SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ar-Ge

Söz Bursa - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’den geleceğin girişimcilerine dev hizmet: Teorik bilgi fabrikada pratiğe dönüştü! Haber

Osmangazi’den geleceğin girişimcilerine dev hizmet: Teorik bilgi fabrikada pratiğe dönüştü!

‘Girişimci Kafası’ söyleşileriyle gençleri başarılı girişimcilerle buluşturan Osmangazi Belediyesi, bu kez üniversite öğrencilerini doğrudan üretimin merkezine taşıdı. Program kapsamında Mudanya Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü öğrencileri, Bursa TEKNOSAB’da faaliyet gösteren EPSA Yalıtım Fabrikası’nı ziyaret ederek girişimciliği yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Osmangazi Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Girişimci Kafası’ söyleşisinde daha önce gençlerle bir araya gelen EPSA Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir’in ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde fabrikanın üretim ve AR-GE bölümlerini gezdi. Gezi boyunca üretim süreçlerinden ihracata, pazarlama stratejilerinden girişimciliğin teknik detaylarına kadar pek çok konuda kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Öğrenciler, teorik bilgilerini pratiğe dönüştürme imkanı bularak, iş dünyasının mutfağını yakından tanıdı. “Bu Projeler Çok Kıymetli ve Değerli” Osmangazi Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu ‘Girişimci Kafası’ söyleşisinde gençlerle bir araya geldiğini ifade eden EPSA Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir, üniversite-sanayi iş birliğinin öğrencilerin kariyer yolculuğunda büyük rol oynadığını vurguladı. EPSA Yalıtım’ın 30’dan fazla ülkeye ihracat yaptığını belirten Özdemir, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Bu projeler çok kıymetli ve değerli. Hepimizin bir birimizden öğrendiği şeyler var. Öğrenciler daha yolun başında. Bu ziyaret onlar için çok güzel bir tecrübe ve bilgi birikimi olacaktır. Biz fabrikada ürettiğimiz ürünleri 30’dan fazla ülkeye ihracat yapmaktayız. Öğrencilere bu üretim tesisimizi gezdirerek üretim ve pazarlamanın inceliklerini burada anlatmaya çalıştık. Yapılan her katkı, üniversiteden sonraki hayatları için öğrencilere bir ışık oluyor. Ayrıca fabrikanın üretim tesislerini gezdirdik. İş hayatına başladıklarında pazarlayacakları ürünlerin hangi fabrikada hangi makinelerle üretildiğini gördüler. İhracat birimimiz bu ürünleri nasıl pazarladıklarını ve hangi ülkelere satış yaptıklarını anlattılar. Çok başarılı bir buluşmaydı. Öğrenciler çok büyük bir tecrübe kazandılar.” “Çok Güzel Tecrübeler Kazandık” Ziyaret kapsamında güzel tecrübeler edindiklerini belirten öğrenciler ise, “Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğünde EPSA Fabrikası’nı ziyaret ettik. Fabrikanın üretim tesislerini gezdik. Burada bize üretim aşamasından ihracata kadar tüm aşamalarını detaylı bir şekilde anlatarak bizi bilgilendirdiler. Okulda sadece teorik olarak gördüğümüz konuları burada tecrübe edinme fırsatı bulduk. Bu da bize büyük bilgi birikimi sağlıyor. Bu ziyaret gerçekleştiği için çok mutluyuz” ifadelerini kullandı. Fabrika gezisinin ardından EPSA Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir, öğrencilerle iftar sofrasında bir araya geldi.

Euroshop 2026’da Gökçelik rüzgarı: Yeni nesil mağaza çözümleri görücüye çıktı Haber

Euroshop 2026’da Gökçelik rüzgarı: Yeni nesil mağaza çözümleri görücüye çıktı

Perakende sektöründe raf sistemleri üretimi konusunda Türkiye’nin öncü kuruluşlarından ve sektör için küresel bir çözüm ortağı olan Gökçelik A.Ş., teknoloji, tasarım ve Ar-Ge yatırımlarıyla geliştirdiği en yeni ürünlerini, dünyanın en büyük perakende ekipmanları ve teknolojileri fuarı olan EuroShop 2026’ta görücüye çıkardı. Her zaman olduğu gibi perakende ekipmanları ve mağaza sistemlerinin yanı sıra bağlantılı perakende, sürdürülebilirlik, akıllı mağaza çözümleri, enerji verimliliği, dijitalleşme, omnichannel entegrasyonu, müşteri deneyimi ve şehir içi perakende konseptleri gibi sektörün gündemindeki başlıkları odağına alan EuroShop, 2026 yılında da Almanya Düsseldorf’taki Messe Düsseldorf’ta sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Dünyanın dört bir yanından binlerce katılımcı firmanın ve on binlerce profesyonel ziyaretçinin yer aldığı fuar, küresel perakende endüstrisinin nabzını tutmaya devam etti. Türkiye, 2026 organizasyonunda da güçlü bir katılım sergileyerek en fazla katılımcıya sahip ülkeler arasında üst sıralarda yer aldı. Yeni nesil ürünler ve dijital çözümler ilgi odağı oldu Beş gün süren fuarda bu yıl da özgün stand tasarımıyla dikkat çeken Gökçelik, yeni nesil mağaza konseptleri ve yüksek katma değerli ürün gamı ile yoğun ilgi gördü. Şirketin Ar-Ge ve Tasarım ekipleri tarafından geliştirilen; teknoloji, estetik ve ergonomiyi bir araya getiren kendinden ödemeli kasa sistemlerinin güncellenmiş versiyonları, elektronik etiket ürünleri, modüler ve daha fazla teşhir alanı sağlayan yeni raf ve arka pano çözümleri ile mağazalara yönelik konsept uygulamaları profesyonel ziyaretçilerden tam not aldı. 2026 yılında özellikle sürdürülebilir malzeme kullanımı, karbon ayak izini azaltan üretim teknikleri ve enerji tasarrufu sağlayan mağaza içi sistemler ön plana çıkarken, Gökçelik’in çevre dostu üretim yaklaşımı ve uzun ömürlü, geri dönüştürülebilir ürün tasarımları uluslararası alıcıların dikkatini çekti. Gökçelik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şirket olarak son yıllarda Ar-Ge, inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik başlıklarını stratejik önceliğimiz haline getirdik. 2026 yılına güçlü bir üretim ve ihracat performansıyla girdik. Bu fuara da hem teknolojik altyapımız hem de tasarım gücümüzle son derece iddialı hazırlandık. Yeni ürün ve sistemlerimizi ilk kez burada sergilemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak çözümlerimizle fuara değer kattığımıza inanıyoruz.” Küresel pazarda güçlü konum EuroShop’un sektörel anlamda dünyanın en önemli buluşma noktası olduğunu vurgulayan Aras, sözlerini şöyle sürdürdü: “EuroShop yalnızca bir fuar değil; aynı zamanda küresel perakende dünyasının vizyon platformu. 2020 yılında pandeminin gölgesinde gerçekleşen organizasyonun ardından sektör hızla dijitalleşme ve esneklik odağında yeniden şekillendi. Bugün geldiğimiz noktada fiziksel mağazalar ile dijital altyapının entegre olduğu yeni bir perakende anlayışı hâkim. Biz de Gökçelik olarak 1993’ten bu yana kesintisiz katıldığımız bu fuarda, her dönem değişen ihtiyaçlara uygun çözümlerimizle yer alıyoruz. 2026 organizasyonunda da mevcut müşterilerimizle ilişkilerimizi güçlendirirken yeni ihracat bağlantıları kurma fırsatı yakaladık.” 2026 itibarıyla ihracat pazarlarını daha da genişletmeyi hedefleyen Gökçelik, Avrupa başta olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Amerika kıtalarında yeni projeler için görüşmeler gerçekleştirdi. Şirket, yüksek üretim kapasitesi, mühendislik gücü ve tasarım kabiliyetiyle küresel markalara çözüm ortağı olma vizyonunu kararlılıkla sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

Anahtar Parti’den bor çıkışı: "Sadece maden değil, milli güç meselesidir!" Haber

Anahtar Parti’den bor çıkışı: "Sadece maden değil, milli güç meselesidir!"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, bor madeninin Türkiye için yalnızca bir yeraltı kaynağı değil, yüksek teknoloji, enerji güvenliği ve savunma sanayii açısından stratejik bir güç olduğunu belirterek, “Bor üzerinden katma değeri artırmak, Türkiye’nin refahını ve rekabet gücünü belirleyecek milli bir meseledir” dedi. Türkiye’nin bor rezervleri açısından dünyada lider konumda olduğuna dikkat çeken Aslan, dünya bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 73’ünün Türkiye’de bulunduğunu ifade etti. Borun doğada boraks, üleksit ve kolemanit gibi borat mineralleri halinde bulunduğunu belirten Aslan, Türkiye’de üretimin ağırlıklı olarak Balıkesir Bigadiç, Kütahya Emet, Eskişehir Kırka ve Bursa Kestelek sahalarında gerçekleştirildiğini söyledi. Türkiye’nin yıllık yaklaşık 2,6 milyon ton bor üretimi yaptığını belirten Aslan, üretimin büyük bölümünün ham veya düşük katma değerli ürün olarak ihraç edildiğini vurguladı. Aslan, “Bor yaklaşık 250 farklı alanda kullanılmasına rağmen üretimin sadece yüzde 5’i yurt içinde değerlendiriliyor, yüzde 95’i ihraç ediliyor. 2022 yılında bor ürünlerinden yaklaşık 1,3 milyar dolar gelir elde edildi. Ancak boru ileri teknoloji ürünlerine dönüştürerek bu geliri katlamak mümkündür” diye konuştu. Borun ferrobor, bor karbür, ileri seramikler ve enerji depolama teknolojileri gibi alanlarda yüksek katma değer oluşturduğunu belirten Aslan, özellikle temiz enerji alanında hidrojen depolama teknolojilerinde borun önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Aslan, “Bor teknolojisine yatırım yapan ülkeler enerji ve savunma alanında stratejik avantaj elde edecektir. Türkiye bu fırsatı kaçırmamalıdır” dedi. Anahtar Parti olarak borun ham madde olarak ihraç edilmesi yerine ileri teknoloji ürünlerine dönüştürülmesi gerektiğini savunduklarını belirten Aslan, madencilikte şeffaf veri sistemi kurulması, rezerv raporlama standartlarının güçlendirilmesi ve bor teknolojilerine yönelik Ar-Ge ve üretim yatırımlarının artırılması gerektiğini söyledi. Aslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bor gibi stratejik bir kaynağı yalnızca cevher olarak ihraç etmek yerine, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmek zorundayız. Bor teknolojisini erken kazanan ülkeler, küresel rekabette öne çıkacaktır. Türkiye bu avantajını güçlü bir sanayi hamlesine dönüştürmelidir.”

Türkiye’de bir ilk! Burçelik imzalı 'Mobil Roll Sizer' şantiyelerde devrim yaratacak Haber

Türkiye’de bir ilk! Burçelik imzalı 'Mobil Roll Sizer' şantiyelerde devrim yaratacak

Burçelik’in 58 yıllık makine imalatı ve çelik döküm deneyimiyle Ar-Ge çalışmaları kapsamında Türkiye’de ilke imza atarak geliştirdiği mobil kırıcı, kırma–eleme çözümlerinde yeni bir ürün kategorisi oluşturuyor. Yerli mühendislik kabiliyetiyle geliştirilen sistem sayesinde, inşaat sektöründe ortaya çıkan beton atıklar, taşınmaya gerek kalmadan yerinde işlenerek yeniden kullanıma kazandırılıyor. Mobil özelliği sayesinde farklı inşaat sahalarına kolaylıkla taşınabilen bu teknoloji, atık betonu yerinde işleyerek ikincil agrega haline getiriyor. Bu teknolojiyle elde edilen geri kazanılmış malzeme, dolgu uygulamalarında, yol, köprü ve alt yapı çalışmalarında ve yeni yapı elemanlarında kullanılabiliyor. Bu yaklaşım, atık depolama ihtiyacının azalmasına da önemli katkı sağlıyor. Şantiyeyi üretim sahasına dönüştüren teknoloji Mobil Roll Sizer, hibrit teknolojisi sayesinde fosil yakıt kaynaklı enerji tüketimini azaltırken, karbon emisyonlarını düşürerek çevresel etkinin minimize edilmesini destekliyor. Yeni ham madde kullanımını ve nakliye ihtiyacını azaltarak döngüsel ekonomi süreçlerine katkı sunuyor. Ayarlanabilir silindir aralıkları, metal ayrıştırma modülü ve yüksek kapasiteli kırma sistemi sayesinde ise homojen ve standartlara uygun nihai ürün elde edilmesine imkân tanıyor. “Atığı maliyet kalemi olmaktan çıkarıp ekonomik değere dönüştürüyoruz” Burçelik A.Ş. Genel Müdürü Derya Akçer, yeni projelerine ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Kentsel dönüşüm sahalarındaki temel sorunlardan biri; beton atıkların taşınması ve depolanmasının yarattığı maliyet ve çevresel yüktür. Mobil Roll Sizer’ı geliştirirken doğrudan bu ihtiyaca yanıt vermeyi hedefledik. Yerinde geri dönüşüm yaklaşımı sayesinde lojistik maliyetlerini azaltıyor, enerji tasarrufu sağlıyor ve karbon emisyonlarını düşürüyoruz. Ayrıca atık malzemeyi daha sahada iken yeniden ekonomik değere dönüştürüyoruz. Milli teknoloji hamlesi vizyonuyla, Türk mühendislerimizin geliştirdiği bu yerli sistemle makine teknolojileri alanında Türkiye’de bir ilki hayata geçirirken, döngüsel ekonomiyi merkeze alan uzun vadeli bir çözüm sunuyoruz.” Kentsel dönüşümden madenciliğe geniş kullanım alanı Kentsel dönüşüm projelerine yönelik geliştirilen mobil kırıcının, madencilik ve farklı sanayi alanlarında da kullanılması hedefleniyor. Sistem; malzeme karakterizasyonu, mekanik ve hidrolik tasarım hesaplamaları, otomasyon süreç yönetimi, veri analizi ve kullanıcı arayüz tasarımı gibi önemli mühendislik bileşenleriyle entegre yapı sunuyor. Burçelik, bu ürünle yerli teknoloji geliştirme vizyonunu güçlendirirken, sürdürülebilir yapılaşmayı destekleyen çözümler üretmeye devam ediyor.

BATISİAD yeni yönetim kurulu ilk toplantısını gerçekleştirdi Haber

BATISİAD yeni yönetim kurulu ilk toplantısını gerçekleştirdi

Batı Trakya Türkleri Yönetici ve Sanayici İşadamları Derneği’nin (BATISİAD) geçtiğimiz günlerde yapılan genel kurulunda oybirliği ile göreve getirilen Yönetim Kurulu, ilk toplantısını yaptı. Görev dağılımı sonucunda başkan yardımcıları, genel sekreter ve sayman üye ile yönetim kurulu üyelerinin görev alanları belirlendi. Buna göre, Ahmet Er’in başkanlığındaki Yönetim Kurulu’nda başkan vekilliği görevine Salih Altuğ getirildi, Altuğ aynı zamanda ekonomi ve OSB’lerden sorumlu olacak. BATISİAD’da başkan yardımcıları; Ali Ömeroğlu, Gürcan Yılmaz, İkbal İbrahimoğlu, İbrahim İsmailoğlu ve Cihat Yusufoğlu olurken, genel sekreterliğe Rafet Emin Demir, Sayman üyeliğe ise Hasip Semerci seçildi. BATISİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Er, kuruluştan itibaren olduğu gibi bu dönemde de Batı Trakya kökenli girişimcilerin Türkiye'deki ve Balkanlar'daki sesi olma misyonuyla faaliyetlere devam edeceklerini belirterek, “Türkiye ve Batı Trakya arasında kurulan bağın önemi bir sembolü konumunda olan BATISİAD olarak, dernek merkezimizin tamamlanması ile birlikte Bursa ekonomisi ve ülke ekonomisiyle ilgili etkinlikler gerçekleştireceğiz. Amacımız hem üyelerimizin gelişimlerine katkıda bulunmak, hem de ekonomiye katma değer sağlamak” dedi. Yönetim Kurulu görev dağılımı şöyle oldu : *Yönetim Kurulu Başkanı : Ahmet Er, *Yönetim Kurulu Başkan Vekili : Salih Altuğ (Ekonomi ve OSB’lerden Sorumlu) *Yönetim Kurulu Başkan Yrd. : Ali Ömeroğlu (Tanıtım, Medya ve Organizasyonlardan Sorumlu) *Yönetim Kurulu Başkan Yrd. : Gürcan Yılmaz (Dış İlişkilerden Sorumlu) *Yönetim Kurulu Başkan Yrd. : İkbal İbrahimoğlu (İdari İşlerden Sorumlu) *Yönetim Kurulu Başkan Yrd. : İbrahim İsmailoğlu (STK’lardan Sorumlu) *Yönetim Kurulu Başkan Yrd. : Cihat Yusufoğlu (Halkla İlişkilerden Sorumlu) *Genel Sekreter : Rafet Emin Demir *Sayman : Hasip Semerci *Yönetim Kurulu Üyesi : Ekrem Tuna (Ar-Ge’den Sorumlu) *Yönetim Kurulu Üyesi : Adnan Yakupoğlu (Sosyal İşlerden Sorumlu) *Yönetim Kurulu Üyesi : Halit Şefikoğlu (Yerel Yönetimlerden Sorumlu) *Yönetim Kurulu Üyesi : İsmail Tatar (Sanayi ve KOBİ’lerden Sorumlu) *Yönetim Kurulu Üyesi : Kadir Güleryüz (Genç Girişimcilerden Sorumlu) *Yönetim Kurulu Üyesi : Rıdvan Hatipoğlu (Üretim ve Ticari İşlerden Sorumlu) Yönetim Kurulu toplantısında ayrıca, Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı görevine ise Rıdvan Güler getirildi.

ULUTEK’te kritik zirve: "TÜBİTAK sadece proje değil, satış bekliyor" Haber

ULUTEK’te kritik zirve: "TÜBİTAK sadece proje değil, satış bekliyor"

ULUTEK Teknopark, 2026 yılına hızlı bir giriş yaparak bölgedeki girişimciler ve KOBİ’ler için kritik öneme sahip devlet desteklerinin ele alındığı bilgilendirme seminerine ev sahipliği yaptı. MAT Danışmanlık iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte konuşan Selman Nadir Akbaş, “TÜBİTAK, ticarileşmeyecek bir maceraya destek vermek istemiyor. Beklenti sadece proje üretmeniz değil, onu satmanızdır” uyarısında bulundu. Bursa’nın teknoloji ve inovasyon üssü ULUTEK Teknopark, “Gelecek İçin İnovasyon” vizyonu doğrultusunda firmaların finansal kaynaklara erişimini kolaylaştırmaya devam ediyor. ULUTEK Seminer Salonu’nda gerçekleştirilen “TÜBİTAK & KOSGEB Destekleri Bilgilendirme Semineri”nde, girişimcilerin ihtiyaç duyduğu güncel hibe ve teşvik süreçleri ele alındı. MAT Danışmanlık kurucuları Selman Nadir Akbaş ve Güler Karaköse’nin konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, özellikle Ar-Ge ve inovasyon odaklı projeler için yol haritaları paylaşıldı. “GİZLİLİK BAHANESİYLE DETAY SAKLAMAYIN” Seminerin odak noktasını oluşturan TÜBİTAK destek programları ve başvuru süreçlerine ilişkin bilgiler paylaşan Selman Nadir Akbaş, kurumun proje değerlendirme süreçlerinde dikkat ettiği temel hususlara değindi. Başvuruların PRODİS (Proje Değerlendirme İzleme Sistemi) üzerinden yapıldığını hatırlatan Akbaş, şeffaflık konusunda da uyarılarda bulundu. Akbaş, “TÜBİTAK’ın temel beklentisi; üzerinde çalıştığınız konunun fikri ve sınai mülkiyet haklarını alıp, hem yurt içinde hem de yurt dışında koruyarak ticarileştirmenizdir. Kurum, ticarileşmeyecek bir maceraya destek vermek istemiyor. Bu nedenle ‘veri gizliliği’ gerekçesiyle üstü kapalı proje yazmayın; hakemler projenin gerçekten hayata geçip geçmeyeceğini tüm adımlarıyla görmek istiyor. Ayrıca yapay zekâ kullanımı serbest olsa da, projede nasıl ve ne ölçüde kullanıldığının açıkça belirtilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. “PROJE SÜRECİ 7 YILI BULABİLİYOR” TÜBİTAK projelerinin sabır gerektirdiğini vurgulayan Akbaş, “Bir projenin değerlendirmesi 3 ila 6 ay sürse de, ticarileşme izleme süreçleriyle birlikte projenin gündeminizden çıkması 6-7 yılı bulabiliyor. Ayrıca TÜBİTAK projeleri mutlaka ön finansmana ihtiyaç duyar; bu yüzden firmanın finansal gücünün ve ekibinin yetkinliğinin güçlü olması şart” dedi. “KOSGEB BAŞVURULARI İÇİN SON GÜNLER” KOSGEB’in yeni dönem desteklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güler Karaköse ise özellikle “İş Geliştirme Desteği” kapsamındaki fırsatlara dikkat çekti. 2026 yılı ilk dönem başvurularının 31 Ocak’ta sona ereceğini hatırlatan Karaköse, destek limitlerinin girişimciler için önemli bir kaldıraç oluşturduğunu ifade etti. Karaköse sunumunda “KOSGEB, ‘İş Geliştirme Desteği’ kapsamında 1,5 milyon TL’ye varan, yüzde 80 oranında geri ödemeli destek sağlayarak firmaların büyüme sürecini desteklemeyi hedefliyor. Özellikle yazılım, personel ve makine-teçhizat giderlerinin desteklenmesi, teknoloji odaklı girişimlerin elini güçlendiriyor. Girişimcilerimizin 31 Ocak tarihine kadar nitelikli projelerle başvurularını tamamlamaları büyük önem taşıyor” diye konuştu. Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Bursa Uludağ Üniversitesi "seçkinler ligi"nde: TÜBİTAK projelerinde Türkiye 9.'su! Haber

Bursa Uludağ Üniversitesi "seçkinler ligi"nde: TÜBİTAK projelerinde Türkiye 9.'su!

TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” 2025 yılı 2. dönem sonuçlarına göre, üniversitenin sunduğu 10 proje daha desteklenmeye hak kazandı. Yılın ilk döneminde kabul edilen 10 projenin ardından aynı performansı sergileyen BUÜ; projeleri desteklenen 99’u üniversite, toplam 108 kuruluş arasında Türkiye 9’uncusu olarak önemli bir akademik kazanım elde etti. NİHAİ HEDEF: BİLİM, PROJE VE AR-GE ODAKLI BİR YAPI OLUŞTURMAK Başarıyı değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın verdiği sorumlulukla hareket ettiklerini ve bu sonucun "seçkinler liginde" üst sıralara tırmanma kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurguladı. 2025 yılı genelinde yakalanan ivmeyi koruyarak ilk 10 kurum arasına girmelerinin, üniversitenin akademik üretim kapasitesini ve niteliğini tescillediğini belirten Rektör Yılmaz; nihai hedeflerinin bilim, proje ve Ar-Ge odaklı bir yapı inşa etmek olduğunun altını çizdi. BUÜ’nün artık sadece eğitim veren bir kurum olmanın ötesine geçerek, katma değerli bilgi üreten stratejik bir üsse dönüştüğünü ifade eden Rektör Yılmaz; “Dünya genelinde ilk bin üniversite arasına girme vizyonuna ancak bu tür bilimsel proje ve akademik emekle ulaşılabilir. Yönetim olarak araştırmacıları teşvik etmeye ve altyapı imkânlarını güçlendirmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Bu gurur tablosunun asıl mimarları farklı disiplinlerde özveriyle çalışan akademisyenlerimizdir. Hocalarımıza, Ar-Ge Koordinatörlüğümüze, Proje Ofisimize ve bu çalışmalarda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. EN FAZLA PROJE DESTEĞİ ALAN 9 ÜNİVERSİTE ARASINDA TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı’nın (ARDEB) açıkladığı listede; Prof. Dr. Abdullah Yalçın, Prof. Dr. Derya Yeşilbağ, Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç, Prof. Dr. Mehmet Orhan, Prof. Dr. Murat Zencirkıran, Doç. Dr. Dilek Pirim, Dr. Öğr. Ü. Mehmet Kara, Dr. Öğr. Ü. Ömer Uysal, Arş. Gör. Berkcan Doğan ve Doktora Sonrası Araştırmacı Emine Gonca Tuna yer aldı. Toplam 10 proje kabulü ile BUÜ, Türkiye genelinde en fazla proje desteği alan 9. yükseköğretim kurumu olmayı başardı.

BUÜ’de sürdürülebilir yapılar için yeni araştırma laboratuvarı açıldı Haber

BUÜ’de sürdürülebilir yapılar için yeni araştırma laboratuvarı açıldı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), teknoloji ve inovasyon odaklı vizyonuna bir yenisini ekleyerek, ileri yapı malzemeleri alanında sektöre yön verecek olan “3B Yazdırılabilir Beton Laboratuvarı”nın açılışını gerçekleştirdi. İnşaat Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Mardani koordinatörlüğünde hizmet verecek olan laboratuvarın açılış törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediye Başkanı Vekili Emrah Mutlu, İMO Bursa Şubesi Başkanı Atilla Erdem ile çok sayıda akademisyen ve sektör temsilcisi katıldı. Üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Birimi desteğiyle hayata geçirilen laboratuvar, sürdürülebilir ve inovatif yapı çözümleri üzerine nitelikli araştırmalara ev sahipliği yapacak. "PROJE VE YAYIN KÜLTÜRÜNÜ DESTEKLİYORUZ" Açılışta konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Mühendislik Fakültesi ve İnşaat Mühendisliği bölümünün üniversitenin en dinamik birimleri arasında yer aldığını hatırlattı. BAP birimi aracılığıyla öz kaynaklarını bilimsel araştırmalar için en etkin şekilde kullandıklarını belirten Rektör Yılmaz, proje ve yayın kültürü güçlü olan akademisyenlerin bu fonlardan öncelikli olarak yararlandığını ifade etti. Prof. Dr. Ali Mardani’nin bilimsel başarısı ve yayın taahhüdü ile bu desteği hak ettiğini dile getiren Yılmaz, üniversite içindeki fonların yanı sıra dış fonların kullanımının da akademik derinlik açısından kritik önem taşıdığını belirterek laboratuvarın hayırlı olmasını diledi. BURSA, BİLİMLE BÜYÜYECEK Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise modern üretim anlayışında makinelerden ziyade akıl, yazılım, tasarım ve inovasyonun ön planda olduğunu vurguladı. Büyükşehir Belediyesi olarak bilime olan inançlarının tam olduğunu ifade eden Gazioğlu, üniversite bünyesinde geliştirilen bu tür fonlamaların ve iş birliklerinin arkasında durmaya kararlı olduklarını belirtti. Bursa’nın ancak bu tür yüksek teknolojili projelerle gerçek anlamda gelişebileceğini söyleyen Gazioğlu, yerel yönetim olarak bilimsel gelişimin her aşamasında destek vermeye hazır olduklarını yineledi. BİLİM VE BURSA’NIN GÜCÜ BÜYÜK İŞLERE KAPI ARALIYOR İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetim olarak teknoloji, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı bir belediyecilik anlayışını benimsediklerini söyledi. Dünyadaki teknolojik gelişmelerin Bursa ve Türkiye’de eş zamanlı olarak karşılık bulmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Taban, laboratuvarda üretilen 3 boyutlu yazıcı çıktılarını ve kent mobilyalarını son derece kıymetli bulduğunu belirtti. Bilimin sanayi şehri Bursa’nın güçleriyle birleşmesinin büyük işlere kapı aralayacağını ifade eden Taban, bu inovatif girişimin gelecekteki daha büyük projelerin sembolik bir başlangıcı olduğunu vurguladı. “BİLİMİN IŞIĞINDA YENİ PROTOKOLLERE HAZIRIZ” Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Gemlik’in bir deprem bölgesinde yer alması nedeniyle yeni nesil inşaat teknolojilerine duyulan ihtiyacın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Üniversite ile iş birliği içerisinde yürütülen protokollerin önemine değinen Deviren, ilçenin sadece sanayi değil, aynı zamanda tarım ve turizm kimliğiyle de bilimin ışığında gelişmesi gerektiğini ifade etti. Üniversite-kent buluşmasının bir parçası olmaktan gurur duyduğunu belirten Deviren, akademik bilginin saha uygulamalarındaki rehberliğine her zaman ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. “YAPI SEKTÖRÜNDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLATIYORUZ” Laboratuvarın vizyonunu paylaşan Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Mardani, merkezin ekonomik ve ekolojik yaklaşımlarla 3 boyutlu yazdırılabilir yüzey sistemleri üzerine yoğunlaşacağını belirtti. Mardani, çalışma alanlarının sadece beton basmakla sınırlı olmadığını; kent mobilyalarından yapay resiflere, hava kalitesini iyileştiren fotokatalitik yüzeylerden geçirgen malzemelere kadar geniş bir yelpazede Ar-Ge yürüteceklerini ifade etti. Sanayi ortaklı projelerin hâlihazırda TÜBİTAK sürecinde olduğunu müjdeleyen Mardani, Jet Robotik, Cihan Grup ve Kalekim-Lyksor Kimya gibi paydaşların desteğiyle bilimsel bilginin ticarileşerek toplumsal faydaya dönüşmesini hedeflediklerini vurguladı.

Türk Telekom: Türkiye 5G’ye her yönüyle hazır Haber

Türk Telekom: Türkiye 5G’ye her yönüyle hazır

Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "ÜLKEMİZİN HER KÖŞESİNİ FİBERLE BİRBİRİNE BAĞLAYARAK DİJİTAL GELECEĞİ BUGÜNDEN İNŞA EDİYORUZ" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye'nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G EKOSİSTEMİNDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK AMACIYLA YERLİ ÇÖZÜMLER GELİŞTİRDİK" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.