SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bursa Teknik Üniversitesi

Söz Bursa - Bursa Teknik Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Teknik Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın su geleceği masaya yatırıldı: Dev Çalıştay başladı Haber

Bursa’nın su geleceği masaya yatırıldı: Dev Çalıştay başladı

Bursa Belediyeler Birliği; İklim Değişikliği Başkanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ), Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ) ve Bursa Mimar Mühendisler Grubu iş birliğinde ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’ düzenliyor. Mövenpick Hotel’de Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün sürecek çalıştay boyunca kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırılacak. Akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve sektör temsilcilerini buluşturacak etkinlikte içme suyu yönetimi, su kaynakları projeksiyonları, arıtma sistemleri, yeniden kullanım uygulamaları ile sanayi ve tarımsal su yönetimi gibi konular irdelenecek. "SU KAYNAKLARI SINIRSIZ DEĞİL" Küresel eğilimler ile Bursa’nın özgün su sorunlarını birlikte ele alarak kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerinin geliştirilmesini hedeflenen çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir" ifadelerini kullandı. "BELEDİYECİLİK MAZERET GÖSTERMEK DEĞİLDİR" Son yıllarda şehirlerde yaşanan su kesintilerini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; "Bugün şehirlerimizde yaşanan su sorunu ve kesintileri sadece yağışla, iklimle, mevsimle açıklanamaz. Asıl sorun planlama yapmamak, alt yapıyı zamanında yenilememek, kaynakları doğru yönetememek ve en önemlisi de geleceği öngörememektir. İklim krizi, kuraklık, artan nüfus, hızlanan sanayileşme ve bilinçsiz tüketim gibi zorluklarla karşı karşıyayız. Ancak Bursa Belediyeler Birliği Başkanı olarak ifade etmek isterim ki belediyecilik zaten doğal ve küresel olayları mazeret gösterip sorumluluktan kaçmak değildir. Belediyecilik bu tip zorlukları aşmak için projeler geliştirip uygulamaktır" dedi. "AKILLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YÖNETİM ANLAYIŞI" Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalmasına rağmen artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor" diye konuştu. "TÜRKİYE İÇİN ÖRNEK TEŞKİL EDECEK" Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz" diye konuştu. "YATIRIMLARIN YÜZDE 90'INI BİZ YAPTIK" Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; "Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz" ifadelerini kullandı. BAŞKAN YILMAZ'A TEŞEKKÜR Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; "Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; "Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.

BTÜ bilim insanları uyku getiren iplik geliştiriyor Haber

BTÜ bilim insanları uyku getiren iplik geliştiriyor

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, uyku bozukluğu ve stresle mücadeleye yönelik, doğal bileşenlerle desteklenen “Uyutan İplik” geliştiriyor. 2 yıl sürecek olan proje kapsamında üretilecek özel iplik; yastık kılıfı, çarşaf, pijama gibi farklı tekstil ürünlerinin yapımında kullanılabilecek. Geliştirilen ipliğin uykuya yardımcı etkisinin, koku ve cilt yoluyla sağlanması amaçlanıyor. Bursa Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi, Üsküdar Üniversitesi ve Ormo Yün İplik iş birliğinde yürütülen “Uyutan İplik (Sleeping Yarn)” projesi TÜBİTAK TEYDEB 1505 -Üniversite-Sanayi İş Birliği Destek Programı kapsamında destekleniyor. Doğal, bitkisel yağların rahatlatıcı ve uyku düzenleyici etkilerinden yararlanmayı hedefleyen proje 24 ay sürecek. Çalışma kapsamında uyku bozukluğunu giderecek bir iplik geliştirilecek. Bu iplikler, doğal uçucu yağ bileşenlerinin çeşitli işlemlerden geçmesiyle elde edilecek. Bu doğal maddeler, cilde ve çevreye uyumlu özel kaplama yöntemleriyle çok küçük parçacıklar hâline getirilerek akrilik, polyester ve pamuk ipliklerin içine yerleştirilecek. Yumak halinde olacak bu ipliklerle yastık kılıfı, çarşaf, pijama ya da farklı tekstil ürünleri üretilebilecek. Böylece iplik, koku yoluyla ve cilt üzerinden yavaş yavaş etki gösterecek şekilde tasarlanacak. Stres azaltacak, uyku kalitesini artıracak Geliştirilecek bu özel ipliğin, stresi azaltmaya ve uyku kalitesini artırmaya yardımcı olacağını ifade eden Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Kenan Yıldırım, “Çalışmamız kapsamında; uyku ve sakinleşme üzerinde etkili olan doğal bitkisel yağları, bilgisayar destekli çalışmalarla belirleyeceğiz. Bu doğal maddeleri, vücuda zarar vermeyen ve etkisini zamanla gösteren küçük kapsüller hâline getireceğiz. Hazırlanan kapsülleri ipliklerin içine yerleştirerek, özel bir iplik prototipi üreteceğiz” dedi. Uyku sorunu yaşayan bireyler üzerinde testleri yapılacak Proje sonunda, bu maddelerin ne kadar ve ne süreyle salındığını laboratuvar ortamında ölçeceklerini belirten Prof. Dr. Yıldırım, “Ürünün uyku üzerindeki etkisini, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi’nde gönüllü kişiler üzerinde yapılan testlerle değerlendirileceğiz. Hedefimiz, oral yollarla alınan takviyeler yerine; uyku sorunları ve uzun süreli stresle mücadelede kullanılabilecek, rahatlatıcı etkiye sahip yenilikçi bir iplik yumağı geliştirmek” şeklinde konuştu. Rektör Çağlar’dan tebrik Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite-sanayi iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, “Proje, akademik aklın sanayiyle buluşarak, katma değeri yüksek bir ürüne dönüşmesini hedefleyen kıymetli bir çalışmadır. Üniversitemizin araştırma odaklı, ‘sanayiye güç veren, sanayiden güçlenen’ vizyonu doğrultusunda, toplumsal fayda üreten ve ticarileşme potansiyeli taşıyan bu tür projeleri desteklemeye devam ediyoruz. Bu çalışmalar, üniversitelerin bilgi üretmenin ötesinde doğrudan insan hayatına dokunan çözümler geliştirdiğinin en somut göstergesidir. Projede emeği geçen tüm akademisyenlerimizi ve sanayi paydaşımızı tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı. Proje Ekibi Projenin yürütücülüğünü BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Yıldırım’ın üstendiği projede; Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rasim Alper Oral, Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Nur Parın, Üsküdar Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Nigar Kantarcı Çarşıbaşı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız, Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel, Dr. Burcu Sivrikaya, Dr. Murat Ersal araştırmacı olarak yer alıyor. BTÜ doktora öğrencisi Münteha Girgin’in bursiyer olarak yer aldığı projenin sanayi paydaşlığını Ormo Yün İplik San. ve Tic. A.Ş. Proje Sorumlusu Ferhan Gebeş üstleniyor.

BTÜ mavi ekonomi politikalarının etkilerini araştıracak Haber

BTÜ mavi ekonomi politikalarının etkilerini araştıracak

BTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, COST kapsamındaki “RethinkBlue” başlıklı projeye, çalışma grubu üyesi olarak seçildi. Prof. Dr. Ceyhun, mavi ekonomi politikalarının; kıyı toplulukları, insan refahı ve sosyo-ekolojik sürdürülebilirlik üzerindeki etkilerini araştıracak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, geliştirdikleri projeler ve yer aldıkları uluslararası araştırma ağlarıyla, hem sektöre hem de bilim dünyasına katkı sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda BTÜ Denizcilik Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, Avrupa Bilim ve Teknoloji İşbirliği (COST) kapsamındaki “Mavi Ekonomiyi Yeniden Düşünmek: Sosyo-ekolojik Etkiler ve Fırsatlar (RethinkBlue)” başlıklı eyleme, çalışma grubu üyesi olarak seçildi. RethinkBlue COST Eylemi, mavi ekonomi politikalarının, deniz odaklı ekonomik faaliyetlerin ve bunlara ilişkin yönetişim süreçlerinin, kıyı toplumları üzerindeki sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerini yeniden değerlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda, insan refahı, sosyal eşitlik, kıyı bölgelerinde ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve iklim değişikliği gibi kritik konular, disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alınacak. Atölyeler, seminerler, konferanslar düzenlenecek Prof. Dr. Ceyhun, RethinkBlue COST Eylemi kapsamında 1 Numaralı çalışma grubunda yer alıyor. RethinkBlue kapsamında; toplantılar, araştırma atölyeleri, çevrimiçi seminer serileri, eğitim okulları ve uluslararası konferanslar aracılığıyla, mavi ekonomi alanında çalışan araştırmacılar ve paydaşlar arasında bilgi alışverişi ve kapasite geliştirme faaliyetleri yürütülecek. Uluslararası uzmanlar aynı platformda buluşuyor Avrupa’da bilimsel ve teknolojik araştırmaları destekleyen, araştırmacılar arasında iş birliğini teşvik eden uluslararası bir organizasyon olan COST Birliği, farklı ülkelerden bilim insanlarını aynı platformda buluşturarak bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendiriyor. COST çalışma grupları, belirli tematik alanları derinlemesine incelemek üzere kurulan uluslararası araştırmacı ağları olarak faaliyet gösteriyor. Her çalışma grubu, kendi alt tema ve odak alanında uzmanlaşmış akademisyen ve araştırmacılardan oluşuyor. Rektör Çağlar’dan tebrik BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun’u tebrik ederek, “Üniversite olarak, akademisyenlerimizin küresel araştırma ağlarında etkin rol almasını son derece değerli buluyoruz. Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun’un RethinkBlue COST Eylemi’nde çalışma grubu üyesi olarak yer alması, üniversitemizin bilimsel kapasitesinin ve uluslararası görünürlüğünün bir göstergesidir. Mavi ekonomi, sürdürülebilirlik ve kıyı toplumlarının geleceği gibi stratejik alanlarda yürütülecek çalışmaların, hem ülkemize hem de bilim dünyasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum” dedi.

Doğru tercih için kampüs deneyimi: BTÜ’nin yenilikçi projesi Haber

Doğru tercih için kampüs deneyimi: BTÜ’nin yenilikçi projesi

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından Türkiye'de ilk kez uygulamaya konulan "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi öğrencilerini ağırlamaya başladı. Lise son sınıf öğrencilerini tercih döneminden önce üniversite atmosferiyle buluşturan proje, gençlere meslek seçimlerini daha sağlıklı yapabilmeleri için gerçek bir kampüs deneyimi sunuyor. BTÜ ile Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen proje kapsamında öğrenciler, tercih yapmalarının ardından not ortalamasına göre yerleştirildikleri bölümlerde bir ay boyunca derslere giriyor. Öğrenciler, üniversitenin kütüphane, laboratuvar, yemekhane ve sosyal alanları dâhil tüm imkânlarını tıpkı bir üniversite öğrencisi gibi kullanıyor. Kampüsteki günlük akışa dahil olan gençler, hem akademik ortamı yakından tanıyor hem de üniversite hayatını birebir deneyimliyor. Türkiye'de benzeri bulunmayan proje, öğrencilere üniversite yaşamını bizzat deneyimleme, ilgi alanlarını keşfetme ve meslek tercihlerine daha bilinçli karar verme fırsatı sunmasıyla dikkat çekiyor. "TÜRKİYE'DE İLK DEFA UYGULANAN BİR PROJE" Üniversitede doğru tercih için projenin önemli olduğunu vurgulayan Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Biz Üniversite olarak "Tercihten önce üniversiteni yaşa" projesine başlarken asıl hedefimiz, gençlerimiz hayatını planlarken tercihlerini doğru yapabilmesine odaklanmıştık. Biliyorsunuz öğrencilerimiz tercihlerini yaparken genelde başkalarının deneyimiyle tercih yapıyor. Biz kendileri tecrübe ederek tercih yapmalarına odaklandık. Dolayısıyla buradaki asıl hedef geleceğini planlayan gençlerimizin doğru tercih yapmalarına yardımcı olmak. Aslında projenin odak noktası kendilerini tanımak üzerine oturuyor. Lisedeyken üniversite ortamı görmeden kendini tanımamadan dolayı farklı ve kendisine uygun olmayan bölümleri tercih edebiliyor. Buradaki hedef öğrencinin kendisini tanıyıp en uygun bölümü seçmesine yardımcı olmak Dolayısıyla biz öğrencilerimize 5 bölüm tercih etme hakkı verdik. 1 bölüme yerleştiler ama diğer tercih ettikleri bölümlerin derslerine de girebilme imkanı sunduk. Aynı bizim kendi öğrencilerimiz gibi tüm imkanlardan faydalanarak üniversite ortamını, laboratuvarlara gitmeyi, derse katılmalarını hedefledik. Bu proje Türkiye'de ilk defa uygulanan bir proje, bu anlamda üniversite olarak da gururluyuz. İnşallah gençlerimiz faydalı bir süreç yaşamış olurlar" ifadelerini kullandı. "HER ÜNİVERSİTENİN BU İMKANI SAĞLAMASI LAZIM" Başkalarının deneyimlerinden yararlanmanın yetersiz olduğunu ve BTÜ sayesinde kendi üniversite tecrübesinin kazanan Muhammet Hamza Bayrak, "Bilgisayar mühendisliği düşünüyorum, dolayısıyla Bursa Teknik Üniversitesi'nde de bilgisayar mühendisliği bölümünü seçtim. Birçok derse girdim, dersler gayet güzel geçti. Bilgisayar mühendisliğine gittiğim zaman beni nasıl bir ortamın bekleyeceğini görmek çok iyi geldi. Burası çok güzel bir üniversite, imkanlara ve çok iyi hocalara sahipler. Bursa'da olması da önemli, İstanbul'dan sonra tercih edilebilecek en güzel şehirlerden biri. Bu da Bursa Teknik Üniversitesi'ne çok büyük bir artı katıyor. Bir yere gitmeden önce oradaki ortamı deneyimlemek her zaman daha iyidir. Ortaokuldan liseye geçerken çok bir fark olmayabilir ama liseden üniversiteye geçerken çok büyük farklar ortaya çıkıyor. Hem üniversite ortamını görmek, hem seçeceğiniz bölümü görmek tercihi büyük oranda etkileyebilir. Üniversiteye gitmek eğitimden sonraki hayatınızı şekillendiriyor. Belki 30 yıl seçtiğiniz mesleği yapacaksınız. 18 yaşındaki birine sen hangi bölümü seçmek istiyorsun demek yerine bu şekilde imkan sağlanması lazım" şeklinde konuştu. "BTÜ ÖĞRENCİSİ GİBİ HİSSEDİYORUZ" Proje sayesinde sadece üniversite ortamı değil merak edilen birçok bölüm hakkında da bilgi aldığını söyleyen Büşra Ünsal, "Burada Denizcilik Fakültesi derslerine girdim. 5 tercih yaparak buraya geliyoruz ama tercih etmediğimiz bölümlerin derslerine de girebiliyoruz. Diğer bölümler hakkında da bir fikrimiz oluşuyor. Üniversiteye gitmeden 1 yıl önce burada edindiğimiz tecrübe ile daha hazırlıklı olacağız. Mesela buraya gelmeden önce üniversite denince aklımıza anfi sınıflar, kampüs gibi heyecan verici şeyler aklımıza geliyordu. Buraya geldikten sonra hem daha eğlenceli hem de daha ciddiyetle yaklaşmamız gerektiğini öğrendik Burada girişte ve çıkışta okuttuğumuz kartlar burada bir öğrenciymiş gibi hissettiriyor" dedi.

BTÜ Konuşmaları'nın konuğu Dr. Ahmet Özkul: "Hayatın içinde olun iz bırakın" Haber

BTÜ Konuşmaları'nın konuğu Dr. Ahmet Özkul: "Hayatın içinde olun iz bırakın"

BTÜ Konuşmaları'nın konuğu Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, "Gerçek başarı, işletmeleri kurumsallaştırarak yönetimi ikinci kuşaklara devredebilmekten ve topluma katkı sağlayacak projelerde var olmaktan geçer. Dolayısıyla hayatın içinde olun, iz bırakın" dedi. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından her hafta çarşamba günü düzenlenen BTÜ Konuşmaları'nın 5'nci sezon 46'ncı bölüm konuğu, Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon'da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ve Prof. Dr. Sinan Uyanık, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Sağlığa ve Topluma Adanmış Bir Ömür" başlıklı konuşmasını yapan Dr. Ahmet Özkul, Hayat Hastanesi'nin ve Türkiye Hayat Sağlık Vakfı'nın kuruluş ve büyüyüş serüvenini, sosyal sorumluk çalışmalarını öğrencilerle paylaştı. HAYAT HASTANESİ'NDEN HAYAT SAĞLIK GRUBU'NA UZANAN YOLCULUK Dr. Ahmet Özkul, 1978 yılında temelleri atılan Hayat Hastanesi'nin bugün Hayat Sağlık Grubu çatısı altında büyüdüğünü anlattı. Dr. Özkul, "Hedefim her zaman işlerimi ikinci nesle aktardıktan sonra sosyal sorumluluk alanlarında yer almak, bir vakıf kurarak topluma katkı sağlamaktı. Bu amaçla 2014 yılında Türkiye Hayat Sağlık Vakfı'nı kurduk. Çünkü birikimi,topluma fayda sağlayacak projelere dönüştürmek çok önemli" dedi. "GERÇEK ÖĞRENME YAŞARKEN BAŞLAR" Girişimcilik ve sosyal sorumluluk üzerine deneyimlerini öğrencilere aktaran Dr. Özkul, "Gerçek başarı, işletmeleri kurumsallaştırarak yönetimi ikinci kuşaklara devredebilmekten geçer" dedi. Dr. Özkul, iş hayatına erken yaşta adım atmanın önemine vurgu yaparak, "Üniversiteyi bitirince hayatla karşılaşıyorsunuz. Bu nedenle mezun olduktan sonra değil, öğrencilik yıllarınızdan itibaren iş hayatına adım atmalısınız. Çevre ilişkilerinizi iyi kurar, kendi mesleğinizle ilgili çalışmalar yaparsanız hayata bir adım önde başlarsınız. Çünkü gerçek öğrenme, yaşarken başlar" diye konuştu. "YAZIN, ÜRETİN, İZ BIRAKIN" Dr. Özkul, öğrencilere not tutmanın, yazmanın ve düşüncelerini kayıt altına almanın önemini hatırlatarak,"Kitap yazmak, günlük tutmak çok değerli. Yazmak, insanın tecrübesini ortaya koyar. Geliştirerek, çalışarak siz de güzel şeyler yazabilecek hale gelebilirsiniz. Bugün Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde öğrenim görüyorsunuz. Bu nedenle sıkı durun, hedeflerinizi yüksek tutun.Okuduğunuz meslekle ilgili alanlarda aktif olun, hayatın içinde olun" ifadelerinde bulundu. "SOSYAL SORUMLULUK KALICI BİR İZ BIRAKIR" Toplum yararına yapılan çalışmaların önemine değinen Özkul, "Sosyal iz bırakan çalışmalar içinde olmak çok önemli. Çevre ilişkileri ve altyapı bir yere kadar geliştirilebilir ama asıl ilerleme büyük düşünmekle olur" dedi. Girişimcilikte başarının temelinde adanmışlık, sabır ve amaç sahibi olmanın yattığını belirten Özkul, "Girişimci; kendine güvenen, ısrarcı, çalışkan ve sorun çözücü olmalı. Sosyal alanlarda yer almak insana çok şey kazandırır" dedi ve BTÜ'de karşılaştığı vizyondan çok etkilendiğini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı. Soru-cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar'ın,Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul'a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

BTÜ’den aftlara hızlı ve doğal çözüm Haber

BTÜ’den aftlara hızlı ve doğal çözüm

Bursa Teknik Üniversitesi bilim insanları, aft tedavisine yeni bir alternatif getiriyor. İnsan ağzı hücrelerinden elde edilen hidrojel yeni malzeme tasarımı sayesinde ağızdaki aftlar, lokal uygulama ile tedavi edilecek. Malzemenin diğer yöntemlere göre çok daha etkili olması ve hemen sonuç vermesi hedefleniyor. BTÜ’nün, "Ağız Ülserlerinin Tedavisine Yönelik, Biyouyumlu Polimer Tabanlı, Hücre Kültüründen Elde Edilen Hücresizleştirilmiş Ekstraselüler Matriks ve Antioksidan Destekli Hidrojel Yama Geliştirilmesi" başlıklı projesi, TUBİTAK 1002-A kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Çalışmanın yürütücülüğünü, YÖK Doktora Sonrası Araştırmacı İstihdamı (DOSAİ) programı kapsamında BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümü’nde görev yapan Dr. Halime Serinçay üstleniyor. Projede, Biyomühendislik Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Gökçe Taner, Dr. Öğretim Üyesi Münevver Müge Çağal ve Araştırma Görevlisi Kübra Bezir araştırmacı, yüksek lisans öğrencisi Hilal Akar ise bursiyer olarak yer alıyor. YENİ MALZEME KISA VE ETKİLİ TEDAVİ SAĞLAYACAK Toplumun yaklaşık yüzde 20’sinde görülen ağız aftlarının tedavisine yönelik çalışma ile ağız ülserlerinin (aft) lokal tedavisinde kullanılmak üzere insan vücuduyla uyumlu, yapışkan, antioksidan, mikropları öldüren ve yenileyici özelliklere sahip hidrojel temelli bir yama sistemi geliştirilmesi hedefleniyor. Aftların tekrarladığını ve kişinin yaşam kalitesini düşürmesi nedeniyle kısa sürede tedavisinin önemli olduğuna vurgu yapan Dr. Halime Serinçay, çalışma kapsamında aftların kısa ve etkili bir şekilde tedavi edilmesini sağlayacak malzemeyi üreteceklerini söyledi. Malzeme insan ağzı hücrelerinden elde edilecek Yürütücü Serinçay, insanın ağız hücrelerinden elde edilen hücresizleştirilmiş dokularla elde edilecek olan biyofonksiyonel hidrojelin doğal doku ortamını taklit ederek iyileşmeyi destekleyeceğini dile getirdi. Dr. Halime Serinçay, "Ayrıca son yıllarda etkileri ile dikkat çeken, yüksek antioksidan kapasitesiyle bilinen aronya meyvesi ekstraktı, lezyon bölgesinde oksidatif stresi azaltmak ve iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla formülasyona dâhil edilecektir" dedi. PİYASADAKİ ÜRÜNLERİN ETKİSİ DÜŞÜK Dr. Halime Serinçay, aft tedavisinde yaygın olarak kullanılan sprey, gargara, solüsyon ve jel formlarının ağız içi uygulamalarda çeşitli dezavantajları olduğunu belirtti. Serinçay, "Ağız boşluğunun sürekli nemli ve hareketli yapısı nedeniyle sıvı formlar lezyon bölgesinde uzun süre tutunamamakta, bu da etkin maddenin etkisini azaltmaktadır. Jel formlar ise daha iyi tutunma sağlasa da, tükürükle seyrelerek genellikle 2-3 saat içinde ortamdan uzaklaşmaktadır. Bu nedenle, yapışma kapasitesi yeterli, kaygan yüzeye karşı dayanıklı ve etkili bir formülasyon geliştirilmesinin önemli bir yaklaşım olacağı düşünülmektedir" diye konuştu. Rektör Çağlar’dan tebrik BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projenin BTÜ’nün bilimsel üretkenliğini yansıttığını belirterek, "Üniversitemiz bünyesinde gerçekleştirilen bu nitelikli çalışma, hem sağlık alanında önemli bir ihtiyaca çözüm sunmayı hem de yerli ve yenilikçi ürün geliştirmeyi hedefliyor. Araştırmacılarımızı bu başarılarından dolayı tebrik ediyor, bu tür projelerin destekçisi olmaya devam edeceğimizi özellikle vurgulamak istiyorum. BTÜ olarak toplumun yaşam kalitesini artıracak çalışmalara öncülük etmekten gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

BTÜ koordinatörlüğünde Karadeniz limanlarının sürdürülebilirliği ele alınacak Haber

BTÜ koordinatörlüğünde Karadeniz limanlarının sürdürülebilirliği ele alınacak

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), Karadeniz Ekonomik İşbirliği ülkelerinin limanlarını sürdürülebilirlik açısından değerlendireceği önemli bir projeye başlıyor. Proje kapsamında, Karadeniz limanlarını temsil eden ülkelerden alınacak verilerle Karadeniz Ekonomik İşbirliği ülkeleri için “Mavi Liman İndeksi”nin oluşturulması planlanıyor. BTÜ’nün, “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi (Blue Port Index For BSEC Countries)” başlıklı projesi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından kabul edildi. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından Türkiye'nin (BTÜ) yürütücülüğünde kabul edilen ilk proje olma özelliği taşıyan çalışmanın yürütücülüğünü, Denizcilik Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun üstleniyor. Proje ekibinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser, Proje Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Oya Güler ve Proje Destek Ofisi’nden Öğretim Görevlisi Melis Ece Özyiğit bulunuyor. Bursa Teknik Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen projenin uluslararası paydaşları arasında ise Bulgaristan Burgas Free Universitesi ve Gürcistan Tourism Enstitüsü yer alıyor. Denizcilik alanı için bilimsel politika oluşturulacak Uluslararası çoklu iş birliği niteliğindeki proje, limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı ve Mavi Liman Endeksi (BPI) ile sürdürülebilir denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu çalışma ile Karadeniz limanlarını temsilen 3 ülkeden, 3 limanın; çevresel sürdürülebilirlik, altyapı, dijitalleşme, yeşil dönüşüm gibi çeşitli kriterler açısından karşılaştırılması hedefleniyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, bölgesel kalkınmayı destekleyecek ve denizcilik alanında iş birliğini güçlendirecek politika önerileri için bilimsel bir temel oluşturulacak. BTÜ öncülüğünde yürütülecek bu proje, bölgesel denizcilik stratejilerine katkı sunacak. Rektör Çağlar: Proje mavi ekonomiye katkı sunacak Proje ekibini tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, “Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından Türkiye’den kabul edilen ilk proje olma özelliği taşıyan bu çalışmanın yürütücüsü olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Alanında öncü nitelik taşıyan bu proje, sürdürülebilir denizcilik ve mavi ekonomi alanında uluslararası ölçekte katkı sunacak önemli bir adımdır. Proje ekibinde yer alan tüm değerli akademisyenlerimizi ve paydaş kurumlarımızı içtenlikle tebrik ediyor, bu başarıların üniversitemizin uluslararası görünürlüğüne ve bilimsel üretkenliğine katkı sağlamasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Coşkusu Mimarlar Odası’nda yankılandı Haber

Cumhuriyet Coşkusu Mimarlar Odası’nda yankılandı

TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi, Cumhuriyet’in 102. yılını sanat dolu bir geceyle kutladı. Türk Sanat Müziği konserinden vals gösterisine uzanan etkinlikte, meslek odaları ve genç mimarlık öğrencileri bir araya geldi. TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 102. yılı kapsamında düzenlediği Cumhuriyet Kokteyli ile sanat ve dayanışmayı aynı çatı altında buluşturdu. Etkinlik, Bursa’daki çeşitli meslek odalarının temsilcilerini, üniversite öğrencilerini ve sanatseverleri TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nde bir araya getirdi. Cumhuriyet temalı etkinliğe, TMMOB Veteriner Hekimler Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Melike Baysal, TMMOB Tekstil Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Onur Çinko, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Tekin Mutlu, TMMOB İç Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gözütok, Unesco Derneği Bursa Şubesi Başkanı İlker Özarslan, Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Zekeriya Kolat, Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Durmuş, Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Güngör Armutlu, BUMİAD Başkan Yardımcısı Ferdi Tercanlıoğlu, TMMOB Bursa Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Üyesi M. Olcay İpekboyar, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Bursa Şube Başkanı Esra İlhanlı, meslek odaları üyeleri ve genç mimarlık öğrencileri katıldı. “CUMHURİYETİN IŞIĞINDA İNŞA ETMETE DEVAM EDECEĞİZ” Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Cumhuriyet coşkusunu gençlerle birlikte paylaşmaktan duydukları mutluluğu dile getirdi. Başkan Şimşek, “Cumhuriyet Bayramımızın 102. Yılını, Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak es geçmek istemedik. Bir kokteylle de olsa kutlamak istedik. Cumhuriyet, bizlere özgürlüğü, eşitliği ve çağdaşlığı miras bırakan en büyük kazanımdır. Bu değerleri korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Atatürk’ün ilke ve devrimleriyle aydınlanan bu yolda, biz mimarlar da geleceğin şehirlerini Cumhuriyet’in ışığında inşa etmeye devam edeceğiz. Özellikle bugün buraya gelen ve gelemeyen tüm öğrencilerimize de teşekkür etmek istiyorum. Onları atlamayacağım çünkü esas geleceğimiz onlar ve biz Cumhuriyetimizi hep birlikte yaşatıyoruz” dedi. Açılış konuşmanın ardından başlayan etkinlikte, oda üyelerinden oluşan Türk Sanat Müziği korosu sahne aldı. Atatürk’ün sevdiği şarkıların seslendirildiği bölümde davetliler ellerinde Türk bayraklarıyla koroya eşlik etti. Etkinlik, müzik şöleninin ardından Bursa Teknik Üniversitesi Yapı Toplulukları öğrencilerinin vals ve piyano gösterileri ile sona erdi. TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, etkinliğin sonunda yaptığı açıklamada, her yıl daha da büyüyerek sanatın ve Cumhuriyet değerlerinin buluşma noktası haline gelmesini hedeflediklerini ifade etti.

BTÜ ve Gürsu Belediyesi’nden istihdam için güç birliği Haber

BTÜ ve Gürsu Belediyesi’nden istihdam için güç birliği

Bursa Teknik Üniversitesi ve Gürsu Belediyesi kadın, genç ve dezavantajlı bireylerin istihdamını desteklemek üzere iş birliği yapıyor. BTÜ’nün akademik birikimi ve Gürsu Belediyesi’nin yerel yönetim gücüyle; istihdam, girişimcilik ve mesleki gelişim alanlarında örnek çalışmalara imza atılacak. Bursa Teknik Üniversitesi ve Gürsu Belediyesi arasında “Kadın ve Genç İstihdamın Beceri Ve Girişimcilik Odaklı Desteklenmesi Protokolü” imzalandı. BTÜ ev sahipliğinde, Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık tarafından imzalanan protokolle, kadın, genç ve dezavantajlı bireylerin istihdamı desteklenecek. Gürsu Belediyesi bünyesinde “Kollektif Kariyer Merkezi” tarafından yürütülecek olan çalışmalarda BTÜ de yer alacak. Bu kapsamda BTÜ, gençleri beceri ve girişimcilik odaklı destekleyecek, ulusal ve uluslararası projelerde paydaş olarak gençlere yer verecek. Firmalar üzerinde yapılacak anket ve sektörel fizibilite çalışmalarına altyapı ve personel desteği sağlayacak. Yeni mezun gençlerin istihdam taleplerini Kollektif Kariyer Merkezi’ne yönlendirecek. Rektör Naci Çağlar: Hedef sürdürülebilir toplumsal katkı Protokol imza töreninde konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitelerin sadece akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda toplumun kalkınmasına katkı sunan dinamik yapılar olması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Kadınların, gençlerin ve dezavantajlı grupların istihdamına yönelik bu tür iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi olarak, bilgi birikimimiz ve akademik insan kaynağımızla bu sürecin aktif bir paydaşı olmaktan mutluluk duyuyoruz. Girişimcilik, beceri geliştirme ve sektörel analizler yoluyla gençlerin istihdam edilebilirliğini artırmayı, toplumsal katkıyı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz.” Başkan Mustafa Işık: Akademiyle istihdama katkı sağlayacağız Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise teknolojinin gelişmesiyle birlikte iş gücüne olan talebin değiştiğini belirterek, “Gürsu Belediyesi olarak, meslek sahibi olamamış bireyleri, yeni mezunları, kadınları ve engelli vatandaşlarımızı iş gücü piyasasına entegre etmek amacıyla Kollektif Kariyer Merkezi’ni kurduk. BTÜ’nün de desteğiyle vatandaşlarımızın istihdamına katkı sunacağız. Özellikle kadınlar ve gençlerin farkındalığını artırmayı, mesleki eğitimlerle nitelikli iş gücü sağlamayı ve mentörlük faaliyetleriyle sürdürülebilir gelişimi hedefliyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.