SON DAKİKA
Hava Durumu

#Araştırma

Söz Bursa - Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sağlık harcamaları vatandaşın belini büküyor: İlaç masrafı yüzde 55'e yük oldu! Haber

Sağlık harcamaları vatandaşın belini büküyor: İlaç masrafı yüzde 55'e yük oldu!

2025 yılında hanelerin yüzde 6,1'ine doktor muayene ve tedavi harcamalarının çok yük getirdiği, yüzde 50,2'sine biraz yük getirdiği, yüzde 40,9'una ise yük getirmediği görüldü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Sağlık Modülü verilerini paylaştı. Buna göre, hanelerin yüzde 6,1'ine doktor muayene ve tedavi harcamalarının çok yük getirdiği, yüzde 50,2'sine biraz yük getirdiği, yüzde 40,9'una ise yük getirmediği görüldü. Diş muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 5,3'üne çok, yüzde 37,2'sine biraz yük getirirken yüzde 28,9'una yük getirmedi. İlaç harcamaları ise hanelerin yüzde 5,0'ına çok, yüzde 50,9'una biraz yük getirdi. Hanelerin yüzde 44,0'ı ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti. Son 12 ay içerisinde hanelerin yüzde 2,7'si muayene veya tedavi, yüzde 28,6'sı diş muayenesi veya tedavisi, yüzde 0,1'i ise ilaç harcaması yapmadı. En yüksek yüzde 20'lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 25,5'inde diş muayenesi harcaması olmadı Doktor muayene ve tedavi ile ilaç için harcama yapmayan hanelerin gelir gruplarından çok etkilenmediği görüldü. Diş muayene ve tedavisine ilk (en düşük) yüzde 20'lik gelir grubunda olanların yüzde 45,4'ünün, ikinci yüzde 20'lik gelir grubunun yüzde 36,5'inin, üçüncü yüzde 20'lik gelir grubunun yüzde 32,0'ının, dördüncü yüzde 20'lik gelir grubunun yüzde 28,1'inin, beşinci (en yüksek) gelir grubunun ise yüzde 25,5'inin harcama yapmadığı görüldü. En düşük yüzde 20'lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 62,9'una doktor muayene ve tedavileri, yüzde 37,6'sına diş muayene ve tedavileri, yüzde 65,5'ine ise ilaç harcamaları yük getirdi. En yüksek yüzde 20'lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 53,0'ı doktor muayene ve tedavilerinin, yüzde 38,0'ı diş muayene ve tedavilerinin, yüzde 59,5'i ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti. Yoksulluk riski altında olmayanların yüzde 31,7'si çoğunlukla oturarak çalışanlar Bir işte çalışan 15 yaş ve üstü fertlerin tüm çalıştıkları süredeki aktivite yoğunlukları incelendiğinde, çoğunlukla bu fertlerin yüzde 29,4'ünün oturarak, yüzde 45,5'inin ayakta durarak, yüzde 18,7'sinin yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite yaparak, yüzde 6,4'ünün ise ağır iş ya da ağır fiziksel aktivite yaparak çalıştığı görüldü. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin yüzde 17,2'si oturarak çalışırken risk altında olmayan fertler için bu oran yüzde 31,7 oldu. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin yüzde 11,2'sinin ağır iş ya da aktivite yaparak çalışma hayatını geçirdiği görüldü. Fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine zaman ayırmayanların oranı yüzde 63,3 oldu Bir işte çalışsın ya da çalışmasın 15 yaş ve üstü fertlerin olağan bir haftada iş dışında geçirilen zamanları incelendiğinde, bu fertlerin yüzde 1,4'ünün 'Günde iki kere veya daha fazla", yüzde 11,6'sının 'Günde bir kere', yüzde 5,6'sının 'Haftada 4-6 kere', yüzde 11,5'inin 'Haftada 1-3 kere', yüzde 6,7'sinin 'Haftada 1 kereden az' en az 10 dakika boyunca aralıksız devam eden fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetleri yaptıkları tespit edildi. Fertlerin yüzde 63,3'ünün ise fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine zaman ayırmadığı görüldü. Fertlerin yüzde 96,9'u iletişim faaliyetlerinde zorlanmıyor Araştırma kapsamındaki 15 yaş ve üstü fertlerin yüzde 96,9'u iletişim kurmada, yüzde 95,8'i öz bakımında, yüzde 90,0'ı işitmede, yüzde 85,2'si bir şeyleri hatırlamada, yüzde 80,5'i görmede ve yüzde 79,7'si yürümede sorun yaşamadığını ifade etti. En çok zorlanılan faaliyetler ise sırası ile yüzde 17,3 ile görme, yüzde 15,2 ile yürüme, yüzde 12,6 ile hatırlama olurken fertlerin sadece yüzde 2,2'si iletişim faaliyetlerinde zorlandığını söyledi. Fertlerin en çok yapamadığını belirttiği faaliyetler ise yüzde 0,5 ile öz bakım, yüzde 0,4 ile yürüme, yüzde 0,2 ile bir şeyleri hatırlama ve iletişim kurma faaliyetleri oldu.

Erdoğan’dan Boğaziçi’ne 5 milyar liralık iki dev müjde! Haber

Erdoğan’dan Boğaziçi’ne 5 milyar liralık iki dev müjde!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesini çok yakın bir zamanda yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da "Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni"ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, yarım asrı bulan siyaset ve devlet hayatında gençlerle yol yürüdüğünü, onların önünü açtığını dile getirdi. Gençlerle sık sık bir araya gelmeye çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün de aynı heyecanı, sevincinin yaşadığımı bilinmesini isterim. Gençlerimizin çehresindeki şu aydınlığı gözlerindeki şu ışık ve kararlığı gördükçe bizler de her seferinde güç ve enerji topluyoruz. Geleceğe olan inancımızı büyük ve güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı Türkiye Yüzyılı tutkumuzu gençlere baktıkça daha da perçinliyoruz. Birazdan 210 kişi kapasiteli erkek öğrenci yurdumuz ile 706 kişilik kız öğrenci yurdumuzun resmi açılışını yapacağız. Öğrenci sosyal alanlarıyla kapalı otoparkıyla ve diğer imkanlarıyla bu iki eseri üniversitemizin resmen hizmetine vereceğiz. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki bu yatırımları hayata geçirenleri yürekten tebrik ediyorum. Araştırma faaliyetlerinden inavosyan teşviklerine, uluslararası işbirliklerinden akademik destek programlarına oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nın kuruluşundan itibaren 3 yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. 916 öğrencinin barınacağı 2 öğrenci yurdunun bu kadar kısa sürede nihayete erdirmek kolay bir iş değildir" diye konuştu. "SÖZDE ÖZGÜRLÜKÇÜ, FAKAT ÖZDE BASKICI BU ZİHNİYETE RAĞMEN HEDEFLERİMİZE DOĞRU YÜRÜYORUZ" "Bizim için ilim hikmet ve hakikate giden yolun altın anahtarıdır. Bizim için üniversite bilginin üretim ve işleme merkezidir" diyen Erdoğan, şöyle devam ett: "Bizim için öğrenci, yani talebe ise ilmi talep ettiği için bilgiye talip olduğu için talebedir. Bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları ilim ve kültür erbabının ağırladı. Bilim insanlarımız cebirden tıbba, astronomiden coğrafyaya, mimariden şiire edebiyata kadar ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık uzun yıllar Doğu'dan yükseldi. Özellikle İstanbul, ilim, bilimin yuvası oldu. Her alanda bir merkez bir ışık kaynağı oldu. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu kazanımlar muhafaza edilmeye daha da güçlendirilmeye çalışıldı. Yani geçmişle gelecek arasındaki bağ aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı. Şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, aksayan tarafları giderip eksiklerini tamamlayarak daha da iyi hale getirmemiz gerekiyor. Özellikle üniversitelerimizi asli misyonlarını uygun şekilde araştırmaya özgün ve nitelikli bilgi üretmeye Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. 208 yüksek öğretim kurumumuzun Türkiye'nin vizyon merkezi olmasını canı gönülden istiyoruz. Dünya hızla değişirken, Türkiye'de toplum, özel sektör, iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken tüm bunların üzerine küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken, üniversitelerimiz de buna adapte olmalı kendilerini yenilemeli ve güncellemelidir. Değişim ve dönüşümden asla korkmamalıyız. Unutulmasın ki eğer bir yerde hareket varsa orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hale gelir. Duran, pas tutar. Bir müddet sonra da denklem dışı kalır. Biz Boğaziçi dahil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz. Üniversitelerin bu atmosfere kavuşması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz. Elbette bu süreçte önümüzü kesenler engel çıkaranlar oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, üniversitelerde keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye'nin normalleşmesi bilim, kültür ve sanat hayatımızın çeşitlenmesi bu kesimlerin işine gelmiyor. Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü, fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan ilerlemeye kararlıkla devam edeceğiz." "ÜNİVERSİTELERİMİZİN ÖZELLİKLE ULUSLARARASI BAŞARI LİSTELERİNDE DAHA YÜKSEK SIRALARA TIRMANMASI İÇİN TÜM İMKANLARIMIZI SEFERBER ETTİK" Üniversite ve hocaların bir yandan evrensel işler yaparken diğer yandan yerlileşme hamlelerini devam ettirmelerinin önemsediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Boğaziçi Üniversitesi'mizin son dönemde bu yönde önemli adımlar atmasını memnuniyetle karşılıyorum. Boğaziçi Üniversitesi'mizin dünyayın önde gelen eğitim kurumlarında öğrenim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi ayrıca kayda değerdir. Türkiye'nin en seçkin yüksek öğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitemiz inanıyorum ki Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek bilgili, şuurlu ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesine çok anlamlı katkılar sunacaktır. Üniversitelerimizin özellikle uluslararası başarı listelerinde daha yüksek sıralara tırmanması için tüm imkanlarımızı seferber ettik. 23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7,5 milyar liraydı. 2026'da bu rakam yüksek öğretim dahil 3 trilyon lirayı buldu. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e, akademik personel sayımızı 70 binden 180 bine ulaştırdık. Üniversitelerimizde 6 milyon 830 bin öğrenci eğitim alıyor. Dünyanın 198 ülkesinden gelen 350 bini aşkın misafir öğrenci aynı şekilde üniversitelerimizde yüksek standartlarda öğrenim görüyor. Ülkemizin kanayan yarası olan yurt sorununu yürttüğümüz projelerle çözüme kavuşturduk. 2022'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık. Yatak kapasitemizi 182 binden aldık 1 milyona getirdik. Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkanı sağlıyoruz. Geçen ay müjdesini verdiğimiz Gençliğin üretim çağı programıyla genç arkadaşlarımızın iş hayatına katılmasında da yanlarına oluyoruz. Boğaziçi Üniversitesi 2021 yılında kurduğumuz Hukuk Fakültesi bu yıl ilk mezunlarını verecek" dedi. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 2 MÜJDEYİ AÇIKLADI Konuşmasında 2 müjdeyi paylaşan Erdoğan, "Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesini çok yakın bir zamanda yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız. Üniversitelerimiz için çalışmaya gençlerimiz için üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Coğrafi işaret bilinci artıyor: Türkiye'de 100 kişiden 78'i artık tanıyor! Haber

Coğrafi işaret bilinci artıyor: Türkiye'de 100 kişiden 78'i artık tanıyor!

Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Derneği Başkanı Huriye Özener, bu yıl yaptırdıkları bir anket çalışmasında coğrafi işareti bilenlerin oranının yüzde 78 çıktığını söyledi. Özener, katıldığı bir programda, markalaşmadan bir ürünü hak ettiği ölçüde satabilmenin mümkün olmadığını belirterek, markalaşmak için de bir ürünün hikayesinin olması gerektiğini anlattı. Tüketicilerin markayı, coğrafi işaret tescilini bilmesinin önemine işaret eden Özener, şöyle konuştu: "2018 yılında 7 coğrafi bölgemizde yaptığımız bir araştırma var. Anket çalışmamızda yüzde 50'si coğraf işareti biliyordu. 2022 yılında pandemiden sonra yaptığımız çalışmaya göre 100 kişiden 65'i coğraf işaretin ne anlama geldiğini biliyor. Bu yıl yaptırdığımız anket çalışmasında ise oran yüzde 78'e çıktı. Biraz daha ayrıntıya girdik, detaylı soru sorduk. Gerçek anlamda bilenlerin oranı yüzde 38 oldu ve bunların ne almak istediğini bildiğini gördük." Kritik noktalardan birisinin amblemler olduğunu dile getiren Özener, şunları söyledi: "Bu amblem tüketiciye ürünün farklı olduğunu kaliteli olduğunun algısını veriyor. Bir de bunun AB kısmına baktık. Türkiye'deki amblemle ile AB'de tescil edilmiş ürünlerimizin üzerinde kullanılan amblem arasındaki farkı araştırdık. Hangisi daha ön planda diye sorduk. AB'nin tescilli ürünler üzerinde kullandığı coğraf işaret amblemlerinin daha gücenilir olduğunu gördük. Tüketiciye bunu iyi anlatmamız gerekiyor. Tüketicinin bilgilenmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor. Üreticilerimizin de korunması gerekiyor."

Geleceğin Diplomatları 3 Mart’ta buluştu Haber

Geleceğin Diplomatları 3 Mart’ta buluştu

Bursa’nın 45 saygın okulundan yapılan başvurular sonrasında, toplam delege sayısı 160’a ulaşan ÇEKMUN Konferansı üç gün boyunca devam etti. 3 Mart Fen ve Anadolu Lisesinden 70 öğrencinin görev aldığı program, gençlerin küresel sorunları tartışması ve çözüm önerileri geliştirmesi adına eşsiz bir platform oluşturdu. Konferans Programı, Yabancı Diller Bölüm Başkanı ve MUN Kulübü Sorumlusu Ayça Erol ile Yabancı Diller Zümresinin etkin yönetimi ve görevli öğrencilerden oluşan Executive Team, Academic Team, PR Team, IT/Press Team, Admin Team ve Security Team'in özverili çalışmaları sayesinde kusursuz şekilde tamamlandı. Uluslararası gündemler masaya yatırıldı ÇEKMUN’25, beş farklı komitede günümüzün en kritik sorunlarını ele aldı. DISEC komitesinde kontrolsüz sivil silahlanmanın uluslararası güvenliğe etkileri, UNODC komitesinde organize suçların toplum ve ulusal güvenlik üzerindeki yansımaları tartışıldı. UN Women komitesi kadınlara yönelik toplumsal cinsiyet temelli ve cinsel şiddete karşı mücadeleyi gündemine alırken, NATO komitesi de Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaşta NATO’nun tutumunu değerlendirdi. EU Commission komitesi ise AB’nin göç ve iltica çerçevesinin reformunu masaya yatırdı. Konferans boyunca delegeler, yoğun araştırma, stratejik düşünme ve diplomatik müzakere becerilerini sergiledi. Öğrenciler sadece akademik bir deneyim yaşamakla kalmadı, aynı zamanda farklı okullardan arkadaşlıklar kurma ve kültürlerarası iletişim becerilerini geliştirme fırsatı da buldu. Cumartesi ve pazar günleri katılımcılara sunulan öğle yemeği hizmetiyle birlikte, sosyal aktiviteler de konferansın vazgeçilmez bir parçası oldu. Delegeler, komite oturumları arasında networking etkinliklerine katılarak, MUN ailesinin bir parçası olmanın keyfini yaşadı. Yabancı Diller Bölüm Başkanı Ayça Erol’un rehberliğinde 8 yıldır faaliyet gösteren 3 Mart MUN Kulübü, okulda istikrarlı bir diplomasi kültürünün inşa edilmesine liderlik ediyor. 2023 yılında bir araya gelen mevcut ekip üyeleri, büyük bir birliktelik içinde çalışarak ÇEK 3 Mart Eğitim Kurumlarının ikinci konferansını başarıyla gerçekleştirdi. ÇEKMUN’24'te verilen kaliteli akademik deneyim ve sosyal doyum vaadini bu yıl da yerine getiren organizasyon ekibi, standartları daha da yükseltti. Değerli geri bildirimler Katılımcılardan gelen olumlu geri bildirimler, ÇEKMUN’25'in beklentileri aştığını gösterdi. Delegeler, komite başkanlarının profesyonelliğini, gündemlerin güncelliğini ve organizasyonun genel kalitesini özellikle takdir etti. ÇEKMUN ekibi, gelecek yıl daha da güçlü bir konferansla geri dönmeyi planlıyor. “Sizi görmeyi dört gözle bekliyoruz, o zamana kadar mutlu kalın!” mesajıyla katılımcılarına veda eden ekip, şimdiden ÇEKMUN’26 için hazırlıklara başladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.