SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ara Seçim

Söz Bursa - Ara Seçim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ara Seçim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP'den DEM parti ziyaretinde 'Ara seçim' çıkışı: "Dört koltuk boşaldı, sandık zorunluluktur" Haber

CHP'den DEM parti ziyaretinde 'Ara seçim' çıkışı: "Dört koltuk boşaldı, sandık zorunluluktur"

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, beraberindeki heyetle DEM Parti'yi ziyaret etti. Günaydın, Mecliste dört koltuğun boşaldığını belirterek, "O halde burada ara seçimin yapılması için gerekli koşullar oluşmuştur" dedi. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ve Seçim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftçi Binici, DEM Parti'yi ziyaret etti. CHP'li heyetin DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç ve Tunceli Milletvekili Ayten Kordu ile yaptığı görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklama yapıldı. Günaydın, Türkiye'de çok ciddi bir iktisadi ve yönetilme sorunu olduğunu savunarak, "Erken seçim talebini karşılamayan AK Parti'nin Anayasa'nın 78. maddesini hatırlamasında fayda var. Çünkü ara seçim bir tercih değil, bir zorunluluk. Anayasa 78 diyor ki; 'En son seçimlerin üzerinden 30 ay geçtikten sonra bir sonraki seçime de bir yıl varsa bu dönem içerisinde bir ara seçim yapılır eğer Mecliste boşalmalar varsa.' Bizim Kırıkkale, Afyon, Adıyaman ve Kastamonu milletvekillerimiz istifa etmek suretiyle seçimlere girdiler ve belediye başkanı seçildiler. Demek ki bu dört koltukta bir boşalma var. Kocaeli Milletvekili Sayın Hasan Bitmez'in kürsüde vefatı sonrasında Kocaeli'nde boşalma var. Ayrıca İstanbul birinci bölgede rahmetli Sırrı Süreyya Önder ve Murat Kurum'un da bakan olması dolayısıyla boşalmalar var. O halde burada ara seçimin yapılması için gerekli koşullar oluşmuştur" dedi. Günaydın, baskın seçimle ilgili soru üzerine, "Adını nasıl koyuyorlarsa, baskın seçim mi olur, erken seçim mi olur? Derhal bunun kararını alsınlar ve sandığı getirelim milletin önüne. Millet iradesini ortaya koysun. Eğer bunu bir butlan kararına, başka bir deyişle faul yaparak rakiplerini ringin dışına atma çabasının sonrasına koymaya çalışıyorlarsa bu bir demokratik mücadele ortamı olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne bir buçuk yıldır her gün bir başka kumpas kuruluyor. O kumpaslar kimi zaman milletvekillerimize, kimi zaman partimizin kurumsal kimliğine yöneliyor" diye konuştu. ÖZKAN YALIM'IN İFADESİ Tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın ifadesine yönelik soruya Günaydın, "Özkan Yalım'ın etinden, sütünden, derisinden, tırnağından yararlanmak için büyük bir gayret içerisindeler. En son verdiği ifadeden sonra bunlar yeniden mi aklına gelmiş ki alıp İstanbul'a götürdüler ve yeni ifade verdirdiler. Özkan Yalım'a ifade verdirilme biçimiyle nereye varılmaya çalışıldığını anlamak son derece basit. Biz yıllarca bu işlerin içerisinde olduk. Bunların hepsini savuştururuz. Ancak çok açık söyleyeyim. Özkan Yalım'ın son ifadesinde ortaya çıkıyor. Orada da şu anda milletvekili olan ve geçmişte PM üyeliği yapmış olan arkadaşlarımıza yönelik açık iftira var. Tabii sabahleyin bunu okuyunca tarihlere baktık. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı çıkmak için Mart 2018 yılında bir gezi yapıyor parti. Söz edilen tarihte orada olduğu iddia edilen kadın milletvekili arkadaşımız henüz bir ilçe yöneticisi" cevabını verdi. "YASA TEKLİFİNİ BİRLİKTE HAZIRLAMAK GİBİ ÖNCELİKLERİMİZ VAR" DEM Parti Grup Başkanvekili Temelli ise, Can Atalay'ın Anayasa Mahkemesi kararına uygun olarak Meclise dönmesini beklediklerini söyledi. Terörsüz Türkiye sürecinde partilerin yasa teklifleri sunmasıyla ilgili soru üzerine Temelli, "Bizim yasa teklifimizi sunmamız o kadar zor bir şey değil. Ama bizim özellikle demokratik müzakere zemininin zenginleşmesi önceliğimiz. Dolayısıyla bir yasa teklifini birlikte hazırlamak gibi önceliklerimiz var. Bütün partilere çağrımız bu yönde. Komisyonun oluşması zaten önemli bir müzakere zeminiydi. Bu müzakere zeminini yeniden canlandırmak, hele hele bu kadar önemli bir yasanın konuşulduğu bir yerde canlandırmak çok çok önemli olacaktır diye düşünüyoruz" şeklinde konuştu.

Özgür Özel’den rest: "Ara seçimden kaçmayın, şartınızı söyleyin" Haber

Özgür Özel’den rest: "Ara seçimden kaçmayın, şartınızı söyleyin"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Ara seçimin bir anayasa amir hükmü olduğunu tartışma kaldırmadığı bir noktadayız" dedi. Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile TBMM başkanlık makamında görüştükten sonra açıklama yaptı. Özel, Can Atalay'ın Meclis kütüğüne çoktan kaydedilmesi gerektiğini savunarak, "Burada şu hatırlatmayı yapmak isterim arkadaşlar. Anayasa Mahkemesi kararlarına birinci kademe mahkemesinin uymamasının patenti bugün Adalet Bakanı'na ait. Yine birinci kademe mahkemesinin uymamasına güç verme, katkı sağlama, bunu savunma aktivizmi de bugünkü Adalet Bakanı'na ait. Kendisi ki aldığı bazı mahkeme kararlarında burada rahmetli Sırrı Süreyya Önder'e verdiği mahkumiyet kararlılığında on beşte on beşle bozulduğu kadar anayasaya aykırı olduğunu da hatırlayalım" dedi. Özel şöyle devam etti: "Anayasa Mahkemesi'nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği diğer kararlarda Meclisin birlikte çözüm aradığı birçok konuda hem Meclisin önünü açacak hem Türkiye'yi rahatlatacak hem de bundan sonra yapılması gereken yasal düzenlemelerle ilgili süreç konusunda meclisin kararlılığını, birlikteliğini ve bu sürecin birtakım kazanımlarını basit incelik göreve başlaması kayyum atanan belediyelere, üçü Cumhuriyet Halk Partisi'ne ait, 10 tanesi Dem Parti'ye ait seçilmiş belediye başkanlarının göreve dönmesi, geziden tutuklu olup defalarca haklarında hak ihlali kararı verilmiş olan kişilerin göreve dönmesi, Anayasa Mahkemesi'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin hak ihlali kararı verdiği noktalarda gerektiği işlerin yapılması ve bunun ötesinde yapılması gereken işler konusunda altıncı ve yedinci madde veya kısımlar neleri söylüyorsa o konuda bir demokratik uzlaşıyla adımların atılmasının son derece önemli olduğunu bir kez daha ifade ettik, ifade etmek isteriz" ifadelerini kullandı. "BÜTÜN MUHALEFETİN ARA SEÇİMİ İSTEDİĞİ BİR NOKTADAYIZ" Ara seçim konusunda Özel, "Kendisine partiler arasındaki bir uzlaşıyla kendisine görev düşebileceğini söyledik. Biz de uzlaşıyı aramanın da Meclis Başkanının görevleri arasında olduğunu kendisine ifade etme imkanı bulduk" diye konuştu. Bütün muhalefetin ara seçim istediğini söyleyen Özgür Özel, "Ara seçimin bir anayasa amir hükmü olduğunun tartışma kaldırmadığı bir noktadayız. Bu noktada biz Meclis Başkanımızın iç tüzük hem kendisinin görevlerini tanımlayan 14 ve 15 maddeleri hem de danışma kurulu Meclis ne çalışacak, ne karar verilecek, ne gereken karar verilecek. Uzlaşı aranan 19. maddesinin Meclis Başkanı tarafından işletilmesi ve hepimizin üzerinde büyük anayasaya uymak lazım" dedi. "ARA SEÇİMDEN KAÇMAYIN" Dün grup toplantısında gerekirse 50 veya 55 milletvekili istifasını istemesinin hatırlatılması üzerine Özel, "-İstifa ettirsin milletvekillerini, gelsin görelim- diyorlar. -22 istifa gelir, 20’sini kabul ederiz, ikisini etmeyiz-. Bunlar hani siyasi dilinde değil, normalde köyde anlatılır, çakallık derler. Pozisyonunuzu netleştirin diyorum. Diyorlar ki -siz ilk önce bir istifa ettirin bakalım-. Hiç ara seçimden kaçmayacağınızı söyleyin. Şartınızı söyleyin kardeşim" ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e: "Biz sizi sandıkta yendik" Haber

Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e: "Biz sizi sandıkta yendik"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına ilişkin, "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti MYK’da bir değişiklik olduğunu ifade eden Çelik, Çevre ve Şehircilik Başkanlığı’na Sevilay Tuncer’in yerine MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan’ın geldiğini söyledi. İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde meydana gelen terör saldırısını tüm boyutları ile takip ettiklerini ve bu tür eylemlerin hiçbirinin tesadüfen gerçekleştirilen eylemler olmadığına dikkati çeken Çelik, çeşitli illerde operasyonların yapıldığını ve terörün üzerine kararlılıkla gidildiğinin altını çizdi. "‘BİR GECEDE SİZİ TAŞ ÇAĞINA ÇEVİRİRİZ’ SÖYLEMLERİNİN HERHANGİ BİR BARIŞ PERSPEKTİFİNE HİZMET ETMEDİĞİ AÇIKTIR" İran’ın ABD ve İsrail tarafından uğradığı haksız ve hukuksuz saldırıların insani açıdan vahim sonuçlar doğurduğunu kaydeden Çelik, "Hem bölgesel hem küresel barışı etkileyecek çok kötü neticeler oluşturdu. Bunu tüm boyutlarıyla hep beraber izledik. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, tedarik zincirleri, enerji konusu ve gıda konusu son derece önemli ama en önemlisi o bombaların altında sebepsiz yere can veren masumlar var. Dolayısıyla biz, barış dediğimizde bizim anladığımız daha çok masum kanı dökülmesindir. Aynı savaşın ilk günlerinde okuldaki kız çocuklarının bombalamayla öldürülmesi gibi asıl baktığımız yer o masum kız çocuklarının hayatıdır. Tüm boyutları ile takip ediyoruz, inceliyoruz. Değerlendirme yaptığımızda önemli olan kalıcı ateşkesle birlikte barışın çerçevesinin ortaya çıkmasıdır. ‘Bir gecede sizi taş çağına çeviririz’ söylemlerinin herhangi bir barış perspektifine hizmet etmediği açıktır. Bizim de buradaki odaklandığımız nokta esas olarak bir barış çerçevesinin ortaya çıkmasıydı ama geçici ateşkes meselesi konuları çözmüyor, önemli olan kalıcı bir barışa ulaşılmasıdır" ifadelerini kullandı. "İSRAİL KENDİ SINIRLARINA KENDİ KAFASINA GÖRE KARAR VERİYOR, BUNU DA DİNİ BİR FANATİZMLE YAPIYOR" ABD ve İran arasında bir barışın olması gerektiği konusunda bütün dünyanın ortaya irade koyduğu ortamda İsrail’in Lübnan’a saldırılarının devam ettiğini aktaran Çelik, "İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor. Üstelik bunu teolojik bir şekilde dini bir fanatizmle yapıyor. Bunu açıkça da ifade ediyorlar" dedi. "ABD’NİN İRAN’A TEK TARAFLI OLARAK ÖDEV VERME YAKLAŞIMI VAR" ABD ile İran arasında Pakistan’da yapılması beklenilen barış görüşmelerinin çok önemli olacağını söyleyen Çelik, "Çok kırılgan bir barış ortamı var. İran, 'şimdiden 10 maddenin 3’ü şimdiden ihlal edildi' diyor. Barış görüşmesine Pakistan’a gidecek olan ABD heyeti adına yapılan açıklamalarda bir müzakereden ziyade tek taraflı olarak İran’a ödev verme yaklaşımı var. Halbuki barış karşılıklı atılması gereken adımlarla olur. Sonuçta iki taraf da köprüde yürür ve köprünün ortasında buluşur. Ama, sadece bir taraf dönük olarak talimat verir gibi, ‘kırmızı ışıkta dur, sarı ışıkta bekle, yeşil ışıkta geç’ gibisinden bir uluslararası ilişkiler deklarasyonu tek taraflı olmaz. Burada çift taraflı bir yaklaşım gerekir. Asıl sorumluluk bu savaşı başlatanların üzerindedir. Bir devlete barışçıl da olsa şu programlarından vazgeç, savunma sanayiinle ilgili sistemleri yapma, egemenlik alanını üzerindeki boğazların ya da toprakların üzerindeki egemenlik haklarını devret gibi bir yaklaşım barışı getirmez. Barış yapmak istiyorsanız galip gelseniz bile aşırı şartlar dayatmayacaksınız. Hiçbir zaman unutmayalım, saldırıyı İran başlatmadı. Netice itibarıyla İran halkı burada mağdurdur. Burada doğru yolun bulunması için saldırıyı başlatanların bu çerçeveye riayeti esas ölçüdür. İran’ın da riayet etmesi gerekecektir. Bir taraf hiçbir ilkeye riayet etmesin, öbür tarafa verdiğimiz ödevlerin tamamını yerine getirsin demek barış değil demek değildir, o teslimiyettir. Teslimiyet dayatması ile barış çıkmaz" açıklamasında bulundu. "CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN KURULMASINI ÖNERDİĞİ DİPLOMASİ MASASI KRİZLERDEN ÇIKIŞ İÇİN SİYASİ PUSULADIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurulmasını önerdiği diplomasi masasının ortaya çıkan krizlerden çıkılması için siyasi pusula olduğunu dile getiren Çelik, "Pakistanlı kardeşlerimizin buradaki iradesi, gayreti, emeği ve yaklaşımı son derece saygı değerdir. Başarılı olmaları için hem dua ediyoruz hem de Cumhurbaşkanımız bütün desteğini veriyor ama bu bütün dünyanın sahip çıkması gereken ve bu iradeyi koyması gereken bir durumdur" diye konuştu. Bölgede ve Körfez ülkelerinde ortaya çıkan fay kırıklıklarının tamirinin uzun yıllar alacağını belirten Çelik, "İran’ın karşı karşıya kaldığı zararların tazmini çok önemli olacaktır. Bu vesileyle Atlantik ve NATO İttifakı içerisinde ABD ile Avrupa Birliği arasındaki çatlakların bu derece belirginleşmiş olması varsa artık bir düzeninin geleceği açısından ya da yeni bir düzenin ne şekilde oluşacağı açısından da problemdir. Bu düzen meselesinde de herkes konuşurken yeni güvenlik mimarileri olur mu? yaklaşımı sergiliyor. Zaten işe buradan başlamak düğmeyi tersten iliklemek oluyor. Önemli olan uluslararası toplumu bundan sonrasında yönetecek temel siyasi ve ahlaki değerler ne olacaktır. Bunların hepsi neredeyse 1-2 sene içerisinde İsrail tarafından çiğnendi ve buna çok az ülke ses çıkardı. Şimdi de kimsenin bununla yüzleşeceği bir ortam kalmadı" değerlendirmesinde bulundu. "ATLANTİK İTTİFAKI’NIN BİR BAKIMA KENDİ GELECEĞİ İLE YÜZLEŞECEĞİ BİR TABLO ORTAYA ÇIKACAK" Ortaya çıkan yeni düzen tartışmaların gelecek aylarda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesini çok daha kritik hale getirdiğini dile getiren Çelik, "Burada Atlantik İttifakı’nın bir bakıma kendi geleceği ile yüzleşeceği, ABD ile Avrupa’nın ilişkilerinin güvenlik mimarisi açısından kendi geleceği ile yüzleşeceği bir tablo ortaya çıkacak. Belki de bazıları açısından tamam mı? Devam mı? gibisinden bir sorunun cevabının bulunacağı bir tablo net bir şekilde ortaya çıkacak. Son zamanlarda Venezuela ve İran’da yapılanlar dünya sistemi için kötü örnekler ortaya koymuştur. Temel değerlerin yıpranması temel güvenlik mimarilerinin de işlemesinde büyük aksaklıkların ortaya çıktığını göstermiştir" diye konuştu. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SİLAH BIRAKMA AŞAMASI TEYİT EDİLDİĞİNDE YASAL DÜZENLEMELER MECLİS USULLERİYLE ORTAKLAŞTIRILIR VE SONUCA VARILIR" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Sembolik olarak bir silah yakma oldu ama onun sonrasında sistematik olarak devam etmesi gerekiyor. Terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili safahatın tam görülmesi gerekiyor. Bu safahatın tam görülmesiyle beraber ki devlet kurumları devlet politikası çerçevesinde görevlerine devam ediyorlar. Teyit ve tekit mekanizması son derece verimli bir şekilde çalışıyor. Dolayısıyla terör örgütünün silah bırakma aşaması teyit edildiğinde zaten yasal düzenlemelerle ilgili partilerin çalışmaları var. Partilerin kendi arasındaki olağan meclis usulleriyle ortaklaştırılır ve sonuca varılır. Bugünün dünyasında terörün ilkelliğinden hem bölgenin hem de Türkiye’nin kurtarılması gerekir" cevabını verdi. "AK PARTİ SEÇİMDEN KORKUYOR MU DİYE BİR ARGÜMAN GETİRİYORLAR, BİZ BUGÜNE KADAR SİZİ SANDIKTA YENEREK İKTİDAR OLMUŞUZ" CHP Genel Başkanı Özel’in ara seçim çağrısının sorulması üzerine Çelik, "CHP’nin Türk siyasi hayatında en temel tanımlarından bir tanesi ‘kurultaylar’ partisidir. Canı sıkıldıkça kurultaya giden bir partidir. Biz ‘CHP’nin Türkiye’nin istikrarı hakkında söyleyecek bir sözü yoktur çünkü kendi istikrarını sağlayamamış bir partidir’ deriz. O kurultay mantığı olduğu için de zannediyor ki Türkiye’de o mantıkla yönetiliyor. Siz Türkiye’nin istikrarlı yönetiminden, Türkiye’nin ulaşması gereken hedeflerden bahsettiğinizde AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz. Bizim en sevdiğimiz şey sandık ama Türkiye’nin istikrarı ve ulaşılması gereken hedefler ve etrafındaki tabloya baktığında biz seçimlerin doğru bir şekilde zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Hükümetin seçimde vatandaşın verdiği süreyi en iyi şekilde değerlendirmekle ilgili mükellefiyeti vardır. Kendi kurultay simülasyonunu Türkiye siyasetine yansıtmaya çalışıyorlar, bizim açımızdan herhangi bir hükmü yok" ifadelerini kullandı. "BURSA’MIZ İÇİN HAYIRLI, UĞURLU OLSUN" Mustafa Bozbey'in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılması nedeniyle yapılan oylama sonucunda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti’ye geçmesinin sorulması üzerine Çelik, "Bursa Belediye Meclisinde çoğunluk Cumhur İttifakındaydı. Belediye Başkanı’nın yargısal süreçleri neticesinde görevden alınmasından sonra demokratik mekanizma işledi. Orada Cumhur İttifakının adayı, ittifakın ve bağımsızların oylarını alarak bu sonucu elde etti. Seçime girip girmemeleri onların bileceği iş, bizi ilgilendirmez. Yargısal süreçler biliniyor, her şey kamuoyu önünde gerçekleşti. Kazanan arkadaşımızı tebrik ediyoruz. Bursa’mız için hayırlı, uğurlu olsun" açıklamasında bulundu.

Numan Kurtulmuş'tan 'Ara Seçim' açıklaması: Şartlar belli! Haber

Numan Kurtulmuş'tan 'Ara Seçim' açıklaması: Şartlar belli!

TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, "Ara seçimin kuralları da açıktır. Anayasa ve iç tüzükte şartlar bellidir. O şartlar yerine gelirse, geldiği takdirde ara seçim olur. Ama buna karar verecek o şartların başına da buna karar verecek olan Genel Kurulun böyle bir karar alması şarttır" dedi. Parlamento muhabirleri ile bir araya gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, 152. Parlamentolar Arası Birlik toplantısı hakkında bilgi verdi. Kurtulmuş, toplantının İstanbul'da gerçekleştirileceğini söyleyerek, "Dünyanın bu kadar önemli türlü hastalardan geçtiği, büyük değişimlerin yaşandığı, büyük gelişimlerin, büyük çalışmaların ortaya konulduğu bir noktada, dünyanın bundan sonraki dönemde ihtiyacı olan konuların altını çizilmesi ve bunu da ev sahipliği yapmak bakımında İstanbul'un en uygun lokasyonlardan birisi olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda İstanbul'daki bu toplantılar çerçevesinde, dünyanın geleceği için önemli bir parlamenter bir yolun ortaya çıkmasını da ümit ediyoruz. İstanbul bildiğimiz gibi bütün dünya biliyor ve takdirle karşılıyor, bir dünya markasıdır. Sadece büyük bir metropol değil, aynı zamanda farklılıkların bir arada yaşadığı, büyük bir medeniyet birikimine, köklü bir medeniyet tecrübesine sahip olan bir şehirdir. Dolayısıyla tarih boyunca diyalogu, etkileşimi ve birlikte yaşamayı mümkün kılan bu şehirde, bu katip şehrimizde toplantının yapılmış olması, aynı zamanda geleceğe de anlamlı bir ev sahipliği yaptığımız anlamına gelir diye düşünüyorum. Gerçekleşecek bu büyük buluşma İstanbul'un sahip olduğu tarihi birikimin, günümüz dünyasında güçlü bir yansıması olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Nasip olursa Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ev sahipliğinde 28-29 Haziran 2026 tarihinde, hemen bu toplantının bitiminde NATO Parlamento Başkanları zirvesini İstanbul'da gerçekleştireceğiz. Bu ev sahipliğinde Türkiye'nin uluslararası alanda daha görünür hale gelmesine büyük katkı sağlayacağını belirliyorum. PAB Genel Kurulu parlamenter diplomasi açısından özellikle son yıllarda en kapsamlı ve en yüksek katılımlı toplantılarından birisi de İstanbul'da şahit olacak. PAB Sekreteryası'ndan aldığımız son bilgilere göre İstanbul'daki genel kurulu milletvekili ve parlamento başkanı düzeyinde rekor bir katılım beklenmektedir. Allah biliyor savaşın devam etmesi şartında özellikle Asya'daki parlamenterlerin Türkiye gelişine zorluk çekilebileceği gibi bir endişemiz vardır. Ama çok şükür büyük bir katılım bildirildi. 157 ülkeden 857 milletvekili, 86 parlamento başkanı, 56 parlamento başkan vekili, 169 farklı uluslararası kuruluşun temsilcileri, 46 farklı parlamentonun genel sekreteri, Türkiye'den katılanlar hariç 130 uluslararası basın mensubu olmak üzere toplam 2 bin 420 kişi katılımcı olarak kayıtlarını yaptırmıştır. Ben de PAB'ın toplantılarına katılmaya özellikle dikkat gösteriyorum. 2 bin 420 kişinin katılması Türkiye için de önemli bir avantajdır. Fikirlerimizi, görüşlerimizi çok daha rahat bir şekilde dünyaya yayma fırsatı bize verecektir." Toplantıda Birleşmiş Milletler Türkiye temsilciliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yürütülen diyalog ve iş birliği hakkında katılımcılara bilgi vereceğini kaydeden Kurtulmuş, bu kapsamda ilgili kurumlarımızın desteğiyle Sultanbeyli'de bir göç merkezine de Birleşmiş Milletler heyetiyle ziyaret gerçekleştirileceğini ifade etti. Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bunun dışında PAB bünyesinde genel kurum arasında iki önemli etkinliği de düzenlemeyi planladıklarını aktararak, 2025 yılının Nisan ayında İstanbul'da gerçekleştirilen Filistin'i destekleyen parlamentolar toplantısının ikincisini yapacaklarını iletti. "(TERÖRSÜZ TÜRKİYE) RAPORUN GEREKLİLERİNİ YERİNE GETİRİLMEK TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ UHDESİNDEDİR" Toplantının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, terörsüz Türkiye konusundaki soruya, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin 100 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en önemli sorunu olan terör meselesinin çözülebilmesi için bir komisyon oluşturuldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi partilerin tamamının katılımıyla Türk siyaseti üzerine düşen sorumluluğu üstüne alarak eksiksiz bir şekilde görevini yerine getirerek özellikle dünya ülkelerine de örnek olabilecek şekilde bir demokrasi dersi verdi. Kimse birbirine kalkıp saygısızlık etmedi, kavga etmedi. Herkes o mutlak fikrini ortaya koydu. Çok ayrı fikirler olmasına rağmen ortak bir zeminde buluştu. Ve bütün partiler üzerinde ittifak ettiği bir raporu ortaya çıkardı. Şimdi bu raporu gereklilerinin yerine getirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesindedir, siyasi partilerin uhdesindedir" cevabını verdi "TBMM BAŞKANLIĞI'NA EN UFAK BİR İNİSİYATİF BIRAKILMAMIŞTIR" Kurtulmuş, TBMM'nin işlevini yitirdiği iddialarına ilişkin soru üzerine ise "Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yapılmış olan büyük bir haksızlıktır. TBMM fevkalade önemli bir şekilde görevleri icra ediyor. Dolayısıyla bunun doğru olmadığı kanıtlanıyor" karşılığını verdi. Ara seçim konusunda Kurtulmuş, "Anayasamızda hangi şartlar altında ara seçime girebileceği çok net bir görev. Bu konudaki karar alma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir. Anayasa çerçevesinde de sadece iki kere bir ara seçim kararı alınmış. Bunlardan birisi 1986'da uygulanmış. 1994'te karar uygulanmamıştır. Çünkü o zaman Meclis'te kanunla bu iş yapılmış. Anayasa Mahkemesi de bunu iptal ettiği için 1994'teki seçim yapılamamıştır. Demokrasinin en önemli özelliği her şeyin açık olmasıdır. Kuralların açık olmasıdır. Ara seçimin kuralları da açıktır. Anayasa ve iç tüzükte şartlar bellidir. O şartlar yerine gelirse, geldiği takdirde ara seçim olur. Ama buna karar verecek o şartların başına da buna karar verecek olan Genel Kurulun böyle bir karar alması şarttır. Yani burada Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na en ufak bir inisiyatif bırakılmamıştır" değerlendirmesini yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.