SON DAKİKA
Hava Durumu

#Avrupa

Söz Bursa - Avrupa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Citroën’e Avrupa’dan prestijli ödül: C3 Aırcross zirveye yerleşti! Haber

Citroën’e Avrupa’dan prestijli ödül: C3 Aırcross zirveye yerleşti!

Otomotiv dünyasında konforu yeniden tanımlayan Citroën, C3 Aircross modeliyle AUTOBEST Conquest 2026’da önemli bir başarıya imza atarak Avrupa’nın “En Kullanıcı Dostu Otomobili” unvanının sahibi oldu. Yenilikçi yaklaşımı, yüksek konfor seviyesi ve erişilebilir mobilite çözümleriyle öne çıkan C3 Aircross, hem jüri değerlendirmelerinde hem de tüketici nezdinde güçlü bir karşılık buldu. AUTOBEST tarihinde ilk kez hayata geçirilen halk oylamasıyla kullanıcıların da sürece dahil olması, C3 Aircross’un geniş kitleler nezdindeki başarısını pekiştirdi. Ocak–Mart 2026 döneminde Avrupa genelinde gerçekleştirilen online oylamada halk oyları toplam sonucun yüzde 50’sini oluşturdu. 28 Mart’ta düzenlenen AUTOBEST Conquest Show’da açıklanan sonuçlarla birlikte Citroën, kullanıcı odaklı mobilite vizyonunu uluslararası alanda bir kez daha tescillemiş oldu. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Citroën Marka Direktörü Bora Duran, “C3 Aircross’un AUTOBEST Conquest 2026’da bu prestijli ödüle layık görülmesi, Citroën olarak kullanıcı odaklı yaklaşımımızın ve erişilebilir mobilite vizyonumuzun güçlü bir göstergesi. Bu başarı, aynı zamanda Citroën’in yenilikçi ürün stratejisinin ve müşteri beklentilerini doğru analiz eden yaklaşımının da önemli bir sonucu. Yeni dönemde de konforu, teknolojiyi ve ulaşılabilirliği bir arada sunan modeller geliştirmeye devam edeceğiz. Türkiye’de de büyük ilgi gören C3 Aircross’un kazandığı bu global ödülün son derece hak edilmiş bir başarı olduğunu ve rüştünü yeniden ispatlamış olmasından büyük gurur duyduğumuzu belirtmek isterim” dedi. Kullanıcı odaklı başarı 2001 yılında kurulan AUTOBEST, 25. yılında hayata geçirilen AUTOBEST Conquest formatı ile sektör ile kullanıcıları daha da yakınlaştırıyor. 32 Avrupa ülkesinden bağımsız otomotiv gazetecilerinden oluşan jüri, fiyat, ulaşılabilirlik, servis ağı, yedek parça bulunabilirliği, tasarım, çok yönlülük ve teknoloji gibi 13 temel kriter üzerinden değerlendirme yaptı. Kullanıcı dostu yaklaşımıyla öne çıkan C3 Aircross, pratik çözümleri ve günlük yaşamı kolaylaştıran özellikleri sayesinde AUTOBEST “En Kullanıcı Dostu Otomobili” kategorisinde birinciliği elde etti. Bu çift yönlü değerlendirme hem uzman görüşlerini hem de gerçek kullanıcı deneyimlerini yansıtarak ödülün değerini daha da artırdı. Konfor, teknoloji ve erişilebilirlikte yeni referans noktası Türkiye’de hibrit ve tamamen elektrikli versiyonlarıyla sunulan C3 Aircross, Plus ve Max donanım seçenekleriyle geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor. Hibrit versiyonda sunulan 7 kişilik oturma düzeni esnek kullanım avantajı sağlarken, tamamen elektrikli ë-C3 Aircross ise farklı menzil seçenekleriyle günlük kullanımda pratik ve sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Citroën’in konfor odaklı DNA’sını yansıtan modelde, C-Zen-Lounge® konsepti, Head-Up Display, Advanced Comfort® koltuklar ve çift kademeli hidrolik süspansiyon sistemi gibi özellikler yer alıyor. Bu donanımlar hem şehir içi hem uzun yolculuklarda üst düzey konfor ve akıcı bir sürüş deneyimi sunuyor. Ayrıca 10,25 inç dokunmatik ekranlı yeni nesil bilgi-eğlence sistemi ve gelişmiş sürüş destek teknolojileri, modern kullanıcıların güvenlik ve bağlantı beklentilerini karşılıyor. Model, 145 HP güç üreten 48V hibrit sistemi ve 83 kW’lık elektrikli motor seçenekleriyle performans ve verimliliği dengeli şekilde bir araya getiriyor. Ayrıca 100 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde elektrikli versiyon, kısa sürede yüksek şarj seviyelerine ulaşarak kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyor. AUTOBEST Conquest 2026’da elde edilen bu önemli başarı, Citroën’in kullanıcı ihtiyaçlarını odağına alan yaklaşımını ve yenilikçi ürün stratejisini bir kez daha tescilliyor. Markanın konfor, teknoloji ve erişilebilirlik üzerine kurulu DNA’sı, C3 Aircross ile daha geniş kitlelere ulaşmaya devam ediyor. Citroën, elektrikli ve hibrit mobilite çözümlerine yaptığı yatırımlarla sürdürülebilir ulaşımın geleceğine yön verirken, kullanıcılarına her koşulda konforlu ve yenilikçi bir sürüş deneyimi sunmayı sürdürüyor. AUTOBEST Conquest 2026’da Avrupa’nın “En Kullanıcı Dostu Otomobili” seçilen C3 Aircross hakkında detaylı bilgiye ise citroen.com.tr websitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

İran’dan ABD’ye uyarı: "ABD’li askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacak" Haber

İran’dan ABD’ye uyarı: "ABD’li askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacak"

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD’nin İran’a yönelik kara harekatına hazırlandığı iddiaları için, "ABD’li komutan ve askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacaktır. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz, bu tehdidin hayata geçirilmesi halinde ordunuzun çöküşü için anbean beklemektedir" dedi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik kara harekatı ve işgal tehditlerine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Zülfikari, "ABD Başkanı, hiç şüphesiz Epstein dosyalarındaki geçmişi ve terör örgütü Mossad’ın baskısıyla siyonist rejimin başbakanının İran’a karşı yürütülen savaş ve saldırı sürecinde bir oyuncağı haline gelmiştir. Dünyanın en yalancı başkanlarından biri olarak tanınan Trump’ın ortaya koyduğu söylemlerinin temeli yoktur ve asla güvenilir değildir. Ne yazık ki ABD yönetimi, ordusunun komutasını, hatalı ve tehlikeli kararlarıyla ABD ordusunu adeta bir ölüm bataklığına sürükleyen birine teslim etmiştir" diye konuştu. "ABD ASKERLERİ BÖLGEDE HER GÜN ÖLÜMLE KARŞI KARŞIYA" ABD askerlerinin sahadaki durumuna ilişkin de değerlendirmede bulunan Zülfikari, "ABD askerleri bölgede her gün ölümle karşı karşıya kalıyor. Yok edilen üslerden kaçan askerler, korkudan bölgedeki sivil ve ekonomik merkezlere sığınıyor, ancak orada da hedef alınıyor. ABD’li üst düzey komutanlar ise savaş alanından binlerce kilometre uzakta, cephedeki askerlerden direnç bekliyor. Trump bir gün savaş söylemleriyle gündem oluşturuyor, aynı gün geri adım atıyor. Bir yandan müzakereden söz ederken, saatler sonra savaş kararı alıyor. Bu dengesiz ve yalancı kişi, ABD halkına, Avrupa’ya ve özellikle Orta Doğu ülkelerine büyük zararlar verdi. ABD Başkanı yalnızca güç dilinden anlıyor" ifadelerini kullandı. "İŞGAL YALNIZCA HAYAL, SONUCU AĞIR OLUR" ABD’nin İran’a yönelik muhtemel bir kara harekatına ilişkin sert ifadeler kullanan İbrahim Zülfikari, "Trump’ın İran topraklarına yönelik kara harekatı ve işgal tehditleri yalnızca bir hayaldir. Biz uzun süredir böyle bir adımı bekliyoruz. İşgal ve saldırının sonucu, saldırganlar için yalnızca aşağılayıcı bir esaret ve ağır bir yenilgi getirecek, ABD’li komutan ve askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacaktır" şeklinde konuştu. "ABD halkı bunun bedelini ağır öder" ABD yönetimine çağrıda bulunan Zülfikari, "ABD ordusunun komutanları ve yöneticileri İran tarihine bakmalı ve bu halkın işgalcilere nasıl karşılık verdiğini görmelidir. Dengesiz bir başkanın yanlış kararları yüzünden askerlerini esaret ve ölüme sürüklememelidir. Aksi halde bunun bedelini ABD halkı ağır şekilde ödeyecektir. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz, bu tehdidin hayata geçirilmesi halinde ordunuzun çöküşü için anbean beklemektedir" dedi.

Bursa’nın "Küçük Venedik"i sezonu açtı! Gölyazı’da sular 10 yılın zirvesinde Haber

Bursa’nın "Küçük Venedik"i sezonu açtı! Gölyazı’da sular 10 yılın zirvesinde

Avrupa'nın en güzel kasabaları arasında gösterilen, "Küçük Venedik" olarak nitelendirilen Bursa'nın Uluabat Gölü'ne kıyı Gölyazı Mahallesi, turizm sezonunu açarken, eksiklerinin giderilmesini bekliyor. Uzun yıllar şubat ayı yağış ortalaması metrekareye 75 kilogram olan Bursa'da bu yıl kar ve yağmur yağışları iyi oldu. Şubatta Bursa metrekareye 129 kilogram yağış alırken, Uludağ'da 107, Karacabey 95 ve Mustafakemalpaşa ise 106 kilogram oldu. "YAŞAYAN GÖL" Yağmurların ve eriyen karların etkisiyle baraj ve göllerdeki doluluk oranları arttı. "Uluslararası Yaşayan Göller Ağı"na dahil ve "Türkiye'de Yaşayan Göl" ünvanına sahip tek göl olan Uluabat Gölü de yağışlardan nasibini aldı. Göl sularının, 10 yıldır görülmedik şekilde yükselmesi turizm merkezi olan Gölyazı'nın sokaklarını, evlerini ve bazı kafelerini su altında bıraktı. Yükselen sularla yine "Küçük Venedik" benzetmesi yapılan Gölyazı Mahallesi, turizm sezonunu açtı. Bu yıl kayıkla gezintiye çıkanlar, meşhur köprüsünün altından geçebilecek, kıyı kesimlerde dolaşabilecek, su seviyesi yükselen ve genişleyen gölde unutulmadık bir gün yaşayabilecek. ONBİNLERCE KİŞİ GELİYOR AMA SAĞLIK MERKEZİ YOK Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Ramazan Bayramı ile turizm sezonunu açtıklarını belirterek, "Küçük Venedik"in ziyaretçi ağırlamaya başladığını söyledi. Bu yıl su seviyesinin yükselmesi dolayısıyla yerli ve yabancı turist sayısında artış beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, şöyle konuştu: "Turistlerin tam istediği gibi oldu Uluabat Gölü ve kıyı mahallemiz Gölyazı. Ama eksiklerimiz çok. Kıyı Kanunu'na yönelik düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Gölyazı‘ya baştan aşağı bir el değmesi lazım. Sahil düzenlemesi yapıldı ama Anıtlar Kurulu durdurdu. Taşlar orada kaldı. Turistik mahalleyiz, haftada 50-100 bin ziyaretçi geliyor ama sağlık merkezi yok, doktor yok, iğne yapacak hemşire yok, acil durumda müdahale edecek sağlık çalışanı yok." "Gezintiye çıkan hayran kalacak" Cihanoğlu, Avrupa'nın en güzel kasabalarından biri olarak gösteriliyor ama bir cemiyet yapacak yerlerinin olmadığını vurgulayarak, "Mahalle halkının bile başını sokacak yeri yok. Ağlayan Çınar'a el değmesi lazım, çünkü bizim için çok önemli, bakımı yok" dedi. Eksiklerin gelecek turistlerle ilgili olmadığına dikkati çeken Cihanoğlu, "Gölümüz gezintiye iç olmadığı kadar uygun. Şimdi köprü altından çadırlı kayıklar geçemez ama biraz sular çekilince o da olacak. Suyumuz temizlendi, kayıkların gidemeyeceği yer yok. Gezintiye çıkan hayran kalacak. Gölyazı'yı, Küçük Venedik'i merak edenleri bekliyoruz" dedi.

Tofaş’tan 386 milyon Euro’luk dev yatırım! Bursa, Dünyanın ticari araç üssü oluyor Haber

Tofaş’tan 386 milyon Euro’luk dev yatırım! Bursa, Dünyanın ticari araç üssü oluyor

Türkiye otomotiv sanayinin köklü kuruluşu olan ve bu yıl kuruluşunun 58. yılını kutlayan Tofaş, yerli otomotiv sanayisinin ihracat pazarlarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Tofaş, daha önce Doblo ile gerçekleştirdiği ABD ihracatına, K0 kodlu orta boy hafif ticari araç ürün grubu ile kaldığı yerden devam edecek. Bu kapsamda Tofaş Fabrikası’nda 2032 yılına kadar üretilecek olan yeni K0 model ailesinin, 2027 yılında Ram ProMaster City ismiyle ABD’ye ihracatına başlanacak. 230 bin adedi Kuzey Amerika yolcusu Ram ProMaster City ile Kuzey Amerika ihracatına yeniden başlamaya hazırlandıklarını söyleyen Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, “Bu ihracat, Türk otomotiv sanayisinin Kuzey Amerika pazarındaki varlığını güçlendirmesi açısından önemli bir adım. Ülkemiz otomotiv sanayi ve Tofaş adına mutlu ve gururluyuz” dedi. Bu yıl üçüncü çeyrekte K9 model ailesinin yeniden Tofaş’ta üretimine başlayacaklarını da hatırlatan Cengiz Eroldu, “Üretimine başladığımız K0 ürün ailesinde toplam 386 milyon Euro’luk yatırım yapıldı. 2032 yılına kadar yaklaşık 1 milyon adetlik üretim planladığımız K0 projesinin 230 bin adedini 2027 yılından itibaren Kuzey Amerika’ya ihraç edeceğiz” diye konuştu. Dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyoruz Tofaş’ın üretim hacmi ve çeşitliliğini artırarak Stellantis Fabrikaları arasındaki güçlü konumunu daha da üst seviyeye taşıyacağını ve ihracat pazarlarını genişleteceklerini söyleyen Eroldu: “Üretim ve Ar-Ge yetkinliklerimizi daha geniş pazarlara ulaştırmaktan mutluluk duyuyoruz. K9 ve K0 projelerimizle, ülkemizin hafif ticari araç üretim üssü olma iddiasını destekliyoruz. Türkiye’nin ticari araç üretiminde Avrupa’daki lider konumunu güçlendirmesine katkı sağlıyor olmaktan ayrıca gurur duyuyoruz. Tofaş, Stellantis’in önde gelen üretim ve Ar-Ge merkezlerinden biri konumundadır. Şirketimiz, iç pazara üretim yapan bir yapıdan, dünya pazarları için ürün geliştiren ve bu ürünleri global ölçekte ihraç eden bir yapıya dönüşmüştür. Yıllar içerisinde geliştirdiğimiz modellerimizle pek çok başarıya imza attık. Küresel pazarlar için bir üretim ve Ar-Ge merkezi olmamız, son yıllarda hayata geçirdiğimiz projelerin başarılarıyla birleşerek Türkiye’de önemli üretim ve ihracat adetlerine ulaşmamızı sağladı. K0 projesiyle Kuzey Amerika pazarına yeniden ihracat yapmaya başlayacağız. Daha önce Doblo ile bu tecrübeyi yaşamıştık. Bugün ise çok daha deneyimli ve güçlü bir şekilde bu büyük pazar için yeniden üretim yapacağız” dedi 1.6 litrelik turbo motor 166 HP gücünde Kuzey Amerika pazarına Ram ProMaster City ismiyle sunulacak ve Tofaş tarafından üretilecek yeni orta boy hafif ticari van, 1.6 litrelik dört silindirli turbo beslemeli motorla yollara çıkacak. 166 HP güç ve 221 lb-ft tork üreten motor, gücünü 8 ileri otomatik şanzıman aracılığıyla ön aksa aktarıyor. Güvenlik teknolojileri arasında otomatik acil frenleme destekli çarpışma uyarısı, sürücü dikkat uyarısı ve yan perde hava yastıkları yer alıyor. 4,7 metreküp taşıma hacmi ve 2,82 metre uzunluğundaki yükler için sunduğu geniş yükleme zemini sayesinde araca iki standart ABD paleti arka arkaya yerleştirilebiliyor.

Bursa Berlin’de Dünyayı selamladı: Yeşil Bursa projesi ve Kadın kooperatifleri Dünya sahnesinde! Haber

Bursa Berlin’de Dünyayı selamladı: Yeşil Bursa projesi ve Kadın kooperatifleri Dünya sahnesinde!

Bursa Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en prestijli turizm fuarlarından olan 'ITB Berlin’de Bursa standıyla yer alarak kentin tarihi ve kültürel mirası ile gastronomisini Avrupa’ya tanıttı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in öncülük ettiği Green Bursa (Yeşil Bursa) projesi kapsamında ilk üçe giren kadın dernekleri ve kooperatifleri de Good Travel Alliance-Green Destinations etkinliğinde sertifika aldı. Turizm sektörünün lider fuarı konumunda olan ve 1966 yılından bu yana düzenlenen Berlin Turizm Fuarı (ITB 2026) 160’tan fazla ülkeden 6.000’e yakın firmanın katılımıyla gerçekleştirildi. Fuar kapsamında iş dünyası, bilim ve siyaset çevrelerinden yaklaşık 400 üst düzey konuşmacı dört sahnede ve 17 tematik başlık altında bir araya getirildi. Fuara Türkiye’den 144 kurum ve kuruluş katılırken, Türk turizmciler Türkiye’nin potansiyelini hem ziyaretçilere hem de sektör temsilcilerine aktardı. Fuarda birçok kamu ve özel kurum temsilcisi de hem yöresel hem de ulusal kimlikte öne çıkan çalışmalarını ve ürünlerini tanıtma fırsatı buldu. BERLİN TURİZM FUARI'NDA YOĞUN TEMASLAR ITB Berlin 2026’da Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin standı da büyük ilgi gördü. ‘Her Gülümseme Bir Hikâye Anlatır’ kampanyasıyla organizasyonda yer alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in liderliğindeki heyet, 3-5 Mart tarihleri arasında yerli ve yabancı sektör temsilcileriyle bir araya gelerek Bursa’nın turizm potansiyelini anlattı. Fuardaki diğer firmaların stantlarını da gezen Başkan Mustafa Bozbey, birebir görüşmeler gerçekleştirerek yapılabilecek iş birliklerini konuştu. Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Okan Özoğul’u ve Türk-Alman İşverenler Derneği Başkanı Remzi Kaplan’ı da ziyaret eden Başkan Mustafa Bozbey, yapılabilecek iş birlikleri hakkında fikir alışverişinde bulunurken Bursaspor forması ve atkısı hediye etti. YÖRESEL LEZZETLER TANITILDI Öte yandan Good Travel Alliance iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yeşil Bursa Sertifikasyon Sistemi’ kapsamında sertifika alan Bursalı kadın kooperatifleri de organizasyonda yerini aldı. Bursa’nın kültürel zenginlikleri ve turizm potansiyeli hakkında bilgilendirmenin de yapıldığı stant, etkinlik boyunca yoğun ilgi gördü. Standda ikram edilen yöresel lezzetler de ziyaretçilerin damak zevkine hitap etti. "Amacımız Bursa'da geceleme sayısını artırmak" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, hem Bursa'yı hem de Bursa'nın farklı yönlerini yerli ve yabancı misafirlere tanıtmak için fuara katıldıklarını söyledi. Aynı zamanda katılan diğer firmaları da gözlemleyerek standlarda nelerin yapıldığını, turizmle ilgili nelerin öne çıkarıldığını görme fırsatı bulduklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, çok verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Bursa’nın 8500 yıllık tarihi birikimini, turizm potansiyelini, coğrafi ve kültürel değerlerini ve gastronomisini daha fazla tanıtmak istediklerinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa'ya daha fazla turistin gelmesi, Avrupalı turistlerin Bursa'ya daha farklı ve olumlu bakış açısı geliştirmeleri amacıyla çaba gösteriyoruz. Amacımız Bursa'da geceleme sayısını artırmak. Hem ikna ederek hem de güven vererek dünyanın her yerinden insanları Bursa'da ağırlamak istiyoruz" dedi. "AVRUPA'DAKİ GÜZEL İNSANLARI BURSA'YA BEKLİYORUM" Büyükşehir Belediyesi olarak geliştirdikleri Green Destination projelerine de dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, projeye 20 civarında kadın derneğinin müracaatta bulunduğunu, kriterlere uyan ilk üç kooperatifin yetkililerini fuara getirdiklerini anlattı. Bursa gastronomisine kattıkları el emeği ürünleri yerli ve yabancı konuklara tanıttıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa gastronomisi birçok yerden çok daha üstün, iyi ve nitelikli. Kadın kooperatifleri de kendi ürünlerini tanıtarak turizm elçisi olarak misafirleri Bursa’ya davet ediyorlar. Avrupa'daki güzel insanları Bursa'ya bekliyorum" diye konuştu. Bursa standına Türk ve Almanlardan yoğun ilgi Berlin’de yaşayan Bursalı bir ziyaretçi, fuarı gezdiğini ve Bursa standını görünce çok mutlu olduğunu belirterek, "Yeşil Bursa’yı görünce çok duygulandım. Burada görmek bize ayrı bir heyecan katıyor" dedi. Daha önce Türkiye’de bulunduğunu ancak Bursa’ya gitme fırsatı bulamadığını belirten Alman kadın ziyaretçi, standda tattığı lezzetleri beğendiğini söyledi. Alman erkek ziyaretçi ise Türkiye gastronomisini bildiğini ve Bursa standında ürünlerin lezzetli olduğunu belirtti. BURSA'NIN TERMAL YÖNÜ ANLATILDI Etkinlik kapsamında Avrupa Tarihi Termal Şehirler Ağı (EHTTA) tarafından düzenlenen ‘Avrupa’nın termal kentleri geleceğine yatırım yapıyor’ paneline de Bursa Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Turizm Danışmanı Arzu Kutucu Özenen, konuşmacı olarak katıldı. Başkan Mustafa Bozbey, programın sonunda konuşmacılara Bursa’yı tanıtıcı hediyeler verdi. Bursalı kadınlar dünya sahnesine çıktı ITB Berlin Fuarı kapsamında çok sayıda ülkeden katılımcının yarıştığı ve en değerli projelerin ödüllendirildiği Green Destinations/Good Travel etkinliği de düzenlendi. Etkinlikte Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in öncülük ettiği Green Bursa (Yeşil Bursa) projesi kapsamında sertifika almaya hak kazanan ve ilk üçe giren Zeyniler Çalıkuşu Kooperatifi, Cumalıkızık Koperatifi ve Nilüfer Çamlıca Kadın Derneği de sahneye çıktı. "BURSA'YA DAVET EDİYORUZ" Yeşil Bursa Sürdürülebilirlik Sertifikası sürecinin öncüsü Seden Bozbey, törende yaptığı konuşmada, turizmin artık yalnızca ekonomik büyümeyle değil, sosyal ve çevresel etkisiyle de ölçüldüğünü vurguladı. Bursa’nın bu dönüşümü izleyen değil, yön veren bir şehir olduğunu ifade eden Seden Bozbey, "Kente özgü olarak geliştirilen Green Bursa modeli sadece bir sertifika sistemi değil. Yerel üretimi güçlendiren, kadın emeğini görünür kılan ve kültürel mirası koruyan bütüncül bir sürdürülebilirlik yaklaşımıdır. Süreç özellikle kadın dernekleri ve kooperatiflerle başlatıldı. ‘Sürdürülebilirlik sahada başlar’ mesajı paylaşıldı. Kadın örgütlerinin üretim, dayanışma ve yerel kalkınma temelli çalışmaları, Bursa’nın sürdürülebilir turizm dönüşümünün lokomotifidir. Uluslararası turizm profesyonellerini Bursa’ya davet ediyoruz. Turizmin geleceği, iş birliği, etik değerler ve kapsayıcılıkla inşa edilecektir. Bursa, bu dönüşüme hazır ve bu değişime öncülük etmeye kararlı" dedi.

Bakan Gürlek’ten sosyal medya uyarısı: "Yorum yapanın kimliği belli olacak." Haber

Bakan Gürlek’ten sosyal medya uyarısı: "Yorum yapanın kimliği belli olacak."

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasa dışı bahis ve uyuşturucuyla mücadelenin ülke genelinde kesintisiz sürdürüleceğini belirterek, "Bu konuda kararlılığımız 81 ilde devam edecek" dedi. Bakan Gürlek, yasa dışı bahis, uyuşturucu, sosyal medya hesaplarına kimlik doğrulaması, FETÖ ile mücadele ve ALO Adalet hattı dahil birçok konuda açıklamalarda bulundu. Suçla mücadelenin tavizsiz ve kesintisiz süreceğini vurgulayan Gürlek, özellikle gençleri hedef alan suç ağlarına karşı yürütülen yasa dışı bahis ve uyuşturucu operasyonlarının 81 ilde kararlılıkla süreceğini söyledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde yasa dışı bahisle "sonuna kadar" mücadele ettiğini ifade eden Gürlek, "Bu konuda çok büyük operasyonlarımız oldu. Yasa dışı bahis sistemini çözdük. Bu bahis şirketleri sürekli olarak dolandırıcılıkta olduğu gibi yöntem değiştiriyorlar. Yasa dışı bahiste de aynı yöntem takip ediliyor. Ancak bu konuda kararlıyız" dedi. "DOĞRULANMAYAN HESAPLAR İÇİN BTK DEVREYE GİRECEK" Sosyal medya alanında yürütülen düzenleme çalışmalarına da değinen Gürlek, "Sosyal medyayla ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Aile Bakanlığımız ile bu konuda da yakın temas içerisindeyiz ve birlikte bu çalışmamızı yöneteceğiz" diye konuştu. Yasanın Meclis'ten geçmesinin ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) devreye gireceğini belirten Gürlek, doğrulanmayan hesaplara süre tanınabileceğini ifade ederek "Yasanın Meclisten geçmesinin ardından devreye BTK girecektir. Söz konusu hesaplara bir süre verilecektir. O süre içerisinde doğrulamalar yapılabilir" diye konuştu. "SOSYAL MEDYADA BİR ŞAHIS YORUM YAPACAKSA KİMLİĞİ BELLİ OLACAK" Kimlik doğrulamanın esas olacağını vurgulayan Gürlek, "Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak" değerlendirmesinde bulundu. Cezai sorumluluk vurgusu yapan Gürlek, "Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medyayla ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum" ifadelerini kullandı. "SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK TANIMINI DA DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUZ" Son dönemde kamuoyunu meşgul eden ‘suça sürüklenen çocuk' kavramının 12. Yargı Paketi'nde ele alınacağını vurgulayan Bakan Gürlek, "Suça sürüklenen çocukla ilgili 12. Yargı Paketi'ne bir ekleme çalışması yapacağız. Bu konuyu Aile Bakanlığımız ile birlikte istişare halinde olarak yürüteceğiz" diye konuştu. Çalışmaların takvimine ilişkin bilgi veren Gürlek, "Özellikle bu konuda hızlanarak yaza kadar bunu yüce Meclisimize getirmeyi planlıyoruz. Suça sürüklenen çocuk tanımını da değiştirmek istiyoruz. Avrupa'da özellikle suça sürüklenen çocuk tanımında bulunan kişilerin yaşları on. Bu konularda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "BİZ KESİNLİKLE SOKAK ÇETELERİNE GÖZ AÇTIRMAYACAĞIZ" Suç örgütleri ve sokak çetelerinin kanuni boşluklardan yararlanıp bunu istismar ettiğini vurgulayan Bakan Gürlek, "11'inci Yargı Paketi'nde bu alanda bazı düzenlemeler yapıldı. 12'nci Yargı Paketi hazırlıkları ise devam ediyor" diye konuştu. Atlas ve Minguzzi cinayetleri sonrasında acılı aileleri aradığını anlatan Gürlek, "Çocuk kavramını ele almamız gerekiyor. Ceza hukukumuz bakımından 12-18 yaş aralığındaki çocukların cezai sorumlulukları var. İşte bizim ceza kanunumuzda 12-15 yaş grubu var, bir de 15-18 yaş grubu var. Bunlarla ilgili çalışacağız. Biz kesinlikle sokak çetelerine göz açtırmayacağız" dedi. "FETÖ İLE MÜCADELEYE KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ" Konuşmasında terörle mücadelede kararlılık mesajı veren Adalet Bakanı Gürlek, "FETÖ ile mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu konuda herhangi bir gevşeme asla söz konusu olamaz" dedi. "'ALO ADALET' HATTINI KURACAĞIZ, PİLOT BÖLGE İSTANBUL OLACAK" Vatandaşın yargı kurumlarına erişimini kolaylaştırmak ve yaşadığı sorunlara hızlı çözüm bulabilmesi amacıyla ‘Alo Adalet' hattının kurulacağını vurgulayan Gürlek, pilot uygulamanın İstanbul'da başlatılacağını söyledi. Bakan Gürlek, "Alo Adalet hattını kuracağız. Pilot bölge İstanbul olacak. Vatandaş ya adliyeyi ya da Alo Adalet hattını arayacak. Yapay zekâ destekli bir çalışma yürüteceğiz. Nerede ne eksiklik var ise bununla ilgili yapay zekâdan da destek alarak bu hattın verimli çalışmasını sağlayacağız. Vatandaşlarımız Alo Adalet hattına ulaşacak. Bu telefonla da olabilir, e-maille de olabilir, aynı şekilde CİMER üzerinden de olabilir" diye konuştu.

Nüfus alarmı verildi! Erdoğan: "Aile yapısını korumak için teyakkuz halindeyiz" Haber

Nüfus alarmı verildi! Erdoğan: "Aile yapısını korumak için teyakkuz halindeyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa'nın savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vaktinin çoktan geldiğini belirterek, "Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayarak, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Muhtemel bir İran-ABD savaşının kimseye bir şey kazandırmayacağını, aksine bölgenin kaybedeceğini söyleyen Erdoğan, gelen davet üzerine Türkiye'nin Gazze Barış Kurulu toplantısına katılacağını da belirterek, Gazze meselesinin insanlığın vicdan sınavı olduğunu ifade etti. "GÖRÜŞMELERİMİZDE TİCARET, YATIRIMLAR, SAVUNMA SANAYİİ, ÖZELLİKLE ENERJİ, ULAŞIM VE DAHA BİRÇOK KONUYU DEĞERLENDİRDİK" Etiyopya'nın Afrika'nın önde gelen devletlerinden biri olduğunu ve yaklaşık 11 yıl aradan sonra ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerimizde ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik. 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için gerekli adımları ele aldık. Türk yatırımlarının artırılması konusundaki fırsatlara değindik. Ekonomi ve enerji alanlarında belgelere imza attık. Biliyorsunuz Etiyopya, Afrika'daki uçuşlar için önemli bir bağlantı merkezi konumunda. Bu sebeple büyük bir havalimanı projesini ilerletiyorlar. Biz de Türkiye olarak firmalarımızın bu projeye katkı sağlayabileceklerini düşünüyoruz. Etiyopya, Afrika Boynuzu tabir edilen ve stratejik önemi haiz, bölgenin de en büyük ülkesi. Gerek köklü devlet geleneği gerek 130 milyonu bulan nüfusuyla büyük potansiyele sahip. Afrika Teşkilatı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarına ev sahipliği yapan Addis Ababa, Afrika kıtasının diplomasi başkenti olarak adlandırılıyor. Sahra Altı Afrika'daki en eski büyükelçiliğimizin 1926 yılında Addis Ababa'da açılması, Cumhuriyetimizin geçmişinde bu kadim şehri Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin kalbine yerleştirdiğini gösteriyor" diye konuştu. "BİRLİKTE GÜZEL İŞLERE İMZA ATTIK, İNŞALLAH BUNDAN SONRA DA ATACAĞIZ" Etiyopya'nın birçok önemli toplantıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki yıl da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yine Addis Ababa'da düzenlenecek. Biz de inşallah kasım ayında yapacağımız bu Taraflar Konferansı'na dair tecrübelerimizi Etiyopyalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Dolayısıyla şayet Afrika'daki potansiyeli değerlendirmek istiyorsak, hiç şüphesiz bunun yollarından biri Etiyopya'dan geçmektedir. Ankara sürecinden hatırlayacağınız üzere Etiyopya ile ortak mesai yapma alışkanlığımız zaten var. 2024 Aralık ayında kabul edilen Ankara Bildirisi ile Etiyopya ve Somali arasında güvenin pekiştirilmesini sağladık. Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız" ifadelerini kullandı. "BİZ, AFRİKA'DAKİ MESELELERE ÇIKAR ODAKLI, TARAFGİR BİR GÖZLE BAKMADIK, BAKMIYORUZ" Türkiye'nin dünya üzerinde hiçbir ülkeye sömürgecilik anlayışı ile yaklaşmadığının altını çizen Erdoğan, "Milletçe tarihimizin hiçbir döneminde bizler sömürgeci olmadık. Afrika'daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük. Bugün kıtada gözlerin ülkemize çevrilmesinin temelinde işte bu tertemiz sicilimiz vardır. Karşılıklı saygı ve eşit ortaklık, bizim Afrika politikamızın esasıdır, pusulasıdır, değişmez ilkesidir. Biz, Afrika'daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz. Ülkemize yönelik bu bakış açısı bizim insani diplomasimizin, barış diplomasisi adımlarımızın başarısında da etkili. Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Türkiye böylesi bir barış tesis etmeye muktedir midir? Muktedirdir evelallah, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Çok şükür yalnız da değiliz. Sözümüz de, sesimiz de artık çok daha güçlü" açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE MEZUNLARI AFRİKA'NIN BİRÇOK ÜLKESİNDE SİYASETTEN İŞ DÜNYASINA, AKADEMİDEN SİVİL TOPLUMA HER ALANDA AKTİF GÖREVLER ÜSTLENİYOR" Afrika ile ilişkileri geliştirmek, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere her alanda iş birliğini ileriye taşımanın gayreti içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, "Kıtadaki büyükelçilik sayımızı biliyorsunuz 44'e çıkardık. İktidarı devraldığımız zaman bu sayı 12 idi. Ankara'da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği şu anda faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler, Afrika'da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci şu anda eğitim alıyor. Türkiye mezunları Afrika'nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor" dedi. "TAM ENTEGRASYONA DAİR ADIMLARI ANBEAN TAKİP EDİYORUZ" Terörsüz Türkiye hedefine doğru dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye'ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye'de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır" diye konuştu. "İRAN'I HEDEF ALAN YENİ BİR SAVAŞ KİMSEYE BİR ŞEY KAZANDIRMAZ, AKSİNE BÖLGEMİZ KAYBEDER" Bir gazetecinin "Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz son durumu?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran ile ABD arasındaki sorunlar diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran'ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı. "BARIŞ KURULU TOPLANTISI İÇİN DAVET GELDİ, TÜRKİYE OLARAK TOPLANTIYA KATILACAĞIZ" Gazze Barış Kurulu hakkında da değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Gazze Barış Kurulu'nun Gazze'de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk. Gazze'deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır. Burada amaç ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze'ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu'nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir" dedi. "AVRUPA'NIN MEVCUT SAVUNMA VE GÜVENLİK MEKANİZMALARINA TÜRKİYE'Yİ DAHİL ETMESİNİN VAKTİ ÇOKTAN GELMİŞTİR" Türk ordusunun NATO ve Avrupa için öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Yıllardır her platformda ülkemizin Avrupa Birliği'ne birçok yönden olumlu katkılarının olacağını anlatıyoruz. Avrupa'nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir. Dünya değişiyor, Avrupa Birliği hızla dönüşümlerin yaşandığı bu çağda daha ne kadar dar gündemlerin esiri olabilir? Bunu anlamak mümkün değil. İyi tercih, Türkiye'nin Avrupa'yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırmak ve Avrupa'nın gücüne güç katmaktır. Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir. Avrupa'da yeni bir savunma mimarisi kurmak. Eğer bu niyettelerse bunun Türkiye'siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikardır. Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir. Ordumuza olan güvenimiz tamdır. Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa'nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini artık herkes anlamıştır." "ANAYASA KONUSUNDA HENÜZ BİR TAKVİM ORTAYA ÇIKMIŞ DEĞİL, BİZ HAZIRLIKLARIMIZI TİTİZLİKLE YAPIYORUZ" Bir gazetecinin yeni anayasa çalışmalarının son durumunu sorması üzerine Erdoğan, "Yani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi'deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı' filan diyorlardı ya. Şimdi Zeynep Hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi'den otobüslere doldular ve o gün bizim grup toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir'de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz" ifadelerine yer verdi. "DİK DURACAĞIZ, DİKLEŞMEYECEĞİZ AMA CHP'YE DE MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile Ankara'nın Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasındaki küfürlü mesajları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız, genel merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın, sabırlı olacaksın. Vakti, saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz ama CHP'ye de meydanı bırakmayacağız" diye konuştu. "BİZ CHP'NİN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ BATAKLIKLA İLGİLENMİYORUZ, SADECE İŞİMİZE BAKIYORUZ" Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik eleştirilerinin son dönemde sertleştiğini ve ‘Umudumu kestim' şeklindeki sözlerini sorması üzerine Erdoğan, "Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP'yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın genel başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz" cevabını verdi. "AİLE YAPISININ KORUNMASI İÇİN İKTİDAR OLARAK TEYAKKUZ HALİNDEYİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte uygulanan aile planlaması politikalarının nüfus düşüşünde etkisinin olup olmadığı ve ailenin güçlenmesiyle ilgili yeni desteklerin gelip gelmeyeceği sorusu üzerine şunları söyledi: "Aile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit bir mesele değil. Bizim aile meselesini özellikle bu yılın önemli bir başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu. Hamdolsun şu anda bizim yakaladığımız seviye, Rusya'nın yeni yakaladığı seviye. Rusya şu anda bu konuda çok ciddi adımlar atıyor. Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar. Onlar da nüfus artışını teşvik eden politikalar geliştiriyorlar. Aynı şekilde Suudi Arabistan ciddi adımlar atıyor. Biz de bu konuda çok önemli bir yerdeyiz. Ama biz düşüyoruz. Ciddi manada nüfus kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim asla kaybetmememiz lazım. Buna yönelik olarak veriler özellikle de alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var. Bundan taviz veremeyiz. Tam aksine bunu toparlamamız şart."

Kosova ve Malezya’dan sonra rota Londra: Hayat Sağlık grubu avrupa pazarında! Haber

Kosova ve Malezya’dan sonra rota Londra: Hayat Sağlık grubu avrupa pazarında!

Son dönemde sağlık turizmine yönelerek Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açan, ayrıca Malezya'nın Johor eyaletinde bir hastane açılması için iş birliği protokolü imzalayan Hayat Sağlık Grubu şimdi de İngiltere’ye odaklandı. Hayat Hastanesi, sağlık turizmi alanındaki uluslararası tanıtım ve iş geliştirme faaliyetleri kapsamında, 14–15 Şubat 2026 tarihlerinde Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da, Queen Elizabeth II Centre’da düzenlenen 3. Londra Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı’na katılım sağladı. T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen ve Türk ile yabancı sağlık kurumlarını İngiltere pazarıyla doğrudan buluşturmayı hedefleyen organizasyon; B2B görüşmeler ve konferanslarla sektör temsilcilerine önemli iş birliği fırsatları sundu. Fuara, Hayat Hastanesi adına Hastane Müdürü Nurten Molla ile Uluslararası Hasta Hizmetleri Müdürü Yasemin Gilaner Acın katıldı. Etkinlik süresince İngiltere’den ve farklı ülkelerden gelen çok sayıda hasta ve firma temsilcisiyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi; Hayat Hastanesi’nin hasta odaklı hizmet anlayışı, uzman hekim kadrosu ve modern tedavi olanakları uluslararası katılımcılara tanıtıldı. Fuarı değerlendiren Hastane Müdürü Nurten Molla, İngiltere’nin yüksek gelir grubuna sahip ve sağlık bilinci yüksek nüfusunun sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyel oluşturduğunu kaydetti. İngiltere’de ulusal sağlık sisteminde (NHS) yaşanan uzun bekleme sürelerinin Türkiye’yi sağlık turizminde güçlü bir alternatif haline getirdiğini, bu kapsamda Hayat Hastanesi’nin özellikle cerrahi müdahaleler, ortopedi, diş ve estetik alanlarında hızlı, güvenilir ve kaliteli hizmet sunan bir merkez olarak dikkat çektiğini dile getiren Nurten Molla şunları söyledi : “Açılışı Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş tarafından yapılan organizasyon, Hayat Hastanesi’nin yanı sıra Bursa’nın da uluslararası sağlık turizmi alanında tanıtımına katkı sağladı. Hayat Sağlık Grubu olarak; son dönemde Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarındaki çeşitli ülkelerden gelen hastalara da hizmet vermeye başladık. Bu kapsamda geçen yıl Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açtık. Asya tarafında ise, Malezya’nın önde gelen bir sağlık kuruluşuyla iş birliği protokolü imzaladık. İmzalanan anlaşma kapsamında, Malezya'nın Johor eyaletinde 303 yatak kapasiteli ileri teknolojiyle donatılmış yeni hastane, Hayat Hastanesi markasıyla hizmet verecek. Hastanenin tüm yönetimi ise Hayat Sağlık Grubu tarafından üstlenilecek. Hayat Hastanesi olarak, tüm bu çalışmalarla Asya, Afrika ve Avrupa pazarlarındaki bilinirliğimizi artırmayı, uluslararası hasta ağını genişletmeyi ve Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü konumunu daha ileriye taşımayı hedefliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.