SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ak Parti

Söz Bursa - Ak Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ak Parti haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in gözyaşları: "Oğlum beni teselli ediyor, bu çok acı!" Haber

Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in gözyaşları: "Oğlum beni teselli ediyor, bu çok acı!"

AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme' demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş'i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz' derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı İnşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "KENDİ ANANESİNİ, ÖRFÜNÜ BİLE BEĞENMİYORLAR" Yalçın, Türkiye'de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın'ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "ZEYNEP BAŞKAN ÇOK ÖZGÜVENLİ BİR İNSANDIR" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu'dur, Anadolu'yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "BENİM OĞLUMUN BENİ ARAYIP ‘ANNE, BUNLARA ÜZÜLME' DEMESİ, ÜZÜYOR" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme' demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin."

Efkan Ala'dan İBB'ye şok suçlama: "Ya cehalet ya ihanet! Verileri yabancılara aktardılar" Haber

Efkan Ala'dan İBB'ye şok suçlama: "Ya cehalet ya ihanet! Verileri yabancılara aktardılar"

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "Toplumu yönetmek için toplumun verilerini alıyorlar. İnsanımızı yönetmek için insanımızın aklına, gönlüne ve duygularına yönelik faaliyette bulunuyorlar. Bunun şuurunda olmalıyız" dedi. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Ömer İleri, AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanlığı'nca düzenlenen 'Klasik Sömürgecilikten Veri Sömürgeciliğine: Dijital Çağda Hegemonya' başlıklı programa katıldı. "TOPLUMU YÖNETMEK İÇİN TOPLUMUN VERİLERİNİ ALIYORLAR" AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirilen programda konuşan Ala, günümüzde verilerin bir güç haline geldiğini, sömürgeciliğin artık verileri toplayarak toplumları yöneten yeni bir biçime dönüştüğünü kaydederek, "Toplumu yönetmek için toplumun verilerini alıyorlar. İnsanımızı yönetmek için insanımızın aklına, gönlüne ve duygularına yönelik faaliyette bulunuyorlar. Bunun şuurunda olmalıyız. Şuurunda olmazsak ne olur? İstanbul Belediyesi'nde olan olur. İstanbul Belediyesi, milletten onlara yardım için aldığı bilgileri ve onlara hizmet götürmek için aldığı bilgileri götürdü yabancılara aktardı. Hangi akılla bunu yaptılar? Bu cehaletten ileri gelmiyor ise ihanettir. Bu toprakların çocukları sömürge olmadı olmayacaktır" ifadelerine yer verdi. "İNSANIN İNSANLA İLİŞKİSİNE DAİR YERYÜZÜNÜN KURDUĞU EN BÜYÜK UYGARLIK BU TOPRAKLARA AİTTİR" Batı'nın insanın tabiatla ilişkisine dair büyük uygarlıklar kurduğunu söyleyen Ala, "Sanayi devrimini onlar gerçekleştirdi. Ama insanın insanla ilişkisine dair yeryüzünün kurduğu en büyük uygarlık bu topraklara aittir ve bize aittir. Biz gittiğimiz yere adalet götürdük. Biz gittiğimiz yere insanlık götürdük. İnsanlığın bizim erdemli dış politikamıza, erdemli duruşumuza, haysiyetli duruşumuza ihtiyacı var. Onun için gece gündüz çalışalım. O kişisel verileri aktaranlar cehaletlerinden yaptılar. Cehaletten yapmadıysalar bu gerçekten bir faciadır ve ihanettir. Çünkü o verileri alanların hangi manipülasyonlara hazırlandıklarını biz tarihten biliyoruz, gelecekte tahmin ediyoruz. Bu kadarını bilemeyenlerin kamu görevi yapabilmeleri mümkün değil. Kamuya hezimetten başka bir hizmet sunmaları da mümkün değil. Bu kadar gaflet içerisinde olunabilir mi" diye konuştu. "GÜÇ BUGÜN HEM BİLGİ VE HEM VERİDİR" Dünyada adaletin ve merhametin olmadığının Gazze'de görüldüğünü, insanlığın ve ahlakın olmadığının ise Amerika'da ortaya çıkan dosyalarda görüldüğünü belirten Genel Başkanvekili Ala, "Güç her neyse adaletli bir biçimde kullanılmalıdır. Güç bugün hem bilgi hem veridir. Bunların kontrol edilmesi, bunların insanlığın hizmetine sunulması kıymetli bir birikimi gerektirir. Her yenilik elbette risktir ama her risk, hem fırsattır hem de tehdit. Fırsatlara odaklanan ve onu adil bir biçimde insanlığın hizmetine sunacak olan uygarlığa ihtiyaç var" değerlendirmesinde bulundu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Ömer İleri ise siber alanın ilk ortaya atıldığında adeta bir özgürlük ortamı, bireyin kurumlara ihtiyaç duymadan sesini duyurabildiği yeni bir dünya olarak tanıtıldığını ancak ilerleyen süreçlerde bu teknolojik iyimserlik havasının dağıldığını kaydetti. "BİRÇOK DİJİTAL MECRANIN, FAALİYET GÖSTERDİKLERİ ÜLKELERDEKİ MAHKEME KARARLARINI 'KENDİ KULLANIMI KARARLARI' GEREĞİ GÖRMEZDEN GELMEYE ÇALIŞTIĞINI BİLİYORUZ" Yeni gelişen teknolojilerin sadece teknik birtakım çözümlerden ibaret kalmadığını söyleyen İleri, sözlerine şöyle devam etti: "Bu teknolojiler kendi kültürlerini oluşturuyorlar. Zaman içerisinde, bu teknolojiler yaygınlık kazandıkça ister istemez bu yeni kullanım kültürleri toplumları da etkilemeye başlıyor. Bu süreç doğru yönetilmezse, toplumların huzur temellerini dinamitleyebiliyor. Dolayısıyla, çizdiğimiz yol haritalarını bu boyutla da ele alıyoruz. Şunu görmemiz lazım; yeni teknolojiler ile ön plana çıkan mecralar, sadece yanlış uygulamaların alanı haline gelmekle kalmıyor, aynı zamanla kendi iş modellerini, kendi ticaret ağlarını, kendi kavramlarını, adeta kendi hakimiyet bölgelerini de oluşturuyorlar. Nitekim, monopolleşme eğilimi gösteren, bizim verilerimizle, devşirdikleri güçle dünyanın her yanında faaliyette bulundukları devletlerin ve toplumların egemenlik haklarını hiçe sayan kurguların ortaya çıktığını görüyoruz. Birçok dijital mecranın, faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki mahkeme kararlarını dahi 'kendi kullanım kuralları' gereği görmezden gelmeye çalışmakta olduğunu biliyoruz." "TÜRKİYE, TÜRKİYE YÜZYILI'NDA ADİL TEKNOLOJİ ANLAYIŞININ PEŞİNDEDİR" Türkiye'nin teknolojik alanda liderliğinden bahsederken konunun sadece teknik çalışmaları hayata geçirmekten ibaret olmadığının görülmesi gerektiğine dikkati çeken İleri, "Konu aynı zamanda, yeni dünyanın inşası sürecinde, milletimizin ve medeniyetimizin kodlarına uygun şekilde, algoritmik toplumların gelişmesinde hakkı ve hakkaniyeti merkeze koyan bir teknoloji kültürü ve bu kültür üzerinde yükselecek ekosistemleri oluşturma konusudur. Başka bir deyişle Türkiye, Türkiye Yüzyılı'nda adil teknoloji anlayışının peşindedir" dedi.

Mansur Yavaş’tan istifaya ilk tepki: "Bu karar asla kabul edilemez!" Haber

Mansur Yavaş’tan istifaya ilk tepki: "Bu karar asla kabul edilemez!"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa etmesine ilişkin, "Keçiören halkının iradesine gölge düşüren bu karar asla kabul edilemezdir" dedi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın CHP'den istifa etmesine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Keçiören halkının iradesine gölge düşüren bu karar asla kabul edilemezdir. Hemşehrilerimiz sandıkta açık, net ve tartışmasız bir tercih ortaya koymuş; Keçiören'in yönetimini Cumhuriyet Halk Partisi'ne emanet etmiştir ve bunu da özgür iradesiyle vermiştir" dedi. İradenin halka ait olduğunu belirten Yavaş, "Eğer Keçiören halkı bu ilçenin AK Parti tarafından yönetilmesini isteseydi, bunu sandıkta zaten açıkça ve tereddütsüz şekilde ifade ederdi. Sandık, milletin sözüdür; o sözün üstünde hiçbir gerekçe, hiçbir hesap olamaz. Unutulmamalıdır ki yetki milletindir. Sandıkta alınan yetki, kişilere ya da kurumlara değil, doğrudan seçmene aittir. Bu yetki bir emanettir; keyfi biçimde devredilemez, el değiştiremez, gasp edilemez" ifadelerini kullandı. Bazı verilen kararların unutulmayacağını kaydeden Yavaş, "Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'nin politikalarıyla ilgili tek bir şikâyeti dahi olmadığı gibi konu her gündeme geldiğinde hakkında yaklaşık bir aydır ortaya atılan 'AK Parti'ye geçeceği' yönündeki iddiaları da herkesin huzurunda kesin bir dille yalanlamıştır. Binlerce partili, binlerce gönüllü hiçbir karşılık beklemeden, gece gündüz demeden, inançla ve fedakârlıkla kendisinin seçilmesi için emek vermiştir. Ortaya konan bu karar, yalnızca bir siyasi tercih değil, o emeğe, o inanca ve o alın terine yapılmış açık bir saygısızlıktır. Siyaset geçicidir; makamlar gelir geçer. Ama bazı kararlar vardır ki hafızalara kazınır. Çünkü millet, kendisine yapılanı da, kendisini yok sayanı da günü geldiğinde mutlaka hatırlar" dedi.

AK Parti’den CHP’ye sert eleştiri: Davut Gürkan rakamlarla yüklendi! Haber

AK Parti’den CHP’ye sert eleştiri: Davut Gürkan rakamlarla yüklendi!

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ekonomik zorlukları gerekçe göstererek Nilüfer ilçesinde düzenlediği eyleme ilişkin yaptığı açıklamada, CHP’nin yine alışıldık popülist söylem ve eylemlerle sokak manipülasyonu peşinde olduğunu vurguladı. Vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıları istismar eden CHP’nin Bursa’da da algı siyaseti yaptığını belirten Başkan Gürkan, “Yıllarca yönettiğiniz ve rüşvet çarkı üzerine kurulu imar yolsuzluklarıyla Türkiye’nin gündeminde olan belediyelerinizden Nilüfer’de eski belediye başkanınız, eski ilçe başkanınız tutuklu yargılanıyor. Binlerce usulsüz imar uygulamasıyla kamunun ve Bursalıların hakkını gasp ettiğiniz Nilüfer Belediyesi’nde personel maaşlarını ödeyemez duruma geldiniz. İlçe belediyelerinizin neredeyse tamamı borçlarının üzerinde taşınmaz satışı yapmalarına rağmen aynı çaresizlik içindeler. CHP’li belediyelerde tablo böyleyken hala sokağa çıkıp adalet ve yoksulluktan bahsetme cüretini gösterebiliyor olmak büyük bir aymazlıktır” ifadelerini kullandı. “HEMŞERİLERİMİZİN HAKKINI ARAMAK İÇİN EYLEM YAPACAKLARSA DA KENDİ BELEDİYELERİ ÖNÜNDE YAPABİLİRLER.” Artık tüm ülkenin susuzluk, yolsuzluk, çöp krizleriyle tanıdığı CHP belediyeciliği sayesinde Bursa’nın son iki yılda Türkiye’nin en pahalı ulaşım hizmetini sunan, en yüksek su faturalarının geldiği kentler arasına sokulduğunun da altını çizen Başkan Davut Gürkan açıklamasına şöyle devam etti, “2024 yılında yönetime geldikleri Büyükşehir Belediyesi’nde su veremedikleri Bursa’da; suya yüzde 250, 1 metre yeni yol ve raylı sistem kazandırmadan ulaşıma yüzde 400, otoparklarda yüzde 500’e varan artış yaparak gerçekleştirdikleri fahiş zamların gerekçelerinin mantıklı açıklamasını bile yapamıyorlar. Vatandaşımızın geçim mücadelesi üzerinden siyaset yapanlar, önce kendi yönettikleri belediyelere bakmalıdır. Hemşerilerimizin hakkını aramak için eylem yapacaklarsa da kendi belediyeleri önünde yapabilirler.” YÖNETTİKLERİ BELEDİYELERDE NE SOMUT BİR PROJE NE MALİ DİSİPLİN VAR… “Yönettikleri belediyelerde ne somut bir proje ortaya koyabilen ne mali disiplini sağlayabilen CHP anlayışının ülke ekonomisi hakkında ahkâm kesmesi abesle iştigal etmektir” diyen İl Başkanı Gürkan, esas olanın kaynakları doğru yöneterek kalıcı hizmetler üretmek olduğunun altını çizdi. CHP’li belediyelerin Bursa’nın en önemli gündemlerinden biri olan kentsel dönüşüm alanında da hiçbir adım atmadıklarını kaydeden Davut Gürkan, “AK Parti olarak hükümetimiz ve yerel yönetimlerimiz aracığıyla milletimize eser siyaseti ile hizmet etmeye devam ediyoruz. Biz polemik değil, hizmet üretiyoruz. Milletimiz kimin boş laf ürettiğini, kimin çalıştığını çok iyi biliyor” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetin enflasyonla mücadeleden sosyal desteklere, istihdamdan yatırımlara kadar her alanda kararlılıkla çalıştığını ifade eden Gürkan, Bursa’da da eğitimden sağlığa, ulaşımdan kentsel dönüşüme kadar milyarlarca liralık yatırımların hayata geçirilmeye devam ettiğini vurgulayarak; “Bursa’nın da Türkiye’nin de güvencesi her zaman olduğu gibi yine AK Parti’dir, Cumhur İttifakı’dır” dedi.

Özgür Özel: "Artık Türkiye ittifakı’nda birleşme zamanıdır.’’ Haber

Özgür Özel: "Artık Türkiye ittifakı’nda birleşme zamanıdır.’’

Çorum'da konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye'ye Cumhuriyeti getiren, sonra çok partili rejimi, sandığı getiren, milletin verdiği göreve razı olan, icabında 47 yıl ikinci parti kalan ama millete saygısını kaybetmeyen siyasetin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Çorum il merkezindeki Abide Meydanında gerçekleştirilen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" adlı mitingde vatandaşlara seslendi. "SİYASETÇİNİN DEMOKRAT OLDUĞU, SEÇİMİ KAZANDIĞI AKŞAM BELLİ OLMAZ" İktidarı eleştiren Özel, "Biz demokrasi fikrine inanmış insanlarız. Kazanırsak gelir yönetiriz. Kaybedersek çekiliriz. Millet kimi istiyorsa ona saygı duyarız. Çorum'un merkez belediye başkanına da ilçelerdeki AK Parti, MHP'den seçilmiş belediye başkanlılarına başarılar diledik, dileriz. Çorum'un çok sorunları var. Çözmek için gayret gösterirseler destekleriz. Siyaset kazanana saygı duyma, millete saygı duyma, milletin tercihine saygı duyma işidir. Milletin seçtiğine direnmek, milletin seçtiğine bakıp da ‘sen buraya nereden geldin, sen yönetme, yerine benim atadığım yönetsin' demek demek demokratlık değildir. Bir siyasinin, bir siyasi partinin, bir siyasi yapının ya da bir siyasetçinin demokrat olduğu, seçimi kazandığı akşam belli olmaz, o akşam demokrasi nutukları atmak, milleti takdir etmek, milli iradenin önünde saygıyla eğilmek kolay. Önemli olan kaybettiğinde ne yaptığın. İşte Türkiye'ye Cumhuriyeti getiren, sonra çok partili rejimi, sandığı getiren, milletin verdiği göreve razı olan, icabında 47 yıl ikinci parti kalan ama millete saygısını kaybetmeyen siyasetin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Kendi seçilince millete methiyeler düzen, ‘milli irade' diyen ama bir kez ikinci parti olunca darbeye kalkışan, kayyum atayan, iftira eden ve rakibini hapse attıran siyasetin adı da tükenmiş Adalet ve Kalkınma Partisi siyasetidir, tükenmiş Erdoğan'ın siyasetidir" dedi. "TÜRKİYE İTTİFAKI'NDA BİRLEŞME ZAMANIDIR" Vatandaşları Türkiye İttifakı'nda birleşmeye çağıran Özel, "Bugün Türkiye'de mücadele otokrasiyle demokrasi arasındadır. Bugün mücadele emekliye, emekçiye kulak tıkayan, sırt dönenler ile onlar için mücadele edenler arasındadır. Daha önce AK Parti'ye, MHP'ye oy vermiş olsa da Çorum'un güzel insanlarına sesleniyorum. Artık yürüyüş, 100 yıl önce olduğu gibi bir kez daha birlikte yürüyüş zamanıdır. Artık, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alan Türkiye İttifakında birleşme zamanıdır. Çorum'da Alevisiyle, Sünnisiyle, Türk'üyle, Kürt'üyle, göçmeniyle, Boşnak'ıyla, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Müslüman demokratlarla, muhafazakar demokratlarla, sosyal demokratların, milliyetçi demokratların, liberal demokratların, Çorum'un tüm demokratlarının bir araya gelip ve hakkını alma zamanıdır. Buna tüm Türkiye'de ihtiyaç var" diye konuştu. "EMEKLİLERİN BEŞİ BİR ARAYA GELSE BİR ZENGİN ETMİYORLAR" Ekonomiyle ilgili konuşan Özel, "Emeklinin 20 bin lira, asgari ücretlinin 28 bin lira almasının utancı içerisindeyiz. Türkiye'de çiftçilerin ortalama geliri 19 bin 700 lira olmuş. Bundan birileri utanmıyor ama biz bunun utancı içerisindeyiz. Bugün açlık sınırı 31 bin lira olarak açıklandı, yoksulluk sınırı ilk kez üç haneli rakamlara çıktı, 102 bin lira olarak açıklandı. Bugün maalesef 5 emekli bir araya gelse maaşını birine verse o kişiyi yoksulluktan çıkartamıyorlar. Emeklilerin beşi bir araya gelse bir zengin etmiyorlar. Emekliye verilen maaş, üç emekli birleşse iki emekliyi açlıktan kurtaramıyor. İşte böyle büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız" şeklinde konuştu. "DİJİTAL DOLANDIRICILARA DİKKAT DE SİYASİ DOLANDIRICILARA NE YAPACAĞIZ" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i, dijital dolandırıcılıkla ilgili yaptığı paylaşım üzerinden eleştiren Özel, "Sırf dijital dolandırıcılık olsa neyse. Emeklinin hakkını yiyen sizsiniz, işçileri enflasyona ezdiren sizsiniz, çiftçilerin kanundaki desteklemesini vermeyen sizsiniz, milletin cebinden alıp faiz lobilerine veren sizsiniz, ekonomi iyi olacak diye oy toplayıp ‘kemer sıkacağız' diye seçimden sonra konuşan sizsiniz. Dijital dolandırıcılara dikkat de siyasi dolandırıcılara ne yapacağız? Siz tarihin gördüğü en büyük siyasi dolandırıcılarsınız. Bu milletten ‘iyi olacak, yüzün gülecek' diye oy alıp daha sonra bu millete sırtını dönenlere, Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelip aday olup seçilen belediye başkanını zorla, rüşvetle, baskıyla partisine çekmeye çalışan siyasi dolandırıcılara, Aydın'ın oyunu alıp AK Parti'ye topuklayan siyasi kapkaççılara karşı milletimizi uyarıyorum. Memlekette adı AK Parti olan ama memlekete kara düzen dayatan, oyları alıp sırtını dönen, hizmet yapmayan, milleti açlıkla, yoklukla sırt sırta bırakan siyasi dolandırıcılara karşı milletimizi uyarıyorum. Bunlarla mücadele için sandığa davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin yenilenmesi çağrısını yineledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Özel, 29 Mart Pazar günü İstanbul'da yapılmasını istediği seçimde kaybetmeleri halinde görevi bırakacağını söyledi.

Türkiye'nin ulaşımda yeni miladı: Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 bininci kilometreyi açtı! Haber

Türkiye'nin ulaşımda yeni miladı: Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 bininci kilometreyi açtı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlemenin, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi. Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm Karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm Karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet Hakk’a hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu. Türkiye’nin direksiyonuna geçtikleri 2002’den bu yana her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayiine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin kötü talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu. "ATMADIKLARI İFTİRA, VERMEDİKLERİ SORU ÖNERGESİ KALMADI" "Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; ’Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz’ dediler. ’Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar’ dediler. ’Petrol lobisine hizmet ediyorlar’ dediler. ’Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter’ dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; ’Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar’ diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi. "YOL MEDENİYETTİR DİYEREK YENİ YOLLAR YAPTIK" Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. ’Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım’ diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen, irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen, ’Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır’ diyen çapsızlara rağmen, milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık, aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. ’Bölünmüş yollar bizi bölecek’ diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu. "KAMERALAR ÖNÜNDE MİKROFON TOKATLIYORLAR" Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu. "RÜŞVET ALMADIYSANIZ BU TELAŞ HALİ NİYE?" Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.

AK Parti Osmangazi sahadan ayrılmıyor: Yunuseli ve Bağlarbaşı’nda mahalle meclisi kuruldu! Haber

AK Parti Osmangazi sahadan ayrılmıyor: Yunuseli ve Bağlarbaşı’nda mahalle meclisi kuruldu!

AK Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen Yunuseli-Bağlarbaşı Mahalle Danışma Meclisi Toplantısı, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Yavuz ve Ahmet Kılıç’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda mahalle sakinlerinin talep ve önerileri dinlenirken, çözüm odaklı değerlendirmeler yapıldı. AK Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı, ilçe genelinde yürüttüğü saha çalışmaları kapsamında Yunuseli-Bağlarbaşı Mahalle Danışma Meclisi Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Toplantıya AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Yavuz ve Ahmet ve Kılıç katıldı. Kurtuluş: “Vatandaşlarımızla Birebir Temas Kuruyoruz” AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, ilçe genelinde yoğun bir saha çalışması yürüttüklerini belirterek, “Teşkilatımız; esnaf, hasta, yaşlı ve vefa ziyaretlerinin yanı sıra tüm mahallelerimizde düzenlediğimiz danışma meclisleriyle vatandaşlarımızla birebir temas kurmaya devam ediyor. Tüm teşkilat mensuplarımızın aktif katılımıyla yürüttüğümüz bu çalışmalarda, mahalle sakinlerimizin dilek, talep ve temennilerini yerinde dinliyoruz. ‎Toplantılarımızda dile getirilen konuları milletvekillerimizle istişare ederek değerlendiriyor; yerel düzeyde atılabilecek adımları ve sağlanabilecek destekleri birlikte ele alıyoruz. AK Parti Bursa İl Başkanımız Sayın Davut Gürkan’ın da hassasiyetle takip ettiği danışma meclislerimizi, Osmangazi ilçemizin tüm mahallelerinde tamamlamayı hedefliyoruz. Bu çalışmalarla istişare kültürünü daha da güçlendirmeyi ve vatandaş odaklı siyaseti sahaya daha güçlü şekilde yansıtmayı amaçlıyoruz.” dedi. Yavuz: “Sahadan Gelen Görüşler Yol Haritamızdır” AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, istişare kültürünün AK Parti’nin siyaset anlayışının merkezinde yer aldığını vurgulayarak, “Vatandaşlarımızın bizlere doğrudan ilettiği her görüş ve talep, yol haritamızı belirleyen en önemli unsurdur. Sahadan gelen bu geri bildirimleri Ankara’da da takipçisi olarak değerlendirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kılıç: “Bu Çalışmalar Gönül Bağının En Somut Göstergesidir” AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç ise teşkilatların sahadaki güçlü varlığına dikkat çekerek, “Osmangazi teşkilatımızın mahalle mahalle yürüttüğü bu çalışmalar, milletle kurulan gönül bağının en somut göstergesidir. Yerelde çözülebilecek her konunun takipçisi olurken, merkezi düzeyde gereken destekleri de sağlamaya devam edeceğiz.” dedi. ‎

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.