SON DAKİKA
Hava Durumu

#Atatürkçü Düşünce Derneği

Söz Bursa - Atatürkçü Düşünce Derneği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürkçü Düşünce Derneği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ADD’den Başkan Erkan Aydın’a Kubilay teşekkürü: Cumhuriyet değerleri Bursa’da yaşatılıyor Haber

ADD’den Başkan Erkan Aydın’a Kubilay teşekkürü: Cumhuriyet değerleri Bursa’da yaşatılıyor

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan ve Bursa Şube Yöneticileri, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ı Ziyaret Etti Bursa, Cumhuriyet’in temel değerleri ve laiklik mücadelesi açısından tarih boyunca kritik bir öneme sahip olmuştur. Bu kapsamda, kentimize kazandırılan Devrim Şehidi Kubilay Anıtı ve Parkı, sadece bir kamu alanı düzenlemesi değil; aynı zamanda Cumhuriyet tarihimizin en önemli simgelerinden biri olan Kubilay’ın hatırasına duyulan saygının somut bir göstergesidir. Geçtiğimiz günlerde Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan ve Bursa Şube yöneticileri, Osmangazi Belediye Başkanı Sn. Erkan Aydın’ı ziyaret ederek, bu anlamlı çalışmaya verdikleri destek için teşekkürlerini iletti. Ziyarette, ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt’un teşekkür plaketinin takdimi de gerçekleştirildi. Kubilay ve Cumhuriyet Değerleri 1922 yılında Menemen Olayı sırasında şeriat yanlısı bir grubun saldırısı sonucu hayatını kaybeden öğretmen ve subay Mustafa Fehmi Kubilay, Cumhuriyet’in simge isimlerinden biridir. Kubilay’ın direnişi, laiklik ve eğitim özgürlüğü mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçmiştir. Bu nedenle, anıt ve parkın varlığı, sadece bir hatıra değil, Cumhuriyet değerlerinin kuşaktan kuşağa aktarılması için bir eğitim alanı olarak da büyük önem taşımaktadır. ADD Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan, ziyaret sırasında yaptığı konuşmada şunları ifade etti: “Kubilay, sadece bir subay veya öğretmen değil, laikliğin ve devrimci iradenin simgesidir. Onun hatırası, bugün bizlere Cumhuriyet’in kazanımlarını koruma sorumluluğunu hatırlatıyor. Bursa gibi tarihî ve kültürel mirası zengin bir kentte, Kubilay’ı yaşatacak bir alanın oluşturulması çok anlamlıdır.” Bursa’da Cumhuriyet ve Atatürkçü Miras Bursa, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde yenilikçi ve devrimci fikirlerin tartışıldığı şehirler arasında yer almıştır. Kentteki eğitim kurumları, sivil toplum örgütleri ve kültürel yapılar, her zaman Atatürkçü düşünceyi yaşatma çabalarının merkezi olmuştur. Bu bağlamda Kubilay Anıtı ve Parkı, Bursa’nın tarihî belleğine ve laik cumhuriyet değerlerine yaptığı önemli bir katkı olarak öne çıkmaktadır. Ziyarette ADD Bursa Şube yöneticileri, anıtın yalnızca bir simge değil, aynı zamanda genç kuşaklara Cumhuriyet değerlerini aktarma konusunda bir eğitim alanı olarak da işlev göreceğini vurguladı. Başkan Akdoğan, ayrıca Bursa’daki diğer kent yöneticilerine ve sivil toplum kuruluşlarına benzer projelerin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. Teşekkür ve Dayanışma Mesajı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da, ziyarette yaptığı konuşmada, Kubilay Anıtı ve Parkı’nın Bursa’ya kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, “Bu park ve anıt, Bursa halkının Cumhuriyet’e olan bağlılığının somut bir göstergesidir. Atatürkçü değerlerimizi yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt’un teşekkür plaketi, kentin tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkan belediye yönetimine takdim edilerek, birlik ve dayanışmanın sembolü oldu. Sonuç: Tarihi Hatırlamak, Geleceği Korumak Bursa’da açılan Kubilay Anıtı ve Parkı, geçmişin acı ama öğretici olaylarını hatırlatırken, Cumhuriyet değerlerini yaşatma ve Atatürkçü düşünceyi kuşaktan kuşağa aktarma görevini de ön plana çıkarıyor. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin aktif katılımı ve yerel yönetimle kurulan iş birliği, sivil toplum ve yerel yönetim dayanışmasının başarılı bir örneği olarak kayda geçti. Böylece Bursa, yalnızca tarihî ve kültürel mirasını korumakla kalmıyor, Kubilay gibi devrim şehitlerinin hatırasını yaşatarak Cumhuriyet’in kazanımlarını da geleceğe taşıyor.

Başkan Erkan Aydın: "Uğur Mumcu’nun fikirleri Osmangazi’de yaşamaya devam edecek" Haber

Başkan Erkan Aydın: "Uğur Mumcu’nun fikirleri Osmangazi’de yaşamaya devam edecek"

Demokrasi şehidi Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşi ve fotoğraf sergisiyle anıldı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bugün Uğur Mumcu’nun 35-40 yıl önce yazdığı ne varsa sanki bugünleri tarif etmiş gibi birer birer yaşıyoruz” dedi. Türkiye’nin en cesur kalemlerinden biri olan araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun, karanlık odaklarca katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde anma programı düzenlendi. İlk olarak Gazeteci Gürsel Gökçe’nin, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında öldürülmesinin ardından cenaze töreni ve sonraki yıllarda evinin önünde düzenlenen anma etkinliklerini takip ederek bugüne kadar çektiği fotoğraflardan oluşan “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” adlı fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Sergi açılışının ardından Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gazeteci Gürsel Gökçe ve protokol üyeleri Uğur Mumcu’nun fotoğrafının önüne karanfil bıraktı. “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” fotoğraf sergisinin hemen ardından, Uğur Mumcu’nun hayatını anlatan “Bir Kalem Bir Direniş” söyleşisi düzenlendi. Moderatörlüğünü Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu’nun yaptığı söyleşiye Gazeteci-Yazar Işık Kansu ve Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan konuşmacı olarak katıldı. “Uğur Mumcu Ölümsüz Olmuş Bir Yazarımızdır” Düşünce özgürlüğü, aydınlanma ve demokrasi mücadelesinin simge isimlerinden biri olan Uğur Mumcu’nun anısını yaşatmak için düzenlenen anma etkinliğinde konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Uğur Mumcu’nun katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde kendisini saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Gürsel Gökçe beyefendiye bu fotoğrafları bizimle paylaştığı için çok teşekkür ediyoruz. Bugün Uğur Mumcu’nun 35-40 yıl önce yazdığı ne varsa sanki bugünleri tarif etmiş gibi birer birer yaşıyoruz. Emperyalizmin tek dişi kalmış canavarının ülkemizi dört bir yandan nasıl istila etmeye çalıştığını, hemen komşularımızda yaşanan acı olayları ve dramları o gün güçlü kalemiyle ifade etmiş ve maalesef bunun bedelini de hayatıyla ödemiştir. Uğur Mumcu, ölümsüz olmuş bir yazarımızdır. Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve diğer katledilen tüm yazarlar ve gazeteciler gibi onu da asla unutmayacağız. Sadece 24 Ocak’ta değil, 365 gün ve ilelebet anmaya devam edeceğiz” dedi. “Ocak Ayı Biz Gazeteciler İçin Yas Ayıdır” Sergilenen fotoğrafların uzun emekler sonucu ortaya çıktığını ifade eden Gazeteci Gürsel Gökçe, “Basın şehitlerini saygıyla anıyorum. Ocak ayı biz gazeteciler için yas ayıdır. 24 Ocak 1993 günü Uğur Mumcu’yu kaybettik. Evinin önüne park ettiği aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla usta gazeteci aramızdan alındı. Uğur Mumcu bizden alınalı 33 yıl oldu. Bu 33 yıllık süreçte toplumsal belleği taze tutmak, hafızalarımızı yeniden canlandırmak adına bu sergiyi oluşturdum” şeklinde konuştu. “Osmangazi Belediyesi’ne Vefalı Toplantı Nedeniyle Teşekkür Ediyorum” Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağını söyleyen Gazeteci-Yazar Işık Kansu, “Osmangazi Belediyesi’ne vefalı toplantısı nedeniyle Cumhuriyet Gazetesi ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum. Uğur Mumcu’nun gazeteciliğinin önemini ve 39 yıl önce yazılmış bir kitabın günümüzde nasıl hâlâ ışık tuttuğunu anlatmaya çalıştım. 1992 yılında dönemin MİT Müsteşarı Teoman Koman, Ankara’daki gazete temsilcilerini çağırarak bir brifing vermişti. Uğur Mumcu da o toplantıya katılanlardan biriydi. Toplantıdan döndükten sonra biraz canı sıkkındı. Çocuklarına, Teoman Koman’ın yakında Türkiye’de karışıklıklar çıkabileceğini, bu süreçte bazı suikastların olabileceğini ve bu suikastlara gazetecilerin de hedef olabileceğini söylediğini aktardı. Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerini aynı ekip yapmıştır. Bu saldırılar Kudüs Ordusu tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunlar İran’da yetişmiş olabilir; ancak başka egemen emperyalist güçler tarafından da kullanılmış olabilirler” diye konuştu. “Uğur Mumcu Tam Bağımsız ve Bölünmez Türkiye’den Yanaydı” Uğur Mumcu’yu yalnızca anmanın yeterli olmadığını belirten Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, “Bu mücadele Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri çerçevesinde geçerlidir. Uğur Mumcu’nun Atatürkçülüğü sloganik bir Atatürkçülük değildi; sorgulayıcı ve tarihsel bir bağlama sahipti. Bağımsızlık, ulusal egemenlik, laiklik ve antiemperyalizm eksenindeydi. Bu görüşleri savunduğu için katledildi. Uğur Mumcu teröre karşıydı. ‘Ben Atatürkçüyüm, laikim, antiemperyalistim, terörün karşısındayım ve tam bağımsız, bölünmez Türkiye’den yanayım’ diyordu” ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, günün anısına Gazeteci Gürsel Gökçe’ye hediye takdim etti.

Uğur Mumcu Bursa’da anılıyor Haber

Uğur Mumcu Bursa’da anılıyor

Araştırmacı Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, ölümünün 33’üncü yılında Bursa’da düzenlenecek etkinliklerle anılacak. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi öncülüğünde gerçekleştirilecek program, 24 Ocak 2026 Cumartesi günü anma, sergi ve panelle devam edecek. Anma programı, 24 Ocak Cumartesi günü saat 12.00’de Setbaşı Köprüsü üzerinde yapılacak basın açıklamasıyla başlayacak. Açıklamanın ardından Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu gerçekleştirilecek. PANORAMA 1326’DA “SÖNMEYEN IŞIK UĞUR MUMCU” SERGİSİ Etkinlikler, Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde saat 14.00’te Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde devam edecek. Program kapsamında gazeteci ve fotoğraf sanatçısı Gürsel Gökçe’nin imzasını taşıyan “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” adlı fotoğraf sergisi açılacak. Sergide, Uğur Mumcu’nun cenaze töreni ve sonrasında Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen anma etkinliklerinde çekilen fotoğraflardan oluşan özel bir seçki yer alacak. Bugüne kadar 100’ün üzerinde farklı noktada açılan sergi, her yıl güncellenen fotoğraf gösterimleriyle yaklaşık 150 farklı mekânda izleyiciyle buluştu. PANELDE KANSU VE AKDOĞAN KONUŞACAK Fotoğraf sergisinin ardından düzenlenecek panelin moderatörlüğünü ÇGD Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu üstlenecek. Panelde Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Işık Kansu ile Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan konuşmacı olarak yer alacak.

Bursa Skal Kulübü’nden 10 Kasım’a özel anma toplantısı Haber

Bursa Skal Kulübü’nden 10 Kasım’a özel anma toplantısı

Turizm profesyonelleri, Uluslararası Skal Dernekleri Federasyonu (USDF)’nun aktif kulüplerinden biri olan Bursa Skal Kulübü Kasım ayı olağan toplantısı, 10 Kasım’a özel bir anlamla, Cumhuriyet döneminin simge yapılarından biri olan Atatürk Palas’ta yoğun bir katılımla gerçekleşti. Gecede Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Recep Çohan, USDF Başkanı Emre Gezgin, BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar, Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, Ayvalık Skal Kulübü Başkanı Cem Aksoy, gazeteci ve köşe yazarı Namık Göz, gazeteci Sevda Kurul, Ramada Çekirge Hotel Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uşaklı ve çok sayıda davetli ile Skal Bursa Kulübü üyeleri yer aldı. “Atatürk’ü yalnızca özlemle anmak değil, O'nu anlamak da genç nesillere anlatmak da görevimizdir” Toplantının açılış konuşmasına bu ilke ile başlayan Skal Bursa Başkanı Meltem Işık Mısırlıoğlu, Atatürk’ün fikirlerini ve mirasını anlamak için 10 Kasımların önemini vurguladı, ardından Skal Türkiye Direktörü Deniz Anapa’nın mesajını paylaştı. Mısırlıoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “10 Kasım, yalnızca bir yas günü değildir. Bu tarih, bir milletin yeniden var oluşunun mimarını, bize bağımsız bir vatan ve özgür bir gelecek armağan eden büyük önderi anlama günüdür. Atatürk’ün ‘En büyük eserim’ dediği Cumhuriyet, bizlere bıraktığı en kıymetli emanettir. Onun ilke ve devrimleri, bugün de yolumuzu aydınlatan birer meşaledir. Bizlere düşen görev, Atatürk’ü yalnızca anmak değil; onu anlamak, fikirlerini yaşatmak ve her alanda onun gösterdiği çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda ilerlemektir. Bu duygu ve düşüncelerle, ebediyete intikal eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.” Saygı duruşunun ardından söz alan USDF Başkanı Emre Gezgin, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmasının ardından 10 Mayıs'ta görevi devralan federasyon yönetim kurulunun yeni dönem hedeflerini, ilkelerini ve gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetleri hakkında bilgiler verdi. Gecede ayrıca Gazeteci Namık Göz, ADD Bursa Şubesi Başkanı Gürhan Akdoğan, BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Recep Çohan da birer konuşma yaparak Atatürk’ün mirası, Cumhuriyet değerleri ve çağdaş Türkiye vizyonu üzerine düşüncelerini paylaştılar. Program, Atatürk’ün sevdiği şarkılar eşliğinde düzenlenen akşam yemeğiyle sona erdi.

ADD’den 10 Kasım mesajı: “Cumhuriyetimizi ve Devrimlerimizi sonsuza dek yaşatacağız” Haber

ADD’den 10 Kasım mesajı: “Cumhuriyetimizi ve Devrimlerimizi sonsuza dek yaşatacağız”

Açıklamada, “Kurtarıcımız, kurucumuz, değişmez önderimiz Büyük Atatürk’ü yalnızca bir gün değil, her gün anıyor, anlamaya çalışıyoruz.” denilerek, Atatürk ilke ve devrimlerine yönelik saldırılara dikkat çekildi. “Cumhuriyeti ve devrimi koruyacağız” Dernek açıklamasında, son yıllarda artan gerici ve bölücü girişimlere karşı şu ifadelere yer verildi: “Cumhuriyeti ve Devrimi, din kisvesi altındaki karanlık odaklardan, ülkeyi bölmeye çalışan iç ve dış güçlerden mutlaka koruyacağız. Ülkemizi şeyhler, dervişler, müritler memleketi yapmaya çalışanları bir kez daha hüsrana uğratacağız.” “10 Kasım’ı gölgede bırakmak isteyenlere karşı dimdik ayaktayız” Atatürkçü Düşünce Derneği, 10 Kasım anma törenlerini gölgede bırakmaya yönelik girişimlerin farkında olduklarını belirterek şu çağrıda bulundu: “Bu klasik oyunlara asla geçit vermeyeceğiz. Eğitim İş sendikamızın öncülüğünde, okullar kapalı olsa da 10 Kasım Pazartesi günü saat 09.05’te halkımızla, öğrencilerimizle birlikte Atatürk’ü ve devrimlerini anacağız. Halkımızı okullarımıza davet ediyoruz.” “Cumhuriyet mucizesi yoktan var edildi” Açıklamada, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkıntıları arasından doğan Cumhuriyet’in “dünyanın en ahlaklı, en namuslu devleti” olarak tanımlandığı vurgulandı: “12 milyon nüfusun yarısı hastalıklarla pençeleşirken, 40 bin köyün 37 bininde okul yoktu. Kadınlar nüfustan sayılmıyor, halkın çoğu okuma yazma bilmiyordu. Atatürk ve devrim kadroları cehaleti, yoksulluğu ve bağımlılığı yenerek Türkiye’yi ayağa kaldırdı.” Dernek, Cumhuriyetin “bir mucize” olduğunu belirterek, Atatürk’ün eğitim, sanayi, sağlık ve tarım devrimlerinin ülkeyi kısa sürede çağdaş bir seviyeye taşıdığını hatırlattı. “Kemalist devrim yolumuzu aydınlatıyor” Derneğin açıklamasında 1950 sonrasındaki politikalar da eleştirilerek, Atatürk’ün akıl ve bilim temelli devlet anlayışının terk edilmesinin ülkeyi fakr ü zaruret içinde bıraktığı ifade edildi: “Eğitim, sağlık, üretim, hukuk sistemi yozlaştırıldı. Yargı bağımsızlığı ve laik eğitim yok sayıldı. Ancak biz, bu ahval ve şerait içinde dahi görevimizin bilincindeyiz. Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne ulaşacağız.” “Terör örgütlerine ve bölücü zihniyete karşı uyarı” Açıklamada, bölücü terör örgütlerinin ve işbirlikçilerinin Cumhuriyetin temelini hedef aldığına dikkat çekilerek, Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası’na yönelik saldırıların asla kabul edilemeyeceği vurgulandı: “Cumhuriyete başkaldıran, Sevr’i savunan hainlerin izinden gidenler bugün yeniden sahnededir. Terör örgütlerinin açıklamaları, Lozan’ı ve Cumhuriyetimizi hedef almaktadır. Bu hain planları boşa çıkaracağız.” “Atatürk’ün yolundan asla dönmeyeceğiz” Açıklamanın sonunda, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kuruluş manifestosuna atıfta bulunularak şu ifadeler yer aldı: “Atatürk devrim ve ilkelerinin gelecekte de egemen olmasına katkıda bulunmak ve onlara bekçilik yapmak zorundayız. Bu görev bugün her zamankinden daha önemlidir.

Devrim şehidi Kubilay 94. ölüm yıldönümünde anıldı Haber

Devrim şehidi Kubilay 94. ölüm yıldönümünde anıldı

Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki’nin şehit edilişlerinin 94. yılı nedeniyle STK’lar Atatürkçü Düşünce Derneği, Birleşik KAMU-İş, Çağdaş Yaşamı Destekleme  Derneği, Memleket Sevdalıları Derneği, Yeni Kuşak Köy Enstitülüleri Derneği, 29 Ekim Kadınları Derneğinin ortak programında anma töreni düzenlendi. Yapılan ortak açıklamada; “Yüce Önder Atatürk’ün ‘en büyük eserim’ dediği ve bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimizi ve onun temel değerlerini doğrudan hedef alan eli kanlı yobaz bir grubun karşısında aşılmaz birer dağ gibi yükselen Asteğmen Kubilay ile Hasan ve Şevki adlı iki bekçimizin hunharca şehit edilişlerinin  yıl dönümünde anıyoruz Asteğmen Kubilay ve arkadaşları, büyük fedakarlıklarla kurulan Cumhuriyetimizi ve onun kuruluş felsefesinin temel taşlarından olan laikliği hedef alan karanlık güçler karşısında canlarını feda ederek ölümsüzleşmişlerdir. Bu eşsiz adanmışlık tablosu, Türk ulusunun, Cumhuriyetimizin temel değerlerini ve devrimlerini koruma azim ve kararlılığının çok açık bir ifadesidir. Aklın ve bilimin rehberliğinde çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmayı hedef alan, ilkeleri ulusumuzun ihtiyaç ve isteklerinden doğmuş olan Atatürkçü Düşünce Sisteminin esasını laiklik teşkil etmektedir. Laiklik, demokratik ve sosyal hukuk devletinin, bireysel özgürlüklerin ve insan haklarına dayalı bir sistemin varlığının ve devamının en büyük güvencesidir. Asteğmen Kubilay, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyet’in hayatiyetini tazeleyen ve kuvvetlendiren bir devrim şehidi” tanımıyla, gericiliğe ve karanlığa karşı verilen aydınlanma mücadelesinin sarsılmaz bir simgesi haline gelmiştir. Bu menfur saldırının ardından Atatürk’ün yayımladığı mesajında kullandığı şu ifadeler hepimiz için ders niteliğindedir: “Kubilay Bey şehit edilirken, mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında, ahaliden bazılarının onlara alkışla destekte bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanseverler için utanılacak bir hadisedir.” Bugün, o alkışların meyvesi olan zihniyetin etkilerini hâlâ yaşamaktayız. Karma eğitime karşı çıkan, kız çocuklarının okumasından ve kadınların iş hayatında varlık göstermesinden rahatsız olan, tarikat ve cemaatlerin kamu yaşamında etkin olmasından memnuniyet duyan bir anlayışın iktidar eliyle beslendiği bu dönemde, Atatürk’ün sözleri bir kez daha anlam kazanmaktadır. Unutulmamalıdır ki, Türkiye Cumhuriyeti ulus egemenliğine dayalı, laik ve demokratik bir yapıdır. Bu yapının korunması, ülkemizin çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmasının ve bütünlüğünü koruyarak varlığını sürdürmesinin temel koşuludur. Türk ulusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde verdiği mücadeleyle aydınlık bir geleceğin temelini atmıştır ve hiçbir karanlık güç bu yoldan geri döndüremeyecektir. Bizler, Kubilay’ın uğruna can verdiği değerleri savunmaya devam edeceğiz. Bizler, Cumhuriyet düşmanlarının ve gerici zihniyetin karşısında Kubilay gibi dimdik duracağımıza, onun hatırasını mücadelemizde yaşatacağımıza söz veriyoruz. Hiçbir baskı, tehdit ve kutuplaştırıcı politika bizleri bu yoldan döndüremeyecektir. Atatürk ve mücadele arkadaşlarından aldığımız mirası, gelecek kuşaklara en güçlü şekilde aktaracağımıza kararlıyız. Bugün hepimize düşen görev, Kubilay’ın cesaretiyle ve Cumhuriyet aşkıyla aydınlık yarınlara yürümektir. Bu anlamlı günde, başta Asteğmen Kubilay ve arkadaşları olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve onun temel niteliklerini korumak uğruna canlarını hiç tereddüt etmeden feda eden tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyor, onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Bu ülkeyi  aydınlık günlere ulaştıracağımıza olan inancımızı bir kez daha haykırıyoruz! Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın laiklik, yaşasın Mustafa Kemal Atatürk’ün ışığında aydınlanma mücadelesi!” ifadeleri kullanıldı.

“Disiplin suçu sayılması kabul edilemez” Haber

“Disiplin suçu sayılması kabul edilemez”

Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi Başkanı Gürhan Akdoğan, “TSK’dan ayırma Cezası” talebi ile Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilen teğmenlerle ilgili bir açıklama yaparak, soruşturması devam eden genç teğmenlerin yanında olduklarını belirtti. Akdoğan açıklamasında, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin genç subaylarının mezuniyet coşkusuyla Başkomutanları Büyük Atatürk’e minnet ve şükranları ile vatana, millete ve Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarını haykırmalarının disiplin suçu sayılması asla kabul edilemez… Atatürkçü Düşünce Derneği, varlık nedeni ve görevi gereği sürecin takipçisidir, Teğmenlerimizin yanındadır” dedi.  Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan’ın açıklaması: “30 Ağustos 2024 tarihinde yapılan Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrası diplomalarını alan teğmenlerin tören alanı dışında toplanıp yılların Harbiye geleneği uyarınca kılıçlarını çekerek “Askerlik Yemini” etmeleri, Laik Cumhuriyete, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine, Türk Milletinin kayıtsız koşulsuz egemenliğine, Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılıklarını belirtmeleri ve “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” seslenişini dillendirmeleri önce Cumhurbaşkanı, ardından da Milli Savunma Bakanlığı tarafından disiplin suçu olarak değerlendirilmiş, dönem birincisi Teğmen Ebru Eroğlu, Alay Kıdemlisi Teğmen İzzet Talip Akarsu ile 3 teğmenin daha “TSK’dan ayırma Cezası” talebi ile Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildikleri kendilerine tebliğ edilmiştir. “ATATÜRK’E DAİMA BAĞLI KALINMIŞTIR” Tarihin Batı Emperyalizmine karşı verilerek zafere ulaştırılan ilk ve tek Ulusal Bağımsızlık Savaşı, Mustafa Kemal Atatürk Başkomutanlığında, kadın, erkek ve çocuk topyekûn Türk Milleti’nin azim ve kararı, TBMM’nin sarsılmaz iradesi, Şanlı Türk Ordusu’nun kahramanlığı ve her rütbedeki Türk Subayının üstün komuta yeteneği ile kazanılmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri Türk Milletinin bağrından çıkmıştır ve kuruluşundan itibaren daima Atatürk’e, O’nun İlke ve Devrimlerine ve Cumhuriyet değerlerine bağlı kalmıştır. “DİSİPLİN SUÇU SAYILMASI KABUL EDİLEMEZ” Bu bilinç ve sorumlulukla hareket eden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin genç subaylarının mezuniyet coşkusuyla Başkomutanları Büyük Atatürk’e minnet ve şükranları ile vatana, millete ve Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarını haykırmalarının disiplin suçu sayılması asla kabul edilemez. “TÜRKİYE LAİK VE SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİDİR”  Anayasanın 2. Maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” denilerek Cumhuriyetin nitelikleri sayılmıştır. İfade özgürlüğü de anayasal güvence altındadır. Teğmen evlatlarımızın Atatürk’e ve kurucu değerlere bağlılık ifadeleri de bu bağlamda anayasal güvence altında olmak gerekir. “MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİ”YİZ 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenen TSK’dan ayırma cezası gerektiren haller sınırlı sayıda belirtilmiş olup Teğmenlerimizin söz konusu davranışlarının sayılan bu haller kapsamında değerlendirilemeyeceği kanun lafzından açıkça anlaşılmaktadır. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak 354 Şubemiz, 57 Temsilciğimiz ve her biri “Mustafa Kemal’in Askeri” olmakla gurur duyan 70 bini aşkın üyemizle yeni mezun teğmenlerimiz hakkında yürütülmekte olan disiplin soruşturması sonucunun hukuka, yasalara, adalete ve vicdana aykırılık teşkil etmeyeceğini ummak istiyoruz. Atatürkçü Düşünce Derneği, varlık nedeni ve görevi gereği sürecin takipçisidir, Teğmenlerimizin yanındadır.”

Başkan Akdoğan: “Terörü destekliyor ve besliyorlar” Haber

Başkan Akdoğan: “Terörü destekliyor ve besliyorlar”

Devlet Bahçeli’nin terörist başı Abdullah Öcalan’a dair sözlerini sert bir dille eleştiren Başkan Akdoğan, “Yıllardır emperyalizmin maşası olarak ülkemizi terörle uğraştıran elli bine yakın insanımızın katline ve ülkemizin milyarlarca dolar kaynağının yok edilmesine neden olan yakalandığında ve ilk sorgulamalarında yabancılar tarafından kullanıldığını itiraf eden terörist başının Gazi meclisin çatısı altında konuşturulmasını önermek akıl tutulmasının dışında siyaset kurumundaki bazılarının kişisel varlıklarını devam ettirmek üzere nerelere savrulduğunun da bir göstergesidir. Dünyanın neresinde görülmüştür ki bir devlet bir teröristle anlaşıp mecliste konuşması sağlanmıştır. Bize demokrasi dersi veren ABD ve AB’nin emperyal devletleri İşid lideri Ebubekir el -Bağdadi, El kaide lideri Usame Bin Ladin ve Boko Haram lideri Muhammed Yusuf ile görüşüp meclislerine terörü sonlandırmak üzere davet ettiler mi?” dedi. “TERÖRÜ DESTEKLİYOR VE BESLİYORLAR”  Hakkari’de Şemdinli’de Çukurca’da, Ankara Kızılay’da, İstanbul Taksim’de ve ülkemizin daha pek çok yerinde çok sayıda şehit verildiğini hatırlatan ADD Bursa Şube Başkanı Akdoğan, “Terörist başının Meclis’te konuşma yapması çağrısının üzerinden daha 24 saat geçmeden Ankara’nın göbeğinde TUSAŞ eli kanlı teröristlerin hedefindeydi. Beş şehit verdik. Türkiye’deki terörün rastlantı olmadığını ve bu terörün arkasında ciddi bir projenin var olduğunu tekrar değerlendirdim. Terörü yapanlar ne için yaptıklarını çok iyi biliyorlar. Terör karşısında atılması gereken adımların ne olduğu açıkça biliniyor olmasına rağmen; birçok emperyalist ülke ve onların içerideki işbirlikçileri, terörle mücadele konusunda Türkiye’nin yanında olmak yerine terörü destekliyor ve besliyorlar” açıklamasını yaptı. “BOP’A HİZMET EDEN GAFLET VE DELALET ADIMLARI…” Tüm bu gelişmelerin Anadolu’daki barışı ve birlikteliği bozmaya çalışanların Lozan’ı kaldırıp Sevr-i yeniden hortlatma girişimleri olduğunu ifade eden Gürhan Akdoğan,  “Hepsi, Batı emperyalizminin 100 yıldır milim sapmadan izlediği “Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni güdümünde Orta Doğu Tipi bir Din Devleti’ne dönüştürerek bölme” ham hayaliyle günümüz Sevr’i olarak gündeme soktuğu, Üniter Ulus Devletimizi yok etme amacı haritası ile sabit BOP’a hizmet eden “gaflet ve dalâlet…” adımlarıdır. Atatürkçü Düşünce Derneği, adını taşıdığı Büyük Atatürk’ten ve devrim şehidi kurucusu Prof. Dr. Muammer Aksoy’dan aldığı görev talimatı ve varlık nedeni gereği demokratik ve hukuki tüm haklarını kullanarak BOP’a geçit vermemek için olanca gücüyle mücadele etmek, emperyalizmi ve işbirlikçilerini yine hüsrana uğratmak azim ve kararındadır” dedi. “YA İSTİKLAL YA ÖLÜM” Başkan Akdoğan açıklamasının sonunda “Bütün antiemperyalist, yurtsever, Atatürkçü kurum ve kuruluşları, demokratik kitle örgütlerini, siyasi partileri ve tüm yurttaşlarımızı bu Müdafaa-i Hukuk mücadelemize katılmaya çağırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Parolamız tektir ve değişmez: ya istiklâl ya ölüm!” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.