Peynirden suya her şeye zam gelecek! Ambalaj maliyetleri yüzde 60 yükseldi
İran savaşı sonrası yükselen petrol fiyatları, plastik ve ambalaj sektöründe maliyetleri yaklaşık yüzde 60 artırdı. Hammadde sıkıntısı yaşayan sanayiciler kamu desteği talep ediyor.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları sonrası küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanma, plastik ve ambalaj sektöründe maliyet baskısını artırdı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, plastik üretiminde kullanılan petrokimya hammaddelerinin fiyatlarını da yukarı çekti. Sektör temsilcileri, artan enerji ve hammadde maliyetleri nedeniyle plastik ve ambalaj üretiminde maliyetlerin yüzde 50-60 oranında yükseldiğini belirtiyor.
Sanayici kamu desteği bekliyor
Fiyat artışlarının yanı sıra tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar da sanayiciyi zorluyor. Sektör temsilcileri, iç piyasada fiyat artışlarının tüketiciye yansımaması için kamu desteklerinin artırılmasını ve özellikle kamu ihalelerinde maliyet artışlarını dikkate alan düzenlemeler yapılmasını talep ediyor.
Savaşın etkisiyle petrol ve petrokimya hammaddelerine erişimde güçlük yaşandığını belirten sanayiciler, yurt içindeki petrokimya endüstrisinin beklenen seviyede hammadde temin edilemediğini ifade ediyor.
TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu, plastik ve ambalaj sektöründeki hammadde krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tedarik ve fiyat artışı sorunlarına dikkat çeken Eroğlu, ‘‘Plastik üretiminde hammadde olarak kullanılan petrol fiyatları, savaşın etkisiyle yaklaşık yüzde 60 oranında arttı ve artışını her gün sürdürmeye devam ediyor. Plastik ve ambalaj sanayisinde de aynı oranlarda maliyet artışı yaşanıyor. Maliyet artışının yanında tedarik sorunları da sanayiciyi zorluyor'' ifadelerini kullandı.
Bugün doğrudan tüketilen pet şişe su veya peynir gibi ambalajlı ürünlere de bu fiyat artışının yansıyacağını belirten Eroğlu, ‘‘Bu savaş süreci çözümsüzlük ile devam ederse bu artışların artması bekleniyor. Günlük tükettiğimiz ürünlerin ambalaj fiyatında yüzde 25-30 civarında artışlar meydana geldi. Tüketiciler günlük hayatında tükettiği plastik ve ambalaj içeren her üründe bu artışı hissedecektir'' diye konuştu.
‘‘Savaşın yıkıcı etkileri gidene kadar hammaddelerin ilave gümrük vergileri, anti-damping vergileri, gözetim uygulamaları askıya alınmalıdır''
Sürecin Türkiye ekonomisine olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik önerilerini de paylaşan Eroğlu, kamu ve özel sektör işbirliğinin önemine dikkat çekti. Eroğlu, ‘‘Öncelikle sabit fiyatla ihale almış, kamuyla çalışan sanayiciler, hammaddelerde yüzde 50-60 fiyat artışı yaşandığı dönemde kaderlerine terk edilmemeliler. İhalelerin revize edilmesi gerekmektedir. İstihdamın, ihracatın tehlikeye gireceği duruma gelmeden kamu tarafının devreye girmesi gerekmektedir. Kamu; özellikle akaryakıtta tüketiciye destek olmak için bu yükün bir kısmını karşılamıştı. Aynı şekilde sanayiciler olarak da beklentimiz ithal olan hammaddelerin ilave gümrük vergileri, anti-damping vergileri, gözetim uygulamaları gibi ek maliyetleri savaşın yakıcı etkileri gidene kadar askıya alınmasıdır. Bu yükü bu şekilde hafifletirsek sanayicinin yükü bu süreçte azalacaktır, tüketici de fiyat artışlarından minimum düzeyde etkilenecektir'' şeklinde konuştu.