SON DAKİKA
Hava Durumu

#Azerbaycan

Söz Bursa - Azerbaycan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Azerbaycan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarihin emaneti geleceğe taşınıyor: AKİD resmen kuruldu Haber

Tarihin emaneti geleceğe taşınıyor: AKİD resmen kuruldu

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü kardeşlik hukukunu kurumsal bir zeminde güçlendirmeyi hedefleyen Azerbaycan Kültür ve İşbirliği Derneği (AKİD), faaliyetlerine resmen başladı. Dernek; iki ülke arasındaki tarihî ve kültürel bağları, tüm Türk dünyasını kapsayan sürdürülebilir bir iş birliği modeline dönüştürmeyi amaçlıyor. “ANLAŞMA” VE “İŞ BİRLİĞİ” VİZYONUYLA YENİ BİR DÖNEM Adını bünyesinde barındırdığı “anlaşma” ve “iş birliği” kavramlarından alan AKİD; ortak tarih, dil ve medeniyet mirasından beslenen faaliyet anlayışıyla toplumsal bağları kuvvetlendirmeyi misyonuyla hareket edecek. Dernek; gerçekleştireceği nitelikli projeler ve organizasyonlar aracılığıyla yalnızca mevcut ilişkileri güçlendirmekle kalmayıp; Azerbaycan, Türk Cumhuriyetleri ve tüm Türk soydaşlar arasında kalıcı bir birlik perspektifi oluşturmayı temel hedef olarak belirledi. KURUCU BAŞKAN PERVİN HAZAR: “GEÇMİŞİN GÜCÜYLE GELECEĞİN İZİNE” AKİD Kurucu Başkanı Pervin Hazar, derneğin kuruluşuna ilişkin yaptığı açıklamada Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin tüm Türk dünyası için sarsılmaz bir dayanışma zemini teşkil ettiğini vurguladı. Hazar, şunları kaydetti: “Biz bu yola, tek millet iki devlet anlayışı ve ortak tarihimizin bize yüklediği sorumlulukla çıktık. Öte yandan AKİD; sadece iki ülke arasında değil, tüm Türk dünyasında kalıcı bir etkileşim ve saygın bir iş birliği ağı tesis etmek hedefiyle kurulmuştur. ‘Tarihin emanetiyle, geleceğin izine’ diyerek, geçmişten devraldığımız köklü mirası yarınlara taşıyan güçlü bir köprü olacağız.” Kurumsal ve sosyal projelerle somut adımlar atacaklarını belirten Hazar, temel amaçlarının ortak değerleri koruyan, geliştiren ve gelecek nesillere aktaran güçlü bir yapı inşa etmek olduğunu ifade etti. KÖKLÜ İLKELER VE KÜRESEL VİZYON AKİD’in vizyonu; Türkiye ve Azerbaycan öncülüğünde, uluslararası etkisi yüksek bir iş birliği modelinin öncü ve referans kurumu olmaktır. Dernek; misyonu gereği ulusal ve uluslararası düzeyde kalıcı bir dayanışma zemini tesis ederken; istiklâl, hâkimiyet, irfan, şecaat, vefa, birlik, çağdaşlık ve medeniyetçilik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını yürütecektir. “Tarihin emanetiyle, geleceğin izine” şiarıyla yola çıkan AKİD, önümüzdeki süreçte hayata geçireceği çok boyutlu projelerle Türk dünyasının birliği için çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir. AKİD Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu; Pervin HAZAR - Yön.Krl.Bşk. Zoya EVDALI - Başkan Yardımcısı Fatma ESKİ - Başkan Yardımcısı İlkay GÜVEN - Başkan Yardımcısı Av.Adil ALİSOY - Sayman Ahmet EVDALI - Genel Sekreter Dr.Sinan AZİMOV - Yön.Krl. Üyesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Dünyaya Nevruz mesajı: "Savaşlar sona ersin!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Dünyaya Nevruz mesajı: "Savaşlar sona ersin!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Vatandaşlarımızla birlikte Azerbaycan’dan Kazakistan’a, Kırgızistan’dan Özbekistan’a, Türkmenistan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan’a kadar tüm dost ve kardeşlerimizin Nevruz Bayramı’nı yürekten tebrik ediyorum. Ayrıca Suriye, Irak ve şu günlerde savaşın yol açtığı sorunlarla boğuşan İranlı kardeşlerimizin de nevruzunu kutluyorum. Bu anlamlı günün bölgemizdeki savaşların sona ermesine vesile olmasını diliyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan yayımladığı mesajda, "Gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir yanındaki kardeşlerimizin nevruz gününü canıgönülden tebrik ediyorum. 81 vilayetimizin yanı sıra Türk dünyasının dört bir yanında aynı duygularla nevruz ateşinin etrafında toplanıyoruz. Bu duygudaşlığı daha güçlü kılacak bir adım olarak nevruzu hepimiz için ortak bir gün haline getirdik. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da ilk defa bizim himayemizde gerçekleşen Nevruz Anma Günü Etkinliği’ni bu yıl Gaziantep’te gerçekleştiriyoruz. Coşku, neşe ve birlikteliği simgeleyen nevruzun, ülkemizin yanı sıra komşularımızda da yeni başlangıçların sembolü haline geldiğini görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Nevruz gününün gelişi ile bölgedeki savaşların sona ermesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatandaşlarımızla birlikte Azerbaycan’dan Kazakistan’a, Kırgızistan’dan Özbekistan’a, Türkmenistan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan’a kadar tüm dost ve kardeşlerimizin Nevruz Bayramı’nı yürekten tebrik ediyorum. Ayrıca Suriye, Irak ve şu günlerde savaşın yol açtığı sorunlarla boğuşan İranlı kardeşlerimizin de nevruzunu kutluyorum. Bu anlamlı günün bölgemizdeki savaşların sona ermesine vesile olmasını diliyorum. Baharın müjdecisi, tabiatın yeniden dirilişinin sembolü olan nevruzun ülkemize, kadim coğrafyamıza ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini Rabb’imden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Özel’in silgisi kaleminden önce bitiyor!" AK Parti’den mal varlığı iddialarına yanıt Haber

"Özel’in silgisi kaleminden önce bitiyor!" AK Parti’den mal varlığı iddialarına yanıt

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının devam ettiği sırada açıklamalarda bulundu. "BM’NİN TEMSİL ETTİĞİ KURALA DAYALI BİR DÜZENDİR" Çelik, dünyanın çok ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu ve bütün bu yaşananların içerisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk anısına verilen 'Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü BM Genel Sekreteri Guterres’e takdim etmesini anlamlı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Çelik, "Dünya, kuralların ortadan kalktığı bir düzene doğru gidiyor. Bütün bu kuralsızlığın içerisinde BM düzeni doğrudan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler tarafından tahrip ediliyor. Halbuki BM’nin temsil ettiği kurala dayalı bir düzendir. Adaletin ve barışın tesisi için Uluslararası düzenin kurallara dayalı olarak işlemesi gerekir" dedi. "BU GİDİŞİN SONU İYİ DEĞİL" Uluslararası hukuk açısından değerlendirildiği takdirde İran’ın tamamen gayrimeşru bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu belirten Çelik, "Rejimle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, güvenlikle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, nükleer konudan ve füze sisteminden bahsediliyor. Bütün bunların çözüleceği yer müzakere masasıydı. Tam müzakere masası kurulmuşken ve müzakereler devam ederken bütün bunların yapılmış olması aslında barış iradesinin doğrudan hedef alındığı, müzakerelerin hedef alındığı bir tablonun ortaya çıkmasına yol açtı. Ondan sonrasında da şu anda kaosu toparlamak için yeniden müzakere masasının kurulması, yeniden diplomasinin hayata geçirilmesi gerekirken maalesef yapılan daha fazla ülkeden savaş gemisi talep etmek, daha fazla ülkeden savaş uçağı istemektir. Bu gidişin sonu iyi değil" ifadelerine yer verdi. "BİR AN EVVEL SAVAŞ DURMALIDIR, MÜZAKERE MASASI KURULMALIDIR" İsrail’in bir devlet olarak suikast yöntemlerine başvurmasına değinen ve devletleri terör örgütlerinden ayıran en önemli durumun kurallı hareket etmeleri olduğunun altını çizen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Devletler, devlet gibi hareket etmelidir. Birtakım saldırılar yapıldığında bunların meşru temelleri olur, gayri meşru temelleri olur. Meşru temeli; BM Güvenlik Konseyi kararı olursa ya da bir ülke saldırıya uğrarsa meşru müdafaa hakkını kullanır. Ama İsrail'in yaptığı bütün saldırılar gayri meşrudur. Haksızdır, hukuksuzdur, hakkaniyetsizdir ve vahşidir. Devlet organizasyonu bir terör örgütü gibi hareket etmeye başlarsa, devletle örgüt arasındaki alan bu suikastler vasıtasıyla muğlaklaşırsa maalesef dünyada çok kötü işlerin kapısı açılmış olur. O sebeple bir an evvel bu savaş durmalıdır, müzakere masası kurulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. Bir ülkenin rejiminin değişmesi amacıyla bombalanmasının çok kötü sonuçlara yol açabileceğine vurgu yapan Çelik, bu sürecin hiç kimse için iyi olmayacağını da sözlerine ekledi. "İSRAİL NET BİR BİÇİMDE LÜBNAN'I GAZZELEŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR" Çelik, Batı Şeria’da İsrail’in gayrimeşru yerleşim alanlarını genişletme kararını hiçbir hukuki temeli olmayan işgalci bir politika olarak ifade ettiklerini hatırlatarak, "İşgal altındaki topraklara şimdi silahlı sivilleri sokarak Filistinlilerin malına el koyma gibi bir şeye girmesi Gazze'de yapılanların Batı Şeria’da devam ettirilmesi şeklinde bir tutumu ortaya koyuyor. Dünya İsrail’e karşı net bir tutum almaması ve birtakım ülkelerin de ‘İsrail'in kendini savunma hakkı var’ etiketi altına koyması İsrail’i daha vahşi ve hukuksuz davranmaya teşvik etmiş oluyor. Dolayısıyla bu şekilde davrananların da bunda sorumluluğu vardır. Batı Şeria ile ilgili bu gelişmeler olurken İsrail net bir biçimde Lübnan'ı Gazzeleştirmeye çalışıyor. Gazze'de yaptığı gibi Önce Beyrut'un merkezinde komuta merkezlerini vuruyor, sivil altyapıyı vuruyor. Önce hava gücüyle sistematik olarak zayıflatma sonra karadan işgal etme tutumunu Lübnan'a da uyguluyor ve doğrudan sivillerin yaşadığı yerleşim bölgelerini hedef alıyor. Şimdiye kadar 800 bin kişi göç etti. Büyük bir insani facia söz konusu. Gazze’de Hamas’la mücadele ettiğini söyleyip sivilleri yok ediyordu. Lübnan'da da Hizbullahla mücadele ettiğini söyleyip yine sivilleri yok etmeye devam ediyor" açıklamasında bulundu. "MEZHEP TARTIŞMASI AÇMAK SON DERECE YANLIŞ BİR YAKLAŞIMDIR, BUNUN TÜRKİYE’YE BİR FAYDASI YOKTUR" Türkiye’nin çevresinde meydana gelen meselelerin iç kamuoyunda değerlendirilirken mezhep tartışmalarından uzak tutulması gerektiğini aktaran Çelik, "Mezheplerle ilgili tartışma yüz yıllardır var. Birtakım siyasi olaylarda da bazı ülkelerin mezhepçi tartışmaları, mezhepçi yaklaşımları görüldü. Bunlarla ilgili fikirlerimizi, eleştirilerimizi, uyarılarımızı defalarca söyledik. Cumhurbaşkanımız her zaman ‘mesele Sünnilik, Şiilik meselesi değil. Mesele Müslüman olma meselesidir, Müslümanların birliğidir ve insanlığın barışıdır’ yaklaşımını ortaya en güçlü şekilde koydu. Komşumuz İran haksız ve hukuksuz bir saldırıya uğrarken bütün bunların içerisinde durulması gereken yerler şöyledir; Türkiye’nin milli güvenliği konusunda kararlı olmak, bölge barışının korunması konusunda kararlı olmak ve küresel barışı da tehdit eden bütün şer şebekelerine karşı durmaktır. Bütün bunların içerisinde mezhep tartışması açmak, mezhepler ya da öne çıkan aktörlerin mezhepleri ve geçmişteki davranışları üzerinden bugün alınması gereken tavrın bağışıklık sistemini zayıflatmaya çalışmak son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bunun Türkiye'ye, komşu halklara ve kardeş ülkelere bir faydası yoktur" diye konuştu. "TÜRKİYE ATEŞTEN UZAK DURACAKTIR" İran’ın Türkiye’yi ve bölge ülkelerini hedef almaması gerektiğini ifade ettiklerini hatırlatan AK Parti Sözcüsü Çelik, "İran tarafı kendilerinin Türkiye'yi hedef alacak bir füze atmadığını söylüyor. Bizim de gördüğümüz durumlar var, bunu radar sistemlerinden görebiliyoruz. Eğer bu durum ayrıksı bir unsurun kendi kendine yaptığı bir iş ya da yolunu şaşırmış bir yaklaşımsa şimdilik Türkiye burada duruyor. Aynı zamanda da Türkiye, dünya üzerinde milli güvenliği açısından en hassas ülkelerden bir tanesidir. Milli güvenliğimiz erteleme kabul etmez, pazarlık kabul etmez. Biz bugün ateşi söndürmeye çalışırken birilerinin yanlış politikalarına da göz yummak zorunda değiliz. Bunu da herhangi bir şekilde kabul etmeyiz. Özellikle birtakım Siyonist çevrelerde Türkiye'yi bu ateşin içine sokmaya çalışan bir takım yaklaşımlar görüyoruz. Türkiye bu ateşten tabii ki ana iradesi itibarıyla uzak duracaktır. Bugün Türkiye'nin bir barış ülkesi, hakkın yanında duran ve doğru diploması yapan bir ülke olma iradesi Cumhurbaşkanımız ve bütün kurumlarımızca en güçlü şekilde korunmaktadır" dedi. "TÜRKİYE İLE CAN AZERBAYCAN’I KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE ÇALIŞAN KAMPANYALARI ELİMİZİN TERSİYLE İTİYORUZ" Çeşitli politikalar vesilesiyle Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını açmaya çalışanların var olduğunu söyleyen Çelik, "İki ayrı ülkeyiz ve her politikamızın aynı olması gerekmiyor ama Azerbaycan’la ebedi bir kardeşliğimiz var. Bunun adını da ‘iki devlet tek millet’ olarak koymuşuz. Aradaki politika farklarını tartışırız. Kurumlarımız ve Cumhurbaşkanımız ile Cumhurbaşkanı Aliyev arasında düzenli ve kardeşane görüşmeler her zaman devam etmektedir. Türkiye ile can Azerbaycan’ı karşı karşıya getirmeye çalışan kampanyaları elimizin tersiyle bir kenara attığımızı ifade etmek isterim" ifadelerine yer verdi. Çelik, gündeme dair açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "ÖZEL’İN SİLGİSİ SÜREKLİ KALEMİNDEN ÖNCE BİTİYOR, BU KADAR ÇOK SİLGİ KULLANDIĞI İÇİN BU GİDİŞLE CHP’Yİ DE TARİHTEN SİLECEK" Bir gazeteci tarafından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bunların hepsi Özgür Özel tarafından iddia edilen herhangi bir belge, delil koyulmayan ve havada kalan iddialar. Bakanımız ‘yargıya gideceğim’ dedi. Bu söylediklerinin yalan olduğunu ifade etti. Özel, Cumhuriyet tarihinde şu rekora sahiptir; silgisi kaleminden önce biten tek siyasetçi. O kadar çok yanlış yapıyor ki sürekli silgi kullanmak durumunda kalıyor. Bizim rakibimiz CHP ama CHP’ye gönül veren vatandaşlarımıza duyduğumuz saygı gereği CHP’nin kurumsal varlığına da saygı duyuyoruz. Özgür Özel'in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor. Bu kadar çok silgi kullandığı için bu gidişle Cumhuriyet Halk Partisi'ni de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin."

Savaş havayı ve denizi vurdu: Türk gemileri mahsur kaldı Haber

Savaş havayı ve denizi vurdu: Türk gemileri mahsur kaldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler hakkında, "Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hala orada ama topladığımızda, çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hala Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim" dedi. Bakan Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Programda İran-İsrail-ABD savaşı kapsamında hava, kara ve deniz ulaşımına ilişkin son gelişmeleri paylaşan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nda 800 tane geminin hala hazırda olduğunu ve İran hükümeti ile temas halinde olduklarını belirtti. Ayrıca Uraloğlu İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye'de uçuşların durdurulduğunu da sözlerine ekledi. "EN RAHAT KULLANDIĞIMIZ RİYAD, CİDDE, MEDİNE VE MASKAT HAVALİMANLARI OLDU" Çatışmaların başlamasından önce İran seferlerini zaten azalttıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, "En rahat kullandığımız Riyad, Cidde, Medine ve Maskat havalimanları oldu; oraları daha aktif kullanabildik. Bu süreçte yine Nahçıvan'daki havalimanına yapılan dronlu saldırı sonucunda Azerbaycan'ın iki tane uçağı Iğdır'a indi. Oradan da onları sağ salimen Nahçıvan'a göndermiş olduk. Muhatabım Bakan ile görüşerek ek seferler koyduk; o devam ediyor. Şu ana kadar çok şükür olağanı etkileyecek bir sonucun doğmasına müsaade etmedik Dışişleri ile koordineli olarak. Bizim İran'da iki tane uçağımız kaldı; bir tanesi Türk Hava Yolları, bir tanesi de Pegasus. Esasında 12 Gün Savaşı'nda 10 civarında uçağımız kalmıştı. Şimdi bu gerginlik artınca orada da süreci yönetmeye gayret ettik. Bir uçak da Irak'ta kalmış durumda. Personelleri sağ salimen getirildi, herhangi bir problem yok. İlk fırsatta inşallah uçakları da oralardan alıp olağan rutinine de dönmesini bekliyoruz" diye konuştu. "800 TANE GEMİNİN HALA HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM" Uraloğlu, ayrıca mevcut durumda uçuş iptalleri noktasında havayolu şirketlerinin farklı öngörüleri olduğunu dile getirerek, "Biz de Sivil Havacılık ve Dışişlerimizle beraber bu süreçleri organize ediyoruz. Karayolu ile İran üzerinden değil, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan üzerinden yönlendirdik trafiği. İlgili ülkelerle de koordine ettik. Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim. Türk sahipli gemilerle ve Ana Arama Kurtarma Merkezimizle sürekli irtibat halindeyiz. Tabii Hürmüz Boğazı'nın önemini dünya ticaretindeki, enerjideki, temin noktasındaki önemini sizler biliyorsunuz. Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hâlâ orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hâlâ hazırda Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada hâlâ bekleme konumundalar. Biraz önce bahsettiğim gibi 15 gemimiz vardı; bir tanesini İran makamlarıyla, İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik. İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok" ifadelerine yer verdi.

MHP Liderinden Dünya kamuoyuna "Penguen" çıkışı: "Ölenler çocuk değil de penguen mi olmalıydı?" Haber

MHP Liderinden Dünya kamuoyuna "Penguen" çıkışı: "Ölenler çocuk değil de penguen mi olmalıydı?"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı'nın savunma sistemleri ve savaş uçaklarına ilişkin söylemlerine yönelik, "Sinop'taki füze testleri karşısında 'yapmayın balıklar korkuyor' diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye'yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından aziz Atatürk'ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan saldırılar başta olmak üzere bölgesel gelişmelere ve iç politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış" Orta Doğu'daki gelişmelerin giderek ağırlaştığını belirten MHP lideri Bahçeli, ABD-İsrail koalisyonunun İran'a yönelik operasyonlarının bölgede şiddeti artırdığını söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti: "ABD-İsrail koalisyonun İran'a yönelik başlattığı kirli savaşın 11'inci gününde, bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir. Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır." "Siyonist-emperyalist çıkar ortaklığının askeri ve politik iradesi nefretle sarılmıştır" Söz konusu saldırıların bölgeyi ateşe attığına dikkati çeken Bahçeli, askeri gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik girişimlerin etkisiz kaldığını aktardı. Bahçeli, "Yakın ve yakıcı bir gerçeği aleni olarak işaret ve ifade etmek lazım gelirse o da şu olacaktır: Siyonist-emperyalist çıkar ve şiddet ortaklığının askeri ve politik iradesi kan, kin ve nefretle sarılmıştır. Dünyaya, sözde medeniyet mimarisinin izdüşümünde; demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır. Haksızlık diz boyudur. Hukuksuzluk doruk noktadadır. Askeri gerilimi artıran değil; dengeleyen ve yöneten, sükûnet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkili olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır. Bunun yanında ABD Başkanı'nın, 'savaşın bitiş zamanına Netenyahu ile karar vereceğiz' demesi ise dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır" şeklinde konuştu. "İran'da, Gazze'de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti?" Gazze'deki çocuk ölümlerine de değinen Bahçeli, uluslararası toplumun çifte standart uyguladığını belirterek, şöyle devam etti: "2007 yılında Antarktika'da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkaran; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze'de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran'da sayıları 300'ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur? Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran'da, Gazze'de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti? Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis'te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı'yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir." "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir" Orta Doğu'da Sünni-Şii husumeti çıkarmak isteyenlere karşı Müslümanların dikkatli olması gerektiğini dile getiren Bahçeli, İran'da Kürtleri silahlandırıp içten çökertme planı yapanlara dikkati çekti. Bahçeli, "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran'ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt'ün kardeşi; Kürt, Türk'ün alın yazısı, kader ortağıdır" ifadelerine yer verdi. Bahçeli, İran'dan ateşlenen bazı füze ve İHA'ların Türkiye ve Azerbaycan hava sahasına yönelik risk oluşturduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin egemenlik haklarının ihlal edilemeyeceğini vurguladı. Bu olaylara ilişkin Tahran tarafından yapılan özür mahiyetindeki açıklamaları olumlu karşıladığını belirten Bahçeli, "9 Mart tarihinde, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep'te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyetidir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye'nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz" dedi. Türkiye ile İran'ın komşu iki ülke olduğunu belirten Bahçeli, iki ülkeyi karşı karşıya getirmeye yönelik provokasyonlara dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bahçeli, "Elbette Türkiye'yle İran'ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal etmiyoruz" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel enerji piyasalarını etkiliyor" ABD-İsrail saldırılarının küresel enerji piyasalarını da etkilediğini belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine işaret etti. Bahçeli şöyle konuştu: "Dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı fiilen kapatılmıştır. ABD-İsrail'in İran'ı hedef alan saldırıları küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olmaktadır." "Türkiye arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir" Bölgede barışın tesis edilmesi için diplomasi ve diyalog çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenebileceğini söyledi. Bahçeli, "Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir" ifadelerini kullandı. "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye'yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın" Bahçeli konuşmasında iç politikaya ilişkin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in "Erdoğan F-35'leri dostu Trump'tan alamadı. F-16'lar modernize edilemedi. Korkudan S-400'ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar" açıklamalarının gerçeği yansıtmadığına dikkati çekerek "Sinop'taki füze testleri karşısında 'yapmayın balıklar korkuyor' diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye'yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından aziz Atatürk'ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri askeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır. Allah'a çok şükür Türkiye'nin her şeyi vardır" dedi. "Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuştur" Ayrıca İstanbul 40'ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu davada mahkeme salonunda selamlama konuşması talebini sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür? Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur? Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur. Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir. Milletimiz CHP'nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır. İstanbul 40'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir" şeklinde konuştu.

Bursa’da Türk Dünyası kızlar kampı: Azerbaycan ve Türkiye arasında kültür köprüsü Haber

Bursa’da Türk Dünyası kızlar kampı: Azerbaycan ve Türkiye arasında kültür köprüsü

Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği tarafından Bursa’da düzenlenen Kızlar Kampı’nda, Türk dünyasının ortak değerleri, kültürel mirası ve gelecek vizyonu ele alındı. Azerbaycan Kültür Merkezi eğitmeni Dr. Şehla Aslan’ın verdiği eğitim, gençler tarafından ilgiyle takip edildi. Türk dünyasının ortak kültürel mirasını genç kuşaklara aktarmayı ve kültürel dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği, 6–9 Şubat 2026 tarihleri arasında önemli bir organizasyona imza attı. Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Bursa Gemlik Karacaali Gençlik Kampı’nda gerçekleştirilen Kızlar Kampı, Türk dünyasının farklı coğrafyalarından gelen 190 üniversite öğrencisini aynı çatı altında buluşturdu. Türk Dünyası Bilinci Akademik Perspektifle Ele Alındı Kamp süresince, Türkiye’nin farklı üniversitelerinde görev yapan akademisyenler tarafından Türk dünyasının tarihi, kültürü, dili ve toplumsal yapısına ilişkin çok sayıda konferans ve eğitim programı düzenlendi. Programlar, yalnızca teorik bilgi aktarımıyla sınırlı kalmayarak, gençlerin tarihsel hafızalarını güçlendirmeyi ve ortak kimlik bilinci oluşturmaya katkı sunmayı hedefledi. Azerbaycan’dan Türk Dünyasına Ortak Değerler Vurgusu Etkinlikler kapsamında, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Türkiye’deki Büyükelçiliği’ne bağlı Azerbaycan Kültür Merkezi eğitmeni Dr. Şehla Aslan, “Azerbaycan’dan Türk Dünyasına: Ortak Değerler ve Ortak Gelecek” başlıklı kapsamlı bir eğitim programı gerçekleştirdi. Dr. Aslan sunumunda, Azerbaycan kimliğinin tarihsel oluşum süreci, ana dilin korunmasının millî bilinç açısından taşıdığı hayati önem ve tarihsel hafızanın toplumların geleceğini şekillendirmedeki belirleyici rolü üzerinde ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu. Ortak tarih ve kültürün yalnızca geçmişin bir mirası değil, aynı zamanda geleceği inşa eden bir değerler bütünü olduğunu vurguladı. Kadının Toplumsal Hayattaki Rolüne Dikkat Çekildi Dr. Şehla Aslan, konuşmasında Azerbaycan kültüründe kadının toplumsal hayattaki yeri, eğitimdeki rolü ve kültürel mirasın korunup yaşatılmasındaki öncü konumuna özel olarak değindi. Türk dünyasında kadının, tarih boyunca yalnızca aile içinde değil; sosyal, kültürel ve toplumsal alanda da aktif bir özne olduğunun altını çizdi. Kardeşlik Bağları Kültürle Güçleniyor Azerbaycan kültürünün Türkiye’de tanıtılmasının, iki ülke arasındaki kardeşlik ve gönül bağlarını daha da güçlendirdiğini belirten Dr. Aslan, Azerbaycan Kültür Merkezi’nin Türkiye genelinde yürüttüğü kültürel etkinlikler, projeler ve programlar hakkında da katılımcılara detaylı bilgiler verdi. Bu çalışmaların, Türk dünyası bilincinin yaygınlaştırılmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Gençlere Tarihsel Sorumluluk Vurgusu Konuşmasının önemli bir bölümünü gençlere ayıran Dr. Şehla Aslan, ortak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında gençlerin üstleneceği sorumluluğun hayati önemde olduğunu belirtti. Gençlerin hem kendi millî kimliklerine sahip çıkmaları hem de Türk dünyası bilincini yaşatıp yaygınlaştırmaları gerektiğini vurguladı. Bilgi, Kaynaşma ve Dayanışma Bir Arada Katılımcılar tarafından büyük ilgiyle takip edilen eğitim programı, gençlerin Türk dünyasına ilişkin bilgi ve farkındalıklarının artmasına önemli katkılar sundu. Kamp süresince düzenlenen çeşitli sosyal, kültürel ve eğitsel etkinlikler sayesinde öğrenciler, ortak tarih ve kültür ekseninde kaynaşma ve dayanışma imkânı buldu. Ortak Gelecek Vizyonuna Güçlü Katkı Yetkililer, bu tür organizasyonların Türk dünyası gençleri arasındaki bağları güçlendirdiğini, kültürel birlikteliği pekiştirdiğini ve ortak gelecek vizyonunun gelişmesine ciddi katkılar sağladığını ifade etti. Bursa’da gerçekleştirilen Kızlar Kampı’nın, benzer uluslararası gençlik buluşmalarına örnek teşkil edecek nitelikte olduğu vurgulandı.

Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi Haber

Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız 6 suçluyu ülkemize getirdik" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kırmızı bültenle aranan 9 suçluyu ve ulusal seviyede aranan yurt dışındaki 6 suçluyu, Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Yerlikaya paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "15 suçluyu daha ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız yurt dışındaki 6 suçluyu, Gürcistan (6), Almanya (4), Karadağ (2), Azerbaycan, Kuzey Makedonya ve Yunanistan’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız; ‘Tasarlayarak Öldürme ve Kasten Öldürme’ suçlarından aranan A.K. isimli şahıs Almanya’da, Bodrum’da eski eşi Rus I.D. (42) ile kızı D.D.'nin (15) öldürülüp sarp araziye atılması olayının şüphelisi olarak aranan Litvanya uyruklu A.K. Almanya’da yakalanarak ülkemize iadesi sağlandı. ‘Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma veya Sağlama’ suçundan aranan İ.A. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Yaralama, Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Basit Yaralama, Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma, Yaralama, Mala Zarar Verme’ suçlarından aranan M.D. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma’ suçlarından aranan Ö.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Uyuşturucu Madde İhraç Etme’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.M. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Yağma, Tehdit’ suçlarından aranan G.A. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan aranan M.S.E. isimli şahıs Kuzey Makedonya’da, ulusal seviyede aradığımız; ‘Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan aranan B.G. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçundan aranan S.Ö. isimli şahıs Yunanistan’da, ‘Kasten Öldürme, Yaralama’ suçlarından aranan N.U. isimli şahıs Azerbaycan’da, ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçundan aranan A.S. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığımızı, Adalet Bakanlığı görevlilerini, Dışişleri Bakanlığı görevlilerini, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıklarımızı, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıklarımızı tebrik ediyorum. Kırmızı Bültenle aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize tek tek geri getireceğiz. Kaçış yok."

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "Kahramanmaraş’ta kurulan Azerbaycan Mahallesi kardeşlik borcumuzdur" Haber

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "Kahramanmaraş’ta kurulan Azerbaycan Mahallesi kardeşlik borcumuzdur"

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 6 Şubat 2023 depremlerinin 3. yılı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mektup göndererek, "Azerbaycan halkı yaşananları derin bir acıyla izleyerek kardeş Türkiye’nin kederini kendi kederi olarak kabul etti, onun acısını paylaştı" ifadelerini kullandı. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 6 Şubat 2023 depremlerinin 3. yılı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdi. Cumhurbaşkanı Aliyev, mektubunda Türkiye’yi derinden sarsan depremin üzerinden 3 yıl geçtiğini ve bu korkunç felaket sonucunda hayatını kaybedenlerin aziz hatırasını büyük bir saygıyla andığını belirtti. Aliyev, "Bu felaket, Türkiye için ciddi bir insani sınav oldu. Bir gecede binlerce insan hayatını kaybetti, birçok şehir ve yerleşim yeri yıkıma uğradı. O günlerde Azerbaycan halkı yaşananları derin bir acıyla izleyerek kardeş Türkiye’nin kederini kendi kederi olarak kabul etti, onun acısını paylaştı. Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin temelini oluşturan sarsılmaz kardeşlik, işte böyle zor bir dönemde gerçek mahiyetini ortaya koydu" ifadelerini kullandı. "BUGÜN TÜRKİYE, DEPREMİN SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASI YÖNÜNDE ÖNEMLİ BAŞARILAR ELDE ETMİŞTİR" Aliyev, "Felaketin ilk anlarından itibaren Azerbaycan devleti ve toplumu birlik ve dayanışma ilkelerine bağlı kalarak Türkiye’nin yanında oldu, destek ve yardım elini uzattı. Sizin bilge liderliğiniz altında yürütülen güçlü devlet yönetimi ve halkın birliği sayesinde bugün Türkiye, depremin sonuçlarının ortadan kaldırılması yönünde önemli başarılar elde etmiştir. Zarar gören bölgelerde geniş kapsamlı yeniden imar çalışmalarının yürütülmesi, modern yaşam altyapısının oluşturulması ve sosyal refahın yeniden tesis edilmesi, Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma stratejisinin açık bir göstergesidir. Kardeşlik borcumuzun bir tezahürü olarak Azerbaycan, Kahramanmaraş ilinde yürütülen yeniden imar ve ihya çalışmalarına katkı sağlamış, burada Azerbaycan Mahallesi’nin kurulmasında yakından yer almıştır. Kardeş ülkenin yeniden yapılanma ve imar çabalarına Azerbaycan’ın verdiği destek, dostluk ve müttefiklik ilişkilerimizin somut bir ifadesidir" dedi. Bir millet iki devlet felsefesine dayanan Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin bundan sonra da halkların refahına katkı sağlamakla birlikte bölgesel istikrarın, güvenliğin ve sürdürülebilir kalkınmanın temin edilmesine hizmet edeceğini belirten Aliyev, "Bu anma gününde size, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve tüm kardeş Türkiye halkına bir kez daha derin bir hüzünle başsağlığı diliyor, hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.