SON DAKİKA
Hava Durumu

#Boşanma

Söz Bursa - Boşanma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Boşanma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kadınlar daha uzun yaşıyor ama daha az istihdam ediliyor! İşte çarpıcı rakamlar Haber

Kadınlar daha uzun yaşıyor ama daha az istihdam ediliyor! İşte çarpıcı rakamlar

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu. Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü. ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ KADINLARDA 8,8 YIL OLDU Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 88,3 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılında yüzde 92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97,0 oldu. Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 23,6 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu. Annesi yükseköğretim mezunu olanların yüzde 84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü. Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu. İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu. KADINLARIN İSTİHDAM ORANININ ERKEKLERİN YARISINDAN DAHA AZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu. En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti. En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti. Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 18,3 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında yüzde 12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9,0 oldu. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,9 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2024 yılında yüzde 60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü. KADIN BÜYÜKELÇİ ORANI YÜZDE 28,4 OLDU Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6 oldu. Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 oldu Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken, 2025 yılında yüzde 19,9 oldu. Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı yüzde 34,9 oldu Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu. ÜST VE ORTA DÜZEY YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANI YÜZDE 21,5 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında yüzde 21,5 oldu. Borsa İstanbul'da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3 oldu. Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı yüzde 34,2 oldu Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2'sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu. ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI KADINLARDA 26,0 OLDU Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Kadınların yüzde 17,0'ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların yüzde 38,3'ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 43,3 olduğu görüldü. Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 oldu Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 oldu. YAPAY ZEKA KULLANAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 18,8 OLDU Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8 iken erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5'inin, erkeklerin ise yüzde 38,3'ünün yapay zeka kullandığı görüldü. Beyin göçü oranı kadınlarda yüzde 1,6 oldu Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6 iken erkeklerde yüzde 2,4 oldu. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı yüzde 30,1 oldu Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,1 iken erkeklerde yüzde 25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı yüzde 21,8 olarak görüldü. KADINLARIN EN FAZLA MARUZ KALDIĞI ŞİDDET TÜRÜNÜN PSİKOLOJİK ŞİDDET OLDUĞU GÖRÜLDÜ Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2'sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3'ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8'inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9'unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3'ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4'ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü. Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu. Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56,0, yüzde 42,0 ve yüzde 38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.

Aile Okulunda ödüller sahiplerini buldu Haber

Aile Okulunda ödüller sahiplerini buldu

İnegöl Belediyesi’nin Aile Hayatını iyileştirme Derneği (AHİD) iş birliğinde bu yıl 7’ncisini düzenlediği Aile Okulu sona erdi. Her hafta Cuma akşamı farklı bir konu ve farklı bir konuk ile gerçekleştirilen seminerlere ilçe halkının ilgisi yoğun oldu. 60 vatan seminerlerin tamamına düzenli olarak katılarak sınavlara girdi. Yapılan sınav sonucunda da dereceye giren kişiler için Cumartesi akşamı ödül töreni düzenlendi. HEPİMİZE DÜŞEN GÖREVLER VAR Belediye Başkanı Alper Taban, AHİD Başkanı Naci Köseoğlu, meclis üyeleri ve AK Partili yöneticilerin katıldığı ödül töreninde ilk 3’e giren kişilere hediyeleri takdim edildi. Diğer tüm katılımcılara da Aile Okulu sertifikası verildi. Törende kısa bir selamlama konuşması yapan AHİD Başkanı Naci Köseoğlu, “Aile Okuluna katılan herkesi tebrik ediyorum. Bu rehavet ve seküler dünyevileşme ortamında, bu konforizm ve rahat ortamında 7 hafta her Cuma burada bir şeyler öğrenip ailenizin huzuru, mutluluğu ve neslinizin kurtulması için, toplumun kurtuluşu için bu fedakarlığı yaptınız. Rabbim toplumun ıslahı yolunda hepimizi birer davetçi ve lokomotif eylesin inşallah. Ben Belediye Başkanımıza da özellikle teşekkür ediyorum. Aile konusunu çok ciddiye alıp destekliyor. Bu konuda hiçbir projeye hayır demiyor. Çünkü yangın var. Devlet Aile Yılı ilan etti. Ama devlette çaresiz. Cumhurbaşkanımız yine söyledi, nüfusumuz azalıyor, gençler evlenmeye korkuyor. Bu noktada hepimize düşen görevler var” dedi. BÜTÜN İMKANLARIMIZI SEFERBER ETMEYE HAZIRIZ Belediye Başkanı Alper Taban da “Ailede yangın var” sözleriyle başladığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bunu bir türlü başarmamız gerekiyor. Yok olmanın eşiğinde, arefesinde olduğumuzu düşünüyorum. Aileye inanılmaz bir saldırı var. Aile mefhumu bizim için çok kıymetli. Aile içindeki fertler bir arada gibi gözükse de ayrı dünyaların insanları olmaya başladılar. Bunu görüyor ve bir çözüm üretiyor olmamız lazım. Bütün imkanlarımızı seferber etmeye hazırız. Çünkü toplumun temeli aile. Nihayetinde aileyi parçalarsak, toplumu parçalarız diye düşünüyorlar. Aile Okulumuzu bu yıl 7’nci kez gerçekleştiriyoruz. 70 kez, 700 kez yapalım önemli değil. Yeter ki düzelsin.” BOŞANMA SAYILARINDA CİDDİ ARTIŞ “2024 yılında ülkemizde boşanan çift sayısı 187 bin 343. Son 10 yılda boşanma oranları yüzde 30’un üzerinde artış göstermiş. Gençler evleniyor ve çok kolay sebeplerle boşanıyorlar. İnegöl’de 2020 yılında 460 çift boşanmış. 2024 yılına geldiğimizde bu rakam 555’e yükselmiş. 2109 kişi evlenirken, bunun neredeyse dörtte biri kadar boşanma olmuş. Önümüzdeki günlerde biz bu konuda bir Aile Çalıştayı da yapacağız. Günün sonunda burada bir sınav oldu. Burada bir sıralama var ama ben katılan herkesi tebrik ediyorum.” Konuşmaların ardından önce tüm katılımcılara sertifikaları verildi, ardından da dereceye girenlere altın ödülleri takdim edildi.

Avukat kediye nafaka olayını yorumladı: "Emsal bir protokol" Haber

Avukat kediye nafaka olayını yorumladı: "Emsal bir protokol"

İstanbul'da 2 yıl evli kalan çiftin 2 kedisi boşanma konusu olurken, avukat Aylin Esra Eren protokolün emsal olduğunu belirterek, olayın hukuki boyutunu anlattı. Eren, "Evcil hayvanlar vefat ettikten sonra erkeğin kadına kedilerin bakımı için ödediği 3 ayda bir 10 bin liralık ücret kesilecek" dedi. İstanbul'da yaşayan Buğra B., 2 yıl önce evlendiği eşi Ezgi B. ile yaşadığı şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açtı. Tarafların anlaşmalı olarak boşandığı davada Buğra B., iki kedisinin velayetini eski eşi Ezgi B.'ye bıraktı. Boşanma protokolünde, Buğra B.'nin kedilerin bakım masrafları için 3 ayda bir 10 bin lira ödeme yapacağı belirtildi. İstanbul Aile Mahkemesi'ne sunulan 'anlaşmalı boşanma protokolünde' her iki tarafın karşılıklı boşanmayı kabul etmiş olduğu, evlilik birliğinin sona erdirilmesi konusunda anlaşıldığı, Buğra B.'nin boşanacağı Ezgi B.'ye 550 bin liralık maddi tazminat ödemeyi kabul ettiği de aktarıldı. ‘'BUĞRA B.'YE AİT 2 KEDİNİN EZGİ B.'DE KALMASI KONUSUNDA MUTABIK KALMIŞLARDIR'' Öte yandan protokolde, ‘'Taraflar, Buğra B.'ye ait 2 kedinin Ezgi B.'de kalması konusunda mutabık kılmışlardır. Kediler Ezgi B.'de kaldığı müddetçe ve her halükarda 10 seneye kadar Buğra B., kedilerin bakım masrafı olarak üç ayda bir olmak üzere ayda 10 bin lirayı Ezgi B'ye ödeyecektir. Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından her yıl bu oran TÜİK'in belirlediği TÜFE-EFE oranında artırılacaktır" ifadelerine yer verildi. "KEDİLERİN KADININ EVİNDE KALMASI YÖNÜNDE ÇİFT BİR ANLAŞMAYA VARMIŞ" Avukat Aylin Esra Eren, merak edilen olayın hukuki yönünü değerlendirdi. Evcil hayvan sahiplerinin bir çip üzerinden evcil hayvanlarla bağ kurduğunu bildiklerini aktaran Avukat Aylin Esra Eren, "Yani evcil hayvanın sahibinin aynı zamanda çipin de sahibi olduğunu görüyoruz. Bir hayvanın sahibi olup olmadığını buradan kontrol edebiliyoruz. Eğer taraflar da evlilik birliği süresince bir evcil hayvan ya da bu olayda olduğu gibi iki adet kedi edindilerse çiplerin kimin üzerinde olduğunu tespit etmek gerekir. Çünkü çip sahibi kimse evcil hayvanlar da onun evinde, onun bakımında ve gözetimindedir. Veteriner takibi yapılır ve bakılması beklenir. Aksi halde zaten bakılmamasından ötürü sahipsiz hayvan konumuna düşecek ya da çipli bir hayvanı zaten sokağa terk etmek ayrıca bir suç teşkil etmektedir. Burada da boşanan çiftlerin artık ortak bir evde yaşamayacağını düşünürsek, kediler de yapıları gereği evden eve sürüklenen bir yapıları yok tabii ki. Bir evde yaşamaları gerekir. Kedileri, hem onların sağlığı, bakımı ve psikolojileri açısından da gezdiremeyiz. Bu sebeple kararda geçen velayet aslında kedilerin hangi evde kalacağına dair bir karar. Ve bu kararda da kadının evinde kalması yönünde çift bir anlaşmaya varmış" diye konuştu. "EVCİL HAYVANLAR VEFAT ETTİKTEN SONRA ERKEĞİN KADINA ÖDEDİĞİ ÜCRET KESİLECEK" Protokolün emsal olduğunu söyleyen Avukat Eren, "Kedilerin bakım gözetim, veteriner masrafları, mama masrafları, ilaç masrafları, aşı masrafları olacağı için de sanki bir ortak çocukmuş gibi aslında çok güzel, çok emsal bir karar olmuş bu karar. Bir ortak çocuk gibi bunun kedilerin masraflarına erkek eşin katkıda bulunacağına dair bir taahhüdü olduğunu görüyoruz. Bu da 3 ayda bir 10 bin TL ödeme yapma konusunda bir taahhütte bulunmuş. Buna Türk Medeni Kanunu uyarınca nafaka diyemeyiz. Çünkü nafakayı yalnızca eş kadın ya da erkek eş, karşı taraf ya da çocuklar talep edebilir. Boşanma süresince evcil hayvanlara bir anlaşma olmadığı sürece bu dosyada olduğu gibi nafaka verilmez. Kedilerin ortalama yaşam süresine göre bir süre belirlenmiş ve buradan da aslında yorum yapmak gerekirse kedilerin hayatı boyunca karşı tarafın üç ayda bir 10 bin lira ödeme yapma kaydıyla katkıda bulunacağını ve hatta protokolde teklif oranında da bir artış olacağı yönünde bir anlaşmaya varılmış. Bunu anlayabiliriz. Evcil hayvanlar vefat ettikten sonra artık erkek eşin kadın eşe kedilerin bakımı için ödediği 3 ayda bir 10 bin liralık ücret kesilecek" dedi.

Boşanma oranları TBMM gündeminde Haber

Boşanma oranları TBMM gündeminde

 Türkiye’de artan boşanma oranlarını ve buna yönelik alınan önlemleri TBMM gündemine taşıyan CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması talebiyle soru önergesi verdi. Özdemir, boşanmaların sebeplerini ve bu konuda yapılan çalışmaları sorguladı. TÜİK verilerine göre 2024 yılında evlenen çift sayısı 568 bin 395 olurken, boşanan çift sayısı 187 bin 343’e yükseldiğini, 2024 yılında kaba boşanma hızı binde 2,19 olarak gerçekleştiğini belirterek, verilere göre, evlenen çiftlere oranla yaklaşık üçte bir oranında boşanma yaşandığı görüldüğünü vurguladı. BOŞANMALARIN ARTIŞ SEBEPLERİ ARAŞTIRILDI MI? Özdemir, Bakanlığın boşanmaların artış nedenlerine ilişkin bir araştırma yapıp yapmadığını ve varsa elde edilen bulguların paylaşılmasını talep etti. Bakanlığın boşanmaları azaltmaya yönelik yürüttüğü mevcut proje ve programların neler olduğu soruldu. Özdemir ayrıca ekonomik sebeplerin boşanmaların temel nedenlerinden biri olduğu iddialarına değinerek, bu konuda Bakanlık tarafından uygulanan herhangi bir destek programının olup olmadığını sordu. Milletvekili Özdemir, 30 yaş üstü çiftlere kredi desteğinin sağlanıp, sağlanmayacağını da sordu. Özdemir, aile içi iletişimi güçlendirmeye yönelik yürütülen programları da gündeme getirerek, boşanma sürecinde ve sonrasında aile bireylerine, özellikle çocuklara yönelik psikolojik destek hizmetlerinin kapsamı ve erişilebilirliği hakkında bilgi istedi.

TÜİK 2024 verileri açıklandı: Kaç çift evlendi, kaç çift boşandı? Haber

TÜİK 2024 verileri açıklandı: Kaç çift evlendi, kaç çift boşandı?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Evlenme ve Boşanma İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, evlenen çiftlerin sayısı 2023 yılında 567 bin 11 iken 2024 yılında 568 bin 395 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2024 yılında binde 6,65 olarak gerçekleşti. Boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 187 bin 343 oldu Boşanan çiftlerin sayısı 2023 yılında 173 bin 342 iken 2024 yılında 187 bin 343 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2024 yılında binde 2,19 olarak gerçekleşti. Ortalama ilk evlenme yaşı yükseldi Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2024 yılında erkeklerde 28,3 iken kadınlarda 25,8 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 yaş olarak gerçekleşti. Kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il, binde 7,76 ile Adıyaman oldu Kaba evlenme hızının 2024 yılında en yüksek olduğu il, binde 7,76 ile Adıyaman oldu. Bu ili binde 7,68 ile Gaziantep, binde 7,66 ile Kilis izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,01 ile Tunceli oldu. Bu ili binde 4,30 ile Gümüşhane, binde 4,89 ile Bayburt izledi. Yabancı damatların sayısı 5 bin 923 iken yabancı gelinlerin sayısı 29 bin 115 oldu Toplam evlenmeler içinde yabancı kişiler ile evlenmeler incelendiğinde, yabancı damatların sayısı 2024 yılında 5 bin 923 olup toplam damatların yüzde 1,0’ını oluştururken yabancı gelinlerin sayısı 29 bin 115 olup toplam gelinlerin yüzde 5,1’ini oluşturdu. Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı damatlar içinde yüzde 20,6 ile Suriyeli damatlar birinci sırada yer aldı. Suriyeli damatları yüzde 19,5 ile Alman damatlar ve yüzde 5,7 ile Afgan damatlar izledi. Yabancı gelinler uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı gelinler içinde yüzde 12,1 ile Suriyeli ve Özbek gelinler birinci sırada yer aldı. Bu gelinleri yüzde 8,3 ile Faslı gelinler ve yüzde 7,5 ile Azerbaycanlı gelinler izledi. Kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, binde 3,29 ile Antalya oldu Kaba boşanma hızının 2024 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,29 ile Antalya oldu. Bu ili binde 3,09 ile İzmir, binde 3,04 ile Karaman izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,45 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,55 ile Şırnak, binde 0,60 ile Siirt ve Muş izledi. Boşanmaların yüzde 33,7’si evliliğin ilk beş yılı içinde gerçekleşti Evlilik süresine göre boşanmalar incelendiğinde, 2024 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 33,7’si evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 21,3’ü ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti. Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 186 bin 536 çocuk etkilendi Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2024 yılında 187 bin 343 çift boşanırken 186 bin 536 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2024 yılında yüzde 74,4’ü anneye, yüzde 25,6’sı babaya verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.