SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bağımsızlık

Söz Bursa - Bağımsızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağımsızlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz! Haber

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "ENVANTERİMİZE KATACAĞIMIZ SANCAR SİDA İLE DENİZLERDEKİ İNSANSIZ KABİLİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİRİYOR, GÜVENLİĞİMİZİ, ETKİNLİĞİMİZİ VE GÖZETİM KAPASİTEMİZİ ARTTIRIYORUZ" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "TÜRKİYE OLARAK SAVUNMA ALANINDA DİJİTAL EGEMENLİĞİ MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "ARTIK KENDİ TEKNOLOJİSİNİ TASARLAYAN, KENDİ YAZILIMINI ÜRETEN VE ÜRETTİKLERİNİ TÜM DÜNYAYA İHRAÇ EDEN BİR TÜRKİYE VAR" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah'a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "GEÇTİĞİMİZ SENE SAVUNMA İHRACATIMIZ BİR ÖNCEKİ YILA KIYASLA YÜZDE 48 ORANINDA ARTARAK 10 MİLYAR DOLARI GERİDE BIRAKTI" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400'ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN SAVUNMA GÜCÜMÜZÜN DİJİTAL OMURGASINI TEŞKİL EDEN YÜZ AKI KURUMLARIMIZIN BİRİDİR" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "BİZ HER ALANDA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE ÜLKÜSÜYLE İLERLERKEN, ‘BUNLAR BİZİM BAŞIMIZA İŞ AÇACAK, BU YOLDAN DÖNÜN’ DİYEN KİFAYETSİZLER OLDU" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah'a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "TEK DERDİMİZ, BÖLGEMİZLE BİRLİKTE KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE, HUZUR VE İSTİKRARA EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNAN BİR TÜRKİYE İNŞA ETMEKTİR" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO'NUN ALMANYA'DA DÜZENLENEN TATBİKATINDA ORDUMUZ BAYRAKTAR TB3 VE TCG ANADOLU GEMİMİZLE BİRLİKTE ADETA DESTAN YAZDIK" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.

Bahçeli’den 57. yılda "Terörsüz Türkiye" manifestosu: "Siyasetin merkezi olduğumuzu ispat ettik!" Haber

Bahçeli’den 57. yılda "Terörsüz Türkiye" manifestosu: "Siyasetin merkezi olduğumuzu ispat ettik!"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devle Bahçeli, "Terörsüz Türkiye' hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" dedi. MHP'nin 57'nci kuruluş yıl dönümü münasebetiyle, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi'nde ‘Şanla Şerefle 57. Yıl' programı düzenlendi. MHP Lideri Bahçeli başta olmak üzere programa çok sayıda partili katıldı. İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşması ile devam etti. "57 YILLIK MAZİYİ GERİDE BIRAKTIK" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen 57'nci yıla ithafen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği için teşekkür eden Bahçeli, "Siyasi ve fikri seciyemizin yüksekliği ‘57 yılın mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisidir' diyoruz. Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle; insan sever, milletsever, vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne muazzam bağlılığımızla, milli ve manevi değer hükümlerine hasbi ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık. 8-9 Şubat 1969'un Adana'sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamdolsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi. On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik, ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık. Büyük halk ozanımız Yunus, isteyeceksen içinden iste, diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah'ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik" diye konuştu. "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır" Milliyetçiliğin binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır ve ihtiyaç olduğunda da ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır. Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir" şeklinde konuştu. "MİLLİ BİRLİK VE BAĞIMSIZLIK ANCAK MİLLİ DAYANIŞMAYLA VAR OLACAKTIR" Biri ikiyle karalamanın, biri ikiye bölmenin ve dağıtmanın mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Türkü'yle Kürdü'yle Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Yine Merhum Gökalp'e göre, milli dayanışmanın üç unsuru vardır. Bunlardan birincisi, vatani ahlakın yüksek olmasıdır. Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir. Gökalp'e göre vatan milli kültürdür. Yani vatan dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir. Milli dayanışmanın ikinci unsuru medeni ahlaktır. Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir. O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce işbölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır" açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE CUMHURİYETİ, KURULUŞ İLKELERİ VE MİLLİ KİMLİĞİ DEĞİŞMEDEN SONSUZA KADAR YAŞAYACAK" Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanmasının milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacağını dile getiren Bahçeli, "Bundan sonra da terörsüz bölge hedefine vasıl mümkün olacaktır. Çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye'yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır. Anadolu Türklüğü'nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır" dedi. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE' HEDEFİNİN DÜŞÜNCE ZEMİNİNDEN PRATİK SİYASİ EYLEME DÖNÜŞMESİYLE MHP TOPLUMSAL SİYASETİN MERKEZİ OLDUĞUNU İSPAT ETMİŞTİR" Devlet Bahçeli, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye'nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazırdır. 57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyet'in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir. Türkiye'nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegane siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'dır. Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır. Haklılığımız milli vicdanda tescillidir. Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayış, Milliyetçi Hareket Partisi'nin ve Cumhur İttifakı'nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir. Şu hususu da tam bir inançla ifade etmeliyim ki; ‘Terörsüz Türkiye' hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir."

Nilüfer’de sağlık buluşmaları: Psikiyatrik tedavide hedef "Ruhsal Bağımsızlık" Haber

Nilüfer’de sağlık buluşmaları: Psikiyatrik tedavide hedef "Ruhsal Bağımsızlık"

Nilüfer Belediyesi’nin toplum sağlığını korumak ve halkı bilinçlendirmek amacıyla düzenlediği “Sağlık Buluşmaları”nın konuğu psikiyatrist Uzm. Dr. Ömer Öz oldu. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen etkinlikte Öz; depresyon, panik atak, kaygı bozuklukları ve takıntılar hakkında doğru bilinen yanlışları katılımcılarla paylaştı. “HER ENDİŞE PANİK ATAK DEĞİLDİR” Konuşmasına “panik atak” kavramının günümüzde içinin boşaltıldığını belirterek başlayan Uzm. Dr. Ömer Öz, endişeli veya tez canlı olmanın hemen bir hastalık olarak etiketlenmemesi gerektiğine dikkat çekti. Öz, “Günümüzde biraz evhamlı, ‘aman başımıza bir şey gelir mi’ diye düşünen herkes kendisine panik atak etiketi yapıştırıyor. Oysa kaygı ve üzüntü, tıpkı mutluluk gibi son derece insani ve gerekli duygulardır. Değer verdiği şeyleri olan her insan, onları kaybetme korkusuyla endişe yaşar. Bu, tek başına bir hastalık göstergesi değildir” dedi. “HEDEFİMİZ KİŞİNİN BAĞIMSIZLIĞINI GERİ KAZANMASI” Psikiyatrik desteğe ne zaman ihtiyaç duyulacağı konusuna da açıklık getiren Uzm. Dr. Öz, kilit noktanın “bağımsızlık” olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Bir kişi kaygıları yüzünden yemek yiyemiyor, dışarı çıkamıyor veya evde yalnız kalamıyorsa, o kişi bağımsızlığını kaybetmiş demektir. Bizim bilimsel olarak yapmaya çalıştığımız şey, kişinin bu korkular nedeniyle kısıtlanan özgürlüğünü ona geri vermektir. Yoksa amacımız insanı hiç üzülmeyen, hiç kaygılanmayan robotik bir canlıya dönüştürmek değil.” Ruh sağlığı sorunlarını tanımlarken kullanılan dilin önemine değinen Öz, “bozukluk” kavramına mesafeli yaklaştığını belirtti. “Bende bozukluk var” düşüncesinin kişiyi aciz hissettirdiğini ifade eden Öz, “Cerrah değiliz, elimizde neşterle bir şeyi kesip atamayız. İyileşme, kişinin düşünce yapısını ve olayları yorumlama biçimini değiştirmesiyle başlar. ‘Korkma, takma, geçer’ gibi cümlelerin tedavide yeri yoktur. Kişi o an gerçekten öleceğini ya da bayılacağını düşünüyorsa ona sadece ‘korkma’ demek anlamsızdır. Önemli olan düşünce ile gerçeği ayırt etmesini sağlamaktır” diye konuştu. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Uzm. Dr. Ömer Öz, psikiyatrik ilaçlarla ilgili toplumdaki “uyuşturur, bağımlılık yapar, kilo aldırır” gibi önyargılara da değindi. Bilimin ve farmakolojinin çok geliştiğini belirten Öz, “Tedavide hedefimiz kişiyi uyuşturmak değil, işlevselliğini artırmaktır. Ancak ilaç tek başına sihirli bir değnek değildir. Yaşam alışkanlıklarını değiştirmek, düşünce biçimlerini düzenlemek ve gerekirse terapi ile süreci desteklemek gerekir” ifadelerini kullandı.

Şirin Rodoplu Şimşek: "Cumhuriyetimizi her koşulda daha da ileriye taşıyacağız" Haber

Şirin Rodoplu Şimşek: "Cumhuriyetimizi her koşulda daha da ileriye taşıyacağız"

Cumhuriyetin 102. yılı nedeniyle Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Cumhuriyet Bayramı törenine Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetimi de katıldı. CHP Bursa milletvekilleri Hasan Öztürk, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra Bursa’daki sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticilerinin katıldıkları törende Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ve Yönetim Kurulu Üyeleri de Atatürk Anıtına çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundular. "EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR" Törenin ardından değerlendirmelerde bulunan Şirin Rodoplu Şimşek, ‘’Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde egemenliğin kayıtsız şartsız ulusun olduğu bir yönetim anlayışı ile kurulan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. Yıldönümünü, büyük bir coşku ile kutluyoruz. Bağımsızlık, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin dönüm noktaları olan ulusal bayramların toplum tarafından coşku ile kutlanması Cumhuriyet devrimleri, birikim ve kazanımlarını kuşaktan kuşağa aktaracak etkinliklerdir. Egemenliğin kayıtsız şartsız ulusun olduğu anlayışı ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde; sahip olduğumuz uygarlık birikimini ve çağdaşlaşma sürecini her koşulda daha da ileriye taşıyacağımız bilinci ve inancıyla; meslektaşlarımızın ve bütün yurttaşlarımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz" dedi.

Palandöken: "Cumhuriyet; bize özgürlüğü, eşitliği, adaleti ve çağdaş bir yaşamı miras bırakmıştır" Haber

Palandöken: "Cumhuriyet; bize özgürlüğü, eşitliği, adaleti ve çağdaş bir yaşamı miras bırakmıştır"

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, "Cumhuriyet; bize özgürlüğü, eşitliği, adaleti ve çağdaş bir yaşamı miras bırakmıştır. Türk milleti olarak Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve milli birlik ruhuna her zaman sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. TESK Başkanı Bendevi Palandöken, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Cumhuriyetin kazandırdığı yatırımların Türkiye’nin geleceğine ışık olacağını vurgulayan Palandöken, tüm esnaf ve sanatkarların Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı. "CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞ FELSEFESİNE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm silah arkadaşlarını rahmetle anan Palandöken, "Cumhuriyetimizin ilanının 102’nci yıl dönümünü, büyük bir gurur, coşku ve heyecanla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı’nın ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin azim, kararlılık ve bağımsızlık sevdasının en güçlü sembolüdür. Cumhuriyet; bize özgürlüğü, eşitliği, adaleti ve çağdaş bir yaşamı miras bırakmıştır. Türk milleti olarak Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve milli birlik ruhuna her zaman sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil, milletimizin alın teriyle, emeğiyle, fedakarlığıyla yoğrulmuş bir yaşam biçimidir. Cumhuriyetimizin bizlere kazandırdığı kazanımlar, ülkemizin her alanda gelişmesinin, kalkınmasının ve dünyada saygın bir yer edinmesinin temel taşını oluşturmuştur. Cumhuriyetin getirdiği fırsat eşitliği ve girişim özgürlüğü sayesinde, her vatandaşımız emek vererek kendi geleceğini inşa edebilmekte, toplumun refahına katkı sunabilmektedir. Bizler, bu bilinçle Cumhuriyetin değerlerini yaşatmak, genç kuşaklara aktarmak ve onları Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefine inançla hazırlamakla yükümlüyüz. Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını, vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum. Esnaf ve sanatkarlar camiamız adına bu anlamlı günün milletimize barış, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı.

“Cumhuriyet demek, hepimiz demek” Haber

“Cumhuriyet demek, hepimiz demek”

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 102. yılına özel olarak başlattığı ‘Cumhuriyet demek…' kampanyası, 7’den 70’e herkesten büyük ilgi görürken; Başkan Mustafa Bozbey de kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, hepimiz demek” sloganını yazarak katıldı. CUMHURİYET COŞKUSU SOKAKLARA TAŞINDI Türkiye Cumhuriyeti’nin 102’nci kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin halkın katılımını merkeze alan bir anlayışla başlattığı ‘Cumhuriyet demek…' kampanyası tüm hızıyla sürüyor. Proje kapsamında ‘cumhuriyetdemek.com’ web sitesini ziyaret eden vatandaşlar, “Cumhuriyet demek...” cümlesini kendi duygu ve düşünceleriyle tamamlayarak paylaşıyor. Yapılan değerlendirme sonucunda ‘Bir Çift Mavi Göz’, ‘Özgürlük ve Bağımsızlık’, ‘Kayıtsız Şartsız Egemenlik’, ‘Evladıma Miras’, ‘İnanç ve Cesaret’, ‘Boyun Eğmemek’, ‘Demokrasi’, ‘Çocuğumun Gülüşü’, ‘Kadının Sesi’, ‘Fırsat Eşitliği’, ‘Gülümseyen Gençlik’, ‘Mücadele ve Zafer’, ‘Hak, Hukuk, Adalet’, ‘Vatan Sevgisi’, ‘Bilimle Aydınlanmak’ ve ‘Devrimlerin İzinde Olmak’ sloganları belirlendi. Dijital kampanyaya katılan vatandaşların duygu ve düşünceleri, Cumhuriyet coşkusunu kentin tüm sokaklarına taşıdı. Sloganları sergilenmeye değer görülen vatandaşlar, Sıcak Su mevkiindeki billboardlara kendi ifadelerini sprey boyayla yazdı. “TÜM BURSALILARI ALANLARA DAVET EDİYORUM” Kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, hepimiz demek’ diyerek katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de sloganını billboarda sprey boyayla yazdı. 29 Ekim’de Cumhuriyet Bayramı coşkusunu yaşamak için tüm Bursalıları alanlara davet eden Başkan Mustafa Bozbey, “Cumhuriyet demek, hepimiz demek. Cumhuriyet demek, aydınlanma demek. Cumhuriyet demek, bağımsızlık demek. Cumhuriyet demek, vatan demek. Cumhuriyet demek, Atatürk demek. Onun için Cumhuriyete sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur. Hep birlikte en büyük bayramımızı kutlayalım. Cumhuriyeti gelecek kuşaklara hep birlikte taşıyalım” dedi. “CUMHURİYET DEMEK, BİLİMLE AYDINLANMAK DEMEK” Kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, bilimle aydınlanmak demek’ sloganıyla katılan CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala “Cumhuriyet, her anlamda hayatımızı kolaylaştıran ve her birimizin eşit yurttaş olması için çok önemli bir değer. Bilim ise bu değeri evrensel ölçütlere taşıyan temel bir araç. Dolayısıyla Cumhuriyet demek, bilimle aydınlanmak demektir” diye konuştu. B KAFE’LERDE CUMHURİYET COŞKUSU Bu arada 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na özel olarak kent genelindeki tüm B Kafe’lerde “Cumhuriyet Demek…” temalı kahve bardakları hazırlandı. Bursalılar, özel tasarımlı bardaklarla sıcak içeceklerin tadını çıkarırken, kendi isimlerinin yer aldığı sloganlarla Cumhuriyet coşkusunu derinden hissediyor.

Gençlerin gözüyle ‘Cumhuriyet’ Haber

Gençlerin gözüyle ‘Cumhuriyet’

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 102. yılına özel olarak başlattığı ‘Cumhuriyet demek…' kampanyası, kentin dört bir yanında büyük ilgi görüyor. Gençler, ‘özgürlük, bağımsızlık, çağdaşlık, milli egemenlik, güven, mutluluk’ gibi ifadelerle Cumhuriyeti tanımlarken, Başkan Bozbey ortaya çıkan fikirlerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek öğrencileri ödüllendirdi. GENÇLERİN GÖZÜNDEN CUMHURİYET Orhangazi Belediyesi tarafından Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi’nde düzenlenen Kitap Günleri’ni ziyaret ederek gençlerle bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ‘Cumhuriyet demek…' dijital kampanyası hakkında sohbet etti. Öğrencilere kampanyanın amacını anlatan Başkan Bozbey, gençlere tek tek ‘Cumhuriyet demek…’ diyerek cümleyi tamamlamalarını istedi. Gençlerden ‘Özgürlük, bağımsızlık, çağdaşlık, milli egemenlik, güven, mutluluk’ gibi cevaplar alan Başkan Bozbey, kullanılan ifadelerin umut verici olduğunu söyledi. Ortaya çıkan fikirlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Bozbey, öğrencileri tek tek ödüllendirdi. Kitap Günleri kapsamında hazırlanan stantları da gezen Başkan Bozbey, kitaplarını imzalayan yazarlarla ve kitap tutkunlarıyla sohbet etti. DİJİTAL KAMPANYAYA YOĞUN İLGİ Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. kuruluş yıl dönümünde başlattığı ‘Cumhuriyet demek…' temalı dijital kampanya, 7’den 70’e herkes tarafından büyük ilgi görüyor. www.cumhuriyetdemek.com adresi üzerinden duygu ve düşüncelerini paylaşan vatandaşlar, tüm kentte hissedilecek olan Cumhuriyet Bayramı coşkusuna şimdiden katkı sunuyor. GÖRÜŞLERİNİZİ 28 EKİM SALI GÜNÜNE KADAR SİZ DE PAYLAŞIN ‘Cumhuriyet demek, ne demek?’ temasıyla hazırlanan proje, 28 Ekim Salı gününe kadar www.cumhuriyetdemek.com adresi üzerinden vatandaşların görüş ve düşüncelerini almaya devam edecek. Gönderilen cümleler, belediye ekipleri tarafından onay sürecinden geçtikten sonra, yapay zekâ (AI) teknolojisi kullanılarak kişiye özel bir görsele dönüştürülecek. Seçilen 16 cümle, hazırlanan görsellerle birlikte Bursa’nın dört bir yanında yerini alacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.