SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ankara

Söz Bursa - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Doruk Madencilik işçileri hakları için Ankara'da ses yükseltti Haber

Doruk Madencilik işçileri hakları için Ankara'da ses yükseltti

Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinden Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen kıdem tazminatı, ücret ve sigorta primleri için Çankaya Belediyesi önünde eylem yaptı. İşçiler adına konuşan Türkiye Maden-İş Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, şirketle herhangi bir uzlaşma sağlanmadığını belirterek, "EPİAŞ'a verdiği elektriği de devletimiz taksitler halinde firmadan alsın" açıklamasında bulundu. Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinden Ankara'ya yürüyerek gelen Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik işçileri, haklarını alamadıkları gerekçesiyle Çankaya Belediyesi önünde açıklama yaptı. Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan işçiler, kıdem tazminatı, birikmiş ücret alacakları ve sigorta primlerinin ödenmediğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Çankaya Belediyesi önünde bir araya gelen işçiler, yaşadıkları sorunları kamuoyuna duyurmak amacıyla basın açıklaması yaparak, yetkililerin yaşanan mağduriyete müdahale etmesini talep etti. "EPİAŞ' A VERDİĞİ ELEKTRİĞİ DE DEVLETİMİZ TAKSİTLER HALİNDE FİRMADAN ALSIN" İşçiler adına açıklama da bulunan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türkiye Maden-İş) Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, Yıldızlar Holding madencilik hayatından anlamadığını dile getirerek şunları dedi: "Holding bünyesinde çalışan çaycısına kadar, tüm herkesin alacakları bir an önce ödesin. Herkese bir ileri dönük maaşlarına rağmen bu tek bıraksın. Ama bu da çözüm değil. Çünkü bu şirket defalarca söz vermesine rağmen hiçbir zaman sözü yerine gelmemiştir. Bunun en kısa ve en etkili yönü az önce bahsettiğim gibi. EPİAŞ arkadaşların alacağını bir seferde ödesin. EPİAŞ' a verdiği elektriği de devletimiz taksitler halinde firmadan alsın. Ankara'nın çeşitli noktalarında mücadelemizi sürdüreceğiz"

Giresunlu İş İnsanları ve Bürokratlar Bursa’da güç birliği yaptı Haber

Giresunlu İş İnsanları ve Bürokratlar Bursa’da güç birliği yaptı

Giresun İş İnsanları ve Bürokratları Derneği (GİRİB), Bursa Şubesi'nin kuruluşunu tamamlayarak faaliyetlerine başladı. GİRİB Bursa Şube Başkanlığı görevine Bursa Tirebolular Derneği Başkanı Fahri Karaman atanırken, şubenin yönetim kadrosu da oluşturuldu. GİRİB Bursa Şube Başkan Yardımcısı ve Sekreteri Şeref Sevindik, yaptığı açıklamada, derneğin Türkiye genelinde Giresunlular arasında birlik ve dayanışmayı güçlendirmeyi, iş insanları ile bürokratları ortak hedefler doğrultusunda buluşturmayı amaçladığını söyledi. Merkezi Ankara'da bulunan ve Türkiye genelindeki en yaygın ve üst düzey iş insanı ve bürokratları barındıran Giresun sivil toplum yapılanmalarından biri olan GİRİB'in; İstanbul, Kocaeli, Sakarya, İzmir, Samsun, Zonguldak ve Giresun başta olmak üzere birçok ilde teşkilatlandığını belirten Sevindik, Bursa şubesinin de güçlü bir yönetim kadrosuyla çalışmalarına başladığını ifade etti. GİRİB Bursa Şube Başkanı Fahri Karaman ise derneğin yalnızca hemşehri dayanışmasını esas alan bir yapı olmadığını vurgulayarak, "Ekonomik, ticari ve sosyal alanlarda Giresunlu iş insanları ile bürokratlar arasında işbirliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı projeler üretmeyi ve Giresun'un yerel, ulusal ve uluslararası platformlarda daha etkin temsil edilmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Türkiye genelinde şubeleşerek Giresunlular adına güçlü bir lobi oluşturmayı amaçlıyoruz." dedi. Karaman, GİRİB Genel Başkanı Kemal Tokmak, Genel Merkez Yönetim Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu'nun kararıyla Bursa Şube Başkanlığı görevine getirildiğini belirterek, görev tevdi töreninin Ankara'da gerçekleştirilecek ilk genel merkez toplantısında yapılacağını kaydetti. GİRİB Bursa Şubesi'nin görev dağılımı ise şöyle oluştu: Şube Başkanı: Fahri Karaman Başkan Vekili ve Bürokratlar Başkanı: Mehmet Demir Başkan Yardımcısı ve Sekreter: Şeref Sevindik Mali İşler Başkanı: Bayram Güneş Ticari İşler ve İhracat Başkanı: Ayhan Emecan STK ve Organizasyonlar Başkanı: Ayhan Günaydın Sosyal İlişkiler Başkanı: Kazım Yaman Eğitim Birimi Başkanı: Keramettin Gürel Girişimcilik Başkanı: Mücahit Akça Hukuk İşleri Başkanı: Av. Dilara Akkaya Buzlu Kadın Dayanışma Başkanı: Nilgün Tomak Yeni yönetimin önümüzdeki dönemde Bursa ile Giresun arasında ekonomik, ticari ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik projeler hayata geçirmesi hedefleniyor.

CHP kurultay davası 16 Eylül'e ertelendi Haber

CHP kurultay davası 16 Eylül'e ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da içerisinde bulunduğu tutuksuz 12 sanığın ‘seçim kanununa muhalefet' suçundan yargılandığı davada sanık Özgen Nama ile tanık Adem Soytekin dinlenirken, duruşma 16 Eylül'e ertelendi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık Özgen Nama ile taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme hakimi bu celse sanık Nama'nın dinleneceğini bildirdi. "KURULTAYDA BEN DELEGE DEĞİLDİM" Hakkındaki iddiaların gerçek dışı olduğunu ve isnat edilen suçların hiçbirisinde somut delil bulunmadığını iddia eden sanık Nama, "CHP kurultayları karnaval şeklinde olur. 30 yıldır ben partideyim. Uzun bir siyasi geçmişim vardır ve Türk siyasetinde bilinen bir şahsım. Otele gittiğimde hiçbir kata çıkmadım lobide vakit geçirdim. Bu, kamera kayıtlarıyla da sabittir. Ayrıca binlerce delegenin katıldığı kurultayda benimle ilgili bu şekilde bir beyanı bulunmamaktadır. Böyle bir fiili gerçekleştirmedim. Söz konusu kurultayda ben delege değildim. Kurultay sonucunda kişisel bir menfaat elde etme şansımda bulunmamaktadır. Bu iddialar hayatın olağan akışına aykırıdır. Ben suçlamaları reddediyorum" diyerek beraatini talep etti. Tanık Adem Soytekin, "KİPTAŞ tarafından oluşturulan bir liste vardı. Bu listedeki daire alanların büyük kısmı siyasi olan, CHP'de meclis üyesi, milletvekili adayı, kurultay adayı olan isimler vardı. Akif Koca'ydı. Diğer isimleri hatırlamadım. Satış listesindeki isimlerdi. Bunlar listeye bakıldığında görülecekti. Bu insanlar, belirtilen listedeki daire alanların büyük çoğunluğunun siyasi bağlantıları olanlardı. KİPTAŞ'ın belirlediği VİP listedeki isimlerdi. Örnek isimler listede mevcut. Bir diğeri de daha önceki ifademde söylemiştim, bize KİPTAŞ tarafından bunları işe alın, sigorta başlangıcı yaptırın dendi. Bu isimler de kayıtlarda mevcut. Bunların tamamını şirket kayıtlarımız ve isimlerinin araştırılması halinde doğruluyor. Kurultay sürecinde orada değildim. Kurultay sürecinde satılan dairelerin ödeme seçenekleri iyiydi. 350 daire satıldı. 100 daireyi KİPTAŞ ayırdı. Buna VIP liste dendi. Bunların ödeme seçeneklerinde kolaylıklar vardı. Hiçbir vade farkı yoktu. Bunları cazip kılan hem fiyatı hem ödeme seçenekleriydi. İlk 100 daireyi cazip kılan buydu. Eksper değeri metrekare fiyatı 8 bin 400 lira civarındaydı. Rakam, eksper değerinin altında değildi" diye konuştu. Kurultay tarihinin sorulması üzerine Soytekin, "Aklıma gelmedi ama biliyoruz. Satıştan daha sonra yapıldı. 2023 diye biliyorum, 2023 sonu diye biliyorum" dedi. Beyanların ardından ara kararını açıklayan hakim, Bölge Adliye Mahkemesinde(BAM) bulunan ‘Mutlak Butlan' davasının gerekçeli kararının mahkemeye gönderilmesine hükmederek, duruşmayı 16 Eylül'e erteledi.

CHP'li Pala: "Her dört kişiden birinin ölüm nedeni meçhul" Haber

CHP'li Pala: "Her dört kişiden birinin ölüm nedeni meçhul"

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2025 yılı Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerinde “nedeni bilinmeyen” ölümlerin toplam ölümler içindeki payında dikkat çekici bir artış yaşandığını belirterek, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na 30 Haziran 2026 tarihinde kapsamlı bir soru önergesi iletti. Bakan Mehmet Şimşek’in, kendisine iletilen soru önergesine Anayasa’nın 98. maddesince öngörülen on beş günlük yasal süre içerisinde yanıt vermesi gerekmektedir. Konuya ilişkin Pala, “TÜİK tarafından yayımlanan ölüm ve ölüm nedeni istatistikleri; ülkemizde sağlık sisteminin niteliği, koruyucu sağlık hizmetlerinin etkinliği ve bölgesel eşitsizliklerin değerlendirilmesi açısından temel veri kaynaklarından biridir. Dolayısıyla bu verilerin güvenilir, karşılaştırılabilir ve zamanında yayımlanması, kamu politikalarının kanıta dayalı biçimde belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Buna karşın, son yayımlanan verilerde nedeni bilinmeyen ölümlerin toplam ölümler içindeki payı 2024 yılında yüzde 5,3 iken 2025’te yüzde 8’e yükselmiş; özellikle bazı illerdeki hızlı artış, ölüm belgeleme süreçlerinde iller arasında ciddi farklılıklar olduğuna yönelik soru işaretleri yaratmıştır” açıklamasında bulundu. Prof. Dr. Pala, il bazında görülen artışlara şu sözlerle değindi: “Örneğin Aydın’da nedeni bilinmeyen ölümlerin toplam ölümler içindeki payı 2024 yılında yüzde 17,3 iken 2025 yılında yüzde 27,9’a yükselmiş, Ankara’da ise bu oran yüzde 4,6’dan yüzde 11,3’e çıkmıştır. Bu verilere göre Aydın’da hayatını kaybeden her dört vatandaştan birinin neden yaşamını yitirdiği bilinmemektedir. Halk sağlığı alanında alınan kararların temelinde değerlendirilen ölüm nedeni verilerinde ortaya çıkan böylesi bir belirsizlik, etkili politikaların geliştirilmesini güçleştirmekte ve hesap verebilirliği zayıflatmaktadır” dedi. “TÜİK, verileri altı ay geç yayımlamasına rağmen neden geriye dönük güncellediğini kamuoyuna açıklamalıdır!” Bununla beraber Pala, TÜİK’in istatistiklerle birlikte yayımladığı açıklamalarda, ölüm nedeni verilerinin idari kayıtlara gecikmeli yansıyan yeni kayıtlar nedeniyle bir yıl geriye dönük olarak güncellendiğini belirttiğini kaydetti. Bu durumun veri güvenilirliğini zayıflatan bir başka uygulama olduğunu ifade eden Pala, “2025 yılı verilerinin halihazırda 2026 yılı Haziran ayında yayımlandığı göz önünde bulundurulduğunda, verilerin geriye dönük güncellenmesi ihtiyacı, veri kalitesini artırmayı hedefleyen elektronik sistemlerin etkili kullanılmadığı yönündeki kaygıyı güçlendirmektedir. Bu nedenle TÜİK, ölüm belgeleme süreçlerinde veri güvenilirliğini ve şeffaflığı nasıl sağladığını kamuoyuyla paylaşmalı, nedeni bilinmeyen ölümlerdeki artışın ve iller arası farklıların hesabını vermelidir” dedi.

Özgür Özel: Toplanan her 100 TL verginin 65'i ÖTV-KDV Haber

Özgür Özel: Toplanan her 100 TL verginin 65'i ÖTV-KDV

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, "NATO zirvesi olacak diye Meclis'i, kamu kurumlarını, sokakları kapatan olağanüstü hal var" dedi. Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dün İzmir'de olduğunu hatırlatan Özel, "İzmir'de Küçük Menderes Havzası'ndaydık. Bir günde altı ilçemizi ziyaret ettik. Bayındır'da çiçek üreten kadınlarla sabah kahvaltı sofrasında buluştuk. Ödemiş'te rahmetli Ecevit ile aynı meydanda bir römork kasasının üzerindeydik. Kiraz'da aşure dağıtırken, Beydağ'da keşkek döverken, Tire'de sokaklara sığmazken binlerle, on binlerle birlikteydik. Son olarak Konak'a, Kordon'a gittik. Zira bir sokak arkasındaki babaevimize. On binlerle birlikte İzmir'de bir kez daha kucaklaştık. Bir yanda bir mahkeme kararıyla mutlak sultanın, mutlak butlandan partiyi bölme umutlarıyla ve onun teklif ettiği görevi kabul eden bir avucun yalnızlığı bir yerde, İzmir'de yüz binlerin kararlılığına yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "ÜMİT EDİYORUZ Kİ EN KISA ZAMANDA TÜRKİYE'YE TESLİM EDİLECEK" Gülistan Doku soruşturması hakkında konuşan Özel, "Annesi ilk gün nasılsa öyle. Gördünüz, ‘İlk günden beri yanımızdaydınız' diyor. Olmaya devam edeceğiz. İlk gün iki gözü iki çeşmeydi, yine iki gözü iki çeşme. Tabii büyük bir mücadele verdi. Cumhuriyet Halk Partisi kadın kollarımız, hukukçu milletvekillerimiz, tüm milletvekillerimizin yanında parlamentodaki muhalefet partileri sahip çıktılar. O dönemde hiç unutulmasın, şehrin bürokrasisi ve orada şüpheli sözler söylediğimizde ‘Devletin valisine diyorsun. Emniyet müdürüne diyorsun, polise mi bunu söylüyorsun?' diyen dönemin İçişleri Bakanı ve şimdi karşılaştığımız durum. Heyetimiz gidip rapor ettiğinde ilk tebrik edenlerden biriydim. Orada, Tunceli'de bir kadın cumhuriyet başsavcısı, adındaki o ‘cumhuriyet' unvanını bugünlerde en çok hak edenlerden biri. Her şeye rağmen 1,5 yıldır, öyle bir-iki aydır değil. Göreve atandığı günden beri kararlılıkla bu işin üstüne gidiyor. Bizim arkadaşlarımız basın toplantısında oradaki bürokrasiye laf söyleyince neredeyse vatan haini, devlet düşmanı ilan ediliyorduk. Dönemin İl Emniyet Müdürü tutuklu, dönemin valisi tutuklu, valinin oğlu tutuklu, işaret edilen kişi Amerika'da tutuklu. Ümit ediyoruz ki en kısa zamanda Türkiye'ye teslim edilecek" dedi. "NATO ZİRVESİ OLACAK DİYE MECLİS'İ, KAMU KURUMLARINI, SOKAKLARI KAPATAN OLAĞANÜSTÜ HAL VAR" Ankara'da gerçekleşecek NATO Zirvesi hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "Ankara'da binalardan çıkıp gidince gittiğimiz yerlerdeki heyecanı, desteği, enerjiyi görünce daha önce görmediğimiz bir öfkenin bir enerjiye, o enerjinin bir kararlılığa dönüştüğünü görünce zaman zaman diyoruz ki ‘Bir şeyler oluyor.' Bıraktığımız Ankara'da da bir şeyler oluyor. Öyle Ankara değil ama Erdoğan'a yakışan, bugünkü iktidarın yönetim anlayışına yakışan ama hepimizi utandıran bir şeyler oluyor. NATO Zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanlarına çile tasarlayan, güvenlik önlemlerini artık akıl almaz boyutlara taşıyan, Meclis'i kapatan, bakanlıkları kapatan, kamu kurumlarını kapatan, sokakları kapatan bir acayip olağanüstü hal var. Bu ayrı. Bir de NATO zirvesi sırasında protesto gösterileri olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar, gözaltına alınan 225 kişi ve bunların 178'inin tutuklanması var" ifadelerini kullandı. "İKTİDARA YAKIN KALEMLER HEDEF TAHTASINA GENCECİK BİR İNSANI ALDILAR" Komedyen Deniz Göktaş'a açılan soruşturmaya ilişkin Özel, "Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan, buna cesaret eden genç bir kardeşimiz. Çıkmış bir gösteri yapmış. Ben de tavsiye edilince, daha doğrusu üzerine konuşulmaya başlayınca açtım tamamını izledim. İktidarı da eleştiriyor, bizi de eleştiriyor. Saraçhane ile ilgili, bizim mitinglerle ilgili bir kısımda da dalga geçiyor. Ekrem Başkan'ı eleştiriyor. Okuduğu kitapları, dönüp gelip eleştiriyor, şaka yapıyor. Güzel de reaksiyon alıyor, hepimiz de güldük. O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor ama ‘Ben onun terapistliğine talibim' diyor. ‘Ama beni tutmazlar' diyor. ‘Para içeride kalsın diye aileden tutarlar' falan diyor. Bu kadar Erdoğan'la ilgili dediği. Bu kadar. Diyor ki, ‘Ya 600'lü yıllarda dördüncü kitaba ‘son kitap' demişler, çok iddialı değil mi?' diyor. Ama sonra da dönüyor diyor ki, ‘Ben olsam korkarım daha sonra yenisi çıkar' diyor. Sonra da ‘Çıkmadı' diyor. Başka da bir şey yok. Efendim ‘Dini değerlerle alay bilmem ne' falan filan. Bunun üzerinden iktidara yakın kalemler hedef tahtasına gencecik bir insanı aldılar. Sonra gösteri videosunu bir gece içinde engelleyip hakkında soruşturma açtılar" dedi. "YÜZDE 32,6'LIK ENFLASYONLA AVRUPA'DA BİRİNCİYİZ" Gelir ve servet adaletsizliğinin çok önemli boyutlara ulaştığını dile getiren Özel, "Maalesef gelir ve servet adaletsizliği öyle bir boyuta ulaştı ki ülkenin yüzde 80'i Afrika standartlarında, yüzde 20'si ise Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Böyle bir ayrılık var. Artık ne orta direk kaldı, ne orta gelir seviyesi kaldı. Eskinin orta direği fakir, eskinin fakirleri derin yoksulluğun pençesindeler. Yüzde 32,6'lık enflasyonla Avrupa'da birinciyiz. Dünyada beşinci sıradayız. Avrupa Birliği'nin enflasyon ortalaması yüzde 3,3. Avrupa Birliği ortalaması yüzde 3,3, Türkiye'ninki yüzde 33. Yani Türkiye'deki hayat pahalılığı hızı Avrupa'dakinin tam 10 katı ve her seferinde bir zam, bir önceki zammın üstüne binerek ilerliyor. Şimdi gıda enflasyonunda yine Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız. Dünyayı düşünün, dünyadaki bütün ülkeleri düşünün. Dünyadaki ülkelerin tamamında enflasyonu ve gıda enflasyonu bizden kötü olan dört ülke var sadece. Gerisinde gıda enflasyonda çok daha yüksek durumdayız. Gıda enflasyonumuz yüzde 35. Dünya ortalaması yüzde 2. Türkiye'deki gıda enflasyonu, bütün dünyanın ortalamasının tam 17 katı. Ekonomide tarihin en kötü dönemini yaşıyoruz" şeklinde konuştu. "Toplanan her 100 liralık verginin yarıdan fazlası ÖTV ve KDV" Türkiye'de vergi düzeninin olmadığını, vergi adı altında halkın soyulduğunu söyleyen Özel, "Toplanan her 100 liralık verginin yarıdan fazlası ÖTV ve KDV. Net söyleyelim, hep söyleyelim, anlatalım. Bir ülkede dolaylı verginin payı yüzde 65 ise o ülke yoksulu, emekliyi, emekçiyi sömüren, zengini kayıran bir vergi düzeni içindedir. Çünkü vergi kazanandan alınır. Çok kazanandan çok alınır, çok serveti olandan çok alınır. Az olandan daha az alınır, kazanmayandan vergi alınmaz. Vergi kazananın ödeyeceği bir şeydir. Türkiye'de 100 lira vergi toplanıyor; 65 lirası dolaylı, 24 lirası gelir vergisi yani maaşlardan ve diğer gelirlerden, 11 lirası kurumlar vergisi. Yani o çok konuşulan, hakkında çok konuşulan çok kazananlar verginin yüzde 11'ini, geri kalan sizler verginin yüzde 89'unu yani 10 liralık verginin dokuz lirasını ya hiç vergi vermemesi ya da çok azını vermesi gerekenler, 10 liralık verginin 1 lirasını gerçekte vermesi gerekenler ödüyor. Dolaylı vergi zengin ile fakir ayırmayan vergidir. Dolaylı vergi elektrikten, sudan, telefondan, her türlü tüketimden alınan vergidir" dedi.

Bakan Gürlek duyurdu: Yeni nesil çetelere büyük darbe! Haber

Bakan Gürlek duyurdu: Yeni nesil çetelere büyük darbe!

Adalet Bakanı Akın Gürlek X hesabından yaptığı paylaşımda, "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde; yeni nesil suç örgütlerine eleman temin ettiği, gençlerimizi suça itmeye çalıştığı ve çetelerle irtibatlı olduğu tespit edilen 117 şüpheliye yönelik kapsamlı bir operasyon başlatıldı" ifadelerine yer verdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımda yeni nesil suç örgütlerine, sokak çetelerine ve organize suç yapılarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü ifade ederek, "Sokaklarımızı çetelerden ve gençlerimizi bu karanlık yapıların ağından arındırmakta kararlıyız! Geçen hafta 81 ilimizdeki 175 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderdiğimiz genelge ve cuma günü ülke çapında sokak çetelerine yönelik eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonların ardından, bu sabah da Ankara ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın koordinesinde iki önemli operasyon için düğmeye basıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde; yeni nesil suç örgütlerine eleman temin ettiği, gençlerimizi suça itmeye çalıştığı ve çetelerle irtibatlı olduğu tespit edilen 117 şüpheliye yönelik kapsamlı bir operasyon başlatıldı" dedi. Gürlek paylaşımında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında ise yeni nesil bir suç örgütünün yasa dışı bahis gelirlerini elektronik para kuruluşları ve kripto varlıklar üzerinden soğuk cüzdanlara aktararak akladığının tespit edildiğini ifade etti. MASAK raporlarıyla 5 milyar 66 milyon lirayı bulan kara para trafiğini yönettiği anlaşılan 28 şüpheli hakkında İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Sivas, Diyarbakır ve Batman'da arama ve gözaltı işlemleri için harekete geçildiğini vurgulayan Gürlek, "Çetelerin sadece sokaktaki tetikçilerini değil, finansal şah damarlarını da kökünden kesiyoruz! Milletimizin huzurunu bozan, haksız kazançla vatandaşlarımızı mağdur eden ve gençlerimizi suça sürükleyen kim varsa hukukun sınırları içinde takipçisi olmaya devam ediyoruz" paylaşımında bulundu.

Kayseri’de Ümit Özdağ’dan gündemi sarsacak sert açıklamalar Haber

Kayseri’de Ümit Özdağ’dan gündemi sarsacak sert açıklamalar

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 10 günlük Anadolu gezisinin son durağı olan Kayseri’de düzenlediği basın toplantısında hem bölge illerine dair gözlemlerini aktardı hem de Türkiye gündemine oturan gelişmeleri sert sözlerle eleştirdi. Sivas, Erzincan, Erzurum ve Kayseri illerinde halkla, esnafla ve sanayicilerle bir araya geldiğini belirten Özdağ, Anadolu’nun taşıyıcı kolonları olan bu şehirlerde derin bir ekonomik buhranın ve nüfus göçünün yaşandığını söyledi. "ESNAF BAŞLADIĞI GÜNDEN BU YANA EN KÖTÜ YILI YAŞIYOR" Ziyaret ettiği şehirlerde esnafın durumunun içler acısı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ümit Özdağ, "Görüştüğümüz bütün esnafların ortak tespiti, işlerin geçen seneye oranla yüzde 50 azaldığı yönünde. Esnaflığa başladıkları günden bu yana en kötü yılı yaşadıklarını ve geleceğe dair bir umut ışığı görmediklerini söylüyorlar. Ticaret odaları ve organize sanayi bölgelerinde yaptığımız görüşmelerde de yüksek enflasyon, krediye erişimin zorluğu ve eleman temini sıkıntıları kurumsal yapılar tarafından dile getirildi" dedi. Kayseri’nin bütçeye büyük katkı sağlamasına rağmen hak ettiği desteği alamadığını vurgulayan Özdağ, kentte orta sınıfın ciddi bir konut ve kira kriziyle karşı karşıya olduğunu ekledi. KAYSERİ'DEKİ "SALON" KRİZİNE BAKANLI TELEFON: "BİZ BURADAYIZ!" Kayseri’de düzenleyecekleri "Atatürk’ün Kızları Buluşuyor: Kadın Güvenliği" başlıklı toplantı öncesinde yaşanan yer krizini anlatan Özdağ, koridor arkası baskılara şu sözlerle meydan okudu: "İl başkanlığımızın anlaştığı düğün salonunun yanındaki salonu, aynı gün ve saatte Ülkü Ocakları kiraladı. Yerimizi değiştirdik, bu kez yeni salonun altındaki salonu kiraladılar. Bunun üzerine İçişleri Bakanı’nı aradım; 'Biz buradan gitmiyoruz Sayın Bakan. Devletseniz gereğini yapın' dedim. Salon sahibine baskı yapıldı, sözleşme iptal edilmek istendi ama biz üçüncü bir salon kiraladık ve bu toplantıyı bugün orada ne olursa olsun gerçekleştireceğiz. Hukuksuzluktan cesaret alanlar, hukuk önünde bunun hesabını muhakkak verecekler." SIĞINMACI ÇELİŞKİSİ VE VATANDAŞLIK İDDİASI Suriye politikası ve sığınmacı sayıları üzerinden hükümete yüklenen Özdağ, kurumlardan farklı açıklamalar geldiğine dikkat çekti. 6 Haziran’da Şam Büyükelçisi'nin "700 bin Suriyeli döndü, artık entegrasyon konuşacağız" dediğini, İçişleri Bakanı’nın ise "1 milyon 450 bin kişi geri döndü" açıklaması yaptığını hatırlatan Özdağ, "Rakamları karıştırdınız Sayın Bakan. Türk milletine doğruyu söyleyin, gerçek sayı 700 bindir. Türkiye’de 5 milyonu kayıtlı, 2 milyonu kayıtsız olmak üzere 7 milyon Suriyeli vardı; sığınmacılar dönmüyor, aksine kalıcı hale getirilip vatandaşlık verilmeye hazırlanıyor" şeklinde konuştu. Özdağ ayrıca, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun seçimlerden önce 2,5 milyon Suriyeliye oy kullanabilmeleri için vatandaşlık verdiğine dair iddiaları yineleyerek meydan okudu. "ANKARA'DA NATO ZİRVESİ İÇİN DÜĞÜNLER BİLE İPTAL EDİLDİ" Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO toplantısı için alınan güvenlik önlemlerinin abartılı olduğunu ve hayatı durdurduğunu savunan Özdağ, "Ankara adeta yasak şehir ilan edildi. Devlet memurları çalışmayacak, nişanlar ve düğünler iptal edildi. Bir genç çiftin nişanı NATO zirvesine nasıl bir tehdit oluşturabilir? Şaka gibi. Türkiye ekonomik krizle boğuşurken 'itibardan tasarruf olmaz' mantığıyla halkın zenginlikleri havaya saçılıyor. Zirve için IŞİD üyeleri tutuklanıyor; madem biliyordunuz neden NATO zirvesini beklediniz? Bu örgütler sadece müttefikler için mi tehdit, Türk halkı için tehdit değil mi?" sorularını yöneltti. İTTİFAK AÇIKLAMASI: "TÜRK MİLLİYETÇİLERİ BİR ZEMİN OLUŞTURACAKTIR" Gelecek seçim dönemine ve olası ittifak senaryolarına da değinen Özdağ, muhalefetin tek bir çatı altında toplanmasının mümkün olmadığını söyledi. İktidara karşı oldukları kadar muhalefette yer alan bazı partilere de karşı olduklarını belirten Özdağ, "Henüz seçim sath-ı mailine girilmedi, bunları konuşmak için erken ancak muhakkak ittifaklar olacaktır. Bahçeli ile Öcalan’ın kol kola girdiği bir Türkiye konjonktüründe, elbette Türk milliyetçileri, Atatürkçüler ve vatanseverler bir zemin oluşturacak, birlikte hareket edeceklerdir" diyerek konuşmasını noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.