SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bilim

Söz Bursa - Bilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa UNESCO Derneği’nde İlker Özaslan güven tazeledi: "Hedef, dünya ölçeğinde bir Bursa" Haber

Bursa UNESCO Derneği’nde İlker Özaslan güven tazeledi: "Hedef, dünya ölçeğinde bir Bursa"

Bursa’nın tarihi ve kültürel değerlerini koruma misyonunu üstlenen Bursa UNESCO Derneği, 15. Dönem kurullarını belirlemek üzere toplandı. Celal Beysel’in divan başkanlığını yürüttüğü genel kurulda, 14. Dönem faaliyetleri "derneğin en başarılı süreçlerinden biri" olarak tescillenirken, yeni yönetim kurulu oy birliğiyle seçildi. "KÜLTÜREL MİRAS SADECE TAŞTAN İBARET DEĞİLDİR" Başkan İlker Özaslan, genel kurulda yaptığı konuşmada Bursa’nın UNESCO Dünya Mirası kimliğini daha güçlü taşıması gerektiğine vurgu yaptı. Restorasyon çalışmalarının ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Özaslan, "Kültürel mirası korumak yalnızca taş yapıları ayakta tutmak değildir; o mirasın ruhunu yeni nesillere aktarmaktır. Bu yüzden yeni dönemde eğitim ve bilim en büyük önceliğimiz olacak" dedi. KADIN ÜYE VURGUSU VE YENİ YÖNETİM MODELİ Yeni dönemde daha katılımcı bir yapı inşa edeceklerini duyuran Özaslan, yönetim kurulu toplantılarının yedek üyelerle birlikte genişletilmiş şekilde yapılacağını açıkladı. Yedek yönetim kurulunun ağırlıklı olarak kadın üyelerden oluştuğunu belirten Özaslan, "Kadın üyelerimizin titizliği ve üretkenliğinden en üst düzeyde istifade edeceğiz" ifadelerini kullandı. 15. DÖNEM YÖNETİM KURULU BELİRLENDİ Yapılan seçimler sonucunda 15. Dönem Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: Asil Üyeler: İlker Özaslan, Osman Şahin, Sinan Cem İyihuyulu, Uluay Koçak Güvener, Yusuf Kenan Yetişen, Tekin Çanga, Başak Baykan, Derya Biçer, Elif Uysal. Yedek Üyeler: Banu Kılıç, Nuran Piliçer, Vildan Kireçci, Münire Çarıkçı, Ali Rıza Akbalış, Feyza Tümer, Melek Poyraz, Neslihan Şahin, Pınar Özge Gezer Uyanlar. BURSA İÇİN YENİ HEDEFLER Başkan Özaslan, yeni dönemde hayata geçirilecek stratejik hedefleri şöyle sıraladı: *Üniversitelerle akademik iş birlikleri ve bilimsel araştırmalar. *Gençlere yönelik kültürel miras atölyeleri. *Uluslararası kültür kurumlarıyla ortak sergi ve değişim programları. *Dijital platformlarda çok dilli tanıtım ve sanal sergi projeleri.

Erdoğan’dan Boğaziçi’ne 5 milyar liralık iki dev müjde! Haber

Erdoğan’dan Boğaziçi’ne 5 milyar liralık iki dev müjde!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesini çok yakın bir zamanda yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da "Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni"ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, yarım asrı bulan siyaset ve devlet hayatında gençlerle yol yürüdüğünü, onların önünü açtığını dile getirdi. Gençlerle sık sık bir araya gelmeye çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün de aynı heyecanı, sevincinin yaşadığımı bilinmesini isterim. Gençlerimizin çehresindeki şu aydınlığı gözlerindeki şu ışık ve kararlığı gördükçe bizler de her seferinde güç ve enerji topluyoruz. Geleceğe olan inancımızı büyük ve güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı Türkiye Yüzyılı tutkumuzu gençlere baktıkça daha da perçinliyoruz. Birazdan 210 kişi kapasiteli erkek öğrenci yurdumuz ile 706 kişilik kız öğrenci yurdumuzun resmi açılışını yapacağız. Öğrenci sosyal alanlarıyla kapalı otoparkıyla ve diğer imkanlarıyla bu iki eseri üniversitemizin resmen hizmetine vereceğiz. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki bu yatırımları hayata geçirenleri yürekten tebrik ediyorum. Araştırma faaliyetlerinden inavosyan teşviklerine, uluslararası işbirliklerinden akademik destek programlarına oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nın kuruluşundan itibaren 3 yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. 916 öğrencinin barınacağı 2 öğrenci yurdunun bu kadar kısa sürede nihayete erdirmek kolay bir iş değildir" diye konuştu. "SÖZDE ÖZGÜRLÜKÇÜ, FAKAT ÖZDE BASKICI BU ZİHNİYETE RAĞMEN HEDEFLERİMİZE DOĞRU YÜRÜYORUZ" "Bizim için ilim hikmet ve hakikate giden yolun altın anahtarıdır. Bizim için üniversite bilginin üretim ve işleme merkezidir" diyen Erdoğan, şöyle devam ett: "Bizim için öğrenci, yani talebe ise ilmi talep ettiği için bilgiye talip olduğu için talebedir. Bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları ilim ve kültür erbabının ağırladı. Bilim insanlarımız cebirden tıbba, astronomiden coğrafyaya, mimariden şiire edebiyata kadar ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık uzun yıllar Doğu'dan yükseldi. Özellikle İstanbul, ilim, bilimin yuvası oldu. Her alanda bir merkez bir ışık kaynağı oldu. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu kazanımlar muhafaza edilmeye daha da güçlendirilmeye çalışıldı. Yani geçmişle gelecek arasındaki bağ aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı. Şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, aksayan tarafları giderip eksiklerini tamamlayarak daha da iyi hale getirmemiz gerekiyor. Özellikle üniversitelerimizi asli misyonlarını uygun şekilde araştırmaya özgün ve nitelikli bilgi üretmeye Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. 208 yüksek öğretim kurumumuzun Türkiye'nin vizyon merkezi olmasını canı gönülden istiyoruz. Dünya hızla değişirken, Türkiye'de toplum, özel sektör, iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken tüm bunların üzerine küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken, üniversitelerimiz de buna adapte olmalı kendilerini yenilemeli ve güncellemelidir. Değişim ve dönüşümden asla korkmamalıyız. Unutulmasın ki eğer bir yerde hareket varsa orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hale gelir. Duran, pas tutar. Bir müddet sonra da denklem dışı kalır. Biz Boğaziçi dahil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz. Üniversitelerin bu atmosfere kavuşması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz. Elbette bu süreçte önümüzü kesenler engel çıkaranlar oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, üniversitelerde keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye'nin normalleşmesi bilim, kültür ve sanat hayatımızın çeşitlenmesi bu kesimlerin işine gelmiyor. Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü, fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan ilerlemeye kararlıkla devam edeceğiz." "ÜNİVERSİTELERİMİZİN ÖZELLİKLE ULUSLARARASI BAŞARI LİSTELERİNDE DAHA YÜKSEK SIRALARA TIRMANMASI İÇİN TÜM İMKANLARIMIZI SEFERBER ETTİK" Üniversite ve hocaların bir yandan evrensel işler yaparken diğer yandan yerlileşme hamlelerini devam ettirmelerinin önemsediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Boğaziçi Üniversitesi'mizin son dönemde bu yönde önemli adımlar atmasını memnuniyetle karşılıyorum. Boğaziçi Üniversitesi'mizin dünyayın önde gelen eğitim kurumlarında öğrenim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi ayrıca kayda değerdir. Türkiye'nin en seçkin yüksek öğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitemiz inanıyorum ki Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek bilgili, şuurlu ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesine çok anlamlı katkılar sunacaktır. Üniversitelerimizin özellikle uluslararası başarı listelerinde daha yüksek sıralara tırmanması için tüm imkanlarımızı seferber ettik. 23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7,5 milyar liraydı. 2026'da bu rakam yüksek öğretim dahil 3 trilyon lirayı buldu. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e, akademik personel sayımızı 70 binden 180 bine ulaştırdık. Üniversitelerimizde 6 milyon 830 bin öğrenci eğitim alıyor. Dünyanın 198 ülkesinden gelen 350 bini aşkın misafir öğrenci aynı şekilde üniversitelerimizde yüksek standartlarda öğrenim görüyor. Ülkemizin kanayan yarası olan yurt sorununu yürttüğümüz projelerle çözüme kavuşturduk. 2022'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık. Yatak kapasitemizi 182 binden aldık 1 milyona getirdik. Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkanı sağlıyoruz. Geçen ay müjdesini verdiğimiz Gençliğin üretim çağı programıyla genç arkadaşlarımızın iş hayatına katılmasında da yanlarına oluyoruz. Boğaziçi Üniversitesi 2021 yılında kurduğumuz Hukuk Fakültesi bu yıl ilk mezunlarını verecek" dedi. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 2 MÜJDEYİ AÇIKLADI Konuşmasında 2 müjdeyi paylaşan Erdoğan, "Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesini çok yakın bir zamanda yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız. Üniversitelerimiz için çalışmaya gençlerimiz için üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

İMSİAD Başkanı Şeref Demir'den 6 Şubat mesajı: "Afet değil, ihmal öldürür" Haber

İMSİAD Başkanı Şeref Demir'den 6 Şubat mesajı: "Afet değil, ihmal öldürür"

6 Şubat 2023… Bu tarih, sadece bir felaketin değil; ihmallerin, eksiklerin ve ertelenmiş sorumlulukların da acı bir hatırlatıcısıdır. Kaybettiğimiz on binlerce canımıza Allah’tan rahmet, geride kalan vatandaşlarımıza sabır diliyorum. Ancak bugün yalnızca yas tutma günü değil; ders çıkarma ve gereğini yapma günüdür. Deprem bize bir kez daha göstermiştir ki; afet değil, ihmal öldürür. Güvensiz yapılar, plansız kentleşme ve denetimsizlik can almaktadır. Buradan açıkça ifade ediyoruz : Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Bu da ancak devlet, yerel yönetimler, sektör temsilcileri ve vatandaşın birlikte hareket etmesiyle mümkündür. Bugün devletimizin deprem bölgesinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında 450 bin deprem konutunun inşa edilmesi, yaraların sarılması adına önemli ve kıymetli bir adımdır. Bu büyük çabanın devamının kararlılıkla sürdürülmesi, aynı zamanda hızla birlikte kalite ve güvenliğin de en üst düzeyde korunması hayati önemdedir. İMSİAD olarak bizler; • Bilim ve mühendislik esaslı yapılaşmayı, • Kentsel dönüşümün ertelenmeden ve kararlılıkla hayata geçirilmesini, • Denetimin güçlendirilmesini, • Kaliteden ve güvenlikten asla taviz verilmemesini ısrarla savunuyoruz. Bugün atılmayan her adım, yarın telafisi olmayan acılara dönüşmektedir. Depremi konuşmak için yeni bir felaket beklemeye ne vicdanımız ne zamanımız vardır. Bu topraklarda bir daha aynı acıları yaşamamak için; sorumluluk almak, cesaret göstermek ve doğru adımları bugünden atmak zorundayız. Kaybettiklerimizi rahmetle anıyor, geleceğimizi güvenli şehirler üzerine inşa etme kararlılığımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. İMSİFED & İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir

Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde yeni dönem başlıyor Haber

Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde yeni dönem başlıyor

Yıldırım Belediyesi Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi başlıyor. Çocuk Üniversitesi’nde 5-13 yaş arasındaki çocuklara; Drama, Tiyatro, Algoritmik Kodlama, Matematik Kaşifleri, Almanca, Mental Aritmetik, Sanat-Resim, Dijital Resim, Deneylerle Öğreniyorum, Yaratıcı Kodlama, Enerji Ve Teknoloji, Kodlamaya İlk Adım, Lego İle Akıllı Robot Yapımı, İngilizce, Akıl ve Zeka Oyunları, Satranç, Arduino ile Robotik Kodlama, Odaklanma ve Dikkat Yönetimi, Küçük Şefler Mutfakta, Tinkercad ile 3 Boyutlu Tasarımın Temelleri ve 3D Yazıcı Kullanımı kursları düzenlenecek. Başvuruların 8 Şubat’a kadar devam edeceği kurslara Yıldırım Belediyesi sosyal medya hesapları ve www.mollayegan.org adresi üzerinden kayıt yapılabilecek. 10 BİN ÖĞRENCİ FAYDALANDI Molla Yegan Medresesi’nin asırlar boyunca bir eğitim kurumu olarak hizmet verdiğini hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Bu tarihi yapıya özgün kimliğini yeniden kazandırarak, bir eğitim yuvası olarak yeniden hizmete açtık. Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, evlatlarımızın ufkunu açıyor, onların hayal dünyasını zenginleştiriyor. Çocuklarımıza kimyadan tutun da uzaya kadar farklı konularda eğitimler veriyoruz. Evlatlarımızın yatkınlık ve yeteneklerine göre çok yönlü bir eğitim ortamı tesis ediyoruz. Bu ekosistemde; bilim, sanat, teknoloji ve değerlerimiz açısından donanmış çocuklar yetişmesine katkı sağlıyoruz. Bugüne kadar kurslarımızdan 10 bin 123 yavrumuz istifade etti. Yeni dönemde, tüm çocuklarımız Molla Yegan Üniversitemize kayıt yaptırmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Bursa Uludağ Üniversitesi "seçkinler ligi"nde: TÜBİTAK projelerinde Türkiye 9.'su! Haber

Bursa Uludağ Üniversitesi "seçkinler ligi"nde: TÜBİTAK projelerinde Türkiye 9.'su!

TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” 2025 yılı 2. dönem sonuçlarına göre, üniversitenin sunduğu 10 proje daha desteklenmeye hak kazandı. Yılın ilk döneminde kabul edilen 10 projenin ardından aynı performansı sergileyen BUÜ; projeleri desteklenen 99’u üniversite, toplam 108 kuruluş arasında Türkiye 9’uncusu olarak önemli bir akademik kazanım elde etti. NİHAİ HEDEF: BİLİM, PROJE VE AR-GE ODAKLI BİR YAPI OLUŞTURMAK Başarıyı değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın verdiği sorumlulukla hareket ettiklerini ve bu sonucun "seçkinler liginde" üst sıralara tırmanma kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurguladı. 2025 yılı genelinde yakalanan ivmeyi koruyarak ilk 10 kurum arasına girmelerinin, üniversitenin akademik üretim kapasitesini ve niteliğini tescillediğini belirten Rektör Yılmaz; nihai hedeflerinin bilim, proje ve Ar-Ge odaklı bir yapı inşa etmek olduğunun altını çizdi. BUÜ’nün artık sadece eğitim veren bir kurum olmanın ötesine geçerek, katma değerli bilgi üreten stratejik bir üsse dönüştüğünü ifade eden Rektör Yılmaz; “Dünya genelinde ilk bin üniversite arasına girme vizyonuna ancak bu tür bilimsel proje ve akademik emekle ulaşılabilir. Yönetim olarak araştırmacıları teşvik etmeye ve altyapı imkânlarını güçlendirmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Bu gurur tablosunun asıl mimarları farklı disiplinlerde özveriyle çalışan akademisyenlerimizdir. Hocalarımıza, Ar-Ge Koordinatörlüğümüze, Proje Ofisimize ve bu çalışmalarda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. EN FAZLA PROJE DESTEĞİ ALAN 9 ÜNİVERSİTE ARASINDA TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı’nın (ARDEB) açıkladığı listede; Prof. Dr. Abdullah Yalçın, Prof. Dr. Derya Yeşilbağ, Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç, Prof. Dr. Mehmet Orhan, Prof. Dr. Murat Zencirkıran, Doç. Dr. Dilek Pirim, Dr. Öğr. Ü. Mehmet Kara, Dr. Öğr. Ü. Ömer Uysal, Arş. Gör. Berkcan Doğan ve Doktora Sonrası Araştırmacı Emine Gonca Tuna yer aldı. Toplam 10 proje kabulü ile BUÜ, Türkiye genelinde en fazla proje desteği alan 9. yükseköğretim kurumu olmayı başardı.

Osmangazi Belediyesi’nden çocuklara bilim dolu tatil Haber

Osmangazi Belediyesi’nden çocuklara bilim dolu tatil

Sömestr tatilinde öğrencileri bilimle buluşturmak için harekete geçen Osmangazi Belediyesi, 7-17 yaş arasındaki çocuklar ve gençlere yönelik Bilim Şenliği’nin kapılarını açtı. Beş gün sürecek şenlikte katılımcılar, bilim ve teknolojiyle dolu bir tatil geçirecek. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde 19-23 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek Bilim Şenliği, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın katılımıyla başladı. Şenlik kapsamında çocuklar ve gençler; sanal gerçeklik uygulamaları, robotik kodlama atölyeleri, astronomi ve uzay temalı çalışmalar, akıl ve zeka oyunları, kağıt sanatları ile çeşitli yarışma ve atölyelere katılma imkanı buluyor. Bilimsel içerikli etkinliklerle eğlenerek öğrenme fırsatı sunan şenlik, aynı zamanda çocukların bilim ve teknolojiye olan ilgilerini artırmayı hedefliyor. Sanal gerçeklik deneyimleri ve robotik kodlama çalışmaları sayesinde katılımcılar, geleceğin teknolojilerini yakından tanıma şansı elde ediyor. Açılışın ardından atölye alanlarını gezip çocukların çalışmalarını yerinde inceleyen Başkan Erkan Aydın, çocuklarla sohbet etmeyi de ihmal etmedi. "ÇOCUKLAR BİLİM ŞENLİĞİNDE YENİ DENEYİMLER KAZANACAK" Bilim Şenliği’nin sömestr tatilinde çocuklara önemli bir fırsat sunduğunu belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Beş gün sürecek Bilim Şenliği’mizde kimyasal deneylerden uzay çadırına, yetenekleri geliştirecek birçok atölye yer alıyor. Bu şenlik, çocukları televizyon, tablet ve internetten uzak tutacak. Burada edindikleri deneyimler, belki de ileride Türkiye ve dünya çapında bilim insanı olmalarının ilk adımı olacak. Ailelerimize, öğretmenlerimize, çocuklarımıza ve emeği geçen tüm mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu tür etkinliklerin hem kötü alışkanlıklardan uzaklaşmada hem de büyük bir sorun haline gelen ekran bağımlılığıyla mücadelede etkili olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu. Bilim Şenliği’ne katıldıkları için çok mutlu olduklarını ifade eden çocuklar ve gençler ise, "Harika bir ara tatil dönemi geçiriyoruz. Bizlere bu imkanı sağladığı için Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Bilim Şenliği, 19-23 Ocak tarihleri arasında, 12.00-16.00 saatlerinde 7-17 yaş arası çocuklar ve gençler tarafından ziyaret edilebilecek.

BUÜ’de 2024 yılı Akademik Performans ödülleri sahiplerini buldu Haber

BUÜ’de 2024 yılı Akademik Performans ödülleri sahiplerini buldu

BUÜ Ar-Ge Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen programa Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cafer Çiftci ve Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, dekanlar, müdürler, akademik ve idari personeller ile öğrenciler katıldı. "ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ KİMLİĞİ VİZYONUMUZUN MERKEZİNDE” Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, törende yaptığı konuşmada, BUÜ’nün akademik vizyonunun merkezine Araştırma Üniversitesi kimliğini yerleştirdiklerini vurguladı. YÖK'ün belirlediği 23 araştırma üniversitesi arasındaki tatlı-sert rekabetin üniversite sistemine fayda sağladığını belirterek, BUÜ olarak hedeflerinin mevcut pozisyonlarının daha yukarısına çıkmak olduğunu dile getirdi. Rektör Yılmaz, ödül töreninin, YÖK'ün değerlendirdiği 31 performans parametresine katkı sağlayan akademik faaliyetleri ödüllendirdiğini ve üniversitenin performansında ciddi bir iyileşme kaydettiğini aktardı. Özellikle 2024 verileriyle birlikte açıklanacak yeni değerlendirmede, BUÜ'nün potansiyeline uygun bir puanla mevcut ligde kalacağına ve hatta yükseleceğine inandığını ifade etti. Ayrıca, uluslararası sıralamalarda ilk 1000 hedefine ulaşmak için araştırma kültürünün canlandırılması gerektiğini; atama ve yükseltmelerde liyakati esas alan şeffaf bir süreç yürüttüklerini ve güçlü kadroya parlak transferlerle katkı sağlamaya devam edeceklerini söyleyen Yılmaz, tüm akademisyenlere gösterdikleri gayret için teşekkür etti. “TÖREN, ÜNİVERSİTENİN BİLİMSEL AZMİNİ SİMGELİYOR” Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, törenin, akademik üretimin gerektirdiği sabır ve emeğin görünür kılındığı bir buluşma noktası olduğunu ve üniversitenin bilimsel azmini simgelediğini belirtti. Son iki yılda gözlemlenen araştırma performansındaki yükselişin tüm akademisyenlerin özverili çalışmalarının doğal bir sonucu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karaca, Araştırma Üniversitesi misyonunu sürdürme hedefiyle, Ar-Ge Koordinatörlüğü olarak kurum içi işleyişi sağlamlaştırmaya ve araştırmacılara ihtiyaç duydukları ortamı güçlendirmeye odaklandıklarını dile getirdi. Karaca, bu yılki ödül sürecinde 687 başvurunun adaletli bir şekilde değerlendirilmesi için haftalar süren yoğun bir çaba harcandığını aktararak, törende En Başarılı Birim/Bölüm, Bilim, Genç Araştırmacı Teşvik ve Hizmet Ödülleri dahil olmak üzere 10 farklı kategoride ödüllerin sahiplerini bulacağını açıkladı. Konuşmasının sonunda, organizasyona katkıda bulunan herkese ve GAP Projesi ek bütçe desteği sağlayan BAP Birimi'ne teşekkür ederek, başarılarıyla ilham veren tüm akademisyenleri tebrik etti. Programda bireysel 139, birim ve bölüm bazında 24 olmak üzere toplam 163 plaket takdimi yapıldı.

Tekin: "22 yıl önce 76 olan üniversite sayımızı bugün 208'lere ulaştırdık" Haber

Tekin: "22 yıl önce 76 olan üniversite sayımızı bugün 208'lere ulaştırdık"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir üniversitenin akademik yılı açılışında yaptığı konuşmada, "Yükseköğretimi 22 yılda erişilebilir kıldık. 81 ilimizin tamamında yükseköğretim kurumları inşa ettik. 22 yıl önce 76 olan üniversite sayımızı bugün 208'lere ulaştırdık" dedi. Tekin ayrıca, "Üniversite düşüncenin merkezi olarak kabul edilmelidir. Üniversitelerimizin bir daha yasakla, baskıyla, ideolojik dayatmalarla anılmasına müsaade etmeyeceğiz. Kampüs, düşüncenin, araştırmanın ve nezaketli müzakerenin alanı olarak kalacak" ifadelerini kullandı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir üniversitenin akademik yılı açılışı törenine katıldı. Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bugün güne bizi tedirgin eden bir haberle uyandık. Türkiye bir deprem kuşağında yer alan bir ülke. Bütün milletimize geçmiş olsun diyorum. İnşallah Allah bir daha bize böyle felaketler yaşatmaz. Bu hafta Cumhuriyetimizin 102'nci yaşını kutluyoruz. Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun. Bize Cumhuriyeti kuran ve emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün büyüklerimizi hayırla, saygı ve minnetle anıyoruz. Bizim yaklaşık 75 bin tane okulumuz var. Yine yaklaşık rakamları yuvarlayarak söylüyorum. Yaklaşık 750 bin adet dersliğimiz var. Okullarımızın dışındaki kurumlarla beraber baktığımızda 100 binin üzerinde kurum var. Yani okul artı halk eğitim merkezi olgunlaşma, kurs merkezi vb. ifadelerle tanımlanan 100 binin üzerinde hizmet verilen kurumumuz var. Yaklaşık 1 milyon 200 bin öğretmenimiz var. Sistemin içerisinde çalışan ve resmi okullarda ve özel okullarda çalışan öğretmenlerimizle beraber 1 milyon 200 bin kişi. Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz var. Dolayısıyla rakamları topladığımızda her çocuğumuzun her öğretmenimizin ailesini ebeveynlerini çocuklarını hesaba kattığımızda kabaca 86 milyonun tamamını ilgilendiren tamamıyla birlikte hareket etmek durumunda olan, tamamının duygu, düşünce ve değerlerine saygı duyması gereken, saygı duyması beklenen bir bakanlığız. Bu kadar büyük bir yapı içerisinde ortak değerleri bulup bu ortak değerleri çocuklarımıza öğretmeye çalışmak bakanlığımızın ana misyonlarından bir tanesi. Cumhuriyet Bayramı da bizim önemli değerlerimizden bir tanesi" diye konuştu. "ÜNİVERSİTELERİ ÖĞRETİM ÜYELERİNİN VE NİHAYETİNDE MİLLETİN DEĞERLERİNİN YAŞANDIĞI YERLER HALİNDE DÖNÜŞTÜRDÜK" Üniversiteleri milletin değerlerinin yaşandığı yerler haline geldiğini belirten Tekin, "Bu ülkede üniversiteler kimi dönemlerde vesayetin gölgesinde kaldı. 27 Mayıs darbesini hepiniz hatırlayacaksınız. 27 Mayıs darbesinden sonra görevinden uzaklaştırılan akademisyenler 27 Mayıs darbesini bizzat Başbakanlığın talimatıyla ak devrim olarak tanımlamak zorunda bırakılan akademisyenler, yine aynı şekilde 12 Mart sürecinde üniversiteden uzaklaştırılan akademisyenler, 12 Eylül 1980 sonrası üniversitelerde akademik etkinlikleri sebebiyle üniversiteden uzaklaştırılanlar. 28 Şubat süreci. Bunların hepsi bizim akademik tarihimizde, bilim tarihimizde kara sayfalar olarak yerini aldı. Bilim yuvalarının ideolojik kavganın sahnesine çevrildiği, gençlerin hayallerinin yasaklarla sınandığı günlerdi bunlar. Başörtüsü bahane edilerek kurulan ikna odaları bu yasakların hafızalarımızda olan en acı örneklerinden bir tanesi. Çok şükür bu sayfaların hepsini kapattık. Üniversitelerin öğretim üyelerinin ve nihayetinde milletin değerlerinin yaşandığı yerler halinde dönüştürdük. Bugün en önemli vazifemiz bu kazanımları daha da tahkim edecek kampüsleri yasaklardan, dayatmalardan, marjinal dayatmaların gürültüsünden uzak tutarak düşüncenin, araştırmanın ve nezaketli müzakerenin alanı haline dönüştürmek en önemli görevlerimiz" dedi. "ÜNİVERSİTE DÜŞÜNCENİN MERKEZİ OLARAK KABUL EDİLMELİDİR" "Üniversite düşüncenin merkezi olarak kabul edilmelidir" diyen Tekin, "Üniversite düşüncenin merkezi olarak kabul edilmelidir. Üniversiteleri sadece ve sadece birer meslek lisesi konumuna indirgeyip mesleki kariyer imkanı sunan birimler haline dönüştürmenin çok ötesine geçmemiz gerekir. Yeteneği keşfeden entelektüel, ufku genişleten kendi geleneğini çağın diliyle buluşturan müesseseler olarak tanımlamamız gerekir. Üniversiteyi salt bilim ya da meslek öğrenme yerine indirgemek, tarihe haksızlık, yarınımıza kötülüktür. Üniversite toplumun tam merkezinde durur çünkü. Kültürün aktarımına ve yenilenmesine öncülük eder, devrinin fikirler sistemini inşa eder. Üniversitelerimiz ne kadar dinamik, üretken, özgür ve gelişmiş olursa, toplumumuz o derece dirayetli ,müreffeh, demokratik ve özgür olacağının farkında olmamız lazım. Tersi durumda ise önce durağanlaşma, ardından eğitimde, kültürde, sanatta, bilimde ve sanayide gerileme kaçınılmaz olacağını hatırlamamız gerekir. Hiç şüphesiz yalın olan hakikat şudur ki bilgi kimdeyse istikamet ona döner. İlim ve akademide geriye düşen, pazarda, sanatta ve diplomaside de gerilemeyi durduramaz" ifadelerini kullandı. "22 YIL ÖNCE 76 OLAN ÜNİVERSİTE SAYIMIZI BUGÜN 208'LERE ULAŞTIRDIK" 22 yıl önce 76 olan üniversite sayısının bugün 208 olduğunu söyleyen Tekin, "Nitekim bu ölçüyü rehber alarak, yükseköğretimi 22 yılda erişilebilir kıldık. 81 ilimizin tamamında yükseköğretim kurumları inşa ettik. 22 yıl önce 76 olan üniversite sayımızı bugün 208'lere ulaştırdık. Yüksek öğretime erişimi yaygınlaştırdık. Net okullaşma oranını hem zorunlu eğitimde hem de yükseköğretimde 3 kattan fazla arttırarak yepyeni bir eşiğe eriştik. Avrupa yükseköğrenim alanında ön sıralara yürüyen bir Türkiye fotoğrafı ortaya çıkardık. Eğitim imkânına geç kavuşmuş 34 yaş üstü kadınlarımıza ayrılan ek kontenjanlar ve şehit-gazi yakınlarına sağladığımız özel imkânlar, kapsayıcılığı ilke hâline getirdi. Bu kazanımlardan geriye gidişe izin vermeyeceğiz; üniversitelerimizin bir daha yasakla, baskıyla, ideolojik dayatmalarla anılmasına müsaade etmeyeceğiz. Kampüs, düşüncenin, araştırmanın ve nezaketli müzakerenin alanı olarak kalacak" şeklinde konuştu. Sözlerine devam eden Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizdir. Geçen yıl uygulamaya koyduğumuz ve aşamalı bir şekilde devam edecek olan modelimiz, çocuğun dil-akıl-karakter bütünlüğünü aynı anda beslemeyi, öğrenmeyi okul duvarlarının dışına taşıyıp hayatla eklemlemeyi hedeflemektedir. Eleştirel düşünme, estetik duyarlık ve merhamet ahlâkını aynı zeminde buluşturmaktadır. Bu yaklaşım, yerli müktesebatla evrensel bilgi arasında hakikatli bir köprü kurmakta, program tasarımından ölçme-değerlendirmeye kadar tüm süreçleri veriyle ve sahadan gelen geri bildirimle sürekli kalibre etmektedir. Ancak altını özenle çizmeliyim ki modelimizin sürekli kalibrasyonu, ölçme-değerlendirme standartlarının güncellenmesi, öğretim tasarımlarının disiplinler arası zenginleşmesi ancak sizlerin katkısıyla mümkün. Eğitim fakülteleri ile sahadaki okullar arasında, üniversite kürsüsünden öğretmenler odasına ve sınıfa uzanan ortak araştırmalar, etki analizleri, tasarım atölyeleri ve laboratuvar okul ağları bu işin omurgasıdır. Biz Millî Eğitim olarak kapımızı sonuna kadar açtık. Bu iş birliğini günübirlik projelere ve protokollere bırakmamak, kalıcı ve sistematik kılmak için Millî Eğitim Akademisini hayata geçirdik. Şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Millî Eğitim Akademimiz, üniversitelerimizin bilgi birikimini sahaya daha hızlı, daha tutarlı ve daha etkili taşıyacak bir ortak platformdur. Öğretmenlik, toplumsal birlikteliğin, demokratik kültürün ve devlet kapasitesinin temel sütunudur" ifadelerine yer verdi. Milli Eğitim Akademisi hakkında bilgi veren Bakın Tekin, "Milli Eğitim Akademisi'nde 3 tane temel işlevi yerine getirmek istiyoruz. Bunlardan birincisi mesleğe girişte birincisi, mesleğe girişte uygulama yoğun hazırlıktır. Üniversitelerimizin verdiği kuramsal temelin üzerine, gerçek sınıf ortamlarında uzun süreli okul içi uygulamalarla (farklı okul türleri ve sosyoekonomik çevrelerde), usta öğretmen eşliğinde mentorlukla, ölçme-değerlendirme, sınıf yönetimi, kapsayıcı eğitim, özel eğitim, rehberlik ve dijital pedagojiler-yapay zekâ okuryazarlığı gibi alanlarda uygulamalı yeterlikler ekleyeceğiz. İkincisi, beşer yıllık periyotlarla sürekli mesleki gelişimdir. Öğretmenlerimiz branş temelli modüllerle düzenli olarak güncellenecek; bilimin ilkeleri, meslek etiği, özel eğitim ve rehberlik, ölçme-değerlendirme, sınıf içi teknoloji entegrasyonu ve yapay zekâ okuryazarlığı gibi başlıklar üniversite öğretim üyeleriyle birlikte yürütülecektir. Modüller sahadan gelen veri ve etki analizlerine göre yenilenerek öğretmenlerimizin mesleki portfolyolarına işlenecektir. Üçüncüsü, eğitim kurumu yöneticisi yetiştirmedir. Okul liderliği, öğretimsel liderlik, okul iklimi ve kültürü, kriz ve bütçe yönetimi, mevzuat, veri temelli karar alma ve paydaş iletişimi alanlarında kurumsal bir program sunacağız" dedi.

Türkiye’de bir ilk Nilüfer, bilimle yönetecek! Haber

Türkiye’de bir ilk Nilüfer, bilimle yönetecek!

Nilüfer Belediyesi, toplumda bilim kültürünü yaygınlaştırmak, vatandaş bilimi uygulamalarını teşvik etmek ve yerel yönetimlerin bilimsel karar alma süreçlerinde yol gösterici olması amacıyla "Bilim Politika Belgesi"ni oluşturdu. Katılımcılık anlayışı gereği Nilüfer Belediyesi, Strateji Geliştirme Müdürlüğü koordinasyonunda, Nilüfer Kent Konseyi, Koordinasyon İşleri Müdürlüğü, Bilgi İşlem Müdürlüğü ile Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü Derneği (BAAK) iş birliğinde yürütülen çalışmalar sonucunda oluşturulan belge, yerel yönetimler düzeyinde Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Bilim Politika Belgesi"ni Halk Evi Başkanlık Makamı’nda düzenlenen törenle imzaladı. Başkan Şadi Özdemir, ortak akılla birlikte yönetim ilkesini benimsediklerini söyledi. "Herkesin sesinin yansıdığı hepimiz olan bir Nilüfer amaçlıyoruz" diyen Başkan Şadi Özdemir, "O yüzden mesleki ve akademik odalar, sivil toplum kuruluşları, kent konseyi, mahalle komiteleri ile her zaman iş birliği içindeyiz. Kentimizi en iyi hale getirmenin çabası içindeyiz" diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, bilimsel düşüncenin, bilime katılımın ve ortak bilim üretmenin ışığında bir Nilüfer oluşturmayı ve bunu sürdürülebilir kılmayı taahhüt ettiklerini dile getirdi. Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü Derneği Başkanı Cem Özkan da, vatandaş bilimi üzerine bilim politikası oluşturmanın heyecan verici olduğunu söyledi. Belediyenin ilgili müdürlükleri ile bunun üzerine haftalardır çalıştıklarını dile getiren Özkan, "Halkın ilgi duyduğu bilimsel çalışmalara katılması ve bilgi üretmenin bir parçası olması çok kıymetli. Sürece katkı koyan herkese teşekkür ederim" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.