SON DAKİKA
Hava Durumu

#Btk

Söz Bursa - Btk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Btk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek’ten sosyal medya uyarısı: "Yorum yapanın kimliği belli olacak." Haber

Bakan Gürlek’ten sosyal medya uyarısı: "Yorum yapanın kimliği belli olacak."

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasa dışı bahis ve uyuşturucuyla mücadelenin ülke genelinde kesintisiz sürdürüleceğini belirterek, "Bu konuda kararlılığımız 81 ilde devam edecek" dedi. Bakan Gürlek, yasa dışı bahis, uyuşturucu, sosyal medya hesaplarına kimlik doğrulaması, FETÖ ile mücadele ve ALO Adalet hattı dahil birçok konuda açıklamalarda bulundu. Suçla mücadelenin tavizsiz ve kesintisiz süreceğini vurgulayan Gürlek, özellikle gençleri hedef alan suç ağlarına karşı yürütülen yasa dışı bahis ve uyuşturucu operasyonlarının 81 ilde kararlılıkla süreceğini söyledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde yasa dışı bahisle "sonuna kadar" mücadele ettiğini ifade eden Gürlek, "Bu konuda çok büyük operasyonlarımız oldu. Yasa dışı bahis sistemini çözdük. Bu bahis şirketleri sürekli olarak dolandırıcılıkta olduğu gibi yöntem değiştiriyorlar. Yasa dışı bahiste de aynı yöntem takip ediliyor. Ancak bu konuda kararlıyız" dedi. "DOĞRULANMAYAN HESAPLAR İÇİN BTK DEVREYE GİRECEK" Sosyal medya alanında yürütülen düzenleme çalışmalarına da değinen Gürlek, "Sosyal medyayla ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Aile Bakanlığımız ile bu konuda da yakın temas içerisindeyiz ve birlikte bu çalışmamızı yöneteceğiz" diye konuştu. Yasanın Meclis'ten geçmesinin ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) devreye gireceğini belirten Gürlek, doğrulanmayan hesaplara süre tanınabileceğini ifade ederek "Yasanın Meclisten geçmesinin ardından devreye BTK girecektir. Söz konusu hesaplara bir süre verilecektir. O süre içerisinde doğrulamalar yapılabilir" diye konuştu. "SOSYAL MEDYADA BİR ŞAHIS YORUM YAPACAKSA KİMLİĞİ BELLİ OLACAK" Kimlik doğrulamanın esas olacağını vurgulayan Gürlek, "Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak" değerlendirmesinde bulundu. Cezai sorumluluk vurgusu yapan Gürlek, "Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medyayla ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum" ifadelerini kullandı. "SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK TANIMINI DA DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUZ" Son dönemde kamuoyunu meşgul eden ‘suça sürüklenen çocuk' kavramının 12. Yargı Paketi'nde ele alınacağını vurgulayan Bakan Gürlek, "Suça sürüklenen çocukla ilgili 12. Yargı Paketi'ne bir ekleme çalışması yapacağız. Bu konuyu Aile Bakanlığımız ile birlikte istişare halinde olarak yürüteceğiz" diye konuştu. Çalışmaların takvimine ilişkin bilgi veren Gürlek, "Özellikle bu konuda hızlanarak yaza kadar bunu yüce Meclisimize getirmeyi planlıyoruz. Suça sürüklenen çocuk tanımını da değiştirmek istiyoruz. Avrupa'da özellikle suça sürüklenen çocuk tanımında bulunan kişilerin yaşları on. Bu konularda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "BİZ KESİNLİKLE SOKAK ÇETELERİNE GÖZ AÇTIRMAYACAĞIZ" Suç örgütleri ve sokak çetelerinin kanuni boşluklardan yararlanıp bunu istismar ettiğini vurgulayan Bakan Gürlek, "11'inci Yargı Paketi'nde bu alanda bazı düzenlemeler yapıldı. 12'nci Yargı Paketi hazırlıkları ise devam ediyor" diye konuştu. Atlas ve Minguzzi cinayetleri sonrasında acılı aileleri aradığını anlatan Gürlek, "Çocuk kavramını ele almamız gerekiyor. Ceza hukukumuz bakımından 12-18 yaş aralığındaki çocukların cezai sorumlulukları var. İşte bizim ceza kanunumuzda 12-15 yaş grubu var, bir de 15-18 yaş grubu var. Bunlarla ilgili çalışacağız. Biz kesinlikle sokak çetelerine göz açtırmayacağız" dedi. "FETÖ İLE MÜCADELEYE KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ" Konuşmasında terörle mücadelede kararlılık mesajı veren Adalet Bakanı Gürlek, "FETÖ ile mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu konuda herhangi bir gevşeme asla söz konusu olamaz" dedi. "'ALO ADALET' HATTINI KURACAĞIZ, PİLOT BÖLGE İSTANBUL OLACAK" Vatandaşın yargı kurumlarına erişimini kolaylaştırmak ve yaşadığı sorunlara hızlı çözüm bulabilmesi amacıyla ‘Alo Adalet' hattının kurulacağını vurgulayan Gürlek, pilot uygulamanın İstanbul'da başlatılacağını söyledi. Bakan Gürlek, "Alo Adalet hattını kuracağız. Pilot bölge İstanbul olacak. Vatandaş ya adliyeyi ya da Alo Adalet hattını arayacak. Yapay zekâ destekli bir çalışma yürüteceğiz. Nerede ne eksiklik var ise bununla ilgili yapay zekâdan da destek alarak bu hattın verimli çalışmasını sağlayacağız. Vatandaşlarımız Alo Adalet hattına ulaşacak. Bu telefonla da olabilir, e-maille de olabilir, aynı şekilde CİMER üzerinden de olabilir" diye konuştu.

Güvenli internet abone sayısı 55 milyonu aştı Haber

Güvenli internet abone sayısı 55 milyonu aştı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Güvenli internet hizmeti abone sayısı 55 milyon kişiyi aştı. BTK bünyesinde faaliyet gösteren Güvenli İnternet Merkezi, internetin bilinçli ve güvenli kullanımı için önemli bir yapı taşıdır" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2025 Aralık sonu itibarıyla güvenli internet hizmetinden faydalanan abone sayısının 55 milyonu aştığını belirtti. Bakan Uraloğlu, Güvenli İnternet Merkezi'nin kurulmasından bu yana 300 binden fazla kişiye bin 781 eğitim verildiğini kaydederek, Güveli İnternet Tırı ile 200'den fazla okulun ziyaret edildiğini ve 85 bin öğrenciye ulaşıldığını açıkladı. Dijital ortamda akran zorbalığı ve siber tehditlere karşı alınan önlemleri de değerlendiren Uraloğlu, güvenli internet hizmetinin (GİH) 2011'de internetin güvenli kullanımına dair artan talepler üzerine hayata geçirildiğini hatırlattı. Uraloğlu, güvenli internet hizmeti ile başta çocuklar olmak üzere aboneleri internetteki olumsuz içeriklerden korumayı amaçladıklarını ifade etti. "GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ ABONE SAYISI İSE 55 MİLYON KİŞİYİ AŞTI" Kullanıcıların GİH sayesinde suç işlemeyi anlatan siteler ile dolandırıcılık sitelerinden talebe bağlı ve ücretsiz olarak korunma imkanına sahip olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Çocuk profili, 'izinli liste' yöntemine göre çalışmaktadır. Bu yöntemde çocuklarımız güvenli olduğu onaylanmış belirli sayıdaki internet sitelerine erişim sağlamaktadır. Aile profili ise, 'yasaklı liste' yöntemine göre çalışmaktadır. Bu yöntemde zararlı içerik barındıran sitelerden oluşan listeye erişilememekte, bu liste haricindeki tüm internet sitelerine erişilebilmektedir. Güvenli internet hizmeti abone sayısı ise 55 milyon kişiyi aştı. BTK bünyesinde faaliyet gösteren Güvenli İnternet Merkezi, internetin bilinçli ve güvenli kullanımı için önemli bir yapı taşıdır. Bilinçlendirme Merkezi, İnternet Yardım Merkezi ve İhbar Merkezi olmak üzere üç birimle hizmet veren bu yapı hem çocuklarımızı hem de ebeveynleri internetin risklerine karşı bilinçlendirmektedir. Bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında www.guvenliweb.org.tr üzerinden sağlanan bilgilerle geniş kesimlere ulaşmayı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "BU YIL İÇİNDE ŞİMDİYE KADAR 138 EĞİTİM GERÇEKLEŞTİRİLDİ VE BU SÜREÇTE YAKLAŞIK 22 BİN KİŞİYE ULAŞILDI" Bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma amacıyla her yıl eğitimler düzenlendiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bu yıl içinde şimdiye kadar 138 eğitim gerçekleştirildi ve bu süreçte yaklaşık 22 bin kişiye ulaşıldı. Güvenli İnternet Merkezi'nin kurulmasından bu yana ise toplamda bin 781 eğitim ile 300 binden fazla kişiye ulaştık. Bu eğitimler, özellikle çocuklar ve gençlerin internet kullanım becerilerini geliştirirken, internetin riskleri konusunda farkındalık kazanmalarını sağlamaktadır. Bu proje sayesinde teknolojiye erişimi sınırlı çocuklarımız, internetin güvenli kullanımına dair bilinçleniyor. Bugüne kadar Güvenli İnternet Tırı ile 200'den fazla okul ziyaret ettik, 85 bin öğrenciye ulaştık. Çocuklarımızın teknolojiyi doğru ve bilinçli kullanmaları için bu tür projeleri artırmayı hedefliyoruz" dedi.

Cihat Gazi'den fahiş fiyat zammına tepki: "İnternet lüks değil haktır! Ortaklaşa zamma BTK müdahale etmeli" Haber

Cihat Gazi'den fahiş fiyat zammına tepki: "İnternet lüks değil haktır! Ortaklaşa zamma BTK müdahale etmeli"

Zafer Partisi İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: "Türk Vatandaşını Ekonomik Olarak Yıpratamazsınız" Türkiye'de cep telefonu ve internet kullanıcıları, operatörlerin fahiş fiyat artışlarıyla adeta zor durumda bırakıldığını söylüyor. Son dönemde hızla artan internet ve cep telefonu fiyatlarına karşı tepkiler giderek büyürken, Zafer Partisi İl Başkanı Cihat Gazi de bu durumu sert bir şekilde eleştirdi. Gazi, yaptığı açıklamada, "Türk vatandaşını ekonomik olarak bu şekilde yıpratamazsınız. İnternet ve cep telefonu hizmetleri artık lüks değil, temel bir ihtiyaçtır. Bu fiyat artışları, halkın her kesimini doğrudan etkiliyor ve insanlar bu durumu kabul edemezler" dedi. "İNTERNET BİR HAKKIDIR, LÜKS DEĞİL" Cihat Gazi, Türkiye’de cep telefonu ve internet fiyatlarının artışının sadece bir ekonomik sorun olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir problem haline geldiğine dikkat çekti. Gazi, “Bugün, Türkiye'deki internet erişim fiyatları, dünyadaki birçok gelişmiş ülkenin çok üzerinde. İnsanlar, sadece temel iletişim hizmetlerine ulaşabilmek için büyük bedeller ödemek zorunda kalıyor. Hızlı ve uygun fiyatlı internet, artık bir lüks değil, temel bir insan hakkıdır” şeklinde konuştu. OPERATÖRLERİN ORTAKLAŞA ZAMMI VE ARTAN TEPKİLER Kullanıcılar, son dönemde cep telefonu ve internet fiyatlarına yapılan zamların sıklığına dikkat çekiyor. Hatta, neredeyse her ay yapılan artışların, tüm operatörlerin benzer fiyat politikaları güderek adeta 'ortak hareket ettikleri' izlenimi yarattığını belirten Cihat Gazi, bunun da serbest piyasa ekonomisine aykırı olduğunu vurguladı. Gazi, “Bir ülkede tüm operatörlerin hemen hemen aynı oranda zam yapması, serbest rekabetin ortadan kalktığının bir göstergesidir. Bu durum, devletin denetim görevini yerine getirmediği anlamına gelir. Türk halkı bu fiyat artışlarını kabullenemez” ifadelerini kullandı. BTK VE YETKİLİLERE ÇAĞRI: FİYAT POLİTİKALARINA MÜDAHALE EDİLSİN Zafer Partisi İl Başkanı, vatandaşların bu sorunla ilgili Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) yaptığı çağrıyı da destekledi. "BTK ve diğer ilgili kurumlar, operatörlerin fiyat politikalarına müdahale etmeli ve internet ile telefon hizmetlerinin makul fiyatlarla sunulmasını sağlamalıdır" diyen Gazi, devletin bu konuda acilen adım atması gerektiğini belirtti. HALKIN SESİNE KULAK VERİN Zafer Partisi İl Başkanı, Türkiye’de yaşanan yüksek fiyat artışlarının sadece ekonomik değil, sosyal bir adaletsizlik yaratacağını savundu. Gazi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün, temel iletişim hizmetlerine ulaşamayan bir vatandaş, adeta sosyal hayattan dışlanmış olur. Bu durum, toplumda eşitsizlik yaratır ve sosyal huzursuzluğu artırır. Biz Zafer Partisi olarak, halkın sesine kulak verilmesini, BTK’nın hızla harekete geçmesini talep ediyoruz.” Kamuoyunda giderek büyüyen bu tepki, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ve diğer ilgili yetkililerin harekete geçmesini zorunlu kılmakta. Zafer Partisi, tüm bu gelişmeleri yakından takip ederek, halkın lehine olacak düzenlemeler için gereken adımların atılmasını talep ediyor.

Pala: “Ortaya atılan iddialar eğitim sisteminin geldiği vahim durumu gözler önüne seriyor!” Haber

Pala: “Ortaya atılan iddialar eğitim sisteminin geldiği vahim durumu gözler önüne seriyor!”

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Mayıs ayında yürüttüğü soruşturmada BTK ve YÖK yetkililerinin elektronik imzalarının kopyalanarak sahte diplomalar düzenlendiği ve bu yolla yaklaşık 400 akademisyenin usulsüz atandığı iddialarının yükseköğretimde ciddi bir güven kaybı yarattığını belirtti. Pala, “Ortaya atılan iddialar bireysel ihmallerin bir sonucu değil, AKP iktidarının yıllardır içini boşalttığı eğitim sisteminin geniş çaplı bir resmidir.” dedi. Prof. Dr. Pala, yaşananların akademik atama süreçlerinde ciddi denetim zafiyetlerini ortaya koyduğunu, bunun da yükseköğretim kurumlarındaki liyakat ilkesini derinden zedelediğini ifade ederek Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e konu hakkında bir soru önergesi iletti. Milletvekili Pala’nın açıklama talebine karşın Bakan Tekin, kendisine 18 Ağustos 2025 tarihinde iletilen soru önergesine Anayasanın 98. maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük yasal süre dolmasına rağmen yanıt veremedi. “Usulsüzlüklere zemin hazırlayan mevcut sistem, doğrulama esasıyla yeniden inşa edilmelidir!” Pala, atama ve yükseltme süreçlerindeki zorunlu belge doğrulama adımlarının, kullanılan sistemlerin ve e-imza güvenlik protokollerinin ayrıntılarıyla açıklanmasını istedi. Pala ayrıca her akademisyen için tutulan akademik dosyalarda hangi belgelerin, zaman damgalarının ve görevli imzalarının yer aldığı ile kanıt beyanı olmadan diploma kaydı açma yetkisinin hangi hukuki gerekçeyle verildiğinin kamuoyuna duyurulması gerektiğini de vurguladı. “Akademik atama süreçlerinde değerlendirilen belgeler doğrulanabilir ve baştan sona izlenebilir değilse, usulsüzlüklerin ortadan kaldırılmasından söz edilemez.” dedi. CHP’li Pala, soruşturma dosyasında adı geçen ve bilgisi ile rızası dışında kimlik bilgileri kullanıldığı öne sürülen yöneticilerin göreve başlama tarihleri ile sorumluluk alanlarının netleştirilmesini, usulsüz atandığı iddia edilen kişilerin kimliklerinin ve çeşitli yönetici kadrolarıyla olası yakınlık ilişkilerinin şeffaf biçimde ortaya konulmasını talep etti. “Sorumlular tespit edilmeli, kamuoyu karşısında hesap vermelidir!” Pala, usulsüz kadroya alındığı iddia edilen kişilerin ulusal ve uluslararası yayınlarının dökümünün ve hakemlik süreçlerinde güvenilirliğin nasıl sağlandığının paylaşılmasını istedi. Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında başarı kaybı ve akademisyen göçüne dikkat çekerek “Kurumlarda akademik yetkinlik ile atama sağlanmadıkça üniversitelerin itibarı kalıcı biçimde zarar görmeye devam edecektir. Bu ülkemiz için bir utanç tablosudur; konunun sorumluları ivedilikle tespit edilmeli ve unvanları ellerinden alınmalıdır.” diyerek Bakan’dan tüm personel için geriye dönük tarama yapılmasını ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. Pala, söz konusu kişilerin bağlı oldukları kurumlar, bölümler, projeler ve çalışmaların listelenmesini de talep etti. “Sahte diplomalarla hak etmedikleri konumlarda bulunan bu kişiler tıp, mühendislik ve birçok alanda vatandaşın hayatını tehlikeye atabilir. Kamuoyu bilgilendirilmeli, kamu zararı daha da büyümeden önlem alınmalıdır.” diye Bakan’a çağrıda bulundu.

5G ihalesinde en çok paketi Turkcell kazandı Haber

5G ihalesinde en çok paketi Turkcell kazandı

Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda tarihi bir adım olan 5G yetkilendirme ihalesi Ankara’da yapıldı. 3 mobil operatörün katıldığı ihale sonucunda Turkcell, 1 milyar 224 milyon dolar teklif karşılığında toplamda 160 MHz ile en geniş frekans bandının sahibi oldu. "ÜLKEMİZİN DİJİTALLEŞME SERÜVENİNDE YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ" Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, ihalenin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye için tarihi bir dönüm noktasına tanıklık ettiklerini belirterek şunları söyledi: "5G ihalesinde en geniş kapsama ve en yüksek kapasiteyi sağlayan frekans bantlarını almanın haklı gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye’nin lider teknoloji şirketi ve operatörü olarak ülkemizin dijitalleşme serüveninde yeni bir sayfa açıyoruz. 5G sadece daha yüksek hızlar değil; gecikmenin minimuma indiği, milyonlarca cihazın aynı anda bağlandığı ve yepyeni iş modellerinin mümkün hale geldiği yeni bir çağ demek. Biz de bu yeni çağda ülkemizin dönüşümüne liderlik edeceğiz. 5G’de sahip olduğumuz 700 MHz frekans bandıyla Türkiye’nin dört bir yanında en geniş kapsamayı sağlayacağız. 3.5 GHz frekans bandında aldığımız 140 MHz kapasiteyle de ülkemiz için mobilde 1000 megabit ve daha üstü hızları gerçek hale getireceğiz. Halen 234,4 MHz olan toplam kapasitemizi, aldığımız frekans bantları ile 394,4 MHz'ye yükseltmiş oluyoruz. Böylelikle en çok frekans bandı elinde olan operatör yine Turkcell olacak. Bugün frekans bantları için ödeyeceğimiz tutarla birlikte 30 milyar doları aşan bir yatırımı ülkemize yapmış olmaktan gurur duyuyoruz. 30 yılı aşkın birikimimiz, güçlü altyapımız ve yapay zekâ destekli ağlarımızla, geçmişte olduğu gibi 5G’de de standartları biz belirleyeceğiz. Ülkemizi Turkcell gücünde 5G ile buluşturacağız. Bu vesileyle süreçteki destekleri için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza, BTK’ya ve tüm ilgililere teşekkür ediyorum. 5G ihalesi ülkemiz için hayırlı olsun." "TÜRKİYE’NİN 5G İLE BAŞARI HİKÂYESİNİ HEP BİRLİKTE YAZACAĞIZ" Dr. Ali Taha Koç sözlerini şöyle tamamladı: "Teknocan kampanyamızda da söylediğimiz gibi; güçlü altyapımız, güvenilir bağlantımız, geniş kapsama alanımız, gelişmiş teknolojimiz ve gerçek deneyimimizle biz 5G’ye hazırız. Şirket olarak kurulduğumuz günden bu yana ülkemizin dijital geleceğini biz şekillendirdik, şimdi 5G dönemine de aynı kararlılıkla giriyoruz. Ülkemizin potansiyeline inanıyoruz. Türkiye’nin 5G ile başarı hikâyesini hep birlikte yazacağız. Kazanan Türkiye olacak." Turkcell'den 4 ayrı paket için toplam 1 milyar 224 milyon dolar Yapılan açıklamaya göre şirket 5G ihalesi kapsamında, A1 soyut paketini 429 milyon dolar, B1 soyut paketini 214 milyon dolar, B4 soyut paketini 187 milyon dolar, B5 soyut paketini 186 milyon dolar, B6 soyut paketini ise 208 milyon dolar bedelle satın aldı. Böylece şirket ihale kapsamında teknik olarak satın alabileceği paketlerin tamamı olan 4 ayrı frekans paketine, 1 milyar 224 milyon dolar lisans ödemesi tutarı karşılığında sahip oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.