SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bağışıklık

Söz Bursa - Bağışıklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağışıklık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da yağmurlu akşama en yakışan menü: Şifa deposu balık ziyafeti! Haber

Bursa'da yağmurlu akşama en yakışan menü: Şifa deposu balık ziyafeti!

Nisan yağmurlarının Bursa’yı yıkadığı bu hafta sonunda, dışarıdaki serin havayı unutturacak en güzel aktivite mutfakta başlıyor. Hem bağışıklığı güçlendiren hem de damak çatlatan balık menümüzle akşam yemeğini bir şölene dönüştürüyoruz. Uzmanlar uyarıyor: Haftada en az iki gün balık tüketmek sadece bir lezzet tercihi değil, vücudunuz için tam bir koruma kalkanı! BALIK YEMENİN MUCİZEVİ FAYDALARI Balık tüketmek, vücudun ihtiyaç duyduğu pek çok vitamini ve minerali tek bir öğünde sunar. İşte balık yemenin öne çıkan faydaları: *Kalp Dostu: İçerdiği yüksek Omega-3 sayesinde kötü kolesterolü düşürür ve kalp krizi riskini azaltır. *Zeka ve Hafıza: Beyin fonksiyonlarını destekleyerek odaklanmayı artırır, Alzheimer riskine karşı korur. *Göz Sağlığı: Retinayı destekleyerek yaşa bağlı görme kayıplarının önüne geçer. *Mutluluk Kaynağı: Omega-3 yağ asitleri, depresyon ve anksiyete ile savaşarak ruh halini iyileştirir. *Bağışıklık Kalkanı: Zengin D vitamini içeriğiyle kemik yapısını güçlendirir ve hastalıklara karşı direnç sağlar. HAFTA SONUNA ÖZEL BALIK MENÜSÜ VE TARİFLER Sıcacık Bir Başlangıç: Terbiyeli Balık Çorbası Malzemeler: 1 adet kırlangıç veya levrek, 1 adet soğan, 1 adet havuç, 1 adet patates, un, tereyağı, limon ve yumurta sarısı. Hazırlanışı: Balığı defne yaprağı eşliğinde haşlayıp suyunu süzün ve etlerini didikleyin. Tereyağında unun kokusu çıkana kadar kavurup içine küp doğranmış havuç ve patatesleri ekleyin. Süzdüğünüz balık suyunu ilave edin. Sebzeler piştiğinde balıkları ekleyin. En son yumurta sarısı ve limondan oluşan terbiyeyi ılıştırarak tencereye dökün. Bol maydanoz ile servis edin. KAĞITTA SEBZELİ FIRIN LEVREK Malzemeler: 2 adet orta boy balık, halka doğranmış soğan, limon dilimleri, çeri domates, sarımsak, taze biberiye, zeytinyağı, tuz ve karabiber. Hazırlanışı: Yağlı kağıdı fırın tepsisine yayın. Tabana soğanları ve sarımsakları dizin. Üzerine çizik attığınız, tuzlanmış ve yağlanmış balıkları yerleştirin. Balıkların içine ve üzerine limon dilimleri ile biberiyeyi koyun. Kağıdı hava almayacak şekilde kapatıp 200°C fırında yaklaşık 25-30 dakika pişirin. Kendi suyunda pişen balık, lokum kıvamında olacaktır. Afiyet olsun!

Mutfakların gizli şifası: Bağışıklık dostu zeytinyağlı Yer Elması! Haber

Mutfakların gizli şifası: Bağışıklık dostu zeytinyağlı Yer Elması!

Kış aylarının en sağlıklı ama bir o kadar da kıymeti az bilinen sebzelerinden biri olan yer elması, tezgahlardaki yerini aldı. Hem bağışıklık sistemini güçlendiren hem de sindirim dostu olan bu mucizevi sebzeyi sofralarınıza taşımaya ne dersiniz? İşte tadı damağınızda kalacak tam ölçülü tarifi ve sağlığımıza olan inanılmaz faydaları... Doğal bir prebiyotik kaynağı olan yer elması, düşük kalorisi ve zengin mineral yapısıyla diyet listelerinin vazgeçilmezi konumunda. Özellikle Bursa pazarlarında taze taze bulabileceğiniz yer elmasını, portakal suyuyla birleştirerek tam bir vitamin deposuna dönüştürebilirsiniz. YER ELMASININ BİLMENİZ GEREKEN 5 MUCİZEVİ FAYDASI Güçlü Bir Prebiyotiktir: İçerdiği inülin sayesinde bağırsaktaki dost bakterileri besler ve sindirim sistemini düzenler. *Bağışıklık Kalkanı: Yüksek oranda C vitamini ve demir içerir, vücut direncini artırarak hastalıklara karşı korur. *Diyabet Dostu: Kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olur, ani acıkma hissini önler. *Cilt ve Saç Sağlığı: İçeriğindeki mineraller sayesinde cildin parlamasına ve saç köklerinin güçlenmesine katkı sağlar. *Kalp Sağlığını Korur: Potasyum bakımından zengindir, kan basıncını dengeleyerek kalp üzerindeki yükü azaltır. ZEYTİNYAĞLI YER ELMASI TARİFİ MALZEMELER: 500 gram yer elması 1 adet orta boy havuç 1 adet kuru soğan 1 adet patates (isteğe bağlı) Yarım çay bardağı zeytinyağı 1 adet portakalın suyu Yarım limonun suyu 1 tatlı kaşığı toz şeker Bir tutam tuz ve servis için ince kıyılmış dereotu HAZIRLANIŞI: Temizlik: Yer elmalarını yıkayıp incece soyun. Kararmamaları için limonlu suda bekletin. Soteleme: Zeytinyağında yemeklik doğranmış soğanları ve halka havuçları hafifçe yumuşayana kadar soteleyin. Pişirme: Süzdüğünüz yer elmalarını tencereye ekleyin. Üzerine portakal suyu, limon suyu, şeker ve tuzu ilave edin. Demleme: Kısık ateşte yaklaşık 20-25 dakika sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Servis: Oda sıcaklığına geldiğinde üzerine bolca dereotu serperek servis yapın.

Cebinizi de midenizi de yormayacak! Ramazan’ın en ekonomik tatlısı: Güllaç Haber

Cebinizi de midenizi de yormayacak! Ramazan’ın en ekonomik tatlısı: Güllaç

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte iftar sofralarında tatlı telaşı başladı. Ağır şerbetli tatlıların aksine, sindirimi kolay ve hafifliğiyle bilinen Güllaç, içeriğindeki mineral ve Omega-3 deposuyla uzmanların ilk tavsiyesi oluyor. BÜTÇEYİ YORMAYAN LEZZET Artan girdi maliyetlerine rağmen diğer tatlılara oranla daha ekonomik bir hazırlık sürecine sahip olan Güllaç, sadece süt, şeker ve güllaç yaprağı ile muazzam bir lezzete dönüşüyor. Hem ev hanımlarının hem de Bursa’daki pastanelerin gözdesi olan bu geleneksel lezzet, "fiyat-performans" ürünü olarak bu Ramazan’da da zirvede. TAM BİR MİNERAL DEPOSU Güllacı sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir şifa kaynağı yapan ise üzerine ve arasına eklenen malzemeler. İşte Güllacın vücuda faydaları: Mineral Kaynağı: İçeriğindeki nar, ceviz, badem veya fındık sayesinde vücuda kalsiyum, demir, fosfor ve potasyum kazandırıyor. Bağışıklık Dostu: Özellikle ceviz ve fındıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri sayesinde bağışıklığı güçlendirirken, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı oluyor. Kan Şekeri Dengesi: Sütlü bir tatlı olması sebebiyle, şerbetli tatlılara göre kan şekerini daha dengeli yükseltiyor ve iftar sonrası oluşan ağırlık hissini en aza indiriyor. UZMANINDAN TAVSİYE: "GÜLLACI NARLA SÜSLEYİN" Beslenme uzmanları, Güllacın üzerine eklenecek nar tanelerinin hem görsel bir şölen sunduğunu hem de güçlü antioksidan özelliğiyle iftar sonrası vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Malzemeler: 1 paket (300-400 gr) Güllaç yaprağı 2 litre süt (Güllacın bol sütlü olması makbuldür) 2,5 su bardağı toz şeker (Damak tadına göre artırılabilir) 1 paket vanilya (Opsiyonel) 2 yemek kaşığı gül suyu (Gerçek geleneksel lezzet için) Arası İçin: 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi veya fındık Üzeri İçin: Nar taneleri (Olmazsa olmazı!) Adım Adım Hazırlanışı: Sütü Hazırlayın: Sütü ve şekeri derin bir tencereye alın. Şekerler eriyene kadar karıştırarak ısıtın. Püf Noktası: Süt kaynar olmamalı, parmağınızı yakmayacak sıcaklıkta (yaklaşık 50-60 derece) olmalıdır. Çok sıcak olursa güllaç hamur olur, soğuk olursa yapraklar sütü çekmez. Aromayı Ekleyin: Sütü ocaktan aldıktan sonra vanilya ve gül suyunu ekleyip karıştırın. Yaprakları Islatın: Geniş bir tepsiye veya borcama güllaç yapraklarını parlak kısımları üste gelecek şekilde tek tek yerleştirin. Her katı bir kepçe yardımıyla bolca sütle ıslatın. Ara Katı Oluşturun: Yaprakların yarısına geldiğinizde araya bolca dövülmüş ceviz veya fındık serpiştirin. Kalan Yapraklar: Kalan yaprakları da aynı şekilde sütle ıslatarak üst üste dizin. En son kalan sütü tüm tepsinin üzerine gezdirin. Dinlendirme: Oda sıcaklığına gelene kadar bekleyin, ardından buzdolabında en az 2-3 saat dinlenmeye bırakın. Altın Değerinde İpucu: Cevizi ara kata koyduğunuzda bekledikçe sütün rengini karartabilir. Eğer güllacınızın bembeyaz kalmasını istiyorsanız, cevizi servis esnasında üzerine de ekleyebilirsiniz.

Sahura kalkmanın faydaları Haber

Sahura kalkmanın faydaları

Ramazan Ayında daha enerjik, sağlıklı, fit ve güçlü bağışıklık için doğru beslenme adımlarının büyük önem taşıdığını belirten Uzman Diyetisyen Veysel Ciğerli, dengeli beslenme yöntemleri hakkında ipuçları verdi. Yaş, cinsiyet ve günlük fiziksel aktivite oranına göre, kişilerin günlük alması gereken enerji, karbonhidrat, yağ ve protein oranları, her gün olduğu gibi Ramazan Ayında da değişmiyor. Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Veysel Ciğerli, "Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmek için et, yumurta, kuru baklagiller, sebze-meyveler, süt ve süt ürünleri ile ekmek-tahıl grubu besinlerden yeterli miktarda tüketilmesi gerekiyor" dedi. Bu yıl yaklaşık 13 saatlik oruç tutulduğunu belirten Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Oruç tutma süresi, metabolizmanın yavaşlamasına neden olur. Bunun sonucunda, iftarda fazla yemek, aşırı kalori almaya dolayısıyla da vücutta yağ depolanmasına yol açar. Bu durumda da kilo almak kaçınılmaz olur. Ramazan ayında, şüphesiz en sevilen öğün iftardır. Fakat en önemli öğün sahurdur. Oruç tutanların mutlaka imsak vaktinden önce sahur yapması, sağlığın korunması için önemlidir. Sahur yapmadan tutulan oruç, bitkinlik, sinirlilik, baş dönmesi ve aşırı susama gibi sorunlara yol açabilir" diye konuştu. Sahurda protein ağırlıklı beslenmek gerektiğini vurgulayan Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, şu önerilerde bulundu; "Protein içeriği yüksek besinlerin tok tutucu özelliği vardır. Yumurta, süt,peynir, ceviz, az tuzlu zeytin ile birlikte hafif bir öğün tercih edilmeli veya çorba ile sebze yemekleri tüketilmelidir. Vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyveler sık tüketilmelidir. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek, daha uzun süre tok kalmayı sağlayacaktır. Sahurda, en az 4 bardak su tüketilmelidir. Sahurda aşırı yağlı, tuzlu, şekerli ve unlu gıdalardan uzak durulmalıdır." Ramazanın, yemek kültürü açısından en bilinen özelliğinin sofralardaki çeşitlik olduğunu söyleyen Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, iftar için önerilerini şöyle aktardı; "Uzun süre açlık durumundan dolayı, iftar saatinde kan şekeri çok düşük seviyede olduğundan aşırı yemek tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan hatalardan biri; hızlı ve aşırı yemek tüketmektir. İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanması, 15 dakika sonra az yağlı et yemeği veya sebze yemeği ile devam edilmesi uygundur. Beyaz ekmek, pirinç pilavı glisemik indeksi yüksek olan besinler yerine bulgur pilavı, tam tahıllı ekmek, kepekli makarna gibi posa yönünden zengin besinler tercih edilmelidir. Bu besinlerin yanında mutlaka protein ve kalsiyumdan zengin olan yoğurt veya ayran tüketilmelidir." İftar ve sahur arasındaki sürede beslenmeye önem vermenin, oruç tutulan saatlerde daha rahat olmayı sağladığını ifade eden Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Bu sebeple aşırı yağlı ve tuzlu besinler kesinlikle tüketilmemelidir. Bu besinler gün içinde daha çok susamaya ve su tüketilemedi için ödem ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Karbonhidrat açısından zengin hamur tatlıları, kurabiyeler, yağlı hamur işleri ve kızartmalar boş enerji alınmasına ve kısa sürede acıkmaya neden olur" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.