SON DAKİKA
Hava Durumu

#Baob

Söz Bursa - Baob haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Baob haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mimarlar Şirin Rodoplu Şimşek ile devam dedi Haber

Mimarlar Şirin Rodoplu Şimşek ile devam dedi

Mimarlar Odası Bursa Şubesi 21. Olağan Genel Kurulu 24-25 Ocak 2026 tarihlerinde yapıldı. Üyelerin ve şehir protokolünün yoğun katılımı ile gerçekleştirilen ilk günün ardından ikinci gün yapılan ve iki listenin yarıştığı seçimlerde mevcut başkan Şirin Rodoplu Şimşek, üyelerinin desteği ile güven tazeledi. Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) oditoryum salonunda gerçekleştirilen Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin 21. Olağan Genel Kuruluna, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Metin Tunçel, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yıldırım Belediye Başkan Vekili Gökhan Yıldız, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Cenk Köklü, Makine Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ahmet İhsan Taşkınsel, Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Burak Özgen, Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Bursa Şube Başkanı Hüseyin Halil, Veteriner Hekimler Odası Bursa Şube Başkanı Melike Baysal, Tekstil Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Dr. Uğur Onur Çinko, İçmimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Nehir Özbey, Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şube Başkanı Zehra Candan Çakır, Rumelili Yönetici İş Adamı ve Sanayiciler Derneği (RUMELİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Evke, Bulgaristanlı Yönetici, Sanayi ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, Türkiye Ormancılar Derneği Bursa Şube Başkanı Cemal Türeyen, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, oda üyeleri ve davetliler katıldı. Divan Başkanlığını M. Orhan Efe’nin yaptığı Genel Kurulun açılışında konuşan Mimarlar Odası 20. Dönem Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunurken, toplantıya katılan konuklar da selamlama konuşmaları gerçekleştirdiler. Genel Kurulun ardından ikinci gün gerçekleştirilen seçimlerde iki liste yarıştı. Mevcut Başkan Şirin Rodoplu Şimşek’in yanı sıra ikinci liste olarak seçime katılan Mimar Servet Çelebi, yönetim kurulu listeleri ile birlikte yarıştı. Üyelerin yoğun ilgi gösterdiği seçimlerin ardından Şirin Rodoplu Şimşek, oy çokluğu ile görevini sürdürdü. “Bir demokrasi şöleni yaşadı” Genel Kurulu Değerlendiren Şirin Rodoplu Şimşek, gerçekleştirilen genel kurulu ve süreci değerlendirerek, “Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin kuruluşunun 40. Yılında 21. Dönem Yönetim Kurulu ve yardımcı organlarının seçimini gerçekleştirdik. İki ekip halinde demokrasi şöleni şeklinde geçen seçimlerimizin ardından genel kurulumuzu tamamladık. Mimarlar Odamız kuruluşu itibari ile meslek ve kamu öncelikli olarak çalışmalarını yürütüyor. Yeni dönemde de aynı bilinç ve sorumlulukla ve yenilenen kadromuz ile birlikte daha da büyüyerek ve güçlenerek çalışmalarımıza devam edeceğiz. İlkelerimizden ödün vermeden tavizsiz bir şekilde kamu, toplum ve kent yararına, aynı zamanda mesleğimiz ve meslektaşlarımız için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi. “Kararlarımızı hep birlikte alıyoruz” Doğru meslek politikaları için doğru formülleri oluşturarak, hayata geçirmek için temas ve girişimlerine devam edeceklerini belirten Şirin Rodoplu Şimşek, “Biz yalnızca yönetim kurulumuz olarak değil komite, komisyonlar ve çalışma grupları oluşturarak tüm kararlarımızı meslektaşlarımızla birlikte aldık. Komite ve komisyonlardan çıkan kararları, önerileri hayata geçirdik. Her kararımızı ve işimizi uzlaşı ile hayata geçirdik. Bugüne kadar bizimle birlikte yürüyen arkadaşlarımızın hepsiyle tekrar birlikteyiz. Biz hep birlikte kocaman bir orduyuz. Kentimiz, mesleğimiz ve meslektaşlarımız için hep birlikte mücadele ediyoruz” şeklinde konuştu. Gerçekleştirilen seçimler ve sonucunda Mimarlar Odası Bursa Şube 21. Dönem Yönetimi şu isimlerden oluştu: YÖNETİM KURULU-ASIL : Şirin Rodoplu Şimşek, Murat Emrah Saka, Aytül Küçüközdemir Aydın, Abdullah Kamalı, Kurtuluş Göktaş, Can Şahin, Şeref Gündüz YÖNETİM KURULU-YEDEK: Bahar Kuş Arslan, Berkay Salman, Gözde Kırlı Özer, Fatma C. Senal, Faruk Özgökçe, Ayten Başdemir Taciroğlu, Eren Onay. SORUŞTURMA-UZLAŞTIRMA KURULU-ASIL: Melih Türa, H. Aşkın Şencan, Ebru Erdoğdu Kara, M. Derya Kangal, Gün Işık SORUŞTURMA-UZLAŞTIRMA KURULU-YEDEK: Ece Konuşkan Sevinç, Emel Acar, Şeniz Döver, Sevil Göksel, Ferda Güzeldağ DENETLEME KURULU -ASIL: Şennur Ay, Özden Seçil Muharremoğlu, Ali Kağan Atabey, Umut Can Acar, Yunus Can DENETLEME KURULU -YEDEK: Özgür Kangal, Binyamin Yalçın, Nisa Kasapoğlu, Mehmet Talha Abak, Şeyma Ekici

Bursa'da hak ve özgürlükleri savunma kararlılığı vurgulandı Haber

Bursa'da hak ve özgürlükleri savunma kararlılığı vurgulandı

Bursa Tabip Odası, KESK, DİSK, TMMOB, Bursa Demokrasi Güçleri ve BAOB’un ortaklığıyla düzenlenen basın açıklaması, halkın hak ve özgürlüklerini savunma kararlılığını bir kez daha vurguladı. Çok sayıda katılımcının destek verdiği etkinlikte, halkın hak ve özgürlüklerine yönelik baskılara karşı kararlılıkla mücadele edileceği belirtildi. Basın açıklamasında Bursa Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Muhsin Güllü ve Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun konuşmalarını yaptı. Dr. Güllü, demokratik hakların savunulmasının meşru ve hayati bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, hiçbir baskının bu mücadeleyi durduramayacağını belirtti. Ardından söz alan Dr. Kadir Binbaş, polis tarafından alıkonma sürecini detaylarıyla anlatarak, yaşadıklarının hukuk dışı olduğunu vurguladı. Etkinliğe destek veren Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da dayanışma mesajlarını iletti. Basın açıklaması, katılımcıların birlik ve beraberlik mesajlarıyla sona erdi. Açıklamanın tamamı şu şekildedir: "BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ!" "Demokrasi ve hukukun olmadığı, anayasal hakların güvencesiz bırakıldığı bir ülkede sağlık olmaz! Hukuk, demokrasi ve adalet tüm kurumlarıyla işler hale getirilmelidir! İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu kararıyla diplomasının iptal edilmesi, ardından aralarında belediye başkanlarının ve yöneticilerinin olduğu çok sayıda kişiyle birlikte önce gözaltına alınması ardından tutuklanması, sonuç olarak anayasal bir hak olan siyaset yapma hakkının engellenmesi, ülkemizde anayasal hakların güvencede olmadığının ilanı olmuştur. Diploma kararı aynı zamanda, toplumda örnek olması beklenen akademisyenlerin, bilim üreterek toplumun ilerlemesini sağlamakla görevli üniversitelerin, bağımsız olması mutlak suretle şart olan yargının halini de gözler önüne sermiştir. Ülkemizin birikimi, hukukun egemenliğinin sağlanmadığı, kurum ve kuralların yok edildiği, üniversitelerin siyasete alet edildiği bir ülke olmayı hak etmemektedir. Demokrasi ve hukuk, sadece yöneticilerin ya da bir avuç ayrıcalıklı kesimin değil, toplumun da hak ve taleplerinin karşılandığı bir düzenin temeli olmalıdır. İşte tam da bu nedenle Türkiye’nin dört bir yanında yurttaşlar, taleplerini dile getirmek, haklarına sahip çıkmak ve hukuksuzluğa karşı durmak için anayasa tarafından güvence altına alınmış olan protesto haklarını kullanmak üzere sokağa çıkmışlardır. Ancak bu meşru ve barışçıl hak arayışının karşısına, güvenlik güçlerinin orantısız şiddeti, sabaha karşı yapılan ev ve yurt baskınları, gözaltılar ve bazı durumlarda iddia edilen çıplak aramalarla çıkılması; yalnızca özgürlüklere değil, toplumun bütününe yönelen sistematik bir tehdide dönüşmüştür. Bu baskı ortamı, artık yalnızca doğrudan mağdur olanları değil, her vicdan sahibi yurttaşı harekete geçmeye, müdahil olmaya, sözünü söylemeye mecbur bırakmıştır. Unutulmamalıdır ki; Türk Tabipleri Birliği, 6023 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca bizler yalnızca meslektaşlarımızın haklarını savunmakla değil, halk sağlığını korumak ve halkın menfaati ile hekimlerin menfaatini toplumsal düzlemde en iyi şekilde dengelemekle yükümlüyüzdür. Bu sorumluluk, yalnızca hastane koridorlarıyla sınırlı değildir; bu yükümlülük toplumun tüm yaşam alanlarını kapsamaktadır. Çünkü sağlık, yalnızca hastalıkların teşhis ve tedavisi değil; insanların güvenli, eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürebilme koşullarının bir bütünüdür. Bu koşullar sağlanmadıkça bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan tam bir iyilik halini içeren gerçek bir sağlıktan söz edilemez. Hekimlik, yalnızca klinik bilgiyle değil; insan haklarına saygı, toplumsal sorumluluk ve vicdani duruşla anlam kazanır. İşte bu yüzden sokakta coplanan yurttaşın yanan canı da bizim meselemizdir; gözaltında çıplak aramaya zorlanan bir öğrencinin zedelenen onuru da; sabahın köründe evlerinden alınan üniversiteli gençlerin uğradığı psikolojik travma da bizim meselemizdir. Halk sağlığı, yalnızca çöken sağlık sistemiyle değil, aynı zamanda baskı, şiddet, korku ve güvencesizlik ortamıyla da tehdit altındadır. Bu yüzden Türk Tabipleri Birliği'nin ve Tabip Odalarının halk sağlığını koruma görevi; aynı zamanda hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri, adil yaşam koşullarını savunma görevidir. Bu nedenle taleplerimiz nettir: Toplanma, ifade ve protesto özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalı, bu hakların kullanılmasını engelleyen uygulamalara son verilmeli       Yurttaşlara yönelik orantısız güç kullanımı derhal ve koşulsuz sonlandırılmalı, kimyasal silah olarak kabul edilen biber gazı hiçbir koşulda kullanılmamalı       Gözaltına alınanlar, kötü muameleye uğramadan hemen serbest bırakılmalı       Hekimler, gözaltı muayeneleri başta olmak üzere görevlerini etik ilkeler ve bilimsel standartlar çerçevesinde, hiçbir siyasi veya idari baskıya maruz kalmadan yapabilmeli       Demokratik haklarını kullanan herkese yönelik yargı vasıtasıyla korkutma, soruşturmalar ve gözdağı politikaları son bulmalı       Siyasi otoritenin, kolluk kuvvetlerini ve yargı organlarını muhalefeti bastırma aracı olarak kullanmasına son verilmeli       Üniversiteler, bilimsel ve kurumsal özerklik temelinde yapılandırılmalı, akademinin siyasallaştırılmasından vazgeçilmeli       Tüm kamu kurumları, hukukun üstünlüğü ve halk yararı temelinde yeniden düzenlenmeli       Tüm bu ihlalleri meşrulaştırmaya çalışan siyasi iktidar, halkın iradesine müdahaleden vazgeçmelidir. Demokrasi ve hukuk olmadan, temel insan haklarına saygı gösterilmeden sağlık ve refah içinde bir toplum olamayacağımız gerçeği unutulmamalıdır. Ülkemizin geleceği için hukuk, demokrasi ve adalet tüm kurumlarıyla bir an önce işler hale getirilmelidir! Hekimlik, zulme karşı kafasını başka yöne çevirme değil, hakikate tanıklık mesleğidir. Başta polisin kötü muamelesine maruz kalan başkanımız olmak üzere biz hekimler, akademik odalar, meslek örgütleri, sendikalar ve sayısız yurttaş, her türlü baskıya, gözaltına, tutuklanmalara karşı halkın sağlığını koruma yükümlülüğümüzü yerine getirmeye, toplumun yararı için çalışmaya, demokrasiyi ve insan onurunu savunmaya devam edeceğiz. Sağlıktan, demokrasiden, özgürlüklerden tasarruf edilmesine karşı sessiz kalmayacağız. Sağlık için, adalet için, özgür bir gelecek için: Susmuyoruz, Korkmuyoruz, Hiçbir yere Gitmiyoruz!" Basın açıklamasına Bursa Tabip Odası, DİSK, KESK, Bursa Demokrasi Güçleri, TMMOB ve BAOB destek verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.