinçlerini ve doğru ile yanlış arasındaki farkı ayırt etme kabiliyetini temsil ettiğini aktaran Dursun Boz, "Dijital vicdan sayesinde, bireylerin ve kuruluşların dijital platformlar ve çevrimiçi alanlardaki faaliyetlerinde etik sorumluluğu göz önünde bulundurması gerekiyor" diye konuştu. Dijital vicdan kavramı, ile dijitalleşme döneminde etik sorumlulukların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Boz, "Dijital vicdan ile insanları "şimdi ne yapmam gerekir" sorusuyla baş başa bırakan bir konuya değiniliyor. Bir şey icra etmek yerine bir gösterim yapmanın yeterli olduğu, fakat yine de iç huzurumuzu sağladığımız bir durumdur. Dijital vicdan açısından bakıldığında vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır. Hareket geri planda kalıyor, sorumluluk yok oluyor; geride yalnızca bir tıklamayla hem vicdanı rahatlatan hem de diğerlerini yargılamaya yarayan bir dijital etik kalmaktadır" diye konuştu. Doç. Dr. Dursun Boz, sosyal medyada dijital vicdanı nasıl kullanmak gerektiğine ilişkin de şu önerilerde bulundu: "Paylaşım yapmadan önce kaynağını doğrulamalıyız. Gereksiz uygulama izinleri iptal edilmeli. Yapay zekâ içerikleri şeffaf bir şekilde paylaşılmalı. Ekranın arkasında gerçek insanların olduğunu unutmamalıyız. Linç kültürü ve psikolojik baskıya karşı empati ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.