SON DAKİKA
Hava Durumu

#Belediye Başkanı

Söz Bursa - Belediye Başkanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belediye Başkanı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bozbey'den mahkemede gözyaşlarıyla savunma: Kaçmadım! Haber

Bozbey'den mahkemede gözyaşlarıyla savunma: Kaçmadım!

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde imar yolsuzluğu iddiası ve suç örgütü lideri olmak suçundan tutuklu yargılanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, hayatını Bursa’ya hizmet için harcadığını söyledi. Zaman zaman gözyaşlarını tutamayarak konuşan Bozbey, "Benim suçum Bursa’yı tek yürek hâline getirmek mi?" dedi. Edinilen bilgiye göre, 31 Mart’ta düzenlenen operasyonla Bozbey, ailesi ve çok sayıda belediye çalışanı gözaltına alındı. 4 Nisan’da Bozbey’in de aralarında bulunduğu 23 kişi tutuklandı. İddianamede Bozbey için 402 yıla kadar hapis cezası, dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem için ise 946 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 402 gün hapis cezası ile tutuklu yargılanan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de arasında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın yargılanması bu sabah Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Sanıkların ve izleyicilerin çok olması sebebiyle yargılama Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'nin konferans salonunda yapıldı. Hakkında yöneltilen suçlamalara cevap veren Mustafa Bozbey savunmasının ilk 3 saatinde yaptığı duygusal savunmada zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı. 27 yıldırır siyaset yaptığını vurgulayan Bozbey, "36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey, "27 yıldır siyasetçiyim. Biz gökten zembille inmedik. Tesadüfen gelmedik. Ben helal lokmanın ne demek olduğunu çocukken öğrendim. Çalışmak benim için ibadettir. Ortaokuldan beri hep çalışırım. Bayramlarda ailemle aynı sofraya oturamadım. Üniversiteden mezun olduğumda ilk kez ailemle aynı bayram sofrasında oturdum. Aradan 41 yıl sonra yine bayram sofrasına ailemle oturamadım. Çünkü özgürlüğüm elimden alındı. Bursa’ya hizmet ettiğim için alındı. Gerçekten Bursa’mızın en büyük davası görülüyor. Hukukun üstünlüğü yolunu bulacak. Koğuşumuzda bizimle ilgilenen personele ve müdürlerine teşekkür ediyorum" dedi. "İTALYA'DAN KULE VİNÇ ALDIK BU SAYEDE GELİŞTİK" Kurduğu aile şirketleri ve bu şirketlerin geçmişi ile de ilgili bilgi veren Bozbey, belediye başkanı olmadan önce kurduğu şirketleri ve yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlatarak, "Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik" dedi. Mustafa Bozbey, "Her zaman kendi şirketimi kurmak istedim. Bozbey İnşaat şirketini kurdum. Bozbey Turizm A.Ş.’yi kurdum. Kendi köyümde bazı yerler imara açıldı. Ailemin yerleri vardı. Saygınkent Projesi de buralarda başladı. O zamanlar İtalya’dan kule vinç aldık. Yaptığımız teknolojik yatırımlar sayesinde geliştik" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediye başkanlığı dönemine ait iddialara da cevap veren Bozbey bu dönemle ilgili olarak da Nilüfer’de eğitim, kültür ve sanat projeleriyle kenti geliştirdiklerini, halkın kendisini dört dönem üst üste seçmesinin tesadüf olmadığını belirtti. Bozbey, "Nilüfer Belediye Başkanı seçildiğimde yoğun olduğum için aday olmak istemiyordum aslında. Doğup büyüdüğüm topraklara hizmet için yola çıktım. Nilüfer’in 99 bin nüfusu vardı. "Eğitim, kültür, bilim ve sanat kenti olacak" dedim. "Gülümseyin Bursa’dasınız" sloganıyla yol aldık. Nilüfer, Bursa’nın merkezi oldu. Bir çok belediye başkanı da şu an Nilüfer’de yaşamaktadır. Nilüfer Belediye Başkanlığı görevine başladığım dönemde şirketime ait hisseleri aileme devrettim. Şirketlerimizin faaliyetleri devam ediyordu. Bozbey İnşaat olarak 2008 yılında 180 milyon liraya TOKİ ile anlaştık. Ama maalesef 2008 yılının sonunda konkordato ilan ettik. 2009 yılında ise istifa ettik. Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik. Bu sıkıntılı süreçte yine aday oldum ve 2009 yılında yeniden belediye başkanı seçildim. Nilüfer halkının beni 4 dönem üst üste seçmesi tesadüf değildir. Çalışanların desteklenmesi ve ihtiyaç sahiplerine destek için NİLVAK’ı kurdum. Burada çalışanlara yönelik destekler uzun yıllar devam etti. Bizler Nilüfer’de birçok yeniliğe imza attık. Avrupa’ya örnek olacak projeler gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. SAVCIMIZ BENİ ÇAĞIRSAYDI GELİRDİM, KAÇMADIM... 2019 seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı hakkında da bilgi veren Bozbey, "2024 seçimleri için hiç durmadan çalıştım. Bursa'nın gündemini çok yakından takip ettim. İyi insanlarla yol yürüdüm, kötü insanlardan uzak durdum. Belediye başkanlığı görevinde kimseyi ötekileştirmedim. Ancak ben Bursa’ya hizmet ederken, Avrupa’da yapılan festivalleri Bursa’da gerçekleştirecekken aniden tutuklandım. Ben Nilüfer Belediyesinde makam aracı kullanmadım. Lojman kabul etmedim. Kamu zararına imza atacak bir şey yapmadım. 47 yıl sonra Bursa’yı aldığımızdan 2 yıl sonra eşim, kızım ve kardeşlerimle birlikte gözaltına alındım. Ailemden ve omuz omuza çalıştığım arkadaşlarımdan koparıldım. Özgürlüğüm elimden alındı. Savcımız beni çağırsaydı ben gelirdim. Kaçmadım. Sosyal medyada yalan haberler, dedikodular çıktı. Hepsini kınıyorum. Ben parayı düşünseydim konkordato ilan etmezdim. Parayı değil onurumu düşündüm. Paraya tamah etseydim bugün karşınızda olmazdım" dedi. SUÇUMUZ BURSA'YI TEK YÜREK HALİNE GETİRMEK Mİ? Savunmasında kendisine güvenen Bursalılara da teşekkür eden Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesine geldiğimde belediye sürdürülebilir olmaktan çıkmıştı. Borçların gerçek durumunu ortaya çıkarmamız aylarca sürdü. Bizler 2 yıl boyunca borçları azalttık. Bursa’nın 17 ilçesinde hizmet etmeye çalıştık. Mali disiplini sağlarken yatırımlardan vazgeçmedik. Bursa’nın altyapı sorunlarını çözmek için yoğun çalışma yürüttük. Bursa için faydalı olacak ulaşım projeleri yaptık. Mudanya-Bursa arasındaki metrobüs projesi ne yazık ki hayata geçirilemedi. 2 yılda 20 bin gence eğitim desteği sağladık. Göreve geldiğimizde kentte birlik ve beraberlik güçlendi. Bursaspor, göreve geldiğimizden sonra 2 kez şampiyon oldu. Bu sene de Süper Lig’e çıkacak. Suçumuz Bursa’yı tek yürek hâline getirmek mi?" dedi. "DEDİKODU YAPIYORLAR" Hakkında yöneltilen suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlamalarını da kabul etmeyen Mustafa Bozbey, "Rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey savunmasını şu şekilde sürdürdü; "Müfettişlerin raporlarında da görüleceği üzere bu iftiraları ve yalanları söyleyenler kendileri suç işlemişlerdir. Bu kişiler organize suç şebekesi oluşturmuşlardır. Bizlerin bireysel haklarına saldırmışlardır. Hâlen çelişkili ifadelerle emniyetin ve savcının zamanını boşa harcamışlardır. 36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Eşime ve aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum. Şirketlerle ilgili benim kurduğum şirketlere yer verilmiş. Nilüfer Belediye Başkanı oluncaya kadar ben bir iş insanıydım. Benim ve yakınlarımın birçok gayrimenkulü vardı. Üzerimde bulunan taşınmazları zaman içerisinde ihtiyaç durumuna göre sattım. Bu iddianamedeki rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar" dedi. İddianamede geçen NİLVAK Vakfı ile ilgili olarak da yöneltilen sorulara cevap veren tutuklu Belediye Başkanı Bozbey, "NİLVAK, gayrimenkullerimiz ile birlikte kurulmuştur. Bu yapı her yıl ortalama olarak Nilüferli vatandaşlara destek olmak için çalışıyordu. Ticari faaliyetler bu şirket üzerinden sürdürülmüştür. Bir iş yapmak için şirket kurmak gerekiyordu. NİLVAK’tan mezun olanlar devlet memuru oldu. Kreş, özel okul ve otopark işletmeciliği yaptık. Bankadan kredi çektik. SERA A.Ş.’ye krediyi aktardık. FİDA A.Ş. üzerine aldık. İnşaatı SERA A.Ş. üzerinden yaptık. Okul inşaatı yapılırken başka bankalardan da kredi aldık. Sorunlar oldu. Bankalardan blokeler geldi. Sonrasında cari hesaplar üzerinden ilerledi. Her şey ortadayken bu suçlamaların neden olduğunu anlayamıyorum. 2014 yılında boşanma süreci yaşadım. SENA A.Ş. benim aktardıklarımdan sorumludur. Bu şirketin belediye işleriyle ilgili hiçbir hukuksuzluğu yoktur. Belediye Başkanlığı döneminde Vildan Aydın Bozbey’in "şunu yapsın" dediği olmamıştır. Yalan beyan verenler ve iftira atanlar hukuk karşısında ceza alacaktır. Tarafıma yönelik suçlamaları kabul etmiyorum. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum. Neyin örgütüyüz biz, anlam veremiyorum. 111 gündür bunu düşünüyorum. Yapılanları kabul etmiyorum, nefret ediyorum" dedi. "TURGAY ERDEM'E VERDİĞİM YETKİ YÜZÜNDEN 402 YILLA YARGILANIYORUM" Bozbey kendisine yöneltilen Turgay Erdem’e ya da herhangi bir belediye yetkilisine tek imzayla alakalı bir talimatınız ya da yönlendirmeniz oldu mu? sorusuna da "Kesinlikle olmadı. Olması da mümkün değil zaten" şeklinde cevap verdi. Bozbey, bu konu ile alakalı savunmasında "17 yıl önce, 02.04.2024 tarihinde Turgay Erdem’e vermiş olduğum yetki nedeniyle bugün 402 yıl hapis cezasıyla yargılanıyorum. Hizmetlerin sağlıklı yürütülmesi amacıyla 3 meclis üyesini belediye başkan yardımcısı yaptım. Bunlardan biri de Turgay Erdem’di. Turgay Erdem’e hizmetlerin denetlenmesi ve başkan yardımcıları arasında koordinasyonun sağlanması konusunda yetki verdim. Benim daha fazla hâkimiyet içinde olmam için verdiğim koordinatörlük görevi nedeniyle örgüt lideri olmayı kabul etmiyorum. Bu koordinasyon sayesinde işlerin daha doğru yapılması sağlandı. Bunu suç olarak kabul etmiyorum. Turgay Erdem’in attığı imzalarda art niyet yoktur. Kamu yararı için yapılmıştır. Nilüfer’de yapılaşmanın artması, yeşil Nilüfer için çok kötü olmuştur. Buradaki yapılaşmayı artıran Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarıdır. Büyükşehir Belediye Başkanının ve bakanlıklardan alınan izinlerle yapılaşma artırılmıştır. Ben bunlara karşı çıktım. Tek imza ile suçlanmamı asla kabul etmiyorum. Atılan imzalar, kentsel dönüşüm sebebiyle kiraya çıkan vatandaşlar için atılmıştır" dedi. "EMİN ADANUR BİZİ 150-200 MİLYON TL ZARARA SOKTUĞU İÇİN ARAMIZDA HUSUMET BAŞLAMIŞTIR" Emin Adanur’un hakkındaki iddialarını da kesin bir dille yalanlayan Bozbey, "Emin Adanur'un yalan iddiaları vardır. 2024 sonuna kadar bana "abi" diyordu. 2019’da Fatih Ergün sözleşmeden ayrıldı. İş, Emin Adanur’un şirketine verildi. İnşaatlarda yapım kalitesinde problemler çıkınca kardeşleri beni aradı. Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara sokmuştur. Bu sebeple aramızda husumet başlamıştır. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olunca ziyaretime geldi. Bana "İş var" dedi. "İhaleye gir" dedim. İhalesiz iş istedi, asla kabul etmedim. 2025’in ilk aylarında tekrar iş istedi. Sesini yükselterek, "Verecek misin, vermeyecek misin?" dedi. Ben de "Hukuka aykırı iş yapmam" dedim. "Göreceksin sen" diyerek beni tehdit etti. Sosyal medyada iftira atmaya başladı. Dolandırıcılık suçlarından yurt dışına kaçmıştır. Bu kişinin beyanlarını kabul etmiyorum. Ben kardeşimle, akrabalarımla ve herkesle her an görüşebilirim. Ben belediye başkanıyım. ETS kayıtları suç oluşturmak için dosyaya konulmuş şeylerdir. Emin Adanur hakkında her gün ayrı ayrı suç duyurusunda bulunacağım. Eşim, kızım ve ailem bu olaylardan etkilenmiştir. Bunun da bir cezası olacaktır. 1381 ada 2 parselde bulunan Ataevler’deki ilk etap kentsel dönüşüm projesiydi. Depreme dayanıklı şekilde yapılması gerekiyordu. Burada 13 bin kişi yaşıyordu. Altyapının tamamen değişmesi gerekiyordu. Kentsel dönüşüme karşı çıkmadım. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde 440 dairenin 950 daireye çıkarılacağı beyan edildi. Bu karar Büyükşehir Belediye Meclisinde onaylandı. Bu olayla ilgili neden suçlandığımı anlamış değilim. Nilüfer Belediyesi olarak emsal artırımı uygulamasına itirazlarımız vardı. Bursa Büyükşehir Belediyesi bizi dikkate almadı. Kentsel dönüşümü engellemekle bizi halka şikâyet etti. Bu olaydaki suçlamaları kabul etmiyorum. Ben hayatımda suç işlemedim. Nasıl olur da örgüt lideri olarak gösterilebilirim? İnsanların adalete olan güvenini yitirdiler" ifadelerini kullandı. BANA İTİBAR SUİKASTI YAPILDI HTS kayıtlarındaki görüşmeleri de suç olarak görmediğini ifade eden Bozbey, "Ben uzun yıllardır belediye başkanlığı yaptım. Bu yüzden binlerce insanda benim telefon numaram var. Sorunu olan, yerinin imar durumunu öğrenmek isteyen, hastane konusunda yardım isteyen vatandaş beni arar. HTS kayıtlarındaki aramalar suç olarak gösterilmiş. Normal olan görüşmeler bile bu dosyada suç gibi gösterilmiş. Bunu kabul etmem mümkün değil. Nasıl hesaplandığı belli olmayan bilgiler sosyal medyada yayınlandı. Hani dosyada gizlilik vardı? Bize itibar suikastı yapıldı. Basında çıkan yalan ve iftiralardan eşim, ailem ve dostlarım etkilendi. Bunların hepsini lanetliyorum. Bu kötü niyetli insanlar buradaki insanlara kötülük yapmaya devam ederse bunun sorumlusu kim olacak? Kişisel haklarımızı kim koruyacak? Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. GÖZYAŞLARINI TUTAMADI Bozbey, savunmasında sık sık Bursa’ya hizmetlerini hatırlatarak, suçlamaların siyasi ve kişisel husumetlerden kaynaklandığını öne sürdü. "Bana güvenen Bursalı hemşerilerime teşekkür ediyorum" diyen Bozbey, kararın vicdanlı bir şekilde verilmesini beklediğini ifade etti. Savunma sırasında zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Bozbey, "Benim neden tutuklandığımı 3 milyon 500 bin Bursalı hemşerim çok iyi biliyor. Bursa’ya hizmet ettiğim için gururluyum. Bursa’nın borçlarını bitirdiğim, Bursa’yı Avrupa’ya tanıttığım ve Bursaspor’un Süper Lig’e çıkması yönünde destek verdiğim için gururluyum. Eğer bunlar suçsa ben bu suçları işlemeye devam edeceğim. Bunlar benim onurumdur. 111 gündür uzak kaldığım eşime, çocuklarıma ve Bursa’ma kavuşmayı bekliyorum. Karar verirken vicdanlı bir şekilde karar vereceğinize eminim" dedi.

Muhittin Böcek: İmamoğlu benden 15 milyon euro istedi Haber

Muhittin Böcek: İmamoğlu benden 15 milyon euro istedi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Böcek, daha önce Özgür Özel'in yönlendirmesiyle merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e 950 bin Euro götürdüğünü söylediğini hatırlattı. Yeni ifadesinde ise Ekrem İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro destek istediğini, bunun 5 milyon Euroluk kısmı için "havala" yöntemiyle ödeme yaptığını, ayrıca İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini ileri sürdü. "ÖZGÜR ÖZEL'İN YÖNLENDİRMESİYLE 950 BİN EURO GÖTÜRDÜM" Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Muhittin Böcek, daha önce verdiği beyanlarını tekrarlayarak, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittiğini anlattı. Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce, Özgür Özel'in memleketi olması ve genel başkanlık görevi nedeniyle adaylığına katkı sağlayacağı düşüncesiyle 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa'ya gittiğini belirtti. İfadesinde, Ankara'daki bir toplantının ardından Özgür Özel'in kendisine merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunduğunu ileri süren Böcek, Manisa'ya giderken yanında bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin Euro götürdüğünü söyledi. Böcek, sosyal proje sunumunun ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını, bu sırada parayı masasının yanına bıraktığını ifade etti. İMAMOĞLU İLE İSTANBUL POLAT OTELDE KRİTİK GÖRÜŞME Muhittin Böcek, ifadesinde 2024 yerel seçimleri sürecinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına ilişkin yaşadığı bir başka süreci de anlattı. Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, adaylık sürecine ilişkin birtakım güvenceler aldığını ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağı bilgisine ulaştığını söyledi. Bunun üzerine adaylığını netleştirmek amacıyla 30 Kasım 2023 tarihinde İstanbul'a gittiğini belirten Böcek, Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade etti. Böcek, görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice'nin tanıklık ettiğini, görüşme sonrasında otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirdiklerini ve bu fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaştığını da beyan etti. "İMAMOĞLU, 'TERCİHİM SENDEN YANA' DEDİ, 15 MİLYON EURO İSTEDİ" Böcek'in ifadesine göre Ekrem İmamoğlu, bu görüşmede başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini Böcek'ten yana kullanacağını söyledi. Ancak görüşmenin en dikkat çekici bölümü, seçim kampanyası ve İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefi için talep edildiği ileri sürülen maddi destek oldu. Böcek, İmamoğlu'nun kendisine seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu söylediğini, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı. Böcek'in beyanına göre İmamoğlu, bu süreçte Antalya'nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, Böcek'in de buna hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Muhittin Böcek, ifadesinde İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro maddi kaynak desteği istediğini, ayrıca cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini öne sürdü. BÖCEK: "5 MİLYON EURO'YU "HAVALA" SİSTEMİ İLE İLETTİM" Böcek, Antalya'ya döndükten sonra bir dostuna 5 milyon Euro paraya ihtiyacı olduğunu ve bu parayla İstanbul'da bir ödeme yapacağını söylediğini anlattı. İfadesine göre, birkaç gün sonra görüştüğü kişi kendisine bir 100 TL banknotun fotoğrafını çekti; ayrıca üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kâğıdı zarf içinde verdi. Böcek, bu banknot ve kâğıtla birlikte ödemenin İstanbul Kapalıçarşı'da tahsil edilebileceğinin kendisine söylendiğini belirtti. Bu yöntemin "havala" adı verilen gizli bir ödeme sistemi olduğunu düşündüğünü söyleyen Böcek, paranın hangi dövizciden tahsil edildiğini bilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. "BANKNOT VE TELEFON YAZILI KÂĞIDI İMAMOĞLU'NA TESLİM ETTİM" Muhittin Böcek, talep edilen paranın bir kısmını karşılamak amacıyla 16 Aralık 2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu'nu aradığını, 17 Aralık 2023 tarihinde İstanbul'a giderek kendisiyle yeniden görüştüğünü söyledi. Böcek, İstanbul'da İmamoğlu'nun seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittiğini, buranın yüksek katlı bir plazanın giriş katında bulunan bir ofis olduğunu ifade etti. Baş başa yapılan ikinci görüşmede, yanındaki banknot ve telefon yazılı kâğıdı Ekrem İmamoğlu'na teslim ettiğini beyan eden Böcek, talep edilen paranın kalanını daha sonra zaman içerisinde halledeceğini söylediğini anlattı. Böcek ayrıca, bu seçimde Antalya'nın çok sayıda ilçesini kazanacağını taahhüt ettiğini ve ilçelere ilişkin çalışmalarını da İmamoğlu'na sunduğunu belirtti. BÖCEK: "KALAN PARAYI İMAMOĞLU TUTUKLANDIĞI İÇİN VERMEDİM" Böcek'in ifadesinde dikkat çeken bir diğer ayrıntı da taahhüt ettiği paranın kalanına ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Ekrem İmamoğlu'na verdiğini ileri sürdüğü desteğin kalan kısmını, İmamoğlu tutuklandığı için gerçekleştirmediğini söyledi. Ayrıca aynı ödeme yönteminin, oğlu Gökhan Böcek'in seçim reklam giderlerinin ödenmesinde de kullanıldığını ifade etti. Böcek, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı her iki İstanbul ziyaretinde de mobil özel kalemi Yasin Yellice'nin yanında bulunduğunu, görüşme odasına girmese de görüşmelerin yapıldığına tanıklık ettiğini beyan etti. BÖCEK: "İMAMOĞLU PARTİ ÜSTÜ BİR GÜCE DÖNÜŞTÜ" Muhittin Böcek, ifadesinin devamında siyasi değerlendirmelerde de bulundu. Böcek, Ekrem İmamoğlu'nun CHP belediyeciliğinin öncü isimlerinden biri olarak uzun yıllar sonra çok sayıda belediyenin kazanılmasında önemli rol oynadığını ancak siyasi başarının ardından belediye başkanlığı görevini ikinci plana iterek erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı sürecine yöneldiğini söyledi. İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini belirten Böcek, bu sürecin başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilediğini ifade etti. Böcek, İmamoğlu'nun zaman içinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan "parti üstü bir siyasi güce" dönüştüğünü ileri sürdü. BÖCEK: "ÖZGÜR ÖZEL DAHİ ONUN GÖRÜŞÜ DIŞINDA HAREKET EDEMİYORDU" İfadenin en dikkat çekici siyasi değerlendirmelerinden biri de CHP yönetimine ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dahi birçok konuda Ekrem İmamoğlu'nun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluştuğunu söyledi. Böcek, bu tablonun siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı olmadığını, bir taraftan CHP gibi yüz yılı aşan geçmişe sahip bir partinin yönlendirilmesi, diğer taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yönetimi ve henüz dört yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik hazırlıkların aynı anda yürütülmesinin demokratik teamüller açısından tartışmalı bir atmosfer oluşturduğunu ifade etti. BÖCEK: "İMAMOĞLU'NUN KİŞİSEL HIRSLAR CHP'Yİ BELİRSİZLİĞE SÜRÜKLEDİ" Böcek, ifadesinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun birkaç gün önce yaptığı "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir." şeklindeki açıklamasına da atıfta bulundu. Bu sözlerin yaşanan tartışmaların özünü ortaya koyduğunu savunan Böcek, CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin zayıflamasının sebeplerinden birinin siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesi olduğunu söyledi. Böcek, bu durumun hem CHP'ye hem de ülkeye zarar veren sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Muhittin Böcek, ifadesinin sonunda kişisel hırsların bir kurumun tamamını belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine nasıl sürükleyebileceğini göstermek adına bu değerlendirmeleri yaptığını belirtti. Bildiği gerçekleri ve düşüncelerini samimiyetle dile getirdiğini söyleyen Böcek'in müdafileri de müvekkillerinin beyanlarına katıldıklarını ifade etti. Soruşturma, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde derinleştirilerek sürdürülüyor.

Özgür Özel’in eski makam şoförü Cem Yüzer, rüşvet soruşturmasında gözaltına alındı Haber

Özgür Özel’in eski makam şoförü Cem Yüzer, rüşvet soruşturmasında gözaltına alındı

İstanbul merkezli yürütülen rüşvet ve çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması kapsamında Manisa'da düzenlenen operasyonda, Şehzadeler A.Ş. Genel Müdürü Cem Yüzer ile Anıl Demir gözaltına alındı. Şüphelilerden Cem Yüzer'in CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in eski makam şoförü olduğu, Anıl Demir'in ise soruşturma kapsamında tutuklanan Demirhan Gözaçan'ın şoförlüğünü yaptığı öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen rüşvet ve çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması Manisa'ya uzandı. Soruşturma kapsamında tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın "etkin pişmanlık" kapsamında verdiği ifadeler, MASAK raporları ve HTS kayıtları, operasyonun düğmesine basılmasını sağladı. Tutuklu bulunan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, ifadesinde Denizli'de 1 milyon TL'yi Demirhan Gözaçan'a teslim ettiğini söyledi. 'Rüşvet ve suç örgütü' üyeliği suçlamasıyla tutuklu bulunan Demirhan Gözaçan ile bağlantılı olduğu belirlenen isimlere yönelik yürütülen derinlemesine incelemelerde yeni detaylara ulaşıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, Gözaçan ile birlikte hareket ettikleri tespit edilen Şehzadeler A.Ş. Genel Müdürü Cem Yüzer ile Demirhan Gözaçan'ın şoförü Anıl Demir hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Düzenlenen operasyonda şüphelilerin ikametlerinde arama yapıldı. Aramaların ardından Cem Yüzer ve Anıl Demir gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.

Alper Taban’a Sağlıklı Kentler Birliği’nde önemli görev: Yeniden 1. Başkan Vekili seçildi! Haber

Alper Taban’a Sağlıklı Kentler Birliği’nde önemli görev: Yeniden 1. Başkan Vekili seçildi!

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yeniden Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 1. Başkan Vekilliği ve encümen üyeliğine seçildi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 45’inci Olağan Meclis Toplantısı, İstanbul’da geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıyla eş zamanlı olarak bu yıl ilk kez düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu (Healthy Cities Forum-HCF) da kapılarını açtı. 13-14 Mayıs tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen organizasyonda “Gıda, Su ve Enerji” başlıkları ele alındı. Foruma; Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yanı sıra birlik üyesi il ve ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, akademisyenler, bilim insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda paydaş katıldı. Gerçekleştirilen olağan meclis toplantısında Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanlığı görevine yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay seçildi. Birliğin 1. Başkan Vekilliği ve encümen üyeliğine ise İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban seçildi. Toplantıda sağlıklı şehirleşme politikaları, sürdürülebilir çevre yönetimi ve yerel yönetimlerin iklim, enerji ve kaynak yönetimi konularındaki sorumlulukları masaya yatırıldı. Forum kapsamında düzenlenen oturumlarda kentlerin geleceğine yönelik çözüm önerileri değerlendirildi. COP 31 HAZIRLIK TOPLANTISI İNEGÖL’DE GERÇEKLEŞECEK Toplantı kapsamında ayrıca, küresel iklim politikaları ve sürdürülebilir şehircilik vizyonu doğrultusunda önemli bir gelişme daha paylaşıldı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP 31 sürecine hazırlık kapsamında düzenlenecek özel toplantılardan birinin İnegöl’de gerçekleştirileceği açıklandı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği paydaşlarını bir araya getirecek toplantıda; iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir şehir uygulamaları, enerji verimliliği ve çevresel dönüşüm konuları ele alınacak. İnegöl’ün ev sahipliği yapacağı organizasyonun, şehrin uluslararası çevre ve sürdürülebilirlik vizyonuna önemli katkı sunması bekleniyor.

Eğitim çınarına gözyaşlarıyla veda: Yazdan Taşdemir son yolculuğuna uğurlandı Haber

Eğitim çınarına gözyaşlarıyla veda: Yazdan Taşdemir son yolculuğuna uğurlandı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde yakalandığı amansız hastalık nedeniyle hayatını kaybeden okul müdürü Yazdan Taşdemir için görev yaptığı Küçükçalık Anadolu Lisesi'nde veda töreni düzenlendi. Bir süredir tedavi gördüğü hastanede vefat eden ve 39 yıldır görevini sürdüren 2 çocuk babası Yazdan Taşdemir'in ölümü eğitim camiasını yasa boğdu. Bugün öğle namazı öncesinde okul bahçesinde gerçekleştirilen törene okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve yakınları katıldı. Törende duygu dolu anlar yaşanırken, öğrenciler ve mesai arkadaşları gözyaşlarına hakim olamadı. Taşdemir'in meslek hayatı boyunca eğitime verdiği katkılar ve öğrencileriyle kurduğu yakın ilişki törene katılanlar tarafından sık sık dile getirildi. Tören alanında öğretmen ve öğrenciler Taşdemir'in tabutunun üzerine gül bıraktılar. Törende bir konuşma yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, "Ne diyeceğimi bilmiyorum. Sadece şunu söyleyeyim; sana ölüm hiç yakışmadı. Daha yapacak çok şeylerimiz vardı. Bu devlet için, bu millet için, bu öğrenciler için. Seni tarif et deseler vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır. Belki de en çok sana yakışıyordu. Yaptığın her şeyi vatan aşkıyla, millet aşkıyla, bir nesli yetiştirmek için, bir nesle adanmışlık için sağlığını bile hiçe atarak rahatsızken bile okula geldi. Çok iyi biliyorum. Zaman zaman dertleşirdik, bir büyüğüm olarak ondan akıl alırdım, uymuş olduğum tavsiyelerde hiçbir zaman yanılmadım. Belki fizik olarak aramızdan ayrılıyor olabilir ama hepimizin kalbinde. Bu çok önemli. Kalplerde yer etmek, kalplerde var olmak insan için en önemli unsurlardan bir tanesi. Hani dedim ya kendisinden çok tavsiyeler alırdım. Bugün en büyük tavsiyesini bize verdi. Dünyanın oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu, asıl olanın ahiret olduğunu ve hepimizin bir gün oraya gideceğini bizlere burada gösteriyor. Biz hakkımızı helal ediyoruz. İnşallah kendisi de bizlere hakkını helal eder" dedi. "ÖRNEK BİR İNSAN" İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar ise, "Bir eğitim neferi, örnek bir insan olmuştur. Yetiştirdiği öğrencilerle, dokunduğu hayatlarla ve bıraktığı güzel hatıralarda kendisi yaşamaya devam edecektir. Acımız büyük, ancak inanıyoruz ki geride bırakılan güzel hizmetler insanlar için en iyi mirastır. Merhum hocamıza Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim camiasına şahsım ve Belediye Başkanımız Alper Taban adına sabır ve başsağlığı diliyorum" diye konuştu. "GECE GÜNDÜZ ÇALIŞAN BİR VATANPERVER HOCAMIZI KAYBETMİŞ OLMANIN ACISINI YAŞIYORUZ" Keles Belediye Başkanı Ali Doğru ise konuşmasında, "Boğazımızın düğümlendiği bir yerdeyiz. Rahatsızlığını duyduğum andan itibaren hem eşinden hem de yakın dostlarından bilgi almaya, haber almaya çalıştım. Biraz önce evladı bahsetti ya, hep umutluyduk. Şu bakışındaki tebessüm hep gözümün önünde canlandı. Dün cenaze haberini aldığımda inanın taziye mesajlarını gördüm, hiçbir şey yazamadım. Yazmaya yeltendim, yazamadım. Uzun yıllar birlikte çalıştık. Ben İnegöl'de 25 yıl görev yaptım. Öğretmenliğinde kendisini tanıdım ve müdür yardımcısıydı. Vefalı bir insan olarak sürekli gülen, tebessüm eden, gece gündüz çalışan bir vatanperver hocamızı kaybetmiş olmanın acısını yaşıyoruz. Rabbim rahmet eylesin, ailesine, yakınlarına, tüm dostlarına baş sağlığı diliyorum. Bizden hakkımız varsa helaldir, umarım kendisi de bizlere hakkını helal eder" ifadelerini kullandı. "ÖĞRETMENLER BİZLERE HEP DOĞRUYU GÜZELİ ÖĞRETİR" İnegöl Kaymakamı Eren Arslan da törende şöyle konuştu: "Yani meslek hayatımda yüzlerce konuşma, binlerce konuşma yaptık, her gün konuştuk ama gerçekten bugün konuşmak çok zor. Çok kıymetli bir mesai arkadaşımı, çok kıymetli bir vatan evladını, çok kıymetli bir öğretmenimizi bugün sonsuz hayatına, gerçek hayatına uğurluyoruz. Öğretmenler bizlere hep doğruyu, güzeli öğretir. Yazdan hocamız da bugün bir kez daha bize hakikaten son dersini veriyor. İnsanlık dersini veriyor, insan olmanın, hayatın nasıl yaşanması gerektiğini bence anlatıyor. İnsanlar, hepimiz, her canlı fanidir ve bir gün ölümü tadacaktır. Gerçek hakikat budur. Ama fikirler ölmez, eserler ortada kalır. Hocamızın da binlerce eseri, evlatları, öğrencileri inşallah onun ideallerini, onun azmini, onun vatanseverliğini, onun adamlığını ve adanmışlığını yaşatacaktır. Hepimiz içinde böyle bir hayatı Rabbim nasip etsin. Hepimizin başı sağ olsun, eğitim camiamızın başı sağ olsun. Rabbim mekanını cennet eylesin. Rabbim başta hanımefendi ve evlatları ve tüm yakınları olmak üzere hepimize sabırlar nasip etsin. Varsa bir hakkımız helal olsun." Konuşmaların ardından okul bahçesinde yapılan duaların akabinde Taşdemir son yolculuğuna uğurlandı.

"Yıldırım'ın Sağlığına İpotek Koyuluyor!" Haber

"Yıldırım'ın Sağlığına İpotek Koyuluyor!"

Anahtar Parti Yıldırım İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım, sağlık alanında kullanılan arazilerin ve hastanelerin özelleştirilmesi planına sert tepki gösterdi. Yıldırım, parti üyeleri ve vatandaşların katılımıyla Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir basın açıklaması düzenledi. "Sağlıkta bir suikast" İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım yaptığı açıklamada, 17 Mart ve 24 Nisan 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca alınan özelleştirme kararlarını eleştirerek, "Bugün burada, sadece alınmış basit bir özelleştirme kararı için değil, Yıldırım'ın sağlık alanındaki geleceğine yönelik bir suikastın halk nezdindeki itirazını dile getirmek için toplanmış bulunmaktayız" dedi. Satışa çıkarılan alanlar tek tek sıralandı Yıldırım, özelleştirilmesi planlanan alanları şöyle sıraladı: - Samanlı Mahallesi'nde sağlık hizmetleri için tahsis edilmiş toplam 241.574 metrekare arsa - Yüksek İhtisas Hastanesi'nden kalan 19.795 metrekare arsa - Göğüs Hastanesi'nden kalan 6.276 metrekare arsa - Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin mevcut alanı 10.321 metrekare Tayfun Yıldırım, "Yıkılan hastanelerimizin yerine yeni sağlık kompleksleri yapılması beklenirken, israf ve talan sonucu bütçenin açık vermesiyle bu araziler göz göre göre satılmak isteniyor" ifadelerini kullandı. "İş insanları teklif vermesin" İş insanlarına seslenen Yıldırım, "Hiçbir iş insanımız bu ihalelere teklif vermemeli ve bu araziler sağlık alanında kullanılarak vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam etmelidir" dedi. Şehir Hastanesi sonrası çile Bursa Şehir Hastanesi açılmadan önce Yıldırım'da dört büyük hastanenin aktif hizmet verdiğini hatırlatan Tayfun Yıldırım, şu ifadeleri kullandı: "Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Prof. Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi, Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve önünde bulunduğumuz Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi aktif olarak hizmet vermekteydi. Ama Şehir Hastanesi açıldıktan sonra önce Göğüs Hastanesi, sonrasında da Yüksek İhtisas Hastanesi kapatıldı." Yıldırım, "Yıldırımlılar ya Şevket Yılmaz Hastanesi'nde çileye talip olmak ya da 31 kilometre uzaktaki Şehir Hastanesi yollarında perişan olmak zorunda" diye ekledi. "105 doktor hizmet veriyor" Ağız ve Diş Hastanesi'nde 105 doktorun görev yaptığını belirten Tayfun Yıldırım, "Sadece Yıldırım halkına değil, Bursa'nın tamamına ve hatta çevre illere hizmet vermektedir. Eğer bu kararname ile satışlar gerçekleşirse, Yıldırımlı vatandaşlarımız bu kolaylıktan da mahrum bırakılacak" dedi. "Bu bir memleket meselesidir" Yıldırım, özelleştirme kararının parti meselesi olmadığını vurgulayarak, "Bu durum partiler üstü bir durumdur. Her partinin ve STK'nın bu durum karşısında tepkisini dile getirmesi gerekmektedir. Eğer bu alanlar satılırsa, Yıldırımlılar bunu asla unutmayacak ve zamanı geldiğinde gereken cevabı mutlaka verecektir" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı'na zor sorular Açıklamasında Yıldırım Belediye Başkanı'na yönelik sert sorular yönelten Tayfun Yıldırım, şunları söyledi: - "Neden suskunluğunu koruyor?" - "Neden gerekli mercilere baskı yapmıyor?" - "Alınan bu kararın yanlış olduğunu bile bile, neden itiraz etmiyor?" - "Yıldırım'ın geleceğine vurulan bu darbe, kendileri tarafından vurulduğu için midir suskunluğu?" Sosyal belediyecilik anlayışını eleştiren Yıldırım, "Sosyal belediyeciliği makarna ve kömür dağıtmak, üç harfli marketlerden indirim kartı vermekten ibaret zannedenlere sesleniyorum: Sosyal belediyecilik, vatandaşlarının eşit hizmet alma koşullarına ulaşmasını sağlayan belediyeciliktir" dedi. Tayfun Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı: Yıldırım Bursa'nın Afrikası değildir Her alanda olduğu gibi sağlık alanında da Yıldırımlı vatandaşlarımızın öksüz ve mahsun bırakılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu yanlıştan derhal dönülmesi gerektiğini ve Yıldırımlıların hak ettiği değeri görmeleri için elimizden ne geliyorsa yapacağımızı bilmenizi isteriz."

İnegöl’ün yeni başkanı talimatı verdi: BİLSEM alanı yenilensin! Haber

İnegöl’ün yeni başkanı talimatı verdi: BİLSEM alanı yenilensin!

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yapılan temsili makam devirleri renkli görüntülere sahne oldu. İnegöl Belediye Başkanlığı makamını bir günlüğüne Hacer Salih Yıldız İlkokulu 3’üncü sınıf öğrencisi Umut Alp Yiğit devraldı. Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 106. Yılında, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları tüm yurtta büyük bir coşkuyla devam ediyor. Tüm dünya çocuklarına armağan edilmiş ilk ve tek bayram olan 23 Nisanların geleneği haline gelen çocukların temsili olarak yönetici koltuğuna oturmaları törenleri bugün gerçekleşti. Ülke genelinde olduğu gibi İnegöl’de de yönetimi çocuklar devraldı. Bu kapsamda İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da makamını bir süreliğine Hacer Salih Yıldız İlkokulu 3-A Sınıf Öğrencisi Umut Alp Yiğit’e bıraktı. Okul idarecileriyle birlikte belediye binasına gelen 23 Nisan Belediye Başkanı Umut Alp Yiğit, okulu adına Belediye Başkanı Alper Taban’a bir çiçek takdim ederek makamı devraldı. Ardından günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yapan Belediye Başkanı Umut Alp Yiğit, "Öncelikle İnegöl Belediyesi ve Belediye Başkanımıza çocuklar ve gençler için bugüne kadar yaptıkları projelerden dolayı çok teşekkür ediyorum. Hacer Salih Yıldız İlkokulu öğrencileri adına da burada bir konuyu dile getirmek istiyorum. Okulumuzun çevresi hızla büyüyor ve yeni binalar yapılıyor. Bu inşaatlar bittiğinde burada yaşayan çocuk sayısı çok daha fazla olacak. Bu sayıyı da mevcut okulumuzun kaldırma ihtimali çok düşük. Bu yüzden şimdiden bir planlama yapılarak bölgemize yeni bir okul kazandırılmasını istiyoruz. Yeni okul planlanırken de öğrencilerin daha rahat etkinlikler yapabilmesi için bahçede çok amaçlı bir salon olması öğrenci arkadaşlarımı ve beni çok mutlu eder. Unutmayalı ki bugünün çocukları için atılan doğru adımlar yarının dünyasını şekillendirir" dedi. Temsili görevini ciddiyetle sürdüren Başkan Umut Alp Yiğit, misafirlerine ikramlarda bulunup ardından da belediye birimlerinin işleyişi ile ilgili taleplerini iletmek üzere daire müdürleriyle telefon görüşmeleri yaptı. Özel kalemi arayarak Park Bahçeler Müdürü Sabri Mert’i bağlatan Başkan Umut Alp Yiğit, öncelikle çocuklar için yapılan çalışmalar ve parklar için teşekkür etti. Ardından daire müdürünün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan Yiğit, BİLSEM Okulunun yanda bulunan alanın yenilenerek öğrencilerin kullanımına sunulması talimatını verdi. Bölgede 2026 yılında bir çalışma olacağı da kendisine iletildi. Temsili makam devri sırasında İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da 23 Nisan’da yapılacak etkinlikleri hatırlatarak hem 23 Nisan Perşembe günü 10.00’da Kapalı Spor Salonunda yapılacak programlara hem de 26 Nisan Pazar günü Dörtçelik Endüstri Meslek Lisesi arka bahçesinde gerçekleştirilecek İnegöl Belediyesi Çocuk Şenliğine tüm ilçe halkını etkinliklere davet etti.

Meclis'te Uşak kavgası: "7 milyon TL araca mı harcandı?" Haber

Meclis'te Uşak kavgası: "7 milyon TL araca mı harcandı?"

TBMM’de AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş ile CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır arasında Uşak Belediyesi konusunda tartışma yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda yerinden söz alan AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, "2024 yılı Kasım ayında ihale edilen Uşak Elmalıdere Aile Sağlığı Merkezi yapımı sırasında Uşak Belediyesi içme suyuna ait irsale hattının taşınması için gerekli olan 900 bin TL'lik boruyu Uşak Belediyesi 'Paramız yok' diyerek almadığı için inşaat yaklaşık bir yıl durmuştur. Meğerse 'Para yok' diyenlerin aynı dönemde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e ait aracın giydirilmesi için Uşak Belediyesi'nden tam 7 milyon 700 bin TL para harcandığını görüyoruz. Halka hizmete gelince para yok, CHP aracına gelince para varmış. Buradan CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'e sesleniyorum: Hadi belediye başkanı size yaranmak için böyle bir tercihte bulundu, siz bir genel başkan olarak hakkı, hukuku gözetmeniz gerekirken Uşak halkına ait bu paralar kendi aracınıza harcanırken vicdanınız hiç sızlamadı mı? Uşak halkı 35 yıl aradan sonra size güvenmek istedi ama maalesef Uşak halkının parasını kendi lehine kullandınız" dedi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Güneş’in sözlerine tepki gösterdi. Başarır, "Burada bir dakika konuşan birçok milletvekiline cevap vermiyoruz ama bir Uşak Milletvekili eğer genel başkanın arabasının Uşak Belediyesi tarafından yapıldığını faturasıyla ispatlıyorsa gelsin buraya. Hayır, sen yalan söylüyorsan, müfterisin ki yalan söylüyorsun. Sen iftira atıyorsun. Bak, yakışmıyor. Siz ne Uşak iline yakışıyorsunuz ne bu parlamentoya yakışıyorsunuz. Elinde delil nedir kardeşim? Evrak göster. Eğer gösteremiyorsan yalancısın, utanmazsın, müfterisin" diye konuştu.

Tutuklu başkanın "Sevgili" mesaisi: Şok detaylar çıktı! Haber

Tutuklu başkanın "Sevgili" mesaisi: Şok detaylar çıktı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında tutuklanan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın belediyede işe aldığı iki sevgilisiyle ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde aylar süren teknik ve fiziki takibi sonucunda Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyonlarda, 57 yaşındaki Cumhuriyet Halk Partili Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu on üç kişi gözaltına alındı. Kamu ihalelerine fesat karıştırıldığı ve rüşvet çarkı kurulduğu iddia edilen Başkan Yalım ile birlikte 9 kişi tutuklandı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan ve Yalım'ın sevgilileri olduğu iddia edilen Aslıhan Aksoy ve Seher Akay ile birlikte 8 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. BELEDİYENİN SOSYAL MEDYA HESABINI KONTROL EDİYORDU Operasyon sürecinde Özkan Yalım ile Ankara'da bir otel odasında basılan ve belediyede işe alındığı ortaya çıkan 21 yaşındaki Seher Akay, ifadesinde aylık gelirinin 70 bin lira olduğunu, Yalım ile yaklaşık 3 aydır gönül bağı bulunduğunu, Gürcistan'da kumarhane yasal olduğu için Batum'da casinoya gittiklerini ve bu gezi sonrasında Ankara'ya birlikte döndüklerini itiraf etti. Uşak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosunda görevli olan Seher Akay'ın Uşak Belediyesi sosyal medya hesaplarında paylaşım ve belediye programlarında sunuculuk yaptığı ayrıca sosyal medya içeriklerini seslendirdiği belirtildi. Başkanvekilinin belirlenmesinin ardından işten çıkarılma sürecinin başlatılacağı öğrenilen Seher Akay, "Suç delillerini karartmak" suçlamasıyla tutuksuz olarak yargılanacak. BANKAMATİK MEMURU SEVGİLİ Yerel seçimlerden önce Özkan Yalım'ın şirketlerinden biri olan Yalım Garden Otelde çalışan Aslıhan Aksoy, Özkan Yalım'ın belediye başkanı olmasıyla birlikte Uşak Belediyesi Sosyal Tesislerinde temizlik işçisi olarak işe alındı. "Aşkım bugün işe gelmezsem olur mu?" şeklindeki mesajlarıyla gündem olan Aslıhan Aksoy, asıl görev yerine hiç uğramadan bazen Özel Kalem Müdürlüğünde bazen ise Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünde görüldü. Ara sıra işe geldiği ifade edilen Aslıhan Aksoy, Özkan Yalım'ın aracılığı ile İzmir Bornova Belediyesinde işe başlasa da burada da düzenli olarak işe gitmediği iddia edildi. Operasyon kapsamında Kocaeli'ndeki adresinde gözaltına alınan Aksoy, "Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine nitelikli dolandırıcılık" suçundan adli kontrolle serbest bırakıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.