SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bursa İş Ofisi

Söz Bursa - Bursa İş Ofisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa İş Ofisi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bozbey'den 'Su' çıkışı: "Müsebbibi geçmiş yönetimdir!" Haber

Bozbey'den 'Su' çıkışı: "Müsebbibi geçmiş yönetimdir!"

Bursa'nın yeni gelişim bölgesi olan Nilüfer ilçesindeki 30 Ağustos Zafer Mahallesi'nde vatandaşlarla bir araya gelen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kenti bütüncül bir anlayışla planladıklarını belirtti. Vatandaşların talep ve önerilerini dinlemek, sorunları yerinde tespit edip hızlı çözümler üretmek amacıyla başlatılan ‘Başkan Bozbey Burada' projesinin son durağı Nilüfer ilçesi oldu. Büyükşehir Belediyesi'nin tüm yönetim kadrosu ile birlikte ilçeye çıkarma yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gün boyunca toplumun tüm kesimleriyle bir araya geldi. Başkan Bozbey'in ilk olarak Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen'e yaptığı ziyarette Nilüfer ilçesinin ihtiyaçları ele alınırken, ortak çözümler üzerine görüşme gerçekleştirildi. Daha sonra Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile bir araya gelen Başkan Bozbey, Nilüfer ilçesinin önceliklerini, yerel yönetimler arası iş birliğini ve ortak projeleri değerlendirdi. İlçedeki muhtarlarla da buluşan Başkan Mustafa Bozbey, iletilen talepler doğrultusunda sokakların, caddelerin ve mahallelerin ihtiyaçlarını yerinde dinledi. Nilüfer Ziraat Odası'nı, Nilüfer Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi'ni ve Bursa Beşevler Sanayi Sitesi İşletme Kooperatifi'ni de ziyaret eden Başkan Mustafa Bozbey, üreticilerin ve esnafın talep ve önerilerini dinleyerek hayata geçirilecek projeleri anlattı. Başkan Bozbey, ziyaretlerin ardından 30 Ağustos Zafer Mahallesi'nde vatandaşların talep ve önerilerini dinledi. Alanda bulunan Sağlık Otobüsü vatandaşların muayenesini ücretsiz yaparken, iş arayanlar da Bursa İş Ofisi standında forum doldurma imkanı buldu. 5 ANA CADDEDE YOĞUN ÇALIŞMA Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ‘Başkan Bozbey Burada' projesiyle makamda değil, dinlemek, konuşmak ve birlikte çözüm üretmek için mahallelerde olduklarını söyledi. Nilüfer'de 4 dönem 20 yıl boyunca hizmet etmenin onurunu yaşadıklarını belirten Başkan Bozbey, bölgenin eksikliklerini ve nasıl geliştiğini yakından takip eden birisi olduğunu vurguladı. 30 Ağustos Zafer Mahallesi'nin yeni gelişen bir bölge olduğunu, altyapı ve üstyapıyla ilgili programları vatandaşlar birebir paylaşacaklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, muhtarlar aracılığıyla tüm talep ve önerileri aldıklarını dile getirdi. Kanalizasyon, yağmur suyu ve suyla ilgili çalışmalar devam ederken imar yollarının açılması, tretuvar ve asfaltlama işlemlerinin de sürdüğünü söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, bölgedeki 5 ana caddede Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yoğun çalışma yürüttüğünü ifade etti. Bölgedeki en önemli sorunlardan birisinin de okul eksikliği olduğunu aktaran Başkan Bozbey, konuyla ilgili çözüm önerilerini de Kaymakam Murat Süzen'e ilettiklerini söyledi. Okul yapım sürecine katkı sağlamak istediklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, sağlık ocağı, sosyal ve kültürel alanlarla ilgili taleplerin de farkında olduklarını anlattı. Mera bölgesi denen alanda son aşamaya geldiklerini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa'yı bütüncül bir anlayışla planlıyoruz. Önceliğimiz elbette altyapı. Ardından yol çalışmalarını ve diğer tesisleri yaşama geçirmeyi düşünüyoruz. Öte yandan raylı sistem 4 durak buraya geliyor. Uzatılması mümkün olacak" diye konuştu. "SU FİYATLARINDAKİ DURUMUN MÜSEBBİBİ GEÇMİŞ YÖNETİMDİR" BursaRay'la ilgili 100 araçlık depo sahası çalışmalarının başladığını hatırlatan Bozbey, otobüs ve tramvay gibi ulaşım sistemleriyle ilgili planlamanın da sürdüğünü ifade etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğundaki ana arterlerde ekiplerin aralıksız çalıştığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, milletin parasını en iyi, en ekonomik ve en değerli şekilde kullanmak için mücadele ettiklerini belirtti. Su konusuna da değinen Başkan Mustafa Bozbey, "Bugün itibarıyla Doğancı ve Nilüfer barajlarının ortalaması yüzde 50'ye ancak yaklaştı. Çınarcık Barajı'nın da 100 bin metreküplük su temin ediyoruz. Bursa'daki su kesintilerinin ve su fiyatlarındaki durumun müsebbibi geçmiş yönetimdir. Biz düzenleme yapmak istedik. İlk kalem 18 metreküptü. Günlük kullanım 525 bin metreküptü. Halkımızın tasarrufuyla günlük su tüketimini 430 bin metreküplere kadar düşürdük. İşlenmiş suyla bahçeleri sulamayalım" dedi. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NDE BUSKİ'YE 1 MİLYAR LİRA Çınarcık Barajı'yla ilgili süreç hakkında vatandaşlara bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, göreve geldikleri ilk günlerde BUSKİ'nin kendilerine anlatıldığı gibi olmadığını zamanla anladıklarını söyledi. Sadece geçen yıl BUSKİ'ye Büyükşehir Belediyesi'nin 1 milyar civarında para aktardığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, daha önceden alınmış kredilerin ödenmesi, rutin işlerin yapılması ve yatırımlar için BUSKİ'nin bir gelirinin de olması gerektiğini anlattı. Bu amaçla su tüketiminde kademelendirme yaptıklarını, fiyatta düzenlemeye gidildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, ilçe belediyelerinin bu süreçte katı atık bedelleriyle ilgili talepte bulunduğunu da hatırlattı. Kendisinin Özlüceli olduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, Batı Arıtma Tesisi'nin Özlüce'de hatta dedesinin arazilerinin de olduğu yerde bulunduğunu vurguladı. Özlüce'nin kanalizasyonunun Ayvalıdere'ye aktığını 2025'in Ekim ayında öğrendiğini açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, "20 yıl Nilüfer'de belediye başkanlığı yaptım. Bana biri deseydi, ‘Ya git oradan' derdim. Öğrenince şok oldum. Hatta ‘Yanlıştır. Bir daha bakın' dedim. Düşünün 300 metreyi bağlamamışlar. Çöp süzüntü suyu Nilüfer Çayı'na akıyordu. Onu da biz çözdük. Hala Ovaakça ve Görükle'nin bir kısmı Nilüfer Çayı'na akıyor. Arıtma tesislerinin kapasiteleri yetersiz. Bunları ya bilmiyorlar, ya dikkat etmiyorlar, ya da umursamıyorlar. Ne dereleri, ne insanları umursuyorlar. Yazıktır, günahtır. Bunların hepsinin üstesinden geleceğiz. Hepsini çözeceğiz" diye konuştu. Önümüzdeki günlerde 2 yılda tasarruftan kurumların ne kazandığını da ortaya koyacağını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "En az 4-5 milyar lira kazandılar. Hesabını çıkaracağız. Arkadaşlarımız denetim mekanizmasını tam anlamıyla yaparak süreci yönetiyor. Bundan kazanıyoruz. Yatırımları da bunlarla yapıyoruz. Göreve geldikten sonra birçok çalışma yaptık. Ancak biz açılış yapma taraftarı değiliz. Halkımız kullanıyor. Bizler, hemşehrilerimizi düşünüyoruz. Kurduğumuz yönetim sistemi hem Büyükşehir Belediyesi'nde hem kurumlarımızda önemli bir noktaya geldi. Tüm Türkiye'ye de örnek olacaktır. Bursalıları çok seviyoruz. Bursalılara hizmet etmek bizim için aşktır" dedi.

CHP'den MESEM Çıkışı: "İktidarımızda çocuk işçiliğine son vereceğiz!" Haber

CHP'den MESEM Çıkışı: "İktidarımızda çocuk işçiliğine son vereceğiz!"

“Mesleki Eğitim: Bugün ve Gelecek” başlıklı panel Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Panelde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş 2021 yılında hayata geçirilen MESEM uygulamalarının "mesleki eğitim" adı altında çocukları erken yaşta iş gücüne dahil ettiğini, onları okuldan, sosyal hayattan ve güvenli gelecekten uzaklaştıran bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş koordinasyonunda tarafından Bursa'da düzenlenen “Mesleki Eğitim: Bugün ve Gelecek” mesleki eğitimin tarihsel gelişimi, mevcut uygulamalar ve geleceğe yönelik modeller kapsamlı şekilde ele alındı. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Hüdavendigâr Salonu’nda gerçekleştirilen panele Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Muğla Milletvekili Gizem Özcan, siyasetçiler, akademisyenler, eğitimciler, sendika ve sivil toplum temsilcileri büyük ilgi gösterdi. Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş MESEM uygulamasına dikkat çekerek, “Bu sistemin denetimsizliği sonucundaki çocuk işçi ölümleri ve yaralanmaları, hepimizin vicdanında derin yaralar açmıştır, açmaya da devam etmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'ne göre her yıl ortalama 70 çocuğumuz çalışırken hayatını kaybetmektedir. Yine ne acıdır ki bu çocuklarımızın önemli bir bölümü eğitim kurumlarında kayıtlı olarak MESEM projesi kapsamında çalıştırılan çocuklarımızdan oluşmaktadır. Bu çocuklarımızın çalıştırıldığı koşullar o kadar ağır ki MESEM’li bir çocuğumuz gün içinde 12 saate varan mesailerde koruyucu ekipman olmadan çalıştıklarını, yetişkinlerin bile yapmakta zorlanacağı işlere koşturulduklarını, iş kazalarının sık yaşandığını ama çoğu kez kayda bile alınmadığını dile getirmektedir. “Bunlar ülkemizin acı gerçeği” Belki söyleyeceklerimi duymak yüreğinizi acıtacak ama ne yazık ki bunlar ülkemizin acı gerçeğidir. Ocak 2024'te staj yaptığı işyerinde başı sac büküm makinesine 16 dakika boyunca sıkışan 14 yaşındaki Arda Tonbul yaşamını yitirdi. Aynı ay 15 yaşındaki Erol Can Yavuz, üzerine devrilen sunta bloklar nedeniyle öldü. Kasım 2025'te Isparta Mesleki Eğitim Merkezi öğrencisi 15 yaşındaki Umut Eren Gökçen, hafta sonu çalışmaya gönderildiği bir inşaatta asansör boşluğuna düşerek ağır yaralandı; iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı inşaatta firma ve kamu görevlileri hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı. Yine Kasım 2025'te, 16 yaşındaki Alperen Uygun, Mersin Anamur'da çalıştığı asansör firmasıyla gittiği inşaatta üçüncü kattan asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybetti. En son Bursa’da bir çocuğumuz eğitim gördüğü alan dışında çalıştırılırken üzerine transpaletin düşmesi sonucu az kalsın hayatını kaybediyordu. Kolunda ciddi kırık ve hasar ile hastaneye kaldırıldı. “Mesleki eğitim, çocuk emeğinin sömürü alanı olamaz” Cumhuriyet döneminde sanayileşmenin en önemli adımı olarak başlayan mesleki eğitimlerin ne yazık ki getirildiği acı durum budur… Buradan açıkça ifade ediyoruz, mesleki eğitim, çocuk emeğinin sömürü alanı olamaz. Eğitim çocuğun üstün yararını esas alır, onu korur ve geleceğe hazırlar. Hiçbir ideolojik gerekçe, bir çocuğun hayatından, güvenliğinden ve eğitim hakkından daha değerli değildir. Çocuklarımızın yeri üretim bandı değil; önce okul sırası, sonra güvenli ve nitelikli istihdamdır. “Eğitim kamusal bir haktır” CHP'nin yeni Parti Programı, bu konuda son derece net bir duruş ortaya koymaktadır. Eğitim kamusal bir haktır. Çocuk ve gencin üstün yararı esastır. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine, emek sömürüsüne ve güvencesizliğe asla izin vermeyecek şekilde yeniden yapılandırılacaktır. Bu, bizim için bir vaat değil, siyasi sorumluluktur. Bizim anlayışımızda mesleki eğitim sanayinin günü kurtaran ihtiyaçlarına göre değil, ülkenin uzun vadeli kalkınma hedeflerine göre planlanır. Okul–sanayi iş birlikleri pedagojik denetim altında, güvenli ortamlarda ve eğitimin asli amacını zedelemeyecek biçimde yürütülür. Çocuklar 'çalışan' değil, öğrenen bireyler olarak görülür; akademik ve mesleki gelişimleri birlikte desteklenir. İlk seçimde iktidara gelerek, mevcut Parti Programımız doğrultusunda Bursa’da dijitalleşmeyi, yeşil dönüşümü ve teknolojiyi merkeze alan, çağın mesleklerine hazırlayan güçlü meslek liselerini birlikte kuracağız. Emeği değersizleştiren değil, emeği yücelten bir sistemi hep birlikte inşa edeceğiz. Rehberlik sistemleriyle gençlerin yeteneklerine uygun alanlara yönlendirildiği, öğretmenlerin güçlendirildiği, okulların güvenli ve nitelikli yaşam alanları haline getirildiği bir mesleki eğitim modelini hayata geçireceğiz. Ve buradan, Bursa’dan, çok net bir irade ortaya koyuyoruz. Bu ülkenin geleceği ucuz iş gücünde değil, nitelikli eğitimde yatmaktadır. Bu ülkenin kalkınması; çocuk emeğinde değil, bilimde, akılda ve Cumhuriyet’in eğitim anlayışında mümkündür. CHP olarak çocuklarımızı koruyan, emeği onurlandıran ve eğitimi kamusal bir hak olarak savunan bu mücadeleden asla geri durmayacağız.” “Nitelikli iş gücüne önemli ve güçlü katkılar sağlıyoruz” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise Bursa Kent Akademisi ve Bursa İş Ofisi modelini hayata geçirdiklerini belirterek, şöyle konuştu: "Mesleki eğitim bir ülkenin kalkınma noktasında, bir kentin refah düzeyini ve gençlerimizin yarınlara dahil olduğunu doğrudan belirleyen en temel alanlardan birisidir. Biz Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak eğitimi yalnızca bir öğrenme süreci olarak değil, istihdama açılan güçlü bir kapı olarak görüyoruz. Bu anlayışımızın en somut örneklerinden biri hayata geçirdiğimiz Bursa Kent Akademisi ve Bursa İş Ofisi modelidir. Bu modelle gençlerimizi, kadınları ve iş arayan hemşerilerimizi meslek sahibi yapan, doğrudan istihdama katkı sunan eğitim kurallarını yaşama geçiriyoruz. Bursa Kent Akademisi'nde sektörlerin ihtiyaç duyduğu alanlarda eğitimler düzenleyerek nitelikli iş gücüne önemli ve güçlü katkılar sağlıyoruz. Bugün akademimiz 24, eğitim merkezi, 11 uzmanlık okulu, bini aşkın ücretsiz eğitim programı ve alanında uzman eğitimcilerle Bursamızın tamamına yayılan güçlü bir eğitim ekosistemi sunuyor. Bursa İş Ofisi ise iş dünyasında güçlü bir köprü kurarak eğitim alan bireylerin doğrudan çalışma hayatına katılmasını destekliyor. On binlerce hemşehrimizin yararlandığı bu sistem sayesinde işverenle iş arayanı aynı zeminde buluşturuyor, kariyer danışmanlığı sunuyor, istihdamı planlı ve sürdürebilir hale getiriyoruz. Bugün bu panelde mesleki eğitimin akademi ve sanayiyle ilişkisi, eğitim yaşamının dünden bugüne panoraması, MESEM uygulamasının sorunları ve dünyadaki iyi örnekler ele alınacak. İnanıyoruz ki bu panelden çıkacak ortak akıl, Bursa'mızın ve ülkemizin mesleki eğitim vizyonuna çok güzel katkılar sağlayacak.” “Mehmet Rüştü Uzel Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim sisteminin kurucusudur” CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş ise Mehmet Rüştü Uzel'in Türkiye’de mesleki ve milli eğitime bugünkü anlamıyla yön veren kişi olduğunu bildirerek, şunları kaydetti: "Yaptığımız işlerin kurucusudur, genel müdürdür, müsteşardır. Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim sisteminin kurucusudur. Son derece değerli bir kişidir. Her şeyden önce bir eğitimcidir. Eğitimin üretim çerçevesinde yapılmasına inanmış; mesleki ve teknik eğitimin hem ‘üreterek eğitim’ hem de ‘eğitim için üretim’ boyutuyla gerçekleştirilmesini sağlamıştır. Bir teorisyen olarak dünyadaki birçok örneği incelemiştir. İskoçya’da, Rusya’da, Almanya’da, İtalya’da; o dönemin sanayi hamlesi gelişmiş ülkelerinde hangi ilçe varsa gidip görmüştür. Kitaplar yazmış, eğitim programları oluşturmuş, çok ciddi bir akademisyendir. Aynı zamanda çok iyi bir idarecidir. 1927 yılında ilk görevini aldığında Türkiye’de toplam 17 mesleki ve teknik okul vardır. Bir yıldan biraz fazla sürede dokuz okul daha açar. Daha sonra görevden ayrılır, tekrar döner ve bu okulları Trakya’dan Türkiye’nin dört bir yanına yayar. İlk müsteşar olduğunda bütçenin yetersiz olduğunu görür ve bunun için mücadele eder; bütçeyi yüzde 7'ye çıkarır. Bunun yetmeyeceğini söyler, daha gözde bir alan hâline gelmesi ve daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini vurgular. “Her şeyi kendimiz üreteceğiz” Bu amaçla Ankara’da bir teknik öğretim sergisi açar. Lokomotifler, çeşitli makineler, marangoz ürünleri, masalar, sandalyeler… Türkiye’de teknik okullarda üretilen her ne varsa Ankara’da sergiler. Böylece mesleki ve teknik eğitimin yerli üretime katkı sağladığını gösterir. Son derece iddialıdır. ‘Her şeyi kendimiz üreteceğiz’ der. Serginin girişindeki slogan da budur. Bugün sıkça duyduğumuz bu söylemi o, gerçekten hayata geçirmiştir. Yüzlerce okul açılır. Bursa, Kocaeli ve diğer sanayi şehirlerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanlar bu okullarda yetiştirilir. Türkiye endüstrisine yönelik bir gelişme planını bilen insanlar, buna uygun okullar tasarlar. Yetmez; köylere kadar gidilir. Demircilik, tarım aletleri, su değirmenleri yapılır. Askerlik sırasında, savaş ortamında bile iletişim ihtiyacına çözüm üretir. Telefonu icat etmez belki ama cephede, eldeki imkânlarla iletişim kurmayı sağlar. Yetmez; İstanbul’daki bir liseden başka bir bölgeye müzik konserini radyo yayınıyla canlı olarak ulaştırır. Telgraf makinesini inceler. Bunların her biri, kısıtlı imkânlarla uygulamaya dökülen ilk örneklerdir. Çünkü eğitimi şöyle görür: Türkiye’nin sorunlarından biri, gelişmiş ülkelerin bir makineyi icat etmesini beklemek, hayranlıkla izlemek ve sonra onu satın almaya çalışmaktır. Oysa böyle olmamalıdır. Başta öğretmenler olmak üzere bu teknik aletleri biz geliştirmeliyiz. Belki ilk hâli prototip olur ama öğrenciler buradan ilham alır; bir sonraki kuşak gelişimi sürdürür. Tıpkı Bursa’da sanayinin sürekli kendini geliştirmesi gibi. 1950’lere gelindiğinde, ülkede mesleki ve teknik eğitimle ilgili bildiğiniz her şeyin temeli atılmıştır. Okul müdürleri, müdür yardımcıları yurt dışına gönderilir. Bugünkü gibi yandaşlara, tarikatlara teslim edilen programlar değildir bunlar. Sahadan gelen bilgiyle, öğretmenlerin ürettiği verilerle bilimsel temelli programlar oluşturulur. Türkiye bugünlere böyle gelmiştir. Bursa bugünlere böyle gelmiştir. Eğer Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim konuşulacaksa, bu Bursa’da konuşulmalıdır. Çünkü Mehmet Rüştü Uzel, belki de Bursa’nın en fazla anılması gereken yurttaşlarından biridir. Ruhu şad olsun. İyi ki Mehmet Rüştü vardı. Bu ülkeye çok büyük katkılar sundu. Cumhuriyet’in ilk dönem eğitimcilerini; Mustafa Necati, İsmail Hakkı Tonguç, Nafiye Akın, Tansu, Mehmet Rüştü Uzel gibi isimleri birer Cumhuriyet mimarı olarak görüyoruz. “Meslek liseleri üretimin merkezindeydi” Mesleki ve teknik eğitimi bugün maalesef olumsuz bir algıyla konuşuyoruz. Bir meslek lisesine giden öğrenci, sanki akademik olarak başarısız olmuş bir öğrenciymiş gibi görülüyor. Oysa geçmişte bu okullar sınavla girilen, mezunlarının mühendislerle yarıştığı, üretimin merkezinde yer alan kurumlardı. AKP döneminde bu okulların sayısı yüzde 26,4 azaldı. Öğrenci sayısı yüzde 5,5 düştü. Yetmedi; bu okullara öğretmen yetiştiren kurumlar kapatıldı. Bu büyük bir kötülüktür. Dört gün iş, bir gün okul modeliyle çocuklar ucuz iş gücü hâline getirildi. 18 yaşın altındaki çocukların hayatını kaybettiği örnekler yaşandı. Bursa’dan bir çocuğumuzu kaybettik. Böyle bir eğitim olamaz. Eğitim gençleri hayattan koparan değil, hayata hazırlayan bir sistem olmalıdır. “Mesleki eğitim yanlış kurgulanırsa eşitsizliğin ve sömürünün aracı olur” CHP olarak sadece eleştirmekle yetinmiyoruz, bir yıldır 300’ün üzerinde uzmanla çalışıyoruz. Mesleki ve teknik eğitimi erken yaşta bir alana hapseden değil, seçenekleri çoğaltan, nitelikli insan yetiştiren bir sistem olarak yeniden kurmak istiyoruz. Bunu yapabiliriz. Çünkü bunu yüz yıl önce de başardık. Mesleki ve teknik eğitim, bir ülkenin kalkınma iddiasının en güçlü araçlarından biridir. Ancak yanlış kurgulanırsa eşitsizliğin ve sömürünün aracı olur. Biz buna izin vermeyeceğiz. “MESEM uygulamasına son vereceğiz” CHP olarak yepyeni bir ufku oluşturmak istiyoruz mesleki ve teknik eğitimde. Çocukları okuldan koparan değil, onları güçlendiren, akademik ve mesleki eğitimi birlikte sunan bir yapı oluşturmak istiyoruz. Çocukları iş gören değil, iş öğrenen haline getirmek istiyoruz. İktidara geldiğimizde bir haftada MESEM uygulamasına Türkiye’de son vereceğiz. Kimsenin çocuğunu öldürtmeyeceğiz. Sanayinin ihtiyaç duyduğu her şeyi planlayacağız. Nitelikli ara elemanlar, teknikerler yetiştireceğiz. O yolculuktan birileri mühendis olacaksa onlar da sanayinin içinden gelen mühendisler olacaklar. Dolayısıyla birbiriyle konuşan iki dünya yaratıyor olacağız. Bunu kamusal bir sorumlulukla yapacağız. Bilimsel ve pedagojik ilkelere bağlı olarak yapacağız. İktidarımızda çocuklara yepyeni bir dünya sunacağız. Çünkü biz eğitimin tüm yurttaşların eşit olarak faydalanması gereken anayasal bir hak olduğuna inanıyoruz. Bizi sosyal demokrat yapan şey budur. Biz herhangi bir parti değiliz. Biz bu cumhuriyetin kurucusuyuz. Bizim iktidarımızda 86 milyon yurttaş geleceğe umutla bakacak.”, Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Adnan Gümüş, Prof. Dr. Kenan Özcan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Gazeteci Osman Çaklı ve CHP Muğla Milletvekili, Milli Eğitim Politika Kurulu Üyesi Gizem Özcan panelde konuşma gerçekleştirdi.

Azmin Zaferi: Özel gereksinimli gençler BURFAŞ tesislerinde geleceğe hazırlanıyor Haber

Azmin Zaferi: Özel gereksinimli gençler BURFAŞ tesislerinde geleceğe hazırlanıyor

Engelsiz bir kent hedefiyle çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği istihdam projesiyle özel gereksinimli bireylerin de hem iş hayatında yer almalarına hem de mesleki becerilerini geliştirmelerine yardımcı oluyor. Bursa’da yaşayan özel gereksinimli bireylerin iş fırsatlarına erişimini artırmak, mesleki becerilerini geliştirmek ve sürdürülebilir istihdam modelleri oluşturmak amacıyla Büyükşehir Belediyesi Bursa İş Ofisi ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü iş birliğiyle ‘Özel Gereksinimli Bireylere İstihdam Projesi' hayata geçirildi. KALICI İSTİHDAMA DESTEK Özel gereksinimli bireylerin ekonomik bağımsızlık kazanmasını ve üretken bireyler olarak sosyal hayata katılımlarının artırılmasını amaçlayan proje kapsamında ‘İş Koçluğu Programı’ da yürütüldü. Engelli bireylerin iş hayatında bağımsız ve başarılı olabilmesi için kapsamlı bir eğitimden geçen iş koçları, bireyin işe yerleşmesinden bağımsızlaşmasına kadar tüm süreci profesyonel bir şekilde yönetebilecek yetkinliğe ulaştı. Proje kapsamında BURFAŞ tesislerinde staj gören özel gereksinimli bireyleri ziyaret eden iş koçları, birebir görüşme gerçekleştirerek çalışma süreçleri, ihtiyaçları ve güçlü yönlerini değerlendirirken, kalıcı istihdama geçişlerini destekleyen hizmetleri de aktardı. Engelli İstihdam Projesi Engelli İş Koçu Sinem Küçüksarı, proje kapsamında ilk kurumsal desteğin BURFAŞ tarafından sağlandığını, bu sayede 8 özel gereksinimli stajyerin istihdam sürecine dahil edildiğini ifade etti. Engelli İstihdam Projesi Engelli İş Koçu Ersel Topçu, istihdam süreci hakkında bilgi almak ve istihdam başvurularını oluşturmak isteyenlerin Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki Bursa İş Ofisi'ni ziyaret edebileceğini belirtti. ENGELLER SEVGİYLE AŞILIYOR Merinos Parkı’ndaki BURFAŞ B Kafe’de stajyer barista olarak görev yapan 16 yaşındaki Ümit Hazar, barista önlüğünü giyerek personelle birlikte siparişleri titizlikle hazırlıyor. B Kafe’de staj yapmaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Hazar, kafeye gelen vatandaşlardan da büyük takdir topluyor. BUSKİ Sosyal Tesisi BURFAŞ restoranında stajyer mutfak görevlisi olarak görev yapan 17 yaşında Arda Can Yılmazer ise günlük yemek menülerinin hazırlanmasında personele yardımcı oluyor. Teorik ve pratik bilgiler alan Yılmazer, gösterdiği azimle mutfaktaki engelleri tek tek kaldırıyor. Tesislerde herkesin kendisine yardımcı olduğunu belirten Yılmazer, mutfakta bulunmaktan büyük keyif aldığını dile getirdi. Kültürpark’taki BURFAŞ B Kafe’de stajyer barista olarak çalışan 18 yaşındaki Kamil Sezen de azmiyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Yeteneğiyle usta baristaları aratmayan Sezen, içecekleri ve yiyecekleri özenle hazırlayarak müşterilere sunuyor. Bu Kafe’de staj yapmaktan mutluluk duyduğunu dile getiren Sezen, birçok insanla tanıştığını ve bunun da kendisini iyi hissettirdiğini söyledi. Mehmet Torun Özel Eğitim Meslek Okulu öğrencisi olan özel bireyler, haftanın üç günü BURFAŞ tesislerinde staj yaparak kişisel gelişimlerini sağlıyor. İstenildiğinde hiçbir şeyin engel olamayacağını kanıtlayan özel bireyler, desteklerinden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'e teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.