SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bursa Valiliği

Söz Bursa - Bursa Valiliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Valiliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mudanya'da 3 suya 600 TL şoku: Bakanlık o işletmenin kapısına dayandı! Haber

Mudanya'da 3 suya 600 TL şoku: Bakanlık o işletmenin kapısına dayandı!

Ticaret Bakanlığı, Bursa'nın Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir işletmede fahiş fiyat uygulandığına yönelik iddialar üzerine denetim gerçekleştirdi. 3 şişe suya 600 lira istendiği öne sürüldü. Sosyal medyada, Mudanya'daki bir işletmede 3 adet su için 600 TL ödeme yapıldığına ilişkin paylaşımların gündeme gelmesi üzerine, Bursa Valiliği koordinasyonunda, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri tarafından yerinde inceleme yapıldı. Konuya ilişkin olarak Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sosyal medyada yer alan; Mudanya'daki bir işletmede 3 adet su için 600 TL ödeme yapıldığına ilişkin paylaşım üzerine, Bursa Valiliğimiz uhdesinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğümüzce, 17.02.2026 tarihinde, derhal yerinde denetim gerçekleştirilmiştir. Yapılan denetimde; işletmenin kapı girişinde bulunması gereken fiyat listesi ile masalarda yer alması gereken menüler kontrol edilmiş, ayrıca içecek grubu ürünler başta olmak üzere fiyat uygulamaları mevzuat çerçevesinde incelenmiştir. İnceleme sonucunda; 5 çeşit içeceğin kapı giriş fiyat listesinde ve menüde yer almadığı tespit edilmiş; bu nedenle işletmeye tarife ve fiyat listesine aykırılıktan idari para cezası uygulanmıştır. Bununla birlikte söz konusu içecekler hakkında ayrıca fahiş fiyat denetimi yapılmış; geriye dönük son 3 aya ait alış faturaları ve savunmaları talep edilerek ikinci bir tutanak düzenlenmiştir. Tutanakla birlikte bilgi ve belgeler, Ticaret Bakanlığımız bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na gereği yapılmak üzere iletilmiştir. Yeme içme sektörü başta olmak üzere görev alanımıza giren tüm konularda hem rutin hem de şikâyet üzerine denetimlerimizi kesintisiz sürdürüyor; tüketicilerimizin haklarını korumak ve piyasada adil fiyat uygulamasını temin etmek için gereken tüm idari işlemleri kararlılıkla uyguluyoruz." Bakanlık, tüketici haklarının korunması ve fahiş fiyat uygulamalarının önlenmesi amacıyla denetimlerin aralıksız devam edeceğini vurguladı.

Bursa için "Sarı" alarm: Kuvvetli sağanak ve gökyüzü gürültüsü geliyor! Haber

Bursa için "Sarı" alarm: Kuvvetli sağanak ve gökyüzü gürültüsü geliyor!

Bursa Valiliği, il genelinde etkili olması beklenen kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlara karşı vatandaşları acil koduyla uyardı. Bu gece başlayacak olan yağışların, özellikle kuzey ilçelerinde çok daha şiddetli olacağı tahmin ediliyor. Bursa Valiliği’nden yapılan son meteorolojik değerlendirmelere göre, şehir genelinde hava şartları sertleşiyor. Bugün (6 Şubat 2026) gece saatlerinden itibaren başlayacak olan yağışlı havanın Cumartesi akşamına kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor. KUZEY İLÇELERE KRİTİK UYARI Yapılan duyuruda, Bursa genelinde yerel olarak kuvvetli (21-50 kg/m²) yağış beklendiği belirtilirken; özellikle kuzey ilçelerinde yağış miktarının yer yer çok kuvvetli (51-75 kg/m²) seviyelerine ulaşabileceği vurgulandı. OLUMSUZLUKLARA KARŞI "DİKKATLİ OLUN" ÇAĞRISI Valilik, 07.02.2026 (Cumartesi) akşam saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi beklenen bu yağışlarla birlikte oluşabilecek muhtemel riskleri şöyle sıraladı: *Sel ve su baskınları, *Yıldırım düşmesi, *Ulaşımda yaşanabilecek aksamalar, *Küçük çaplı yerel dolu yağışı, *Yağış anında kuvvetli rüzgâr. GEÇERLİLİK PERİYODU Uyarı mesajında, hava muhalefetinin 06.02.2026 saat 22:00 ile 07.02.2026 saat 22:00 arasında geçerli olacağı açıklandı. Yetkililer, vatandaşların can ve mal güvenliği açısından söz konusu saatler arasında tedbirli olmalarını önemle rica etti. ???? Meteorolojik Uyarı ⚠️ pic.twitter.com/DSoJuZe9sA— T.C. Bursa Valiliği (@BursaValiligi) February 6, 2026

6 Şubat’ta İMO Bursa Şubesi uyarıyor: Depreme Hazır Mıyız? Haber

6 Şubat’ta İMO Bursa Şubesi uyarıyor: Depreme Hazır Mıyız?

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi 6 Şubat Depremlerinin üçüncü yıldönümünde deprem ve afetlere yönelik açıklamalarda bulundu. Depremin bir beka sorunu olduğunu söyleyen İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, “Depremi afete çeviren inşaat mühendisliği bilimini yok sayan, hatalı ve sorumsuz insanlar eliyle yapılan uygulamalar olup, afetlere engel olmak mümkün olmasa da afetlerin yol açacağı hasarları ortadan kaldırabilir ya da en aza indirebiliriz” dedi. İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, 6 Şubat Depremlerinin yıldönümünde uyarılarda bulunarak basın açıklaması yaptı: “Bugün ülkemizi derinden sarsan ve tüm yurttaşlarımızın hafızalarında unutulmayacak acılar bırakan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıldönümünü geride bırakıyoruz. Aynı gün ardı ardına Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli meydana gelen depremlerde resmî verilere göre yaklaşık 39.530 bina yıkılmış, 200.350 bina ağır hasar almıştır. 11 ilde 14 milyonu aşkın nüfusu doğrudan etkileyen bu yıkımın sonucunda 50 binin üzerinde yurttaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu büyük felakette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Altını çizerek ifade etmek gerekir ki Türkiye’de deprem “beklenmedik” bir doğa olayı değil; tam olarak ne zaman, nerede ve ne büyüklükte olacağı tespit edilemese de öngörülebilir ve etkileri büyük ölçüde azaltılabilir bir gerçektir. Denilebilir ki yıkımın büyüklüğü, depremin ölçüsünden çok; yapı üretiminin kalitesi, denetimin niteliği ve risk azaltma politikalarıyla doğrudan ilişkilidir. Aynı büyüklükteki depremlerin farklı ülkelerde bu ölçekte yıkıma ve can kaybına yol açmaması, sorunun doğada değil, insan eliyle yaratılan zaaflarda olduğunu açıkça göstermektedir. Dahası, ülkemizde orta büyüklükte sayılabilecek depremlerde bile büyük yıkımların meydana geldiği bilinmektedir. Son olarak 2025 yılında Balıkesir Sındırgı’da 10 Ağustos ve 27 Ekim tarihlerinde meydana gelen 6,1 ve 6,0 büyüklüğündeki iki deprem sonucu toplam 729 binadaki 1036 bağımsız bölüm ağır hasarlı veya yıkık olarak tespit edilmiştir. Yine 23 Nisan 2025 tarihinde Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nde yaşayan yurttaşlarımızda büyük endişe yaratmış; depremin ardından iletişim ağının çökmesi, deprem toplanma alanlarının ve acil ulaşım yollarının yetersizliği, daha büyük bir olası depremde yaşanacaklar konusunda ne yazık ki iyimser varsayımlarda bulunmayı güçleştirmiştir. Hala Hangi Kentte Kaç Yapının Riskli Olduğu Net Biçimde Ortaya Konmamıştır Bugün gelinen noktada Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski altında olduğu bir sır değildir. Mevcut binaların birçoğunun hasar görebilirliği yüksek olan 2000 yılı öncesi inşa edilmiş binalardan oluşması bir yana, son 25 yılda çıkarılan 6 imar affı yasasıyla mevzuata aykırı eklenti veya değişiklikler, gerekli tedbirler alınmadan kâğıt üstünde yasal hale getirilerek, mühendislik hizmeti almamış kaçak yapıların yasallaşması sağlanmıştır. TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonunun 2023 tarihli raporu ülke genelinde 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğini; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise sadece İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli olduğunu, toplamda 1,5 milyon konutun dönüşmesi gerektiğini ifade etmektedir. Resmî makamların açık beyanlarıyla ülke genelindeki yapı stokunun ne kadar sorunlu olduğu gözler önüne serilmiştir. Buna rağmen, hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanteri oluşturulmamış, hangi kentte kaç yapının riskli olduğu net biçimde ortaya konmamıştır. Risk bilinmeden, öncelik belirlenmeden, etkili bir dönüşümden söz etmek de mümkün değildir. Dönüşüm Yalnızca Eski Binaların Yıkılıp Yenilerinin Yapılması Değildir Yaklaşık on üç yıldır yürürlükte olan kentsel dönüşüm uygulamalarının bir kısmı gerçek amacından uzaklaşıp deprem riskini azaltmaktan çok, arsa değeri yüksek bölgelerde parsel bazlı yenilemelere indirgenmiştir. Oysa dönüşüm, yalnızca eski binaların yıkılıp yenilerinin yapılması değildir. Zemin özelliklerinden nüfus yoğunluğuna, ulaşım altyapısından toplanma alanlarına kadar pek çok unsurun birlikte ele alınmasını gerektiren kamusal bir planlama meselesidir. Bugüne kadar gerçekleştirilen dönüşüm uygulamaları, ülke genelindeki riskli yapı miktarıyla karşılaştırıldığında son derece sınırlı kalmıştır. Kentsel dönüşüm planlamasında öncelik göçme riski taşıyan yapılara verilmelidir. Bu sebeple şehirlerimizde yapı stoğu envanteri, saha çalışmaları ile gerçek manada çıkartılmalıdır. Depreme hazırlık konusu ise ne yazık ki afet sonrasına sıkışan, sürekliliği olmayan bir başlık olarak ele alınmaktadır. Oysa asıl belirleyici olan, deprem olmadan önce yapılanlardır. Okulların, hastanelerin, kamu binalarının ve altyapı sistemlerinin ne ölçüde güvenli olduğu ne kadarının güçlendirildiği ya da yenilendiği şeffaf ve bütüncül bir şekilde paylaşılmadığı için hâlâ net değildir. Vurgulamak gerekir ki afet yönetimi, yalnızca arama-kurtarma ya da yardım ulaştırma kapasitesiyle değil, risk azaltma ve hazırlık düzeyiyle ölçülür ki bu faaliyetlerde bile ne kadar hazırlıklı olunduğu da 6 Şubat Depremlerinin ardından açık bir şekilde görülmüştür(!) Toplanma Alanları, Afet Sonrası Değil; Afet Öncesi Planlamanın Asli Unsuru Toplanma alanlarına erişimin zor olduğunun altını çizen Erdem şunları söyledi: “Afet anında insanların nereye gideceğini bilmediği, toplanma alanlarına erişimin fiilen mümkün olmadığı bir kent düzeni, depremin kendisi kadar tehlikelidir. Toplanma alanları, afet sonrası değil; afet öncesi planlamanın asli unsuru olmak zorundadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki deprem toplanma alanları salt boş bir alanı ifade etmez: üzerinde geçici barınma alanlarının kurulabileceği; elektrik, su, ısınma, duş, tuvalet gibi temel ihtiyaçların karşılanabileceği altyapıya sahip büyük ve geniş alanlar olarak tarif edilmektedir.” Uygulamaların İnşaat Mühendisliği Bilimi Öncelenerek Planlanması Gerekir Başkan Serdar Atilla Erdem İnşaat Mühendisliği mesleğinin önemini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Açıkça görülmektedir ki yaşanan her büyük doğa olayı, gerekli önlemlerin vaktinde alınmaması nedeniyle birer afete dönüşerek büyük can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Bu sebeple inşaat mühendisliği bilimi öncelenerek yapılacak uygulamaların planlanması yadsınamayacak bir gerçekliktir. Bu tablo, risk azaltma ve hazırlık çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak bir kez daha vurguluyoruz: afetler kader değildir, bilimi, mühendisliği ve kamusal sorumluluğu esas almayan uygulamalarda ısrarın acı sonuçlarıdır. İvedi olarak yapılması gerekenler bellidir: Ülke çapında güncel ve şeffaf bir yapı envanteri oluşturulmalı, kentsel dönüşüm rant odaklı değil risk temelli bir kamu politikası olarak uygulanmalı, yapı üretiminin tüm aşamaları; proje, imalat ve denetim süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin tam ve doğru bir biçimde verilebilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, uygulamalar sıkı bir şekilde denetlenmelidir. Bursa’mızın Olası Bir Afete Hazır Hale Getirilmesi İçin Hazırladığımız Rapor Yetkililerimize İletilmiştir İMO Bursa Şubesi olarak kentsel dönüşüm ve afetlere hazırlık komitemizin hazırlamış olduğu kapsamlı ve geniş rapor tamamlanarak Bursa Valiliği başta olmak üzere Çevre İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi, İlçe Belediyeleri, AFAD vb. ilgili kurumlara tarafımızca teslim edilmiştir. Deprem riski yüksel bölgelerin başında yer alan Bursa’mızın ivedilikle, olası bir afete hazır hale getirilmesi hepimizin birinci önceliği olmalıdır. Afetlere hazırlık için aşağıda başlıklar halinde sıraladığımız konuların vakit kaybetmeden çalışılarak tamamlanması son derece önemlidir. Bu başlıkları özetle şu şekilde sıralayabiliriz: Stratejik Planlama ve Kurumsal Koordinasyon, Yapı Stoğu Envanterinin Saha Çalışmaları ile Bilimsel Olarak Çıkartılması, Toplanma ve Barınma Alanlarının Belirlenmesi, Sığınak ve Güvenli Alan Kontrolleri, Afet Yönetiminde Uzman Ekiplerin Güçlendirilmesi, Lojistik Alanların Planlanması, Toplumsal Farkındalık ve Eğitim başlıklarında hazırların tamamlanması, Afet Tehlikesinin ve Risk Unsurlarının Belirlenmesi, Kentsel Dönüşüm Süreçlerinin Bilimsel ve Bütüncül Planlanması, Yapı Stoğunun Depreme Hazır Hale Getirilmesi, Yapı Denetim Sisteminin Güçlendirilmesi ve Yetkin Mühendislik Uygulamalarının Hayata Geçirilmesi. 6 Şubat Depremleri, etkilediği coğrafi alanın genişliği, nüfusun fazlalığı ve yıkımın boyutu itibarıyla, yıllarca etkisini sürdürecek bir toplumsal travma yaratmıştır. Bununla birlikte bilimin ve mühendislik uygulamalarının gelişimine, ülkemizin bu alandaki beşerî kaynaklarına dayanarak, Türkiye gibi aktif fay hatlarıyla örülü bir coğrafyada deprem endişesiyle yaşama çaresizliğine mahkûm olmadığımız rahatlıkla söylenebilir. Bu sebeple afetleri bir beka sorunu olarak görüyor; mühendislik biliminin ışığında kanun ve yönetmeliklerdeki eksiklerin tamamlanarak çağımıza uygun hale getirilmesinin elzem olduğunu söylüyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi “deprem öldürmez, mühendislik hizmeti almamış bina öldürür. 1999 Depremi de 6 Şubat Depremi de on binlerce insanımızın yitip gitmesine, devletimizin sırtına yüz milyarlarca dolar maddi yük binmesine sebep olmuştur. Yani hem milletimize hem de devletimize maddi, manevi çok ağır bedeller ödetmiştir. Peki bu iki büyük depremde de can ve mal kayıplarımızın tek sorumlusu inşaat mühendisliği mesleği midir? Elbette değildir. Mesleğimizin icrasındaki denetim ile kanuni ve mesleki eksiklerden kaynaklandığı apaçık ortadadır. Peki maddi ve manevi kayıplara sebep olan deprem sizce de başlı başına bir beka sorunu değil midir? Depremin vereceği hasarları engellemek, yukarıda bahsettiğimiz gibi inşaat mühendislerinin mesleki sorunlarını çözmekle hallolacağı apaçık ortadayken daha neyi bekliyoruz? O zaman gelin ne yapılması gerektiğini konuşalım. Öncelikle devlet ve millet olarak inşaat mühendisliği mesleğine hak ettiği değeri gösterip ardından gerekenleri yapmak için en acilinden bir eylem planı ortaya koyalım. Yapı Denetim Kanunu, Şantiye Şefliği Yönetmeliği ve 1938 yılında yürürlüğe giren Mimarlık ve Mühendislik Hakkındaki Kanun ve Müteahhitlik Yasası’nın eksikliklerinin yasal düzenlemelerle tamamlanıp çağına uygun hale getirilmeli ve Yetkin ve Uzman Mühendislik Yasası bir an önce düzenlenerek hayata geçirilmelidir. Tabii bu konuda en önemli görev devletimize düşmekte olup acilen kanuni ve hukuki düzenlemelerin yapılması şarttır.” Sonuç olarak diyoruz ki deprem bir beka sorunudur. Depremi beka sorunu olmaktan çıkarmanın tek yolu ise asli meslek grubu olan inşaat mühendislerinin önünü açacak doğru planlama ve doğru uygulamalar adına hukuki düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi ve mesleğin kronik sorunlarının çözülmesidir. 6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir. Bilimin ve mühendisliğin uyarılarını dikkate almadan geçen her gün, yeni felaketlerin zeminini hazırlamaktadır.”

Bursa'da liseliler atık pilleri dönüştürerek örnek oluyor Haber

Bursa'da liseliler atık pilleri dönüştürerek örnek oluyor

Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL) Ekolojik Eğitim Kulübü ile Kuraklık ve Su Okuryazarlığı Kulübünün yer aldığı iş birliği kapsamında; Kartanesi İşitme Cihazları Satış, Servis ve Uygulama Merkezi Kurucusu Enis Özgünay tarafından öğrencilere 'Atık Pillerin Doğaya Zararları ve Doğanın Korunması' konulu konferans verildi. Konferans, Bursa’daki okullarda sürdürülebilir çevre ve geri dönüşüm bilincini güçlendirmeye yönelik faaliyetler arasında yer aldı. 'AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR' Kartanesi İşitme Merkezi Kurucusu Enis Özgünay, öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği konferansta, atık pillerin çevreye zarar vermeden dönüştürülmesini sağlayan 'Atık Piller Ses Oluyor' projesi sayesinde ihtiyaç sahibi işitme engellilere işitme cihazı temini ve bakım desteği verildiğini anlattı. Özgünay, "Bursa Valiliği, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türk Kızılay Bursa Şubesi ile imzaladığımız iş birliği protokolümüz, okulların doğaya daha fazla katkı sağlamasına yönelik oldu. Sürdürülebilir bir çevre için çalışmalarımızı yoğun şekilde sürdürüyoruz. 'Ağaç yaşken eğilir' düsturundan hareketle geleceğimiz olan çocuklarımızın çevreci bilinciyle yetişmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu anlamda örnek duyarlılıkları için Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne çok teşekkür ediyorum. Eğitim yuvalarında, bu yönde farkındalığı artıracak etkinliklerimize devam edeceğiz." diye konuştu. ETKİNLİK ULUSLARARASI BOYUT KAZANDI Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Oktay Güllü de atık pillerin doğru bertaraf edilmesinin öneminin anlatıldığı konferansın çok verimli geçtiğini kaydederek "İşitme engellilere destek sağlamayı amaçlayan kampanya hakkında detaylı bilgi aldık. Okulumuzda yürütülen 'Eğitimde Dünya Mirası Suyun Vazgeçilmez Yeri' ve 'Ekolojik Eğitim' adlı Erasmus projelerinde yer alan öğrencilerin katılmasıyla etkinlik, uluslararası bir boyut kazanmış oldu. Çevre bilinci, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk noktasında önemli paylaşımlar yapıldı. Okulumuz, çevresel farkındalığı artıran çalışmalara öncülük etmeye devam edecek. Sayın Enis Özgünay'ın başlattığı projenin destekçisi olmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Bursa Barosu duyurdu: Tahtalı'daki hazır beton projesine yargı "Dur" dedi Haber

Bursa Barosu duyurdu: Tahtalı'daki hazır beton projesine yargı "Dur" dedi

Nilüfer’in tarım ve hayvancılıkla nefes alan bölgesi Tahtalı Mahallesi, doğasını korumak için başlattığı hukuk savaşını kazandı. Özel bir firma tarafından zeytinliklerin ve ekili alanların tam ortasına yapılması planlanan hazır beton üretim tesisi projesi için Bursa Valiliği tarafından verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararı, yargıdan döndü. BİLİRKİŞİ RAPORU: "İNCELEME YETERSİZ" Tahtalı sakinlerinin yaşam haklarını savunmak adına Bursa Barosu’na başvurmasıyla başlayan süreçte, Bursa 1. İdare Mahkemesi’nde iptal davası açıldı. Dava kapsamında bölgede yapılan keşif ve hazırlanan bilirkişi raporu, projenin yaratacağı tehlikeyi gözler önüne serdi. Raporda; tesisin insan ve çevre sağlığı üzerindeki muhtemel etkilerinin idare tarafından yeterince incelenmediği açıkça vurgulandı. Bu değerlendirmeyi yerinde bulan mahkeme, Valiliğin kararını hukuka aykırı bularak iptal etti. BURSA BAROSU’NDAN TAHTALI’YA MÜJDE ZİYARETİ Kararın ardından Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, Genel Sekreter Av. Yener Poroy, Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Eralp Atabek ve komisyon üyesi avukatlar Tahtalı Mahallesi’ni ziyaret etti. Köylülerle bir araya gelerek yargı kararını paylaşan Baro heyeti, bölgede sevinçle karşılandı. "YURTTAŞLARIMIZIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Ziyaret sırasında bir açıklama yapan Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, sağlıklı bir çevrede yaşamanın anayasal bir hak olduğunu hatırlattı. Öztosun, "Doğamıza ve yaşam alanlar

Hava kirliliğine hidrojenli çözüm: Kestel Belediyesi Türkiye’de bir ilke imza atıyor Haber

Hava kirliliğine hidrojenli çözüm: Kestel Belediyesi Türkiye’de bir ilke imza atıyor

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçenin en büyük sorunlarından biri olan fabrikaların oluşturduğu hava kirliliğinin çözümü için Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi'nde hidrojenli hibrit filtrasyon sisteminin bu ay kurulacağını ve diğer OSB'ler için de harekete geçeceklerini söyledi. Başkan Erol, sistemin başarılı olması durumunda Türkiye'de ilk olarak diğer ilçelere ve illere örnek olacağına dikkat çekti. Bursa'nın Kestel ilçesinde hava kirliliğiyle mücadele kapsamında önemli adımlar atılıyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçede yaşayan vatandaşların büyük bölümünün en önemli sorun olarak hava kirliliğini dile getirdiğini belirterek, bu sorunun çözümü için somut adımlar atıldığını söyledi. Göreve geldikleri günden itibaren hava kirliliğiyle mücadeleyi öncelik haline getirdiklerini ifade eden Başkan Erol, "Bu iş çözülene kadar arkasında olacağımızı söyledik. Geldiğimiz noktada sanayicilerimizin de çözüm sürecine paydaş olmaya başladığını görüyoruz. 2025 yılında çevreyle ilgili en büyük cezaların yazıldığı bir dönem yaşadık. 2026 yılında ise yeni bir sistem kuruyoruz" dedi. Yeşil Çevre Kooperatifi öncülüğünde, Bursa Valiliği'nin koordinasyonunda bir çalışma yürütüldüğünü kaydeden Erol, "Bursa Valisi Erol Ayyıldız önderliğinde yürütülen çalışmalar sonucu, bu ay içerisinde Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi'nde hidrojenli hibrit bir filtrasyon sistemi kurulacak. Daha önce prototipini denedik ve olumlu sonuçlar aldık. Şimdi fabrikanın üretim prosesine uygun şekilde hazırlanan proje hayata geçirilecek" diye konuştu. KESTEL İLÇESİNDEKİ BÜTÜN OSB'LERDEKİ FABRİKA BACALARI BU SİSTEMİ KULLANACAK Sistemin başarılı olması halinde Türkiye'de ilk olacağını vurgulayan Başkan Erol, "Bu çalışma önce Kestel'de, ardından Bursa'da ve sonrasında Türkiye genelinde örnek olacak. Kestel'de yaklaşık 80'e yakın boya bacası bulunuyor. Bursa genelinde ise bu sayı 900'e yaklaşıyor. Sistem başarılı olursa bakanlık nezdinde yönetmeliğe alınması için girişimlerde bulunacağız. Filtrasyon sistemlerinin organize sanayi bölgeleri üzerinden kurulacak. Organize sanayi bölgeleri kendi yönetimleri üzerinden sorumluluk alacak. Kestel OSB'de yaklaşık 20, Barakfa OSB'de 30'un üzerinde, Uludağ OSB'de ise 20'nin üzerinde baca bulunuyor. Yakın zamanda bu konuda somut adımların net şekilde görüleceğini düşünüyoruz" dedi.

Başkan Aydın, özel gereksinimli çocukların karne sevincini paylaştı Haber

Başkan Aydın, özel gereksinimli çocukların karne sevincini paylaştı

Bursa Valisi Erol Ayyıldız ile Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk döneminin sona ermesiyle birlikte Şerife Bacı Özel Eğitim Anaokulu’nda düzenlenen anlamlı bir programa imza attı. Öğrencilerin karne heyecanına ortak olan Başkan Aydın, özel gereksinimli çocukların her zaman yanında olduklarını vurguladı. Bursa Valiliği tarafından Şerife Bacı Özel Eğitim Anaokulu’nda gerçekleşen birinci dönem karne etkinliğine Vali Erol Ayyıldız’ın yanı sıra Osmangazi Kaymakamı Ali Partal, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Mehmet Faysal Kayan ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız katıldı. Çağdaş ve nitelikli bir eğitim alarak, geleceğe güven ve umutla bakan çocukların yetiştirilmesine büyük önem veren Başkan Erkan Aydın, burada özel gereksinimli çocuklarla yakından ilgilenme fırsatı yakaladı. Etkinlik alanında öğrencilerle sohbet eden Başkan Aydın, öğretmenler ve velilerle de bir araya gelerek özel eğitim alanında yürütülen çalışmalar hakkında bilgiler aldı. Her çocuğun farklı gelişim özellikleriyle eşsiz bir değer olduğuna inandığını belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “2025–2026 eğitim öğretim döneminin ilk yarı tatili bugün itibarıyla başlıyor. Bizler de burada, özel bireyden tüm öğrencilerimize kadar herkesin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Bu 15 günlük tatil sürecinin çocuklarımız için güzel bir dinlenme ve yenilenme fırsatı olmasını temenni ediyoruz. Özellikle bu süreçte hobileriyle ilgilenmelerini, kendilerine zaman ayırmalarını, bedenen ve zihnen dinlenmelerini tavsiye ediyoruz. Bu vesileyle başta öğrencilerimiz olmak üzere, tüm öğretmenlerimize ve eğitim camiamızda görev yapan çalışanlarımıza iyi tatiller diliyorum.” Program kapsamında protokol üyeleri tarafından çocuklara çeşitli hediyeler takdim edilirken, öğrencilerin mutluluğu yüzlerinden okundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.