SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ali Yalçın

Söz Bursa - Ali Yalçın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ali Yalçın haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın: "4688 sayılı kanun miadını doldurdu, sıfırdan yasa şart" Haber

Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın: "4688 sayılı kanun miadını doldurdu, sıfırdan yasa şart"

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun yerine sıfırdan bir kanun yapılması, 'Türkiye Yüzyılı' vizyonuna yakışır bir yasa için herkesin sorumluluk alması gerektiği bir zemindeyiz ve bu konuda bir reforma ihtiyaç var" dedi. Memur-Sen tarafından, kamu görevlilerinin sendikal hak ve özgürlükleri ile mali ve sosyal haklarını belirleyen Toplu Sözleşme sistematiğinin düzenlendiği '4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun ele alındığı ‘4688 Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Yargı Kararları ve Hukuki Tartışmalar 2’ Sempozyumu düzenlendi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen programda, ilgili kanunun eksik ve tamamlayıcı yönleri ele alındı. Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 1995 yılında anayasa değişikliğinden sonra 4688 sayılı Yasanın 2001'de yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, "Bu yasa 2010 yılında referandum sürecinde Memur-Sen olarak gayretimizle ve hükümetin referandum paketine dahil etmesiyle birlikte toplu sözleşme hakkını içerecek şekilde yeniden ikinci mevzuat olarak revize edildi, gözden geçirildi ve toplu sözleşme sistemiyle mevcut toplu sözleşme sistemiyle o günkü şekillenen boyutuyla bilemediniz üç en fazla beş toplu sözleşme yapılır. Ondan sonra bu yasa tıkanır ve yeni tartışmak yeni tartışma mecbur hale gelir demiştik. Hakikaten de kanunun üzerinden 25 yıl geçti. Toplu sözleşme hakkını elde edişimizin 16’ıncı yılı ve 2001 yılında 873 bin olan kamu görevlisi sayısı bugün 4 milyonu buldu. Memur emeklisi sayısı da 2,5 milyonu aştı" açıklamasında bulundu. "4688 SAYILI KANUNU’NDA REFORMA İHTİYAÇ VAR" Yalçın, 4688 Kanun’un kamu görevlileri sendikacılığına ilişkin yükü taşıyabilecek boyutta olmadığının belirterek, "4688 Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun uluslararası hukuku dikkate alarak yeniden gözden geçirilmesi ve reform edilmesi şarttır. Memur-Sen olarak biz yasanın eksik ve sorunlu taraflarını hazırladığımız raporlarla, düzenlediğimiz sempozyum, kongre, çalıştaylarla, katıldığımız Kamu Personeli Danışma Kurulu Toplantısında bu konudaki tespitlerimizle, hükümet yetkilileriyle yaptığımız diplomasi ile ilgili görüşmelerle ve toplu sözleşme süreçlerinde yaşadığımız krizlerle detaylarını, gerekçelerini, alternatiflerini tüm boyutlarıyla ortaya koyduk. Geride bıraktığımız bir önceki toplu sözleşme olan 7’inci dönem toplu sözleşmede de yasanın değişikliğine ilişkin bir mutfak çalışması yapılmasını ve bunun hükümete sunulmasını kararlaştırdık ama aradan geçen 2 yıl içerisinde bu çalışma tamamlanamadı. Birkaç göstermelik toplantıyla ötelendi, oyalandı ve memur sendikacılığı 8’inci dönem toplu sözleşmede aynı yasal boşlukla tekrar masaya zorlanılmış oldu ve masa krizle bitti" ifadelerine yer verdi. "TOPLU SÖZLEŞMEDE 30 GÜNLÜK SÜRE YETERLİ DEĞİL" Yalçın, toplu sözleşme görüşmelerinde bine yakın maddenin görüşüldüğünü ve 30 günlük sürenin hiçbir meselenin sağlık bir şekilde tartışılmasına müsaade etmediğini sözlerine ekledi. Toplu sözleşmede uzlaşma halinde gidilen hakem heyetinin de sağlık bir yapıda olmadığını ifade eden Yalçın, "Alternatif uzlaştırma yolları arabuluculuk sistemi de maalesef sürecin içerisinde alınmamış durumda. Uygulamada ortaya çıkan sorunların çözümü, için ise yargı yolu dışında hiçbir mekanizma yok. Oradan da sonuç çıkartmak pek mümkün değil. Toplu sözleşme kazanımlarımızın güvencesi yok. Toplu sözleşme hükümleri bir idari kararla iptal edilebiliyor. Komedi gibi bir durumla karşı karşıyayız. Bazı kurumlar sözleşme hükümlerini çeşitli gerekçelerle uygulamıyor" ifadelerine yer verdi. "BİZİM SENDİKA YASAMIZ ILO SÖZLEŞMELERİNE UYGUN DEĞİL" Yalçın toplu sözleşmede yasasında tarafların eşitliği ilkesinden dayanışma aidatına, sendikal güvencelerden yedekli masa sistemine kadar birçok sorunun olduğunu savunarak, "Bizim sendika yasamız altına imza attığımız Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) sözleşmelerine uygun değil. İç hukuk ILO normlarına uygun olmadığı gibi uygulamada ve uyuşmazlıklarda da Anayasanın 90’ıncı maddesi işletilmiyor. Kanunlar sosyolojiye uyumlu olmalıdır. Değişen şartlara göre yenilenmeliler. Aksi takdirde ihtiyaca cevap veremez hale gelirler. Bugün yaşadığımız durum tam da bu. Netice itibariyle kanun ortada. Yaşanan sorunlar da ortada. Eskiler ‘tatbiki mümkün olmayanın ıslahı da mümkün olmaz’ demişlerdir. Onun için kanunun yerine sıfırdan bir kanun yapılması, Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır bir yasa için herkesin sorumluluk alması gerektiği bir zemindeyiz ve bu konuda bir reforma ihtiyaç var. Sıfırdan bir çalışma gerekiyor. "EMEĞİN DEĞERİNİ BULMASININ, HAKKANİYETLİ PAYLAŞIMIN İLK ŞARTI OLDUĞUNA İŞARET ETTİK" Memur-Sen olarak 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun yenilenmesi için çalışmalar yaptıklarını ve bu çalışmaları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına teslim ettiklerini söyleyen Yalçın, "Emeğin değerini bulmasının, hakkaniyetli paylaşımın ilk şartı olduğuna işaret ettik. Adaletin de ancak adil yasalarla mümkün olabileceğini ifade ettik. Adaletin olmadığı yerde insanın da emeğin de güvende olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle düzenlediğimiz bu sempozyumun amacı da adil bir sendika yasasının inşa edilebilmesi, ortaya çıkarılabilmesidir. Onun için bu mevzuatı mümkün kılmak için bu tartışmaları nitelikli olarak yapmaya çalışıyoruz" dedi. Program, Memur-Sen Başkanı Yalçın’ın konuşmasının ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un konuşmasıyla devam etti.

Ali Yalçın: “Toplu Sözleşme Yasası reformun tamamlayıcı unsuru olmalı” Haber

Ali Yalçın: “Toplu Sözleşme Yasası reformun tamamlayıcı unsuru olmalı”

Memur Sendikaları Konfedarasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın reformist çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2025 yılının Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89 olarak açıklandı. Bu rakamla birlikte, kamu görevlileri ve emeklilerinin zam oranı yüzde 18,60 olarak belirlendi. Açıklanan rakamların ardından Memur Sendikaları Konfedarasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen Genel Merkezi'nde açıklamalarda bulundu. Yalçın, son 2 toplu sözleşmenin uzlaşmazlıkla sonuçlandığını ve Memur-Sen olarak imza atmadıklarını hatırlatarak, "İlkelerimizi ortaya koyduk, direncimizi ortaya koyduk. Böyle bir belirsizliğe kamu görevlisinin ve emeklisinin göz göre göre itilmesine rıza göstermedik. Kamu İşveren heyeti ve kamu yöneticileri beklentilerimize, tespitlerimize, tekliflerimize hayal diyordu. ‘Memur-Sen fazla istiyor' diyorlardı. Ama bugün geldiğimiz noktada Memur-Sen'in tekliflerinin ne kadar isabetli olduğunu yıllık enflasyon oranı, enflasyon farkı göstermektedir" şeklinde konuştu. "Alt gelir grubuna düşen kamu görevlileri artık tekrar hak ettiği seviyeye gelmek istiyor" Zam oranlarının yetersiz olduğunun altını çizen Yalçın, "Enflasyon rakamlarının tartışmalı olduğu bir zeminde, rakamların baskılanmasına rağmen gerçekler apaçık ortada. Bugün en düşük memur maaşı 47 bin 500 liradan taban aylığa bin lira ilaveyle ve 10 puan dahil 58 bin 300 lira olacak. 58 bin 300 lira maaş alan birisi nasıl evlilik hayali kuracak? Nasıl ev tutacak? Nasıl içini nasıl donatacak? 30 yıllık bir hizmetli, emekliliğe ayrıldığında 983 bin lira emekli ikramiyesi alacak. Bu parayla ev alınır mı? Başını sokacak 1 + 1 daire değil, kulübe bile alamaz. Alt gelir grubuna düşen kamu görevlileri artık tekrar hak ettiği seviyeye gelmek istiyor" değerlendirmesinde bulundu. Yalçın, kamu personel sistemi sorunlarının görünür hale geldiğine dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Kamuya dair asimetrik bu durum artık hem toplu sözleşme masasını hem de kurumsal ciddiyeti zedeliyor. Tali yollardan, tekil düzenlemelerden ve geçici çözümlerden vazgeçip artık doğasıyla, ruhuyla ve kapsayıcılığıyla; dağınıklığın giderildiği, kurumsal adaletsizliğin bittiği ve çalışma barışının sağlandığı kamu personel sistemine ilişkin köklü çalışmanın yapıldığı bir zemine geçilmeli. İşe alımdan yükselmeye kadar, maaş sisteminden disiplin hükümlerine kadar, kadrolardan sosyal güvenliğe kadar, sosyal haklardan emeklilik sistemine kadar yeni bir bakış açısıyla toptan ele almaya ihtiyaç var. Bu konuda devlet tarafından söylemle niyet gösterildi. Şimdi eylemle işi icraate dökme vaktidir. Memur-Sen, yapılacak çalışmanın mütemmim cüz'üdür. Her zaman olduğu gibi elimizi değil taşın altına koymaya hazırız yeter ki; sorunun varlığını kabul eden anlayışla ortak noktada buluşma hassasiyeti gösterilsin." "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" Kamu işvereninin sahanın tepkilerini ve kamu görevlilerinin tekliflerini duymadığını belirten Yalçın, "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın reformist çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" ifadelerini kullandı. "Ekonomik maliyeti göğüslemek, sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha kolaydır" Hükümetten 3 konuda beklentileri olduklarını vurgulayan Yalçın, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi geçmiş kayıplarımızı ve hakemin hatasını telafi edecek, emekliliğe de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılmasıdır. Kamuda çalışma barışının sağlanması ve ücret adaletsizliğinin bitirilmesi için bu şarttır. İkincisi çalışma barışı ve ücret dengesi için; Kamu Personel Sisteminde çalışma yapılması. 2026 yılı bu çalışmanın yapılıp, kamu personel sistemindeki çarpıklıkların giderildiği yıl olsun. Üçüncüsü ise 4688 sayılı Kanunun; süre, yetki, taraf, tutanak sistemi ve Hakem Kurulu yönüyle eksikliklerinin giderilmesi, evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesidir. Kamu İşvereni ve Hükümet; ajandasının en başına bu 3 başlığı not etmeli. Yıl sonuna kadar bu çalışma yapılıp tamamlamalıdır. Ekonomik maliyeti göğüslemek, sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha kolaydır." Ayrıca Yalçın, açıklanan rakamların ardından eylem planlarının da gündemde olduğunu ifade etti.

Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Zam eridi bitti" Haber

Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Zam eridi bitti"

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, TÜİK tarafından açıklanan mart ayı enflasyon rakamını değerlendirdi. Yalçın, "Zam eridi bitti, kayıplar artarak devam ediyor. Kamu işverenin uzlaşmayı mümkün kılmayan teklifleri sonrası tahkim sürecinde Hakem Kurulu'nun yanlış, hatalı, geçersiz ve yetersiz artışı ile kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin alım gücü düşmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. Yalçın, "Ekonomik hedefler gerçeği, Kamu İşvereni/Hakem Kurulu ise emeği, alın terini ve gelir dağılımını öncelemediği müddetçe kayıplar yaşanmaya, referans alınan hedefler şaşmaya, gelir dağılımı bozulmaya devam edecektir" diye konuştu. "İŞVEREN TARAFI KAYIPLARI TELAFİ EDECEK TEKLİFE HAZIRLANMALIDIR" Yalçın, "Merkez Bankası'nın sapma rekorları kıran tahminlerine göre değil, hayatın gerçeğine göre maaş/ücret politikalarının belirlenmesi gerekiyor. Bunun için işveren tarafı masanın imkanlarını/fırsatlarını iyi değerlendirmeli, şimdiden kayıpları telafi edecek teklife hazırlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Toplu sözleşme masası; sadece yetkili sendikalar/konfederasyon için değil aynı zamanda kamu işveren heyeti için de önemli ve değerli olmalıdır. Sosyal taraflarla istişare edilen ve farklı pencerelerden bakma fırsatı bulunan masanın gücü, etkinliği ve çözüm üretme kapasitesi artırılmalıdır. Bunun için yapılması gereken öncelikle mevcut 4688 sayılı Kanun'un değiştirilerek toplu sözleşme görüşmelerine yetiştirilmesi, 'Hakem Kurulu'nun 'hakem' ve 'kurul' ismine yakışır hale getirilmesi, sürenin ve sürecin adil ve makul olarak belirlenmesi gerekiyor." "MEMUR EMEKLİLERİMİZ KAYIP YAŞAMAYA MAHKUM EDİLMEMELİDİR" Yalçın, açıklamasını şöyle tamamladı: "Kamu görevlilerimiz ve doğrudan toplu sözleşme masasının kararlarından etkilenen memur emeklilerimiz, 2026 ve 2027 yıllarında enflasyon karşısında kayıp yaşamaya mahkum edilmemelidir. Aksi takdirde bilerek ve isteyerek Hakem Kurulu'nu işaret eden sürecin sonucunu şimdiden öngörüyor, benzer tablonun yaşanacağını hepimiz iyi biliyoruz. Memur-Sen olarak gayretimiz, mücadelemiz ve hedefimiz 4688 sayılı Kanun'un evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi, çalışanın alım gücünü yükseltmek için toplu sözleşmenin öneminin artırılmasıdır."

Memur-Sen refah payı istiyor Haber

Memur-Sen refah payı istiyor

2025 Ocak itibariyle 6 aylık ilk teklifimiz olan yüzde 15 zam ve yüzde 10 refah payı kısmıyla beraber başlamalıydı. Onun için bir an önce memur ve memur emeklisine refah payı verilmeli” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2024 yılında enflasyon yüzde 44,38 olarak gerçekleşti. Böylece yıl sonu enflasyon rakamı, Merkez Bankası'nın yüzde 44'lük hedefinin biraz üzerinde gelmiş oldu. Aralık ayında enflasyon aylık bazda yüzde 1,03 ile beklentilerin altında geldi. Enflasyon rakamları ile birlikte memur ve emeklilerin zam oranı netleşti. Emekliler, 6 aylık enflasyon olan yüzde 15,75'lik zam hakkı elde etti. Memurların zam oranı ise yüzde 11,54 olarak hesaplandı. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, düzenlediği basın açıklamasında yapılan maaş artışının yetersiz olduğunu ve memur ve memur emeklisine refah payı verilmesini talep etti. “Kamu görevlisi emeklilerinin artış oranı 11,54 fakat devletin alacakları için belirlediği değerleme oranı 43,93” Yalçın, 7 Dönem Toplu Sözleşmenin mutabakatsızlıkla sonuçlanması üzerine hakem kurulunun verdiği kararla 2025 Ocak ayı için yüzde 6 oranında zam kararlaştırdığını hatırlatarak, “Kamu görevlisi emeklilerinin artış oranı bu durumda 11,54 olarak gerçekleşmiş gözüküyor. Devletin alacakları için belirlediği yeniden değerleme oranı 1 Ocak itibariyle MTV kamu tesisleri, vergi, harçlar, cezalar için yüzde 43,93. Bununla birlikte 1 yıllık süreçte kira artış oranı yüzde 58,51, doğal gaz artış oranı yüzde 60, akaryakıt ve elektrik yüzde 40'ı bulmuş durumda. Raflardaki fiyatlarındaki durum da bu anlamda aşağı değil. 12 ayda yumurta yüzde 115 artmış durumda, pirinç yüzde 110, yağ yüzde 85, süt yüzde 70 et yüzde 60 artmış durumda. Maaşlarımız daha artmadan ve elimize geçmeden marketlerde planlı bir şekilde fiyat artışlarının yapıldığını görüyoruz. Emekçi henüz maaşını almadan raflardaki zammı maruz kalmış durumda” ifadelerini kullandı. “2025 YILININ OCAK AYI İTİBARİYLE YÜZDE 15 MAAŞ ARTIŞIYLA YÜZDE 10 REFAH PAYIYLA BAŞLANMASI GEREKİRDİ” Yalçın, zamların maaşlara oranla 4 kat daha fazla arttığını belirterek, “Memur-Sen olarak 2025 yılı için birinci döneme yüzde 15 teklif etmiştik. Dolayısıyla yüzde 10 refah payı demiştik iki yıl için. Gelinen noktada 2025 yılının ocak ayı itibariyle yüzde 15 maaş artışıyla yüzde 10 refah payıyla başlanması gerekirdi. Durum bizim tekliflerimizin doğruluğunu ortaya koyuyor. Enflasyon artarken maaşlarımızı adil ve makul seviyede arttırmak gerekiyorken ‘enflasyonu azaltmak için maaşları baskılayalım' yanlışında ısrarcı olunmasına anlam veremiyoruz” ifadelerine yer verdi. “GELİR VERGİSİ SİSTEMİ ADALETLİ BİR ŞEKİLDE DÜZENLENMELİ” Gelir vergisi sisteminde de adaletsizlik olduğunu ifade eden Yalçın, “Yıllar içerisinde gelir vergisi matrahlarının adil ve makul seviyede güncellenmemesinin mağduriyetini çalışanlarımız yükleniyorlar. 2025'te birinci dilim vergi matrağı 158 bin lira, ikinci dilim ise 330 bin lira olarak uygulanacak. Nisan-Mayıs ayında yüzde 20'lik dilime, Ekim-Kasım ayında da yüzde 27'lik dilime girerek maaşların eriyeceğini öngörüyoruz. Yani bir taraftan fiyatlar artıyor, alım gücümüz azalıyor. Diğer taraftan maaşlarımızdaki kesinti artıyor. Harcanabilir tutarımız azalıyor. Bu paradokstan acilen çıkılması gerekir. Gelir vergisi sistemi adaletli bir şekilde düzenlenmeli ve kamu görevlerinin bu anlamda gelir vergisi yüzde 15'e sabitlenmelidir” diye konuştu. “8. DÖNEM TOPLU SÖZLEŞMENİN TOPLU SÖZLEŞME KANUNUYLA TAMAMLANMASI İMKANSIZDIR” Yalçın, Toplu Sözleşme Sistemi'nde de sorunlar olduğunu sözlerine ekleyerek, “Kamu görevlilerinin de, kamu görevlileri sendikalarının da 4688 sayılı kanunun eksiklerinden ve yanlışlarından kurtulması gerekiyor. Onun için bu kanun sorunlu. Bu toplu sözleşme sistemi sorunlu. Çözüm üretmekten ziyade bu anlamda çözümü öteliyor. Adil temsile de imkan tanımıyor diye cümle kurmamızın nedeni bu. 8. dönem toplu sözleşmenin bu kanunla tamamlanması, kamu görevlilerinin ve emeklilerinin sorunlarına çözüm üretmesi imkansızdır. Bir ay içerisinde her şeyi çözmeye çalışacağınız bir takvim sıkışıklığında hiçbir şeyi konuşamaz hale geldiğiniz bir durumdan bu kadar sorunu çözmeye çalışmak olağanüstü güç, olağanüstü yetenek gerektiriyor. Bu çok mümkün değil mevcut toplu sözleşme sistemi içerisinde. Zamanımız, imkanımız, fırsatımız varken gelin bu kanunu acilen değiştirelim” değerlendirmesinde bulundu. “MEMURA VE MEMUR EMEKLİSİNE BİR AN ÖNCE REFAH PAYI VERİLMELİ” Mevcut enflasyon rakamlarının memur ve memur emeklilerinin geçimlerini sürdürmesi için yeterli olmadığını da vurgulayan Yalçın, taleplerini şu şekilde sıraladı: “Mevcut açıklanan rakamlar gerçekten izah edilebilir değil. Onun için az önce ifade ettiğim gibi 2025 Ocak itibariyle bizim toplu sözleşme masasında getirdiğimiz 6 aylık ilk teklif olan yüzde 15 zam ve yüzde 10 refah payı kısmıyla beraber başlamalı bu konu. Onun için bir an önce memur ve memur emeklisine refah payı verilmeli. Birinci derece 3600 ek gösterge talebi, vaadi, toplu sözleşme kararı bir an önce hayata geçmeli. Mühendislik meslek kanunu çıkarılmalı. Emeklilere seyyanen ödeme yansıtılmalı. Tasarruf tedbirleriyle engellenen koruyucu giyim kazanımımız bir an önce eksiksiz olarak uygulanmalı ve tasarruf genelgesinden toplu sözleşme hükümlerine sarkan kısımlar bir an önce çıkarılmalı. Üniversite idari personelin yer değişikliği düzenlenmesi tamamlanmalı. Yardımcı Hizmetler sınıfı kaldırılmalı. Kamu personel sisteminin sorumlu alanları bu anlamda düzeltilmek zorundadır. Sorunları zamana bırakarak sosyal maliyet üretilmemeli.” Yalçın, 7 Ocak Salı günü Hazine ve Maliye Bakanlığının önünde gideceklerini de belirterek, burada toplu sözleşme hükümlerinin eksiksiz uygulanması ve refah payı taleplerini yineleyeceklerini dile getirdi.

Ali Yalçın: "Cuma günü iş bırakma eylemi gerçekleştireceğiz” Haber

Ali Yalçın: "Cuma günü iş bırakma eylemi gerçekleştireceğiz”

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen, İstanbul'da özel bir okulda müdürlük yapan İbrahim Oktugan'ın öldürülmesine basın açıklamasıyla tepki gösterdi. TBMM Çankaya Kapısı önünde gerçekleşen basın açıklamasında konuşan Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Eğitim camiası olarak hazin bir cinayet haberiyle sarsılmış bulunuyoruz. İstanbul Eyüpsultan’da eski bir öğrenci, okul müdürü İbrahim Oktugan’a silahla saldırıda bulunmuş, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan okul müdürü kurtarılamayarak vefat etmiştir. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz” dedi. Eğitim çalışanları olarak her yeni günde yeni bir saldırı haberi almaktan korkar hale geldiklerini belirten Yalçın, öğretmenlerin bugün maalesef kendilerine yönelik şiddet olayları ile anılır hale geldiğini söyledi. Ülke genelinde şiddete uğrayan öğretmenleri hatırlatan Yalçın, "İzmir Ödemiş’te öğrencinin pompalı tüfekle öldürdüğü Ayhan Kökmen’i, Iğdır’da Yücel Düzci Öğretmenimizin saldırıya uğrayan öğrencilerini korurken gözü dönmüş kişilerin şiddetine maruz kalmasını, Patnos’un Aktepe köyündeki Yatılı Bölge Okulu Müdürü Yusuf Vural’ın ve Kayseri/Melikgazi Kadı Burhanettin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Gülhan Şaşmaz'ın bıçaklanmalarını unutmadık” diye konuştu. "Gözümüzü kapayarak çözüm bulamayız" Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının münferit eylemler olmaktan çıktığını vurgulayan Yalçın, şiddetin yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini kaydetti. Eğitimciler olarak, daha iyi bir eğitim, müfredat, pedagojik yöntemler, daha ileri amaçlar üzerine kafa yormaları gerektiğini aktaran Yalçın “Bu yaramızı konu etmek mecburiyetinde kalışımızın ana sebebi, şiddetin ağırlaşan toplumsal maliyeti karşısında, bugüne kadar çözüm üretmede yetersiz kalınmasıdır. Göz göre göre gelen sorunu, gözümüzün önünde duran soruna, gözümüzü kapayarak çözüm bulamayız. Bugün yaşadığımız acılar, dünün ihmal ve umursamazlığının sonucudur. Yarın yaşanmasını istemediğimiz acılar da bugünkü ilgisizliğin sonucu olmamalıdır” dedi. Eğitim çalışanlarına koruma sağlayacak türden yasal düzenlemelerin acilen hayata geçmesini beklediklerini ifade eden Yalçın “Eğitim çalışanlarına karşı eğitim-öğretim kamu hizmetinin sunumundan kaynaklı şiddet eylemlerine yönelik cezai ve hukuki tedbirlerin alınması elzemdir. Eğitim çalışanları kendilerine yönelik şiddet olaylarına karşı caydırıcı nitelikte, münhasıran bir cezai müeyyide getirilmesini şiddete uğrayana çalışana da hukuki koruma sağlayacak türden yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesini acilen talep etmekte ve beklemektedir. Eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarını önleyecek, failleri caydırıp cezalandıracak ve mağdur eğitim çalışanlarına hukuku koruma sağlayacak bir yasal düzenlemenin yapılmasını sağlamak üzere; bugün yaptığımız basın açıklamasının ardından cuma günü iş bırakma eylemi gerçekleştireceğiz” dedi İş bırakma eylemine eş zamanlı olarak 1 hafta sürecek dilekçe kampanyası başlatacaklarını söyleyen Yalçın, TBMM’de görev yapan milletvekillerinin, eğitim çalışanlarına yönelik şiddet sorununu çözmek üzere hareket geçmelerini beklediklerini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.