SON DAKİKA
Hava Durumu

#Antalya

Söz Bursa - Antalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antalya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’dan İstanbul’a kritik atama! HSK kararnamesinde dikkat çeken detaylar! Haber

Bursa’dan İstanbul’a kritik atama! HSK kararnamesinde dikkat çeken detaylar!

Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından yayımlanan kararname ile 12 hakim ve savcının görev yeri değişti. Karara göre, Amasya Cumhuriyet Başsavcısı Faruk Kaynak, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı ise Fatih Kocaman oldu. HSK tarafından yayımlanan kararnameye göre, Pınar Şafak, İstanbul Ticaret Mahkemesi Başkanlığından Bakırköy Hakimliğine; Sadullah Güler, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine; Mesut Bilen, Bursa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atandı. Gökberk Sunal ise, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine; Semra Tekin Doğan, İstanbul Hakimliğinden İstanbul Ticaret Mahkemesi Başkanlığına; Ramazan Yılmaz Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığından Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine; İdris Arda Aygün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğinden İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atandı. Faruk Kaynak, Yargıtay Cumhuriyet Savcılığından Amasya Cumhuriyet Başsavcılığına; Çağlayan Çakmak Kocaman ise Amasya Hakimliğinden Antalya Hakimliğine; Fatih Kocaman Amasya Cumhuriyet Başsavcılığından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına; Yakup Ali Kahveci, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığından Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine; Mehmet Akif Katırcı ise Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğinden Antalya Bölge Adliyesi Cumhuriyet Savcılığına atandı.

Ortadoğu’daki gerilim Ege’yi vurdu: Turist kaybı yüzde 80’e ulaştı Haber

Ortadoğu’daki gerilim Ege’yi vurdu: Turist kaybı yüzde 80’e ulaştı

ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin turizme yansımaları Ege Bölgesi'nde hissedilmeye başlandı. Nevruz dönemi öncesinde özellikle İranlı turistlerden yoğun talep bekleyen turizm merkezlerinde rezervasyonların büyük bölümü iptal edilirken, uçuşların da tamamen durduğu öğrenildi. Turizm sektörü temsilcilerinden edinilen bilgilere göre Ege Bölgesi'ne gelen turist sayısında yüzde 70'e yakın düşüş yaşandı. Nevruz döneminde İran pazarındaki kaybın yüzde 80'e ulaşabileceği belirtilirken; özellikle Muğla, İzmir, Antalya, Van ve İstanbul'un bu durumdan en çok etkilenen şehirler olduğu ifade edildi. Geçtiğimiz yıl Nevruz döneminde yaklaşık 120 bin İranlı turistin Türkiye'ye geldiği belirtilirken, bu yıl yaşanan gelişmeler nedeniyle söz konusu hareketliliğin neredeyse tamamen durma noktasına geldiği bildirildi. "REZERVASYONLARIN YÜZDE 70'İ İPTAL OLDU" Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bodrum Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Artuk, yaşanan gelişmelerin turizm sektörünü doğrudan etkilediğini söyledi. Artuk, "Nevruz döneminde İran'dan turizm hareketliliği başlıyordu. Nevruz şu anda halihazırda kutlanmayacak. Bu nedenle bölgemizde birçok otelin açılışı ertelenecek. Özellikle Bodrum, Marmaris ve Fethiye bölgesi bu durumdan ciddi şekilde etkilenecek diyebiliriz. Bu yıl aslında erken rezervasyonla başlamıştık. İran genelde son dakika rezervasyonlarıyla çalışan bir pazar ama bu yıl ciddi bir ön rezervasyon almıştık. Olayların başlamasıyla rezervasyonların yüzde 70'i iptal oldu. Uçakların ise yüzde 100'ü iptal edildi" dedi. "120 BİN TURİSTİN YÜZDE 80'İ KAYIP" Geçen yıl Nevruz döneminde Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin İranlı turistin ağırlandığını belirten Artuk, bu sayının büyük bölümünün kaybedildiğini ifade etti. Artuk, "Bu turistlerin büyük bölümü İzmir, Antalya, Van, İstanbul ve Muğla'ya geliyordu. Muğla'da ise özellikle Marmaris, Fethiye ve Bodrum yoğun talep görüyordu. Ancak şu anda bu 120 bin kişinin yaklaşık yüzde 80'i, yüzde 85'i kayıp vaziyette. Uçuşlar olmadığı için yalnızca kara yolu ile bir hareketlilik olabilir. Muhtemelen önce otobüslerle bir akım oluşacak. Turizm hareketliliğinin nisan ortası gibi yeniden başlamasını bekliyoruz" diye konuştu.

Karanlığa karşı gazetecilik mücadelesi: "Yeniden yazmak istiyorum" Haber

Karanlığa karşı gazetecilik mücadelesi: "Yeniden yazmak istiyorum"

Eskişehir'de 3 kez böbrek nakli olan, son operasyonda beyninin 30 dakika oksijensiz kalması sonucu görme kabiliyetini kaybeden Pınar Kadanalı, mesleği olan gazeteciliğe dönmeyi her şeyden çok istiyor. 2 üniversite bitiren ve diksiyonu ile ön plana çıkan azimli kadın, sunuculuk ve radyoculuk konusunda kendine güveniyor. Eskişehir'de yaşayan 44 yaşındaki Pınar Kadanalı, geçmişte yaşadığı böbrek rahatsızlıklarından dolayı anne ve babasından nakil alarak hayatına devam etti. Radyoculuk, sunuculuk başta olmak üzere medyada birçok alanda çalışan 2 üniversite mezunu kadın, özellikle düzgün diksiyonu ile dikkat çekiyor. İşinin yanı sıra gitar çalmayı bilen, tiyatro oyunculuğu yapan, İtalyanca ve İngilizce öğrenen kadın, üniversite yıllarında önce babasından, daha sonra da annesinden böbrek nakli aldı. Böbreklerin iflas etmesi sonrası 5 yıl önce bu kez de dayısından Antalya'daki bir hastanede böbrek nakli olan kadın, operasyon sonrası kısa süreli bitkisel hayata geçtiğinden dolayı beyni 30 dakika boyunca oksijensiz kaldı. MEDYA SEKTÖRÜNE DÖNMEYİ ÇOK İSTİYOR Beyni oksijensiz kalan kadın, 2 gözünde de görme kabiliyetini büyük ölçüde kaybetti. Oldukça aktif hayatından sonra evinden neredeyse hiç çıkamayacağı bir yaşama başlayan Pınar Kadanalı oldukça zorluk çekti. Bir gözünü açtırmak için İstanbul'da ameliyat olan talihsiz kadın, az olan görme kabiliyetini de bu operasyon sonrası kaybetti. Her şeye rağmen neşesini kaybetmeyen Kadanalı, kabartma yazı öğrenip, diksiyonu ile en azından seslendirme yaparak medya sektörüne dönmeyi her şeyden çok istiyor. Görmese dahi sesi ve tecrübesi ile çalışabileceğini ileten Pınar Kadanalı, kendine güvendiğinin altını çizdi. "SON 5 SENEDİR GÖRME KABİLİYETİM İYİCE KAYBOLDU" Yaşam hikayesini anlatan Pınar Kadanalı, "Geçmişte reklamcılık, radyoculuk, sunuculuk ve yazarlık yaptım ancak bir gazeteci olarak görme sorunu yaşadığım için kalemim kırıldı diyebilirim. Halkla ilişkiler ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi tamamladım. Devamında tabii ki aktif bir şekilde çalışmalarım oldu ama şu an göremediğim için bir kısmı yarıda kaldı diyebilirim. Ben çocukluğumdan beri aslında görme problemi yaşıyordum ancak bitkisel hayata girince bu aktifleşti. Beynim yarım saat kadar bir oksijensiz kaldı, bunun sürecinde de görme kabiliyetimi kaybettim. Ama onun öncesinde de iki defa ilk planda böbrek nakli oldum. İlkini babamdan, diğerini annemden aldım. Ancak bunlar süreç içerisinde iflas etti. Ben bu süreçlerde üniversite eğitimimi tamamladım, hatta bu radyoculuk, gazetecilik, yazarlık ile alakalı pek çok alanda bu kısımda çalışabildim. Ama sonrasında bu böbrekleri çıkartmak zorunda kaldık. Sonrasında en son dayım böbreğini verdi. Antalya'da bu nakli oldum. İyileşmem için kök hücre nakli olmam gerekiyor. İstanbul'da, Ankara'da, Antalya'da pek çok doktora gittim. Hücre nakli olur ise biraz görebileceğim. Yeniden gazeteciliğe dönmeyi çok isterim. Yani ben şu an hiç göremiyorum, son 5 senedir görme kabiliyetim iyice kayboldu. Bundan önce ben tabii ki aktif olarak az bir şekilde gördüğüm için bir şeyler yapabiliyordum. Bununla da yeni karşılaştım" dedi. "SUNUCULUK, SPİKERLİK YAPABİLİRİM" Tekrardan medya sektöründe çalışmayı her şeyden çok isteyen Kadanalı şöyle devam etti: "2006 yıllarında diksiyon eğitimimi aldım. Ben kısmen İtalyanca biliyorum, bir de İngilizce biliyorum ama şimdi kabartma yazın ve bastonu da kullanabilmek için aslında daha yeterli bir telefona ihtiyacım var. Mesleğe dönersem seslendirme yapabilirim, yine köşe yazarlığı yapabilirim, reklam şarkıları yapabilirim, onları okuyabilirim, sunuculuk ve spikerlik yapabilirim. Engelliler açısından da sınavlara girdim. 98 puan aldım ama atamam olmadı."

Eski eşini eşarpla boğarak öldürmüştü, cinayeti nasıl işlediğini anlattı Haber

Eski eşini eşarpla boğarak öldürmüştü, cinayeti nasıl işlediğini anlattı

Antalya'da eski eşini eşarbıyla boğularak öldüren sanığın dosyasında savcılık iddianameyi tamamladı. Tutuklu sanığın, 'kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme' ile 'kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçlarından yargılanması talep edildi. Olay, 11 Eylül 2025 Perşembe gecesi Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Hızır Çelik (32), boşandığı eşi Hanım Biçer'i evine götürdü. İkili arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Hızır Çelik, genç kadını eşarbıyla boğdu, ardından yüzüne yastık bastırarak öldürdü. Evden yaklaşık 3 saat sonra ayrılan zanlı, yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini arayarak, "Ben kızı öldürdüm, haberiniz olsun" dedi. Çelik'in daha sonra Yeniköy Polis Amirliği'ne giderek teslim olduğu öğrenildi. Olay yerine sevk edilen polis ekipleri, Hanım Biçer'in cansız bedenini evde buldu. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından genç kadının cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "TASARLANMIŞ BİR CİNAYET" Cenazeyi almak için morga gelen ağabeylerden Resul Biçer, kardeşinin boşandıktan sonra çocuklarını göremediğini, bu durumu fırsat bilen eski eşinin, Hanım Biçer'i kandırarak eve götürdüğünü ileri sürdü. Recep Biçer ise kardeşinin planlı bir cinayete kurban gittiğini öne sürerek, "Yıllarca evli kaldılar, yapamadılar ve ayrıldılar. Ardından kardeşime iftiralar attı. Madem ihanet ettiğini düşünüyordu, gidip karşı tarafla hesaplaşacağına gelip kardeşimi öldürdü. Kardeşimi kandırdı, ev ayarladı ve planlı bir şekilde götürüp canına kıydı. Adaletin en kısa sürede tecelli etmesini ve en ağır cezayı almasını istiyorum. Bunu planlayarak yaptı, tasarlayarak programladı. Önceden öldürmek için plan kurmuş. Bilinçli ve isteyerek işledi" ifadelerini kullandı. Emniyette ifadesi alınan Hızır Çelik ise işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlının ilk ifadesinde, "Eve beraber gittik, eski konuları açtı, o esnada kendimi kaybettim, olay gerçekleşti" dediği öğrenildi. Çelik, çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi. CİNAYET ÖNCESİ VE SONRASI KAMERADA Öte yandan, talihsiz kadının son anları güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Hanım Biçer ile Hızır Çelik'in birlikte siteye girdikleri, kadının kapıyı açtığı ve ikilinin eve girdiği anlar yer aldı. Bir süre sonra zanlının elinde poşetle tek başına evden çıktığı, merdivenden indikten sonra eve doğru baktığı ve ardından siteden ayrıldığı görüldü. SAVCILIK İDDİANAMEYİ TAMAMLADI Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Hızır Çelik'in, maktul Hanım Biçer'i ikametinde eşarp ile boğarak öldürdüğü ve ardından maktule ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi. İddianamede, şüphelinin eylemine ilişkin olarak 'kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme' ve 'kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçlarından cezalandırılması talep edildi. ŞÜPHELİNİN İFADESİ İDDİANAMEDE YER ALDI İddianamede şüpheli Hızır Çelik'in savunmasına da yer verildi. Şüpheli Çelik ifadesinde, eski eşiyle yeniden görüşmeye başladıklarını, olay günü evde aralarında tartışma çıktığını belirterek şu beyanlarda bulundu: "11.09.2025 günü eski eşim olan Hanım bana Whatsapp üzerinden, "Şu karanlık denizde ölmek her gün ölmekten iyidir" şeklinde video gönderdi. Ben de bunun üzerine aradım. Fakat cevap vermedi. Bu sırada sevgilim olan S.'nin evinde çocuklarımla bulunmaktaydım. Kız arkadaşıma çocukları onda kalmasını söyleyerek eski eşimin daha önce gittiği burada tacize uğradığından bahsettiği ve yolunu tarif ettiği yer olan denize kenarına gittim. Orada ne için bu şekilde video gönderdiğini ne olduğunu sordum. Bana ailesi ve çocuklarla ilgili sıkıntılardan bahsetti. Ben de her şeyin düzeleceğine dair konuşmalar yaptım. Ve daha önce emlakçıdan onun ve çocuklarımın kalması için kiraladığım eve götürmeye ikna ettim. Eve götürdüm. Olay günü eve davet ettiğimde evde olduğumuz sırada kız arkadaşım S.'nin bana çocuklarla fotoğraf atması üzerine eski eşim tartışma çıkarttı. 'Sen beni kandırıyorsun' dedi. Yarım saat onu sakinleştirmeye çalıştım. Sakinleşmedi. Erkekliğime ve onuruma laf söyledi. Yarım saat onu sakinleştirme çabası göstersem de sakinleşmeyerek üzerime saldırdı. Nasıl olduğunu anlamadım. Bir halde ellerimle boğazına sarıldım. Sonrasını hatırlamıyorum. Ondan sonra yatağın üzerinde olan eşarbı boğazına sardım. Eski eşime ait telefonu alarak evden ayrıldım. Sabah 09.00 gibi evden kalkarak eski eşimle benim düğünümüze ait fotoğrafları ve evlilik cüzdanını yakmak için inşaata gittim. Abim Rıdvan'a eski eşimi öldürdüğümü söyleyerek oradan ayrıldım. Ve Yeniköy Polis Amirliği'ne giderek suçumu itiraf ettim. Öldürme kastım yoktu. Pişmanım." Savcılık, dosya kapsamındaki otopsi raporu, olay yeri inceleme keşifleri, kamera kayıtları ve tanık beyanlarını birlikte değerlendirerek şüphelinin cezalandırılmasını talep etti.

Bursa’nın kredi notuna dev vizyon: Fitch görünümü 'Pozitif'e yükseltti! Haber

Bursa’nın kredi notuna dev vizyon: Fitch görünümü 'Pozitif'e yükseltti!

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin uzun vadeli yabancı ve yerel para cinsi kredi notu görünümünü yukarı yönlü revize etti. Fitch tarafından yapılan açıklamada, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin not görünümünün ‘stabil’den ‘pozitif’e çıkarıldığı, kredi notunun ise ‘BB-’ olarak korunduğu bildirildi. Kararın Türkiye’nin ülke kredi notu görünümünün kısa süre önce ‘pozitif’e yükseltilmesinin ardından geldiğine dikkat çeken kuruluş, ülke not görünümündeki iyileşmenin yerel yönetimlerin kredi profilleri üzerinde de anlamlı bir etki oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada ayrıca yerel ve bölgesel yönetimlere ilişkin derecelendirmelerin normal koşullarda belirli bir takvim çerçevesinde gözden geçirildiği hatırlatıldı. İhraççıların kredi değerliliğinde kayda değer değişiklikler yaşanması halinde planlanan inceleme tarihleri beklenmeden not aksiyonu alınabildiği de ifade edildi. Kuruluş, Türkiye’nin makroekonomik görünümündeki iyileşmenin belediyelerin finansal profillerini desteklediğini ve bu nedenle takvim dışı bir güncellemenin gerekli görüldüğünü belirtti. Öte yandan Ankara, İzmir, Konya ve Manisa için planlı bir sonraki değerlendirme tarihi 5 Haziran 2026 olarak açıklanırken; Antalya, Bursa, İstanbul, Mersin ve Muğla için bu tarih 12 Haziran 2026 olarak duyuruldu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın kredibilitesi en yüksek kurumlar arasında bulunmasının Bursa’yı yabancı yatırımcılar için daha önemli hale getireceğini belirtti. Sahip olunan kaynakları, etkin ve verimli kullanmayı sürdüreceklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullara rağmen Bursa’mıza yatırımlarımızı sürdürüyoruz ve vatandaşlarımızın yanında oluyoruz. Öz kaynaklarımızı doğru kullanarak Bursalılara güven veriyoruz. Bundan sonra da uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından tam not olmaya devam edeceğiz” dedi.

Ümit Özdağ’dan iktidar ve muhalefete sert yaylım ateşi: “Geri sayım başladı, sandığa gömüleceksiniz!” Haber

Ümit Özdağ’dan iktidar ve muhalefete sert yaylım ateşi: “Geri sayım başladı, sandığa gömüleceksiniz!”

“İSTANBUL SOKAKLARINDA MUTSUZ ANNELER VE EMEKLİLER GÖRDÜM” İstanbul’un 19 ilçesini adım adım gezdiğini belirten Ümit Özdağ, halkın derin bir yoksulluk içinde olduğunu vurguladı. Pazar yerlerindeki gözlemlerini aktaran Özdağ, "Semt pazarlarında mutsuz ev kadınları, mutsuz nineler ve dedeler gördüm. 20 bin lira sefalet aylığına mahkûm edilen emekliler, asgari ücretliler ve siftah yapamayan esnaf ortak bir noktada buluşmuş durumda: İktidar bloğu sandıkta gömülmeye doğru hızla ilerliyor" dedi. GABAR PETROLÜ ÇIKIŞI: “500 BİN LİRA MAAŞIN 480 BİNİNİ EMEKLİYE DAĞITIN!” AK Parti Grup Başkanvekili’nin Gabar petrolü üzerinden emekli maaşı vaadinde bulunmasını sert bir dille eleştiren Özdağ, şu çağrıda bulundu: "Eğer ciddiyetiniz varsa, petrol halka dağıtılana kadar aldığınız 500 bin liralık maaşın 480 bin lirasını emeklilere verin, siz 20 bin lirayla geçinin. Bu milletle alay etmeyin." “ENFLASYON PROGRAMI DAHA İLK AYDAN ÇÖKTÜ” TÜİK ve ENAG rakamları arasındaki uçuruma değinen Özdağ, hükümetin ekonomi politikalarının iflas ettiğini savundu. Ocak ayı enflasyonuyla asgari ücretli ve emeklinin maaşının daha eline geçmeden eridiğini belirterek; "Gıda enflasyonunda dünya lideriyiz. 13 milyon sığınmacıyı kontrolsüzce getirirseniz, olacağı budur. Bu insanlar sahabe değil; ensar-muhacir masallarıyla halkın aç kalmasını gizleyemezsiniz" ifadelerini kullandı. "ÖCALAN KOMİSYONU TÜRK MİLLETİ'NİN BAĞRINA SAPLANMIŞ BİR HANÇERDİR" Meclis’teki Öcalan Komisyonu’nun faaliyetlerini "ihanet" olarak nitelendiren Özdağ, AK Parti, MHP ve CHP’nin bu konuda ortak hareket ettiğini iddia etti: "‘Anadolu huzura, Öcalan umuda’ diyenler bilsin ki; Türk milleti sandıkta size dersini verecek. Katil Öcalan’a ‘umut hakkı’ tanınması için uzlaşanlar, Çanakkale’de savaşan dedelerini düşünsün. Biz yanımıza Türk Milleti'ni aldık, siz Öcalan'ı alın; hadi sandığa gidelim!" SURİYE UYARISI: “PKK BURADA DEVLETLEŞTİRİLİYOR” Suriye’deki yeni yönetim ve PKK arasındaki 30 Ocak tarihli anlaşmaya dikkat çeken Özdağ, Türkiye’nin dış politikasının iflas ettiğini savundu. "PKK, Suriye devleti içinde paralel bir yapı kuruyor. Bir PKK’lı Haseke Valisi atanıyor, bir diğeri Savunma Bakanı olacak. ABD kimseyi satmadı; sadece PKK’nın alanını daraltırken kurumsal olarak derinleşmesini sağladı" dedi. “EPSTEİN SKANDALI BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” ABD’de açılan Epstein davası dosyalarının Türkiye bağlantılarının mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Özdağ, şunları söyledi: "Bu sadece bir pedofili davası değil, bir istihbarat ve şantaj operasyonudur. Türkiye’den kaçırılan çocuklar, depremde kaybolan yavrularımız ve Antalya’daki şüpheli stajyer ölümleri bu dosya kapsamında incelenmelidir. Bazı Türk siyasetçi ve iş insanlarının bu sürece dâhil olduğuna dair bilgiler var. Bu, bir milli güvenlik meselesidir." “KARDAK RUHUYLA VATANI SAVUNACAĞIZ” Konuşmasında Kardak Operasyonu’nun 30. yıl dönümünü de anan Özdağ, Yunanistan tarafından işgal edildiğini iddia ettiği 22 adacık konusunda hükümetin sessiz kalmasını eleştirdi. Özdağ, Zafer Partisi'nin ilk seçimde iktidarın güçlü paydaşı olacağını belirterek sözlerini noktaladı.

Antalya’da dehşet: 37 haftalık hamile eşini silahla vuran şüpheli adliyeye sevk edildi Haber

Antalya’da dehşet: 37 haftalık hamile eşini silahla vuran şüpheli adliyeye sevk edildi

Antalya’da yaşanan aile içi şiddet olayı kamuoyunda büyük tepki uyandırdı. Kepez ilçesi Hüsnü Karakaş Mahallesi’nde 37 haftalık hamile eşini silahla vurarak yaralayan şüpheli, gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edildi. Olay, dün saat 12.00 sıralarında 3575. Sokak’ta bulunan bir apartmanın birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Abdullah A. (33) ile 37 haftalık hamile eşi Hatice A. (25) arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Abdullah A., tabancayla eşini sağ ve sol dizlerinden vurduktan sonra aracıyla olay yerinden kaçtı. KAÇIŞ ANI GÜVENLİK KAMERASINDA Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Bacaklarından yaralanan Hatice A., olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Anne ve bebeğin sağlık durumlarının yakından takip edildiği öğrenildi. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme ekipleri, evde ve çevrede detaylı inceleme yaptı. Şüpheli Abdullah A.’nın, olayın ardından apartmandan çıkış anları ise güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, şüphelinin eldiven taktığı ve binadan hızla ayrıldığı anlar yer aldı. “PİŞMANIM” DEDİ Hamile eşini silahla yaraladıktan sonra kaçan Abdullah A., gece saatlerinde polis ekiplerince yakalandı. Cinayet Büro Amirliği’ne götürülen şüpheli, buradaki ifade işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. Semt polikliniği çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan Abdullah A.’nın, emniyetteki ilk ifadesinde kıskançlık nedeniyle eşiyle tartıştığını, bir anlık öfke ile silahı kullandığını ve pişman olduğunu söylediği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.