SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ayasofya

Söz Bursa - Ayasofya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayasofya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Devlet Bahçeli'den İstanbul'un Fethi'nin 573. yılına özel mesaj! O detaylar dikkat çekti Haber

Devlet Bahçeli'den İstanbul'un Fethi'nin 573. yılına özel mesaj! O detaylar dikkat çekti

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun" dedi. MHP Lideri Bahçeli "İstanbul’un Fethinin 573’üncü Yıl Dönümü" sebebiyle mesaj yayınladı. Bahçeli mesajında, "İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümünü; tarihin derinliklerinden bugüne uzanan kutlu bir emanetin, aziz bir hatıranın ve cümle cihanı Türklükle şereflendirip İslam’la müjdelemek üzerine kurulu ebedi ve ezeli bir ülkünün idrakiyle karşılıyoruz. İki kıta, yedi tepe üzerinde yükselen aziz şehir İstanbul; Türk milletinin hafızasında cihan devleti Osmanlı’nın payitahtı, çağ kapatıp çağ açan fetih iradesinin mührü, Türk-İslam medeniyetinin en parlak simgesi ve tarihimizin en müstesna tacıdır" dedi. 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen İstanbul’un fethi ile asırların hasretinin dindiğini ve çağların akışının değiştiğini söyleyen MHP Lideri Bahçeli, "Türk milletinin imanla karılmış harcı, bütün cihana ilan edilmiştir. Yıkılan Bizans surları ile ‘aşılamaz’ denilen bütün engeller, ‘geçilemez’ denilen bütün eşikler, ‘mümkün değildir’ denilen bütün dogmalar birer birer yıkılmıştır. Haliç’in ağzında demirden zincir, burçlarda Grejuva ateşiyle tahkim edilmiş Bizans müdafaası, Türk ordusunun önünde ise tarihin en çetin imtihanlarından biri vardı. Fakat Fatih Sultan Mehmed Han’ın ufkunda korku yoktu, tereddüt yoktu, geri dönüş yoktu. Çünkü o ufukta Peygamber Efendimiz’in ‘Konstantiniyye elbet fethedilecektir; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur’ müjdesine mazhar olma şerefi vardı. İşte o gün, Haliç’in zincirini Ortodoks hükmünden düşüren, gemileri denizin koynundan tepelerin sırtına çıkaran büyük hamle; hedefini haktan, hesabını hikmetten, hamlesini cesaretten, harcını imandan alan 3 bin yıllık Türk askeri dehasının tarihin seyrine vurduğu mühür olmuştur" ifadelerini kullandı. İstanbul’un fethinin manevi boyutundan bahseden Bahçeli, "Otağda değişmez karar, ordugâhta itidal, saflarda adanmışlık, dillerde tekbir, gönüllerde fethe dair yeminler yükselirken; Bizans müdafaası Türk’ün iman, irade ve idrak kudreti karşısında çaresiz bırakılmıştır. Fatih’in emrinde tarih sahnesine veda etmesi gereken köhne bir devrin geri geri giden ayak sesleri duyulmuş, hilalle bezenmiş her sancak dalgalanışı ise yeni bir nizamın gelişini haber vermiştir. Padişahın buyruğuyla ulemanın duası, topçunun maharetiyle neferin teslimiyeti, aklın hesabıyla imanın harareti aynı mukaddes maksatta birleşmiştir" dedi. İstanbul’un fethinin Türk milletini adına gerçekleştirdiği tarih hamlesi olduğundan bahseden Bahçeli, şunları kaydetti: "İstanbul’un fethi; Türk milletinin gaza ve cihat kudretini imar ahlakıyla, utku gayesini adalet nizamıyla mezceden büyük bir tarih hamlesidir. Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’a nizam kuran, emaneti gözeten, reayayı himaye eden ve zaferin şerefini merhametle ikmal eden bir cihan hükümdarı olarak girmiştir. Ayasofya’ya sığınanlara can ve hürriyet teminatı verilmesi, askerin halka fenalık etmesinin menedilmesi, İstanbul’un iskanla, vakıflarla, çarşılarla, mekteplerle, külliyelerle yeniden ihya edilmesi fethin aynı zamanda bir medeniyet inşası fiili olduğunu göstermiştir. İşte Fatih’i çağların ötesine taşıyan hakikat de budur. Bu kutlu yıl dönümünde, İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun."

Papa Francis İznik'e gelecek Haber

Papa Francis İznik'e gelecek

Birinci İznik Konsili'nin yıldönümü dolayısıyla Papa Francis'in Mayıs ayında İznik'i ziyaret edeceği kesinleşti. Papa'nın ilk durağının İznik Ayasofya-i Camii Kebir'i olacağı belirtilirken bu önemli ziyaret, ilçede turizm hareketliliğini artırdı. Ayasofya Camii'ne çok sayıda turist kafilesi gelip ziyaret gerçekleştiriyor. Daha fazla turist ağırlanması için hazırlıklara devam ediliyor. Geçmiş dönem İznik Müzesi Müdürü Taylan Sevil, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “İlçemiz, kültür varlıklarıyla dolu önemli bir yer. Papa Francis'in ziyareti hepimiz adına sevindirici bir gelişme. İznik'te Ayasofya Camii varsa turizm vardır; Ayasofya yoksa turizm yoktur. Papa'nın ziyaretiyle İznik, dünya çapında tanıtılacak ve turizmde yeni bir atak yaşayacaktır,” ifadelerini kullandı. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan İznik, zengin tarihi ve doğal güzellikleriyle yılda binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan ilçede Ayasofya Camii'nin yanı sıra surlar, antik tiyatro, tarihi hamamlar ve camiler turistlerin ilgisini çekiyor. Papa'nın ziyaretiyle birlikte sadece Ayasofya değil, ilçenin diğer tarihi ve kültürel miraslarının da uluslararası düzeyde tanıtılması hedefleniyor. Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, bu süreçte daha fazla turist ağırlayabilmek için hazırlıklarını sürdürüyor. İznik'in bu tarihi fırsatı, hem ekonomik hem de kültürel anlamda büyük kazanımlar sağlaması bekleniyor.

Erdoğan: Ayasofya'yı açmak bize nasip oldu Haber

Erdoğan: Ayasofya'yı açmak bize nasip oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl 11'incisi düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri Töreni'ne katıldı. Beyoğlu Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, eski Başbakan Binali Yıldırım, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, ödül alan yazar ve şairler ile çok sayıda davetli katıldı. Necip Fazıl Kısakürek’e rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu millete mensup olmak bize bir lütuftur. Mücadele azmiyle üstat Necip Fazıl davamızın abide isimlerinden biriydi, kitlelere yol gösterdi. Necip Fazıl hakkı ve hakikati savunmaktan asla geri durmadı. Necip Fazıl’ın şiirleri medeniyetimize düşülmüş birer dipnot niteliğindedir. Üstat ‘Ayasofya bir gün açılacak’ diyordu. Hamdolsun açmak da bize nasip oldu. Bizim kuşağımızı uyandıran üstadın yaktığı o meşale bugün ve yarın bize yolu göstermeye devam edecektir. Necip Fazıl, fikirleriyle kendisinden sonraki nesilleri peşinden sürükleyen bir aksiyon adamı olmuştur. Necip Fazıl siyasi ve tarihi konulara dair yazdığı eserleriyle yaşadığı dönemin gündemini belirlemiş bir isimdir" dedi. “NECİP FAZIL DAVAMIZI, ÜLKÜMÜZÜ ANLATIR” Necip Fazıl’ın şiirlerinin toplumun yaşadığı acıları ve çileleri anlattığını belirten Erdoğan, "Üstadın zamanı aşan şiirleri bizi anlatır. Davamızı, ülkümüzü anlatır. Derinlerdeki cevherimizi ortaya çıkarır. Necip Fazıl'ın şiirlerini okuyan bir yabancı dahi bizi ve tarihimizi net bir şekilde görür. Yaşadığımız acıları, çektiğimiz çileleri anlatır. Necip Fazıl şiirleriyle, fikirleriyle, idealleriyle önder olan, kendisinden sonraki nesilleri bile peşinden sürükleyen bir aksiyon adamı olabilmiştir. Çünkü üstat, bentleri yıkıp atan şiirleriyle milletin yüreğine ayna tutabilmiş, gerçek bize samimi bir kalple seslenebilmiştir. Necip Fazıl'ın en büyük kavgası, bu milletin geleceğine kast edip toplum mühendisliğine soyunanlarla olmuştur. Üstat, tek parti zihniyetinin köklerinden koparılmış, gençlik projesine karşı çıkmış, kim olduğunu, nereden geldiğini, neler yapabileceğini bilen bir neslin yetişmesi için son nefesine kadar emek vermiştir” dedi. “ÜSTAT’IN İŞARET ETTİĞİ GENÇLİK KIZIL ELMAY’A UZANACAK” Necip Fazıl’ın gençliğe yol gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üstat'ın ideal gençliği, zaman ve mekan bana emanettir, şuurunda olan bir gençlik. Gerçek hürriyeti Hakk'a kullukta gören bir gençlik, kökleri ezele, dalları ebede uzanan bir gençlik, dilinin, dininin, ilminin, kininin davacısı bir gençlik, bütün insanlığa model teşkil edecek bir gençlik. Kim var diye seslenildiğinde sağına soluna bakmadan ben varım diye ortaya çıkacak bir gençliktir. Üstadın uğruna ömrünü adadığı gençlik, binlerce yıllık, kadim tarihimizden süzülüp gelen ecdadın cevherini, maneviyatını, imanını, ahlakını, kahramanlığını ve hayalini, benliğini harç etmiş, hıfz etmiş bir gençliktir. İşte bu gençliktir ki, modern zamanlarda milli benliğini ve öz değerlerini koruyarak, evvela kendisini yükseltecek, sonra da milletini yüceltecek ve kızıl elmaya uzanacaktır” diye konuştu. "ÜSTADIN YAKTIĞI MEŞALE BİZE YÖN GÖSTERMEYE DEVAM EDECEKTİR" Necip Fazıl’ın hakir görülen, değersiz gösterilen milletimizin hasletlerine seslendiğini ve o hasletleri söz ile fikir haline getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yönüyle üstadın ideal gençliği bizim de idealimizdeki gençliktir. Türkiye Yüzyılı hedeflerine kilitlendiğimiz bu tarihi dönemeç, Üstat Necip Fazıl'ın Büyük Doğu ismiyle kavramlaştırdığı hedefe aittir. Bugünkü klavye kahramanlarının ve sosyal medya şovmenlerinin bunu anlaması elbette zordur. Sınır ötelerinden okyanus ötelerinden esen rüzgarlarla yelkenlerini şişirenler, milletinin duygularına tercüman olmuş Necip Fazıl'ın zaman geçtikçe daha da büyüyen mirasını kavrayamazlar. Çünkü üstat, hakir görülen, değersiz gösterilen milletimizin hasletlerine seslenmiş, o hasletleri söz ve fikir sancağı haline getirmiştir. Şiirleriyle milletimizin yüreğindeki konuları dışarı çıkarmış, hepimizin takip ettiği, yarınlarda da takip edilecek işaret fişeklerine dönüştürmüştür. Bizim kuşağımızı uyandıran üstadın yaktığı bu meşale, bugün de yarın da yolumuzu aydınlatmaya, bize yön göstermeye devam edecektir” şeklinde konuştu. “ÜSTAT DÖNEMİN ‘ŞİİRLERİN SULTANI’ UNVANINA LAYIK GÖRÜLDÜ” Üstadı yakinen tanıyanlar, onu herkesten farklı kılan 3 önemli hasletinden söz ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlardan ilki, yaşadığı çalkantılı hayata, girdiği polemiklere, maruz kaldığı siyasi baskılara, adli takibata, yargılamalara, hapis cezalarına ve yakasını bir türlü bırakmayan şeker hastalığına rağmen dinç bir vücut ve kafa yapısını muhafaza edebilmiş olmasıdır. Onun her şeye rağmen pes etmeyen, eğilmeyen, yıkılmayan kişiliği daima takdir ve hayranlıkla yad edilmiştir. Üstad'ın ikinci mümeyyiz vasfı, emsalsiz sanatkarlığıdır. Necip Fazıl, şiirden tiyatroya, edebiyatın her sahasına mührünü vurduğu gibi siyasi, içtimai, tarihi konulara dair yazdığı kütüphane dolusu eserleriyle de yaşadığı dönemin gündemini belirlemiş bir isimdir. Bir müellif için sanatın, edebiyatın veya ilmin pek çok dalında yetkinleşip farklı eserlere hayat vermek elbette takdire şayan bir meziyettir. Bilhassa şiirdeki mevkiini anlamamız için ona layık görülen Sultan-ı Şüvera, yani şairlerin sultanı. Üstada bu layık görüldü. Bunu hatırlamamız kafidir. Üstat maveranın, metafiziğin, ötelerin ve sezişlerin insanıydı” ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, dereceye girip ödül alanlara ödüllerini verdi. Şiir ödülüne Furkan Çalışkan, Hikaye-Roman ödülüne Naime Erkovan, Fikir-Araştırma ödülüne Dr. Mustafa Merter, İlk Eserler ödülüne Gülşen Funda, Uluslararası Kültür Sanat ödülüne Süleyman Mansur, Çocuk Edebiyatı ödülüne Nehir Aydın Gökduman, Müzik ödülüne Muzaffer Ertürk ve Saygı ödülüne ise Hasan Çelebi layık görüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.